Etiket: Kampı

  • Çalışma Kampı Gibi Dere

    Ordu’nun Altınordu ilçesini ikiye bölen Bülbül Deresi’nde 70 yıl önce eli ayağı tutan tüm erkeklerin zorunlu olarak çalıştırıldığı, çalışmayanın para cezası ödediği ortaya çıktı.

    Şehir merkezini tam ortadan ikiye ayıran ve bugüne kadar yüksek debisi nedeniyle ıslah edilemeyen Bülbül Deresi, 1945 yılında tek parti döneminde şehirde bulunan 15-65 yaş arası bütün erkeklerin zorla çalıştırıldığı döneme tanıklık etti. Ordu Çevre Koruma Vakfı’nın kültür yayınları arasında bulunan ve merhum araştırmacı yazar Sıtkı Çebi’nin kaleme aldığı ’Ordu’dan Görüntüler’ adlı kitapta, 60 yıl önce gazete ilanıyla duyuru yapılarak eli ayağı tutanların dere ıslahında belediye emriyle işçi olarak çalıştırıldığı belirtiliyor.

    ÇALIŞMAYANA PARA CEZASI

    Buna göre, Bülbül Deresi’nin ıslah edilmesi için 1945 yılında belediye tarafından gazetelere ilan verildi. İlanda, derenin bin 300 metrelik kısmının ıslah edileceği belirtilerek şöyle deniliyordu: “Şehirde mukim yabancı memurlar haricinde, 15-65 yaş arasındaki bütün vatandaşlar bu temizlik işinde ya 5 gün çalışacaklar, yahut yevmiye 2 lira hesabıyla 10 lira ödeyeceklerdir. Bedenen çalışmak istemeyenler en geç 25 Haziran tarihine kadar 10 lirayı belediye veznesine yatırmış olacaklardır. Çalışamayacak derecede malul, ayni zamanda fakir olanlar, 25 Haziran tarihine kadar belediye veya hükümet doktorlarından alacakları raporla tevsik edeceklerdir. Bu işte bedeni veya nakdi mükellefiyeti tespit edilen zamanlar içinde yerine getiremeyenler 50 liradan 500 liraya kadar para cezasına ve 1 haftadan 1 aya kadar da hapis cezasına çarptırılacakları önemle bildirilir.”

    Gazete ilanının ardından binlerce insanın dere yatağında çalıştırılarak Bülbül Deresi’nin temizlik işinin gerçekleştirildiği belirtilen kitapta, “Ancak, yine de derenin etrafa taşması önlenememiştir” deniliyor.

    70 yıl önce eli ayağı tutan erkeklerin çalıştırıldığı Bülbül Deresi’ndeki çalışmaları gösteren fotoğraf emekli öğretmen Yavuz Kalyoncu tarafından sosyal medya sayfasında yayınlandı. Fotoğrafta, Bülbül Deresi’nin ıslahı için istinat duvarı çalışmaları yapıldığı görülüyor.

  • AB Heyeti Osmaniye’deki Suriyeli Sığınmacıların Kaldığı Kampı Ziyaret Etti

    Avrupa Birliği (AB) Delegasyon yetkililerinden oluşan bir heyet, Türkmen kökenli Suriyeli sığınmacıların kaldığı Osmaniye Konaklama Tesislerini ziyaret etti. Ziyarete katılanlara konaklama tesisleri ile ilgili bilgiler verildi ve yerinde tanıtım yapıldı.

    Osmaniye’nin Cevdetiye beldesinde bulunan ve 10 bin civarından Suriyeli Türkmen’in kaldığı konaklama tesisleri, Lüksemburg Büyükelçisi Ariette Conzemius, AB Delegasyonu Bakan Danışmanı Simona Gatti, UNİCEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamalle, WFP Türkiye Temsilcisi Jean Yves Lequime, AB Delegasyonu Başkanı Hansjörg Haber, EUTF Başkanı Nadim Karkutli, Kızılay Genel Müdür Yardımcısı Kadir Bulut tarafından ziyaret edildi.

