Etiket: Kanı

  • Antalya’da ’Ata’ya Minnet Kanı Projesi

    Antalya merkez Kepez ilçesi Kent Konseyi, yaklaşık otuz kadar paydaş kuruluş ile birlikte çok özel bir programa öncülük ediyor. Çanakkale Şehitlerini Anma etkinlikleri kapsamında düzenlenecek olan Ata’ya Minnet Kanı, projenin anlamını güçlendirecek.

    Kepez Kent Konseyi, bu yıl 101’inci yıl dönümü olan Çanakkale Zaferi için özel bir anma programı hazırlıyor. Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yıl dönümü anısına yaklaşık 30 sivil ve kamu kuruluşunun katılımıyla özel bir proje düzenleniyor. Kepez Kent Konseyi ve Antalya Valiliği öncülüğünde yaklaşık 30 kuruluşun destek verdiği ’Çanakkale Türküsü Kepez’den Yükseliyor’ projesinin protokol imza töreni gerçekleştirildi. Proje dosyasının paydaş kuruluşlarla paylaşıldığı toplantı, Kepez Kent Konseyi Başkanı Abdullah Sürekli Başkanlığında, Kepez Belediyesi Meclis Salonu’nda yapıldı.

    Çanakkale Zaferi’nin 101’inci yıl dönümünde yaşanan anıların canlanması ve özellikle gençlerin Çanakkale’yi daha yakından tanımasını amaçlayan proje, Kepez Kent Konseyi ve Antalya Valiliği İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü tarafından hazırlandı. Kepez Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleşen toplantıda projenin detayları üzerinde konuşuldu.

    Genel hedefi Çanakkale cephesinde can veren şehitlere karşı vefa borcunun ödenmesi ve milli kimlik ve birlik beraberlik algılarının güçlendirilmesi olan proje kapsamında, Antalya’da yapılacak etkinlikler listelendi. Projeye destek veren kurumların görevleri faaliyet dosyasında sıralanarak gerekli çalışmalar tamamlandı. Tersine göç başlatıldığını, Çanakkale’ye gitmek yerine oradaki öğrencileri buraya davet ederek, Antalya genelinde bir milli bilinç oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Kepez Kent Konseyi Başkanı Abdullah Sürekli, katılımcı kuruluşlardan proje için yapabilecekleri katkıları dinledi. Toplantının devamında katılan kuruluşların faaliyetleri listelenirken, rekora koşacak bir koro için ortak karar alındı.

    ’ATA’YA MİNNET KANI

    Projenin içerisinde yer alan en önemli planlamalardan biri olan Ata’ya Minnet Kanı, projenin anlamını güçlendirecek. Projenin paydaşlarından Türk Kızılayı, Cumhuriyet Meydanı’nda kan vermek için çadırlar kurduracak. Çanakkale cephesinde kanının son damlasına kadar savaşan şehitlere saygı için vatandaşların kan bağışında bulunmaları bekleniyor.

    Kızılay’ın çadırında savaştan bir kesit sunacak şekilde, tiyatro oyuncularının o günleri yaşatmasını ön gören planlamalar, Çanakkale ruhunu vatandaşlara canlı canlı aşılayacak. Ataların döktüğü kanlar için kanını vermeye hazır olan vatandaşlar tarafından ilgi görmesi beklenen Ata’ya Minnet Kanı programı, proje içinde önemli bir yer tutuyor.

    Şubat ayı içerisinde başlaması planlanan projede Antalya Valiliği, Akdeniz Üniversitesi, İl Müftülüğü, TRT Antalya Müdürlüğü, Kızılay Ankara Kan Bağışı Merkezi Müdürlüğü gibi 26 sivil toplum ve kamu kuruluşunun yanı sıra, asıl hedeflenen kitle olan gönüllü vatandaşlar, Kepez Kent Konseyi’nin proje ortağı olarak, rol alacak. Dini, sosyal ve yönetimsel faaliyetlerin oluşturduğu projede, şehitler anısına 101 hatim, fidan dikimi, şehitlik anıtı, bilgi, resim, şiir ve kompozisyon yarışmaları, gençlik korolarının düzenleyeceği konserler, tarihi canlandıracak revir ile kan verme çadırları, askeri malzeme ve fotoğraf sergileri ve şehitler anısına gerçekleşecek diğer faaliyetler yer alıyor.

    DEV KORO İLE ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ

    Programda çok yönlü bir çok faaliyet de bulunuyor. Ata’ya Minnet Kanı’nın yanı sıra Çanakkale Türküsü Korosu da projenin bir diğer önemli unsurunu oluşturuyor. Her kuruluştan 101 kişilik korolarla büyük bir orkestranın kurulması kararlaştırılırken, katılan vatandaşlarla birlikte binlerce kişi Çanakkale Türküsü’nü söyleyerek bir rekora imza atacak. Çanakkale’den gelecek olan 101 öğrenci ile dört gün süren programların da yer aldığı faaliyet planı, toplantıya katılan kuruluşlara sunularak, onların fikirleri doğrultusunda düzenlemeler yapıldı.

  • Kişinin Kendi Kanı Vücudun En İyi Tamir Aracı

    Dünya tıp tarihinde henüz 5 yıllık bir geçmişe sahip olduğu belirtilen Ancak Aydın’da yeni yeni yaygınlaşmaya başlayan PRP Türkçe karşılığı ile hastanın kendi kanını birtakım işlemlere tabi tutarak hasarlı bölgeye uygulanması işlemi hakkında Dr. Mehmet Kıral merak edilenleri cevaplandırdı.

