Etiket: Kanun

  • Aksu Çalkaya’ya özel kanun

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilan edilen Aksu Çalkaya için özel bir kanun çıkartılacağını söyledi.

    Salı Grubu’nun Ramazan ayı iftar programlarının konuğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel oldu. 24 Haziran’da gerçekleşecek genel seçimlere değinen Türel, seçimin Türkiye için sürpriz olduğu gibi, dünyada Türkiye’yi yakından takip eden küresel güçler için de sürpriz olduğunu ifade etti. Türkiye üzerinde her zaman manipülasyon yapmak isteyenler olduğuna dikkat çeken Türel, “Bu kadar hızlı bir kalkınma her zaman dış güçler tarafından benimsenmiyor. Ayağımıza prangalar takmaya çalışmışlar. Ticaret bir rekabet alanı, ülkeler de böyle. Dolayısıyla bu noktada tavizsiz bir yönetim anlayışı sergileyen Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti kadrolarını istemeyen güçler her türlü yolu, yöntemi bu ülkenin, bu milletin başından uzaklaştırmak için denediler deniyorlar” dedi.

    “Konyaaltı Antalya’nın yeni yaşam merkezi”

    İşadamlarının sorularını da yanıtlayan Başkan Türel, Konyaaltı Sahil Projesinde gelinen son noktayı anlattı. Sahilin Ramazan Bayramı’nda tamamen hizmete açılmış olacağını ifade eden Başkan Türel, “Konyaaltı sahil projemiz içerisinde ücretsiz ulaşım olacak. Varyanttan sahilin sonuna kadar toplu ulaşım araçlarımız ücretsiz çalışacak. Bir de ANTBİS kuruyoruz oraya. İsteyen bisikletle sahilin bir ucundan bir ucuna gidebilecek. Akıllı yönetim uygulamalarının en güzelini Konyaaltı’nda vereceğiz. Mesela çocuklara bir güvenlik bileziği takılacak. Akıllı telefonlarınıza uygulamayı indiriyorsunuz çocuğunuzun nerede oynadığını ne yaptığını telefonunuzdan izliyorsunuz. 12 Eylül koruluğu içinde macera parkı yapıyoruz. Oralar çocukların kullanım alanı olacak. Yani Antalya’nın tam bir yaşam merkezi oluyor.”

    “Canlı müzik olmayacak”

    Konyaaltı Sahili’ndeki otopark ihtiyacı ile ilgili bir soruya ‘Boş bulduğumuz her yeri otopark yaptık’ şeklinde yanıt veren Türel, Minicty’nin hemen yanına 300 araçlık bir yeni otopark daha yaptıklarını söyledi. Konyaaltı’nda canlı müzik olmayacağını da belirten Menderes Türel, “Geçmişte yaşadığımız o trajik tecrübeleri bir daha yaşamayalım istedik. 6 metrekarelik büfelerin geçmişte nasıl gazinolara döndüğünü çok iyi biliyoruz. Meclisimizden geçirdiğimiz yönetim planında Konyaaltı’nda canlı müzik yok. On ikiyi bir geçe açık havada müzik hiç yok” diye konuştu.

    “Antalyaspor Kavşağı düzenlemesi trafiği rahatlatacak”

    Trafik düzenlemeleriyle ilgili bilgiler de paylaşan Türel, Antalyaspor Kavşağı’nda yapılan düzenlemenin ciddi bir rahatlama sağlayacağını belirtti. Türel, “Antalya trafiğinin yükünün en ağır olduğu kavşak burası. Onu rahatlatacağız. Ve onun devamında da raylı sistem projemiz kapsamında kampüsün karşısına bir alt geçit yapıyoruz. Çünkü tramvay üstten Araştırma Hastanesi’ne dönecek” şeklinde konuştu.

    “Yat Limanı projesi hazır”

    Kaleiçi Yat Limanı projesinin tüm hazırlıklarının tamam olduğunu anlatan Türel, “Uygulama projelerimiz ve kiralama izni her şey hazır. Allah nasip ederse yeniden görevde olursak 2019 Mart’ından sonra ihalesini yaparız” dedi.

