Etiket: kalmıştır”

  • Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih: “Kriz geride kalmıştır, Türkiye kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır”

    Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih: “Kriz geride kalmıştır, Türkiye kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır”

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, son bir aydaki gelişmeler dikkate alındığında ekonomide ılıman bir iklimin oluştuğunu belirterek, “Türkiye kalkınma olarak burnunu yukarı çevirmiştir. Kriz geride kalmıştır. Dolara yapılan müdahaleler geride kalmıştır. Türkiye artık kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır” dedi.

    TTSO Temmuz ayı meclis toplantısı Meclis Başkanı M. Şadan Eren başkanlığında gerçekleştirildi. TTSO’nun Temmuz ayı faaliyetlerinin yer aldığı filmin izlenmesinin ardından kürsüye gelen Yönetim Kurulu Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’i meclis toplantısında ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dil getirirken, “Genel müdürümüzün bulunduğu görevlerde şehrimize hizmetleri unutulmaz. Yardımları için kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

    Hacısalihoğlu, yaz sezonunda ve yoğun bir turizm döneminde olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Turizmde müthiş bir altyapımız var. Sadece Trabzon’da yatak kapasitesi 65 bine çıktı. Amacımız daha fazla turisti ilimize, bölgeye çekmek. Ama ulaşım sorunu var. Günde 15 civarında direkt uçuşla gelen turistler var ancak özellikle İstanbul üzerinden gelen turistler sıkıntı yaşıyor. Trabzon’a özellikle Körfez ülkelerinden gelecek olan turistler çok büyük maddi yükle karşı karşıya. Bu aileler kalabalık geliyor. 6 – 7 kişilik bir ailenin İstanbul’dan Trabzon’a gelmesi uçak fiyatları olarak çok yüksek değer almaya başladı. Hadi fiyatları kabul ettik, ya da bir miktar uygun hale getirildi ama uçak yok. Dolayısıyla hedeflerimize ulaşmada çok büyük sorunumuz var. THY ilgililerinin konuyu dikkate alarak, bölgemize uçak seferlerini artırmaları ve İstanbul’a gelen Körfez coğrafyasındaki turistlerin bölgemize gelmelerini sağlamaları en büyük arzumuzdur.”

    “Bankalar fındık alımında tüccarları desteklemeli”

    Fındık taban fiyatlarının açıklandığını da hatırlatan Başkan Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fındık bölgenin ve Türkiye’nin ithal girdisi olmayan en önemli tarım ürünü. Bu yıl dikkate aldığımız zaman 2 milyar doların üzerinde ülkeye döviz girişi olacağı söylenebilir. Burada bankalara düşen bir görev var. Fındık alımı için belli güçlü firmaları değil diğer tüccarlarımızın fındık alımını da kredi verme suretiyle desteklemeleri gerekiyor. Aksi takdirde fındık alımı yavaşlayabilir, zor durumda olan üreticilerimiz açıklanan fiyatların altında fındığını satabilir, istediğimiz amaca ulaşamayız. Bankalarımızın imkanlar dahilinde tüccarlarımızı destekleyip, fındık alımı konusunda ellerini rahatlatıp, en azından fındık fiyatının açıklanan rakamlarda kalmasını desteklemeleri en büyük arzumuzdur.”

    İç piyasada konut stokunun arttığı ve mevcut şartlarla eritilmesinin 3 yıl alacağının hesaplandığını da vurgulayan Başkan Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önümüzdeki süreçte ekonomideki iyileşmeyi de dikkate alırsak bu süre 2 yıla inebilir. Türkiye gerek içeride gerek dışarıda müteahhitlik sektöründe çok güçlü bir durumda. Çok güçlü referanslarımız var. Çin’den sonra ikinci sırada gelen ülkeyiz ve bu referanslarımızı tüm dünyada kullanmamız gerekiyor. Özellikle sıkışan iç piyasada müteahhitlerin dışa açılması konusunda TOKİ’ye çok büyük görev düşüyor. TOKİ artık iç piyasada konut yapmayı bırakmalı. TOKİ iç piyasada işlevini tamamladı. İç piyasada iş varsa bunu özel sektördeki müteahhitler gerçekleştirebilir. Türkiye’ye para girecekse, Türkiye ihracatını artıracaksa, inşaat malzemesi üretimini artıracaksa, TOKİ yurtdışında, Türki Cumhuriyetlerde, Avrupa’da, Afrika’da büyük işleri alıp bunları kendi müteahhitlerimize yaptırabilir, piyasayı canlandırabilir. Özellikle tıkanan inşaat ve müteahhitlik sektörünü açabilir. Burada TOKİ’ye çok büyük görev düşüyor. Siyasetin buna ön ayak olması gerekiyor. Ülkenin dışa açılmaya ve iş yapmaya ihtiyacı var. Bunun en güzel örneğini Çin yapmaktadır. Çin devlet desteğiyle tüm dünyada iş almaktadır.”

