Etiket: Kanununun

  • Eğitim-Bir-Sen, öğretmenlik meslek kanununun çıkarılmasını istiyor

    Eğitim-Bir-Sen, öğretmenlik meslek kanununun çıkarılmasını istiyor

    Eğitim-Bir-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, öğretmenler arasındaki sınıflandırmaların kaldırılmasını isteyerek, “Öğretmenlik Meslek Kanunu bir an önce çıkarılmadan sorunların tükenmesi de mümkün görünmüyor” dedi.

    Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı ve aynı zamanda Memur-Sen İl Temsilcisi Hüseyin SÖYLEMEZ yaptığı yazılı açıklamada öğretmenlerin sorunlarına yönelik çözüm önerileri sundu.

    Atama ve yer değiştirme işlemlerinde adaletli olunması gerektiğini dile getiren Söylemez, “Norm kadro fazlası öğretmenin sorununu çözmenin en doğru yöntemi İl geneli alan değişikliği ve özür grubundan önce ilana çıkıp puan üstünlüğüne göre isteğe bağlı olarak tercihlerine yerleştirip resen atama yoluna gitmemekten geçer. Bir tarafta okulda ya da ilçe emrinde norm fazlası öğretmen dururken, aynı öğretmenin münhal bulunan başka kuruma görevlendirmesi devam ederken öncelik atamaları gerçekleştirilmemesi halinde, özür grubundan İl dışından aynı branştan gelecek meslektaşımız söz konusu kadroyu dolduracak, yıllardır sözde İl, ilçemizin öğretmeni yine kurumsuz kalıp görevlendirildiği okulu, öğrencileri terk edip farklı kuruma gidecek ya da İlçe emrinde pasif duruma çekilecektir. Öğretmenin huzursuzluğu ile birlikte devlet de zarara girmiş olacaktır. Hele hele her yıl norm kadro fazlası öğretmenler ile ilgili çalışma yapıldığı halde geçen dönem mezun olan 8. Sınıfların, yani bu dönemin 9.sınıflarının her yılın bir buçuk katı olmasından kaynaklı normların ciddi sayıda değişmiş olması söz konusu iken bu çalışmanın yapılmaması garip olacaktır” dedi.

    Alan değişikliğinde kısıtlamaya gidildiğini ancak bu konuda da ihtiyaç olduğu halde atama yapılmamasın da anlamsız olduğunu ifade eden Söylemez, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “İl dışı ve il içi mazerete bağlı ye değiştirmek isteyen meslektaşlarının yarıyıl tatilinde münhal ve muhtemel boşalacak kadrolara yerleşmeleri mümkün olurken, yaz döneminde il dışı mazerete bağlı yer değiştirme talebi il, ilçe emri ile yerine getirilip mağduriyetleri giderilmektedir. Bu dönemde de MEB İl, İlçe emri ile ilgili net açıklama yapmadığı için tercih esnasında aynı branşta yüksek puanlı meslektaşımızın tercihen taşraya atandığı, düşük puanlı meslektaşımızın da il, ilçe emri ile merkeze yerleşme adaletsizliğine yıllardır şahit oluyoruz. Bu arada yaz döneminde il dışından mazereti olan meslektaşlarımızın mağduriyeti giderilirken, yıllardır günlük 100-150 kilometre yol gidip gelme zorunluluğu olan il içi mazeret sahiplerinin mağdur edildiği aşikardır. Lütfen yıllardır kendi ilinde hizmet ederken mağduriyet yaşayan çilekeş meslektaşlarımıza da mazeretine göre ilçe emri verelim.

