Etiket: Kanaat

  • Bitlis’teki Kanaat Önderleri iftar yemeğinde bir araya geldi

    Bitlis Valisi ve Belediye Başkan Vekili İsmail Ustaoğlu, iftar yemeğinde ildeki kanaat önderleri ile bir araya geldi.

    Öğretmenevinde düzenlenen iftar yemeği Kuran-ı Kerim tilaveti ile başlarken, ezanın okunmasının ardından iftarlar açıldı. Yemeğin ardından bir konuşma yapan Vali İsmail Ustaoğlu, Türkiye üzerinde oynanan çeşitli oyunlara değinerek “Bu süreçte siz kanaat önderlerimize büyük işler düşüyor” dedi.

    Vali Ustaoğlu, “Bu şehirde son dönemlerde yapmış olduğumuz çalışmalarla bu şehrin hem kadim kültürünün hem de kadim geçmişinin bize miras olarak bıraktığı tarihi eserleri ayağa kaldırmaya çalışırken, diğer yandan da bu şehrin manevi anlamda ve geleceğin Türkiye’sinde gençlerimizin yetişmesinde de farklı projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz” diyerek “Okul öncesi çocuklarımızın 4-6 yaş grubundaki çocuklarımıza Kur’an kursları açmak münasebeti ile yine her mahallemizde bayanlarımıza yönelik açtığımız Kur’an kursları ile bu seferberliklerle ilimizde bir milli manevi hamleyi el birliği ile yapmaya çalışıyoruz. Bu süreçteki en önemli misyon ve görev siz kıymetli hocalarımıza düşüyor. Burada sorumluluk sahibi olan ve bu coğrafyanın kahrını çekmiş siz kıymetli hocalarımızla birlikte elimizi taşın altına koyarak bu millet için bu memleketin geleceği için yapacağımız çok şeyler olacağına ben inanıyorum” ifadesini kullandı.

    Gezi olaylarından 15 Temmuz darbe girişimine kadar Türkiye üzerinde oynanan oyunlardan da bahseden Ustoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Ülkemizin içinde bulunduğu süreci hep birlikte görüyoruz. Yaklaşık 7-8 yıldır gezi süreci ile başlayan bu operasyonlar 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişiminde yaşananlara şöyle bir baktığımızda ve son birkaç gün içinde ekonomi ve döviz üzerinde yaşananları gördüğümüzde Türkiye üzerinde oynanmak istenen oyunun ne denli büyük olduğunu gayet net bir şekilde görüyoruz. Bunun için bizim bu ülke üzerinde sorumluluklarımız çok fazladır. Bu ülke halen 100 yıl öncesinde yedi düvele karşı verdiği mücadelenin bir benzerini adeta şimdi veriyor. Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de ve Libya’da yaşananları anlatmaya gerek yok. Ama Allah’a şükürler olsun bu ülkeye operasyon yapmaya kalkışanlara şu sofrada beraber olduğumuz gibi hep birlikte olursak inşallah onların hesaplarını boşa çıkaracağız. Bu ülke üzerinde yapılanları iyi görmemiz lazım. Hele hele sizlerin etrafınıza bunu anlatmanız lazım. Bu memleketin geleceği ile ilgili derdi olanların bu işi sadece siyasetçilere bırakmaması lazım. Bu ülke bu coğrafya hepimizin. Yaklaşık bir ay önce bir program için İstanbul’a gittiğimde eski adı İdris-i Bitlisi tepesi olarak bilinen ve son 50 yılda Pierre Loti tepesi olarak anılan yerde İdris-i Bitlisi’nin mezarını aradım buldum ve gerçekten de duygulandım. Bu toprakların yetiştirdiği İdris-i Bitlisi bu topraklarda birlik kardeşlik adına yapmış olduğu mücadeleyle en önde gelen isimlerin başında geliyor. İstanbul’un en kıymetli tepesine zamanında onun ismi verilmiştir.”

