Etiket: Kalmadı”

  • Sağlık Çalışanları Şiddete Karşı Sessiz Kalmadı

    Aksaray’da bir aile sağlığı merkezinde meydana gelen sağlık görevlisine saldırı olayının ardından sendika ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

    Aile Hekimleri Derneği, Sağlık Sen, Türk Sağlık Sen, Tabip Odası, Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Derneği, Birlik ve Dayanışma Sendikası Anadolu Şubesi Halk Sağlığı Müdürlüğü önünde ortaklaşa basın açıklaması yaptı. Çok sayıda sağlıkçının katıldığı basın açıklamasında sağlık alanında yaşanan şiddete tepki göstermek isteyen sağlıkçılar ellerinde pankartlarla tepkisini gösterdi.

    Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Ömer Kaşif Aile Sağlığı Merkezinde çalışan Aile Hekimi Dr. M. Gürkan Turan‘a yapılan saldırıya sessiz kalmamak için açıklama yapma gereği duyduklarını belirterek, “Her geçen gün toplumun birçok alanında olduğu gibi sağlık sektöründe de şiddetin arttığı bilinmektedir. Diğer iş alanlarına göre şiddetin sağlık alanında da ortaya çıktığını hatta her geçen gün katlanarak arttığını görmekteyiz. Bunlardan birisi de 24 Mart 2016 tarihinde Aksaray’da yaşanmıştır. Ömer Kaşif Aile Sağlığı Merkezinde çalışan Aile Hekimi Dr. M. Gürkan Turan‘a yapılan darp olayında sessiz kalmamak, meslektaşımızın yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Şiddet asla müsamaha gösterilecek bir olgu değildir. Şiddet karşısında hiç kimse sessiz kalma hakkına sahip değildir. Toplumun bütün kesimleri şiddeti engellemek için seferber olmalı ve tepkisiz kalmamalıdır. Ülkemizde şiddet bir sosyal sorun haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Hemşireler Birliği (ICN)’nin birlikte yaptırdığı bir araştırmaya göre sağlık çalışanlarının %50’sinden fazlası mesleklerini uyguladıkları her hangi bir zamanda şiddete maruz kalmaktadırlar. Görülebileceği gibi aile hekimliği çalışanları bu şiddetten nasibini fazla miktarda almaktadırlar. Şiddet çoğu zaman sözlü bazen de fiziksel olarak yapılmaktadır. Hastaların sağlık çalışanlarının yoğun iş temposunu görmezden gelerek sadece, muayene olacağı ve ilacını yazdırıp gideceği yer olarak görmekten vazgeçmemesi, geldiğinde anında işini gördürüp gitme istemi ile saldırganlaşması sıkça yaşanan sorunlardandır” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye Olarak Tahammülümüz Kalmadı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’daki Nükleer Güvenlik Zirvesinde terörle mücadele vurgusu yapacağını belirterek, “Paris, Ankara, İstanbul, Brüksel ve Lahor’da gerçekleştirilen terör eylemleri karşısında artık terörle mücadelede samimi bir işbirliği yapılması gerektiğini vurgulayacağız. Bu konuda adım atmakta geç kaldığımız her gün ülkelerimize yönelik terör belasının daha da büyümesi demektir. Türkiye olarak işbirliği eksikliğinden kaynaklanan nedenlerden dolayı daha faza bedel ödeme tahammülümüz kalmadı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Washington’daki Nükleer Güvenlik Zirvesine katılmak üzere ABD’ye gitti. Uçağın hareketi öncesinde Atatürk Havalimanında bir basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, temaslarına ilişkin bilgi verdi.

    Nükleer Güvenlik Zirvesinde artan nükleer tehditlerle mücadele ve nükleer kaçakçılığa yönelik alınan tedbirlerin ele alınacağını söyleyen Erdoğan, “Bütün çabalar ancak tüm ülkelerin beraberce hareketi halinde başarılı olabilir. Türkiye, başta terörizme karşı mücadele olmak üzere her alanda samimi bir işbirliğinin savunucusu olmuştur. Bu zirvede de bilhassa Paris, Ankara, İstanbul, Brüksel ve Lahor’da gerçekleştirilen terör eylemleri karşısında artık terörle mücadelede samimi bir işbirliği yapılması gerektiğini vurgulayacağız. Bu konuda adım atmakta geç kaldığımız her gün ülkelerimize yönelik terör belasının daha da büyümesi demektir. Türkiye olarak işbirliği eksikliğinden kaynaklanan nedenlerden dolayı daha fazla bedel ödemeye tahammülümüz kalmadı” diye konuştu.

