Etiket: Kampanyaları

  • Esnaf Odası Başkanı Şadan: “İndirim kampanyaları hep aldatıcı”

    Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aytekin Şadan, enflasyonla mücadele kapsamında başlatılan indirim kampanyalarının aldatıcı olduğunu ifade ederek tüketicileri uyardı.

    Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aytekin Şadan bazı firmaların enflasyonla mücadele kapsamında düzenlediği kampanyalar hakkında uyarılarda bulundu. Son yıllarda başta Türkiye olmak üzere dünyayı saran ve internet üzerinden etkili olan indirim kampanyalarının vatandaşı yanılttığını belirten Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Aytekin Şadan, bu tür kampanyaların yerel esnafı ve yerel ekonomiye zarar verdiğini açıkladı. Özellikle Batı’dan esinlenerek uygulamaya konulan ve tüketiciyi yanıltan alışveriş kampanyalarına karşı vatandaşları uyaran Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Aytekin Şadan, “Yılın belli zamanlarında büyük firmalar tarafından başlatılan ve tüm dünyada hızla yayılan alışveriş kampanyaları vatandaşlarımızı yanıltıyor. Bu tür alışveriş günlerinde önce maliyetler yükseltilerek fiyatlar şişiriliyor sonra indirim adı altında yeniden pazarlanıyor. Stokları tüketmek için fırsat, indirim günü, kapatıyoruz gibi satış teknikleri uygulanıyor. Vatandaşlarımız bu tür indirim aldatmacalarına itibar etmemeli. Fiyatları çok iyi takip ederek bildikleri ürünleri satın almalı. Öte yandan internet üzerinden alışveriş çılgınlığına kapılıp kredi kartlarına yüklenilmemeli” dedi.

    Son zamanlarda moda haline gelen ve tüm dünyada alışveriş çılgınlığı yaşatan indirim kampanyalarına karşı vatandaşları uyaran Şadan, “Bu tür alışveriş çılgınlıkları vatandaşlarımız için değil büyük firmalar için bir fırsat alışverişidir. Yüzde 90’lık rekabet piyasasında hiç kimse zararına satış yapmaz. Bir malın maliyeti ve satış fiyatı ortalama olarak bellidir. Ürünlere birkaç ay öncesinde 3-5 katı etiket yapıştırıp yılın belli günlerinde indirim diye pazarlamak haksız kazançtır. Bu tarz indirim kampanyalarına karşı vatandaşlarımız çok dikkatli olmalı. Herkes alıyor ben de almalıyım düşüncesine kapılmamalı. İhtiyaç fazlası olan ürün ucuz bile olsa pahalıdır. Vatandaşlarımız yeni yıla kredi kartlarını doldurarak girmemeli” ifadelerini kullandı.

    “Tüketiciler piyasaları çok iyi kontrol etmeli”

    “İndirim var” slogan ve cazibesine kapılıp yapılan alışverişler sonucunda halkın kandırılarak yeni satış taktikleri yapıldığını ama sonucun hep aynı olduğunu savunan Şadan “Türkiye’de tüketiciler son 3 aydır efsane vurgun piyasalarında dedektife dönüştü. Hem etiket hem gramajlarda, hem de fiyatlarda büyük oyunlar oynanıyor. Bunu tüketiciler de, kamu otoritesi de fark etti. Bakanlık tarafından geçtiğimiz günlerde fırsatçıya ceza yağdı. Böyle ekonominin daraldığı ve insanların gelirlerinin azaldığı bir ortamda ’Efsane’ veyahut ’Kara Cuma’ denilerek stok eritme oyunlarına halkımız gelmemeli. Öncelikle indirimler gerçek olmalı. Gerçek olmayan indirimlerden uzak durulmalı. Fırsat, indirim günü, kapatıyoruz gibi satış teknikleri uygulanıyor. Vatandaş buna itibar etmemeli. Bu sadece satıcılar için fırsat oluyor. Bu tür kampanyaların sadece isimleri yeni, ancak yöntemleri hep aynı. Önce şişir sonra indir. Sadece değişen kampanyanın ismi. Ama sonuç hep aynı. Halkı kandırmaktan başka bir şey yapılmıyor” diye konuştu.

