Etiket: Kampı

  • Kızılırmak Deltasında Doğa Kampı

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ekolojik Yaşam Topluluğu tarafından Kızılırmak Deltası’nda ” Doğa Kampı” düzenlendi.

    İki gün süren kampta katılımcılara; Açık arazide yön bulma,kamp alanı seçimi,doğa koruma, fotoğrafçılık eğitimi, organik tarım, biyoçeşitlilik, Kuş haklama gibi konularda uzman öğretim üyelerince uygulamalı eğitimler verildi.

    Kampın birinci gününde ise katılımcılara Cernek Kuş Halkalama Merkezi’nde görevliler tarafından kuş gözlem etkinliği ve kuş halkalama teknikleri anlatıldı. Akşam ateş yakıp şarkı söyleyerek eğlenen öğrenciler kampın ikinci gününde Hirusan Tıbbı Sülükler Üretim Çiftliği de ziyaret ettiler. Burada tıbbi sülük, tıbbi sülük tedavisi ve yetiştiriciliği hakkında bilgi edindiler.

    OMÜ Ekolojik Yaşam Topluluğu kurucusu Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, “Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ekolojik Yaşam Topluluğu’nun 40 üyesi öğrencilerimiz ile gerçekleştirdiğimiz Kızılırmak Deltası Doğa Kampımızı gerçekleştiriyoruz. Kızılırmak Deltası’na dokunarak ve hissederek gerçekleştirdiğimiz kampımız 8 farklı konuda hocalarımızın eğitimleri renklendirdi. Kızılırmak Deltası’nı koruyarak bir laboratuvar gibi bir açık hava sınıfı gibi kullanıyoruz. Artık sınıfların duvarlarını kırarak doğayı sınıflara dönüştürüyoruz” dedi.

    Kampa OMÜ Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Hatice Bozoğlu, Diş Hekimliği Fakültesi’nden Prof. Dr. Mete Özer, Ziraat Fakültesi’nden Doç.DR. Selim Aytaç, Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Tamer Aslan, Samsun Dağcılık Kulübü’nden İlkhan Kan, Sivil Toplum Geliştirme Programı Yöneticisi ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği Kurucusu Sunay Demircan ve Ekolojik Yaşam Topluluğu’nun 40 üyesi öğrenci katıldı.

  • AK Parti’li Öztürk’ten Mülteci Kampı İddiasına Tepki

    AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Milas-Bodrum arasında mülteci kampı kurulacağı iddialarına tepki gösterdi.

    AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk, Milas-Bodrum arasında mülteci kampı kurulacağı iddialarına tepki göstererek, “Muğla ili sınırları içerisinde yabancı uyruklu vatandaşlarla ilgili herhangi bir kamp yerleşkesi düzenleme ve çalışması gündemimizde yok” dedi.

    Öztürk, yaptığı yazılı açıklamada son günlerde bazı siyasilerin Milas ile Bodrum ilçeleri arasında bulunan Dörttepe-Karaova bölgesindeki alana bir mülteci kampı kurulacağı yönündeki açıklamalarını eleştirerek, “Yapılan açıklamalar tamamen art niyetli ve çözüm üretmekten çok insanları provoke etmeye yönelik. Bu konuyla ilgili olarak Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve Muğla Valimiz ile görüştük. Muğla ili sınırları içerisinde yabancı uyruklu vatandaşlarla ilgili herhangi bir kamp yerleşkesi düzenleme ve çalışması gündemimizde yok. Yapılan açıklamalar tamamen art niyetli” diye konuştu.

    Milletvekili Öztürk, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Bodrum’da bir toplantı yaptığını anımsatarak, şunları söyledi:

    “Bakanımız kendisi bizzat açıkladı. ‘Bodrum’da ve Ege’de mülteci ve sığınmacı kampı olmayacak’ dedi. Muğla’da da öyle bir durum yok. Bodrum, Milas ve tüm ilçelerimizde böyle bir kamp ne düşünülüyor, ne de uygulamasına geçildi. Böyle bir kampın kurulmayacağını Muğlalı vatandaşlarımızla paylaşmak istiyorum”

  • ‘Aziz Sancar Kız Çocukları İçin Stem’ Projesinin Mersin Kampı Tamamlandı

    Nobel ödüllü Türk Bilim İnsanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ın ismi verilerek Harriet Fulbright Enstitüsü tarafından başlatılan Aziz Sancar Kız Çocukları İçin STEM projesinin Mersin Kampı tamamlandı. Kampın ikinci günü guruplar halinde proje hazırlayarak sunum yapan 6. sınıf öğrencisi 100 kız çocuğundan biri ABD Silikon Vadisinde, biri de Güney Kore’de yaz kampı kazandı.