    “Siyasi dağılım çok değişmedi”

    Bir işadamının seçim tahmini yapmasını istemesi üzerine Başkan Türel, “Antalya’da yeni bir ankete çıkacağız parti olarak. Türkiye’deki ve Antalya’daki siyasi dağılım 1 Kasım’a göre değişmediğini düşünüyorum” ifadesini kullandı.

    “Çalkaya ‘ya özel kanun çıkaracağız”

    Çalkaya planlaması ile ilgili de bir soruyu yanıtlayan Menderes Türel, “Çalkaya Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilan edildi ve Başbakanımız tarafından imzalandı. Sayın Cumhurbaşkanımızda bugün yarın imzalar. 13 bin dönüm yani Kepez-Santral ‘den 10 misli kadar büyüklükte bir alandan bahsediyoruz. 12 bin 500 ün üzerine vatandaşlarımızın tapusunun üzerinde şerh var. Çalkaya’yı kurtarmak için bir özel bir kanun çıkartacağız. Hesabımıza göre bir sorun olmaz ise Ocak-Şubat’a kadar tapulardaki şerhleri de kaldırmış oluruz.”

  • 33 yıllık KDV kanunun yerine hazırlanan kanun tasarısının görüşmeleri başlacak

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Nejat Koçer, 33 yıl sonra değiştirilecek olan Katma Değer Vergisi ile ilgili kanun tasarısının Salı günü komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyledi.

    Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve Ak Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Katma Değer Vergisi Kanun Tasarısını değerlendirerek salı günü komisyonda görüşülmeye başlanacağını kaydetti. Tasarı ile işletmelerin finansman yükünün ortadan kalkacağını ifade eden Koçer, kanun tasarısının yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyeceğini vurguladı. koçer, “Plan ve Bütçe Komisyonu olarak son bir ay içerisinde Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kanunu ile Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklikleri içeren her kesimden çok sayıda vatandaşımızı yakından ilgilendiren bir Torba Kanunu görüştük. Bu hafta görüşmelerine başlayacağımız; yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyici bir başka tasarı KDV Kanunudur” dedi. Ülke ekonomisinin rolü ve önemi her geçen gün artığını kaydeden Koçer, “Küçük ve orta ölçekli işletmeler için can suyu niteliğinde ve aynı zamanda KDV kanunu bakımından bir reform niteliğinde olan tasarı milyonlarca esnafı, üreticiyi ve işletmeyi ilgilendiriyor. Tasarıda yer alan Ar-Ge, inovasyon ve tasarım faaliyetlerine yönelik makine, teçhizat alımlarına uygulanacak KDV istisnası ile sanayi 4.0 hazırlıkları hızlanacak, yapılacak KDV iadeleri ile ihracatçımızın eli güçlendirilecek. Devreden KDV’lerin belirli bir program dahilinde iade edilmesiyle yıllardır süren büyük bir sorun çözüme kavuşturularak reel sektöre 140 milyar TL civarında bir ödeme yapılmış olacak” ifadelerini kulandı. Yapılacak olan düzenleme ile ilgili konulara değinen Koçer, “KDV beyanında bulunacak küçük işletmelerimizin KDV yükümlülüklerini yerine getirmeleri kolaylaşacak ve hasılat esaslı vergi sistemi ile üzerilerindeki vergi yükü hafifletilmiş olacak. Okul, yurt, yuva, ibadethane gibi yapıların inşasında söz konusu mal ve hizmetlere sağlanacak KDV istisnası ile hayır işleri desteklenmiş olacak. Yabancılara yönelik sağlık hizmetlerine sağlanacak KDV istisnasıyla sağlık turizmi desteklenecek” ifadelerini kulandı. Koçer, “Tasarının gündeme girdiği andan itibaren ilgili kesimlerde büyük heyecan oluşturduğunu görüyorum. İş dünyamız tarafından ve STK’larca yapılan açıklamalar kanunun amacını destekler mahiyette. Bu olumlu reaksiyonun çok kısa bir sürede piyasalara yansıyacağına, ekonomimizi canlandıracağına inanıyorum” diye konuştu.