    Türkiye’nin nükleer güç santrali projelerini de hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi: “Türkiye nükleer enerjiden barışçıl yararlanma hususunda güçlü bir iradeye sahip olmuştur. Nükleer enerji projelerimiz ile bu kapsamdaki güvenlik ve emniyet tedbirlerimiz, nükleer güvenlik zirve hedefleri ile uyum içindedir. Washington zirvesi, ülkemizin nükleer güvenlik sürecine bağlılığının teyidi ve kaydedilen ilerlemelerin paylaşılması açısından önemli bir fırsattır. Zirveye sunacağımız ulusal ilerleme raporumuzda bu hususları da vurgulayacağız. Zirve vesilesi ile muhtelif görüşmelerimiz olacak. Akademik çevrelerde görüşmelerimiz var, basın ve kanaat önderleri ile bir araya gelerek gelişmeleri değerlendirme fırsatımız olacak.”

    Ziyareti sırasında Maryland’da Türk Amerikan Kültür ve Medeniyet Merkezinin açılışını da yapacağını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Muhteşem bir proje. Bu projenin resmi açılışını inşallah o gün gerçekleştireceğiz. Bünyesinde cami, kültür merkezi, İslam eserleri müzesi gibi medeniyetimizi temsil eden pek çok eserin bulunduğu bu merkezin önemli bir rol üstleneceğine inanıyorum. İçinden geçtiğimiz bu sancılı süreçte özellikle o merkez ve o çevrede yaşayan tüm Müslümanların ilgi alakasını çekeceği gibi, bunun yanında farklı inanç guruplarını da orada toplayacağına inanıyorum. Bu merkez yükselen İslam karşıtlığına anlamlı bir cevap olacaktır. Merkezin ayrıca kültürler arası işbirliği ve uyum açısından önemli bir misyon üstleneceğine inanıyorum.”

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Taksicilerin Açtığı Pankarta Kayıtsız Kalmadı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sayın Cumhurbaşkanımız durağımızda 1 bardak çay içer misiniz?” yazılı pankarta kayıtsız kalmayarak, The Marmara Taksi Durağı’nı ziyaret etti.

    The Marmara Otel’de Uluslararası Eğitim Zirvesine katılan Erdoğan, programın sonunda otelden ayrılarak Taksim Meydanı’ndaki çalışmaları inceledi. Daha sonra otel bitişiğindeki The Marmara Taksi Durağı’ndaki şoförlerin açtığı “Sayın Cumhurbaşkanımız durağımızda 1 bardak çay içer misiniz?” yazılı pankarta kayıtsız kalmayan Erdoğan, davette bulunan taksicilerin çayını içti. Durakta yaklaşık 20 dakika kalan Erdoğan’ın, taksicilerin korsan taksi ile ilgili sorunlarını dinlediği öğrenildi.

    Taksi durağından Mehmet Demir, Erdoğan’ın davete icabetinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok büyük onur duyduk. Şeref duyduk. Bizi sevindirdi sağ olsun. Bu kadar yoğun gündemin içinde bizi şereflendirdi. Bir bardak çay içti. Mesleğimizin sorunlarıyla alakalı ana maddelerimiz vardı. Onları kendisine ilettik. Sağolsun kendisi bu konu ile alakalı ön bilgisi olduğunu, takipçisi olacağını neticelendirileceğini söyledi. Zaten Kadir Topbaş başkanımız da buradaydı. Kendisine de gerekli bilgileri verdi. İnşallah en kısa sürede sorunlarımızın çözüme ulaşacağını iletti kendisi bize. Sevindirdi bizi” dedi.

