Etiket: Kalmaya

  • Fransa’da restoran ve barlar kapalı kalmaya devam edecek

    Fransa’da restoran ve barlar kapalı kalmaya devam edecek

    Fransa Başbakanı Jean Castex yaptığı açıklamada, sokağa çıkma yasağının sona ereceği 1 Aralık tarihinden sonrada izin belgesi uygulamasının devam edeceğini, restoran ve barların tekrar açılmayacağını ifade etti.

    Fransa’da korona virüs salgını hızla yayılmaya devam ederken, ülke genelinde karantina tedbirleri yeniden uygulanmaya başlamıştı. Başbakan Jean Castex, düzenlediği basın toplantısında korona virüs salgınındaki son durumu değerlendirdi.

    Fransız Başbakan, sokağa çıkma yasağının sona ereceği 1 Aralık tarihinden sonrada sokağa çıkmak için gerekli izin belgesi uygulamasının devam edeceğini açıkladı. Başbakan Castex, bu süreçte sokağa çıkma yasağını kaldırmanın veya hafifletmenin sorumsuzluk olacağını belirtti. Castex, yasağın sonra ermesinin ardından restoran ve barların kapalı kalmaya devam edeceğini aktardı.

    Başbakan Castex, Fransa’da korona virüse bağlı hastaneye yatış sayısı konusunda “Nisan ayında yaşanan rekor sayının” aşıldığını ifade ederek, “Son günlerde her 30 saniyede bir hastaneye yatış ve her 3 dakikada bir yoğun bakıma yatış gerçekleşiyor” dedi.

    Castex, üniversitelerdeki “birinci sınıf öğrencilerinin” ve “en zor durumdaki” öğrencileri desteklemek amacıyla Kasım ayından Ocak ayına kadar yaklaşık bin 600 öğrencinin işe alınacağını duyurdu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Muhalifler bulundukları alanda kalmaya devam edecekler”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmelerin ardından varılan mutabakata ilişkin, İdlib’te muhaliflerin bulundukları alanda kalmaya devam edeceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Soçi’de yapılan görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Erdoğan ile çok yapıcı ve kapsamlı görüşmeler yaptığını söyleyen Rusya Devlet Başkanı Putin, “Bu sene dördüncü kez bir araya geliyoruz. 10 gün önce Tahran’daki zirveye katılmıştık. Güncel ikili konuları görüştük, işbirliği konuları görüştük” dedi.

    İkili ticarette milli para birimlerinin kullanılması gerektiğini ifade eden Putin, İdlib konusunda ise, “Bugün özellikle Suriye’deki çözüm konularını ele aldık. Yaşam koşullarının iyileştirilmesi konusunda beraber çalışma yürütüyoruz. Çok önemli mutabakatlara ulaştık. Rusya’nın endişeleri İdlib’de bulunan savaşçıların saldırı tehlikesini ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik ve 15 Ekim tarihinde silahsızlanma bölgesi 15-20 kilometreye kadar temas hattı üzerinden bir bölge kurma kararı aldık” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, Rusya ile ekonomi alanında olumlu sonuçlar alındığını belirterek, “Ticaret hacmimizdeki artış eğilimi sürüyor. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 31’lik artışın ardından bu yılın ilk yarısında da yüzde 33 yükseliş söz konusu. Temelini Sayın Putin’le birlikte attığımız Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve Türk Akım Doğalgaz Boru Hattı projeleri devam ediyor. 2019 yılında Türkiye’de ve Rusya’da karşılıklı olarak kültür ve turizm yılı etkinliklerini gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Rus turistler ilk sırada yer alıyor. 4,7 milyonluk rekorumuzu bu yıl görünen o ki 6 milyonla gerçekleştireceğiz. Vizesiz seyahat rejiminin bir an önce yeniden başlaması yönündeki beklentimiz devam ediyor. Bu konuda ilgili bakanlıklarımız çalışıyorlar” dedi.

