Etiket: Kalmadı”

  • Emniyet Duyarsız Kalmadı

    Erzurum’un Aşkale İlçesi’nde E-80 karayolu üzerinde yol kenarına uygunsuz şekilde park edilen araçların trafiği tehlikeye düşürmesine İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri duyarsız kalmadı.

    İhlas Haber Ajansının gündeme getirdiğini olayın ardından yol güzergahındaki tedbirlerini artıran Trafik ekipleri, alınan tedbirleri en üst düzeye çıkardı.

    İlçe Emniyet Müdürü İlhan Yalçın, yaşanan problemin giderilmesi noktasında ellerinden geleni yapacaklarını dile getirirken, gerek ilçe merkezinde ve gerekse anayol üzerindeki uygulamaların her gün yapılarak ilçe halkının daha güvenli daha rahat bir trafik akışı ile günlük hayatlarına devam edebileceklerini söyledi.

  • Kanser Hastalarının Hatay Dışına Gitmelerine Gerek Kalmadı

    Hatay Kamu Hastaneler Birliği’ne bağlı Antakya Devlet Hastanesi ek hizmet binasında kanser hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere PET/CT birimi kuruldu

    Hatay Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreter Uzm. Dr. Ömer Akın, kamu hastanelerinde PET-CT cihazının olmaması nedeniyle hastaların il dışına gitmek zorunda kaldığını artık kanser hastalarının artık il dışına gitmesine gerek kalmadığını ifade etti.

    Günlük olarak bu ünitede 10 hasta kabul edebildiklerini belirten Akın, “Pet-Ct cihazı kanser hastalarının her türlü tedavilerinin izlenmesinde, tedavi sonrası durumda, evrelemede, hangi programa tabi tutulacağını ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesini sağlayan bir cihazdır. Bu cihaz ülke genelinde her 5 milyon nüfusa göre 1 adet cihaz planlanmışsa da, şu anda 1,5 milyon olan nüfusa oranına göre ilimize 1 adet cihaz kazandırmış olduk. Bu cihaz kanser hastalarının tedavisi için çok kıymetli bir cihazdır” diye konuştu

  • Başkan Şahiner Mahalle Halkının Talebine Duyarsız Kalmadı

    Çorum’un Sungurlu ilçesi Karşıyaka Mahallesi manastır mevkiinde oturan mahalle sakinleri, Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner’i makamında ziyaret ederek mahallelerine park yapılmasını istediler.

    Manastır mevkiinde park eksiğinin olduğunu belirterek bayanların istediğine olumlu cevap veren Başkan Şahiner, belediye ekiplerine talimat verdi.

    Gerekli incelemeleri yapan ekipler, kısa sürede Karşıyaka mahallesi Manastır Mevkii’ne içerisinde oyun grupları ve dinlenme yerleri bulunan parkı mahalleye kazandırdı.

    Geleceğimiz olan çocuklarımız için ne yapsak azdır diyen Başkan Şahiner, “Şimdiye kadar eğitim aldıkları okullar, oyun oynadıklarını alanlar ve yaşadıklarını çevreye son derece önem vererek her türlü ihtiyaçlarına yetişmeye özen gösterdik ve bundan sonrada elimizden gelen gayreti sarf edeceğiz” dedi.

  • Öğrencilere Yardım Eden Vali Kahraman’ın İyiliği Karşılıksız Kalmadı

    Erzincan Valisi Süleyman Kahraman Erzincan Üniversitesi’nde öğrenim gören iki öğrencinin ev eşyalarını temin ettirdikten sonra öğrencilerin evlerine sürpriz ziyarette bulundu. Bu durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen öğrenciler, Vali Kahraman’ın bu iyiliği karşısında, okuldan sonra işe başladıklarında birer öğrenciye burs verme kararı aldıklarını söylediler

    Erzincan Valisi Süleyman Kahraman, daha önce ziyaret ettiği Erzincan Üniversitesinde karşılaştığı iki öğrenci ile sohbet ederek durumları hakkında bilgi almıştı. İkamet sıkıntılarının olduğunu söyleyen öğrencilerin durumlarının araştırılması talimatını veren Vali Kahraman, üniversiteli gençlere umut oldu.

