Etiket: Kapanış

  • Dev organizasyona dev kapanış

    Türk spor tarihinin ve Deaflympics tarihinin en yüksek katılımlı organizasyonu 23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları Deaflympics Samsun 2017, Yaşar Doğu Spor Salonu’ndaki görkemli kapanış seremonisiyle sona erdi.

    Altı kıtadan 97 ülkeyi, 3 bin 148 sporcu ve 5 binin üzerinde katılımcıyı bir araya getiren 23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları, büyüklüğüne yaraşır bir açılışın ardından, kapanış seremonisiyle sona erdi. Seremoniye Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı.

    Program ilk olarak ülke bayraklarının geçit töreniyle başladı. 97 ülkenin bayrağı sırayla geçti. Daha sonra olimpiyatlarda yaşanan olaylar dev ekranda gösterildi. Kapanış seremonisi daha sonrasında protokol konuşmalarıyla devam etti.

    “Samsunlular çok güzel bir misafirperverlik gösterdiler”

    Samsun’un organizasyonu çok iyi bir şekilde yaptığını vurgulayan Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, “Olimpiyatların Samsun’da yapılmasında büyük emeği olan Eski Bakanımız Akif Çağatay Kılıç, cumhurbaşkanımız ve başbakanımıza teşekkür ediyorum. Samsunlular çok güzel bir misafirperverlik gösterdiler. Yarışmalara katılan ve madalya getiren sporculara teşekkür ederim. Samsunlu sporseverler centilmen bir şekilde maçları takip ettiler. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Bakan Bak: “Spor herkesin ortak dilidir”

    Sporun birleştirici bir gücünün olduğunun altını çizen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “97 ülkeden olimpiyatlara gelen sporculara, hakemlere, antrenörlere ve gönüllülere hoş geldiniz diyorum. Bu olimpiyatların Samsun’da gerçekleştirilmesinde çaba gösteren, her zaman destek veren Samsun’un evladı Akif Çağatay Kılıç’a teşekkür ediyorum. Herkesin onu alkışlamasını istiyorum. Bu organizasyonda görev alan herkese ve salonları dolduran Samsunlulara şükranlarımı sunuyorum. Ülke olarak biz çok şanslıyız. Çünkü başımızda bir sporcu olan Recep Tayyip Erdoğan var. Organizasyonun gerçekleşmesinde çaba harcayan başbakanımız ve Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Spor dünyanın ortak dilidir. Bakın dünyadan 97 ülke burada toplandık. Hepimiz aynı dili konuşuyoruz. Spor kardeşlik, sevgi ve barışın dilidir. Spor kitlelerin ortak dilidir, kitleleri bir araya getirir. Organizasyonu başarıyla gerçekleştirmemizi sağlayan herkese şükran duyuyorum. Ülkemiz spor tesisleri ve spora yapılan yatırımlarla her zaman büyük spor organizasyonları yapmaya elverişli olduğunu burada kanıtlanmıştır. Misafirlerimiz Samsun’u ve Türkiye’yi unutmasın” dedi.

    “Bin 530 madalya sahiplerini buldu”

    Samsun’da her şeyin çok güzel olduğunu ifade eden Uluslararası İşitme Engelliler Spor Komitesi (ICSD) Başkanı Valery Rukhledev, “Bu olimpiyatlarda çalışmak için herkes çok çalıştı. Muhteşem bir 2 hafta burada geçti. Bin 530 madalya sahiplerini buldu. Samsun’un oyunlara ev sahipliği yapması için emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Tüm yapılanlar için sizlere minnettarız. Dünyayı birleştirmek için sporun gücünü bizlere gösterdiniz” şeklinde konuştu.

    Güvenli ve huzurlu bir şekilde olimpiyatları geçirdiklerini belirten Samsun Valisi Osman Kaymak, “Ülkemizin bugüne kadar düzenlemiş olduğu en büyük organizasyonu başarı ile tamamladık. Bu organizasyonun huzurlu ve güvenli bir şekilde yapılmasından dolayı gururlu ve mutluyuz. Buraya gelen yabancılar Türkiye ve Samsun’u tanıma fırsatı buldular. Olimpiyatlara katılan sporculara ve misafirlerimize teşekkür ediyorum. Bu olimpiyatların yapılmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin yaptığı en büyük organizasyona ev sahipliği yapmaktan gurur duyduğunu söyleyen Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Olimpiyatlar bugün sona erdi. Bu 13 gün içerisinde misafirlerimizi ağırlamanın mutluluğunu yaşadık. Misafirlerimiz şehirlerimizin kalitesini yükseltip bizleri mutlu ettiler. Yaptığımı çağrıya 97 ülke katıldı. Dünya insanlığının dostluğuna katkı verdiğimiz için mutlu olduk. Lütfen Samsun ve Türkiye’yi unutmayınız” açıklamalarında bulundu.