    Ziyarete gelen heyet çiçeklerle karşılandı ve kampta kalan Suriyeli çocukların oluşturduğu folklor ekibi de gösteri sundu. Ayrıca Osmaniyeli bir gazetecinin kampta çektiği fotoğraflar ile ilgili sergi gezildi.

    Ziyarette ilk olarak katılımcılara Vali Yardımcısı ve Merkez Yöneticisi Muammer Balcı tarafından kamp ile ilgili brifing verildi. Brifingin ardından konuklara tesislerin önemli bölümleri gezdirildi.

    Bu arada, Vali Yardımcısı Balcı’nın sığınmacılar ile ilgili olarak ‘Misafirlerimiz’ terimini kullanması konukların dikkatini çekti. Tercüman aracılığı ile bunu soran ziyaretçilere Muammer Balcı, “Bizim dini inanışımız ve töremiz gereği bu insanlar bizim misafirimizdir. Bizler de misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaya çalışırız” diye cevap verdi.

    İlk olarak kamp içerisinde yer alan marketi ziyaret eden konuklar, burada Suriyeli sığınmacılar ile de görüştü. Ayrıca sığınmacılara tahsisi edilen ve her bir şahıs için 85 TL’lik alışveriş hakkı tanıyan Kızılaykart’ın da tanıtımı yapıldı. Avrupa Birliği Güven Fonu yerel sorumlusu yaptığı açıklamada, “Eylül 2015’te Avrupa Birliği Güven Fonu’nun (WFP) Türkiye’ye verdiği 5 milyon avro ile kamplarda yaşayan yaklaşık 41 bin Suriyeli sığınmacı, 6 ay boyunca e-gıda kartı ile gıda yardımı alıyor. E-gıda kartına aylık kişi başı 50 TL yükleniyor. Yardım Harran (Şanlıurfa), Cevdetiye (Osmaniye) ve Kahramanmaraş kamplarında yaşayan Suriyeli sığınmacıları kapsıyor. Karta ayrıca Kızılay tarafından da 35 TL ek katkı sağlanıyor ve 85 TL aylık kişi başına gıda harcaması yapılabiliyor” dedi.

    Ziyaretle ilgili basın mensuplarına bilgi veren Vali Yardımcısı ve Merkez Yöneticisi Muammer Balcı, “Ziyaretin asıl amacı; Suriye’den gelen misafirlerimize katkı sunan kuruluşların yerelde yaşananları yerinde görmek için gelmesidir. Bir de burada açtığımız halı sahada iki ayrı ilden gelecek çocuklar arasındaki maçı izlemekti asıl amaç ama diğer ilden gelecek olan takım gelmedi. Gelenler arasında AB ve BM’nin çeşitli kuruluşlarından UNICEF ve Dünya Gıda Programı gibi çeşitli kuruluşlar var. İki tane büyükelçimiz var” diye konuştu.

    Bir basın mensubunun ziyaret izlenimi ile ilgili sorusunu cevaplandıran Balcı, “Yüzlerindeki işaretlere bakılırsa memnun olduklarını düşünüyorum. Sahip olduğumuz dini inanç ve toplumsal değerler, bize yardım için gelen, bize sığınan insanlara uluslararası literatürde karşılığı mülteci olmasına rağmen, biz gelenlerimize misafir deriz. Onlar bizim misafirlerimizdir. Misafir diyerek ifade etmemizden de gelenler hoşnut oldular” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Orhan Gazi’nin Düğününün Yapıldığı Kocayayla’da Bedava Karavan Kampı

    Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğününe sahne olan Kocayayla karavancıları ücretsiz ağırlıyor.

    Marmara bölgesinin en yüksek ve Türkiye’nin sayılı yaylalarından olan Kocayayla, Bursa’nın dağ ilçelerinden Keles’te bulunuyor. Uludağ’ın eteklerinde, 1050 rakımlı bu yayla, tabii güzelliklerinin yanında tarihi ve kültürel özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kocayayla, Osmanlı’nın kuruluş devrinde yazlık olarak kullanılırken, Orhan Gazi ve Nilüfer Hatun’un düğününe de ev sahipliği yapmış. Şimdilerde ise bu mekan karavan ve kamp meraklıları için benzersiz bir mekan haline geldi.

