Etiket: Kapatılma

  • Ahmet Şentürk: Okulumuzun kapatılma kararı, milletvekilimiz Mustafa Şükrü Nazlı’nın girişimleri sonucu iptal edildi

    Kütahya İşitme Engellileri Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Ahmet Şentürk, AK Parti Kütahya Milletvekili Mustafa Şükrü Nazlı’nın girişimleri sonucu, Zafertepe Mahallesi’ndeki İşitme Engelliler Okulu’nun kapatılma kararının iptal edildiğini ifade etti.

    Şentürk, yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Kütahya’nın da aralarında olduğu Türkiye’de bulunan bazı işitme engelli okullarının ve bu okullara bağlı olan öğrenci pansiyonlarının kapatılması kararının alındığını anımsattı. Şentürk, söz konusu kararın Milletvekili Nazlı’nın girişimleri sonucu iptal edildiğini belirterek, bu sebeple kendisine minnettar olduklarını dile getirdi.

    Ahmet Şentürk, Nazlı’nın uzun uğraşları sonucu Kütahya İşitme Engelliler ilk ve ortaokulu ve pansiyonunun eğitim ve öğretime devam edeceğini belirterek, “Milletvekilimiz Mustafa Şükrü Nazlı her zaman olduğu gibi bizim için yine, bizim yanımızda ve her zaman destek olduğu ve olacağını bir kez daha gösterdi. Milletvekilimiz engellilerin her daim yanında durmuş ve bize sayısız, değeri paha biçilemez yardımlarda bulunmuştur. Bundan sonra da bizim için elinden gelen her türlü desteği esirgemeyeceğinden şüphemiz yoktur. Bir kez daha bu konuda birçok insanın hayatını ve geleceğini etkileyen bu olayda yanımızda olduğu için kendisine yönetim kurulumuz, üyelerimiz ve velilerimiz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunarım” ifadelerini kullandı. (EFE)

  • Aydın: “108 bin esnaf kapatılma tehlikesi ile yüz yüze”

    İstanbul Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ayşe Aydın, güzellik salonlarının kapatılmasıyla 430 bin kişinin mağdur olacağını söyledi.

    Aydın, yaptığı açıklamada, şu an Türkiye’de 108 bin esnaf kapatılmayla yüz yüze kaldığını belirterek, “Her salonda ortalama 4 kişi çalışıyor olsa yaklaşık 430 bin işçi mağdur olacaktır. Bunun yanında bu işçilerin bakmakla yükümlü olduğu aileler de mevcuttur. Bu da demek oluyor ki en az 1 milyon 250 bin kişi mağduriyet yaşayacak. Bunun yanında o esnafın alışveriş yaptığı firma sahipleri de var. Ayrıca kadın istihdamına da değinmek istiyoruz. Böylesine öncü bir sektörde kadınların iş hayatına katılması engellenmiş olacak ve kadın işsiz sayısı gün geçtikçe artacaktır. Bunu da sağlayan güzellik salonlarına dava açan doktorlardır” dedi.

    Güzellik Salonlarının İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik Geçici Madde (J) Güzellik Salonları başlığı ile güzellik uzmanının yapabileceği işlerin sırası ile sayıldığını belirten Aydın, birçok işlemin yanında epilasyon yapılabilmesinin güzellik uzmanlarına tanınan mesleki yeterlilik içinde bulunan kanuni bir hak olduğunu vurguladı.

