Etiket: Kanamaları

  • Diş eti kanamaları hafife alınmamalı

    Diş Hekimi Dt. Cem Harbalioğlu, “Diş etleri sağlıklı dişler için ciddi bir öneme sahiptir ve diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi diş eti kanamalarıdır. Tedavi olunmaması durumunda dişlerde sallanma ve diş kayıpları meydana gelebilir” dedi.

    Sağlıklı diş etinin nasıl olması gerektiğinden bahseden Dt. Cem Harbalioğlu, “Doğal ve estetik bir diş eti açık pembe renkte, portakal kabuğu görünümde olur. Üzerindeki dişi kökünden sıkıca sarar ve dişin konturlarını takip eder. Şişkinlik, enfeksiyon ve kızarıklık olmaz. Diş fırçalama sırasında ya da diş ipi kullanımında kanamaz” diye konuştu.

    Gingivitis ve periodontitis

    Dt. Cem Harbalioğlu şu bilgileri verdi: “Gingivitis diş eti hastalığının hafif şeklidir. Diş etleri kırmızılaşır, şişer ve çok kolay bir şekilde kanar. Ancak hastalık bu aşamada kişileri fazla rahatsız etmez. Gingivitis daha çok ağız temizliğine yeterince önem vermemekten kaynaklanır. Yiyecek artıklarından kaynaklanan bakteriler iltihaplanmaya yol açar. Doğru bir ağız içi bakımı ve doktorunuzun vereceği tavsiyelerle, hastalık tedavi edilebilir. Gingivitis olarak adlandırılan diş eti iltihaplanması zamanında tedavi edilmezse, diş eti yüzeyinden ilerleyerek buradaki kemiği de etkilemeye başlar. Periodontitis gingivitisten farklı olarak, dişin kök yüzeyini, diş kökünü saran kemiği ve bu iki doku arasındaki bağ dokusunu harap eden iltihabi bir hastalıktır. Bir anlamda tedavi edilmemiş olan gingivitis’in ilerlemiş haline benzetilebilir. Dişlerin sallanmasına ve dökülmesine neden olur.”

    Diş eti neden kanar

    Diş etinin kanama sebeplerine de değinen Dt. Harbalioğlu, “Diş eti kanamalarının ilk nedeni mikrobiyal diş plağıdır. Doğru bir fırçalama, diş ipi ve ara yüz temizliği yapılmaması nedenleriyle bakteriler dişe tutunur. Zamanla bu plak tabakası gelişir ve bu birikintiler diş taşına dönüşür. Diş eti kanamalarını etkileyen diğer faktörler ise; sigara, hormonal değişiklikler, stres, genetik faktörler, diş gıcırdatma veya sıkma alışkanlığı, şeker hastalığı, uyumu iyi olmayan dolgu ya da kronlar, kötü beslenmedir” açıklamasını yaptı.

    “İhmal etmeyin”

    Diş Hekimi Dt. Cem Harbalioğlu diş eti kanamasının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayarak konu ile ilgili açıklamasını; “Ağız kokusunu da beraberinde getiren diş eti kanaması, ihmal edilmemesi gereken bir hastalıktır. Diş eti kanamalarını önlemenin tek yolu ağız hijyeninin düzenli olarak sağlanması, dişlerin günde iki defa doğru bir fırça ve doğru bir teknik ile fırçalanmasıdır. Ayrıca diş ipi ve arayüz fırçası kullanarak dişlerin ara yüzeyleri temizlenmeli, beslenmeye özen gösterilmeli ve şekerli-yapışkan gıdalardan kaçınılmalıdır. En önemlisi de 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolü de unutulmamalı gerektiğinde diş yüzeyi temizlikleri yapılmalıdır” şeklinde tamamladı.

