Etiket: “Kamuda

  • Kamuda izin yasağının kalkması rezervasyonları arttırdı

    Rusya krizinin aşılması, kamu personelinin izin yasağının kalkması ve yaklaşan 9 günlük bayram tatili, zor durumdaki turizmcinin biraz da olsa yüzünün gülmesine yol açtı. Otelciler ve esnaf temsilcileri, ardı ardına yaptıkları açıklamalarda, sezon sonu beklentilerinin yükseldiğini, rezervasyonlarda gözle görülür artış yaşanmaya başlandığını belirttiler.

    “Tüm kamu personelini bekliyoruz”

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkan Yardımcısı Mustafa Yüksekol, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası kamu personeline konulan izin yasağının kaldırılmasının turizmciye nefes aldırdığını söyledi.

    İzin yasağının kaldırılmasının ardından rezervasyonlarda bir miktar artış görüldüğünü ifade eden Yüksekol, “15 Temmuz’un ardından kamu personeline izin yasağı getirilmesiyle biz otelciler olarak sıkıntı yaşadık. Ancak, geçtiğimiz günlerde kamu personelinin izin yasağının kaldırılmasıyla birlikte, rezervasyonlarımızda gözle görülür bir artış var. Bunun ilerideki tarihlerde daha da artacağını düşünüyoruz. Çeşme, her zamanki gibi tüm misafirlerine kucak açmış olarak bekliyor. Türkiye’nin en iyi tatil beldelerinden birisi olarak, izin kullanacak tüm kamu personellerini Çeşmemize bekliyoruz” dedi.

    “Sezon Eylül sonunu bulacak”

    Çeşme Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Osman Köfüncü de yaptığı açıklamada, kamu personelinin izin yasağının kaldırılmasını sevinçle karşıladıklarını belirterek, “Bu izin yasağının kaldırılmasının Çeşme’ye ne kadar yansıyacağını bilmiyoruz. Kamu personelinin Çeşme’de tatiline devam edebileceği duygusunu herkese yaymak istiyoruz. İnşallah Çeşme için hayırlı bir sezon sonu olur diye düşünüyorum. Ağustos ayını neredeyse yarıladık. Hemen arkasından Kurban Bayramı tatili var. 9 günlük bayram tatilinden umudumuz çok yüksek. Tahmin ediyorum, böyle giderse sezonumuz Eylül ayı sonunu bulacaktır” diye konuştu.

    Oteller hafta sonları tam dolu

    Ağustos ayında, hafta sonu tatillerini değerlendirmek için Çeşme’yi tercih edenlerin sayısındaki ciddi artış, turistik oteller ile butik otellerde ve pansiyonlarda doluluk yaşanmasına neden olurken, günübirlikçi olarak adlandırılan vatandaşlar da plajlarda yoğunluk yaşatıyorlar. Oteller, özellikle hafta sonları tam doluluk yaşarken, hafta içi rezervasyonlarında da, kamu personelinin izin yasağının kalkmasıyla belirgin bir artış yaşanmaya başladı.

    Rüzgar, deniz, kum, güneş keyfini engelleyemedi

    Sıcak havaların ardından bu hafta sonunda hava sıcaklığının bir miktar düşmesi ve havanın rüzgarlı olmasına karşın, tatilciler, deniz keyiflerine ara vermediler. Denizin dalgalı olması ve rüzgar, tatilcilerin deniz, kum, güneş keyiflerini engelleyemedi.

    Alaçatı’da akşamları insan seli

    Öte yandan, Çeşme’nin markalaşmış beldesi Alaçatı, bu yıl da özellikle İstanbullu tatilcilerin gözdesi olmaya devam ediyor. Turizmde markalaşmış belde Alaçatı, marka mekanları da çekmeye devam ederek, farklılığını bu yıl da ortaya koydu. Alaçatı’nın tarih kokan daracık sokakları, akşamları geç saatlere kadar insan seliyle dolup taşıyor.

  • Kamuda izinlerin serbest bırakılması turizmi canlandırdı

    Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ)’nün darbe girişimin ardından kamuda kaldırılan izinlerin yeniden serbest bırakılmasının turizm sektörüne yeniden can verdiği bildirildi.