    Türkiye ve yurt dışındaki bir gurup üniversite öğrencisi, akademisyen ve çalışanın, Nobel Ödülü kazanan Prof. Aziz Sancar’ı rol model alarak hazırladığı ‘Aziz Sancar Kız Çocukları İçin STEM’ projesinin Mersin Kampında, ikinci gün etkinlikleri Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Yerleşkesi içindeki Spor Salonunda gerçekleştirildi. Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) tarafından desteklenen Mersin Kampına, TÜGİAD Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı Ali Yücelen ile Harriet Fulbright Enstitüsü CEO’su Gökhan Coşkun da katıldı.

    Projeye başvuran 6. sınıf öğrencisi 100 kız çocuğunun katıldığı kampta, çocuklar guruplara ayrılarak gözetmenler eşliğinde üç boyutlu farklı projeler hazırladı. Öğrencilerin işbirliği ve fikir alışverişiyle hazırlanan projeler, daha sonra yine öğrenciler tarafından sunuldu. Yenilenebilir enerji kaynakları, çöpe giden ekmeklerin sokak hayvanları için değerlendirildiği ekmek yemlikleri, çok işlevli, güneş enerjisi ile ısıtılan metrobüs, atıkların değerlendirildiği Atıkistan gibi farklı projeler, aileler ve izleyiciler tarafından beğenildi.

    Sunumların ardından 100 kız çocuğuna çeşitli hediye verilirken, yapılan kura çekimiyle belirlenen 22 öğrenciden biri ABD’de Silikon Vadisinde, biri de Güney Kore Seul’de 1 haftalık eğitim gezisi kazandı. Diğer 20 öğrencinin 10’u TÜBİTAK Konya Bilim Merkezinde iki günlük kamp kazanırken, 10’una ise tablet bilgisayar hediye edildi.

    “BAŞARI HİKAYELERİ OLAN ROL MODELLER ÜZERİNDEN KIZ ÇOCUKLARINI CESARETLENDİREREK BİLİME TEŞVİK ETMEK İSTİYORUZ”

    Harriet Fulbright Enstitüsü CEO’su Gökhan Coşkun, kampta İHA’ya yaptığı açıklamada, Aziz Sancar Kız Çocukları İçin STEM projesini, bir yıldan fazla bir süredir hazırladıklarını söyledi.

    Projenin tamamıyla Türkiye ve yurt dışında yaşayan, amatör bir ruhla hareket eden üniversite öğrencileri, akademisyenler, profesyoneller, yabancı ve yerli birçok kişinin düşünceleriyle ortaya çıktığını anlatan Coşkun, “Aziz Sancar hocamızın ortaya koyduğu başarı hikayesi ve bilim insanı kimliğinden yola çıkarak bir rol model tasarlayalım istedik. Bu rol modeli de olabilecek en erken yaşta çocuklarımıza aktaralım istedik. Aziz Sancar hocamızın da ortaya koyduğu inisiyatif ve değerlendirmelerle bu proje ortayı çıktı. Amacımız, Türkiye’de mümkün olan en erken yaştaki yaş gurubuna, rol model üzerinden bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik programlarını sevdirmek, onlara bir rol model kavramından, merak duygularına dokunarak geleceklerinden bu alanla ilgili eğitim almalarına teşvik etmek. Bir algı yönetimi. Bunu yaparken de rol model üzerinden ilerliyoruz. Tepedeki Prof. Dr. Aziz Sancar ile birlikte yurt dışında çalışan, başarı hikayeleri olan Türk rol modelleri üzerinden kız çocuklarımızı cesaretlendirmek ve en önemlisi merak duygularına dokunmak istiyoruz” dedi.

    Projenin ilk yılında Türkiye’de 7 bölgeden 7 il seçtiklerini aktaran Coşkun, Mayıs ayında sona erecek projeyi, önümüzdeki yıl daha fazla ilde daha fazla öğrenciyle yapmayı hedeflediklerini dile getirdi. Çocukları ödüllendireceklerini, ancak projede herhangi bir seçicilik, test, sınav olmadığının altını çizen Coşkun, “Projenin verdiği en önemli mesajlardan biri sınav, test, seçme gibi duygulardan uzak, çocukların eğitimine bir mesaj göndermek. Programın bütününde bu konuya hassas davrandık ve istedik ki, 100 öğrencinin tamamı çeşitli seviyelerde ödüllendirilsin. Ama bunların içinde 22’si kurayla daha farklı ödüllendirilmiş olacak” diye konuştu.