    Ustoğlu, “Yüz yıllardır bu coğrafyada birlikte yaşayan bizlere bütün dertleri nifak sokmak isteyenlerle doludur” ifadesini kullanarak “Bizlerde hep birlikte tek vücut olup, buna müsaade etmememiz lazım. Şu topraklarda 640’dan beri ezan sesi var. Bizim bu ezanın susması adına, bu bayrağımızın göklerden inmemesi adına her birimize düşen ciddi sorumluluklarımız var. Onun için sizlerden istirhamımız köy köy dolaşarak bunları anlatmanızdır. Gençler ülkenin şuan ki durumunun farkında değiller. 20 yıl öncesinde bu ülkede neler yaşandığını bilmiyorlar. 15-20 yıl öncesinde adeta ranzalarla yatırılan hastanelerde, insanların günlerce hastane kapılarında bekletildiği bir süreç vardı. Ama şimdi kendim gidip geziyorum adeta beş yıldızlı otel gibiler” diye konuştu.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş Malatya’da kanaat önderleriyle bir araya geldi

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “İl Buluşmaları” kapsamında ziyaret ettiği Malatya’da gerçekleştirilen toplantıda, çocukları ve gençleri, ahlaklı, vatanını, milletini düşünen bir birey olarak yetiştirmek için herkesin birbirine destek olması gerektiğini söyledi.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Malatya’da sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleri ile bir araya geldi. Erbaş, burada yaptığı selamlama konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığının yürütmüş olduğu hizmetler ve çeşitli konularda istişarede bulunacaklarını kaydetti. Erbaş, “İl Buluşmaları” kapsamında ziyaret ettiği tüm illerde gerçekleştirilen bu toplantının diğer bir amacının da farklılıkların birer zenginlik olduğu gerçeğini daha çok insana ulaştırma gayreti olduğunu belirtti.

    Ülkedeki genç nüfusun oranının büyük bir nimet olduğuna işaret eden Erbaş, çocukları ve gençleri, ahlaklı, vatanını, milletini düşünen bir birey olarak yetiştirmek için herkesin birbirine destek olması gerektiğini söyledi.

    Toplantıya, Malatya Valisi Ali Kaban, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kanaat önderleri ve “24. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı”na katılan Türkiye’deki İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinin Dekanları katıldı.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Hatay’da kanaat önderleriyle bir araya geldi

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Hatay’da çeşitli sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri ve kanaat önderleri ile bir araya geldi.

    Hatay’da bulunan STK temsilcileri ve kanaat önderlerinin katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Hatay’ın farklı inançlardan, mezheplerden ve kültürlerden insanları içerisinde barındıran bir şehir olduğuna işaret ederek, “Hatay muhacirlere ensar olması ile öne çıkmaktadır. İlk ensarlığı da bundan 2 bin sene önce Habib-i Neccar’a yapmıştır. Bugün de yaklaşık 500 bin muhacire ensarlık yapıyor” şeklinde konuştu.

    Başkan Erbaş, Kanaat önderinin ve sivil toplum kuruluşlarının toplumdaki rolüne işaret ederek, “Kanaat önderinin ve sivil toplum kuruluşları, toplumda yardımlaşma ve dayanışmayı sağlarlar. Toplumda iyiliğin ve huzurun teminatıdırlar” dedi.

    “İyilik için bir araya gelenler güçlü olursa, fitne ve bozgunculuk için bir araya gelenler başarılı olamayacak”

    İyilik ve erdem için bir araya gelenler güçlü olursa fitne ve bozgunculuk için bir araya gelenler başarılı olamayacaklarına dikkat çeken Erbaş, “Kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları iyilikte yardımlaşıyorlar. Düşmanlıkta ve günahta insanların buluşmasını önlemeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

    “Sorunlarımızın gerçek nedenlerini bilemezsek çözüm bulamayız”

    Erbaş, İslam coğrafyasının ve insanlığın yaşadığı sorunlara dikkat çektiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bugün coğrafyamızın, ümmetin ve insanlığın yaşadığı sorunlar açlık, yoksulluk, savaşlar, bunalımlar, dünyevileşme, birlik ve kardeşliğin zayıflaması, bencillik gibi sorunlardır. Sorunlarımızın gerçek nedenlerini bilemezsek çözüm bulamayız. Onun için yaşanan problemleri çok iyi müzakere etmeliyiz. Bu toplantımızın en önemli araçlarından birisi de budur.”

