Etiket: Kanserinden

  • Karaciğer kanserinden dünyada yılda 740 bin kişi ölüyor

    Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Akkız, karaciğer kanserine dünyada yılda 780 bin kişinin yakalandığını ve 740 bininin hayatını kaybettiğini söyledi.

    Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinin düzenlediği 1. Hepatoselüler Karsinoma (Karaciğer Kanseri) Sempozyumu’nun açılışı Hilton Oteli’nde gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışında konuşun sempozyum başkanı Prof. Dr. Hikmet Akkız, son 10 yılda karaciğer kanserinde artış olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Akkız, karaciğer kanserine yakalanmada kronik hepatit prevalansındaki artışın neden olduğunu kaydederek, “Her ne kadar çok kalıcı önlemlerin olmasına rağmen dünya nüfusunun yüzde 5’inin hepatit B virüsüne enjekte olması açık. Encekte popülasyonu, hastaların yaşlanması ayrı bir risk faktörü, çünkü tüm kanserlerde olduğu gibi yaşlandıkça sıklığında artma oluyor. Sirozlu hastaların yaşam sürelerinin artması gerçekten kolay” diye konuştu.

    “Hepatit B ve C’nin yüksek olduğu ülkelerde riskli bir kanser”

    Daha sonra İHA muhabirine özel açıklamalarda bulunan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berksoy Şahin ise, karaciğer kanserinin dünyada pek çok ülkenin risk grubunda olan bir hastalık olduğunu belirtti. Şahin, “Türkiye için de, hepatit B ve C’nin yüksek olduğu ülkeler için de çok önemli bir riski oluşturuyor. Kanser oluştuktan sonra tedavisi ile ilgili olarak çok başarılı olduğumuz bir kanser türü değil” dedi.

    Sempozyumun öneminden bahseden Prof. Dr. Şahin, “Bu toplantı Türkiye’de ilk defa karaciğer kanserine ayrılmış bir toplantı. Bu toplantıya katılan konuşmacılar, katılımcılar hepsi karaciğer kanseri konusunda dünyada önemli isimler. Katılan bilim insanları açısından önemli bir toplantı” diye konuştu.

    Sempozyumda Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Sempozyum, 12 Şubat Pazar gününe kadar devam edecek. Türk ve dünya üniversitelerinden 300 bilim adamının katıldığı sempozyumda temel bilim ve klinik araştırma bulguları, girişimsel radyoloji ve cerrahi sonuçlar tartışılacak.

  • 2 çocuk annesi kadın 34 yaşında bağırsak kanserinden hayatını kaybetti

    Zonguldak’ta 2 çocuk annesi 34 yaşındaki Aslıhan Subaşı, tedavi gördüğü hastanede bağırsak kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Genç kadının ölüm haberi ailesini yıktı.

    Zonguldak’ta 2 çocuk annesi 34 yaşındaki Aslıhan Subaşı, geçen yıl Nisan ayında evinde rahatsızlandı. Eşi Volkan Subaşı tarafından BEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz kadına ’bağırsak kanseri’ teşhisi konuldu.

    Bir süre tedavisi devam eden Aslıhan Subaşı, dün yaşamını yitirdi. Eşinin ölüm haberini alan Volkan Subaşı’nın sosyal medyadan paylaştığı veda mesajı görenleri duygulandırdı. Hz. Hüseyin Camii’nde kılınacak olan cenaze namazının ardından defnedilecek olan eşinin ardından “Doyamadım birtanem” diyen Volkan Subaşı ise mesajında şöyle dedi:

    “Sen benim hiç solmayan gül yüzlümdün. Sen benim canımdan candın. Sen benim eşim, karım her şeyimdin. Beni nasıl bırakıp gittin be gülüm? Ben nasıl dayanacağım bu acıya? Bana çok büyük yük. Onun yanında iki tane dünya tatlısı evlat bıraktın. Emanetin emanetimdir. Aşkım sana söz veriyorum. Emanetlerine hiçbir zaman senin yokluğunu yaşatmayacağım. Hakkını helal et. Aşkların en güzeli. Ben sana doyamadım birtanem.”

  • Meme Kanserinden Daha Ölümcül, Yıllık 400 Bin Kişinin Etkilendiği Hastalık

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert, kalp damar rahatsızlığının yılda 400 bin kişiyi etkilendiğini ve meme kanserinden daha ölümcül olduğunu söyledi. Kalp damar hastalarının devam tedavilerini yoga ile yapan Uzman Fizyoterapist Menekşe Selçuk Cengiz ise erkek hastaların yoga ön yargısını yıktıklarını söyledi.

    Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nuri Cömert ve Uzman Fizyoterapist Menekşe Selçuk Cengiz, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında hastane kompleksinde kalp rahatsızlığı bulunan hastalara yönelik bir dizi etkinlik düzenledi. Dr. Cömert kalp damar hastaları için hayati önem taşıyan uyarılarını hatırlatırken Fizyoterapist Cengiz ise kalp yogası ile hastalara şifa sundu.