    Akabinde özellikle bazı branşlarda İl içi yer değiştirme imkanı ortadan kalkan arkadaşlarımız için yılda bir defa ve zamansız İl içi yer değiştirmeyi terk edip yıl boyunca münhaller söz konusu oldukça sıra çalıştırma yoluna gidelim.İl dışı yer değiştirmelerinde de kısıtlamaya gidilerek münhal yerlerin kapatılması yolunu terk edelim. Taşrada boşalan yerlere de on yıllardır asgari ücretin altında bir ücret ile çalışan, ücretlerinde iyileştirme sözü verildiği halde tutulmayan adı ücretli öğretmen olan arkadaşların da değerlendirileceği ihtiyaç kadar yüksek bir alım yaparak hem öğretmen ihtiyacını ortadan kaldıralım, hem de ücretli öğretmenler ile mezun olup bekleyen birçok emektar kardeşimizi eğitim ordusuna katalım. Çeşitli isimlerle de sıfatlandırıp her türlü ayrımcılığa muhatap olmalarının yerine tüm kardeşlerimize Kadrolu Öğretmen adını koyarak taşrayı ek ücret ile besleyerek cazip hale getirelim”

    Sorunlarını çözecek, destek olabilecek nitelikte Öğretmenlik Meslek Kanunu bir an önce çıkarılmadan sorunların tükenmesinin mümkün görünmediğine dikkat çeken Söylemez, “İnşallah MEB tüm bu ve dile getirmediğimiz diğer konularda üzerine düşeni yapıp alanı rahatlatır, İl Müdürlükleri de kanuni zorunluluğun olmadığı kendi yetkilerinde olan konularda eğitim çalışanlarının lehine insiyatif alır ümidi ile tüm eğitim çalışanı arkadaşlarımıza kolaylıklar diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Maden üreticileri zeytin kanununun değişmesini istiyor

    MADSİAD Başkanı Erol Efendioğlu, zeytin kanununun değişmemesi halinde Türkiye’de endüstriyel hammadde çıkaran ve işleyen firmaların kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağını söyledi.

    Maden Mermer Üreticileri ve Sanayici İşadamları Derneği (MADSİAD) Başkanı Erol Efendioğlu, mevcut zeytin kanununun değişmemesi halinde Türkiye’de endüstriyel hammadde çıkaran işletmeler ve bunları işleyen sanayi tesislerinin kapısına kilit vurmak zorunda kalabileceğini vurguladı. 7 kez meclise gelen ve bir türlü değiştirilemeyen zeytin kanunun arkasında Avrupa Birliği lobisinin olduğunu iddia eden Efendioğlu, ”Zeytin yasasının bir an önce meclise gelmesi gerekiyor” dedi.

    MADSİAD tarafından bir otelde düzenlenen basın toplantısında konuşan Erol Efendioğlu, zeytin kanununun bir an önce meclise gelerek yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Birçok madenci ve sanayici Bursa Tarım İşleri İl Müdürlüğü’ne yaptıkları izin başvurularının zeytin kanunu gerekçesi ile reddedildiğini bildirmektedir. Avrupa ülkelerinde zeytincilikte rakibimiz olan İtalya, İspanya ve Yunanistan’daki yasalar, gerekli tedbirlerin alınması kaydıyla madenciliğe hiç bir kısıtlama getirmemiştir. Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerimizin tamamı zeytinlik alanlarla kaplıdır. Endüstriyel hammadde çıkaran işletmeler ve bunları işleyen sanayi tesislerinin tamamına yakını, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde zeytine 3 kilometre yanaşma kapsamı içinde kalmaktadır” diye konuştu.

    Efendioğlu, “Mevcut zeytin yasası bu şekilde uygulanmaya devam ederse, önümüzdeki 2-3 yıl içinde endüstriyel hammadde üreten firmalarımız ve bu hammaddeleri işleyen sanayi tesislerimiz çok zor durumda kalır. Ülke istihdamı ve ekonomisi çok büyük zarar görür. İşin farkına vardığımızda geç kalmış olup, telafisi çok zor kayıplar yaşayabiliriz. Onun için şimdiden gereken tedbirlerin alınmasında çok büyük fayda vardır. Bizim burada ‘zeytin ağacı keselim’ gibi hiç bir talebimiz yoktur. Bizim itirazımız zeytinin Hindistan’daki inek gibi kutsal duruma getirilip 3 bin metre mesafeye kadar yanaşamazsın maddesinedir” şeklinde konuştu.

