Etiket: Kanun

  • Mecliste kanun maddelerinin son yazım işlemleri yapılıyor

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, yeni anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili mecliste kabul edilen yasanın son yazım ve imla işlemlerinin yapıldığını belirterek, en geç 16 Nisan’da referandumun yapılacağını kaydetti.

    Ahmet Aydın, TBMM tarafından kabul edilen kanun paketinin Cumhurbaşkanlığının onayına ne zaman gideceğini açıkladı. AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanlığının düzenlediği basınla istişare toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, kanun maddelerinin yazım işlemlerinde redaksiyon yapıldığını vurguladı. Aydın, “Bugün mecliste bu paketin son yazım işlemleri, imla işlemleri, redaksiyonu yapılıyor. Redakte ediliyor. İnşallah Ankara’ya döndüğümüzde hafta sonu muhtemelen bu paketi Cumhurbaşkanlığına göndereceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın paketi onaylayarak Resmi Gazetede yürürlüğe girmesi anından itibaren onu izleyen 60 günden sonraki ilk Pazar ki muhtemelen Nisan’ın 16’sını geçmeyecek gibi görünüyor. Nisan’ın ilk yarısında bu referandum sürecini hep birlikte yaşamış olacağız. Birazda mevsim normalleri itibariyle bahar ayları daha uygun olacak” dedi.

    Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı sürecinin başlamasıyla birlikte yaşanan olaylara dikkat çeken Aydın, “Bu sistem değişikliği başladığı andan itibaren Türkiye’de canlı bombalar patlamaya başladı. Teklifi meclise sevk ettik, ertesi gün Beşiktaş’ta bomba patladı. Daha sonra Kayseri’de patladı. Bunun ardından Rus Büyükelçisi suikasta kurban gitti. 10 milyar Liralık bütçe, dünyanın en büyük köprüsü olacak olan Çanakkale Köprüsü’nün ihalesi açıklandığı gün kredi derecelendirme kuruluşunun ikisi aynı anda Türkiye’nin kredi notunu düşürdü. Ekonomik olarak, sosyal olarak terör boyutuyla Türkiye’yi bu sistem değişikliği sürecinde kıskaca almaya çalıştılar. Türkiye ne zaman çağ atlamak istese önüne engel olmaya çalışıyorlar. Millet yeniden dirilişe, inanışa geçti. Bize asıl notu veren, asıl sözün sahibi olan milletten korkmadan millete yeni Türkiye için, güçlü Türkiye için bu sürecin önemli olduğunu anlatacağız” diye konuştu.

    Toplantıya milletvekilleri İbrahim Halil Fırat, Salih Fırat, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, İl Başkanı Abdurrahman Dimez, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Hanifi Erdem, İl Genel Meclis Başkanı İrfan Yılmaz, Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş, Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

  • MHP’li Akçay: “Kanun değişikliklerinde acele etmemek lazım”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, KADEM Kadın Kongresi’nde çok tartışılan ’cinsel istismar’ tasarısıyla ilgili tasarının geniş mutabakatla yeniden Meclis’e geleceğini söylemesiyle ilgili olarak konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, benzeri tasarının meclise geldiği takdirde olumlu olarak değerlendiremeyeceklerini ifade etti.

    MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay Ülkü Ocakları Manisa İl Başkanlığı tarafından Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sitesi Meclis Salonu Fuayesinde Alparslan Türkeş’in 99’uncu doğum günü nedeniyle açılan fotoğraf sergisine katıldı. Akçay burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Önemli bir mesafe alındı”

    AK Parti ve MHP arasında devam eden Anayasa çalışmalarını değerlendiren Akçay, çalışmalarda önemli bir mesafe alındığını belirterek, çalışmaların tamamlandıktan sonra kamuoyuna gereken açıklamaların yapılacağını söyledi. Kamuoyundaki merakın giderileceğini ifade eden Akçay, “Bu anayasa çalışmaları Türkiye’nin önemli bir ihtiyacını karşılayacaktır. Biz ümit ediyoruz ve bekliyoruz. Yetkilerin ve sorumlulukların açık ve net bir şekilde belirlendiği, cumhurbaşkanı hükümet ilişkisi, cumhurbaşkanı parlamento ilişkisinin daha netliğe ve çizgiye kavuştuğu bir anayasa çalışması olacaktır. İnşallah kısa bir süre içerisinde ortak uzlaşma zeminine kavuşan bu anayasa paketi TBMM’ye ve aziz milletimizin ilgisine ve takdirine sunulacaktır” dedi.