    “YILLIK 400 BİN KİŞİ ETKİLENİYOR, MEME KANSERİNDEN DAHA ÖLÜMCÜL”

    Kalp damar hastalıklarının Türkiye’de önemli bir hastalık grubu olduğunu belirten Dr. Cömert, “Özellikle yıllık 400 bin kişiyi etkileyen bir hastalık. Her 3 kadından birisi kalp hatalığından etkileniyor. 8 kadından birini de kalp hastalığı nedeniyle kaybediyoruz. Meme kanseri güncel bir hastalık olmasına rağmen kalp hastalığı biraz daha ölümcül olabiliyor. Bu hastalık grubunda hastalık ortaya çıkmadan yapılan tedavilerde başarı şansı oldukça yüksek. Obezitenin engellenmesi hareketli yaşam bu hastalığı yenebiliyor” dedi.

    1 YILDA DAMARDA ERİYEN STENTLER

    Kalp damar hastalıklarında yaşam şansı ve kalitesinin arttığını da belirten Dr. Cömert tedavide etkili olan teknolojik gelişmelerden de söz etti. Özellikle son dönemde eriyen stentlerin popüler olduğunu vurgulayan Dr. Cömert sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kalp damarı tıkandığında uyguladığımız tedavilerden birisi olan stent tedavisi çok gelişti. Bu stentler 1 yıl boyunca damar içinde yer alıyor ve sonra damar içerisine gömülerek yok oluyor. Kalp kapak hastalıklarında ameliyat olamayacak hasta gruplarında kasık atar damarından girip yapay kalp kapakçığını yerleştirebiliyoruz. Yine kalp deliklerinde şemsiye yöntemiyle kalp deliklerini kapatabiliyoruz. Kalp damar hastalıklarında yaşam kalitesi ve şansı arttı” ifadelerini kaydetti.

    “ERKEKLERİN ’YOGA’ ÖNYARGISINI YIKTIK”

    Uzman Fizyoterapist Menekşe Selçuk Cengiz de hastanede geniş katılımlı kalp yogası seansı düzenledi. Kalp damar hastalarının katıldığı yoga seansında doğru nefes alma teknikleri sergilendi. Yoga hakkında bilgi veren Fizyoterapist Cengiz, erkeklerin yoga ile ilgili bir ön yargılarının olduğunu ve bunu kırarak önemli bir gelişme yakaladıklarını belirterek şöyle konuştu:

    “Kalp yogası ile amacımız kalp hastalarının tansiyonu kan yağ düzenlerini sağlamak. Fiziksel olarak rahatlama sağlanınca psikolojik olarak hastalıkla birlikte gelen ruhsal takıntılar da gideriliyor. Kalp hastaları ne yapacaklarını bilemiyorlar ve biz onlara yardımcı oluyoruz. Hayatları daha keyifli hale geliyor. Yogaya katılanlar hastalarıma misafir gözüyle bakıyorum. Kalp yogası benim misafirlerimi şifalandırma seansımdır. 3 yıldır düzenli katılımcılarım var. Erkek hastalar genelde yogayı sadece meditasyon olarak düşünüyorlardı. Ancak biz bu ön yargıyı yıkıp yoganın tedavici bir etkisi olduğunu anlattık” dedi.

    “YILLARCA YANLIŞ NEFES ALMIŞIM”

    3 yıldır yoga seanslarına katılan ve kalbinde stent bulunan 70 yaşındaki Emekli Öğretmen Ahmet Aydın, yıllarca yanlış nefes aldığını yoga sayesinde fark ettiğini ifade ederek “2 yıldır kalp yogasına katılıyorum. Yüzde 70 tıkalıydı kalp damarlarım. Stent akıldı. Doktorların sayesinde sağlığıma kavuştum ve yoga ile daha bilinçli nefes alabiliyorum. 60 yaşındayım bu zamana kadar yanlış nefes almışım doğru tekniği buradaki yogada öğrendim. Bünyem canlandı ve sağlıklı oldum” dedi.

  • Bitkilerle Pankreas Kanserinden Kurtuldu

    İzmir’in Bergama ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki Elif Ceylan Canlı, tıbbi tedavinin yanında bitkisel tedavi görerek yakalandığı pankreas kanserinden kurtuldu.

    İzmir’in Bergama ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Elif Ceylan Canlı, 5 yıl önce pankreas kanserine yakalandı. Canlı, vücudunda tesadüfen fark ettiği geçmeyen kızarıklıklarla ilgili doktora gitti. Kendisine pankreas kanseri teşhisi konan Canlı, tıbbi tedavi görmeye başladı. Tedavi sürecini anlatan Canlı, “Doktorum muayene etti ve benden bir takım tahlil istedi. Sonuç ürkütücü çıktı. Doktorum bana vücudumdaki kızarıklıkların ve kaşıntının sebebinin pankreastan kaynaklı olduğunu söyleyince adeta yıkıldım. Yani pankreas kanserine yakalanmıştım. Bir süre hastanede yatarak tedavi gördüm. Tedavide hiç başarı sağlanmadı, iyileşeceğime daha da kötüye gidiyordum.” Çevresindeki insanların Manisa Kırkağaç’ta bulunan Ege Lokmanı Şevki Güngör’ü önerdiğini anlatan Canlı, şunları söyledi:

    “Kendisiyle yüz yüze görüşerek durumu anlattım. Bana ’merak etme, pankreas kanserinden çok sayıda iyileşen oldu’ dedi. Bunları duyunca içimi sevinç kapladı. Bir an önce uygulamak istediğimi söyledim. Çünkü yaşamak güzel.”

