Etiket: kanseri

  • Ayşenur Kanseri Yenip Avrupa Turuna Çıktı

    Kahramanmaraş’ta yaşayan Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi beşinci sınıf öğrencisi Ayşenur Olgar, mezuniyetine 4 ay kala yakalandığı lenf kanserini yenip Avrupa turuna çıktı.

    Okulunu dondurmak zorunda kaldığını belirten 24 yaşındaki Ayşenur Olgar, “Hastalığımı öğrendiğimde tek başınaydım, umudumu hiç kaybetmedim. Dağcılık sporu ile ilgilendim, maçlara gidip tezahürat yaptım. Anlayacağınız hayatın tadını çıkarmaya devam ettim” dedi.

    Gece gündüz demeden onu yalnız bırakmayan ailesi ve arkadaşları, hatta tanımadığı kişilerden dahi dua aldığını söyleyen Olgar, radyoterapi alırken okuluna geri döndü. Müjdeli haberi geçen yılın sonunda alan ve kanseri yenen Olgar, okuldan mezun olup söz verdiği Avrupa gezisine çıktı.

    Avrupa gezisine amcasının yaşadığı İsviçre’den başlayan Olgar, daha sonra Fransa ve İtalya’ya gitti, İsviçre’de helikopterle şehri seyredip, Fransa’da yağmur altında gezdi. İtalya Milano’yı ise sokak sokak adımladı.

    HASTAYKEN KURDUĞU HAYALİ GERÇEK OLDU

    Olgar, “Çok yakın bir arkadaşım, hastalığımda, ’Şu an nerede olmak istersin’ diye sormuştu. Ben de ona, ’Paris’te tek başıma, kulağımda kulaklık, yağmurlu bir günde gezmek isterdim. Saçlarımın olmasını ve yağmurdan ıslanmasını isterdim’ demiştim. Aylar sonra Paris’e geldiğimde, şehre iner inmez yağmur başladı. Kulaklığımı taktım. Eyfel’e gidip, sokak sokak gezdim. Yağmur şiddetliğinde ise herkes kaçışırken ben şapkamı indirip, çılgınlar gibi dönmeye başladım. İnsanlar delirmişimcesine bana bakıyordu. Bir taksici yanıma gelerek, çok ıslandığımı, arabaya binmem gerektiğini söyledi. Bense ona bu anı 10 aydır beklediğimi ve yaşadığım en güzel şeylerden birinin bu olduğunu söyledim” diyerek, hayalinin nasıl gerçek olduğunu anlattı.

    “KANSERİ GÜLEREK YENDİM”

    Olgar, kanseri nasıl yendiğini soranlara ise şu cevabı veriyor: “İşin sırrı gülebilmek. Kanseri sadece gülerek ve sürekli içinde bulunduğum durumla dalga geçerek yendim. Fiziken çok yorulup, çok acı çektim, ama psikolojimi güçlü tutmaya çalıştım. Kader cesurlara gülermiş” dedi.

  • Denizlispor’dan Beyin Kanseri Hastası Furkan’a Ziyaret

    Denizlispor Altyapı Koordinatörü Kudret Iştın ile antrenör Gökhan Hor, 12 yaşındaki beyin kanseri hastası Furkan’ı evinde ziyaret etti.

    Denizlispor Altyapı Koordinatörü Kudret Iştın ve Altyapı U-13 antrenörü Gökhan Hor, 12 yaşındaki beyin kanseri olan Denizlispor taraftarı Furkan’ı evinde ziyaret etti. Uzun zamandır kanserle mücadele eden küçük Furkan, Denizlispor’u çok sevdiğini, en son geçtiğimiz yıl Manisaspor maçına babasıyla geldiğini söyledi. Denizlispor Altyapı Koordinatörü Kudret Iştın Furkan’a adı yazılı formayı hediye ederek, “Furkan’la tanışmamız altyapıdan sorumlu asbaşkanımız Ali Taşevli sayesinde oldu. Kendisine duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum. Furkan kardeşimizi Allah’tan şifalar diliyor bir önce iyileşip, hediye ettiğimiz formasını giyip arkadaşlarıyla futbol oynar inşallah” dedi.

