Etiket: Kalko:

  • Silivrispor’u şampiyon yapan Ümit Kalko, hakkındaki ithamlara ve iddialara cevap verdi

    32 yıl sonra Silivrispor’u şampiyon yaparak 2’nci Lig’e çıkaran Silivrispor Başkanı Ümit Kalko, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın ithamlarına ve iddialarına cevap verdi. Kalko, Belediye Başkanı Işılar’ın kendisine istifa etmesi yönündeki baskılarını kamuoyun açıkladı.

    32 yıl sonra Silivrispor’u şampiyon yaparak 2’nci Lig’e çıkaran Silivrispor Başkanı Ümit Kalko, düzenlediği basın toplantısında Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın ithamlarına ve iddialarına cevap verdi. Kalko kulübün borcu azaltılması, şampiyonluk sürecindeki gördüğü baskı, dönen siyasi oyunlar, kulübe kendi adamlarını üye yaptığı iddiası ve kuracağı vakıf hakkında bilgi verdi. Toplantıya basın mensupları ve bazı kulüp yöneticileri katıldı. Toplantı öncesi Kalko’nun başkan seçildiği kurulda verdiği sözler izletildi. Verdiği sözleri tuttuğu belirten Kalko, yapılacak olan kongrede başkan adaylığını geri çektiğini söyledi. Başkan adaylığından çekildiğini ifade eden Kalko, yeni seçilecek yönetimin başarılı olmasını diledi.

    “Kulübün borcunu 3,3 milyon TL’den 2,5 milyon TL’ye indirdik”

    Spor kulübü yöneticiliği Türkiye’de zor bir iş olduğunun altını çizen Kalko, “Silivri, İstanbul’un güzide ilçelerinden biri ama maalesef son 3-4 yıl başarısız dönemler geçirmiş. Mali yönden 3,3 milyon TL borca ulaşmış. Takım son maçta kümede kalmayı başarmış. Bize, bu bölgede yatırımlarımız olduğu için vefa borcu ödeme talebiyle geldiler. Bende seve seve kabul ettim. Takımızı yapılandırdık, borçlarımızı aşağıya çektik, doğru bir yönetim sergiledik. Takım 32 sene sonra 2’nci lige çıktı ve şampiyon oldu. Ne yazık ki siyasetin kirli oyunlarını gördük. Takım başarılı olunca, popülerliği artınca dolayısıyla şahsımın ve yönetici arkadaşlarımızın bölgedeki popülerliği artınca mevcut belediye başkanı tarafından defalarca kulüp şampiyonluğa giderken, istifamız istendi. Daha sonra kulüp şampiyon oldu yine istifamız istendi. Baktı ki ben istifamı vermiyorum, darbe yapmaya kalktı. Tek tek yöneticileri belediye başkanlığı makamına çağırdı, onların istifasını istedi. Hepsini yumuşak karınlarından tehdit etti ve şantaj yaptı. Akabinde birde başkan adayı çıkarttı. Kulübü gelirlerinden bir tanesi otogar gelirleri. Otogar gelirleri, eski Ak Partili Belediye Başkanı Hüseyin Turan döneminden, şu anki belediye başkanın olduğu dönemde de devam ederek kulübe tahsis edilmiş. Belediye başkanı, eğer sen kazanırsan otogar gelirlerini keserim, beni adayım kazanırsa arttırarak devam eder dedi. 1 sene boyunca emek var. Bu takım 32 sene sonra şampiyon oldu. Bunca emekten sonra bu tarz tehdit,darbe, şantaj ve yalan gördük. Kulübün borcunu 3,3 milyon TL’den 2,5 milyon TL’ye indirdik. Genel kurulda bunları anlatacağım. Ben eğitimciyim, bu kirli tiyatronun içince olmayacağım. Yarın olacak olan genel kurulda adaylıktan çekilme kararı aldım” şeklinde konuştu.

    “Biz düşman orduları değiliz, bizde Silivrili sayılırız”

    Silivrispor, Silivrilerin söylentisi hakkında değerlendirme yapan Kalko, “Burası çok güzel bir ilçe. Ne yazık ki yerli yabancı ayrımının son zamanlarda çok revaçta olduğu bir ilçe. Aslolan insan olmak ve bulunduğu bölgeye değer katmak. Büyük olsun hepimizi olsun diyenden ziyade küçük olsun benim olsun diye küçük bir grup var. Bu grubun başında da Belediye Başkanı Özcan Işıklar var. Şuanda da takımın şampiyon olmasından rahatsız oldukları ve Silivri’de böyle vizyonun, iddianın ve bütçenin olmadığını söylediler. Bizde diyoruz ki biz, bağışlıyoruz zaten. Bırakın bu takımı Süper Lig’e çıkartalım. Kendileri takım amatörde olsun ama Silivrililerin olsun düşüncesindeler. Biz düşman orduları değiliz, bizde Silivrili sayılırız. Geçen sene Silivrili arkadaş yönetiyordu ve takım batmıştı. Biz geldik takım ayağa kalktı. Biz takımı şampiyon bıraktık, borçlarını azaltarak bıraktık. İnşallah yeni alan arkadaşlar hakkaniyetli şekilde bu başarıyı devam ettirirler” diye konuştu.