    Mehmet Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Taksiciler olarak 19- 20 aya yakındır taksimetre zammı almıyoruz. Şuanda çok cüzi rakamlarla hem belediye otobüsünün dolmuşların minibüslerin altında bir tarife ile çalışıyoruz. Malum hem arabanın giderleri hem mazot giderleri ve aracın kendi sermayesi çok yükseldi. Belediyemiz bize 5 yaş sınırı koyduğu halde arabanın 55 bin 60 bin olduğu bir piyasadan bahsedildiğinde taşıdığımız tarife ücreti çok düşük. Öncelikle onu ilettik”.

  • Ekonomi Bakan Elitaş: “İhracat Yapmadığımız Ülke Ya Da Gümrük Bölgesi Kalmadı”

    Türkiye’nin etrafındaki siyasi ve ekonomik sıkıntılara rağmen istikrarını koruyarak büyümeyi sürdürdüğünü belirten Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, “Ortak akıl çerçevesinde beraberce yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde bugün ihracat yapmadığımız ülke ya da gümrük bölgesi kalmadı. Nerede prestijli ve aynı zamanda zor bir proje varsa bizim müteahhitlerimiz orada” dedi.

    Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, AB Bakanı Volkan Bozkır ve Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın da katıldığı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen DEİK Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nda bir konuşma yaptı.

    “İSTİKRAR DEVAM EDECEK”

    Bakan Elitaş, komşu ülkelerdeki siyasi ve ekonomik sıkıntılara rağmen istikrarın korunduğunu anlatarak, Türkiye’nin güven veren ve öngörülebilir yatırım ortamıyla 2003-2015 döneminde 165,4 milyar dolar yabancı yatırım çektiğini ifade etti. Elitaş, “Dile kolay. 2002’ye kadar çekebildiğimiz yatırım miktarı sadece 15,1 milyar dolardı. Sadece geçen sene 16,8 milyar dolar yatırım çekmeyi başardık. Bakınız, sizlerin katkılarıyla bugün; Etiyopya’nın en büyük yatırımını yapan, ülkeye en büyük istihdamı sağlayan bizim işadamımız. Müteahhitlerimiz Afrika’dan Ortadoğu’ya; Oradan Orta Asya’ya kadar 108 ülkede 325 milyar dolar tutarında toplam 8.730 adet proje üstlendiler. Körfez ülkelerinin birçoğunda havaalanlarını, stadyumları, limanları bizim işadamlarımız inşa etti, bizim işadamlarımız işletiyor. Pakistan’a enerjiyi sağlayan, metrobüs sistemini kuran, kentlerin temizliğini yapan bizim firmalarımız. Hafif ticari araç üretiminde Avrupa’nın zirvesinde, otomobil üretiminde ise ilk beşteyiz. Polonya’da, Dubai’de metroyu bizim işadamımız inşa ediyor, Irak’ı bizim müteahhitlerimiz imar ediyor. Bugün Latin Amerika’da, Peru’da Şili’de, Avrupa’da Macaristan’da, Ukrayna’da Ortadoğu’nun her ülkesinde ailelerin evlerinde Türk dizi ve filmleri seyrediliyor. Bu örnekler gösteriyor ki, iş adamlarımız için artık ‘uzak coğrafya’ şeklinde bir kavram mevcut değil” şeklinde konuştu.

    KÜRESEL ALANDA YENİ PAZARLAR

    Türkiye’nin, atacağı güçlü ve kararlı adımlarla küresel arenada yeni pazarlar bulmaya yatırımlarda uluslararası ve bölgesel bir üs olmaya 2016 yılı ve sonrasında da devam edeceğini anlatan Ekonomi Bakanı Elitaş, “Önümüzde çok yoğun bir gündem, hareketli bir çalışma programı var. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (T-TIP), Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve tabi ki yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları ile Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşmaları müzakereleri önümüzdeki dönemde gündemimizin ilk sıralarında yer alacak. Ayrıca, uzak coğrafyalara, özellikle Asya-Pasifik, Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika’ya yönelik eylem planlarını bir an önce hayata geçireceğiz” dedi.