    “Vakıfbank olarak geçen yıla oranla karımız yüzde 40 düştü”

    TTSO Temmuz ayı meclis toplantısında meclis üyelerine hitap eden Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Bir Trabzonlu olarak şehrime, Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin genel müdürü olarak ilk ziyaretimi yapmaktan dolayı da ayrıca mutluyum. Vakıfbank bugün aktif büyüklük olarak Türkiye’de 4. sırada bulunuyor ve 394 milyar aktif büyüklüğü yönetiyor. Türkiye ekonomisinde piyasayı yapıcı bankalardan bir tanesi. Trabzon’dan çıkan ilk banka genel müdürü olduğumu söylediler. Bundan da gurur duyuyorum” dedi.

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, TTSO’nun Temmuz ayı faaliyetlerinin anlatıldığı filmi izlerken, bir süre önce bölgeye gelen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, “En büyük sıkıntımız bankacılık sektörüydü. Bu bankalar o kadar vicdansızlar ki iyi günde hepsi peşimizden koşar, yağmur başladığı an elinden şemsiyeyi alıp hepsi ortadan kaybolur. İşte biz de bunlara karşı elimizi taşın altına koyduk, tüm kaynaklarımızı seferber ettik. Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 15’ine, 96 bin KOBİ’mize 12 milyar lira kredi imkânı çıkardık. Düşük faizli KOBİ destek paketlerini başlattık” sözlerini dinlediğini belirterek, şunları söyledi:

    “Genelleme yapmak doğru değil. Biz kamu bankaları Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank olarak her zaman Türkiye’nin yanında olduk. Olmak zaten görevimiz de Rifat başkanın söylediği tanıma uymuyoruz. Onu baştan söyleyeyim. Güneşli havalarda şemsiyeyi açıp yağmurlu havalarda şemsiyeyi kapatan bankalardan olmadık. Ben bankada 29’uncu yıla giriyorum, bir tane krediyi geri çağırdığımızı hatırlamıyorum. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu türbülansta birçok hasarlar olmuştur. Ağır veya hafif hasar alanlar olmuştur, enkaz olmuştur doğrudur. Bunları yönetmek için üç kamu bankası gecesi gündüzü, bütün sermayesiyle birlikte ticaret erbanının, sanayi erbabının yanında olmuştur. Vakıfbank olarak geçen yıla oranla karımız yüzde 40 düştü. Biz karlılığa oynamıyoruz. Biz Türkiye ekonomisine oynuyoruz. Türkiye ekonomisi iyi olduğu zaman bizim de iyi olacağımızı düşünüyoruz. Bazı bankaların bu oyunda hiç olmadığını gördük. Rifat başkan o yüzden haklıdır. Ama kamu bankaları her zaman milletimizin, devletimizin yanında olmuştur.”

