Etiket: Kanserinden

  • Pandemi sürecinde robotik cerrahi ile mesane kanserinden kurtuldu

    Pandemi sürecinde robotik cerrahi ile mesane kanserinden kurtuldu

    Erzurum’da yaşayan emekli terzi 59 yaşındaki Mehmet Aslan, pandemi sürecinde robotik cerrahi ile mesane kanserinden kurtuldu

    Aslan, covid 19 pandemisi döneminde idrarda kanama şikayetiyle doktora başvurdu ve mesane kanseri olduğunu öğrendi. En uygun tedavi seçeneği için araştırma yapan Aslan, ameliyatın robotik cerrahi ile yapılabildiğini öğrendi ve daha önce Memorial Ankara Hastanesi Robotik Cerrahi Merkezi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Fuat Atmaca tarafından ameliyat edilen hastalarla görüşüp memnuniyetlerine şahit oldu. Ankara’ya giderek gerekli tetkikleri yaptıran Aslan’ın Prof. Dr. Atmaca ve ekibi tarafından mesanesi alındı, yerine bağırsaktan yeni mesane yapıldı.

    Operasyonun ardından kısa sürede sağlığına kavuşan Mehmet Aslan, “Bu zorlu hastalıktan Hocamızın sayesinde ağrı sızı olmadan kurtuldum, şimdi kendimi kuş gibi hafif hissediyorum” diye konuştu.

    Prof. Dr. Ali Fuat Atmaca da, “Korona virüs sebebiyle birçok hasta, sağlık kontrollerini ve ameliyatlarını erteledi. Ancak kurum olarak covid 19’a karşı gereken tüm önlemleri alıyoruz ve hastalarımız da bu konforu daha ilk karşılanmalarından taburculuk süreçlerine kadar her an en iyi şekilde yaşıyor. Onların sağlıklarını ihmal etmemeleri bizim için çok önemli” dedi.

  • Akciğer kanserinden korunmak için 6 altın kural

    ANTALYA (İHA) – Dünyada her yıl 1.6 milyon kişinin yaşamını tehdit eden akciğer kanserinin hem erkek hem de kadınlarda yaşam kaybının önde gelen sebebi olduğu ve 45 yaş altında nadiren ortaya çıkarken, 50 yaş üzerinde riskin arttığı bildirildi.

    Antalya Memorial Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Necla Songür, “17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Günü” sebebiyle, akciğer kanseri ile doğrudan ilişkili olabilecek risk faktörleri ve akciğer kanserinden korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.

    “Günde birkaç sigara bile kansere yakalanma riskini artırır”

    Sigara içmenin akciğer kanseri için bir numaralı risk faktörü olduğunu ifade eden Songür, “Pipo ve puro benzeri tütün ürünlerinin kullanılması ve ikinci el sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Sigara içenler, sigara içmeyenlere göre 15 ila 30 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanmaktadır. Günde birkaç sigara içilmesi bile akciğer kanseri riskini artırır. Her yaşta sigarayı bırakmak akciğer kanserinden korunmak için en önemli adımdır” dedi.

    “Doğal gazlar akciğerlerin düşmanı olabilir”

    Radonun kayalardan, kirden gelen, evlerde ve binalarda sıkışıp kalmış doğal bir gaz olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Songür, “Görülemez, tadılamaz veya kokmaz. Radon her yıl yaklaşık 20 bin akciğer kanseri vakasına neden olmaktadır. Bu da onu akciğer kanserinin ikinci en önemli nedeni haline getirmektedir. Asbest, arsenik, dizel egzoz, bazı silika ve krom solumak da akciğer kanseri riskini artırmakta ve bu riskin özellikle sigara içenlerde daha yüksek olduğu bilinmektedir” diye konuştu.

    Risk altında olanları sıralayan Prof. Dr. Necla Songür, “Yoğun sigara içenler, çeşitli kimyasal maddelere mesleki maruziyeti olanlar, son 15 yıl içerisinde sigarayı bırakmış olanlar, 55 ila 80 yaş arasında olanlar, akciğer kanseri olduğu halde hala sigara içen kişilerde, başka bir akciğer kanseri gelişme riski söz konusudur. Ayrıca sigara kullananlarda beta-keroten takviyeleri akciğer kanseri riskini artırır. Ailesinde akciğer kanseri olanlarda kanser gelişme riski daha çoktur. Göğüs bölgesine radyasyon uygulaması da akciğer kanserini artıran önemli bir diğer nedendir. Ancak bazı akciğer kanserleri herhangi bir sebep olmaksızın da ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

    Akciğer kanserinden korunma önerilerinden bahseden Prof. Dr. Songür, “Sigarayı bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun. Mesleksel ve çevresel riskleri ortadan kaldırın veya azaltın. Az yağlı gıdaların, sebze ve meyvelerin bol tüketildiği bir beslenme programı uygulayın. Günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze yiyin. Alkol tüketimini sınırlandırın. Özellikle açık havada düzenli egzersiz yapın” dedi.