    Türkiye’nin ortaya koyduğu vizyonun, çok uzağa gitmeyi gerektirdiğini vurgulayan Elitaş, “Biz uzağa gideceğiz, uzağa giderken de birbirimize yakın olacağız. İnşallah bu toplantı, arzuladığımız koordinasyonu sağlamamız ve birlikte yol almamız için bir vesile olacak” diyerek sözlerini noktaladı.

  • (Özel) Kimliği Kayboldu, Başına Gelmeyen Kalmadı

    İnşaat ustası Nurettin Dursun, İzmir’de, kaybettiği nüfus cüzdanındaki fotoğrafı değiştirilerek adına kredi çekildiğini ve 14 bin TL borcu olduğunu iddia etti. Nurettin Dursun, üzerindeki borç nedeniyle eşinden ayrıldığını, çocuklarının kendisiyle konuşmadığını, sigortalı işlerde çalışamadığını ve kredi çekemediğini belirterek “Ey dolandırıcı, hem kimliğimi hem hayatımı çaldın” diye seslendi.

    İzmir’de yaşayan inşaat ustası Nurettin Dursun, 2001 yılında kimliğini kaybetti. Kaybettiği gibi Cumhuriyet Savcılığına ve semt karakoluna bildirimde bulunduğunu belirten Dursun, 2006 yılında bir bankadan adına 5 bin TL kredi çekildiğini öne sürdü. Banka ile görüşen ve kredinin kendisine ait olmadığını söyleyen Dursun, bu süre zarfında herhangi bir ödeme yapmayınca borcunun 14 bin TL’ye yükseldiğini iddia etti. Kimliğini bulan şahıs tarafından kimliğindeki fotoğrafının ve bazı bilgilerinin değiştirilerek bir bankadan adına kredi çekildiğini iddia eden Dursun, savcılığa suç duyusunda bulundu. Ancak gelen yazıda, tüm aramalara rağmen şüpheli şahsın bulunamadığı, zaman aşımı süresinin dolduğu ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirtildi. Kimliğini bulan şahsın hem kimliğini hem de hayatını çaldığını söyleyen Dursun, üzerindeki borç nedeniyle sigortalı bir işe giremediğini, borçları nedeniyle eşinden ayrıldığını, çocuklarının da ‘kumar oynadın’ diyerek kendisiyle görüşmediğini kaydetti.

    “EY DOLANDIRICI” DİYE SESLENDİ

    Kimliğini bulan şahıs tarafından mağdur edildiğini ifade eden Dursun, “Şahıs hâlâ yakalanmadı. Borç, TURKASSET Varlık Yönetime devredilmiş. Çok zor durumda kaldım. Sigortalı bir yerde çalışamıyorum. Ailemden oldum. Çocuklarım benimle görüşmüyor. ‘Sen kumar oynayıp bu parayı yedin’ diyorlar. Eşimle zaten sorunlar vardı. Bu da üstüne eklenince onunla ayrıldık. İş yerlerinde kaçak çalışmak zorunda kalıyorum. Kredi çekmeye kalksam çekemiyorum. Hem kimliğimi hem hayatımı çaldılar. Bu sıkıntıları düşünürken kaza bile geçirdim. Ey dolandırıcı; kimliğimi değiştirerek beni ailemden, çocuklarımdan ettin. Maddi ve manevi her konuda mağdur ettin. İnşallah kısa sürede yakalanırsın. Ailem kumar oynadığımı zannediyor. İnandıramadım” dedi.

    “HİÇBİR BANKA İLE ÇALIŞAMIYORUM”

    Konuyla ilgili mücadelesini sürdüreceğini ve kullanmadığı bir parayı geri ödemek istemediğini dile getiren Dursun, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye Bankalar Birliğine dilekçe yazdım. Kredi çekilirken atılan imzalar bana ait değil. Bu da ortaya çıktı. İş kazası geçirmem ve maaş haczinden dolayı çalışma imkanım neredeyse yok denecek seviyeye inmiştir. Bu nedenle emekli başvurusunda bulunabilmek için askerlik günlerimin ödemesi amacıyla bankadan kredi çekmek istememe karşın üzerime atfedilen borç yüzünden hiçbir bankayla çalışamıyorum” diye konuştu.