Etiket: Kapasitesini

  • Van Teknokent, DAKA desteğiyle proje yazma kapasitesini geliştiriyor

    Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından 2018 Yılı Teknik Destek programı kapsamında desteklenen Yüzüncü Yıl Üniversitesi Teknokent Proje Yazma Kapasitesini Artırma Projesi kapsamında eğitimler veriliyor.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren girişimci firmalara, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenlerine ve bağlı birimlerde projelerden sorumlu olarak çalışan kişilere ve müdürlüklerde proje çalışmalarına destek olmak üzere görevlendirilen personele fon kaynaklarına yönelik proje yazma ve yürütme eğitimleri veriliyor. 17 Aralık 2018 tarihi itibariyle başlayan ve 15 Ocak 2019 tarihine kadar 5 grup halinde dörder günden toplam 20 gün sürecek olan eğitimler sonunda 80 kişilik grubun proje geliştirme, yazma ve yönetme kapasitelerinin geliştirilmesi, bu sayede kurum ve kuruluşların amaçları doğrultusunda etkin ve verimli projeler üretebilmesinin sağlanması, bununla birlikte proje yürütme ve yönetme etkinlik ve yetkinliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

    Son 2 günü katılımcıların AB fonlarına yönelik projeler hazırlaması, hazırlanan projelerin uzman eğitmen tarafından incelenmesi ve projelere ortak bulma konusunda danışmanlık vermesine ayrılan eğitimler sonrasında katılımcıların AB hibe programları konusunda bilgilenmeleri, projelere başvuru yeterliliğine sahip olmaları, fon kaynaklarını tanıtma ve yönlendirme yapma konusunda görevlendirilmeleri, böylece teorik eğitimlerde alınan bilgileri pekiştirmeleri ve grup çalışmaları ile sorun analizi aşamasında tespit ettikleri sorunların çözümüne katkı sunacak fikirleri projelendirebilmeleri öngörülüyor.

    Eğitmen Yunus Yetkin tarafından verilen eğitimler kapsamında ulusal ve uluslararası proje fon kaynakları, Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ile benzeri dış kaynaklı programlar ile ilgili Bakanlıklar, kalkınma ajansları gibi kurum ve kuruluşların programları, proje geliştirmede kurumsal altyapı ve fikir veritabanı oluşturulması temelleri, faaliyet projelendirme kapsamında kurumsal hedefler ve amaç uyumlaştırma, projeye göre faaliyet, faaliyete göre proje döngüsü ve temelleri, proje fikri ve işleyiş açısından proje mantığı oluşturma, ulusal ve uluslararası projeleri hazırlama tekniğine giriş ve genel yaklaşımlar, teklif çağrıları, metodoloji, uygulama usul ve esasları, proje döngüsü ve projelerde mantıksal çerçeve yaklaşımı, projelerin ve proje yapılabilirliklerinin içsel analizleri gibi konular ele alınıyor.

  • Van Teknokent, DAKA desteğiyle proje yazma kapasitesini geliştiriyor

    Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından 2018 Yılı Teknik Destek programı kapsamında desteklenen Yüzüncü Yıl Üniversitesi Teknokent Proje Yazma Kapasitesini Artırma Projesi kapsamında eğitimler veriliyor.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren girişimci firmalara, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenlerine ve bağlı birimlerde projelerden sorumlu olarak çalışan kişilere ve müdürlüklerde proje çalışmalarına destek olmak üzere görevlendirilen personele fon kaynaklarına yönelik proje yazma ve yürütme eğitimleri veriliyor. 17 Aralık 2018 tarihi itibariyle başlayan ve 15 Ocak 2019 tarihine kadar 5 grup halinde dörder günden toplam 20 gün sürecek olan eğitimler sonunda 80 kişilik grubun proje geliştirme, yazma ve yönetme kapasitelerinin geliştirilmesi, bu sayede kurum ve kuruluşların amaçları doğrultusunda etkin ve verimli projeler üretebilmesinin sağlanması, bununla birlikte proje yürütme ve yönetme etkinlik ve yetkinliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