  • Meme Kanseri Riski Azaltılabilir

    Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, emzirme, sağlıklı beslenme, düzenli spor yapma, yaşamla barışık ve huzurlu olmak gibi faktörlerin meme kanserine yakalanma riskini azalttığını bildirdi.

    Prof. Dr. Orhan Demircan, ülkemizde kadın kanserlerinin yüzde 25’inin meme kanseri olduğuna dikkat çekerek, “Amerika’da her 8 kadından, ülkemizde ise yakın zamana kadar her 12 kadından bir tanesi meme kanseri riski altındayken, şu anda bu rakam kadının iş ve sosyal yaşamın içerisine girmeye başlamasıyla gelişmiş ülkelerle benzer hale gelmiş bulunuyor” dedi. Prof. Demircan, temel hedefin kadınları meme sağlığı konusunda eğitip bilgilendirerek farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti.

    Meme kanseri vakalarında artış olmasına rağmen erken tanı ile ölümlerin azalmasının sağlanabildiğini söyleyen Prof. Demircan, “Erken tanının sağlanmasında en önemli yöntemler arasında kendi kendini muayene, hekim muayenesi ve mamografi yer alıyor. Kadınların 20-40 yaş arasında her ay kendi kendini muayene etmesi, 3 yılda bir hekim muayenesine gitmesi yeterli oluyor. 40 yaşından sonra ise her ay kendi kendini muayene etmenin yanı sıra her yıl mamografi ve hekim muayenesini öneriliyor. Özellikle hiçbir meme yakınması bulunmayan kadınların bu yöntemleri uygulaması büyük bir önem teşkil ediyor” diye konuştu. Meme hastalıkları konusunda deneyimli bir hekimle iletişim kurulması gerektiğine vurgu yapan Prof. Demircan, erken tanının sağlanmasındaki en büyük sorunun meme sağlığı merkezlerinin eksikliği olduğuna da dikkat çekiyor.

    ELE GELEN ŞİŞLİĞE DİKKAT

    Memede ele gelen şişlik, meme başında kanlı akıntı, meme başında kaşıntılı bir lezyonun bulunmasının hastalığın erken tanınmasını sağlayan önemli bulgular olduğunu söyleyen Prof. Dr. Demircan, “Meme kanserinde risk faktörleri; ailede meme kanseri öyküsünün bulunması, çocuk doğurmamış olmak veya 30 yaşın üzerinde doğum yapmış olmak, erken adet görme, geç adetten kesilme, adet sonrası uzun süren hormon tedavisi olarak sıralanıyor” dedi. Ancak risk faktörü olmadığında meme kanseri olunmayacağı algısının doğru olmadığını kaydeden Prof. Dr. Demircan, meme kanseri hastalarının yüzde 80’inde bu sayılan risk faktörlerinin hiçbirisinin bulunmadığını hatırlattı.

    Meme ile özel olarak ilgilenen cerrahların temel hedefinin en iyi yaşam beklentisi ve yaşam olanağı sağlayan tedavi şeklini seçmek, olanaklı ise hastayı ameliyathaneden kendi memesi veya yerine yapılan bir meme ile çıkarmak olduğunu anlatan Prof. Dr. Demircan, erken tanı alan hastaların büyük bir bölümünde memenin korunabildiğini vurguladı. Prof. Dr. Demircan, şöyle devam etti:

    “Erken tanı alan hastalarda uyguladığımız özel yöntemlerle koltuk altındaki tüm lenf bezlerini çıkartmadan tedavi yapma şansımız bulunuyor. Bu yöntemin uygulanabildiği hastalarda kolda şişme, ağrı, kolu kullanamama gibi olumsuzluklar olmuyor, daha kaliteli ve sorunsuz bir yaşam sürdürebilme şansı elde edilebiliyor.”

    Prof. Dr. Orhan Demircan, meme kanserinde riski azaltan faktörleri şöyle açıkladı:

    “Emzirme, diyetteki yağın kısıtlanması, sebze, meyve, lifli gıda ile beslenme, fazla kilodan kaçınma, raf ömrü uzun gıdalarla beslenmeme, sık alkol alımının azaltılması, ergenlik döneminde düzenli spor yapma, yaşamla barışık ve huzurlu olmak gibi faktörler meme kanserine yakalanma riskini azaltıyor.”

