Etiket: Kalmak

  • “Yaşlılıkta da genç kalmak isteyen egzersizden vazgeçmesin”

    Aydın Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi (FİZİREM) yetkilileri, egzersizin yaşlanma üzerinde ciddi etkisi olduğunu belirterek yaşlılıkta da genç kalmak isteyenlerin egzersizden vazgeçmemesini tavsiye ettiler. Uzman Dr. Ayhan Erkek, hareketsiz bir yaşam tarzıyla hücrelerin daha hızlı yaşlandığını, egzersiz yapanların biyolojik yaşlarının kronolojik yaşlarından daha genç kaldığını belirtti.

    Toplumda pek çok kişini yaşlılığının adeta beyinde başlayıp beyinde bittiğini ve yapılan araştırmalara göre, kendini yaşlı hissedenlerin daha erken yaşlanıp genç. Hissedenlerin ise daha daha geç yaşlandığını kaydeden FİZİREM hekimlerinden Uzman Dr. Ayhan Erkek “Kronolojik gerçek yaşınızla size canlılık veren yaşınızı eşitlemeniz gerekiyor. Bunu yapabilmenin en kolay yollarından biri de düzenle egzersiz yapmaktır. Düzenli fiziksel egzersiz sağlıklı yaşlanmaya katkı sağlayan bir aktivitedir. Düzenli egzersiz metabolizmayı düzene sokar, kalp damar sağlığınızı korur, insülin direncinizi kırar, özellikle belli bir yaştan sonra herkeste görülen kemik erimesini önler, kasları kuvvetlendirir, duruşu düzeltir, stresi atar, moral verir, yaşlanmayı geciktirir” diyerek genç kalmak isteyen herkesin düzenli egzersiz yapmasını önerdi.

    Egzersiz yapan insanların kendilerini daha zinde hissettiklerini Kaydeden Uzman Dr. Erkek, “Düzenli egzersiz, yaşlanma sonucu ortaya çıkan fonksiyonel düşüşü yavaşlatır” diyerek genetik yapıları normal olsa da düşük kalsiyum alımı, sigara kullanımı, aşırı alkol ve kafein tüketimi, kortizon ve tiroid ilaçlarının kullanımının kemik erimesine neden odluğunu belirtti. Erkek, sağlıklı ve mutlu bir yaşlılık evresi için egzersizin yanında kalsiyum alımı, kaliteli uyku, iyi beslenmenin önemli etken olduğunu söyledi.

  • Hareketsiz kalmak eklem ve kas ağrılarını arttırıyor

    Fizik Tedavi Uzmanı Doktor Gamze Yılmaz Yanartaş, kış aylarında hareketsiz kalmanın bahar aylarında eklem ve kas ağrılarını arttırarak sağlık problemlerine yol açtığını belirtti.

    Medicana Konya Hastanesi Fizik Tedavi Uzmanı Doktor Gamze Yılmaz Yanartaş, bahar aylarında görülmekte olan eklem ve kas ağrılarının sebebinin hareketsiz kalmaktan kaynaklandığını belirterek, “Bahar aylarında kas ve iskelet sistemlerinde ağrılar maalesef artıyor. Bunun sebebi var. Bunun en büyük sebeplerinden biri vücuttaki vitamin ve mineral eksikleri. Kışın sedanter (hareketsiz) bir hayatımız olduğu için güneş ışığından da uzağız. Bu yüzden vücuttaki d vitamini düzeyimiz düşüyor. Bu, yaza doğru girerken vücutta azalan diğer mineral eksiklikleri ile beraber birleştiğinde eklem ve kas ağrılarını arttırıyor. Bahar aylarında eklem ve kas ağrıları arttığı gibi kronik yorgunluk sendromu gibi fibromiyalji (yaygın kas iskelet sistemi ağrısı) gibi ağrılı kas hastalıklarında artış görüyoruz. Bunlar gezici ağrılar. Genelde sabah dinç uyanamama, yaygın eklem ağrıları, tahlillerin normal çıkması, herhangi bir sıkıntı bulunamaması gibi şikayetlerle kendini gösteriyor. Burada yapmamız gereken hekimimizle konuşup değerlere bakılması gerekir. Tiroit hormonumuz, vitamin değerlerimiz vücudumuzdaki mineral düzeyleri tetkik edilir. Bunlarda eksiklik varsa ya da romatolojik bir hastalığı varsa romatizma tahlilleri yapılarak bunun açığa çıkarılması gerekir” dedi.