    “Muhalifler bulundukları alanda kalmaya devam edecekler”

    Putin’le Suriye konusunu son olarak Tahran’da düzenlenen üçlü zirvede ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Türkiye olarak Tahran’da hassasiyetlerimizi açıkça ifade etmiştik. Bugün ise Tahran’da vardığımız mutabakatı sahada nasıl hayata geçirebileceğimizi müzakere etme imkanını bulduk. İkili ve heyetler arası görüşmelerimizde, İdlib’de karşılıklı endişelerimizi dikkate alan çıkış yolu bulunması konusunda da çok önemli mesafe katettik. Sayın Putin’le İdlib meselesinin Astana ruhuna uygun bir anlayış temelinde çözümü konusunda mutabık olduğumuzu bir kez daha gördük. Bu çerçevede yaptığımız değerlendirmelerin sonucunda muhalifler ve rejim kontrolündeki alanlar arasında silahlardan arındırılmış bir bölge oluşturulmasını kararlaştırdık. Muhalifler bulundukları alanda kalmaya devam edecekler. Buna karşılık radikal grupların söz konusu alanda faaliyet göstermemelerini sağlayacağız. Rusya, İdlib çatışmasızlık bölgesinde saldırılmayacağını temin için gereken tedbirleri alacaktır. Gerek üçüncü tarafların provokasyonlarını, gerekse varılan mutabakata yönelik ihlallerin tespitini ve engellenmesini de yine birlikte temin edeceğiz. Bu amaçla Rusya ve Türkiye, belirlenecek silahsızlandırılmış bölge sınırlarının iki tarafında koordineli devriye faaliyeti gösterecektir. Türkiye, halen İdlib çatışmasızlık bölgesinde bulunan gözlem noktalarını da tahkim edecektir. Bu mutabakatla İdlib’de büyük bir insani kriz yaşanmasının önüne geçtiğimize inanıyorum. Türkiye, Suriye krizinin başından beri olduğu gibi İdlib meselesinde de üzerine düşeni yapmaya devam edecektir” şeklinde konuştu.

    “Suriye’nin geleceğine yönelik en büyük tehdit, Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarından kaynaklanmaktadır”

    Rusya ile varılan mutabakatın Türkiye’nin yeni yüklerle karşılaşmaması bakımından olduğu kadar Rusya başta olmak üzere konuya taraf ülkeler için de önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bu görüşmemizde ayrıca Suriye sahasındaki teröristlerin varlık gösterdiği alanların İdlib’le sınırlı olmadığına özellikle dikkat çektik. Suriye’nin toprak bütünlüğüne kasteden ve Türkiye’nin milli güvenliğini, tehdit eden asıl yapı PYD/YPG’dir. Bu örgütün Fırat’ın doğusunda gerçekleştirdiği katliamlar ve etnik temizlik faaliyetleri ortadadır. Suriye’nin geleceğine yönelik en büyük tehdit, İdlib’ten ziyade Fırat’ın doğusundaki terör yuvalarından kaynaklanmaktadır. Öncelikle bu terör bataklıklarının kurutulması gerekiyor. Biz hem Fırat Kalkanı hem de zeytin dalı harekatıyla önemli adımlar attık. 4 bin kilometrelik alanı DEAŞ ve PKK’lılardan temizledik. Bu bölgelere Suriyeli kardeşlerimizin güven içinde dönmelerini sağladık. Benzer adımların PYD-YPG terör örgütünün elinde bulunduğu diğer bölgeler için de atılması önem arz ediyor” dedi.