    “Tasarı benzer şekilde gelmemeli”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KADEM Kadın Kongresi’nde çok tartışılan ’cinsel istismar’ tasarısıyla ilgili tasarının geniş mutabakatla yeniden Meclis’e geleceğini söylemesiyle ilgili olarak Akçay, benzeri tasarının meclise geldiği takdirde olumlu olarak değerlendiremeyeceklerini ifade etti. Toplumda çok büyük tepki uyandıran ve bu tepkileri de keskinleştiren bir düzenlemenin değişik adlar altında yeniden gelmemesini temenni ettiklerini kaydeden Akçay, “Ama iktidarın ve Adalet Bakanının ifada ettiği gibi bir mağduriyet varsa o mağduriyet nedir, mağdur olan kimdir? Mağdur olan ortaya koyup ve bunun sınırlarını belirleyip bir tezlerini ortaya koysunlar öncelikle. Oldu bitti şeklindeki bir takım önerilere, önergelere sıcak bakmak mümkün değil. Bu tür hukuki değerlendirmelerde ve kanun değişikliklerde acele etmemek lazım. Aynı zamanda Türk Ceza Kanunun amacı içerisinde o esaslarda düzenlenen normlar çerçevesinde bakmak lazım. Hukuku bozmamak gerekir. Burada bize lazım olan en önemli şey hukuktur. Bu hukukun adil ve adaletli olması gerekir. Değerlendirmelerin daha kapsamlı tartışılması gerekir” diye konuştu.

  • Bakan Ağbal’dan 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı’na ilişkin açıklama

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, “2017 yılı bütçemizde bütçe giderleri 645.1 milyar lira, faiz hariç bütçe giderleri 587.6 milyar lira, bütçe gelirleri 598.3 milyar lira, vergi gelirleri 511.1 milyar lira, bütçe açığı 46.9 milyar lira, faiz dışı fazla ise 10.6 milyar lira olarak öngördük” dedi.

    Maliye Bakanı Ağbal, Ocak-Eylül 2016 dönemi merkezi yönetim bütçe uygulama sonuçları, 2016 yıl sonu bütçe gerçekleşme tahmini ve 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hakkında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yaptığı konuşmada Ağbal, jeopolitik risklerin azalmasını beklediklerini belirterek, “Turizm sektörü 2016 yılında özellikle dışsal faktörler nedeniyle önemli ölçüde zayıflama gösterse de önümüzdeki yıldan itibaren turizm sektöründe hızlı bir toparlanmayı bekliyoruz. Program döneminde özellikle özel sektör yatırım ve tasarım programlarındaki artışın da büyümeye önemli katkı vermesini umuyoruz. Ayrıca bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz yapısal reformlarla önümüzdeki dönemde uygulamaya koyacağımız reformlar yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı desteklemek suretiyle potansiyel büyüme oranımızı yukarıya çekecektir. 2017- 2019 döneminde uygulayacağımız maliye politikası, büyüme oranımızı yukarı çekecek önemli bir faktör olacaktır. Bu dönemde bir yandan özel sektör yatırımlarına kaldıraç oluşturacak kamu yatırımlarına, üretimi ve ihracatı destekleyecek teşvik ve yardımlara, işletmelerin finansal erişimine katkı sağlayacak desteklere, diğer yandan ise Ar-Ge, inovasyon ve nitelikli insan gücünün yetiştirilmesine daha fazla kaynak ayırmak suretiyle büyüme dostu bir maliye politikası çerçevesini bu dönemde uygulayacağız. Bu dönemde mali disiplini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz. 2017 yılında yüzde 1.7 olacak genel devlet açığının milli gelire oranını program dönemi sonunda yüzde 1’e düşürmeyi hedefliyoruz. 2016 yıl sonunda yüzde 32.8 oranında gerçekleşmesini beklediğimiz AB tanımlı borç stokunun milli gelire oranını 2017 yıl sonunda yüzde 31.9’a, 2019 sonunda ise yüzde 29.9’a düşürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

