Etiket: Kanserine

  • Antalya’da meme kanserine karşı farkındalık semineri

    Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), çalışanlarına yönelik meme kanserine karşı farkındalık semineri düzenledi.

    AEDAŞ, ‘Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı’na çalışanlarına yönelik düzenlediği özel seminer ile destek verdi. Çalışanlarına meme kanserinde erken teşhisin önemi hakkında bir söyleşide buluşan Antalya Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş, katılımcılara düzenli kontrolün hayat kurtardığını anlattı. Büyük katılım ile gerçekleştirilen söyleşide Op. Dr. Ateş, çalışanların sorularını da yanıtladı.

    Erken teşhis hayat kurtarır

    Türkiye’de en sık görülen üç kanser türünden biri olan meme kanserine karşı erken teşhisin büyük bir önem taşıdığına işaret eden Ateş, ‘‘Her ay ayna karşısında elinizle mutlaka kendi kontrolünüzü yapın” uyarısında bulundu. Ailesinde kanser geçmişi olanların ve 40 yaşın üzerindekilerin yıllık kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarının önemine dikkat çeken Ateş, meme kanseriyle ilgili bilinç düzeyinin giderek arttığına da işaret etti.

  • Motorcu gruplar meme kanserine dikkat çekti

    1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Medical Park İzmir Hastanesi’ni ziyaret eden motorcu gruplar, tüm kadınları kanser riskine karşı uyararak düzenli kontrol yapmaları konusunda çağrıda bulundu.

    Prof. Dr. Şükrü Boylu’nun da bilgilendirme yaptığı etkinliğe Motoclub Türkiye, Amazon Riders Club, Kings 35 Riders, Anatolien Soldiers, Chopper Kings ve Türk Chopper gruplarından oluşan yaklaşık 40 motorcu katıldı. Tıbbın ilerlemesine rağmen meme kanserinde erken teşhisin en önemli unsur olduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Boylu, “Biz insanlara bu konuda ne kadar farkındalık yaratabilirsek, o kadar toplumsal sağlımızı koruyabiliriz. Meme kanseri tüm kanser türlerinin 5’de 1’inden sorumludur. Kadınlar içinse en ölümcül kanser türüdür. Günümüzde, batı ülkelerinde ve gelişmiş ülkelerde %35’e yakın ölümlerde azalma yakalanmıştır. Bunun da nedeni yıllık kontrollerini yaptırmaları. Demek bizler de halkı bu konuda dikkatli ve duyarlı şekilde bilgilendirirsek kadınların 1 numaralı bu sorununu çözebilecek durumdayız.” dedi.

    Etkinlik sonunda motorcu kadınlar genel cerrahi muayenesine davet edildi.

  • Fuarda meme kanserine dikkat çekildi

    Medicana Bursa Hastanesi, sağlık ve spor fuarında açtığı stantla meme kanserine dikkat çekti.

    Düzenlenen fuarda ayrıca, ’mesajını bırak, kansere karşı bizimle savaş” sloganıyla da farkındalık oluşturan kişilerin mesajları panoya asıldı. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Necip Kozalı, “Meme kanseriyle ilgili ekim ayı boyunca farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Neden farkındalık oluşturmak istedik? Meme Kanserinde erken teşhis çok önemli. Kendinize ayıracağınız bir saat, erken teşhis ve meme kanserinden kurtulmanızı sağlayabilir. Unutmayın, küçük alışkanlıklar büyük farklar ortaya çıkarır” dedi.

  • Uzmanlar meme kanserine karşı korunmanın yolları hakkında uyardı!

    Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hastalığı hakkında bilgiler aktaran Uzman Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, 40-44 yaş arası her yıl mamografinin şart olduğunu ifade ederek, “2018 yılı içinde 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

    40-44 yaş arası her yıl mamografi şart

    VM Medikal Park Kocaeli Hastanesi Radyoloji Bölümü hekimlerinden Uzm. Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, Meme Kanserinde Farkındalık Ayı kapsamında meme kanseri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 kişiye meme kanseri tanısı konulacağını belirten Uzman Dr. İnci Kızıldağ Yırgın, 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörüldüğünü açıkladı. Alkol kullanımının meme kanseri riskini arttırdığını kaydeden Yırgın, meme kanserlerine en çok 55 yaş üzerindeki kadınlarda görüldüğünü aktardı. Hastalığın tedavisinde erken tanının önemli olduğunu vurgulayan Yırgın, yaşam kalitesinin arttırılması ile meme kanseri riskinin azaltılabileceğini ve teşhisi için hastaların hekime erken başvurmalarında büyük faydası olduğunu ifade etti.