    “1 yıllık kulüp başkanlığımın döneminde 1 kişinin bile kulüp üyeliği yapılmadı”

    Üye kaydında kendi adamlarını üye yaptığı iddialarına cevap veren Kalko, “Kulübümüz bir denek. Genel kurul üyelerimiz seçim dönemlerinde oylarını kullanırlar. Benim 1 yıllık kulüp başkanlığımın döneminde 1 kişinin bile kulüp üyeliği yapılmadı. Ben içeriye kendi üyelerimi doldurma adına en ufak çalışma yapmadığım gibi, dışarıdan üye olmak istiyorum diye bir başvuru olmadı. Olsa seve seve kabul ederdik. Çamur at izi kalsın siyasetini olduğu, içeride kendi üyelerim olduğu ve o üyelerimden dolayı garanti kazanacağım şeklinde iddialar olmuş. Böyle olsaydı ben adaylıktan çekilir miydim? Belediye başkanının aidatını verdiği üyelerin olduğu seçimde, üstüne darbe ile takımı düşürmeye kalkışan, şantaj yaparak adam kayıran bir yapıda artık biz daha fazla olmayalım. Biz takımımızı şampiyon yaptık. Şahsım ve yönetim kurulu arkadaşlarım, Silivri tarihine adını yazdılar.Bunu silemezler. Onlar takımı alır inşallah başarılı olurlar. Ama olamazlarsa, bu takımı tekrardan küme düşürürlerse de bunun hesabını Silivri kamuoyuna verecek olanda başta belediye başkanıdır” dedi.

    Kalko, istifasının istenmesini nedeni ise şöyle açıladı: “Kendi ışığına güvenenler, başkasının parlamasından rahatsız olmazlar diye bir söz var. Silivrispor’un başarısıyla çok parladık. Vatandaşlarımız, şahsımı belediye başkanı olarak görmek istediklerini diye getirdiler. Mektebim Okulları’nın sahibi ve kurucusu olduğum için yoğun tempomdan dolayı siyaset düşünemediğimi ve bu yolun içinde olmayacağımız defalarca kez söylemem rağmen belediye başkanı bu süreçlerden rahatsızlık duyduğu ve bana attığı mesajlarla, birebir görüşmelerde asıl sebebin bu olduğunu söyledi”.

    “Vakıf kurarak Silivri’ye olan vefa borcumu ödemeye devam edeceğim”

    Silivri’ye kuracağı vakıf hakkında bilgi veren Kalko, “Silivrispor’a başkan olurken, 2 yılda 2’nci lig, kümülatifte 5 yılda Süper Lig hedefiyle gelmiştik. Söylediğimiz hedeflere ulaşmak için belli bütçe ihtiyacı vardı. Bütçeyi hazırladık, bu bütçeyi takıma bağışlayacaktık. Ne yazık ki 1 yıl yöneticilik yaptık. Şampiyon yapabildik. Diğer yıllardaki hedeflerimize ulaşmak için ayırdığımız bütçeyi Silivri’de kuracağım bir vakıfla, Silivri’nin ihtiyaçlarını gidermede, bugüne kadar yapılmamış eserleri yapmada ve hayır işlerine ayırarak Silivri’ye olan vefa borcumu ödemeye devam edeceğim” açıklamasında bulundu.

  • Mektebim Okulları kurucusu Kalko: ’’Eğitimde Türkiye’nin, 100 yıllık planlaması olması lazım’’

    Mektebim Okulları’nın Kurucu Ümit Kalko, ’’Eğitimde Türkiye’nin, 100 yıllık planlaması olması lazım. 3, 5,10 yıllık planlamalardan bahsetmiyoruz. Eğitimde 100 yıllık planlama yapılmalı. Şuanda özel okullar eskiye göre daha fazla desteklenmekte. Artık özel okulların çeşitli yatırım teşvikleri var’’ dedi.

    Mektebim Okulları’nın ev sahipliğinde düzenlenen EGT ’Ulusal Kalkınma ve Küresel Barış İçin Eğitim Paneli’ Haliç Kongre Merkezi`nde yapıldı. Ülkelerin kalkınması, o ülke ekonomisine değer katacak yeterli sayı ve donanıma sahip insan gücünün ülkenin stratejik planına ve hedeflerine uygun biçimde artırılmasına bağlı. Türkiye’nin hızla ilerleyen pek çok gündem maddesi arasında en önemlilerinden biri eğitim. Panelde ulusal kalkınma ve küresel barış için eğitimin önemine dikkat çekildi.

    Panele, MektebimKurucusu Ümit Kalko,Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ayşe Kardaş, Talim Terbiye Kurulu Eski Başkanı Prof. Dr. Ziya Selçuk, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili Avni Botsalı, University of Tennessee Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Aydeniz, Fütürist Ufuk Tarhan ve çok sayıda eğitimci katıldı. Prof. Dr. Selçuk Şirin’de video bağlantı ile panele katılım gösterdi.

