Etiket: Kan

  • Uşak Kan Bağışında Türkiye Birincisi

    Kızılay tarafından yürütülen kan bağışı kampanyalarında Uşak’ın nüfusuna oranla Türkiye birincisi olduğu belirtildi.

    Vali Ahmet Okur’un başkanlık ettiği İl Koordinasyon Kurulu toplantısına katılan ve toplantının sonunda söz alan Türk Kızılayı Ege Bölge Müdürü Dr. Gökay Gök Türk Kızılayı’nın tarihi ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    Gök, Türk Kızılayı’nın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde ve kan bağışçılarının sayesinde artık vatandaşlarımızın ellerinde kan talep fişleri ile oradan oraya koşmalarına, yakınları için kan bulmak adına kapı kapı dolaşmalarına gerek kalmadığını belirten Dr. Gök “Artık hiçbir ağır kanamalı hasta kan yetmezliğinden ölmemektedir. Bu geldiğimiz seviyenin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir” dedi.

    UŞAK, KAN BAĞIŞINDA TÜRKİYE BİRİNCİSİ

    Kan bağışçıları konusunda Uşak için ayrı bir sayfa açmak gerektiğini belirten Gök, “Bizlerin en büyük tedarikçileri kan bağışçılarıdır, Uşak Türkiye nüfusu baz alındığında en çok kan bağışı yapan iller arasında birinci, kadın kan bağışçıları ve kurumlar bazında da birincidir. 2014 yılında 19.148 ünite kan bağışı yapılan Uşak’ta 2015 yılı içerisinde şu ana kadar 14.644 ünite kan bağışı yapıldığını ve bu rakamın yılsonuna kadar artarak bir önceki yıldan daha fazla bir rakama ulaşmasını bekliyoruz” dedi.

    KÖK HÜCRE BAĞIŞI DA KAN BAĞIŞI KADAR ÖNEMLİ

    Kan bağışının yanında kök hücre bağışının da önemine dikkat çeken Dr. Gök, kök hücre bağışının da çok önemli ve bir o kadar da basit olduğunu, bağışçının kan verir gibi bir cihaza bağlandığını, cihazın kan içindeki kök hücreleri toplayarak diğer kısımları tekrar vücuda zerk ettiğini belirterek çok kolay ve ağrısız bir yöntem olduğunun altını çizdi. Kök hücre bağışı ile birçok hasta ve kök hücre nakli bekleyen çocukların iyileşerek hayata tutunacaklarını belirterek herkesi duyarlı olmaya davet etti.

    VALİ OKUR “PLAKETİ KAN BAĞIŞINDA BULUNAN TÜM UŞAKLILAR ADINA KABUL EDİYORUM”

    Dr. Gök koordinasyon kurulu üyelerine yaptığı açıklamanın ardından Uşak ilinde vatandaşların kan bağışı konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı Vali Ahmet Okur’a bir plaket takdim etti. Plaket için teşekkür eden Vali Okur “Bu plaketi büyük bir insanlık görevi ve sorumlu bir vatandaş olarak kan bağışlayan Uşaklı hemşehrilerim adına alıyorum. Bir can kurtaran bütün bir insanlığı kurtarmış gibidir. Bu sebeple kan bağışı takdir edilmesi gereken ulvi bir davranıştır. Edindiğim bilgilere göre ilimiz kan bağışında birinci olmakla birlikte, sahip olduğu kan bağış merkezine ek olarak Türkiye’de üniversite kampüsünde kan bağış birimi bulunan tek ildir. Merkezlerin açılmasına sağlanan katkılara ve özellikle kan bağışında bulunan tüm vatandaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • Mev Kan Bağışı Yapanlara Aşure İkram Etti

    Malatya Eğitim Vakfı (MEV), kan bağışında bulunanlara aşure ikram etti.

    MEV Gençlik Kolları ve Kadın Kolları üyeleri tarafından ‘kan ver, can ver’ sloganı ile kan bağış kampanyası düzenlendi. Etkinlikte kan bağışında bulunanlara Muharrem ayı münasebetiyle aşure dağıtıldı. Programda MEV üyeleri de kan verdi. Kan bağışının önemine vurgu yapmak ve sosyal duyarlılığı arttırmak için böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirten MEV Gençlik Kolları Başkanı Cem Ersu, “Bu etkinliğimizle beraber aynı zamanda Muharrem ayı münasebetiyle kan bağışında bulunanlara aşure ikram ettik. Katılım sağlayan bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • “Türkıyede Haber Programları Kan Kaybediyor”

    “1. Ulusal Medya ve Haber Sempozyumu”nda konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ, “Haber programlarının Türkiye’deki erozyonu çok daha dramatik olmakta ve bu durum TV haberciliğinde ciddi bir nitelik sorunu oluşturmaktadır” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlediği “1. Ulusal Medya ve Haber Sempozyumu”nda konuşan Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ Türkiye’de haber programlarının kan kaybettiğini ve bununda TV haberciliğinde nitelik sorunu yarattığını söyledi.