    Kadınlarda sık görülen bu hastalığın farkında olmanın ve önemini kavramanın, hastalıkla hazır ve donanımlı olarak karşılaşılmasını sağladığını söyleyen Prof. Dr. Demircan, meme kanserini yenebilmenin en önemli unsurunun riskin farkında olmak ve gereklerini yerine getirmek olduğunu sözlerine ekledi.

  • Kanseri Önceden Belirleyen Cihazlar Geliyor

    Uludağ Ekonomi Zirvesinde ’Teknoloji ve Trendler’ ele alındı. Intel Türkiye Ortadoğu Afrika Başkanı Çiğdem Ertem, gelecekte teknolojinin her insana göre farklılık göstererek kanseri bile sensörlerle erkenden belirleyebileceğini söyledi.

    Türkiye’nin en önemli ekonomi buluşmalarından olan Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde ’Teknoloji ve Trendler’ konusu ele alındı. Intel Türkiye Ortadoğu Afrika Başkanı Çiğdem Ertem ise teknolojinin temelinde insan olduğunu söyledi. Ertem, “Gelecekte çevremizde çok sayıda sensörler olacak ve bu sensörlerle insanların hayatı daha kolay olacak. Her insanın kanseri farklı olduğu gibi bunları daha erken ve her insana göre belirleyen cihazlar olacak. Her şey birbirine bağlı her şey akıllı olacak” diye konuştu.

    Dünya’da alınacak çok önemli derslerden birinin doğru işi doğru zamanda yapılması olduğunu ifade eden girişimci Süreyya Ciliv, “Artık öyle bir dünyaya geldik ki yeni hayat dijital hayat. Yeni dünya var. Bu yeni dünya kısaca üç tane olaydan meydana geliyor. Bilgisayarlar her yere giriyor. O yüzden dünyanın nüfusu 7 milyar iken 50 milyar bilgisayar var. İnsanların içine de girecekler, kollara da takılıyor. Gittikçe küçülüyor ve sensör dediğimiz boyutlarda küçülüyor. İkincisi bulut dediğimiz olay, dev sorverlar, anlık sınırsız bilgi, big data denilen olayı ortaya çıkarıyor. Yapay zeka bunun üstüne oturunca muazzam olaylar olacak. Üçüncü ise mobil teknolojilerin yayılması ile konnettiviti, her yerden bağlanabilmek. Bu son beş on yılın olayı. Artık her yerden her zaman bağlanabiliyorsun. Bütün bu olaylar bir araya geliyor ve ortaya insanlar için muazzam bir kaynak çıkıyor. Bu bütün sektörleri etkiliyor. O yüzden artık buna uymayanlar geride kalacak demiyorum, yok olacaklar” dedi.

    Artık bulutların olmazsa olmaz duruma geldiğini ifade eden Microsoft UK’tan Tamer Özmen ise, “Dijital çağı yakalamak için sadece teknolojiye yatırım yapmak gerekmiyor, yada sadece müşteriye yatırım yapmak yetmiyor. Şirketin kültürünü de değiştirmek gerekiyor. Bunu yaparken dijital dönüşümü de yaparsanız amacınıza ulaşırsınız” şeklinde konuştu.

    Girişimci ve teknoloji yatırımcısı Nicklas Bergman, “Son 15-20 yılında biraz daha faklı alanlara bakmaya çalıştım. Özellikle bankacılık teknolojilerine, nano teknolojilerine nöronlar, bunların hepsine baktım. İlginç olan şu ki, tüm bu sektörleri bir araya getirmek mümkün ortak paydaları teknoloji olduğu için ve aynı anda da bu alanların öncekinden daha ön plana çıktığını gördük. Artık aklımıza gelen her şey için teknolojiyi kullanılıyor. Teknolojilerden korkmamalıyız. Aksine eskiye takılıp kalmaktan korkmalıyız” dedi.