    Konuşmaların ardından kapanış deklarasyonunu yapmak üzere ICSD Başkanı Valery Rukhledev sahneye geldi. ICSD bayrağı devir teslim töreni yapıldı. 13 gündür Samsun’da olan ICSD bayrağı, Valery Rukhledev’e devredildi.

    Kapanış seremonisi daha sonra halk oyunları gösterisi ve Murat Dalkılıç konseri ile sonlandı.

  • KAYFOR-14’te kapanış oturumu gerçekleşti

    Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu’nun (KAYFUR-14) kapanış oturumuna katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, “Türkiye’de gerçekten siyaset yapma paradigmasının biçiminin değiştiğini ifade etmek isterim. 16 Nisandaki değişimi bizdeki gecikmiş bir değişim olarak görüyorum” dedi.

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü ve Kent Araştırmaları Merkezi Müdürlüğü tarafından organize edilen ve “Nasıl Bir Kamu Yönetimi” temasının işlendiği foruma ülke genelinde yaklaşık 100 akademisyen 25 ayrı oturum gerçekleştirdi.

    İki gün boyunca “Nasıl Bir Kamu Yönetimi” sorusuna cevap aranan forumun kapanış oturumunda Prof. Dr. Ruşen Keleş ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin Yayman birer konuşma yaptı.

    Van TSO Erek Toplantı Salonunda gerçekleştirilen forumun kapanış oturumunda konuşan Turizm Bakan Yardımcısı Yayman, Türkiye’de 97 yılda 65 hükümet kurulduğunu belirterek, “16 Nisan Anayasa oylaması ile beraber bir kez daha gündeme gelen bir soru ‘Nasıl bir kamı yönetimi?’ nasıl bir yönetin ve nasıl bir yönetim dizgisi. Bu anlamda bizlerin en başından beri kamu yönetiminde okuduğumuz ve daha sonra talebelerimize öğrettiğimiz, etkili, verimli ve hızlı bir yönetim meselesi çok çok önemlidir. Burada devletin küçültülmesi, siyasi yönetim dengesinin yeniden kurulması, şeffaflık-saydamlık ve hesap verebilirlik, sürdürülebilirlik, merkeziyetçilikten uzaklaşma kamu yönetimin temel taştırma konularını oluşturan önemli hususlardır” dedi.

    “Türkiye’de siyaset yapma paradigmasının biçimi değişti”

    Nüfus artışı, teknolojik gelişmeler ve yöneten-yönetilen ilişkisinin değişmesinin kamu hizmet politikalarında bir memnuniyetsizliğin de doğmasına yol açtığını kaydeden Yayman şöyle devam etti:

    “Bu yönetim nasıl olacak? Bizi kim yönetecek ve Nasıl yönetileceğiz meselesi, bu anlamda Türkiye’de gerçekten siyaset yapma paradigmasının biçiminin değiştiğini ifade etmek isterim. 16 Nisandaki değişimi bizdeki gecikmiş bir değişim olarak görüyorum. Türk kamu yönetiminin kendisine rol model aldığı ülke Fransa, Fransa’da 5. Cumhuriyetle beraber istikrarsızlığa son vermek için getirilen yarı başkanlık, gerçekten Fransa’yı yeniden küllerinden doğurdu. Yine İtalya’da son yapılan düzenlemelerle daha güçlü hükümetlerin çıkması konusunda bir takım talepler var. Dünyada da artık daha güçlü ve istikrarlı bir hükümet arayışı var.”

    Kapanış oturumu verilen plaketlerin ardından sona erdi.

  • EXPO 2016 Antalya’da muhteşem kapanış

    23 Nisan’da ‘Çocuk ve Çiçek’ teması ile kapılarını ziyaretçilerine açan Türkiye’nin ilk EXPO’su olma özelliği taşıyan EXPO 2016 Antalya’nın muhteşem bir tören ile resmi kapanış töreni gerçekleştirildi. Törende EXPO’nun bayrağı 2019 yılında Çin’in Beıjıng kentinde yapılmak üzere Çin yetkililerine devredildi.