    Son 2 günü katılımcıların AB fonlarına yönelik projeler hazırlaması, hazırlanan projelerin uzman eğitmen tarafından incelenmesi ve projelere ortak bulma konusunda danışmanlık vermesine ayrılan eğitimler sonrasında katılımcıların AB hibe programları konusunda bilgilenmeleri, projelere başvuru yeterliliğine sahip olmaları, fon kaynaklarını tanıtma ve yönlendirme yapma konusunda görevlendirilmeleri, böylece teorik eğitimlerde alınan bilgileri pekiştirmeleri ve grup çalışmaları ile sorun analizi aşamasında tespit ettikleri sorunların çözümüne katkı sunacak fikirleri projelendirebilmeleri öngörülüyor.

    Eğitmen Yunus Yetkin tarafından verilen eğitimler kapsamında ulusal ve uluslararası proje fon kaynakları, Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ile benzeri dış kaynaklı programlar ile ilgili Bakanlıklar, kalkınma ajansları gibi kurum ve kuruluşların programları, proje geliştirmede kurumsal altyapı ve fikir veritabanı oluşturulması temelleri, faaliyet projelendirme kapsamında kurumsal hedefler ve amaç uyumlaştırma, projeye göre faaliyet, faaliyete göre proje döngüsü ve temelleri, proje fikri ve işleyiş açısından proje mantığı oluşturma, ulusal ve uluslararası projeleri hazırlama tekniğine giriş ve genel yaklaşımlar, teklif çağrıları, metodoloji, uygulama usul ve esasları, proje döngüsü ve projelerde mantıksal çerçeve yaklaşımı, projelerin ve proje yapılabilirliklerinin içsel analizleri gibi konular ele alınıyor.

  • İçişleri Bakanı Soylu ‘İl Yönetimi Kapasitesini Geliştirme Sempozyumu’na katıldı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bir hafta içerisinde meydana gelen olayların tesadüf olmadığını belirterek, “Bizim yapmamız gereken hiçbir olayı tesadüfe bırakmamak ve işin içine bakmaktır. Bizatihi tek tek bunların üzerine gittik ne gördük işin arka planını daha yakalayamadık ama işin müsebbiplerini yakaladık” dedi.

    İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü ve Hacettepe Üniversitesi Yerel Yönetimler Uygulama ve Araştırma Merkezi (HÜYAM) ortaklaşa düzenlediği “İller İdaresi – İl Yönetimi Kapasitesini Geliştirme Sempozyumu” İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Özel bir otelde düzenlenen sempozyuma Bakan Soylu’nun yanı sıra, İstanbul Valisi Vasip Şahin, idari ve mülki amirlerle birlikte çok sayıda akademisyen katıldı.

    Bakan Soylu, iller idaresi ve yönetimi kapasitesinin geliştirilmesinin önemi hakkında konuştu. Bakan Soylu, “Bizim milli bir onurumuz olan insansız hava araçlarının merkezini ziyaret ettim. Kendi ülkemle ilgili gurur duydum. Hepsi bizim çocuklarımız, kimi bilgisayar teknisyeni kimi sanatkar kimi zanaatkar. Hepsi bu ülkenin belki de bu dönemde ihtiyacı olan bir anlayışı karşılıyor. Bazı imalatlarımız var bunların 10 yıl sonra olması bize çok şey kaybettirebilir bunların olması iyidir. 20 yıl sonra olması çok şey kaybettirmeyebilir. Ama bugün bir insansız hava aracına (İHA) sahip olmamız hem dünyaya mesaj açısından hem de kendi özgüvenimizin yüklenmesi açısından hem de bugün ihtiyaçlarımız açısından kaçınılmazdır” dedi.

