Etiket: Kanserinde

  • Dr. Beyhan Baltacı: “Meme kanserinde erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz”

    Dahiliye Uzmanı Doktor Beyhan Baltacı, meme kanserine karşı uyarılarda bulunarak, hastalıkta erken teşhis ve tedavinin önemli olduğunu söyledi.

    Memede ya da koltuk altında ele gelen kütle, meme ucunun içe çekilmesi, kanlı yada kansız akıntı gelmesi, meme derisinde ödem, şişme, kızarıklığın meme kanseri belirtisi olduğunu kaydeden Konya Hospital Dahiliye Uzmanı Doktor Beyhan Baltacı, ailede ne kadar fazla kişide kanser varsa riskin artacağını kaydetti. Baltacı, “Meme kanserleri yüzde 5-10 genetiktir. Meme dokusunun sert olması, 11 yaşından önce adet görme, 55 yaşından sonra menapoz, çocuk doğurmamış, emzirmemiş, alkol sigara kullananlar, şişmanlık, yağlı beslenme riski artırıyor. Beyaz tenlilerde esmerlere göre risk yüzde 20 daha fazla. 35 yaşın altında meme kanseri olanlarda gidişat daha hızlı ve kötü olabiliyor. Tümör tespit edildiğinde büyük ve koltuk altına ve başka yerlere yayılmışsa bu da riski artıran bir durumdur” dedi.

    “Bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz”

    Doktor Baltacı son yıllarda kanser tedavilerinde önemli ilerlemeler ve yenilikler olduğuna değinerek, erken teşhisle mükemmel sonuçlar alındığını vurguladı. Baltacı, “Erken tanıyarak meme alınmadan tedaviler yapılabilmektedir. Meme alınsa da plastik cerrahi ile konuşularak yeni memeler yapılabilmektedir. Hastalıktan korunmak için beslenmemize dikkat etmeliyiz. Taze sebze ve meyve tüketmeli, aşırı kırmızı etten kaçınmalıyız. Kilo kontrolü sağlayıp fazla kilolardan kurtulmalıyız. Stresten, alkol ve sigaradan uzak durarak mutlaka egzersiz yapmalıyız. Uyku düzenimize dikkat edip bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Antioksidan içeren gıdalarla beslenmeliyiz. Aşırı tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmalıyız. Hijyenik olmayan su ve gıdaları tüketmemeliyiz. Katkısız ve doğal gıdalar tüketmeliyiz. Hayatımızdaki gereksiz kimyasallardan kozmetik ürünlerden kaçınmalıyız. Hava kirliliğinden uzak bir çevrede yaşamaya çalışmalıyız” diye konuştu.

    “Erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz”

    Tümörün yenilenme riski ilk üç yılda fazla olduğu için üç yıl boyunca düzenli kontroller yapılması gerekliliğini vurgulayan Dahiliye Uzmanı Baltacı, “Stresten uzak bir hayat sürmeye çalışmalıdır. Kişilere yakınların ve doktorun bu konuda desteği önemlidir. Sonuç olarak, erken tanı ve tedaviye önem vermeliyiz. Etkisiz ve bilimsel olmayan yöntemlere itibar etmemeliyiz. Hekime gitmekten korkmamalıyız. Periyodik kontrollerimizi mutlaka yaptırmalıyız. Kanser belirtisi olabilecek şikayetler konusunda hassas olmalıyız” ifadelerini kullandı.

  • Meme kanserinde erken teşhis anlatıldı

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde kadınlara meme kanseri anlatıldı.

    1-31 Ekim Meme Kanseri ayı münasebetiyle Mudanya Kent Konseyi Kadın Kollarının öncülüğünde düzenlenen seminerde “meme kanseri, belirtileri ve tedavi yöntemleri” anlatıldı. Semirin konuşmacıları Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Vildan Atıcı ve kızı Beslenme Diyetetik Uzmanı Ezgi Atıcı oldu. Dr. Vildan Atıcı, “Son yıllarda meme kanserinin arttığını görmekteyiz, her sekiz kadından birinde meme kanseri var, 20 yıl öncesinde her 12 kadından birinde görülmekteydi. Maksadımız kanser hakkında verdiğimiz bilgilerle halkımızı bilgilendirip doktora gitmesini sağlayıp bu kanseri azaltmak. Gayemiz erken teşhisi artırmak ve kür elde ederek bu hastalığın tamamen iyileşmesini sağlamak. Erken fark edersen çok şey far keder” diyerek, konuklara hastalığın safhalarını ve tedavi şekillerini anlattı.

    Uzman Diyetisyen Ezgi Atıcı ise, “Beslenmenin hayatımız her anında önem taşıdığı gibi,kanserde de çok mühim. Bilhassa kanser sırasında ve sonrasında beslenme önemli olmakla beraber, asıl maksadımız kanserden korunmaktır. Beslenme konusunda yeterli bilgimiz olduğunda kanseri oluşturan birçok faktöre karşı tedbir alabiliriz” dedi.