    50’den fazla ülkenin katılımı ile 191 gün boyunca açık kalan ve 4,5 milyon ziyaretçi ağırlayan 23 Nisan’da ‘Çocuk ve Çiçek’ teması ile kapılarını açan Türkiye’nin ilk EXPO’su EXPO 2016 Antalya’nın resmi kapanış töreni, EXPO 2016 alanında bulunan kongre merkezinde gerçekleştirildi. Törenin açılışında çocuklar tarafından muhteşem bir dans gösterisi yapıldı. Farklı renklerde elbiseler ve kostümler ile sahneye çıkan minik çocuklar, daha sonra gösteri alanında dev Türk bayrağı açtı. Halk oyunu ekibinin de destek verdiği gösteri izleyenler tarafından büyük beğeni topladı.

    “Milletimiz 15 Temmuz’da uluslararası camiadan yeterli desteği göremedi”

    Kapanış töreninde konuşan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik: “İnsanlık için Cumhuriyet, milli irade, demokrasi, insan hakları gibi kavramlar çok değerlidir. Biz de millet olarak bu kavramlar için ağır bedeller ödedik. Darbelere muhtıralara şahit olduk. 15 Temmuz akşamı yaşadığımız darbe girişiminde millet ‘yeter artık’ diyerek tankların önüne geçti. Çiçeklerin solmasına ve çocukların geleceğinin kararmasına izin vermediler. Ne yazık ki milletimiz 15 Temmuz’da uluslararası camiadan yeterli desteği göremedi. Bize hukuk dersi vermeye kalkanlar, izlemekle yetindi” açıklamasını yaptı.

    “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok”

    EXPO 2016 Antalya’nın gerçekleştirildiği dönemde Orta Doğu’da önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Çelik, “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Orta Doğu’nun geleceğinde sözümüz var. Ama sözü olmayanların yüzü var. Biz başkaları gibi petrol için değil insanlık için Orta Doğu’dayız. İslam dünyasına da Orta Doğu’da oynanan oyunlara karşı uyanık olun. Yeni Kerbela’ların olmasın izin vermeyin. EXPO çevremizde savaşların ve terör olaylarının yaşandığı bir sürece denk geldi. Bütün bunlara rağmen 191 gün boyunca 4,5 milyon kişi ağırladık. Bu ziyaretçilerimizin 1,5 milyonunu çocuklar oluşturdu” dedi.

    “Biz, Akdeniz sahillerinde çocuk cesetlerini toplamayı değil buraları ziyaret etmelerini isterdik”

    EXPO 2016 Antalya’da çocukları çiçekler ile buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını paylaşan Çelik, “Ama bir yanımız buruk. Çiçekler soluyor. Halep’te Şam’da patlayan bombala nedeni ile çocuklar ölüyor. Çağdaş dünya bunu görmezden geliyor. Biz, Akdeniz sahillerinde çocuk cesetlerini toplamayı değil buraları ziyaret etmelerini isterdik. Türkiye’nin bereketli toprakları 12 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Sanmasınlar ki EXPO 2016 Antalya’nın kapıları kapanıyor. Hiç ara vermeden yerli ve yabancı ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Antalya’mız EXPO ile kalıcı bir alan kazandı” açıklamalarını yaptı.

    “Dünyada karışıklıklar olmasına rağmen milli günler burada gerçekleşti”

    AIPH Başkanı Bernard Oosterom ise şöyle konuştu:

    “Benim için burada bulunmak bir ayrıcalıktı. Milyonlarca insan buranın keyfini çıkardı. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. EXPO 2016 Antalya, dünyada Antalyalı vatandaşların gururlanacağı bir şekilde organize edildi. Çok güzel ilişkiler kuruldu. Dünyada karışıklıklar olmasına rağmen milli günler burada gerçekleşti. EXPO 2016 bizleri bir araya getirdi. Dünya, EXPO 2016’da bitkilerin hayatımız için ne kadar önemli olduğunu gördü. Biz inanıyoruz bütün topraklarda ülkelerde ve şehirlerde yaşanan olayları bitkiler ile çözeriz. Yeşil yaşamak sorunları çözecektir. Burada herkes üstüne düşen görevi yaptı. Bizler burada çok güzel bir EXPO gördük. Yeşilin dünyanın geleceği için ne kadar önemli olduğunu gördük” dedi.