    “Hedefimiz, Suriye halkının kendi gerçek demokratik iktidarına kavuşmasıdır”

    Türkiye ve Rusya’nın arzusunun Suriye krizinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı temelinde çözüme kavuşturulması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu hedefe yönelik işbirliğimizi süreceğiz. Bu çerçevede Astana garantörlerinin, Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisiyle geçen hafta başında Cenevre’de anayasa komitesi toplantısının sonuçlarını değerlendirdik. Hedefimiz önce bir anayasanın oluşması, ardından orada demokratik bir seçimin gerçekleşmesi ve ondan sonra da Suriye halkının kendi gerçek demokratik iktidarına kavuşmasıdır. Komitenin kuruluş sürecine en kısa sürede tamamlamak için çabalarımızı hızlandırmak konusunda mutabık kaldık” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk-Rus ilişkilerini tanımlayan ana unsurların iyi komşuluk, ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı olduğunu belirterek, “Bu temelde şimdiye kadar pek çok adım attık ancak bunları yeterli görmüyoruz. İşbirliğimizin daha da ilerlemesi için önümüzdeki süreçte çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu anlayıştan hareketle değerli dostum sayın Putin’e bana ve heyetime gösterdiği konukseverlik için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün attığımız adımları aldığımız kararların da özellikle Suriye halkı için hayırlara vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

  • Başkan Aydemir: “Zamlara rağmen ayakta kalmaya devam ediyoruz”

    Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, son günlerde yapılan zamlara rağmen lokanta ve pastacı esnafları olarak ayakta kalmaya devam ettiklerini söyledi.

    Dolar ve Euro’daki artışı fırsata çeviren bazı kesimlerin olduğunu, bazı ürünlerin fiyatlarına yüzde 60-70’e kadar zam yapıldığını ifade eden Başkan Aydemir; “Her olumsuzluklara rağmen üyelerimizle bir araya gelip son zamanlarda yapılan zamlara rağmen lokantacı ve pastacı esnafı olarak dimdik ayakta kalmaya devam ediyoruz. Dolar ve Euro fiyatları yükseldi ama insanlarımız bunu fırsata çevirerek bizim kullandığımız diğer ürünlere de yüzde 60-100 zam yaparak haksız rekabetlere gidiyor. Devlet ve hükümetimize sonsuz güvenimiz var. Fırsatçılara fırsat vermemelerini, biran önce sorunların çözülmesini bekliyoruz. Kurban bayramından sonra insanlarımız beyaz et tüketmeye başladı. Tavuktan unlu mamullere, poşetten kağıda, fıstıktan cevize varana kadar birçok ürünlere yüzde 60-70 zam geldi. Bazı ürünlere de yüzde 100 zam geldi. Biz onlara rağmen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz” dedi.

    Başkan Aydemir, yetkililerin sorunlara çözüm bulmalarını arzu ettiklerini sözlerine ekledi.

  • Prof. Dr. Nabi Avcı: “Yalnız kalmaya kendinizi alıştırın”

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Kültür Sanat Etkinlikleri Prof. Dr. Nabi Avcı’nın ‘Kültüre ve İrfana Dair Gençlerle Başbaşa’ isimli konferansı ile devam etti.

    Ofis Sanat Merkezinde (OSM) gerçekleştirilen programa Prof. Dr. Mustafa İsen, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, öğrenciler ve çok sayıda sanat dostu katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, “Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi olarak 2010 yılından bugüne kültür sanat dostlarının katkılarıyla birbirinden nitelikli ve kıymetli etkinliklerle buluşmanın sevincini yaşıyoruz. Düzenlemiş olduğumuz konferanslar, paneller, söyleşiler, konserler, sergiler ve kültür sanatın geniş yelpazesiyle devam eden etkinliklerimiz ile Türkiye’nin ve zaman zaman farklı dünya ülkelerinin sanatkâr şahsiyetlerini sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.