    15 Temmuz Cuma günü yaşanan darbe girişimi sonrasında, OHAL kararı ile ülke genelinde tüm memurların yıllık izinlerini iptal edilmiş, yıllık izinde olan memurlar da görevine geri çağrılmıştı. Önceki gün toplanan Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar doğrultusunda ise kamuda çalışanların izinleri geri açılmıştı. İzinlerin geri verilmesinin turizmciler ve memurlar adına sevindirici bir durum olduğunu ifade eden Kültür Turları ve Operasyon Sorumlusu Fatih Çetin, turizm sezonunun en hareketli yaşandığı dönemde darbe girişimi olmasının turizm sektörünü ciddi zararlara soktuğunu belirtti. Çetin, “Zaten turizm can çekişiyordu, sıkıntılıydı. Bir de böyle bir olayın olması bizi aslında 2016 sezonunu erken kapattığımız anlamına geliyordu. Ama içinde bulunduğumuz durumdan bir an önce refaha çıkmak amacıyla biz işimizi, görevimizi hiçbir zaman bırakmadık. Turlarımızda otobüsün yarısı dahi olsa biz o araçlarımızı mutlaka kaldırdık. Görevimizi layıkıyla yerine getirmeye çalıştık bu zaman zarfında. Geri iadelerimiz oldu çünkü kimsenin elinde olan bir durum değildi. Bu yüzden de kimse mağdur olmasın istedik. Yaşananlardan sonra söz konusu vatan ve demokrasi olduğu için bizim için turizm teferruat oldu ve turizmciler olarak kazancımızı düşünmedik” dedi.

    “Turlarımızda doluluk oranı bugün itibariyle bile eskiye dönmeye başladı”

    Darbe girişiminin ardından OHAL kararı ile çok fazla rezervasyon iptallerinin olduğunun altını çizen Çetin, sezonun kötüye gittiği bir dönemde kamuda izinlerin tekrar serbest bırakılmasıyla sektörün hareketlendiğini aktardı. Fatih Çetin, “Rezervasyonlarımızda çok ciddi sayıda düşüş olmuştu. Tabi izinlerin geri verilmesinden sonra otel rezervasyonları, turlar, günlük gezide aşırı bir artış söz konusu oldu. İnsanlar zaten izinlerin geri verilmesi ve tatil yapabilmek için bekliyordu. Bu da gerçekleşince herkes tatile gitmenin peşine düştü. Bu durum da bize adeta doping etkisi yaptı. Turlarımızda doluluk oranı bugün itibariyle bile eskiye dönmeye başladı. Ofislerimize giren insanların sayısında çok sayıda artış var. Eskişehir’de de zaten memur kesim çok fazla. O yüzden de bizim çalıştığımız kesimin de büyük çoğunluğu memur. İzinlerin geri verilmesinden biz çok memnunuz. İnşallah bundan sonra bu şekilde olaylarla karşılaşmayız. Biz ülkemizin içinde bulunduğu durumdan bir an önce kurtulması için üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Bunu darbe girişiminden sonra da işimize ara vermeden devam ederek gösterdik” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Dr. Cem Kılıç: “Kamuda Taşeron İşçi Tarih Oluyor”

    Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Kılıç, kamuda taşeron işçinin tarih olduğunu söyledi.

    Taşeronun tanımını yapan Prof. Dr. Cem Kılıç, “Taşeron işçi bir iş yerinde asıl işin bir bölümünde teknolojik nedenlerle çalıştırılan veya yardımcı işi yapan kişilere denir. İş kanunu derki bir kişi yardımcı işçi olarak o iş yerinde ise sadece yardımcı işi yapabilir. Örneğin; kamu kuruluşu olan karayollarında asıl iş asfalt atmaktır, taşeron bir müteahhitin işçilerine asfalt attırırsanız o zaman asıl işi yaptırmış olursunuz, yardımcı işi ortadan kaldırırsınız. Kanuna göre işçi, taşeron işçi değil asıl işi yaptığı için devletin çalışanı olur ve kuruma idari para cezası uygulanır. Bundan korkulduğu için taşeron işçiler kadroya alınıyor” diye konuştu.

    “ÜCRET ARTIŞI DEVLET MEMURLARIYLA AYNI OLACAK, EMEKLİLİK HAKLARINDA DA DEĞİŞİKLİK YOK”

    Kamu sektöründe taşeronun tarih olacağını söyleyen Prof. Dr. Cem Kılıç, “Taşeron işçi kullanımı bundan sonra kamuda hiç kalmayacak diyebiliriz. Artık aracılara teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında hizmet verilmeyecek. Kadroya geçirilecek işçilerin emeklilik hakları aynı kalacak, mevcut koşulları da aynı kalacak işçi emeklisi olacaklar ancak ücret artışı bakımından işçilerle bir olmayacaklar. Devlet memurlarına uygulanan artışlar taşeron işçi kapsamında kadroya alınanlara da uygulanacak. Devlet yeni bir kadro tanımı yapıyor, 700 bin civarında insanın yeniden devlete kazandırılması için ‘Özel Sözleşmeli Personel’ denilen yeni bir statü ortaya koydu, 3 yılda bir sözleşme yenilecek” ifadelerini kullandı.