    “Antalya, dünyaya EXPO ruhunu dağıttı”

    BIE Başkanı Steen Chrıstensen ise “EXPO 2016’nın çok muhteşem bir şehirde kapanışını yaşıyoruz. Çok başarılı bir EXPO oldu. Bunu Türkiye’nin çalışmasına borçluyuz. Türkiye çok güzel bir şekilde organize etti. Antalyalılar buraya bir çok insanı davet ederek kabul ettiler. Antalya, dünya’ya EXPO ruhunu dağıttı. Biz bu dostluğu selamlayabiliriz. Dünyaya misafirperverliğin en iyisini gösterdiniz. Her bir ziyaretçi bir şeyler öğrendi. Bu alanı insanların gelebileceği alana çevirmek çok önemliydi. EXPO’lar sadece bir deneyim değildir. Kapılar kapanıyor diye üzülebilir. Fakat bu kapılar başka yerlerde açılacak” diye konuştu.

    EXPO bayrağı teslim edildi

    Konuşmaların ardından EXPO bayrağı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, BIE Başkanı Steen Chrıstensen, AIPH Başkanı Bernard Oosterom tarafından 2019 yılında ‘Yeşil yaşa daha iyi yaşa’ sloganı ile Çin’in Başkenti Peki’nde yapılmak üzere Pekin Belediye Başkan Yardımcısı Cheng Hong’a teslim etti. Bayrağı teslim alan Hong, “EXPO 2016 Antalya büyük bir başarı oldu. Bize çok güzel bir şehir izlenimi verdi. Buradan sonra sıranın bizde olmasından dolayı çok onurlandık. Bu konuda elimizden geleni yapacağız. Biz de bütün dünyadan katılımcı istiyoruz” dedi.

    Törene Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Eşi Ebru Türel, Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH) Başkanı Bernard Oosterom, Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE) Başkanı Steen Chrıstensen ve davetliler katıldı.

  • Nilüfer Müzik Festivalinden dolu dolu kapanış

    Bursa’da 3 gün süren Nilüfer Müzik Festivali son gününde 12 sanatçıya ev sahipliği yaptı. Festival Ceyl’an Ertem ve Athena konserleri ile son buldu.

    Bursa’da 2 Eylül Cuma gününde başlayan yaklaşık 10 bin gencin katıldığı festival bugün son buldu. 3 günde, üç ayrı sahnede 28 konserin düzenlendiği festivalde gece saatlerine kadar konserlerde eğlenen katılımcılar Balat Ormanında kamp yapma imkanı da buldu. Ortak alanlarda gençlere yönelik ürünlerin satışının yanı sıra dernekler, sivil toplum kuruluşları da standlarda yerini aldı. Balat ormanında yiyecek içecek satışı ve duş imkanı da gençler için sağlandı. İl dışından da çok sayıda katılımcının geldiği festival Ceyl’an Ertem ve Athena konserleri ile son buldu.

  • ETCEP Uluslararası Kapanış Konferansı başladı

    Türkiye ve AB tarafından ortaklaşa finanse edilen Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’nin (ETCEP) iki gün sürecek Uluslararası Kapanış Konferansı başladı.

    Ankara’da bir otelde gerçekleşen konferansın açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, toplumsal cinsiyet eşitliğinin bir toplumun ekonomisinden sosyal hayatına kadar tüm katmanlarını doğrudan etkileyen bir konu olduğunu ifade ederek, “Böylesine önem arz eden bir konu için de en iyi başlangıç yeri şüphesiz ki eğitimdir. Zira toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı olarak yetişen nesiller uzun vadede eşitlikçi toplumu da inşa edecektir” dedi.

    Toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alanda sağlanmasının tüm kurum ve kuruluşların kesintisiz çabaları ile mümkün olabileceğini kaydeden Kurt, “Bu bağlamda 2015-2016 öğretim yılı verilerine göre net okullaşma oranları dikkate alındığında ülkemizin genel olarak kız ve erkek öğrencilerin eğitime erişimi konusunda niceliksel olarak denkliği sağladığını söylemek mümkündür” diye konuştu.

    Eğitim sektöründe eşitlikçi ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşım

    “Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitim alan her erkek ve kız çocuğun nitelikli eğitim olanaklarından eşit biçimde yararlanmasını sağlamaktır” diyen Kurt, konuşmasına şöyle devam etti:

    “İşte bu projeyle tüm eğitim sektöründe eşitlikçi ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımın yaygınlaştırılması ve okullarda kız ve erkek öğrenciler için toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amaçlanarak yola çıkılmıştır. Proje süresince sadece kız öğrenciler değil, erkek öğrencilerimizin de kendilerine atfedilen toplumsal cinsiyet rollerinden ötürü maruz kalabilecekleri eşitsizlikler irdelenmiş ve hem kız hem erkek çocuklarımız için eğitimde eşit fırsat ve olanakların sunulması hedeflenmiştir.”

    Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun farklı boyutlarına temas eden birçok materyalin geliştirildiğine değinen Kurt, “Mevzuatımızı ve ders kitaplarımızı toplumsal cinsiyet bakış açısıyla gözden geçiren tavsiye raporlar hazırlanmış, pilot illerimizde eğitimler verilerek öğretmenlerimizin toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığı arttırılmış ve okulda edinilen kazanımların ailede pekiştirilmesi gerektiği düşüncesiyle velilerimize bir takım bilgilendirme seminerleri düzenlenmiştir” bilgilerini paylaştı.

    “Eğitim sistemimiz çocuklarımıza özgüven duygusu kazandıracak”

    Ortaöğretim Genel Müdürü Ercan Türk ise, dünyanın hızla değiştiğini, bu değişim baskısının en fazla hissedildiği alanlardan birinin de eğitim sistemi olduğunu ifade ederek, “Bu değişimi yönlendirmek, onu toplumumuzun yararına olacak şekilde yönlendirmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Eğitim sistemimiz çocuklarımıza özgüven duygusu kazandıracak, müteşebbis ruhunu geliştirecek, pergelin bir ayağını değerlerimize sabit kılacak; diğer ayağıyla da Mevlana’nın dediği gibi tüm dünyayı dolaşacak şekilde düzenlemek adına çalışmalarımız titizlikle devam etmektedir. Böylece çocuklarımızın geleceği ve ülkemizin istikbaline katkı sunabileceğimizin bilincindeyiz. Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi, bu perspektifle hayata geçirilmiştir” şeklinde konuştu.

    Alanında Türkiye’de ilk uygulama örneği olan bu projenin hayata geçirilmesinde öncü, böyle bir projenin paydaşı ve yararlanıcısı olmaktan son derece mutlu olduğunu dile getiren Türk, şunları söyledi:

    “Ülkemiz Ceza Kanunu, Medeni Kanun ve Ailenin Korunması Kanunu ile diğer mevzuatında önemli düzenlemeler yapmıştır. Bu kapsamda bugün okullarımızın mevcut durumuna baktığımızda, ekonomik ve sosyal yönden dezavantajlı olan ailelerin okul çağındaki çocuklarının burs, yatılılık, taşıma ve şartlı nakit transferi gibi imkanlarla desteklenmesi sonucu kız ve erkek çocuklarımızın okullaşma oranları eşitlenmiş, eğitime erişim konusunda sorun kalmamıştır.”

    Kız çocukları erkeklere göre daha fazla okullaştı

    Okullaşma oranlarıyla ilgili bilgi veren Türk, “2015-2016 öğretim yılı verilerine göre net okullaşma oranı; ilkokul seviyesinde yüzde 94,87 (her 100 erkek öğrenciye karşılık 101 kız), ortaokulda yüzde 94,39 (her 100 erkek öğrenciye karşılık 100 kız), ortaöğretimde ise yüzde 79,79’dur (her 100 erkek öğrenciye karşılık 101 kız). Tüm öğretim kademelerinde net okullaşma oranları baz alındığında kız çocukların erkeklere göre daha fazla okullaştığı görülmektedir” dedi.

    Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hem okul yöneticilerini hem de öğretmenleri yönlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı okul standartları hazırlandığını kaydeden Türk, şunları söyledi:

    “Projenin yeni nesillere geleceğin inşasında eşitlikçi bir bakış açısı kazandırmada katkı sağlayacağına inancımız tamdır. Ayrıca sapkın inançlarıyla dinimize, mukaddesatımıza zarar veren yapılanmalar yoluyla çocuklarımızın hukuk dışı faaliyetlere alet edilmesi ve yine devletimizin kurumlarına ihanet kastıyla sızmaları önlenecektir. Öyle ki, bu çalışmaların ülkemizin istiklâl ve istikbali açısından da önemli sonuçları olacaktır.”

    British Council Türkiye Direktörü Margaret Jack Kadıoğlu da, Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’nde Milli Eğitim Bakanlığı’yla birlikte çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kadıoğlu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin AB’de de önemli bir sorun olduğunu kaydederek, bu problemlerin çözüme kavuşacağı en önemli alanın eğitim alanı olduğunu söyledi.

    1-2 Eylül tarihleri arasında sürecek konferansa Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, Ortaöğretim Genel Müdürü Ercan Türk, British Council Türkiye Direktörü Margaret Jack Kadıoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Bela Szombatı ile projede görev alan kişiler katıldı.