    Ümmetin zayıflamasına sebep olan unsurların fitne, tefrika, ırkçılık, mezhep çatışmaları, meşrep kavgaları ve cehalet olduğunu kaydeden Erbaş, “Bizler, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri olarak bunlarla mücadele etmek zorundayız. Fitnenin ne büyük kötülüklere sebep olduğunu görerek yaşıyoruz. Bunu çocuklarımıza, gençlerimize ve bütün insanlığa anlatmak zorundayız” diye konuştu.

    “İlimle, hikmetle, ferasetle, dirayetle problemleri çözmeye çalışacağız”

    Erbaş, tarihte Avrupa’nın yaşadığı ve milyonlarca insanın hayatını kaybettiği mezhep savaşlarını şimdi İslam dünyasında ortaya çıkarmaya çalışan bir takım planlar olduğuna vurgu yaparak, “Müslümanlar bu planları gördü. Bu planları ortadan kaldırmak için gayret etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Sorunların çözümü noktasında aktif rol alınması gerektiğinin altını çizen Erbaş, “Bütün sorunların çözümünde bizlerin, STK temsilcileri ve kanaat önderlerinin rolü olacak. İlimle, hikmetle, ferasetle, dirayetle bu problemleri çözmeye çalışacağız” dedi.

    “Gençlere İslam’ın ilkelerine göre rol model olmalıyız”

    STK’ların çalışmalarının önemine değinen Erbaş, şunları söyledi:

    “Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında en önemli husus, Allah rızasını kazanmak ve samimi, beklentisiz çalışmalar yapmaktır. Özellikle gençlik konusunda fedakâr ve özverili çalışmalar yapılmamız gerekiyor. Gençlerin daha sağlıklı bir eğitim almalarını sağlamalıyız. İslam’ın ilkelerine göre onlara rol model olmalıyız.”

    Sağlıksız din bilgisinin toplumda oluşturduğu tahribatı anlatan Erbaş, “Sağlıklı dini bilgiyi gençlerimize vermeliyiz. Ölçümüz Kur’an ve Sünnet, bu ikisini birbirinden ayırmak İslam’a ihanettir. Böyle bir dini eğitimi vermek için hepimiz el birliği yapmalıyız” şeklinde konuştu.

    Toplantıya Hatay Vali Yardımcısı Bilal Ölmez, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Kaya, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Türkay Dereli, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Osman Tıraşçı, Diyanet’in üst düzey yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda STK temsilcisi ve kanaat önderi katıldı.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, STK temsilcileri ve kanaat önderleriyle buluştu

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ortadoğu ve İslam alemi daha fazla parçalansın, daha fazla kaos yaşasın diye 100 yüzyıldan bu yana ortaya atılan planlar ve teoriler olduğunu söyledi.

    ’İl Buluşmaları’ kapsamında Muş’a gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Kentteki bir otelde düzenlenen ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Prof. Dr. Ali Erbaş, kanaat önderlerinin ve ilim adamlarının, ulemanın, toplum ve insanlık için önemini bilenlerden ve takdir edenlerden olduklarını söyledi. Erbaş, “Onun için bu akşam beraberiz ve bazı konuları istişare etmek amacıyla burada toplanış bulunmaktayız. Toplumda, iyiliğin ve huzurun teminatı, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları, alimler, ilim adamlarıdır. İlim adamları, zaten peygamberlerin varisleridir. Peygamberler, İslam’ı yaymak için, İslam’ı tebliğ etmek için gönderildiler. İslam’ın en önemli amacı, toplumda barışı ve huzuru sağlamak” dedi.