    “2017 yılı bütçemizde bütçe açığı 46.9 milyar lira, faiz dışı fazla ise 10.6 milyar lira olarak öngördük”

    TBMM’ye sevk edilecek 2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı hakkında bilgi veren Ağbal, “2017 yılı bütçesi AK Parti hükümetleri tarafından hazırlanan 15’inci bütçedir. Bu çok partili siyasi hayatımız döneminde hiçbir iktidara nasip olmamış rekor niteliğinde bir başarıdır. Bu başarı bugüne kadar sürekli olarak bizleri destekleyen, bizlere güvenen aziz milletimizin sayesinde olmuştur. Bu vesileyle milletimize bize gösterdiği itimattan dolayı şükranlarımı arz ediyorum. 2017 bütçemizi ülkemizin Orta Vadeli Program’da açıklamış olduğumuz ekonomik, mali ve sosyal hedeflere uyumlu bir şekilde hazırladık. 2017 ve takip eden yıllarda mali disiplinden asla taviz vermeden kamu maliyesi alanında elde ettiğimiz kazanımları korumayı hedefliyoruz. Bu çerçevede 2017 yılı bütçemizde bütçe giderleri 645.1 milyar lira, faiz hariç bütçe giderleri 587.6 milyar lira, bütçe gelirleri 598.3 milyar lira, vergi gelirleri 511.1 milyar lira, bütçe açığı 46.9 milyar lira, faiz dışı fazla ise 10.6 milyar lira olarak öngördük. Bu hedefler çerçevesinde 2017 yılında bütçe açığımızın milli gelire oranını yüzde 1.9 olarak öngörüyoruz. 2017 yılı bütçemiz bundan önceki 14 yılda olduğu gibi vatandaşlarımızın refahını arttıran, ihtiyaç duydukları hizmetleri karşılayan ve faize değil kamu hizmetlerine kaynak ayıran bir bütçe olma özelliğini taşımaktadır. Bütçe giderleri içerisinde faiz giderlerinde meydana gelen azalmaya özellikle dikkatini çekmek istiyorum. Son 14 yılda bütçeden faiz ödemelerine ayrılan kaynağı sürekli bir şekilde düşürdük. 2002 yılında bütçe giderlerimizin yüzde 43’ü faiz harcamalarına gidiyordu, 2017 yılında bu oranı yüzde 8.9’a düşürdük. Benzer şekilde 2002 yılında toplanan her 100 liralık verginin 86 lirası faize giderken, 2017 yılında sadece toplanan 100 liralık verginin 11 lirası faiz harcamalarına gitmektedir. Geriye kalan kısmı ise eğitime, sağlığa, yatırıma, tarıma, sosyal yardımlara kısaca halkımızın refahı için harcıyoruz” açıklamasında bulundu.

    “2016 yılında bütçeden yatırıma ayırdığımız 60 milyar lira kaynağı, 2017 yılında 78 milyar liraya çıkarıyoruz”

    “2017 yılı bütçemizin en önemli önceliği ve özelliği büyümeyi esas alan bir bütçe olmasıdır” diyen Ağbal, “Bu çerçevede 2017 yılı bütçesi gerek artan kamu yatırımları, gerekse de reel ekonomiye sağlayacağımız imkan ve desteklerle özel sektör yatırımlarını ve ihracatımızı arttırmayı amaçlıyoruz. Bütçemizden ayıracağımız kaynaklarla Ar-Ge ve inovasyonu güçlü bir şekilde destekleyerek ekonomimizin rekabet gücünü ve verimliliğini de arttırmayı hedefliyoruz. Bunun yanında özel sektörün maliyetlerini aşağı çekecek, destek ve teşvik unsurlarını da devam ettiriyoruz, arttırıyoruz. 2017 yılında özel sektör yatırımlarına kaldıraç etkisi sağlayacak temel kamu yatırımlarına önemli miktarda kaynak ayırdık. Geçen yıla göre yatırım ödeneklerini yüzde 30 oranında arttırıyoruz. Böylece 2016 yılında bütçeden yatırıma ayırdığımız 60 milyar lira kaynağı, 2017 yılında 78 milyar liraya çıkarıyoruz. Yatırımlara daha fazla kaynak ayırmak politikamıza program döneminde de devam edeceğiz. Kamu yatırımları içerisinde en yüksek payı 22.1 milyar lira ile ulaştırma sektörüne ayırıyoruz. Eğitim alanındaki yatırımlar için 13.7 milyar lira, tarım sektöründeki yatırımlar için 10.3 milyar lira, sağlık sektöründeki yatırımlar için ise 7.1 milyar lira kaynak tahsis ettik” ifadelerini kullandı.