  • Burun kanamaları ciddiye alınmalı

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, dönem dönem insanların yaşadığı sağlık problemlerinden biri olan burun kanamaların ciddiye alınması gerektiğini belirterek, nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

    Burun kanalarının sık karşılaşılan ve genellikle “gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalar” ve “ileri yaştaki hastalarda görülen kanamalar” adı altında iki şekilde görülen bir sağlık problemi olduğunu ifade eden Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, “Gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalar, çoğunlukla burnun 1 cm. gerisinde oluşmaktadır. Bu bölge kan damarlarının çok yoğun olduğu bir bölgedir. Çocuklarda burun kanamalarının en sık sebebi burun karıştırmadır. Çocuklar burunlarını karıştırarak bu kılcal damarlardan çok yoğun olan bölgeyi zedelemekte ve tekrarlayan burun kanamalarına neden olmaktadır. Kuru havalarda ve üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de burun kanamaları sık görülmektedir. İleri yaştaki hastalarda görülen kanamalar ise şiddetli, kendiliğinden durmayan, çoğunlukla da burnun arka bölgelerinden kaynaklanan ve sıklıkla hastaneye yatırma zorunluluğu duyulan ciddi kanamalardır. Bu kanamalar daha çok tansiyon hastalarında ve kan sulandırıcı ilaç kullanımlarında ortaya çıkmakta, ciddi seyirli olmaktadır. Burna darbe alınması, burun kırıkları, yüz ve kafatası kırıkları, burun karıştırma, burna sıkılan kortizonlu ilaçlar, kokain kullanımı burun kanamasına neden olabilir. Ayrıca burundaki kıkırdak ve kemik eğriliklerinden dolayı da dar alandan hava hızlı akarak burnu kurutur, kabuklanmalar olur ve burun kanaması izlenebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyonlarla da sıklıkla burun kanamaları olabilmektedir. Burun, burun boşlukları ve genzin iyi ve kötü huylu tümörleri de yoğun burun kanamalarına neden olmaktadır. Ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen damar tümörleri de şiddetli kanama yapabilmektedir” dedi.

    Aspirin kullanımı ve yüksek tansiyon

    Opr. Dr. Yusuf Şentürk şöyle devam etti: “Pıhtılaşma sorunları, hemofili, von willebrand gibi pıhtılaşma hastalıkları, K vitamini eksikliği, ilaç veya hastalıklara bağlı kanda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerin (trombositler) azalmasına neden olan durumlar, karaciğer hastalıkları ve alkol alımı burun kanamalarına yol açmaktadır. Toplumumuzda yanlış öğretiler sonucu birçok kişi gelişigüzel Aspirin kullanmaktadır. Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kullanılması sonucu sadece burunda değil birçok alanda durdurulamayan kanamalar olmakta ve hastalarımız bundan zarar görmektedir. Aspirin kanama zamanını 1 hafta uzatmakta ve bu sürede tedavide pıhtılaşma problemleri yaşanmaktadır. Önerimiz kan sulandırıcı ilaçların bir teşhise dayanması, tedavi süresinin ilgili hekim tarafından belirlenmesi ve kanama-pıhtılaşma parametrelerinin düzenli kontrol edilmesidir. İleri yaşlarda yine sıklıkla kanamaya neden olarak tansiyon yüksekliği (hipertansiyon) ve damar sertliği olarak kaydedilmektedir. Bu arada bir anekdot olarak tansiyonu yüksek hastanın burun kanaması olmasının iyi bir durum olduğu böylece beyin kanaması olmadığı doğru olmayan bir inanıştır. Burun kanaması olmadan da hipertansif hastalarda beyin kanaması izlenmektedir. Hastalarımızı çok korkutan kanamalarda bile miktarlar bir su bardağından daha azdır. Vücudumuzda toplam 5 litre dolaşan kanın varlığı hatırlandığında durum daha iyi kavranacaktır.”