  • (Özel haber) GSM operatörlerinin kampanyaları ikinci el telefon piyasasına yaradı

    GSM operatörlerinin müşteri sayısını muhafaza etmek ve arttırmak amacıyla başlattıkları yeni telefon kampanyaları, ikinci el telefon alım satımını arttırdı.

    Ekonomik olarak insanlara daha cazip gelen ikinci el telefon alım satımı, cep telefonu operatörlerinin başlattığı yeni telefon kampanyaları ile daha da arttı. 15 yıldır telefon bayi işletmeciliği yapan Hakan Toy, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ”İnsanlar artık telefonlarını satmaya başladı. Operatörlerin kampanyaları, insanları elindeki telefonu yenilemeye ve eskisini bizlere satmaya teşvik eder hale geldi. Kampanyalardan faydalanamayacak seviyedeki insanlar ise elimizdeki bu telefonlara yoğun talep gösteriyor. Operatörlerin bu kampanyaları aslında en çok bizim piyasamıza yaradı diyebiliriz. Her gün ikinci el telefonlara aşırı bir talep var. Hem alıma hem satıma aşırı bir talep var. İnsanlar son dönemde sürekli telefon alıp satıyorlar. Alım-satım çok arttı” ifadelerini kullandı.

    ”Bize satılan telefonlar 1 ay içinde elimizden muhakkak çıkar”

    İkinci el telefon alım-satımına olan yoğun talebin telefon işletmelerini rahatlattığını belirten Toy, ”İnsanların bize sattığı telefonlar 1 ay içinde elimizden muhakkak çıkar. Bizim vitrinimizde ortalama 20 tane cep telefonu varsa bunlar ayda 3-4 tur döner. Hepsini satarız 20 tane daha yenisi gelir” şeklinde konuştu.

    ”İşletmeler artık her telefonu satın almıyor”

    İkinci el telefon alım-satımına olan yoğun talep, işletmelere seçici olma imkanını da tanıyor. İnsanların artık her telefonu istemediğini söyleyen Toy, ”Tabi artık bu mesleği yapan insanlar da her telefonu kabul etmemeye başladı. Bazı markaların üst modellerinde ciddi sorunlar olduğu için artık onların alım-satımını genel olarak yapmıyoruz. Alım-satım konusunda bilinirliği daha yüksek olan markaları tercih ediyoruz. Arz-talep meselesi olarak değerlendirebiliriz” dedi.

  • “Konut kampanyaları kısa vadede ekonomiyi canlandırır”

    Konut sektöründe Emlak Konut GYO tarafından başlatılan, GYODER, KONUTDER ve diğer firmalar tarafından geliştirilen kampanyaları değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, kampanyaların kısa vadede sektörü ve genel ekonomiyi hareketlendireceğini söyledi.

    Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iştiraki Emlak Konut GYO’nun, konut satışları için “Güçlü Türkiye İçin Birlik Vakti” sloganıyla başlattığı kampanya, daha sonra Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) ve Konut Geliştiricileri Derneği (KONUTDER) üyesi firmalar ve bağımsız inşaat şirketleri tarafından da benimsenerek yayılmıştı. Kampanya şartları ile, kampanyanın konut sektörüne ve ekonomiye olası etkilerini değerlendiren İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sedat Aybar, kampanyanın konut sektörüne oldukça büyük bir ivme kazandıracağını, bu ivmenin bankalar aracılığıyla tüm ekonomiye yansıyacağını ifade ederek, “Ancak kalıcı bir hareketlilik için kalıcı düzenlemeler geliştirilmeli. Zira konut sektörü uzun zamandır Türkiye ekonomisinin lokomotifi görevini görüyor” diye konuştu.

    “Sektöre güven vererek üretimi artırır”

    Emlak Konut GYO’nun 15 Temmuz’da gerçekleşen menfur darbe girişiminin ardından başlattığı “Ülkemizin Yarınlarına Güveniyoruz” kampanyasının etkilerini kısa sürede yok ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Aybar, “Kampanya öncesinde bankaların konut kredisi faiz oranları yüzde 1,10-1,15 bandında iken yüzde 1’in altına indi. Bu sayede önümüzdeki yıllar için yatırımlar ve projelerin devam etmesi sağlandı. Bu kampanya sayesinde 2016 sonunda konut satışları rekor kırdı. Şimdiki kampanya ise 2017’yi kazanmayı amaçlıyor. Hem sektöre canlılık getirmek, hem bu canlılığı korumak, hem genel ekonomiye katkı sağlamak, hem de inşaat sektörüne güven vererek üretimi artırmak amaçlanıyor” ifadelerini kullandı.