  • Sigara İçmek Pankreas Kanseri Riskini İkiye Katlıyor

    Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, pankreas kanserine yakalanma oranının sigara içenlerde iki kat fazla olduğunu söyledi.

    En ölümcül kanserlerin arasında bulunan pankreas kanserinin teşhisi, tedavisi zor olan ve mümkün olduğunca erken evrede yakalanması gereken bir hastalık olduğuna dikkat çeken Samsun Büyük Anadolu Meydan Hastaneleri doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı ve Cerrahi Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, pankreas hastalığının hızlı yayılım gösterdiğini belirterek, “En hızlı yayılan tür olan ve 45 yaşın altında rastlanan pankreas kanseri, alkol tüketen ve aşırı kilolu olan insanlar ile diyabet hastalarında daha sık görülüyor. Kansere bağlı ölüm nedenleri arasında pankreas kanserin ilk sıralarda yer aldığını görmekteyiz. Pankreas kanserinin, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki görülme oranı yılda 28 bin vaka ve bunların yüzde 90’a yakını kaybediliyor. Pankreas kanserleri ülkemizde de tüm kanserlerin yüzde 3’ünü oluşturuyor. Genellikle hızlı yayılım gösteren hastalığın görülme yaşı ortalama 69 olarak biliniyor. Cerrahi, medikal ve radyasyon tedavilerindeki gelişmelere rağmen, çok erken dönemde tespit edilmezse bu kanser türünde hayatta kalma oranı çok düşüktür” dedi.

    ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

    Pankreas kanseri hastalarının sadece yüzde yirmisinin tedavi edici cerrahi şansı olduğunu belirten Prof. Dr. Serdar Yol, “Pankreas kanserli hastaların çoğu uzak organlara erken kanser yayılımı veya yaygın lokal tutulum nedeni ile tedavi edici cerrahiye aday değildir. Bu hastalar için ağrıyı giderici ve daha rahat bir dönem geçirmelerini amaçlayan cerrahi girişimler yapılır. Genel duruma ve beraberindeki hastalıklara bağlı olarak; pankreas kanserinin vücutta diğer organlara yayılım gösterdiği hastalarda ortalama yaşam süresi 3 ile 6 ay arasındadır. Hastalık bölgesel bir yayılım gösterdiyse bu süre genellikle 6 ile 10 ay arasında değişmektedir” diye konuştu.

    HASTALIĞIN EN TEMEL BULGULARI

    Pankreas kanseri erken evrede belirti vermediği için önlem almanın da zor olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Serdar Yol şöyle devam etti: “Hastalık bulgu vermeye başladıktan sonra, tarama testleriyle teşhis edilebilir. Beslenmenin, çevresel faktörlerin ve genetik özelliklerin pankreas kanseri üzerindeki etkisi sigara içmenin yarattığı etkiye oranla daha azdır. Sigara hastalıkla doğrudan ilişkili olup, riski 2 kat artırır. En temel bulguları bulantı, iştahsızlık, kilo kaybı, mide çıkışında tıkanıklık, yavaş gelişen sarılık ve ağrıdır. Pankreas kanserine bağlı olarak görülebilen ve sırta vuran ağrı, genellikle hastalığın bölgesel yayılımının habercisidir. Hastalığın daha az görülen bulguları, ‘3 D’ olarak tanımlanabilecek ‘diyabet’ (şeker hastalığı), ‘diare’(ishal) ve ‘depresyon’dur.”

    TEDAVİSİ DENEYİMLİ EKİP TARAFINDAN YAPILMALI

    Opr. Dr. Yol, pankres kanseri tedavisinin deneyimli ellerde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Tedavi; onkolog, gastroenterolog, pankreas cerrahı, girişimsel radyolog ve palyatif (hafifletici) bakım uzmanından oluşan deneyimli kişiler tarafından yapılmalıdır. Pankreas kanseri ameliyatları, cerrahinin en zor ve en sorunlu ameliyatlarından olup, özellikle ameliyat sonrası dönemde çıkabilecek komplikasyon riskleri nedeni ile hem cerrah, hem de hastane imkanları yeterli özellikte olmalıdır” şeklinde konuştu.