    Kırla, tıp dünyasında önemli bir buluş olan PRP uygulamasında kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerji riski ve yan etki içermediğini, işlem sayesinde vücudun hasarlı bölgesinin en kısa sürede kendisini tamir ettiğini belirtti.

    Son günlerde dillerden düşmeyen PRP’nin kelime anlamı İngilizce olan ‘Platelet Rich Plasma’ ifadesinin kısaltması olduğunu belirten Dr. Mehmet Kıral “Türkçe açılımı trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. Yapılan hastanın kendi kanını birtakım işlemlere tabi tutarak hasarlı bölgeye uygulanması işlemidir. Elde edilişi; Hastanın yaklaşık olarak 20 cc kanı pıhtılaşmayı önleyen madde içeren tüplere alınır ve 15 dk santrifüj edildikten sonra kandaki trombositler diğer hücrelerden ayrılarak plazma içerisinde yoğunlaşırlar. Trombositlerden zengin olan bu plazma hastanın yakınması olan bölgesine enjekte edilir” dedi.

    “TAMİR HÜCRELERİNİ KULLANARAK HASARLI BÖLGEYİ TAMİR EDİYORUZ”

    Trombositlerin vücutta herhangi bir yaralanma sonrası ilgili bölgeye ilk gelen tamir hücreleri olduğunu ve kandaki bu hücreleri ayrıştırarak sıkıntılı bölgelere enjekte edip tamiratı hızlandırdıklarını belirten Dr.Mehmet Kıral “Trombositlere bu özelliklerini veren üzerlerinde taşıdıkları büyüme faktörleridir. Bu büyüme faktörleri hasarlı bölgeye kan akımını artıracak şekilde yeni damarlanma artışı yapar. Kan akımının artması iyidir. Çünkü beslenmeyi artırarak o bölgeyi yeniler ve güçlendirir. Trombositlerde damarlanmayı artıranların dışında başka büyüme faktörleri de vardır ve aynı şekilde dokunun yenilenme ve güçlenmesine hizmet ederler. Normal bir insanın kandaki trombosit miktarı yaklaşık olarak 400000 /cc kadardır. Prp sıvısında kanın maruz kaldığı işlemler sonucunda bu oran yaklaşık olarak, 1000000/cc ye yükseltilir. Prp sıvısı az miktarda da kök hücresi içerir ancak halk arasında öyle adlandırılmasına rağmen klasik bir kök hücre tadavisi değildir. Kandaki büyüme faktörlerinden meydana gelen bir karışımdır. Prp uygulamasında temelde yapılan; vücudun neresinde ne tür bir hasar meydana gelirse gelsin anında o bölgeye giderek hasarı tamir etme özelliğine sahip olan hücre ve iyileştirme faktörlerini yoğulaştırarak o bölgeye direkt uygulama işlemidir. Bu hasar eklemlerde bir kıkırdak kaybı olabileceği gibi tendonlarda bir yaralanmada olabilir” diyerek PRP ile artık vücuttaki hasarların daha kolay tamir edildiğini belirtti.

    Uygulamanın yaklaşık beş yıl önce ilk kez Dermatoloji alanında yaşlanmayı geciktirici uygulamalar olarak başladığı Ortopedi alanındaki kullanımı son bir yıl içinde yaygınlaştığı belirtildi.

    “PRP’DEN KİMLER YARARLANABİLİR”

    Prp uygulamasından tendon yaralanmaları (aşil tendiniti, elbileği tendiniti, tenisçi dirseği, patellar tendon yaralanması vs), dizde kıkırdak hasarı ve erken evre kireçlenmelerde,

    Omuzda sıkışma ağrılarında, Sporcularda stres kırıklarında, Menisküs yaralanmalarında, Bağ yaralanmalarında (diz yan bağları, ayak bileği bağ yaralanmalarında) yararlanılabildiği son bir yıl içerisinde birçok hastaya Aydın Atatürk Devlet hastanesinde bizzat kendisinin uyguladığını belirtti.

  • Erbaş: “Akan Kanı Durdurmak İçin Mücadele Veriyoruz”

    Saadet Partisi (SP) Van Milletvekili Adayı Fethullah Erbaş, parti olarak endişe içerisinde olduklarını ve akan kanı durdurmak için mücadele verdiklerini söyledi.

    SP Van Milletvekili adayı Fethullah Erbaş, il ve ilçe teşkilat başkanları, teşkilat üyeleri ve çok sayıda partiliyle cadde cadde, sokak sokak geziyor. Ziyaretlerinin ardından açıklama yapan Erbaş, “Kritik bir dönemden geçiyoruz. Bu ülkenin asayişinden, güvenliğinden, emniyetinden sorumlu olan iktidar sahipleri sanki kahramanlık taslıyor gibi muhalefeti eleştirirken, ‘Sivas’ın doğusuna gidemiyorsunuz’ diyor. Bu ülke bizim, bu ülke hepimizin. Eğer bir takım siyasiler Sivas’ın doğusuna gidemiyorsa can, mal güvenliği münasebetiyle ülkenin belirli bölgelerine adım atamıyorsa bunun sorumlusu kim? Ne olur bu güzel illerimizin, yüreği iman dolu yiğit insanlarına sorun, vebali altında kalmayın” dedi.

    Sadece Saadet Partisi heyetinin Cizre’ye gittiğini belirten Erbaş, “Akan kanı nasıl durdurabiliriz? Annelerin gözyaşını nasıl silebiliriz? Bunun mücadelesini veriyoruz. Bizim partimizdeki herhangi bir arkadaşımız milletvekilliği için şöyle bir partiye yönelecek olsa kapıda değil sokağın başında kaparlar” diye konuştu.