    Kültür sanat faaliyetlerinin sessiz devrimin kültür ayağını gösterdiğini belirten Prof. Dr. Nabi Avcı, “Son zamanlarda Belediyelerimiz kültür sanat faaliyetlerine ciddi emek harcıyorlar. Kültürün demokratikleşmesine, tabana yayılmasına önemli bir katkı sağlıyorlar. Bu bizim başka alanları da katarak söylediğimiz sessiz devrim tanımına çok uyan bir şeydir. Kültür sanat faaliyetleri sessiz devrimin kültür ayağını gösteriyor. Konuşma sanatı olduğu gibi dinleme sanatı denen bir şey de var. Konuşma bozukları ilgili birçok kurs var ama dinleme bozuklukları ile ilgili bir kurs yok. Konuşma bozuklukları ile ilgili dilsizlik, kekemelik, pelteklik gibi bunlara benzer birçok tabir var ama dinleme bozukluklarında tabirleşen bir tek sağırlık var. Halbuki çok yaygın bir kulak kekemeliği hastalığımız var. Kulak kekemeliği söylenen şeyi çarpıtıp başka anlama götüren bir hastalık. Birbirimiz dinlerken can kulağıyla dinlememiz gerekiyor. Önyargısız olarak ve gerçekten ne söylenmek istediğini dinlemek için dinlersek bu hastalıktan kurtulmuş oluruz” diye konuştu.

    Dinleme sanatının olduğu gibi yalnız kalma sanatının da olduğundan bahseden Avcı, “Nasıl dinleme sanatı varsa yalnız kalma sanatı da var. Şimdi bu sanat günümüzün ilişki kurma biçimleri içerisinde çok daha önem arz ediyor. İnsanlar eskiden yalnız kalmanın başka bir insanla birlikte olmaması olarak anlıyordu. Şimdi ise yalnız gibi görünen ama gerçek insanlarla değil sanal ortamlarda tanıdığımız asla karşılaşmayacağız bir sürü insanla birlikte dolaşıyoruz. Başka insanlarla ile mesajlaşıyorsunuz, sohbet ediyorsunuz ve sanal cemaatler oluşturuyorsunuz. O zaman yalnız kalmıyorsunuz. Tek başına oturuyorsunuz, yalnız gibi görünüyorsunuz ama yalnız değilsiniz. İnternette yalnız başına kalamazsınız. Bu internet bağımlılığı nedeniyle gerçekten insanca ilişki kurma, insanca konuşma ve insanca dinleme kabiliyetlerimiz köreliyor. Gerçekten yalnız kalmaya kendinizi alıştırın” şeklinde konuştu.

    Yeni bir dil başka bir pencere

    Prof. Dr. Avcı konuşmasının devamında ise, “Dil meselesi çok önemlidir. Önce ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Ana dilimizi iyi konuşuyorsak, ana dilimizi iyi okuyabiliyorsak her alandaki düşünme kabiliyetimiz artıyor demektir. Düşünmek için ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Dil öğrenmenin düşünme kabiliyetini artırıp arttırmadığı ilgili yapılan birçok araştırmalar var. Yeni bir dil öğrendiniz zaman her dil dünyaya başka bir pencereden bakmayı sağlıyor. O pencereden bakarken dünyayı tasvir ettiğimiz dil çok farklı” ifadelerini kullandı.

  • Yaralı motosikletli “Soru sorun bilincimi açık tutun” diyerek hayatta kalmaya çalıştı

    Adana’da motosikletin hafif ticari araca çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

    Kaza, Seyhan ilçesi Ziyapaşa Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Çetin B. yönetimindeki 34 VMR 75 plakalı motosiklet, iddiaya göre kırmızı ışıkta geçerek 34 BU 0749 plakalı hafif ticari araca arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle, Çetin B. ve motosiklette bulunan Ercan Kurt (26) yola savruldu. Motosiklet ise 500 metre sürüklendikten sonra durabildi. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. 112 sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Ercan Kurt yapılan müdahalelere rağmen kurtarılmadı.

    Sürücü Çetin B. ise sağlık personeli olduğunu söyleyerek, “112 ekipleri gelene kadar bana soru sorun bilincimi açık tutmanız gerek” diyerek çevredeki vatandaşlarla konuştu. Olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan Çetin B.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.