    2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacak

    Meme kanserinin özellikleri hakkında bilgiler aktaran Yırgın, “Meme kanseri sıklıkla meme başına doğru süt taşıyan süt kanallarından kaynaklanan bir kanser türüdür. Bu durumda duktal kanser adı verilir. Daha nadir görülen ve memenin süt salgısı üreten bölümlerinden de kaynaklanır ki bu durumda lobuler kanser adını alır. Daha nadir alt tipleri de mevcuttur. Birçok meme kanserine tarama mammografisi ile daha muayene bulgusu vermeden, elle fark edilebilir hale gelmeden tanı konulabilir. Ancak bu noktada bilmek gereken en önemli noktalardan biri memede ele gelen çoğu şeyin kanser olmadığıdır. Vücudun diğer bölgelerine yayılma göstermeden büyüyen iyi huylu kitlelerin de teşhisi için hastaların hekime başvurmalarında büyük fayda vardır. Amerikan Kanser Birliği verilerine göre 2018 yılı içinde 266 bin 120 yeni meme kanseri tanısı konulacağı ve 40 bin 920 kadının meme kanseri nedeniyle hayatını kaybedeceği öngörülmektedir” dedi.

    Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür

    Meme kanserini artıran etkenler hakkında da önemli bilgiler aktaran Yırgın, kanser türünün en çok 55 yaşından büyük kadınlarda görüldüğünü belirterek, “Meme kanseri en çok 55 yaş üstü kadınlarda görülür. Meme kanserini riskini artıran değiştirilebilir risk faktörleri; alkol kullanımı obezite, hareketsiz yaşam, çocuk sahibi olmamak, emzirmemiş olmak, uzun süre doğum kontrol hapı kullanmak, menopoz sonrası hormon replasman tedavisi almış olmak. Meme kanserini riskini artıran değiştirilemeyen risk faktörleri ise kadın olmak, ileri yaş, genetik mutasyonlar, ailesinde meme kanseri olmak, hastanın kendisinde teşhis edilmiş meme kanseri olması, erken yaşta adet kanamasının başlamış olması, geç yaşta menopoza girmek, göğüs bölgesine radyoterapi-radyasyon almaktır” diye konuştu.

    Vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi daha kolaydır

    Meme kanserinin erken tanıda farkına varılmasının sağladığı yararlara da vurgu yapan Yırgın, “Meme kanserinden ölümleri ve hastalıklı sağ kalımı azaltmanın en önemli yolu kanseri erken teşhis etmektir. Erken teşhis edilen, henüz vücudun başka bir yerine yayılmamış kanserin tedavisi ve tedavinin başarı ile sonuçlanması daha kolaydır. Erken evre teşhis konusunda ise şu ana kadar en yüksek etkinlik saptanan yöntem düzenli mamografi taramasıdır. Meme kanseri taraması demek hiçbir semptomu, şikâyeti olmayan insanları düzenli aralıklarla radyolojik olarak değerlendirmek demektir. Erken tanı ise hiçbir şikâyeti olmayan bir meme kanseri hastasının kanserini vücudun başka bir yerine yayılmadan bulmak demektir” şeklinde konuştu.