    İlk müdahale nasıl olmalı

    Hastaların hastaneye gitmeden karşılaştıkları burun kanamasında ne yapması gerektiği konusunda bilgi veren Dr. Yusuf Şentürk, “İlk olarak yapılmaması gerekenler sıralanacak olursa; baş geriye atılmamalı ve buruna pamuk, bez gibi evde ilk akla gelen ne varsa sokuşturulmamalıdır. Bu hareket, sadece burun kanamasının önden değil genizden gelmesini sağlar, kanamayı durdurmaz. Kafayı ıslatmak, boyuna buz koymak pek de işe yarayacak önlemlerden değildir. Doğrusu ise önce soğuk bir suyla burunu fazla sümkürmeden temizlemek ve bir elin 2 parmağı ile burun kanatlarından şiddetlice bastırmaktır. 5 dakika bastırdıktan sonra eğer hala kanıyorsa tekrar burun içini soğuk suyla temizlemek, pıhtıları uzaklaştırmak ve tekrar 2 parmakla burun kanatlarını bastırarak kanamayı durdurmak gerekir. Bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir. Bu yolla burun kanamalarının yüzde 90’ı durmaktadır. Durmayan kanamalar içinse KBB uzmanına başvurulmalıdır. Burnun arka kısmında kanaması olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan, hipertansiyonu olan, burnunda nefes almayı engelleyici balon, tampon vs. gibi materyal bulunan yaşlı kalp, akciğer ve solunum problemli hastalarla, kanamaları tekrarlayanlar mutlaka hastaneye yatırılarak yakın izlemde tutulmalı ve gerekli testler yapılarak uygun ilaçlar verilmelidir. Tabi bu anlatılanlara rağmen kanaması devam eden hastalar da olmaktadır. Bu çok küçük yüzdeyi oluşturan hastalarımızda ameliyathanede gerekli müdahaleler yapılarak kanayan damar bağlanmakta veya o damarı tıkayıcı işlemlere gereksinim duyulmaktadır. Hastanın kanaması burun eğriliğinden kaynaklanıyorsa bu eğrilik ameliyatla mutlaka düzeltilmelidir. Sonuç olarak, burun kanamaları önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Bu olayın nedeni mutlaka araştırılmalı ve varsa altta yatabilecek daha ciddi hastalıklar ortaya çıkartılarak tedavi edilmelidir” şeklinde konuştu.

  • Burun kanamaları dikkate alınmalı

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, insanların hayatı boyunca en az birkaç defa yaşadığı burun kanamalarının nedenleri, yapılması gerekenler ve cerrahi yöntemleri hakkında bilgiler verdi.

    Çeşitli hastalıklar, yapısal nedenler, hava şartları ve travmalara bağlı olarak gelişebilen burun kanamalarının günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ifade eden Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, “Burun kanaması gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalardır. Bu kanamalar çoğunlukla burnun 1 cm. gerisinde oluşmaktadır. Bu bölge kan damarlarının çok yoğun olduğu bir bölgedir. Çocuklarda burun kanamalarının en sık sebebi burun karıştırmadır. Çocuklar burunlarını karıştırarak bu kılcal damarlardan çok yoğun olan bölgeyi zedelemekte ve tekrarlayan burun kanamalarına neden olmaktadır. İleri yaştaki hastalarda görülen kanamalar ise şiddetli, kendiliğinden durmayan, çoğunlukla da burnun arka bölgelerinden kaynaklanan ve sıklıkla hastaneye yatırma zorunluluğu duyulan ciddi kanamalardır. Bu kanamalar daha çok tansiyon hastalarında ve kan sulandırıcı ilaç kullanımlarında ortaya çıkmakta, ciddi seyirli olmaktadır” dedi.

    Kullanılan ilaçlara dikkat

    Doktor tavsiyesi olmadan alınan ilaç ve kan sulandırıcıların burun kanamasına neden olduğunu belirten Şentürk, “Pıhtılaşma sorunları, hemofili, von willebrand gibi pıhtılaşma hastalıkları, K vitamini eksikliği, ilaç veya hastalıklara bağlı kanda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerin (trombositler) azalmasına neden olan durumlar, karaciğer hastalıkları ve alkol alımı burun kanamalarına yol açmaktadır. Kan sulandırıcı ilaçların bir teşhise dayanması, tedavi süresinin ilgili hekim tarafından belirlenmesi ve kanama-pıhtılaşma parametrelerinin düzenli kontrol edilmesidir” diye konuştu.

    Burun kanamasında ilk tedavi

    Opr. Dr. Yusuf Şentürk şöyle devam etti: “İlk olarak yapılmaması gerekenler sıralanacak olursak, baş geriye atılmamalı ve buruna pamuk, bez gibi evde ilk akla gelen ne varsa sokuşturulmamalıdır. Bu hareket, sadece burun kanamasının önden değil genizden gelmesini sağlar, kanamayı durdurmaz. Kafayı ıslatmak, boyuna buz koymak pek de işe yarayacak önlemlerden değildir. Doğrusu ise önce soğuk bir suyla burunu fazla sümkürmeden temizlemek ve bir elin 2 parmağı ile burun kanatlarından şiddetlice bastırmaktır. 5 dakika bastırdıktan sonra eğer hala kanıyorsa tekrar burun içini soğuk suyla temizlemek, pıhtıları uzaklaştırmak ve tekrar 2 parmakla burun kanatlarını bastırarak kanamayı durdurmak gerekir. Bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir. Bu yolla burun kanamalarının yüzde 90’ı durmaktadır. Durmayan kanamalar içinse KBB uzmanına başvurulmalıdır.”