    “Medreselerimizle daha iyi ilişkiler içerisine gireceğiz”

    Medreselerin önemine değinen ve Diyanet İşleri Başkanlığı olarak medreselerle daha iyi ilişkiler içerisinde olacaklarını vurgulayan Prof. Dr. Erbaş şöyle konuştu:

    “Bölgemizde, medreselerimiz var. Medreseler de doğu ilim geleneğinin geçmişten günümüze bölgeye katkıları ve yaptıkları hizmetleri saymakla bitiremeyiz. 10’uncu yüzyıla kadar bu bölgedeki medreselerin tarihi eskiye gidiyor. İslam’la tanışması çok daha eski. Hicri ilk asırda bu bölgeler İslam’la tanışmış. İslamlaşma buradan başlıyor ve batıya doğru gidiyor. Gönüllerin İslam’la dirilen o insanların bundan bin sene, bin 200 sene önce kurmuş oldukları o medreselerde bilgi, hikmet, ilim, irfan ile insanlar yetiştirildi. Bugün hala devam ediyor, daha da gelişecek. Bugün Medrese Alimleri Vakfı temsilcileriyle bir toplantı yaptık. Ben gerçekten bu toplantıda geleceğimiz adına çok umutlandım. Yani alimlerimiz işin farkında. Ne yaparsak daha kaliteli, daha nitelikli talebe yetiştiririz, alimlerimiz bunun farkında. Geleceğimiz adına bu beni umutlandırdı. Bizler, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak medreselerimizle daha iyi ilişkiler içerisine girerek, insanımıza hizmet etmenin gayreti içerisinde olacağız inşallah.”

    “Eskiden camiler dolup taşıyordu, şimdi camilerde cemaat azalmaya başladı”

    İslam coğrafyasında inanç zayıflığı sorununun yaşandığını dile getiren Erbaş, “Bugün coğrafyamızın, ümmetin ve insanlığın yaşadığı sorunlar var. Genel olarak, bütün bölgelerimizde inancın zayıflaması sorununu yaşıyoruz. Çocukluğumdan itibaren İslam inancının en güçlü olduğu yerlerin, ülkemizi şöyle bölge olarak değerlendirirsek, en güçlü olduğu yerlerden birisinin Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri olduğunu hep dinleyerek, yani bu bölgelerde yaşayan ve bu bölgelerde bulunan büyüklerimizin, insanları dinleyerek büyüdüm. Elhamdülillah o inancım devam ediyor ama bu dünyevileşme denilen kavramın bütün İslam aleminde meydana getirdiği bir inanç zayıflığı durumu ile de karşı karşıyayız. Her yer etkiliyor. Doğuyu da, batıyı da etkiliyor. Onun için sizler de müşahede etmişsinizdir ki, bundan 20-30 sene önceki gençlerle, çocuklarla, bugünün gençleri, çocukları maalesef aynı kıvamda değil. Eskiden camiler dolup taşıyordu, şimdi camilerde cemaat azalmaya başladı. Eskiden imamlarımız yolda yürürken, imamlarımızı gören insanlar hemen düğmelerini iliklerler ve saygı gösterirler, eğilirler. İmamlarımız şimdi, büyüklerimize, hocalarımıza gösterilen saygının kendilerine gösterilmediğini söylüyorlar. Demek ki bir inanç zayıflığı var. Burada tabi imamlarımıza, onların suçu olduğunu söylüyorum. Biraz da çuvaldızı kendimize batıracağız. Gençlerimize, çocuklarımıza sahip çıkacağız. İmamlarımız, kanaat önderlerimiz, medrese alimlerimiz, öğretmenlerimiz, yetkililerimiz, herkes el ele verecek. Bu çocuklar bizim çocuklarımız, bu gençler bizim gençlerimiz. Onlara İslam’ı en güzel bir şekilde öğretmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

    “Milletimizi kırk parçaya böldüler”