    Meclis Başkanlığınca Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen tasarının görüşmelerine salı günü başlanacağını bildiren Sözcü Koçer, milletvekillerinin katkısı ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görüşleriyle tasarının daha da olgunlaşarak komisyon sürecinin hafta içerisinde tamamlanabileceğini ifade etti.

  • Havai fişeklerin yasaklanması için kanun teklifi

    CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, doğaya ve canlılara kalıcı zarar veren havai fişek ve benzerleri ürünlerin yasaklanması amacıyla kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

    CHP’li Nurettin Demir, kanun teklifiyle ilgili yaptığı açıklamada; “Havai fişek türlerinin yapımında fare zehrinde bulunan baryumun kullanılmakta, nitrat ve odun karışımıyla yaydığı kimyasal içerikli tozların kanserojen etkisi bulunmaktadır. Kimyasal içerikli bu tozlar insan sağlığına zarar vermektedir. İşitme kaybı, gürültü ve hava kirliliği meydana getirmesi nedeniyle kültürel ve tarihî eserlere zarar vermektedir. Havai fişeklerden çıkan ince tozlar diğer tozlara benzemez. Bu tozların etkisi yeterince bilinmemekle beraber solunum yoluyla alınması durumunda, astım veya bronşite neden olabilmektedir. Birçok zararı olan havai fişekler sonucu yaşamını yitiren çok sayıda insan bulunmaktadır. Şöyle ki; 17 Ağustos 2009 yılında Hendek ilçesine bağlı Çalıkuru köyündeki bir havai fişek fabrikasının fitil ünitesinde henüz belirlenemeyen nedenle patlama meydana gelmiş, havai fişek fabrikasının fitil ünitesindeki patlama sonucu çıkan yangında 1 kişi ölmüş, 32 kişi yaralanmıştı. Yine aynı şekilde 2017 Yılı Haziran ayında Antalya’nın Alanya ilçesinde Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) ikinci mezunlarına yönelik düzenlenen törende bin 639 öğrencinin kep attığı sırada havai fişek gösterisi yapıldı. Yüzlerce kişinin izlediği gösteride atılan birçok havai fişeğin yere yakın patlaması sonucu 5’i hafif 9 kişi yaralanmış, 2018 Ocak ayında ise Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesinde bulunan havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 2 kişi yaşamını yitirmiştir. Bunlar gibi bir çok örnek verilebilir’’ dedi.

    Demir, 2003’te New York’ta yeni yıl kutlaması için yapılan havai fişek gösterisinde yaklaşık iki bin kuş panikten ve panik içinde birbiriyle çarpışmaları sonucu ölmüştür. Yoğun havai fişek gösterilerinde oluşan dumanın da kuşların ölmesine neden olduğu belirtti.

    Muğla Milletvekili Demir, sonuç olarak havai fişek ve benzerlerinin başta insanlarımızın ölümlere ve yaralanmalara sebebiyet vermekte, bütün yabani ve evcil hayvanları korkutmaktadır. Onların sağır olmalarına, paniklemelerine, şok nedeniyle ölümlerine yol açmaktadır. Ayrıca, patlayan havai fişeklerin yakınında olan kuşlar yanmakta, bu yanma ölüm derecesinde dahi olmakta, gözlerine zarar vermekte, göç eden kuşların bir süre oryantasyonunun bozulmasına neden olmaktadır. Bu kadar zararı olan havai fişeklerin, doğaya ve canlılara kalıcı zararlar vermesi, 3-5 dakikalık görsel zevk için insanların ve diğer canlıların sağlığını tehdit ettiği için yasaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Zeytinciler yeni kanun teklifinden endişeli

    Zeytinciler, Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilen, “3573 sayılı zeytinciliğin ıslahı ve yabanilerin aşılattırılması” hakkındaki kanununun, zeytinciliği zor duruma düşüreceğini ifade ettiler.

    Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Dr. Mustafa Tan, Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi’nde (TARİŞ) düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, söz konusu değişikliğin geçmişte farklı adlar altında 6. kez TBMM’ye gittiğini, ancak uygun görülmediğini hatırlattı.

    Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Dr. Mustafa Tan amaçlarının zeytin ağaçlarını korumak ve zeytin üreticisinin hakkını savunmak olduğunu belirterek, “Herhangi bir partinin veya siyasi görüşün propagandasını yapmıyoruz. Dolayısıyla biz siyaset üstü bir mesaj vermek istiyoruz. Bu ağaçlar bizim ve bizden önce de vardı. Bizden sonra da çocuklarımıza, torunlarımıza devrolacak. Biz sanayinin ve üretimin gelişmesinin karşısında değiliz. Bilakis Türkiye’nin koyulmuş olan hedeflere daha kısa ulaşmasından yanayız” dedi

    Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Borsası Başkanı Tarkan Denizer, “Ankara’dan Edremit’e baktıkları zaman farklı bir şey görüyorlar, biz buradan baktığımızda farklı bir şey görüyoruz. Ben olayı nasıl hissettiğimi söyleyerek açıklayayım. Benim kızı evlendiriyorlar. Benim haberim yok. Hanımın yok. Hiçbir akrabamın yok. Edremit’te tanıdıkların hiçbirinin yok. Ne oldu bakanlık kurulu ’Efendim şu yaşa gelmiş kızları valilik emriyle veya bakanlık oluruyla istediğiniz kişi, istediğiniz şekilde everebilirsiniz’ diyorlar. Onu da bırak damadın da haberi yok. Yani biz böyle hissediyoruz. Eğer kendileri buna evet diyecek sayın milletvekillerimiz böyle hissetmiyorlarsa şimdiden bizim açımızdan düşünsünler. Bizim canımız yanıyor” diye konıuştu.

    Edremit Zeytin ve Zeytinyağı Borsası Başkanı Tarkan Denizer, Ayvalık Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneği Başkanı Aydın Şensal, Edremit Ticaret Odası Başkanı Coşkun Salon, Edremit Ziraat Odası Başkan Vekili Ali Yılmaz Diker, Zeytin ve Zeytinyağı üreticisi Mehmet Semerci’de birer konuşma yaparak meclise gönderilen yasa değişikliğinin zeytinciliği ve zeytincilikte faaliyet gösterenleri zor duruma düşüreceğini dile getirdi.

  • Hukuk Öğrencilerinden İşçi Çocuklarla İlgili Kanun Teklifi

    Hukuk Fakültesi öğrencilerine işçi çocuklarla ilgili kanun teklifi sunma imkânı veren Davâ-yı Hukuk Yarışması sona erdi. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen Ulusal Kanun Teklifi Yarışması’nda finale kalan 7 öğrencinin arasında kıran kırana bir mücadele yaşandı. En tutarlı, ikna edici ve hukuki gerekçe üreten 3 öğrencinin ödüllendirildiği yarışmanın birincisi FSMVÜ Hukuk Fakültesi öğrencisi Muhammet Masum Kır oldu.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi bir süre önce Hukuk okuyan öğrencilerin öğrenimlerine ve kendilerini ifade etme becerilerine katkı sunmak amacıyla ’Davâ-yı Hukuk’ adında ’Ulusal Kanun Teklifi Yarışması’ ilan etti. Yarışmaya katılacak öğrencilerden “İşçi çocuklarla ilgili mevcut kanuni düzenlemeleri nasıl değiştirirdiniz ya da bu konudaki kanun boşluklarını nasıl doldururdunuz?” sorularına ilişkin kanun teklifi sunmaları istendi. 35 farklı üniversiteden 200’e yakın öğrencinin başvurduğu yarışmada son 7’ye kalan öğrenciler, ülkemizin önde gelen hukukçuları Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ömer Ekmekçi ve Dr. Memduh Cemil Şirin’in jüriliğinde, konuyla ilgili hukuki gerekçelerini anlattı.

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğrencisi Muhammed Masum Kır’ın birinci olduğu yarışmada, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Ekin Su Tepeli ikinci, İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencisi Ahmet Said Yılmaz üçüncü oldu.