    “Bir adam darbenin müsebbibi, darbeyi kim yaptı diye sorsan bu tek bilinmeyenli bir denklem bile değildir”

    Amerika’yı eleştiren Bakan Soylu, “Biz 2019’da reyler sandığa konulduktan ve sistem ilk günden itibaren depara kalkmamız gerekiyor ve buna hazırlıklı olmalıyız. Önümüzdeki 2 yıl bu alanı ve derinliği doldurmamız açısından önemlidir. Eğer 2019’dan sonra acaba ileride ne olacak diye değerlendirmede bulunursak bu bizim hedeflerimize olan bakış açımızı mesafe mesafe durduracak ve bekletecektir. Bizim beklemeye tahammülümüz yok çünkü dünya beklemiyor sürekli rekabet içerisinde ve giderek büyüyor. Biz 60 darbesini yaşadık, çok yıllar sonra İngiliz gizli belgelerinde Amerika tarafından yapıldığı belgeleniyor çok yıllar sonra. Biz bunu çok çok sonra öğreniyoruz. Biz 80 darbesini yaşadık yine çok yıllar sonra biz darbenin Amerika tarafından bizim çocuklar harekâtı başardı diye kendi kendilerine sevinç çığlıklarıyla karşılaşıldığı bir tabloyu oluşturduğunu gördük. Daha 28 Şubatın hangi menşeilerden hareketlendiği ülkelerin gizli belgelerinde çıkmadığı için kendi zihnimizde bildiğimiz halde burada deklare etmiyoruz. Ardından 15 Temmuz Türkiye’de aklı başında olan her insan şu Fetullah Gülen denilen sümsüğün bu işi yapabileceğinize inanıyor musunuz? Bunu 6 yaşında bir çocuğa sorsanız bir adam darbenin müsebbibi ve bir ülkede muhafaza altında bu darbeyi kim yaptı diye sorsan bu tek bilinmeyenli bir denklem bile değildir. Buna denklem desek tek bilinmeyenli denkleme ayıp olacak. 15 Temmuz darbesini gerçekleştirenler ve yapmaya çalışanlar acaba onu orada bırakırlar mı? Ondan önceki süreçte 17- 25 Aralık, 6-7 Ekim olaylarına. Kendi Twitterlarından, sosyal medyadaki hızlılığı yavaşlığa müdahale edenler Gezi olaylarında sanal botlardan tweet atıp, Türkiye’deki kamuoyunu yükseltmeye çalışanlar sadece yurt içinde kendi teknik kabiliyetlerini yapmaya çalışanlar kadirler midir? Bunu şu anda küçük yaşta olan gençlerimiz en iyi şekilde ayırt ediyor” şeklinde konuştu.

    “Bizim yapmamız gereken hiçbir şeyi şansa bırakmamak”

    Bir hafta içerisinde meydana gelen olayların tesadüf olmadığını aktaran Bakan Soylu, “Malatya’da 13 Alevi vatandaşımızın yaşadığı evlerinin kapısına çarpı işareti konuluyor. Ardından yine Malatya’da bir yeni kurulan kilise derneğinin camını yoldan geçen birisinin taş atası tutuyor. Yine tesadüf o ya bir kadın elinde A4 kağıdıyla beraber bir şey yazıp sokağa çıkıyor Adana’da vatandaşlarımızın bir bölümünün mezarlığının mezar taşları kırıldı. Daha sonra İstanbul’da Bahçelievler’de bir evin kapısına çarpı atılıyor. Bunların hepsi 5 gün içerisinde gerçekleşiyor yani istatistik okudum ben. Üzerine de kafa yordum böyle bir istatistiki sonuç görmedim görmek de mümkün değil. Bizim yapmamız gereken hiçbir olayı tesadüfe bırakmamak ve işin içine bakmaktır. Bizatihi tek tek bunların üzerine gittik ne gördük işin arka planını daha yakalayamadık ama işin müsebbiplerini yakaladık” ifadelerini kullandı.