    Diğer müteahhitler katılacak mı?

    Kampanya şartlarının bugünün koşullarında son derece avantajlı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aybar, “Ancak, piyasadan edinilen izlenim, bankalar ve benzeri kuruluşların, hayat sigortası gibi enstrümanlarla bu oranı yukarı çektikleri yönünde. Bu oranlar ortalama piyasa faiz oranlarına göre oldukça düşük ve kredi vadelerine göre ise oldukça fazla. Bugün, piyasadaki bankaların, faiz oranları yüzde 1’in altında ama ne faiz oranı ne de vade süresi açısından Emlak Konut kampanyasındakiler kadar düşük ve uzun değil” dedi. Kampanyanın tüketici açısından da son derece avantajlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aybar, “Bu tip kampanyalar sayesinde konut yatırımını beklemeye almış olan tüketiciler de harekete geçerek konut satın alma yolunu seçebilirler” diye konuştu.

    Bu hareketlenmenin sadece markalı konut projelerinde ve bu projeleri üreten firmalarda kalıp kalmayacağının belirsiz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aybar, “Zira markalı konut projeleri üreten firmalar, sektörün yalnızca yüzde 12’sini oluşturuyor. Sektörün kalan yüzde 86’sını oluşturan diğer müteahhitlerin bu kampanyaya katılıp katılmayacağı belli değil. Ancak kanaatimce onlar da kampanyanın bir ucundan tutacaklardır” şeklinde konuştu.

    “Faiz gelir vergisinden düşülmeli”

    Bu tip kampanyalarda vadeden çok faize dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Aybar, “Borç tutarıyla gelir dengesinin de gözetilmesi gerekiyor. Bu noktada esas çarenin, faiz tutarının kısmen de olsa gelir vergisi matrahından düşülmesi olduğunu düşünüyorum” dedi. Kampanya nedeniyle bir süre sonra fiyatların da artmaya başlayacağını ileri süren Prof. Dr. Aybar, “Bu kampanyaların konut fiyatlarını arttırırken konut kredilerinin genişlemesine neden olacağı bekleniyor. Düşük faiz oranının ortaya çıkaracağı maliyeti yüklenici inşaat firması konut fiyatına zam olarak yansıtırken kredi genişlemesi nedeniyle artan konut talebi fiyatları yukarı yönlü harekete geçirebilir. Bu oran 1,15-1,20 bandında gerçekleşecektir. Ayrıca, yüzde 0.70 faiz oranı firma tarafından sübvanse edilen bir oran, yani aradaki farkı firma bankaya ödüyor. Bankalar ise, 240 ay gibi uzun vade ve düşük faiz oranları ile genişleyen kredi hacminden pozitif getiriler elde edecek. Fakat uzun vadede baz ve cari oranların düşük seviyede kalamayacağını da hesaba katmamız gerek. Genel itibarıyla kazanan hem konut üretici firmaları, hem bankalar hem de yatırımcılar olacaktır. Konut piyasası çekişli bir ekonomik büyüme modeli uygulayan Türkiye, bu sektörü canlandırarak geçici de olsa bir rahatlama sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Eskişehirspor’dan Sosyal Medya Kampanyaları İçin Açıklama

    Spor Toto Süper Lig’in 32. haftasında Gaziantepspor’a misafir olacak olan Eskişehirspor, zorlu deplasman öncesi sosyal medyada çıkarılan anti kampanyalarla uğraşıyor.