    DGS’den Erzincan Üniversitesi’ne gelen Hasan Turan ve Emre Oğlakçı, ikamet sıkıntılarını Ulalar Beldesi’nde uygun fiyata buldukları kiralık ev ile giderdiler. Vali Kahraman öğrencilere sürpriz yaparak ev eşyalarının tamamını temin ettirdi. İlk sohbetlerinin ardından umudu kestikleri sırada Vali Kahraman’ın desteklerini yanında gören öğrenciler bir kez daha mutlu oldular. Kısa sürede buzdolabından oturma guruplarına kadar tüm eksiklikleri giderilen öğrenci evine ziyarette bulunan Vali Kahraman ve Erzincan Üniversitesi Rektörü İlyas Çapoğlu, üniversiteli öğrencileri bir kez daha şaşırttı.

    Vali Süleyman Kahraman ve Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu ve beriberindekiler Üniversiteli öğrenciler Hasan Turan ve Emre Oğlakçı’nın Ulalar Beldesi’ndeki evlerine yaptıkları ziyarette ilginç sohbetler yaşandı. Yine Erzincan Valiliğinin temin ettiği Soba ve odun kömür ile ısındıklarını söyleyen öğrenciler, yanan sobanın üzerinde kestane pişirerek çay demleyip Vali Kahraman’a ve davetlilere ikramlarda bulundular.

    Öğrencilerin bu sırada Vali Kahraman’ın bu iyiliği karşısında yaptıkları konuşmaları Vali Süleyman Kahraman’ı ve Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu’nu duygulandırdı.

    Erzincan Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni okuyan 24 yaşındaki Hasan Turan, yapılan bu iyiliklerin asla unutulmayacağını söyleyerek; “Ben aslen Çorumluyum. Bundan yaklaşık 10-15 sene öncesine kadar Çorumda çiftçilik yapıyordum. Ben Terzibaba Yurdunun önünde Sayın Valimizi ve Rektörümüzü gördüm kendileri geldi yanıma “bir sorununuz var mı” ? diye sordular. Ben şaşırdım ilk defa böyle bir şey başıma geliyor. Bende durumu anlattım. DGS ile geldiğimiz için yurt bizim için sorun olmuştu. Bütün kayıtlar bitmişti. Çok sağ olsun Vali Bey bu kadarını beklemiyordum. Evde sadece iki tane kampet vardı. Onda yatıyorduk. Şimdi çekyatlarımız, buzdolabı, sobamız, odun ve kömürümüz geldi. Kestanemiz de var. Sobamızın üzerinde çayımız da hazır. Biz daha ne isteyelim Allah kendilerinden razı olsun.” diyerek sözlerine devam eden Üniversiteli Hasan Turan, “Ben durumumuzu anlattıktan sonra ilgilenmeyeceklerini sandım. Ancak şimdi Valimiz ve Rektörümüz evimize kadar geldiler bu bizim için mutluluk verici bir durum. Ancak ben şuanda bir karar aldım. Okuldan sonra eğer iş bulabilirsem bir öğrenciye yardım etme, burs verme kararı aldım” dedi. Bunun üzerine Valimiz ve Rektör İlyas Çapoğlu Öğrenciyi tebrik ettiler.