    Sempozyum sonunda programa katılan mülki ve idari amirlere sertifika dağıtıldı.

  • Kilitli Parke Tesisi, Kapasitesini Artırmaya Devam Ediyor

    Sivas İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Salih Ayhan, kilitli parke taşı üretim tesislerinde incelemelerde bulundu.

    Ayhan, Sivas merkeze 20 kilometre mesafede ve Ankara yolu üzerinde bulunan İl Özel İdaresi’ne ait kilitli parke taşı üretim tesislerini gezerek, çalışmaları yerinde gördü.

    2016 yılı iş sezonunun mevsim şartları ölçüsünde başladığını belirten Ayhan, “Biz de bugün kilitli parke taş üretim tesisinde çalışan arkadaşları ziyaret ettik. Yaklaşık 20 bin m² alana sahip tesisimizde üretim de başlamış durumdadır.” dedi.

    Sivas İl Özel İdaresi’nin kırsal alt yapıda yaptığı hizmetlerde önemli bir yer tutan kilitli parke taşı ile köy içi düzenlemelerinin son 3 yılda yoğun bir şekilde devam ettiğini ifade eden Ayhan, “Şuana kadar 381 köyümüzün parkesini bitirdik. İlaveler, takviyeler sürekli devam edecek. Bir yılda ortalama 100 köyümüze kilitli parke taşını yapabilecek kapasiteye sahibiz. Bu tesisimiz ilk kurulduğunda yaklaşık 30 bin metre üretirken, 4 yıl sonra 200 bin metreyi geçmesi ciddi bir başarıyı göstermektedir. Ancak bu yeterli değildir. Geçtiğimiz yıl ihale yöntemi ile KÖYDES projelerimizle beraber 750 bin metre parke taşı uygulaması gerçekleştirdik.” diye konuştu.

    Ayhan, 2016 yılı içerisinde 60 köyün kilitli parke taşı programında olduğunu belirterek, “KÖYDES ve ilavelerle birlikte bu yıl da yaklaşık 100 köye kilitli parke döşeyerek 750 bin metreyi geçeceğimizi düşünmekteyiz.” ifadesini kullandı.

  • BEÜ Öğrenci Kapasitesini Arttırmaya Devam Ediyor

    Bülent Ecevit Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü İkinci Öğretim Kısmı 2016-2017 Akademik Yılında 90 öğrenci ile kapasitesini artıracak.

    Bülent Ecevit Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Yükseköğretim programının 21.03.2016 tarihli kararıyla önümüzdeki yıl İkinci öğretim programında faaliyetlerine başlayacak. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde 90 öğrenci alacak.

    BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü üniversitemizde 2012 yılında açılmıştır. Son zamanlarda endüstrinin hızla gelişmesi ve ülkemizde ticaretin, sanayinin yani genel anlamda endüstrinin büyümesi bu bölüme olan ilginin artmasına neden olmuştur. Artan talepler bizim de üniversitemizde bu bölümün kapasitesinin genişletilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle ikinci öğretim kısmının açılması için yaptığımız başvurular olumlu neticelenmiş 2016-2017 yılında bölümümüzün ikinci öğretim kısmına 90 öğrenci alınması kararı onaylanmıştır. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanı; endüstri ve hizmet sektöründeki gelişmeler, işçi-işveren ilişkileri, sendikalaşma süreci, işçi sağlığı, iş güvenliği, çalışma koşulları, çalışma başarısına kadar pek çok konuyu içine alan geniş bir alandır. Ekonominin anlaşılması ve gelişebilmesi, çalışma hayatının düzenlenmesi için oldukça önemli olan bölümümüzün ikinci öğretim kısmının da bünyemize dahil edilmesinden memnuniyet duymaktayız. Çalışmalarda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum” dedi.