    “Zeytin lobisi çok güçlü”

    Zeytin yasasının geçtiğimiz 10 yılda düzeltilmek için 7 sefer meclise geldiğine dikkat çeken Efendioğlu, “O kadar güçlü bir lobi direnci yapıldı ki, 7 sefer meclise gelen zeytin yasası geri çekildi. Bu ne kadar güçlü bir lobidir, akıl alacak gibi değil. Bu kanunun çıktığı tarih çok dikkat çekicidir. 28 Şubat 1995 tarihinde yürürlükteki zeytin kanunu çıkmış, 1 hafta sonra da 6 Mart 1995’de Brüksel’de Avrupa Birliği Türkiye arasında Gümrük Birliği görüşmeleri başlamıştır. Umarım bu kanun bir Avrupa Birliği dayatması değildir. Son 3 yıldır yaşadığımız olaylara bakarsak, Amerika, CIA vasıtasıyla 40 yıldır evimizin bodrumunda sinsice boğa yılanı beslemiştir. Dost ve müttefik dediğimiz ülkelerin ne kadar haince planlar yapabildiğini gördük” dedi.

    Cumhurbaşkanına çağrı

    1995 yılında görev yapan bütün milletvekillerini tenzih ettiğini söyleyen Efendioğlu, “Lakin 3 kilometre yanaşma mesafesiyle ilgili ciddi endişelerimiz vardır. Yaşadığımız onca olaydan sonra biraz şüpheci olmak sanırım hakkımızdır .”Ben buradan sayın cumhurbaşkanımıza seslenmek istiyorum. Zeytin yasası, Hindistan’ın kutsal ineği gibi getirilip yolumuza oturtulmuştur. Lütfen bize yardımcı olun, yolumuzu açın. Biz istihdam sağlamak, üretmek, yola devam etmek istiyoruz. Zeytin yasasının karşısındaki en büyük lobi Avrupa Birliği’dir. Bizim zeytin yağı ihracatımız 370 milyon dolar iken, maden ihracatımız ise 5 milyar dolardır” ifadelerini kullandı.

  • GTO’da, Tüketicinin Korunması Kanununun Getirdiği Yenilikler Anlatıldı

    Gaziantep Ticaret Odasında (GTO), 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Kanunu’nun Getirdiği Yenilikler konulu toplantı yapıldı.

    GTO ve Gaziantep Ticaret İl Müdürlüğü ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda, tüketicinin korunmasına yönelik getirilen yenilikler masaya yatırıldı. Toplantıda, garanti belgesi kapsamındaki bir ürünün 10 gün içerisinde temin edilmemesi durumunda ilgili firmanın tüketiciye ürünün yenisini vermekle yükümlü olduğu vurgulandı. Satış sonrası hizmetlerde de ayıplı malın tüketici tarafından fark edilmesi durumunda tüketicinin sorunu bilirkişiye ispat etmesi durumunda ürünün yenisinin temin edebileceği kaydedildi. GTO Meclis Başkanı Yener, toplantıda yaptığı konuşmada, mağduriyet yaşanmaması için kanunun iyi öğrenilmesi gerektiğini belirtti. Yener, konuyla ilgili ilerleyen günlerde bilgilendirme toplantı yapacaklarını kaydetti. Ticaret İl Müdürü Bilal Yazıcı da tüketicinin memnuniyetini artırmak istediklerini ifade ederek, mevzuata hakim olanların daha çok kazanacağını sözlerine ekledi. GTO Meclis Başkanı Ali Yener’in başkanlığındaki toplantıya, Ticaret İl Müdürü Bilal Yazıcı, GTO Yönetim Kurulu Üyesi Ali Değer, Şahinbey ve Şehitkamil Tüketici Hakem Heyeti üyeleri, GTO meclis üyeleri Şevket Beyhan Hıdıroğlu, Cihangir Başaran, 37 ve 38’nci meclis komite üyeleri katıldı.