    “Ekonomide olumlu gelişmeler oluyor”

    Son zamanlarda ülke ekonomisinde özellikle son bir aydır, bir haftadır çok önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu da vurgulayan Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada FED’in faizi düşürme söylemi, akabinde Avrupa Merkez Bankası’nın eksik faiz uygulaması, Türkiye’de Merkez Bankası’nın faizleri ciddi oranda düşürmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara doğru yolculuğu, dolarizasyondaki stabilite; bunlara baktığınızda hakikaten çok olumlu gelişmeler oluyor. Bugün faiz oranlarımız mevduatta 19,5 seviyelerindeydi, kredi de zira 19,5 ama aşağı doğru seyirli olması bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Merkez Bankası yüzde 24 faiz uyguladığı dönemde b in sanayicimize, ticaret erbabımıza, 21, 22’lere kredi verdik. Piyasa 30’la fonlarken iki puan zarar ettik. Bunu bilançomuzda zarar olarak gördük. Bundan hiç gocunmuyoruz. Biz şunu düşünüyoruz; biz 25 yıldır esnafımızdan para kazanıyoruz, 1 yıl kazanmayalım. Sıkıntı yok. Ama kamu bankası olarak da öz kaynak karlılığımızı belli bir seviyede tutmalıyız. Kavga edeceksek, kavgada güçlü olmak zorundayız. Özkaynak karlılığımızı belli bir seviyede korumak gibi bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu da yerine getiriyoruz.”

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, piyasalarda SWAP’ların 15,5’a düştüğünü, bunun çok sevindirici bir haber olduğunu da ifade ederek şunları söyledi:

    “Diğer taraftan Avrupa’da daha önce selamımızı almayan devasa bankaların artık Türkiye’ye doğru yöneldiğini görüyoruz. Bugün dünyada dolaşan fonlar, Türkiye en yüksek faizi verdiği dönemlerde bile, siyasi nedenlerle ülkemize uğramıyordu. Meksika, Şili, Arjantin, Tayland veya Yunanistan’a giderken Türkiye 24’le en yüksek faizi vermiş olmasına rağmen gelmiyordu. Ama son bir aydır özellikle S-400 olayının ortadan kalkması, Trump’ın açıklamaları, FED’in ve Merkez Bankası’nın açıklamaları, hepsi bir araya geldiğinde ılıman bir iklim oluşmuş, Türkiye kalkınma olarak burnunu yukarı çevirmiştir. Kriz geride kalmıştır. Dolara yapılan müdahaleler geride kalmıştır. Türkiye artık kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır. 2020’de dengeleme sürecine gireceğimiz bugünkü rakamlarla bellidir. Eylül – Ekim gibi tek haneli rakamları göreceğiz. Ama yıl ortalamasında enflasyonda 14 – 15 bandında kalacağımız öngörülüyor.”

    “Yaşamasına imkan olan firmaları destekledik”

    Vakıfbank olarak daha önce olduğu gibi her zaman müşterilerinin yanında olmaya devam ettiklerini ifade eden Genel Müdür Üstünsalih, “Vakıfbank’ın bölge yapılanmasında Trabzon, Samsun’a bağlıydı. 3.5 ay önce ayırdık. Trabzon’u Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğü yaptık. Trabzon, Rize, Gümüşhane, Artvin, Giresun illerini bu bölgeye bağladık. O illerdeki şube müdürlerini topladım. Hepsine şunu söyledim; Ülke bir türbülanstan geçmiştir. 40 gün, 50 gün, 60 gün borcunu geciktiren esnafımız, sanayicimiz olabilir. Şöyle bakacaksınız. Yaşamasına inandığınız firma varsa, bu gecikmelere rağmen ilave kredi vermek suretiyle yaşatacaksınız. Eğer firmanın batacak seviyede olduğuna inanıyorsanız da onları bırakacaksınız. Çünkü kaynakları boşuna harcamamamız lazım. 1994 yılında yaşanan tekstil krizinde, özellikle Maraş – Antep bölgesinde batmak üzere olan firmaları fonladık, bugün en iyi müşterilerimiz oldular. Bir kamu bankası olarak bizim açımızdan baktığınızda, krizi fırsata çevirme zamanıdır. Güç durumda olan firmalarımızı mutlak suretle fonlayarak ayakta kalmalarını sağlamamız lazım. Bunların hepsi ülkemizin birer değeri. Firmalar kolay kolay yetişip büyümüyor. Büyüyen firmalarımızı, istihdam fırsatı sunan firmalarımızı yaşatmak gibi bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu yerine getirmemiz lazım” diye konuştu.