    “KIZ ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİ, SORUNLARIMIZI ÇÖZECEK EN ÖNEMLİ SİLAHLARIMIZDAN BİRİ”

    TÜGİAD YİK Başkanı Ali Yücelen ise projeyi ilk duyduğunda çok heyecanlandığını ve mutlaka Mersin’de olması gerektiğini düşündüğünü ifade etti. Artık eğitimde katılımcı ve yeni metotlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Yücelen, şunları söyledi:

    “Özellikle kız çocuklarımızın eğitiminin, bizim geleceğimizde bugünümüzün sorunlarını çözecek en önemli silahlarımızdan biri olduğunu düşünüyorum. Çünkü bizim artık oyunu değiştiren, şu andaki gidişatımızı değiştiren bir yeni plana ihtiyacımız var ve bu plan da sadece ilimden ve teknolojiden geçiyor. Bu ilim ve teknoloji de doğru ve yetişmiş insanlarla olacaktır. İnşallah bugün atılan bütün bu tohumlar, ileride ülkemizdeki eğitim sistemini de kökünden etkileyip, yeni bir anlayışla dünyadaki birçok soruna buranın penceresinden bakarak çözüm bulmaya çalışan bilim insanları yetiştirerek, hem dünyanın hem de kendi ülkemizin geleceğine katkı sağlayacaktır.”

    Prof. Aziz Sancar’ın bu çocuklar için çok iyi bir rol model olduğunu belirten Yücelen, sözlerine şöyle devam etti: “Bizim aramızdan yetişmiş, içimizden çıkmış, bizim gibi sıradan bir Türk genci, başka bir ülkeye gidiyor, çalışıyor, çabalıyor, Nobel gibi herkesin rüyalarını süsleyecek bir ödülü kazanıyor ve göğsünü gere gere gelip bu ödülü milletiyle paylaşıyor. Bizi çok duygulandıran, mutlu eden bir olay oldu ve bunu özellikle bizimle paylaşması bizi daha çok etkiledi. İnşallah gelecekte de birçok çocuğumuz ve özellikle kızımız, buna benzer ödülleri alarak, ülkemizin geleceğine katkı sağlayarak bizi gururlandırır.”

    Kampta proje hazırlayan ve oldukça heyecanlı oldukları gözlenen kız çocukları da birlikte fikir alışverişi ve ortak kararla proje hazırlamanın önemini daha iyi anladıklarını belirterek, ileride hedeflerinin bilim insanı olmak olduğunu söyledi.

  • Vali Amir Çiçek: “Muğla’ya Mülteci Kampı Yapılmayacak”

    CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ’ın Milas-Bodrum arasında mülteci kampı kurulacağı iddialarını basın mensupları Vali Amir Çiçek’e sordu. Vali Çiçek İçişleri Bakanının Bodrum’da yapılan toplantıda bunu açıkça dile getirdiğini ve Ege Bölgesinde böyle bir kampın bulunmadığını açıkladı.

    Turizm haftası kutlamaları içi Bodrum’a gelen Muğla Valisi Amir Çiçek gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin, CHP Milletvekili Akın Üstündağ Bodrum – Milas arasına mülteci kampı kurulacağı iddiaları ile ilgili böyle bir gelişme var mı sorusu üzerine Vali Çiçek kesinlikle söz konusu bile olmadığını ifade ederek, “Böyle bir hazırlık yok. Geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanımız Bodrum’da toplantı yaptı. Ege’de bulunan valilerimiz, komutanlarımız ve emniyet güçlerimizle toplandı. Bakanımız kendi bizzat açıkladı. ’Bodrum’da ve Ege’de mülteci ve sığınmacı kampı olmayacak’ dedi. Muğla’da da öyle bir durum yok. Bir tek Güllük limanından bir geçiş olacaktı. Güllük’ten de geçiş yok. Bizim bölgemizden 50 kişi karşıya geçmişti, onların da iadesi başka bir bölgeden yapıldı. Bodrum, Milas ve tüm ilçelerimizde böyle bir kamp ne düşünülüyor, ne de uygulamasına geçildi. Böyle bir kampın kurulmayacağını Muğlalı vatandaşlarımıza duyurmak istiyorum” dedi.

    “DOKUYA UYGUNSA YAPILIR”

    Bodrum’da yapılacak Külliye ile ilgili soruları da cevaplandıran Vali Çiçek, “Kesinlikle Bodrum’un dokusu bozulmayacak. Bodrum’un kendine özgü bir dokusu vardır. Bodrum’un dokusuna uygun olursa yapılacak. Yer tahsisi ile ilgili proje yapılmıştır, ama dokuya aykırı bir şey varsa o tolere edilir. Düşüncemden ziyade uygulamayı söylüyorum. Sivil toplum kuruluşlarımızın kendi aralarında konuşmalarına değerlendirmelerine saygımız vardır. Ama önce dokuya uyumlu mu değil mi ona bakarız. Bir de hukuk yönünden bakarız ve hukuk ne derse onu yaparız. Eğer dokuya, yapıya uygun değilse hukuken de bir sorun varsa bu problem çözülür ama hiçbir şekilde hiç dayatma olmaz. İhtiyaç varsa yapılır” şeklide konuştu.