    “Romatizmal hastalıklar eklem ağrılarını tetikliyor”

    Eklem ağrılarında romatizmal hastalıkların etkisinin olduğunu söyleyen Uzman Doktor Yanartaş ağrı sorunu yaşayanların tedavi olması gerektiğini belirtti. Yanartaş, “İltihaplı ve iltihapsız olmak üzere romatizmal hastalıklar ikiye ayrılıyor. Bunların her ikisi de hem iltihabik olanlar hem de iltahapsız olan eklem romatizmalarında da havaların değişmesi ile ısının değişmesi ile beraber eklem ağrıları ortaya çıkabiliyor. O yüzden bu kas ve iskelet ağrılarımızda mutlaka altında yatan başka bir sebep olan romatizmamız var mı bunu bakılması gerekiyor. Bunun yanı sıra tiroit metabolizmasındaki değişiklikler eklem ağrılarında önemli. Sedanter hayattan çıkıyoruz, tabii kışın yaza doğru girerken biraz kilolarımızda ekleniyor buna kilo alımı da eklem ağrılarının artmasında çok büyük bir sebep eğer normal kilonuzun üzerine çıktıysak mutlaka kalça ve bel ağrılarımızın arttığını görüyoruz. Bahara doğru girerken vücutta bir takım toksinler, metabolik artıklar birikiyor bu hareketsiz hayatımıza bağlı olarak bu toksinlerden arınmak için bir takım yöntemler kullanıyoruz tedavilerde. Bunlar ozon oksijen tedavileri, sauna tedavileri, kapalı kutu, oral tedavi, terapi gibi tedavilerle vücudumuza bir nevi detoks yapıyoruz. Bu toksinlerden arındırıyoruz. Bağışıklık sistemimizi güçlendiriyoruz. Vücudumuzda eğer bir toksin birikimi varsa bağışıklığımız bizi hastalıklara karşı savunamaz hale geliyor. Eğer vücudumuzda bir hastalık oluşma aşamasındaysa vücut kendi dengesini kuramadığından, kendini savunamadığından hastalıklara açık hale geliriz” şeklinde konuştu.

    “Uyku düzenimize dikkat etmeliyiz, egzersiz yapmalıyız, sağlıklı beslenmeliyiz”

    Uzman Doktor Yanartaş, spor, egzersiz yapmanın ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. Yanartaş, “O yüzden nasıl evlerimizde bahar temizliği yapıp bir rahatlama hissediyorsak vücudumuzda da bahara girerken, bahardan yaza doğru geçerken böyle bir vücudumuzu da rahatlatmamız gerekir. Özellikle beslenme şeklimiz, uyku düzenimiz, yaptığımız spor faaliyetleri bunlarda çok etkilidir. Özellikler germe egzersizleri içeren sporlara ağırlık vermeliyiz. Mutlaka yürüyüş yapmalıyız, uyku düzenimize dikkat etmeliyiz. Beslenme şeklimize önem vermeliyiz. Özellikle c vitamini ağırlıklı beslenmeye dikkat etmeliyiz bu mevsimde” dedi.

    “Günde en az 1 – 1,5 litre su tüketmeliyiz”

    Vücut ağrılarının azalmasında su tüketiminin önemli olduğunu ifade eden Uzman Doktor Yanartaş, “Haftada en az 3-4 gün 40 dakikalık yürüyüşlerle tempolu-temposuz yürüyüşlerle bu işe başlaması gerekiyor. Bunun yanında germe hareketi içeren plates ve yoga sporları ayrıca yüzme, yürüyüş, bisiklet gibi sporlardan yararlanılmalı. Günlük sıvı alım miktarımız bu ağrıların azalmasında çok önemli. Günde en az 1, 1,5 buçuk litre su eğer bir hastalık yoksa vücudumuzda almamız gerekiyor. Sıvı tüketimimize dikkat etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

  • Buz: “Bu takımla ligde kalmak istiyoruz”

    Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında Osmanlıspor deplasmanda Kardemir Karabükspor’u 4-0 mağlup ederek puanını 27’ye yükseltti.

    Maçın ardından açıklamalarda bulunan Osmanlıspor Teknik Direktörü İrfan Buz, son 4 haftada 8 puan aldıklarını ligde kalmak istediklerini söyledi.

    Her iki takım açısından çok önemli bir maça çıktıklarını ve bundan 4-0 gibi net bir skorla ayrıldıkları için mutlu olduklarını kaydeden Buz, “Çok önemli bir maça çıktık. Takımımı tebrik ediyorum. Önemli bir galibiyet aldık. Karbaükspor’u ve Levent hocayı tebrik ediyorum. Gerçekten kolay bir durumda değil, futbolcuları motive etmek zorunda ve onun işi kolay değil. Geçen hafta Kayseri maçında da çok iyi oynadılar. Bugün de ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Bizim de olmazsa olmazlardan bir tane maça çıktık. Geçen hafta içeride Bursa’yı yeniyorsunuz ve bunu pekleştirmek için burada 3 puana ihtiyacınız var. Doğru bir strateji ile bloklar arasını iyi tutarak, dengeyi çok iyi bir şekilde sağlayarak pozisyona gireceğimizi biliyorduk. Sonuçta net bir skorlar kazandık. Şimdi milli takım arasına giriyoruz. İçeride Konya maçına hazırlanacağız. Yolumuza devam istiyoruz. Bu takımla Lig’de kalmak istiyoruz” dedi.