    “Özel hastanelerde lazer epilasyon yapılmaya başlandı”

    Bazı hekimler tarafından açılan davada Danıştay’ın 15. Dairesinin yönetmeliğin yürütmeyi durdurma kararı verdikten hemen sonra özel hastaneler, poliklinikler, muayenehaneler ve tıp merkezlerinde lazer epilasyon yapılmaya başlandığını hatırlatan Ayşe Aydın, “Plastik cerrahlar, kadın doğumcular, kalp cerrahları, diş hekimleri ve ürologlar epilasyon ve güzellik hizmetleri için kollarını sıvamıştır. Danıştay kararında epilasyon uygulamalarının uzman tabip tarafından yapılması gerekirken temizlik elemanı adı altında ya da 3 aylık kurs bitirme belgeleri olan yetkisiz kişilere epilasyon işlemleri yaptırılmaktadır. Yada bazı özel hastaneler hastane içindeki odalarını daire gibi usulsüz bir şekilde birimlerini kiraya vermiştir. Asıl vazifesi sağlık hizmeti olan ve tıbbi müdahale gerektiren durumlar için eğitim alan doktorların, güzellik uzmanlarının işlerini yapması mümkün mü? Elbette hiçbir dermatolog veya plastik cerrah gibi uzman tabip bu işlemleri bizzat yapmamaktadır. Yine güzellik uzmanlarına yaptırılmaktadır. Hastanelerin kamu yararı ve halk sağlığı için teşkil ettiği önem ve gereklilik tartışmasız olmasına karşın hastanede güzellik merkezi adı altında esnaf işlerinin yapılıyor olmasının büyük mağduriyetlere sebebiyet verdiği de açık ve nettir” diye konuştu.

    “Güzellik salonları adaletin içinde adaletsizlik yaşamaktadır”

    Hekim mesleğinin saygınlığı ve tıbbi müdahale gerektiren işlerin eğitiminin zorluğu bir yana ülkemizde hekime olan ihtiyacın büyük olduğunu ifade eden Aydın şöyle devam etti:

    “Ülkemizde bu kadar çok hekime ve sağlık kuruluşuna ihtiyaç varken, egzamanın, mantar ve deri hastalıklarının tamamı tedavi edilmesi veya bir plastik cerrahın kaza, yanık ve yaralanmalarda hayat kurtarması gerekiyorken bir başka mesleğin mevzuatına dava açması bunun için mahkemelere başvurması çok üzücü ve düşündürücü bir durumdur. Güzellik uzmanlığı meslek içeriğine bu kadar iştahlı olmalarının sebebi ise para ve rant elde etmektir. Hak sahibi olduklarını sanan bazı hekimler özel avukatlarını devreye sokarak büyük çabalarla, hak ederek alınan güzellik salonu belediye ruhsatlarının iptali için yoğun çaba göstermektedirler. Aynı çerçevede yine aynı mihraplar 40 güzellik salonu mühürletmiş ve onlarca esnaf savcılıklarda ifadeler vermiştir. Kendi meslek içeriğini uyguladıkları için suç işlemiş gibi yargılanmakta olan esnaf hapis cezası almaktadır. Anlaşılacağı üzere güzellik salonları adaletin içinde adaletsizlik yaşamaktadır. Güzellik uzmanları kendi ülkesinde çalışmak, üretmek ve meslek içeriğini helali ile diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kendi bünyesinde olan ruhsatlı güzellik salonlarında mesleğini icra etmek ve çalışmak istemektedir. Kaldı ki insan sağlığına zarar vermeyen IPL kullanımında güzellik uzmanları sektörde herkese yer olduğunu da savunarak doktorları da işin içine dahil ediyor. Pazar payının çok büyük olduğu ve bu konuda eğitim alan herkesin de sektöre hizmet edebileceğini savunuyorlar.”

    Bu mağduriyet ile alakalı yüzlerce güzellik salonu sahibi ve esnafın katılacağı bir toplantı organize ettiklerini belirten Ayşe Aydın, toplantının 12 Şubat 2017 Pazar günü İstanbul Bahçelievler’deki Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimleri Lisesi salonunda saat 13:00’de yapılacağını, bu sektörde ailesini geçindiren, para kazanmaya çalışan, sektöre tutunan tüm esnafı da aralarında görmek istediklerini kaydetti.