    Güngör’ün önerileriyle birlikte tıbbi tedavinin yanında bitkisel tedaviye de başladığını anlatan Canlı, sözlerine şöyle devam etti: “İlk ay vücudumdaki kızarıklar kaybolmaya başladı, kaşıntı hiç kalmamıştı, bitkisel kür işe yaramıştı. İyileşmeye başladım. İki ayın sonunda hastaneye kontrole gittim. Yapılan tahlil sonuçlarında kitlenin küçüldüğünü gördük. Doktorum bu durum karşısında çok şaşırdı. Bana ilaçlar dışında başka bir şey kullanıp kullanmadığımı sordu. Söylemek istemesem de o tahmin etmişti. Bana ne kullandıysan devam et dedi. Pankreasımdaki kitle neredeyse kaybolmuştu. Ben Şevki beyin verdiği kürleri muntazam olarak kullanıyordum. Aradan beş ay geçmişti. İkinci kez yaptırdığım tahlil de kitlenin tamamen kaybolduğunu gördük. Hastalığımın üzerinden beş yıl geçti. Eskiden olduğu gibi sağlıklı bir şekilde yaşantıma devam ediyorum.”

  • Kolon Kanserinden Her Yıl 500 Bin Kişi Hayatını Kaybediyor

    Dünyada her yıl 500 bin kişinin yaşamını yitirmesine neden olan kolon kanseri, en sık görülen 3’üncü kanser türü olarak sağlığı tehdit ediyor. Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, 50 yaşı geçen herkesin iki yılda bir test yaptırmasını önerdi.

    Halk Sağlığı Müdürü Dr. Kemik, yazılı bir açıklama yaparak, halkı kolon (kalın bağırsak) kanserine karşı uyardı. Dünyada her yıl yaklaşık bir milyon kişiye kolon kanser tanısı konulduğunu belirten Dr. Kemik, 500 bin hastanın ise kolon kanseri nedeniyle yaşamını kaybettiğini bildirdi.

    Kolon kanserinin Türkiye’de tüm kanserler içerisinde görülme sıklığının yüzde 7-8 civarında olduğunu ifade eden Kemik, “Erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülen kolon kanseri, bütün kanserler içerisinde en sık görülen 3’üncü kanser tipidir. Yaşam boyu görülme sıklığı yüzde 2,5 civarındadır. Kolon kanserinin yüzde 90’ından fazlası 50 yaşın üzerindeki insanlarda görülmektedir. Erken teşhisi halinde yüzde 90 oranında tedavi edilebilmektedir. Türkiye Kanser Önleme ve Taramaları 2014 raporuna göre, 2014 yılında 25 bin yeni kolon kanseri vakası görülmüştür” dedi.

    “KOLON KANSERİNİN TESPİTİNDE TEK YOL TARAMA TESTLERİ”

    Kolon kanseri ve belirtileri ile ilgili de bilgi veren Kemik, kolon tümörlerinin yavaş büyüdüğünü, bu nedenle erken safhalarda kolon kanserinin herhangi bir belirti göstermeyebildiğini ifade etti. Belirtileri fark edilecek düzeye geldiğinde ise hastalığın ileri evreye taşınmış olabildiğine dikkat çeken Kemik, “Bu nedenle erken dönemde kolon kanserinin tespitinde tarama testleri çoğu zaman tek yol olarak görülmekte, taramalar kolaylıkla dışkıdan bakılan ve aile hekimlerinden ücretsiz olarak temin edilebilen bir test ile yapılabilmektedir” ifadelerini kullandı.

    Mersin’de 50-70 yaş arası tüm erkek ve kadınların, aile hekimlerinden talep etmeleri halinde bu testleri ücretsiz yaptırabildiklerini belirten Kemik, şöyle devam etti: “50-70 yaş aralığındaki vatandaşlarımızın iki yılda bir test yaptırması tavsiye edilmektedir. Vatandaşlarımızın aile hekimlerine müracaat ederek kolon kanserine yönelik taramalarını sevdikleriyle geçirecekleri güzel, huzurlu ve sağlıklı günler adına talep etmelerini öneriyoruz.”

    Dr. Kemik, kolon kanserinin belirtilerine ilişkin de şunları kaydetti: “Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, ishal ve kabızlık olması, dışkıda bulaşmış kan görülmesi veya dışkının katran gibi siyah bir renk alması, dışkı çapının incelmesi, genel mide yakınmaları (şişkinlik, gaz, ağrı ve kramplar), sıklaşmış gaz ağrıları, bağırsakların dışkılama sonunda tamamen boşalamamış gibi olma hali, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, uzun süre halsizlik gibi belirtilerin görülmesi halinde kolon kanserinde şüphe edilmesi gerekmektedir.”