    Televizyon programları içinde haber programları, demokrasi ve kamusal alan konularıyla yakın ilişkisi olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ, “Ancak haber programlarının giderek haber konuşma/tartışma programlarına dönüşmesi ve yayın akışlarındaki payının azalması TV haberciliğinde nitelik sorunlarını da beraberinde getirmektedir” şeklinde konuştu.

    Konuşmasında Türkiye’de haber programlarının yok olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Karadağ, “Şu anda Türkiye’de en çok izlenen beş büyük TV kanalında tek bir haftalık haber program bile yayımlanmamaktadır. Bu beş kanal içerisinde sadece Kanal D’de haftalık yayınlanan ve 5N1K ve Genç Bakış adlı programlar mevcuttur. Ancak onlar da bir muhabir ekibinin yerinde derlediği haberler ve dosyalardan oluşan haber programlarından ziyade haber konuşma/tartışma diyebileceğimiz türe yakındır. Popüler eğlence kanalları olarak niteleyebileceğimiz bu beş büyük kanalın haricinde haber kanalllarında da durum pek farklı değildir. Üç haber kanalının da yayın akışlarında daha çok haber konuşma/tartışma programları yer almaktadır” dedi.

    “Haber programlarının Türkiye’deki erozyonu çok daha dramatik olmakta ve bu durum TV haberciliğinde ciddi bir nitelik sorunu yaratmaktadır” diyen Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Türkiye’de TV haber programcılığı bu gidişle adeta tükenmekte olan el sanatlarına benzemektedir. Bunda ekonomik nedenler, siyasi nedenler ve habere erişimi anındalaştıran kolaylaştıran teknolojik nedenler ve yeni medya rol oynamaktadır. TV haber programlarının varlığı ve güçlü yayınlar çıkarması kanalların haber merkezlerini de dolaylı yoldan etkilemektedir. Güçlü haber programları olan kanalların genellikle haber merkezleri de güçlü durmakta ve özel haber yapma iştahları yükseltmektedir.”

  • “Türkıyede Haber Programları Kan Kaybediyor”

    “1. Ulusal Medya ve Haber Sempozyumu”nda konuşan İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ, “Haber programlarının Türkiye’deki erozyonu çok daha dramatik olmakta ve bu durum TV haberciliğinde ciddi bir nitelik sorunu oluşturmaktadır” dedi.

    İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlediği “1. Ulusal Medya ve Haber Sempozyumu”nda konuşan Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ Türkiye’de haber programlarının kan kaybettiğini ve bununda TV haberciliğinde nitelik sorunu yarattığını söyledi.

    Televizyon programları içinde haber programları, demokrasi ve kamusal alan konularıyla yakın ilişkisi olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ, “Ancak haber programlarının giderek haber konuşma/tartışma programlarına dönüşmesi ve yayın akışlarındaki payının azalması TV haberciliğinde nitelik sorunlarını da beraberinde getirmektedir” şeklinde konuştu.

    Konuşmasında Türkiye’de haber programlarının yok olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Karadağ, “Şu anda Türkiye’de en çok izlenen beş büyük TV kanalında tek bir haftalık haber program bile yayımlanmamaktadır. Bu beş kanal içerisinde sadece Kanal D’de haftalık yayınlanan ve 5N1K ve Genç Bakış adlı programlar mevcuttur. Ancak onlar da bir muhabir ekibinin yerinde derlediği haberler ve dosyalardan oluşan haber programlarından ziyade haber konuşma/tartışma diyebileceğimiz türe yakındır. Popüler eğlence kanalları olarak niteleyebileceğimiz bu beş büyük kanalın haricinde haber kanalllarında da durum pek farklı değildir. Üç haber kanalının da yayın akışlarında daha çok haber konuşma/tartışma programları yer almaktadır” dedi.

    “Haber programlarının Türkiye’deki erozyonu çok daha dramatik olmakta ve bu durum TV haberciliğinde ciddi bir nitelik sorunu yaratmaktadır” diyen Yrd. Doç. Dr. Gökmen Karadağ konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Türkiye’de TV haber programcılığı bu gidişle adeta tükenmekte olan el sanatlarına benzemektedir. Bunda ekonomik nedenler, siyasi nedenler ve habere erişimi anındalaştıran kolaylaştıran teknolojik nedenler ve yeni medya rol oynamaktadır. TV haber programlarının varlığı ve güçlü yayınlar çıkarması kanalların haber merkezlerini de dolaylı yoldan etkilemektedir. Güçlü haber programları olan kanalların genellikle haber merkezleri de güçlü durmakta ve özel haber yapma iştahları yükseltmektedir.”