    Konuşmasının ardından TTSO Meclis Başkanı M. Şadan Eren ve Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’e ziyaretinin anısına plaket ve tablo takdim etti. Üstünsalih de TTSO yönetimine bir hediye sundu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Necip Fazıl belli çevrelerin karakter suikastına maruz kalmıştır”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Üstat Necip Fazıl sırf milletin değerleriyle, tarihiyle, kutsallarıyla barışık kimliğinden dolayı sürekli belli çevrelerin karakter suikastına maruz kalmıştır” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Lütfi Kırdar Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen Necip Fazıl Ödül törenine katıldı. Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Fatih Belediye Başkanı Hasan Suver ve çok sayıda davetli katıldı. Ödül töreninde sanatçı Yücel Arzen, Necip Fazıl’a ait 2 şiiri besteledi. Fatih Belediyesi Sulukule Sanat Akademisi Gençlik Senfoni orkestrasının 15 kişilik bölümü nefesli ve yaylı enstrümanlarla sanatçı Yücel Arzen’e sahnede eşlik etti.

    “Bu ülkeye asalak gibi yapışan elitler Türkiye’nin kültür hayatının çoraklaşmasının müsebbipleridir”

    Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın güçlü desteği ile Necip Fazıl ödülleri hamdolsun artık kendi sahasında bir mihenk taşına dönüşmüştür. Elbette bunların hepsi önemlidir değerlidir. Ancak Necip Fazıl ödüllerinin esas başarısı fikir ve sanat dünyamızın özgürleşmesine zenginleşmesine çeşitlenmesine yaptığı katkıdır. Bu ödüller asıl büyük değişimi, asıl İnkılabı burada gerçekleştirmiştir. Çünkü Türkiye’nin düşünce ve yazı hayatı çok uzun yıllar her türlü keyfiliğin, her türlü bağnazlığın sergilendiği bir alan olmuştur. Eserin özgürlüğünde ziyade ideolojisine bakan yazarın kimliğini eserinin önüne koyan bir kesim tek ellerine aldıkları bu alanda kendi hizipleri kendi küçük grupları dışında hiç kimseye hayat hakkı tanımamıştır. Bu kesimin senelerce baş tacı ettiği ödüle boğduğu birçok ismin tek alametifarikası fikirlerini orijinalliğinden, eserlerinin kalitesinden, oyunculuklarının gücünden ziyade kendileriyle aynı marjinal ideolojik kabileye mensubiyetleridir. Millete tepeden bakan kendi insanını hor hakir gören, kaymağını yedikleri bu ülkeye adeta asalak gibi yapışan elitler Türkiye’nin kültür hayatının çoraklaşmasının da başlıca müsebbipleridir” dedi.

    “Necip Fazıl belli çevrelerin karakter suikastına maruz kalmıştır”

    Necip Fazıl Kısakürek’in yaşadığı zorlukları anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üstat Necip Fazıl son nefesini verinceye kadar devlet gücünü elinde tutan işte az önce ifade ettiğim bu statükonun ve kalemşörlerinin hedefi olmuştur. Tam 8’kez hapse giren üstat 79 yaşında darı bekaya yine ardında bir mahkumiyet kararı bırakarak göçmüştür. Fakat üstat yılmamıştır. Bir keresinde hakim efendi ‘artık bıktık senden sürekli buraya geliyorsun gidiyorsun’ demiş, üstadın cevabı çok ilginçtir, ‘siz burada hancı ben bu davada yolcu oldukça ben bu hana daha çok varırım’ diyor. Davaya inanmak bu, bu yolda yolculuk bu. Üstat sırf milletin değerleriyle, tarihiyle, kutsallarıyla barışık kimliğinden dolayı sürekli belli çevrelerin karakter suikastına maruz kalmıştır. Şiirinin gücüne, eserlerin kalibresine rağmen sırf baskılara boyun eğmediği için takunyalı, gerici denilerek tahfif edilmiştir. O dönemin kimi gazetelerine baktığımızda üstadın yazılarından dolayı her mahkemeye çıkışını müjde edasıyla veren manşetler görürsünüz. Aynı dönemin köşe yazarlarına baktığınızda fikirle, kalemle, kelamla bileğini bükemedikleri Necip Fazıl’ı hakaretlerle alt etmeye çabalayan zavallıları görürsünüz. Yine o dönemi incelediğinizde Necip Fazıl’ı susturmaya yönelik her baskıyı her yargı kararını, her hukuksuz teşebbüsü sevinç naralarıyla karşılayan işporta aydınları görürsünüz. Tabi bir de ilim ve fikir yoksunu çapulcuların egemenliğine girmeyi reddeden bir Necip Fazıl Kısakürek’in görürsünüz” diye konuştu.