    “Reel kesim desteklerini 2017 yılında da yüzde 16 arttırarak 32.4 milyar lira seviyesine çıkarıyoruz”

    Bakan Ağbal, konuşmasına şöyle devam etti:

    “2017 bütçesinin yatırım bütçesi olmasının yanı sıra diğer bir özelliği de reel sektör desteklerinin önemli ölçüde arttırıldığı bir bütçe olmasıdır. Reel sektöre verdiğimiz destek ve teşvik unsurlarını arttırarak özel sektör aracılığıyla büyüme stratejimizi devam ettiriyoruz. Geçen yıl iki katına çıkardığımız reel kesim desteklerini 2017 yılında da yüzde 16 arttırarak 32.4 milyar lira seviyesine çıkarıyoruz. Reel kesim destekleri içerisinde en büyük payı istihdam üzerinde de olumlu etkisi olan sosyal güvenlik işveren prim desteklerine veriyoruz. Bu çerçevede 2017 yılında işletmelerimiz tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi gereken 22 milyar tutarındaki işveren primini devlet bütçesinden karşılıyoruz. Yani işletmelerimizi 22 milyar liralık sosyal güvenlik prim yükünden kurtarmak suretiyle işçilik maliyetlerini azaltıyor, rekabet güçlerini arttırıyoruz. Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın primlerinde 5 puan indirim yaptık. Böylece esnafımızın ödediği primde 82 lira ile 530 lira arasında indirim sağladık. Bu destek için 2017 yılı bütçemizde 1.5 milyar lira kaynak ayırdık. Ekonomik büyüme politikamızın temelinde özel sektör yatırımlarını önemli bir önceliği oluşturmaktadır. Özel sektör yatırımlarının arttırılması amacıyla başta kurumlar vergisi indirimi olmak üzere çeşitli vergi indirimleri ve vergi istisnaları sağlıyoruz. Bu desteklerin yanında bütçemizden doğrudan veya dolaylı olarak nakit desteklerde veriyoruz. Sosyal güvenlik prim desteği, faiz desteği ve enerji desteği önemli destek unsurlarından bazılarıdır.”

  • Akbulut: “Patent Kanun Tasarısı Biran Önce Yasalaşmalı”

    Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut, 2023 hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir başarının sağlanabilmesi için öncelikle yasalaşmayı bekleyen Patent Kanunun bir an önce meclisten geçmesi gerektiğini belirtti.

    Merkezi yönetim bütçesinden 7 milyar dolar seviyelerinde olan Ar-Ge faaliyetleri harcamalarını 2023 hedefleri doğrultusunda 60 milyar dolara çıkarmayı planlandığına dikkat çeken Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut, 2023 hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir başarının sağlanabilmesi için öncelikle yasalaşmayı bekleyen Patent Kanunun bir an önce meclisten geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Bireysel mucitlerden üniversitelere, küçük esnaftan sanayiciler ve Teknokentlere düşen görevler arttığına işaret eden Akbulut, meclis komisyonunda yasalaşmayı bekleyen patent kanunu ile birlikte ’patent’ ve ’markalaşmada’ önemli bir adım atıldığını ifade ederek, patentlerin kalitesi artırılırken, ceza yerine daha etkin hukuki koruma sağlanacağını vurguladı. Akbulut, üniversitelerdeki buluşların hak sahipliğin üniversitelere bırakıldığını kaydederek “Ancak patentin başarıyla ticarileşmesi durumunda gelirin asgari üçte biri buluş sahibine gidecek. Öğretim elemanlarının yaptığı tasarımların hakkı da üniversitelere veriliyor. Ancak tasarım başarıyla ticarileşirse gelirin asgari yüzde 50’si tasarımcıya verilecek” dedi.