  • Vekil Kaya: “Çeşme Ve Dikili’ye Mülteci Kampı Kurulmayacak”

    AK Parti MKYK Üyesi ve İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Türkiye-AB Vize Muafiyeti Süreci ve Geri Kabul Anlaşması ile ilgili “Üstüne basa basa, net bir şekilde ifade ediyorum. Çeşme’de veya Dikili’de bir mülteci kampı kurulmayacak. Bu tür haberler asılsızdır, itibar edilmemesi gerekir” dedi.

    AK Parti MKYK Üyesi ve İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, katıldığı bir televizyon programında, Türkiye-AB Vize Muafiyeti Süreci ve Geri Kabul Anlaşması süreci kapsamında 4 Nisan’dan itibaren geri kabullerin başlayacağını, geri kabul edilen her Suriyeli için bir Suriyelinin AB’ye gönderileceğini belirtti. Mültecilerin Ege Denizi’nden Yunanistan’a, oradan Avrupa Birliği’nin diğer ülkelerine geçiş yapmak amacıyla İzmir sahillerini kullandığını hatırlatan Kaya, Türkiye’nin yasa dışı göçle etkin bir şekilde mücadelesinin süreceğini söyledi. AB ile varılan mutabakat çerçevesinde, gelen mültecilerin işlemlerinin geri kabul noktalarında yapıldıktan sonra geri gönderme merkezlerine veya kamplara sevk edileceğinin bilgisini veren Kaya, “Kıyı şeridimizdeki ilçelerimizde asla bir geri gönderme merkezi veya kamp olmayacak. Sadece geri kabul noktasında ülkemize geri gönderilen mültecilerin işlemleri yapılacak, bunlar hemen ilgili geri gönderme merkezine veya kampa sevk edilecek. Bu noktada, son günlerde İzmir kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan ’Çeşme ve Dikili’de mülteci kampı yapılıyor’ algısının yanlış olduğunu söylemem gerekir. Üstüne basa basa, net bir şekilde ifade ediyorum. Çeşme’de veya Dikili’de bir mülteci kampı kurulmayacak. Bu tür haberler asılsızdır, itibar edilmemesi gerekir” diye konuştu.

    “SUNİ BİR GÜNDEM OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Çeşme ve Dikili’ye mülteci kampı kurulmayacağının ortada olmasına rağmen, bu konuda suni bir gündem çabası içinde olanları hayretle izlediklerini belirten Kaya, “Çeşme ve Dikili’ye mülteci kampı kurulmayacağını, en çok bu konuda suni bir gündem gayreti içerisinde olanlar biliyor. Böyle bir şey yok. Olmayan bir şey üzerinden kamuoyu oluşturma gayreti güdenlerin beyhude çabalarını görüyoruz. Kimse vatandaşlarımıza yanlış beyanda bulunmasın. Ben Hükümeti oluşturan bir partinin mensubu olarak açık ve net bir şekilde ifade ediyorum, Çeşme ve Dikili’ye mülteci kampı kurulmayacak. Bunun da en büyük teminatı biziz” ifadelerini kullandı.

    TERÖRE KARŞI BİRLİK VE BERABERLİK ÇAĞRISI

    Konuşmasında terörle mücadeleye de değinen Mahmut Atilla Kaya, tek bir terörist kalmayıncaya kadar mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Teröre karşı birlik ve beraberlik çağrısı yapan Kaya şunları söyledi: “Çok net bir şekilde söylüyorum, karşımızda hiçbir insani ve ahlaki değer tanımayan cinayet şebekeleri ve onların destekçileri var. Terör, necip milletimizin bekasını ve devletimizin güvenliğini ilgilendiren çok önemli bir konudur. Devletin yok edilmesi ve milletin parçalanması amacıyla saldırı üstüne saldırı gerçekleştiriyorlar. Bu hainlik, bu ihanet, bu saldırılar ancak birlik ve beraberlikle önlenir. Bizi birbirimize düşürerek gücümüzü zayıflatmak, bin yıllık kardeşliği bozarak bu güzel topraklarda nefret tohumları ekmeye çalışıyorlar. Birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmemiz gerekiyor. Terörün panzehiri kardeşliktir. Birlik ve beraberliğimizi, kardeşliğimizi, huzurumuzu ve toplumsal barışımızı bozmaya yönelik bu hain saldırıların amacına ulaşmasına asla izin vermeyeceğiz. Bölücü terör örgütü ve onu destekleyenlerle olan mücadelemiz ne pahasına olursa olsun, tek bir terörist kalmayıncaya kadar büyük bir kararlılıkla sürdürülecek, şehitlerimizin kanı asla yerde kalmayacaktır.”