    Daha sonra duygularını dile getiren Erzincan Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’ni okuyan 24 yaşındaki Emre Oğlakçı, “Ben Tokat Reşadiye’den geldim. Öncü Üniversitesi mezunuyum. İnşaat teknikerliğinden. 2015 DGS ile Erzincan Üniversitesine geçiş yaptım. İlk geldiğimde Hasan arkadaşımızla tanıştım. Dediği gibi yurt sorunu vardı. Birlikte bir ev kiralayalım dedik. Ev araştırdık bir hayli dolaştık. Sonrasında Ulalar Beldesi’nde burayı bulduk. İlk hali çok oturulabilir değildi. Yavaş yavaş hasta olmaya başlıyorduk. Sağ olun, teşekkür ederim sobamız geldi, koltuklarımız, halımız. Yani ev, ev haline geldi. Allah Devletimizden Valimizden, Rektörümüzden vesile olanlardan razı olsun. Hasan arkadaşımın dediği gibi bende okul sonrası işimi elime aldığımda bizim durumumuzda olan bir öğrenciye elimden gelen yardımı yapacağım. Biz çektik onlar çekmesin” dedi

    Sohbetlerin devam ettiği sırada konuşan Vali Süleyman Kahraman, Valilik olarak her zaman vatandaşların yanında olduğunu vurgulayarak; “Malumunuz biz öğrenci arkadaşları ziyarete geldik. Arkadaşlarımızın imkânlarının yetersiz olduğunu ifade edildi. Tabi bizde öğrencilik zamanımızda benzer şartları yaşadığımız için biz öğrenci arkadaşlarımızı çok iyi anlıyoruz. İnanıyorum ki bu öğrenci arkadaşlar burada iyi şartlarda ders çalışacaklar. İnşallah iş sahibi oldukları zaman öğrencilere burs verecekler. Biz sadece bize düşen görev ne ise onu yapmaya çalıştık. Rektör hocam ile anlaştık. Aklımıza böyle bir şey geldi. Arkadaşlarımızda böyle bir şeyin olacağını tahmin etmiyorlardı. Valiliğimizin, Üniversitemizin yardımıyla bu noktaya geldik. Ben bundan dolayı çok mutluyum. Amacımız herkese yardımcı olmak. Özellikle de tabi eğitim öğretim hayatında bulunan bu arkadaşlarımıza elimizden gelen yardımı yapmak. Ülkemize üretken bir fert olarak yetişmelerini sağlamak” dedi.

  • Kanserin Kaçacağı Yer Kalmadı

    Orta Avrupa’dan Hindistan’a kadar tüm bölgenin ilk ve tek PET-MR cihazı Gazi Üniversitesi’nde kuruldu

    Gazi Üniversitesi nükleer tıp alanında adından sıkça söz ettirecek bir ilke daha imza atıyor.

    Türkiye’de PET/BT (pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografi) cihazının 2004 yılında ilk kez kullanıldığı Gazi Üniversitesi şimdi de PET/MR (pozitron emisyon tomografisi/manyetik rezonans) teknolojisini ülkeye kazandırıyor. Gazi Üniversitesi’nin PET/MR görüntüleme sistemini kullanması Almanya’dan Hindistan’a, Rusya’dan Güney Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada 84 ülkede Türkiye’nin bu teknolojiyi kullanan ilk ve tek ülke olmasını sağlayacak.

    Konuyla ilgili bilgi veren Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, PET/MR’ı ülkeye kazandırmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, “PET/MR cihazı ile birlikte Gazi Üniversitesi, Türkiye’de bir ilke imza atacak. PET/MR ülkemizin merkezinde olduğu çok geniş bir coğrafyada yok. Gazi Üniversitesi’nde bu imkanın sunulması sadece ülkemiz açısından değil, aynı zamanda bu geniş coğrafya içerisinde yegane araştırma ve uygulama merkezi olması bakımından önemli bir kazanımdır” dedi.

    PET/MR’ın PET/BT’ye göre daha üstün bir teknolojiye sahip olduğunu dile getiren Süleyman Büyükberber, iki teknoloji arasındaki farkları şöyle sıraladı: “Bu son teknoloji sayesinde en gelişmiş PET ve MR cihazları tek bir sistemde aynı anda kullanılabiliyor. MR hassasiyetinde birkaç milimetrelik kanser görüntülenebiliyor. BT’nin yerini MR’ın alması ile bu tetkik sırasında hastaların maruz kaldığı radyasyon dozu büyük ölçüde, yaklaşık yüzde 80 oranında azalıyor. Bu cihazın genel olarak onkolojide görüntüleme için kullanıldığı dikkate alındığında özellikle çocuk hastalar ve tekrarlayan çekimler için çok daha güvenli. Tüm dünyada henüz 50 adet bulunan bu cihazın uygun ve doğru kullanımı için hasta seçiminde özen gösterilecek. Önceliğimiz çocuk hastalar olacak.”