  • Adil: “Meme kanserinde erken tespit hayat kurtarır”

    Anamur İlçe Sağlık Müdürü Cem Adil, meme kanserinde erken tespitin önemine vurgu yaparak, erken dönemde tespit edilen meme kanserlerinde yüzde 98 oranda iyileşme şansı olduğunu söyledi.

    Adil, ekim ayının dünyada meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı olması nedeniyle yaptığı açıklamada, en sık görülen kanser türleri arasında 3. sırada yer alan meme kanserinin, meme dokusunda meydana gelen ve genellikle kadınlarda sık görülen bir kanser türü olduğunu belirtti. Erken teşhis edildiğinde tedavide yüzde 98’e yakın oranda bir başarı sağlandığını kaydeden Adil, “Kanser türleri kendilerine özgü, çok çeşitli yöntemlerle tedavi edilebilmekte ancak geç kalınması kötü sonuçlar doğurabilmektedir. Meme kanserinde erken teşhis için kendi kendine meme muayenesinin önemi çok büyüktür. Yapılan eğitim çalışmaları neticesinde kadınlar, meme kanseri konusunda bilinçlendikçe erken teşhis oranı da artmaktadır. Günümüzde meme kanserlerinin çoğu kişilerin kendileri tarafından tespit edilmektedir” dedi.

    Meme dokusunun, süt kanalları ve süt bezleri olmak üzere iki ana kısımdan oluştuğunu ifade eden Adil, “Meme kanserleri de esas itibariyle duktal kanser (süt kanallarında görülen kanser) ve lobüler kanser (süt bezlerinde görülen kanser) iki gruptur. En sık rastlanan da duktal kanserdir. Ayrıca her iki yapıda da oluşabilen iltihabi meme kanseri de mevcuttur. Meme kanseri memeyi oluşturan süt kanalı ve süt bezlerindeki bazı hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla oluşan tümördür ve başka organlara da yayılabilmektedir. En sık kalça ve omurga kemikleri, akciğer ve karaciğerdir. Tek başına meme kanserinden ölüm oranı oldukça düşüktür.

    Meme kanseri oluşumunda bazı risk gruplarının rolü büyüktür. Bunları kısaca şişmanlık, alkol-sigara kullanımı ve yanlış beslenme alışkanlığı, ailede meme kanseri hikayesi, hiç çocuk doğurmamış olmak, hiç emzirmemiş olmak, daha önce yumurtalık ya da rahim kanseri teşhisi konulması, uzun süre doğum kontrol hapı kullanılması, ileri yaşta olmak, adet görmeye başlama yaşının erken, kesilme yaşının geç olması şeklinde sıralayabiliriz” diye konuştu.

    Adil, meme kanserinin belirtilerini ise şöyle sıraladı; “Memede şişlik, koltuk altında görülebilen ve elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişlikler, genellikle sert, ağrısız, zamanla büyüyebilen, hareket ettirilebilen, bazen de hareketsiz kitle bulunması. Memenin şeklinde ve genel boyutunda değişiklik, meme başı ve çevresinde renk değişikliği, yara, meme başında içeri doğru çöküntü, portakal kabuğu görünümü oluşması, meme başında genişleme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlama, meme ucundan gelen akıntı, memede oluşan ağrı hissi olarak sıralamak mümkündür.”

    Adil, kadınların belli aralıklarla tıbbi kontrollerini yaptırması ve öncelikle 20 yaşından itibaren bütün kadınların kendi kendine meme muayenesini öğrenip her ay düzenli bir şekilde muayenelerini yapmasının, erken teşhis ve tedavi için en önemli faktörlerden olduğunu da sözlerine ekledi.

  • Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor

    Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak tarafından Samsun Ormanlık Fidanlık Müdürlüğünde “Meme Kanseri” konulu sağlık semineri verildi.

    Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından sosyal sorumluluk çerçevesinde bilgilendirme amacıyla gerçekleştirilen sağlık konferansları kapsamında Samsun Ormanlık Fidanlık Müdürlüğü idari amirleri ve personeline “Meme Kanseri” konusunda seminer verildi. Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Sedat Ocak tarafından gerçekleşen seminerde Meme Kanseri nedir, belirtileri nelerdir, tedavisi süreci nasıl gelişir gibi sorular yanıt buldu.

    Samsun Ormanlık Fidanlık Müdürlüğünde yoğun bir katılım ile düzenlenen konferansın açılış konuşmasını yapan Büyük Anadolu Hastaneleri Kurumsal İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Esen, “Hastanemiz alanında uzman ve akademik kadrosu ile birlikte sadece Samsun ve ilçeleri değil, komşu il ve ilçelerimizde gerçekleştirdiğimiz bilgilendirme toplantılarımızı gerçekleştiriyoruz. Gösterdiğiniz ilgi ve alaka için sizlere teşekkür ediyorum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yapılan düzenlemelerle kanser hastalığına ilişkin her türlü ilave ücret ve fark ödemesinin kaldırıldığının açıklaması ile birlikte Onkolojik Cerrahi Merkezimiz, kanser tedavisinde fark ücreti almadan uzman ve akademik kadrosu ile hizmet veriyor” dedi.