  • Şahin’den HDP’ye Kapatılma Uyarısı

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, memleketi Karabük’ten sert bir dille HDP’ye yüklenerek, kapatılma uyarısında bulundu. Şahin, “HDP yöneticilerinin başta Demirtaş’ın açıklamaları başka bir demokratik ülkede yapılmış olsa o siyasi parti hakkında derhal kapatılma davası açılır ve kapatılırdı. Türkiye’deki demokratik düzenin kıymetini bilin. Başka bir demokratik ülkede hatta Avrupa Birliği’nin en güçlü demokrasisine sahip ülkesinde dahi terörü ve terör örgütlerini desteklediğini açıkça ilan eden hiçbir siyasi parti yaşattırılamaz, lütfen tercihinizi yapın. Terör mü, siyaset mi?” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, 1 Kasım seçimlerinin ardından partisine en çok oy veren köylere ziyaretlerini Eflani ilçesi ile sürdürdü. Eflani ilçesine bağlı Acıağaç, Günlüce ve Çukurgelik köylerini ziyaret etti.

    Şahin, Acıağaç köyünde yaptığı konuşmada, köyün 1975 yılından önceki adının “Hacıağaç” olduğunu, bu yıldan sonra “Acıağaç” olarak değiştirildiğini, bunun nedeninin geçmiş yıllarda yerleşim yerlerde bulunan dini isimlerin değiştirilmesinden mi kaynaklandığını merak ettiğini ve bunun araştırılması gerektiğini söyledi.

    Köylülerin eski ismin yeniden köye verilmesini istediğinden bahseden Şahin, artık Türkiye’de yasakların kalktığını, vatandaşların özgürce her istediğini yapabildiğini anlattı.

    Yasaklarla bir yere gitmenin mümkün olmadığını ve Türkiye’de yakın bir zaman kadar siyasi partiler sık sık kapatıldığını hatırlatan Şahin, “Ben kapatılmış 2 siyasi partinin milletvekili olarak parlamentoda görev yaptım. AK Parti geldi, son 13-14 yıl içerisinde Anayasa Mahkemesi’nde bir parti hakkında kapatılma davası duydunuz mu? Şu anda var mı böyle bir süreç? Biz Anayasa değişikliğiyle siyasi partilerin kapatılmasını yasakladık, büyük ölçüde. Ancak siyasi partilerde düşüncelerini, programlarını sadece siyasi yolla hayata geçirmenin mücadelesi içerisinde olacaklar” diye kaydetti.

    “TERÖR MÜ, SİYASET Mİ?”

    Siyasi partilerin terör yoluna ve işbirliğine başvurmayacağını da anlatan Şahin, “Bakın şu anda Türkiye’de faaliyette bulunan bir siyasi parti var HDP. Siyasi partiler terör yolunan başvuramazlar, terör örgütleriyle işbirliği yapmazlar. Terör örgütlerinin siyasi uzantısı görünüşü içerisinde olamazlar. Ama bir siyasi parti var ki adına HDP diyor. Bakın buradan sesleniyorum; ‘Ey HDP yöneticileri eğer gerçekten düşüncelerinizi siyasi yolla hayata geçirme amacıyla kurulmuş bir siyasi partiyseniz terör yoluyla bunu asla yapamazsınız. Çünkü siyaset siyasi yolla görüşlerini parlamentoya getirerek, yasalaştırarak, amaçlarına ulaşabilecek siyasi organlardır. Hayır, biz hem siyasi bir parti olacağız hem de silahlı mücadele yolunu seçerek amaçlarımızı gerçekleştireceğiz diyorsanız, buna hiçbir demokratik ülke müsamahakar davranamaz. Şu anda HDP yöneticilerinin başta Demirtaş’ın açıklamaları başka bir demokratik ülkede yapılmış olsa o siyasi parti hakkında derhal kapatılma davası açılır ve kapatılırdı. Sayın Demirtaş’a ve HDP yöneticilerine sesleniyorum; ‘Türkiye’deki demokratik düzenin kıymetini bilin. Başka bir demokratik ülke de, hatta Avrupa Birliği’nin en güçlü demokrasisine sahip ülkesinde dahi terörü ve terör örgütlerini desteklediğini açıkça ilan eden hiçbir siyasi parti yaşatılamaz. Lütfen tercihinizi yapın. Terör mü, siyaset mi?” dedi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ İÇİN GÜCÜMÜZ YETMİYOR DİYE TERÖR YOLUNA BAŞVURUYOR MUYUZ?”