  • Bu besinler meme kanserinden koruyor

    Medline Adana Hastanesi’nden Diyetisyen Merve Sehlikoğlu, araştırmacıların, beslenmenin kanser oluşumuna bilinen etkisinin yüzde 30’lar civarında olduğunu tahmin ettiklerini belirterek, “Bazı besinlerin meme kanserine karşı koruyucu etkisi olduğunu biliyoruz. Bunların düzenli olarak tüketilmesinde fayda var” dedi.

    Diyetisyen Merve Sehlikoğlu, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, meme kanserinden korunmak için vücuttaki yağ oranını kontrol altında tutmanın, dengeli ve doğru beslenmeyi bir alışkanlık haline getirmenin çok önemli olduğunu söyledi.

    Yapılan çalışmaların meme kanserinin tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu gösterdiğini vurgulayan Sehlikoğlu, “Öyle ki, çevremizdeki her 8 kadından biri meme kanseri riskiyle hayatını sürdürüyor. Meme kanserinin esas sorumlusu olarak ’östrojen’ hormonu gösterilse de hayat tarzı ve beslenme alışkanlıklarının da bu konuda önemli bir yere sahip olduğu biliniyor” ifadelerini kullandı.

    Meme kanserinden korunmak için normal vücut ağırlığında olmanın önemine dikkat çeken Sehlikoğlu, mercimek, barbunya, kuru fasulye, nohut gibi kurubaklagiller posaları sayesinde kan şekerini dengelemede önemli bir yere sahip olduklarından tokluk süresini uzatarak kilo kontrolüne yardımcı olduğunu belirtti.

    C vitamini antioksidan etkili

    Vitaminlerin, hastalıklarla mücadelede büyük önem taşıdığını söyleyen Sehlikoğlu, şöyle devam etti:

    “Antioksidan özelliği bilinen C vitamininin yetersizliğinin kanser oluşumu ile ilgili olabileceği düşünülüyor. Bu nedenle portakal, mandalina, kivi gibi meyvelerin yanı sıra maydanoz, turp, yeşil biber gibi C vitamini deposu olan sebzelerin sofralarda mutlaka bulunması gerekiyor. Ayrıca domates de çiğ olarak tüketildiğinde ’likopen’ içeriği ile kanserden korunmada etkili bir besin olarak dikkat çekiyor.”

    Zeytinyağının bol miktarda E vitamini içerdiğini, bu sayede hem kanser oluşumunu engellediğini hem de bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini belirten Sehlikoğlu, bundan dolayı yemek hazırlarken yağ tercihinin, kilo kontrolü açısından aşırıya kaçmamak koşuluyla zeytinyağı yönünden yapılmasının önem taşıdığını kaydetti.

    Çiğ sarımsağın sırrı

    Araştırmaların sarımsağın da bağışıklığı güçlendirici ve kanserden koruyucu etkisi olduğunu gösterdiğine işaret eden kaydeden Sehlikoğlu, bu olumlu etkinin ise sarımsakta bulunan “allisin” isimli bileşende gizli olduğunu, sarımsağın bu özelliğinden yüksek oranda faydalanmanın sırrının ise ezilip, çiğ olarak yenilmesi olarak gösterildiğini söyledi.

    Yağlı balıkları tercih edin

    Diyetisyen Merve Sehlikoğlu, şunları kaydetti:

    “Sardalya, somon, uskumru, palamut, lüfer gibi balıklar sahip oldukları yüksek orandaki yağ asitleri (Omega-3) sayesinde meme kanserine karşı koruyucu etkiye sahip besinler arasında geliyor. Bu nedenle balığa sofralarımızda ızgara ve buğulama gibi pişirme yöntemlerini kullanarak haftada 2-3 kez yer vermek gerekiyor. Soya ve soya ürünlerinin çokça tüketildiği Asya kıtası ülkelerinde meme kanseri vakaları daha az görülüyor. Ancak araştırmalar soya ürünlerinin meme kanseri riskini azalttığını gösterse de özellikle soya sosunu ve yağını kilo kontrolü açısından ölçülü tüketmekte fayda var.”

  • Dr. Çalıkapan ”Takipteki hiçbir kadın meme kanserinden ölmez”dedi.

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Meme, Tiroid Hastalıkları ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Çalıkapan, Burhaniyelileri meme kanseri konusunda bilgilendirmek üzere ilçeye geldi. Burhaniye Belediyesi tarafından düzenlenen ve önceki gün Reha Yurdakul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panele, Burhaniye Belediyesi Başkan Yardımcısı Güngör Persil de katıldı. Meme kanseriyle ilgili doğru bilinen yanlışların anlatıldığı panelde Dr. Çalıkapan, erken tanının önemine dikkat çekerek, kontrollerine aksatmadan giden takipteki hiçbir kadının meme kanserinden ölmeyeceğini belirtti.