    Katılımcılar tarafından gelen sorularda cevap veren Opr. Dr. Sedat Ocak, erken teşhisin öneminden söz etti. Hastane olarak meme kanseri konusunda hassasiyetle durduğunu hastanenin Çiftlik ve Meydan Şubelerinde farkındalık oluşturulması açısından önemli çalışmalara imza atıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserinin her yıl dünya da milyonlarca kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu hastalıkta da erken teşhisinin tedavi sürecinde çok önemli rol oynuyor. Kadınların kendi kendine meme muayenesine 20 yaşından sonra başlaması gerekiyor. Meme veya koltuk altında kitle ele gelmesi, memenin boyutunda veya şeklinde değişiklik olması, meme başından akıntı gelmesi, memenin veya meme başının derisinde renk değişikliği olması ya da özellik değiştirmesi gibi durumlarda kanser olmasa da gerçek nedeninin bir sağlık kuruluşu tarafından araştırılması gerekiyor.”

  • Akciğer kanserinde sigaranın etkisi

    Tüm dünya genelinde en çok görülen kanser türlerinden birinin akciğer kanseri olduğunu, erkeklerde en yaygın görülen kanser türleri arasında ise birinci sırada yer aldığını bildiren Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ertan Aydın, kadınlarda ise meme ve rahim ağzı kanserinden sonra üçüncü sırada yer aldığını, akciğer kanseri meme, kolon ve prostat kanserlerinden daha fazla ölüme yol açtığını bildirdi.

    Akciğer kanseri hakkında bilgi veren Koru Ankara Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ertan Aydın, “Akciğer göğüs kafesi içinde boşlukta yer alan bir organımızdır. Akciğer kanseri de bu göğüs kafesi içinde yer alan akciğer dokusunun birinde ya da ikisinde vücudun temel yapı taşı hücrelerin olan anormal ve kontrolsüz olarak büyümesi anlamına geliyor. Akciğer yumuşak bir doku olduğu için ve geniş bir boşluğu olduğu için genellikle teşhis konulana kadar yayılmış oluyor. Bir örnek veriyim bizim akciğer kanseri hastalarımızın yaklaşık yüzde 15-20’sini ameliyat edebiliyoruz. Bize geldiği esnada ya göğüs kafesine ya da başka organlara yayılmış olur. Geç tespit ediliyor”dedi.

    En önemli risk faktörünün sigara olduğuna vurgu yapan Doç. Dr.Ertan Aydın, “Sigara içen hastaların yaklaşık yüzde 80-90’ında akciğer kanseri olasılığı görülüyor. Sigara içmeyen insanlarda da yüzde 15 görülme riski var. Sadece sigara içiciliği değil, sigaraya ne zaman başladığınız, kaç yıl içtiğiniz, kaç paket içtiğiniz, sigaranın türü, içindeki sigaranın katranın oranı da bunları etkilemekte. Risk faktörleri arasında erkek cinsiyete, 50-70 yaş arasında daha sık görülür. Radon dediğimiz toprakta yetişen kokusuz bir gaz, ülkemizde radon çok az rastlanır. Genellikle evlerin inşaatı sırasında ortaya çıkar. Solunduğu zaman da akciğerleri kanser etmeye yarayan bir maddedir. Hava kirliliği, mesleki şartlar, asbes, kırmızı toprak bir risk faktörüdür” dedi.

    Erkeklerde sigara içme oranı topluma göre daha sık görüldüğü için erkeklerde daha sık gözüken hastalık, son yıllarda kadınların da sosyal yaşama katılmasıyla kadınlarda da artış göründüğünü bildiren Dr. Aydın, sigara içme oranının kadınlarda artması sonucunda ise daha önceki yıllara göre akciğer kanseri görülme riski yükseldiğini bildirdi.

    Öncelikle akciğerin kendi dokusundan kaynaklandığı belirtilen hastalığın belirtileri arasında; “Nefes darlığı, inatçı kuru öksürük, kanlı balgam gelmesi, hırıltılı solunum, kilo kaybı gece terlemesi, ateş.” gibi nedenlerin yer aldığını ,bunun dışında akciğer boşluğundaki bir organa sıçramasının kitlenin büyüme etkisiyle bası yapabileceğini söyleyen Koru Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr.Ertan Aydın, “Bu da ses kısıtlılığı yaratabilir. Göğüs duvarına yayılırsa göğüs ağrısına sebep olur ve arkada seyreden yemek borusuna bası yapması sonucunda yutma güçlü yaşanır. Bunların hepsi bir arada ya da kısmen olarak da oraya çıkabilir” diye konuştu.

    Kanser araştırmasında öncelikle imvaze olmayan tanı yöntemlerinin kullanıldığını söyleyen Doç. Dr.Ertan Aydın, “Bunlar nelerdir balgam almaktır. Balgamdan bir örnek alınarak patolojiye gönderilir. Kanser hücresi var mı onu araştırırız. Onun dışında akciğer filmi, tomografi, en üst tetkik olan Pet BT tetkiki yapıyoruz. Akciğer kanserinin varlığını ve başka organlara yayılıp yayılmadığını görüyoruz. Bunun dışında imvaze yöntemler, endesopi, burunoskopiyle ölçülebiliyor” diye vurguladı.