    Bu proje için yaklaşık 3 yıldır çalıştıklarını söyleyen Büyükberber, Başhekim Prof. Dr. Kadriye Altok’un ve Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Atay’ın olağanüstü çalışmalarının sonucu Gazi’nin ve Türkiye’nin bu cihazı kazandığını dile getirdi.

    Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda bugüne kadar yaklaşık 35 bin hastaya PET/BT hizmeti verdiklerini, onkoloji ve beyin görüntülemesinde seçkin bir referans merkezi olduklarını belirten Prof. Dr. Süleyman Büyükberber, PET/MR cihazının kullanıma girmesi ile birlikte kanserin ve demansın erken teşhisinde yeni bir dönemin başlayacağını vurguladı. Büyükberber, ayrıca PET-MR cihazının halen yaklaşık 15 milyon TL’lik maliyetiyle dünyadaki en pahalı tıbbi cihaz unvanına sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. L. Özlem Atay “PET BT ve PET MR cihazlarının en önemli kısmı olan PET teknolojisinde görüntü alabilmek, tanı koyabilmek için hastaya damardan radyofarmasotik denilen radyoaktif bileşenler verilir. Bu maddeleri kullanabilme yetkisi sadece nükleer tıp uzmanlarına aittir. Kullanılan radyoaktif maddelerden elde edilen hücre düzeyindeki kişiye özel fonksiyonel bulguların, ayrıntılı tespitinde hibrid cihazlar kullanılmaktadır. PET teknolojisi, PET/BT olarak ilk kez Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda olmak üzere ülkemizde nükleer tıp merkezilerinde 10 yılı aşkın süredir başarıyla kullanılmaktadır. PET/MR ise yine PET teknolojisinin bu defa BT yerine MR ile birleşmiş olan yeni bir hibrid teknoloji ürünüdür. PET/MR’daki PET teknolojisi sahip olduğu yüksek duyarlılıkla kanser tanı ve takibinde dünyada görüntüleme teknolojisinde gelinen en son noktadır. PET teknolojisini en uzun süredir kullanan Gazi Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı yine bir ilke önderlik yaparak görüntüleme alanındaki bu en son teknolojiyi ülkemizin sağlık hizmeti ve akademik hayatına kazandırmış olmaktan büyük mutluluk ve onur duymaktadır’’ diye konuştu.

    Başhekim Prof. Dr. Kadriye Altok da, ‘’Robotik cerrahi, Gamma Knife gibi pek çok ileri teknolojinin kullanıldığı, yılda 1 milyondan fazla hastaya sağlık hizmeti, 2 bin 700’den fazla tıp fakültesi öğrencisi ve yüzlerce araştırma görevlisine eğitim olanağı sunan Gazi Üniversitesi Hastanesi’nin pek çok alanda öncü ve referans merkez konumunda olduğunu belirterek, PET/MR gibi pahalı ve yüksek teknolojili projelerin devletin desteği ile hayata geçirilebildiğini ifade etti. Altok, proje aşamasında Sağlık Bakanlığı ve finansal olarak Kalkınma Bakanlığı yetkililerine sağladıkları destek için minnettar olduğunu belirtti. Prof. Dr. Altok, söz konusu yüksek teknolojinin Gazi Üniversitesi Hastanesi’ne ve Türkiye’ye kazandırılmasında, her aşamada sağladıkları katkı, gösterdikleri gayret ve titiz çalışmaları nedeniyle Nükleer Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerine de teşekkür etti.