    “SINAİ HAKLAR TEK ÇATIDA TOPLANIYOR”

    “Anayasa Mahkemesinin Kanun Hükmünde Kararname’lerin bazı maddeleriyle ilgili iptal kararları gibi nedenlerle hazırlanan tasarıya göre 369 maddeden oluşan Sınai Mülkiyet mevzuatı 165 madde olarak tek bir kanun çatısı altında toplanacak. Tasarının tamamı ise 194 maddeden oluşacak” diyen Akbulut, Türk Patent Enstitüsü’nün (TPE), kullanılmayan markaları iptal edebilmesini mümkün hale geleceğine dikkat çekerek, arabuluculuk müessesesi etkinleştirileceğini ifade etti. Akbulut, geleneksel ürün adlarına da koruma sağlanırken, tekstil, giyim, ambalaj gibi modası hızlı değişen sektörlere tescilsiz koruma imkânı getirileceğini de sözlerine ekledi.

    “FİKRİ HAKLAR EKOSİSTEMİ KURULMALI”

    Akbulut, günümüzün artan rekabetçi ortamında bilginin ekonominin kalbi olduğunu belirterek, “Bilginin beşiği olan üniversitelerde bilimsel yayın kadar alınan patent sayıları da önemli… Fikri haklar ekosistemi olarak kurulan Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO),üniversite ve sanayi arasında köprü olarak çalışıyor. Dolayısıyla TTO’lar akademisyenlerin ticarileştirilebilir buluş geliştirmesinde motivasyon artırıcı olarak önemli bir rol oynuyor. Bizde fikri haklar ekosisteminin kurulmasıyla birlikte üniversitelerde lisans ve patent başvurularının artmasını öngörüyoruz. Bu sayede üniversite-sanayi işbirliklerinin artması ekonomiye yeni bir ivme kazandıracaktır” şeklinde konuştu.

    “Sanayide yeni stratejik dönüşümler sağlamalıyız bunun içinde mutlaka yeni fikir üretmenin ötesine geçip katma değeri yüksek nihai ürünler üretip tescilli markalarlar pisaya ve dünyaya açılmalı kendi iç piyasamızın dışında dünyaya satmalıyız” diyen Akbulut, “Son dönemlerde Ar-Ge ve İnovasyon terimlerini sıkça duymakla birlikte bu hususa olan inancımızda arttı. Ancak bu terimlerin altını doldurmak ve sürdürülebilir başarı için bu alanda etkili eğitim sistemleri kurmalı ve geleceğe mucit bakış açısı ile yetişen nesiller yetiştirmeliyiz. Özellikle ilk öğretim seviyesinden başlayarak üniversite ve yüksek lisans eğitimlerinin müfredatlarında bilim, felsefe ve mantık konularının yer alması ezberciliği bozacak ve üretkenliğin geliştirilmesi için son derece önemli konulardır” dedi.

    Akbulut son olarak şunları kaydetti: “İnovasyon ve Ar-ge sonucu ortaya çıkan bulguların mutlak suretle patent ile koruma altına alınması gerekir. Firma sahiplerinin ürettikleri geliştirdikleri her ürünlerin patentini almalı. Ürünün görsellerine, desen, model veya tasarımlarına endüstriyel tasarım tescili koruması sağlamalıdırlar. Yeniliğe açık olmalı üretilen her ürüne yeni bir isim verip her ürünü kendi markası altında özgün farklı markalar olarak da adlandırıp marka tescili yapmaları gerekmektedir. Tüm bunların yanı sıra patent aldığımız ürünleri protip aşamasından seri üretime taşımalıyız ki ancak bu sayede dünya pazarlarına katma değeri yüksek ürünler satarak ekonomik refaha ulaşabiliriz”.

  • TSK Kanun Tasarısı TBMM’de

    Türk Silahlı Kuvvetleri Kanun Tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) geldi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri Kanun Tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu.

    Türk Silahlı Kuvvetleri, terörle mücadele için İçişleri Bakanlığı’nın teklifiyle Bakanlar Kurulu’nun kararıyla görevlendirilebilecek. Silahlı Kuvvetlerin görev ve yetkileri Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenecek.
    Soruşturma ile ilgili olarak Kanun Tasarısı; Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları’nın soruşturma izninin Başbakan tarafından, diğer personelin soruşturulmasının Milli Savunma Bakanı tarafından ve Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin soruşturmasında İçişleri Bakanı tarafından verilmesi öngörülüyor.