    “Ligde kalacağımıza inanıyoruz”

    Son 4 hafta 8 puan aldıklarını da anımsatan Buz, “Eğer biz bunları almış olmasaydık farklı durumda olacaktık. Demek ki yarışa ortağız. Diğer takımlarda inanılmaz şekilde mücadele ediyor. Müsabaka müsabaka bakıyoruz. Takım halinde buna inandık mücadele diyoruz ve ligde kalacağımıza inanıyoruz. Her müsabakaya farklı bakmanız gerekiyor. Trabzonspor, Başakşehir ve Beşiktaş’la oynayacağız. Dışarıda Fenerbahçe ile oynayacağız. Her müsabakanın çok farklı geçeceğini düşünüyorum. O yüzden çok iyi hazırlanıp bu müsabakaları kazanmak istiyoruz” diye kaydetti.

  • Bayram demek onun için ‘babasız kalmak’ demek

    Bayramın 1. gününde babasız kalan 3 yaşındaki Miray Yahşi, şehit babasının tabutunu öperek onu son yolculuğuna uğurladı.

    Samsunlu Piyade Uzman Çavuş Mete Yahşi (28) bayramın 1. gününde görev yaptığı Hakkari’de terör örgütü tarafından açılan taciz ateşi sonucu vurularak şehit düşmüştü. Mete Yahşi’nin Samsun’un İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi’ndeki baba evinde bugün helallik alındı.

    3 yaşındaki Miray, bayramda babasız kaldı

    Helallik sırasında şehidin 3 yaşındaki kızı Miray, amcasının kollarında babasının tabutunun başında ayrılmadı. Elinde bir çiçek ile babasının tabutu başında helallik alınmasını bekleyen Miray, zaman zaman tekbirlerden korkarak gözyaşlarına boğuldu. Bayramda babasız kalan şehit çocuğu Miray, babasının tabutu evin önünden giderken amcası tarafından tabut öptürülerek onu uğurladı.

    Şehit Mete Yahşi’nin cenazesi alınan helalliğin ardından cenaze namazının kılınması için tekbirler eşliğinde Büyük Cami’ye götürüldü. Burada cenaze namazının kılınmasını bekleyen şehit eşi Yasemin Yahşi’nin eşinin tabutuna son bakışı yürekleri dağladı. Şehidin görev arkadaşı da katıldığı cenaze töreninde arkadaşının tabutundaki fotoğrafı okşadı.

    Şehit Yahşi’nin cenazesi öğlen namazını müteakip kılanan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı.

  • “İşsiz kalmak artık bir tercih olmamalı”

    Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu Genel Başkanı Erkan Güral, bugün açıklanan işsizlik rakamları ile ilgili değerlendirmede bulundu.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayı işsizlik rakamlarını açıklandı. İşsizlik rakamlarını değerlendiren Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral, yazılı yaptığı açıklamasında bir önceki aya göre Mart ayında sağlanan 1 puanlık gerileme, işsizlik sorunuyla mücadele amacıyla uygulamaya konulan tedbirlerin ilk sonuçlarını vermeye başladığını bildirdi.

    Buna karşın, işsizlikle mücadele stratejilerini, salt iş bulamama boyutuyla ele almak doğru bir yaklaşım olmayacağının altını çizen Güral, “İş dünyasının temsilcileri olarak rahatlıkla ifade edebiliriz ki, açıklanan oranların en az yarısını ’İradi İşsizler’ oluşturmaktadır. Beklentilerini yüksek tutarak iş arayışlarını yanlış yöntemlerle sürdüren ve sunulan iş önerilerini beğenmeyerek işsiz kalmayı tercih eden milyonlarca gencimiz bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Güral, işsiz işgücünün önemini vurgu yaparak değerlendirmesini şöyle tamamladı: “İşsiz kalmayı tercih olmaktan çıkartıp işgücünü doğru alanlara sevk etmek bir zorunluluktur. İş dünyasıyla işgücü arasında sağlıklı bir iletişim köprüsü kurmaya çalışmak bizler gibi ekonomi tabanlı sivil toplum kuruluşlarının önceliği olmalıdır”.