    Ligde kalarak Anadolu Efsanesinin devamını getirmek isteyen Eskişehirspor, zorlu maçlar öncesinde sosyal medyada yapılan kampanyalar ile ilgili bir açıklama yaptı. Bazı taraftarların deplasman için uçak istediğinin anlatıldığı açıklamada, taraftarların bu istekleri sonrası sosyal medya vasıtasıyla bazı kişiler tarafından anti kampanyaların da başlatıldığı belirtildi. Eskişehirspor Kulübü Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, “Bilindiği gibi cumartesi günü Gaziantep’te çok önemli bir maç oynayacağız. Maçın önemini bilen taraftarımız, ne mutlu ki, takımını yalnız bırakmak istemiyor. Bu duygularla, Kulübümüzden ’Uçak kaldırın, deplasmana beraber gidelim’ diye talepte bulunan birçok taraftarımız nedeniyle hazırlık yaptık. Bu hazırlıkları haber alan bazı kişiler başta sosyal medya olmak üzere hemen anti kampanya başlattı maalesef. Amaçları Eskişehirspor’un birlikteliğini baltalamak olan bu kişilerin niyetini camiamız yakından biliyor. Camia olarak ne zaman bir araya gelsek rahatsız olan bu kişiler maalesef deplasmana gitmek için hazırlık yapan taraftarımızı üzdü. Uçak talebinde bulunan taraftarımızın ’Gerek kalmadı’ sözleri üzerine, hazırlığımızı iptal ettik. Takımımız planlandığı gibi tarifeli seferle Gaziantep’e gidip, eminiz ki, büyük bir galibiyet aldıktan sonra şehrimize dönecektir. Maç sırasında büyük Eskişehirspor taraftarının, armasını yalnız bırakmayacağına olan inancımız tamdır. Büyük mücadelemizin son üç maçında, şahsi menfaatleri nedeniyle Kulübümüze zarar vermek isteyen odaklara itibar etmeyecek olan taraftarımız, bu maçlarda kendine ayrılan bütün koltukları dolduracaktır. Her zaman olduğu gibi taraftarımızdan aldığı gücü sahaya sonuna kadar yansıtacak teknik heyet ve futbolcularımız da terinin son damlasına kadar mücadele edecektir. Son maçlarımızı kazanarak, büyük mücadelemizi başarıyla gerçekleştirme azmimiz sonuna kadar sürecektir” denildi.

  • İletişim Sanatları Atölyesi’nden Sezer Derkuş İle ’THY Kampanyaları’ Üzerine Söyleşi

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Sanatları Atölyesi öğrencileri öncülüğünde Türk Hava Yolları (THY) Reklam Koordinatörü Sezer Derkuş ile THY kampanyaları üzerine söyleşi yapıldı.

    İletişim Bilimleri Fakültesi’nde (İBF) gerçekleşen söyleşiye, THY Reklam Koordinatörü Sezer Derkuş, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Serdar Sever, İletişim Sanatları Atölyesi Danışmanı aynı zamanda İletişim Tasarımı ve Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Yüksel, Atölye üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Söyleşi programında THY Reklam Koordinatörü Sezer Derkuş, THY’nin reklam kampanyaları hakkında bilgi vererek, hava yolu şirketinin nasıl dünya markası haline geldiğini gösteren reklam filmlerini kronolojik olarak ile izletti. Ayrıca Türk Hava Yolları’nın henüz yayınlanmayan reklam filmini de ilk kez İBF öğrencileri ile paylaşan Derkuş, izlenen reklamlar üzerine öğrencilerden yorum aldı.

    İletişim Sanatları Atölyesi Başkanı Orçun Çakır, söyleşiye katılan THY Reklam Koordinatörü Sezer Derkuş’a kendileri ile birlikte olduğu için teşekkür ederek, etkinlik hakkında bilgi verdi. Çakır, “Yayınlanan ve yayınlanmayan reklamlar üzerine söyleşi yaptık. Anadolu Üniversite İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencileri katılım gösterdi. Söyleşiye katılan arkadaşlar, Sezer Derkuş aracılığı ile Türk Hava Yolları’nın reklam kampanyaları hakkında bilgi sahibi oldu ve sektörle ilgili sorular sordu. Bununla önümüzdeki hafta yayınlanacak THY reklamını birlikte izledik. Bu etkinlikle birlikte ayrıca Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü öğrencileri de THY reklamları hakkında birçok bilgiye sahip oldu” ifadelerini kullandı.

    THY Reklam Koordinatörü Sezer Derkuş, katılım gösteren herkese teşekkürlerini ileterek, atölye üyeleriyle hatıra fotoğrafı çekti.