    Uludağ manzarası ve tertemiz havasıyla tarihi yayla kampçıları ağırlıyor. Çam ormanlarının arasında kamp yapmak isteyen vatandaşları burada 24 saat sıcak su dahil her şeyi ile eksiksiz bir alt yapı bekliyor. Kocayayla’yı karavancılar ve kampçılar için cazip kılan en önemli özellik, bütün bu hizmetlerin ve kamp alanının tamamen ücretsiz olması. İsteyen vatandaşlar buraya gelip verilen bütün hizmetlerden ücretsiz faydalanarak rahat bir şekilde kamplarını yapabiliyor.

    Keles halkının tek isteği ise kampçıların alışverişlerini yine bu bölgeden yapması. Mayıs ayında Bursa Enduro Festivali düzenlenen Kocayayla, önümüzdeki günlerde ise Karavan Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Kocayayla’nın, Bursa’nın ve Marmara bölgesinin en büyük yaylası olduğunu belirten Keles Belediye Başkanı Mehmet Teke, “Karavancılarla ve çadırcılarla sürekli istişare yaparak bu bölgeye gelmelerini temin ediyoruz. Bu bölgede onlar için alt yapı oluşturduk. 24 saat sıcak su dahil olmak üzere her imkan var. Bu bölge ancak ve ancak kırsal turizmle kalkınacak bir bölgedir. Bursalı hemşerilerimizin de yaz aylarında gelip konakladıkları bir bölgedir. Geçen mayıs ayında burada Bursa Enduro Festivali’ni düzenledik. 3 bin civarında motorcu 3 gün boyunca burada kaldı. Bu tür dokunuşlarla bölgede bir hareketlenme sağlamak istiyoruz. Bu yayla Türkiye’nin en önemli yaylalarından birisidir. Osmanlı Devleti’nin yazlık olarak kullandığı yaylada Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünü yapıldı. Dolayısıyla buranın tarihi ve kültürel bir özelliği de vardır. Osmanlı’dan yadigar kalan yaylamızda her türlü altyapıyı oluşturarak insanların emrine sunmayı hedefliyoruz” dedi.

    Karavancılarla sürekli istişare halinde olduklarını ifade eden Başkan Teke, “Onlar özellikle yaz aylarında aileleriyle burada günlerce kalıyor. Karavancılar doğayı ve çevreyi çok seven insanlar. O yüzden burayı çok temiz bir şekilde geri bırakıyorlar. Keles’imizin ekonomisine katkı sağlıyorlar. Bulundukları yerlerden alış veriş yapıyorlar. Esnafımıza bir nevi katkı sağlamış oluyorlar. Önümüzdeki dönemlerde de burada bir karavan festivali düzenlemeyi planlıyoruz. Artık Türkiye’de karavancılık sadece yaz aylarında yapılan bir faaliyet değildir. Dolayısıyla kışın da onları burada misafir etmek istiyoruz. Burada kışı en güzel şekilde değerlendirebilirler. Bu tür yerler Türkiye’de nadir. Ayrıca biz burada hem karavancılarımızdan hem de motorcularımızdan para almayı hiçbir şekilde düşünmüyoruz. Biz sadece onların burada rahat etmesini sağlıyoruz. Tek arzumuz bölgede hareketlilik sağlamak” diye konuştu.

  • PKK’nın Kampı Ve Sözde Mezarlık Olarak Kullandığı Mühimmat Deposu Yerle Bir Edildi

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar aralıksız devam ederken, Şırnak’ın Besta-Dereler mevkiinde bulunan PKK kampı ve örgüt tarafından mühimmat deposu olarak kullanılan sözde PKK mezarlığı düzenlenen hava operasyonuyla yerle bir edildi. Teröristlere ait sığınak, mağara, silah mevzileri ve mühimmat deposu olarak kullanılan sözde mezarlıkların bombalanması saniye saniye kameralara yansıdı.