    “Necip Fazıl ödüllerini medyanın kendi kendine iade-i itibar gayreti milletin minnettarlığının nişanesi olarak görüyorum”

    Ödül töreniyle ilgili düşüncelerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Necip Fazıl Ödülleri medyanın kendi kendine iade-i itibar gayreti yanında milletimizin üstadın mücadelesi karşısındaki minnettarlığını da bir nişanesi olarak görüyorum. Bu ödüller kültür ve sanat dünyamızı yıllarca körleştiren, tek tipleştirme, ideolojik bağnazlıktan kurtuluşumuzun remzidir. Ülkemizin kendi köklerine kendi değerlerine sahip çıkma konusundaki kararlılığının ifadesi olan bu ödüller aynı zamanda milletimizin kendi münevver’i ile hiçbir komplekse kapılmadan kucaklaşmasının sembolüdür Bu bakımdan Necip Fazıl ödüllerinin ihdasını, devamlılığını ve başarısını son derece önemli buluyorum. Bu başarıda emeği alın teri ve katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Necip Fazıl Ödüllerinin açtığı gedikten yürüyen genç sanatçılarımız, şairlerimiz, romancılarımız, düşünce adamlarımız sınırları ve çağları aşan kaliteli çalışmalara imza atacaklardır ben buna inanıyorum. Gelecek nesillere üstadın hayalini kurduğu güçlü bir Türkiye’yi İnşallah bu eserlerle bırakacağımız inanıyorum” şeklinde konuştu.

    “Necip Fazıl ilhamını burada, bu topraklarda bu milletin şanlı tarihinden almıştır”

    Necip Fazıl Kısakürek’in eserleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milli ve yerli şairlerden mahrum kalmış bir millet tıpkı bir yetim çocuk gibi mahsun, mahcuptur, sessiz ve kimsesizdir. Kendi kültür ve inanç kaynaklarından beslenen bunların ışığında kendi insanının dertlerini, çığlıklarını, feryatlarını, öfkesini ve riyaların dizelere nakşeden şairleri olan bir millet ise asla garip kalmaz. Milletin yürek teline ancak kendi insanına tepeden bakmayan, onu hor hakir görmeyen karakterler dokunabilir. O toplumun sesi ve kelime sancağı olan şiirler kaleme alabilirler. Milletin kalbinde makes bulmayan hiçbir kelimenin sözün veya hedefin kalıcı olması mümkün değil. Üstadın eserlerinin hala heyecan ve coşku uyandırması kaynağını milletin diğerlerinden medeniyet köklerinden almasına borçludur. Onun eserlerinin şiirlerinin ve fikirleriniz membaı Anadolu’dur, Türkiye’dir. O ilhamını burada bu topraklarda bu milletin Şanlı tarihinden almıştır. Türk milletinin hissiyatını hayallerini, özlemlerini, kendi üslubuyla kelimelere döktüğü içinde vefatından 35 sene sonra bile 3 saat aramızdadır” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan Necip Fazıl Saygı Ödülü’nü Nevzat Atlığ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alırken, diğer ödül alan isimler ise şöyle:

    “Necip Fazıl Şiir Ödülü-Arif Ay

    Necip Fazıl Hikaye-Roman Ödülü-Aykut Ertuğrul

    Necip Fazıl Fikir Araştrıma ödülü-Ahmet Yaşar Ocak

    Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat ödülü-Muhammed Harb

    Necip Fazıl ilk eserler ödülü-Fatih Baha Aydın

    Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü-Yasemin Karahüseyin.”