    Hem bölgede hem de İslam aleminde açlık, yoksulluk, savaşlar, bunalımlar, birlik ve kardeşliğin zayıflaması, bencillik sorunlarının önlerinde durduğunu kaydeden Erbaş, bunların çözüme kavuşturulması gerektiğini ancak çözümün kolay olmadığını söyledi. Sürekli çözümü engellemek için yapılan planların bulunduğunu vurgulayan Erbaş, şöyle devam etti:

    “Ortadoğu ve İslam alemi daha fazla parçalansın, daha fazla kaos yaşasın diye 100 yüzyıldan bu yana ortaya atılan planlar ve teoriler var. O teoriler bir bir hayata geçiriliyor. Bundan 100 yıl önce Arapları, Türkler ile karşı karşıya getirdiler. Araplara dediler ki ’Bütün Türkler Hıristiyanlaştı’. Tabii bu Arapların çok zoruna gitti. Bin yıldır Müslüman yaşayan bir toplum nasıl Hıristiyan olur? Sonra Türklerin yaşadığı bölgelerde de ’Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü’. Bunu meşhur İngiliz casusu Lawrence ve askerleri yapıyor. O zaman milletimizi kırk parçaya böldüler. O böldükleri parçaları da sömürmeye başladılar, hala sömürüyorlar. Şimdi bunları da kendi içinde parçalamaya çalışıyorlar. Her yerde kan, gözyaşı ve savaş var. İnsanların ırkçılık duygularını kabartarak, ırkları birbirlerine kışkırtıyorlar. Onunla kalmıyorlar, şimdi mezhepleri, farklı anlayışları ve tarikatları birbirlerine kışkırtıyorlar. Müslümanlar olarak mezheplerimizin hepsi muteberdir. Bunlar zenginliklerimiz. Bunu mutlaka gençlerimize anlatmak zorundayız. Eğer birbirimize karşı bir tefrika içine girersek gücümüzü kaybederiz. Bu konuda Allah’tan yardım dilemeliyiz. Hani Akif diyor ya ’Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça sineler onu top sindiremez’. İnşallah yüreklerimiz hep toplu vuracak ve top bile sindiremeyecek.”

    Basına kapalı devam eden toplantıya, Belediye Başkanı Feyat Asya, İl Müftüsü Alettin Bozkurt, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

  • Başbakan Yıldırım, kanaat önderleriyle bir araya geldi

    Başbakan Binali Yıldırım, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği ABD’de kanaat önderleriyle bir araya geldi.

    Başbakan Binali Yıldırım, resmi temaslarda bulunmak üzere ABD’nin başkenti Washington’a geldi. Başbakan Binali Yıldırım, sabah saatlerinde ABD’nin başkenti Washington’da beraberindeki heyetle sabah yürüyüşü yaptı. Spor kıyafetleriyle kentin ünlü mekanlarında yürüyen Yıldırım, konakladığı St. Regis Oteli’nden önce Thomas Jefferson Anıtı’na gitti. Yıldırım, daha sonra Kore Anıtı ve Martin Luther King Anıtı’nı ziyaret etti. Şehrin en önemli sembollerinden olan ve ülkenin kurucusu George Washington anısına yaptırılan Washington Anıtı’nı da ziyaret eden Yıldırım, yürüyüş sırasında karşılaştığı çocuklarla sohbet etti. Anıtlar ve heykeller bölgesinde soğuk havaya rağmen yürüyüşünü sürdüren Yıldırım, yol üzerindeki bir banka oturarak fotoğraf çektirdi. Yıldırım daha sonra mola verdiği bir kafede basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, gündeme ilişkin soruları cevapladı.

    Ardından Başbakan Yıldırım, temasları kapsamında beraberindeki heyetle birlikte kanaat önderleriyle bir araya geldi. Toplantıda kısa bir konuşma yapan Başbakan Yıldırım, konuşmacıları dinledi.

    Başbakan Yıldırım’a ABD temaslarında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop ile AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır eşlik ediyor.