    Şırnak’ta terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlar aralıksız sürüyor. PKK’ya büyük darbelerin vurulduğu operasyonların biri de Şırnak’ın Besta-Dereler mevkiinde gerçekleşti. Daha önce istihbaratı alınan ve terör örgütü tarafından kullanıldığı tespit edilen mağara, sığınak, silah mevzileri ve sözde mezarlık olarak kullanılan mühimmat depoları bölgeye düzenlenen hava operasyonuyla yerle bir edildi. Tespit edilen koordinatlar hava operasyonuyla bombalandı. 6 Aralık tarihinde düzenlenen operasyonla PKK’nın kullandığı bir çok mağara, sığınak, silah mevzileri ile sözde mezarlıklar bombalanarak kullanılmaz hale getirildi.

    PKK KAMPI YERLE BİR EDİLDİ

    Düzenlenen hava harekatında bombardımana tutulan Besta-Dereler mevkiindeki sözde mezarlığın terör örgütü PKK tarafından kamp olarak kullanıldığı ve mezar olarak dizayn edilen yerlerde ise mühimmatların gizlendiği tespit edildi. Başarılı bir operasyon düzenleyen Mehmetçik, terör örgütünün kampı ile mühimmat depolarını yerle bir ederken, operasyonda 2 teröristin de sağ olarak ele geçirildiği belirtildi.

    Operasyonda bombardıman anı ise kameralara saniye saniye yansıdı.

  • 6. Alzheımer Eğitim Kampı Başladı

    Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şubesi tarafından bu yıl 6.’sı düzenlenen ‘Alzheimer Eğitim Kampı’ başladı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, sağlıklı bir toplum için ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği ‘6. Alzheimer Eğitim Kampı’ Büyükşehir Belediyesi Spor Kompleksi’nde gerçekleştiriliyor. Kamp kapsamında düzenlenen etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Kocamaz, Türkiye Alzheimer Derneği Mersin Şube Başkanı Prof. Dr. Aynur Özge, dernek temsilcileri, hasta yakınları ve gönüllüler katıldı.

    Etkinlikte bir konuşma yapan Başkan Kocamaz, Alzheimer hastalığının yaşlılıkla beraber ortaya çıktığını ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan bir beyin hastalığı olduğunu vurguladı. Alzheimer’in, günümüzde gittikçe yaygınlaşan bir hastalık olduğunu belirten Kocamaz, ilaç tedavisinin yanı sıra hasta yakınlarının özenli bakımı ve hastaya olan ilgisinin de oldukça önemli olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak sağlık alanında pek çok projeye imza attıklarını dile getiren Kocamaz, bu çerçevede Kalıtsal Kan Hastalıkları Tanı ve Danışma Merkezi’ni hizmete açtıklarını bildirdi. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün kontrolünde olacak Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi’nin inşaatını da tamamlamak üzere olduklarını ifade eden Kocamaz, Mersin’in tüm ilçelerine hasta nakil aracı alarak, vatandaşların sağlık hizmetinden yararlanmasını sağladıklarını, hasta nakil araçlarıyla 2 bin 351 hastaya nakil aracı hizmeti verdiklerini kaydetti. Sağlıklı bir gelecek için öncelikle sağlıklı bir toplumun var olması gerektiğinin altını çizen Kocamaz, bu konuda yerel yönetimler olarak ellerinden gelen desteği vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

    Türkiye Alzheimer Derneği Şube Başkanı Prof. Dr. Özge ise Alzheimer hastalığının çağın vebası olarak görüldüğünü ve 2050 yılında bu hastalıkla mücadele edecek ülkeler arasında Türkiye’nin de yer alacağını söyledi. Özge, “İnsanların en büyük hazinesi biriktirdiği hatıralardır. Bu hastalığın hastalar üzerinde çok büyük etkisi olsa da hasta yakınları bu süreçten daha fazla etkileniyor. Bu eğitimlerle amacımız Alzheimer hastalarının gönüllü arkadaşlarımızın gözetmenliğinde sosyal ve zihinsel aktiviteler yapmalarını sağlamak. Ayrıca hedefimiz, hasta yakınlarını da hasta bakımı ve hastaya yaklaşımı konularında bilgilendirmek ve toplumda bu hastalıkla ilgili farkındalık yaratmak” dedi.