    “KADROLU OLAN İŞÇİNİN DE İŞ GÜVENCESİ YOKTUR”

    ‘Özel Sözleşmeli Personel’ statüsünün, kişiler arasında çalışıp çalışmayanı ayırt etmek için getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Cem Kılıç, “700 kişi kadroya alınacağı için devlet bunun sorumluluğu çerçevesinde bu yöntemi tercih etti. Unutmayalım ki kadrolu da olsa zaten iş kanununa tabi oldukları bu işçilerin iş sözleşmesi devlet tarafında fesih edilebilir. Yani kadrolu olan işçilerinde bir iş güvencesi bulunmamaktadır. Kadrodayım diyen kişi devlet memuru gibi iş güvencesine sahip değildir. Zaten 4857 sayılı Kanun çerçevesinde eğer kamu da o kişi çok kanuna aykırı durum sergiliyorsa hizmet sözleşmesini anında fesih edebilir. Keza özel sözleşmeli personel için de durum böyledir” dedi

  • Madenci Yakınılarına Kamuda İş İmkanı

    Zonguldak Maden Şehidi Aileleri Derneği’nin, ‘Soma Yasası’ olarak bilinen ve Soma’daki maden kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarına kamuda iş imkanı sağlayan yasadan faydalanamadıkları için açtığı dava, madenci yakınlarının lehine sonuçlandı.

    Zonguldak Maden Şehidi Aileleri Derneği Başkanı Çetin Yiğit, Türkiye genelinde hayatını kaybeden yaklaşık 700 madenci yakınının kamuda iş imkanına kavuşması için Zonguldak İdare Mahkemesi’ne açtıkları davanın olumlu neticelendiğini söyledi.

    Mahkemenin kararında Soma’da hayatını kaybeden madenci yakınları için çıkan yasanın Anayasa’nın 10. Maddesi’nde yer alan ‘eşitlik ilkesine aykırı’ olduğuna vurgu yapıldığını belirten Çetin, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderildiğini söyledi. Çetin, “Bildiğiniz gibi Soma yasasından dolayı Soma’daki maden şehitleri kardeşlerimizin yakınlarına kamuda iş imkanı tanınmıştı. Bu yasadan, tüm Türkiye’ deki ve Zonguldak’taki maden şehitleri yakınları mağdur edildi. Bizim bu konuyla ilgili bir yoldan bu yana çeşitli girişimlerimiz oldu. Ancak mahkeme açmak zorunda kaldık. 15 Eylül 2015 tarihinde Zonguldak İdari mahkemesine dava açtık. Davamızla ilgili dün Zonguldak İdari Mahkemesi karar verdi. ’Anayasa’ya eşitlik ilkesine aykırı’ olduğu kararı verildi. Dosyanın Anayasa mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu bizim için Maden şehitleri yakınları için olumlu gelişmedir. İnanıyoruz ki oradan da dosyanın aynı şekilde geleceğini ve tüm maden şehitleri yakınlarının bu haktan yararlanacağından dolayı inşallah bir nebze acılarını dindirmiş olacağız” dedi.

  • Siirt’te 2015 Yılında Kamuda 13 Bin 453 Ameliyat Yapıldı

    Siirt’te 2015 yılında kamu hastanelerinde 1 milyon 203 bin 393 kişi ayaktan tedavi görürken, 13 bin 453 kişinin de ameliyat edildi.

    Siirt Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uz. Dr. Fikret Can, 2015 yılındaki muayene sayıları, yatan hasta sayıları, doğum ve ameliyat istatistikleri ile ilgili verdiği bilgide, kamuya ait 6 sağlık kuruluşunda 2015 yılı içerisinde 1 milyon 203 bin 393 hastanın tedavi gördüğünü söyledi.

    Siirt nüfusunun yaklaşık 4 katı vatandaşın Kamu Hastanelerinde muayene olduğunu aktaran Can, 13 bin 453 hastanın ameliyat olarak tedavi gördüğü, 4 bin 70 hastanın doğum yaptığını, 134 bin 797 hastanın Ağız ve Diş Sağlığı merkezinde Diş tedavisinden faydalandığını, Acil Servislerde 396 bin 113 hastaya hizmet verildiğini belirtti. Can, ayrıca 35 bin 334 hastanın yatarak tedavi edildiğini, 9 bin 246 kanal tedavisi, 31 bin 404 dolgu tedavisi, 26 bin 361 diş çekimi, genel anestezi altında 51 hastanın diş tedavisi ve 503 evde bakım hastasına hizmet verildiğini kaydetti.