    40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı

    Hasta gruplarının yapması gerekenler hakkında da önemli bilgilere veren Yırgın, “Bu konuda hem Amerikan Kanser Birliği hem de Türk Radyoloji Derneği’nin önerileri vardır. Meme kanseri açısından normal risk faktörlerine sahip kadınlardan 40-44 yaş arası gurubundakiler kesinlikle her yıl mamografi yaptırmalı, 45-54 yaş arası kadınlar her yıl mamografi yaptırmalı, 55 yaş ve üstü kadınlar peş peşe iki yıl normal mamografi saptanırsa 2 yılda bir yaptırmalı ve hastanın 10 yıllık yaşam beklentisi olana kadar bu aralıkta devam etmelidir. Meme kanseri açısından yüksek risk faktörlerine sahip kadınlar ise 30 yaşından itibaren her yıl meme MR ve mamografi yaptırmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz

    Meme kanserinin kadınlarda görülme olasılığının erkeklere göre 100 kat daha fazla olduğunu kaydeden Dr. Yırgın, emziren kadınların meme kanserine karşı korunduğunu belirterek, “Bebeğini aylarca emziren kadınlar meme kanseri olma riskini bir miktar azaltıyorlar; ancak meme kanseri birçok faktöre aynı anda bağlı olduğu için ne yazık ki bu noktada riski sıfırlama söz konusu değildir. Emzirme koruyucu bir faktör diyebiliriz. Aslında kanserden korunmanın şu ana kadar kanıtlanmış kesin bir yolu yoktur; ancak bizler yapabileceğimiz bazı değişiklerle kansere yakalanma riskimizi azaltabiliriz. Yapabileceklerimizi şöyle sıralayabiliriz; sabit ve uygun bir kiloda kalmak, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımından kaçınmak, mümkün olduğunca uzun emzirmek, menopoz sonrası hormon replasman tedavisinden kaçınmak” dedi.

    Modern mamografi cihazlarında daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır

    “Mamografi çekimi sırasında meme düşük dozlu bir radyasyona maruz kalır” diyen Yırgın şunları söyledi; “Meme kanseri teşhisi olasılığında hastaya sağladığı fayda göz önüne alındığında, düşük doz radyasyon göz ardı edilir. Modern mamografi cihazlarında eski cihazlara oranla daha düşük radyasyon maruziyeti olmaktadır. Her iki memenin de görüntülendiği ortalama bir mamografik incelemede hasta 0.4 mSv radyasyon alır. Her yıl ortalama 3 mSv doğal radyasyona maruz kaldığımızı ve mamografi çekiminde aldığımız radyasyonu aslında 7 haftada doğal ortamdan aldığımızı da düşünürsek bu dozun kabul edilebilir sınırlarda olduğu anlaşılmaktadır. Gebelik durumunda fetüsün alacağı radyasyonu dozu çok az olmasına rağmen gebelere rutin mamografi çekimi yapılamamaktadır.”

  • Meme kanserine karşı kıyasıya mücadele

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü kız öğrencileri, “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” kapsamında meme kanserine dikkat çekmek amacıyla futbol müsabakası düzenledi.

    HKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tülay Ortabağ ve Öğr. Gör. Betül Kaplan’ın koordinatörlüğünde hemşirelik bölümü kız öğrencileri tarafından, meme kanserinin önemini vurgulamak için futbol karşılaşması yapıldı. Müsabaka öncesinde, etkinliğe katılan HKÜ Rektör V. Prof. Dr. Edibe Sözen, öğrencilerle beraber meme kanserine dikkat çekmek için pembe balon uçurdu. Kanser ayı kapsamında hazırlanan yumurtaların içinden çıkan kağıtları okuyan Sözen, futbol müsabakasının başlama vuruşunu yaparak maçı başlattı. Müsabakanın sonunda akademik personeller ve öğrenciler ‘Farkında Ol!’’ yazılı pembe pankart açarak meme kanserinin önemini bir kez daha vurguladı.

    “Kendi kendine muayene”

    HKÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Görevlisi Betül Kaplan, “Ülkemizde ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve aynı zamanda en sık ölüme neden olan meme kanserinin farkındalığına hemşirelik bölümü olarak katkı göstermek adına böyle bir etkinlik düzenleme kararı aldık. Kadınlara tavsiyem; meme kanseri ileri dönemlere gelene kadar belirti vermeyebilir. Meme kanserine erken dönemde tanı konması, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını arttırmaktadır. Erken teşhiste en önemli faktör, kişinin bu konuda bilinçlenmesidir. 20-40 yaş arası kadınlar ayda bir kendi kendine muayene yapmalıdır’’ diye konuştu.