    Hastalarının hayat hikayelerinden yola çıkarak, meme kanseri konusunda Burhaniyelileri neleri yanlış bildikleri ve yaptıkları konusunda aydınlatan Dr. Çalıkapan, “Biz konuşurken dünyada 10 saniyede 4 kişi kanser oluyor. Her sekiz kadından biri meme kanseri. Hala kadınlar arasında en fazla görülen kanser türü” diye konuştu.

    Meme kanseri konusunda kendini bilinçlendiren, 6 ayda bir ultrasonunu çektiren ve 40 yaşından sonra senede bir mamografisini yaptıran kadınları ‘akıllı kadın’ olarak adlandıran Çalıkapan, “Ben bir meme cerrahı olarak kendi annemin, kız kardeşimin meme kanseri olmasını engelleyemem ama 6 ayda bir günü kendinize ayırıyorsanız, kontrollerinizi yaptırıyorsanız, biz o kitleyi henüz 3-5 milimken, küçücükken, yani koltuk altına gelmeden yakalarız. Takipteki hiçbir kadına meme kanserinden dolayı kötü bir şey olmaz. Meme doktoruna gitmeyi bilin yeter” dedi.

    Meme kanserinin bulgularıyla ilgili bilgiler veren ve memedeki 100 kitlenin 85’inin iyi huylu olduğunu vurgulayan Çalıkapan, doktora gitmekten korkulmaması gerektiğinin altını çizdi ve keserek yapılan biyopsinin 1970’li yıllarda kaldığı konusunda dinleyicileri uyardı. İğne biyopsisinin önemine vurgu yapan Çalıkapan, memeyi koruyarak tedaviye devam etmenin tek yolunun iğne biyopsisi olduğunu aktardı.

    Yapılan anketlere bakıldığında meme kanseri olan bir kadının ilk olarak komşusuna gittiğini ifade eden Çalıkapan, kadınlar arasında ‘bıçak vurdurma, ürer’ inanışının yanlışlığına değindi ve 100 meme kanserinden birinin erkeklerde görüldüğünü söyledi.

    Dinleyicilerin sıkılmaması için konuyu esprili bir dille anlatan ve akıcı anlatımıyla Burhaniyelilerin büyük beğenisini kazanan Çalıkapan’a, panelin bitiminde Başkan Yardımcısı Güngör Persil tarafından çiçek ve plaket takdim edildi.

    Burhaniye Belediye Başkanı Necdet Uysal da erken teşhisin kanser tedavisinde hayati öneme sahip olduğunu ve toplumun kansere karşı yeterli bilgiye sahip olmadığını vurgulayarak, “Burhaniye Belediyesi olarak verdiğimiz sağlık hizmetlerinin yanı sıra halkımızın sağlıkla ilgili konularda kendilerini bilinçlendirmeleri ve önlem alabilmeleri bizler için son derece önem arz ediyor. Bu nedenle özellikle kadınlarımızın korkulu rüyası olan meme kanseriyle ilgili doğru bilinen yanlışları uzman görüşüyle aktarmak istedik. Değerli hocamız Dr. Murat Çalıkapan da bu konuda bizlere desteğini esirgemedi. Kendisine çok teşekkür ediyorum” dedi.

  • Mide kanserinden kapalı ameliyatla kurtuldu

    Kayseri’de mide kanseri teşhisi konulan 71 yaşındaki Medine Avcı, kapalı ameliyat olarak bilinen laparoskopik yöntemle sağlığına kavuştu.

    Özel Dünyam Hastanesi’nde operasyonu gerçekleştiren ekibin başında bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Kadir Dicle, bu yöntemle hastanın iyileşme sürecinin daha hızlı olduğunu ifade ederek, operasyonun 3. gününde hastayı taburcu edeceklerini söyledi. Dicle, “Medine Teyze 71 yaşında. Uzun zamandır takip ettiğimiz bir hastamız. Bize son geldiğinde mide sea tanısı koyduk. Bunu laparoskopik olarak subtotal gastrektomi yaptık. Bugün 3. gün ve bugün taburcu ediyoruz. Bu operasyon ileri teknoloji ve kabiliyet gerektiren bir cerrahi işlem. Hem teknolojiyi kullanıyoruz hem de laparoskopik yetenek gerektiriyor. Kapalı olduğu için hastamızın iyileşme süreci yarıya hatta 3’te birine iniyor. 3. günde de taburcu edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sağlığına kavuşan Medine Avcı ise, “Ben çok iyiyim, hocamdan çok memnunum. Allah razı olsun, çok iyiyim” diye konuştu.

    Oğlu Durdu Avcı da hastane çalışanlarına teşekkürlerini ileterek, “Kadir Hocam ve ekibine ilgi ve alakalarından dolayı çok teşekkür ederim. Güzel bir ameliyat yapılmasından çok memnun kaldık. Allah razı olsun hepsinden” dedi.