    ‘Siyasi yolla düşüncelerinizi gerçekleştiremeyeceğinizi düşünüyorsanız o halde ikna yoluna gideceksiniz’ diyen Şahin, “Bakın biz de AK Parti olarak Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesini istiyoruz. Ama şu anda parlamentoda başkanlık sistemine geçilecek gücümüz yok. Çünkü 330 üzerinde milletvekili olmamız lazım. Şu anda 317 milletvekilimiz var, bir tanesi de meclis başkanı 316. Peki bunu gerçekleştirmek için biz terör yoluna başvuruyor muyuz, gücümüz yetmiyor diye? Hendekler kazıyor muyuz? Birilerinin eline silah mı veriyoruz bunu gerçekleştirmek için? Siyasi yolla parlamentoda diğer siyasi partileri ikna etmek suretiyle önümüzdeki hafta genel başkanımız siyasi partileri ziyaret edecek. Yeni anayasa ile ilgili düşüncelerini paylaşacak. Ne düşündüğünü söyleyecek ve destek isteyecek. Siyasetçinin yolu budur. Siyaset yoluyla ülkeye hizmet etmek isteyenlerin bunun dışında başka bir yolu yoktur. Amacımıza ulaşırız, ulaşamayız, ikna ederiz edemeyiz. Milletimizle bunu paylaşırız bir başka seçimde tekrar gündeme getiririz” ifadesinde bulundu.

    “SİYASİ PARTİ OLMA VASFINIZ KENDİLİĞİNDEN ORTADAN KALKAR”

    Teröre destek vermeye devam ettikleri halde HDP’nin siyasi parti olma vasfının kendiliğinden ortadan kalkacağını da kaydeden Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ben bu öz yönetimi gerçekleştirmek için yola çıktım bir parti olarak, bunu parlamentoda gerçekleştiremiyorum düşüncesiyle gidip teröre destek verirseniz, terör yolunu tercih etmeye devam ederseniz sizin siyasi parti olma vasfınız kendiliğinden ortadan kalkar. O bakımdan bu siyasi partilerin yöneticilerini meclisin eski başkanlarından biri olarak uyarıyorum. Siyasi parti olmanın kıymetini bilin. Türkiye’deki demokratik düzenin kıymetini bilin. Terörle aranıza mesafe koyun. Terör örgütü militanlarına Kandil’e seslenerek bu yol, yol değildir, biz amaçlarımızı siyasi yolla gerçekleştirmek için yola çıkmış bir siyasi partiyiz diyebilin. Aksi halde Türkiye’deki ne kadar güçlü olursa olsun demokratik düzen sizi daha fazla sırtında taşıyamayabilir. Eğer amacınız partinizi kapattırmamaksa.”

    ’Terör yoluyla da hendekler kazarak da, silahlı yolla da bu amacınızı gerçekleştirmeniz mümkün değildir’ diyen Şahin konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, AK Parti, güvenlik güçlerimiz, bu millet sizin bu amacınıza ulaşmanıza asla izin vermeyecektir. Ermenistan’da ölen Ermeni askerin cenaze töreni vardı. Tabutunun üzerinde Ermenistan bayrağı vardı. Bir de PKK’nın paçavrası vardı. Sizi düşünmeye sevk ediyorum. Bu terör örgütünün kimlerle bağlantısı var, hangi amaçla faaliyettedirler milletimizi düşünceye davet ediyorum. PKK paçavrası Ermenistan’da ölmüş olan bir askerin cenazesinde tabutunun üzerinde ne arıyor?”

    Eflani İlçe Belediye Başkanı İbrahim Ertuğrul’u da makamında ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgiler alan Mehmet Ali Şahin, daha sonra ilçeden ayrıldı.