    Cerrahi yöntemler

    Cerrahi yöntemlere değinen Opr. Dr. Yusuf Şentürk şu bilgileri verdi: “Burnun arka kısmında kanaması olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan, hipertansiyonu olan, burnunda nefes almayı engelleyici balon, tampon vs. gibi materyal bulunan yaşlı kalp, akciğer ve solunum problemli hastalarla, kanamaları tekrarlayanlar mutlaka hastaneye yatırılarak yakın izlemde tutulmalı ve gerekli testler yapılarak uygun ilaçlar verilmelidir. Tabi bu anlatılanlara rağmen kanaması devam eden hastalar da olmaktadır. Bu çok küçük yüzdeyi oluşturan hastalarımızda ameliyathanede gerekli müdahaleler yapılarak kanayan damar bağlanmakta veya o damarı tıkayıcı işlemlere gereksinim duyulmaktadır. Hastanın kanaması burun eğriliğinden kaynaklanıyorsa bu eğrilik ameliyatla mutlaka düzeltilmelidir.

    Sonuç olarak, burun kanamaları önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Bu olayın nedeni mutlaka araştırılmalı ve varsa altta yatabilecek daha ciddi hastalıklar ortaya çıkartılarak tedavi edilmelidir.”

  • Burun Kanamaları Ciddiye Alınmalı

    Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yusuf Şentürk, çocuklarda burun kanamalarının en sık sebebinin burun karıştırması olduğunu söyledi.

    Burun kanalarının sık karşılaşılan ve genellikle ‘gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalar’ ve ‘ileri yaştaki hastalarda görülen kanamalar’ adı altında iki şekilde görülen bir sağlık problemi olduğunu belirten Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Uzmanı Opr. Dr.Yusuf Şentürk, “Gençlerde ve çocuklarda sık tekrarlayan ve az miktarda olan kanamalar, çoğunlukla burnun 1 cm gerisinde oluşmaktadır. Bu bölge kan damarlarının çok yoğun olduğu bir bölgedir. Çocuklarda burun kanamalarının en sık sebebi burun karıştırmadır. Çocuklar burunlarını karıştırarak bu kılcal damarlardan çok yoğun olan bölgeyi zedelemekte ve tekrarlayan burun kanamalarına neden olmaktadır. Kuru havalarda ve üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenlerde de burun kanamaları sık görülmektedir” dedi.

    İleri yaştaki hastalarda görülen kanamaların şiddetli, kendiliğinden durmayan, çoğunlukla da burnun arka bölgelerinden kaynaklanan sorunlar olduğunu ifade eden Şentürk, “Bu kanamalar daha çok tansiyon hastalarında ve kan sulandırıcı ilaç kullanımlarında ortaya çıkmakta, ciddi seyirli olmaktadır. Burna darbe alınması, burun kırıkları, yüz ve kafatası kırıkları, burun karıştırma, burna sıkılan kortizonlu ilaçlar, kokain kullanımı burun kanamasına neden olabilir. Ayrıca burundaki kıkırdak ve kemik eğriliklerinden dolayı da dar alandan hava hızlı akarak burnu kurutur, kabuklanmalar olur ve burun kanaması izlenebilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, nezle, grip, sinüzit gibi enfeksiyonlarla da sıklıkla burun kanamaları olabilmektedir. Burun, burun boşlukları ve genzin iyi ve kötü huylu tümörleri de yoğun burun kanamalarına neden olmaktadır. Ergenlik çağında erkek çocuklarda görülen damar tümörleri de şiddetli kanama yapabilmektedir” diye konuştu.