    “Geleceğin kanun koyucuları olabilirler”

    FSMVÜ Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü Araştırma Görevlisi Esra Gültekin çocuk işçileri konu edinmelerinin sebebini şu sözlerle ifade etti; “Öğrenciler için sosyal sorumluluğu ve gerçekten pratik uygulaması olan bir konuyu test etmek ve bunu çocuklar üzerinden çalışmak istedik. Çocukların en büyük problemleri nelerdir diye tespit etmeye çalışırken de sosyal bir vaka olarak sayısının da çok fazla olmasından dolayı çocuk işçiler konusunu tercih ettik. Kanun teklifini normalde hukukçular yapmaz ama biz bu yarışmada öğrencilerimizin ileride birer kanun koyucu olabilme ve bu konuların arka planda çalışmacıları olma ihtimali üzerinden hareket ettik.”

    “Çocuk işçiliğini sona erdiren kanun yok”

    Ülkemizde çocuk işçilerle ilgili hukuki düzenlemelerin ne durumda olduğuna da değinen Esra Gültekin; “Hukuki düzenlemeler açısından çocuk ve iş hukuku noktasında Türkiye’deki düzenlemeler dünya standartlarında. Fakat bir konunun kanuni olarak düzenlenmiş olması bu konuya çözüm sunulmuş anlamına gelmemekte. Bizim de kanunlarımız evet mevcut, fakat bunların gerçek hayata dokunan, sosyal problemleri halleden, çocuk işçiliğini sona erdiren tarafları maalesef yok. Biz çalışmamızda mevcut düzenlemelerden ziyade gerçekten çözüm sunabilecek ve sosyal hayatı etkileyebilecek çalışmalar yapmak istedik.” ifadelerini kullandı.

    “Çocuk işçiliği dünyanın sorunu”

    Çocuk işçiliğin dünyanın bir sorunu olduğunu ve daha hassas ve daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğine dikkat çeken Esra Gültekin; “Sadece bizim ülkemizde değil en gelişmiş ülkelerde de çoçuk işçiliği sorunu var. Son dönemdeki göç dalgaları ile birlikte bu problem dünyanın her tarafına yayılmış durumda. Farklı ülkelerden çocuklar geldikleri ülkelerde işçi statüsünde veya çocuk asker statüsünde karşımıza çıkıyor. Sorunu çözmek için gerçekten içselleştirilmesi sadece kanun koymakla kalmayıp bunun gerçek hayata yansıyacak şekilde çözümler üretilmesi gerekiyor. Bizim bugünkü çalışmamızın amacı hukuk fakültesi olarak bu konuya bir farkındalık uyandırmak ve somut gerçek olaylar üzerinden, gerçek çözümler üretebilen çalışmaları hayata geçirmek” dedi.

    “Sorunumuz caydırıcı ceza açığı ve etkin denetim eksikliği”

    Yarışmanın birincisi FSMVÜ Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisi Muhammet Masum Kır hazırladığı kanun teklifini şu cümleler ile anlattı; “Toplamda yürürlük ve yürütme maddesi ile birlikte 11 madde şeklinde hazırladım. Bu konuda bizim görmüş olduğumuz sistematik bir eksiklik var. Hukuki yönden ele alırsak, birincisi mevzuat ikincisi de yürürlük kısmıdır. Mevzuatta düzenlenen bir hükmün meriyette anlam ifade edilebilmesi için daha pratik hale getirilmesi lazım. Bunun için de iki yönde ele alıyoruz. Caydırıcı ceza açığı ve etkin denetim eksikliği. Bunlar bizim iki büyük sorunsalımız. Hem Türkiye hem de dünyada birçok ülke bundan mustarip. Ben yöntem olarak etkin denetim eksikliği ve caydırıcı ceza açıklarını kapatma üzerinden ilerledim.”

    Amfilerden kürsülere

    Bu tür yarışmaların hukukçuları geleceğe hazırladığına inandığını ifade eden Muhammet Masum Kır; “Yarışmanın formatı çok güzel. Bu şekilde her yıl düzenlenmesi yolunda da kararlar çıkacak diye biliyorum. Gelecek yıllar için ’Amfilerden kürsülere’ diye slogan da önerebilirim. Bu platformlar amfilerden kürsülere geçtiğimizde kendimizi daha iyi ifade etmeyi sağlayacak.” diye konuştu.