    ASPİRİN KULLANIMI VE YÜKSEK TANSİYON

    Karaciğer hastalıkları ve alkol alımının da burun kanamasına yol açtığının altını çizen Şentürk, “Pıhtılaşma sorunları, hemofili, von willebrand gibi pıhtılaşma hastalıkları, K vitamini eksikliği, ilaç veya hastalıklara bağlı kanda pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerin yani trombositlerin azalmasına neden olan durumlar, karaciğer hastalıkları ve alkol alımı burun kanamalarına yol açmaktadır. Toplumumuzda yanlış öğretiler sonucu birçok kişi gelişigüzel aspirin kullanmaktadır. Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kullanılması sonucu sadece burunda değil birçok alanda durdurulamayan kanamalar olmakta ve hastalarımız bundan zarar görmektedir. Aspirin kanama zamanını 1 hafta uzatmakta ve bu sürede tedavide pıhtılaşma problemleri yaşanmaktadır. Önerimiz kan sulandırıcı ilaçların bir teşhise dayanması, tedavi süresinin ilgili hekim tarafından belirlenmesi ve kanama-pıhtılaşma parametrelerinin düzenli kontrol edilmesidir. İleri yaşlarda yine sıklıkla kanamaya neden olarak tansiyon yüksekliği yani hipertansiyon ve damar sertliği olarak kaydedilmektedir. Bu arada tansiyonu yüksek hastanın burun kanaması olmasının iyi bir durum olduğu böylece beyin kanaması olmadığı doğru olmayan bir inanıştır. Burun kanaması olmadan da hipertansif hastalarda beyin kanaması izlenmektedir. Hastalarımızı çok korkutan kanamalarda bile miktarlar bir su bardağından daha azdır. Vücudumuzda toplam 5 litre dolaşan kanın varlığı hatırlandığında durum daha iyi kavranacaktır” şeklinde konuştu.

    İLK MÜDAHALE NASIL OLMALI

    Burun kanamasında hastanın ilk olarak ne yapması gerektiği hakkında bilgi veren Şentürk şunları söyledi: “İlk olarak yapılmaması gerekenler sıralanacak olursa, baş geriye atılmamalı ve buruna pamuk, bez gibi evde ilk akla gelen ne varsa sokuşturulmamalıdır. Bu hareket, sadece burun kanamasının önden değil genizden gelmesini sağlar, kanamayı durdurmaz. Kafayı ıslatmak, boyuna buz koymak pek de işe yarayacak önlemlerden değildir. Doğrusu ise önce soğuk bir suyla burunu fazla sümkürmeden temizlemek ve bir elin 2 parmağı ile burun kanatlarından şiddetlice bastırmaktır. 5 dakika bastırdıktan sonra eğer hala kanıyorsa tekrar burun içini soğuk suyla temizlemek, pıhtıları uzaklaştırmak ve tekrar 2 parmakla burun kanatlarını bastırarak kanamayı durdurmak gerekir. Bu işlem birkaç kez tekrarlanabilir. Bu yolla burun kanamalarının yüzde 90’ı durmaktadır. Durmayan kanamalar içinse KBB uzmanına başvurulmalıdır. Burnun arka kısmında kanaması olan, kan sulandırıcı ilaç kullanan, hipertansiyonu olan, burnunda nefes almayı engelleyici balon, tampon gibi materyal bulunan yaşlı kalp, akciğer ve solunum problemli hastalarla, kanamaları tekrarlayanlar mutlaka hastaneye yatırılarak yakın izlemde tutulmalı ve gerekli testler yapılarak uygun ilaçlar verilmelidir. Tabi bu anlatılanlara rağmen kanaması devam eden hastalar da olmaktadır. Bu çok küçük yüzdeyi oluşturan hastalarımızda ameliyathanede gerekli müdahaleler yapılarak kanayan damar bağlanmakta veya o damarı tıkayıcı işlemlere gereksinim duyulmaktadır. Hastanın kanaması burun eğriliğinden kaynaklanıyorsa bu eğrilik ameliyatla mutlaka düzeltilmelidir. Sonuç olarak, burun kanamaları önemsenmesi gereken bir hastalıktır. Bu olayın nedeni mutlaka araştırılmalı ve varsa altta yatabilecek daha ciddi hastalıklar ortaya çıkartılarak tedavi edilmelidir.”