    ’’Ülkemizde kronikleşen dershane krizi olmayacak’’

    Panelde konuşan Ümit Kalko, ’’Eğitimde Türkiye’nin 100 yıllık planlaması olması lazım. 3, 5, 10 yıllık planlamalardan bahsetmiyoruz. Eğitimde 100 yıllık planlama yapılmalı. Şuanda özel okullar eskiye göre daha fazla desteklenmekte. Artık özel okulların çeşitli yatırım teşvikleri var. Özel okulların bu yatırım teşviklerinin karşılığında yatırım yaptıktan sonra gerekli talebi toplayabilmeleri için öğrenci teşvikleri var. Bu teşviklerin biraz daha zoraki hızlandırılması için dershanelerin dönüşümü söz konusu oldu. Artık dershane diye bir kavram kalmayacak. Ülkemizde kronikleşen dershane krizi olmayacak. Artık dershanelere harcanan gerek yatırımcıların harcadığı gerek velilerin harcadığı bu ekonomiler, Türkiye’deki nitelikli okul sayısının ve eğitim kalitesinin artması için harcanacak’’

    ’’Eğitimli ülkelerde eğitimli vatandaşlar daha az suç işlemekteler’’

    Gelişmekte olan bir ülke olmaktan gelişmiş ülke olma yolunda ilerleyen, muasır medeniyetleri hedef edinen ülke olarak Türkiye’mizin, eğitimle alakalı yapacağı çok şeyler var diyen Ümit Kalko,’’Eğitimle alakalı yapacağı şeylerin kalkınmaya ve ’Yurt Barış Dünyada Barış’ sloganıyla bir ülkeyi var eden milletimize karşı bir takım sorumluluklarımız var. Eğitime yapılan yatırım, geleceğe yapılan yatırımdır. Kalkınmış olan ülkelerin kimler olduğuna baktığımız zaman eğitim sistemlerini incelediğinizde ciddi bir ivme görüyoruz. Eğitimle alakalı yapılacak olan yatırımların kalkınmayla bire bir ilişkisi var; suç oranları düşmekte. Eğitimli ülkelerde eğitimli vatandaşlar daha az suç işlemekteler. Eğitimli insanların olduğu ülkelerde sağlık sorunları daha sınırlı olmakta ve sağlık harcamaları daha sınırlı olmakta. Eğitimli ülkelerde tasarruflar, maliyetler, üretkenlikler, verimlilikler, bilinçli girişimcilik ve birçok şeyin katkısı kalkınmaya bire bir etki etmekte. Hedefimiz muasır medeniyetlerse bizim büyük düşünmemiz lazım, büyük hayaller kurmamız lazım. Bu hayallerimiz somuta indirgeyip hedeflerimiz haline getirmemiz lazım. Çok ciddi projeksiyonlar çizmemiz lazım. Bunları devlet politikası haline getirmemiz lazım’’ şeklinde konuştu.

    ’’Özel okullaşma yüzde 25’lere çıkacak’’

    Özel okullaşma konusunu değerlendiren Kalko, ’’Özel okullaşmada 2012-13 yıllarından bu yıllara baktığımız zaman yüzde 4 ve 4,5’larda olan özel okullaşma oranı dershanelerin dönüşüm sürecine girmesiyle bir anda yüzde 8,5-9’lara kadar uzanan yatırım ağına dönüştü. Bu daha da büyüyecek. Milli Eğitim Bakanlığımızın kendi öngörüleri 2023 yılında yüzde 15’lere çıkacağı yönünde. Benim şahsi görüşüm olarak yüzde 25’lere çıkacak bir potansiyel olduğu kanaatindeyim. Özellikle son dönemlerde özel okul sayısındaki artışları ve birçok kişinin özel okullar yaptığı teşvikleri görünce ve girişimci bir toplum olduğumuzu görardı etmeyince yüzde 25’lere kadar çıkacak bir özel okullaşma oranı yakalayacağız’’ diye konuştu.

    Bir ülkenin kalınması için sermaye ve teknolojini transferini yanı sıra yeterli sayıda yetişmiş iyi işgücüne, bunların olması için eğitime ihtiyacı olduğunu belirten Ayşe Kardaş, ’’Kadınların işgücüne katılımında eğitim enönemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün hükümet olarak aldığımız tedbirler neticesinde kız-erkek okullaşma oranında ciddi iyileşmeler sağladık. İlk ve ortaöğrenimde yüzde 95 seviyelerini yakaladık. Lisede ise bu oran yüzde 81 civarında. Genel olarak ilköğretimde okullaşma oranının mevcut durumuna bakıldığında cinsiyetler arası eşitsizliğin ortadan kalktığı görülmektedir. Güçlü ve sürdürebilir ekonomik kalkınma ve küresel barışın tesisinde kadının, eğitim ve istihdama katılımı gözardı edilmemelidir. Bilakis teşvik edilmelidir’’ dedi.

    Eğitimin bir gösterilen yüzü var, birde gösterilmeyen yüzü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ziya Selçuk,’’Biz, dilimize hâkim olmadığımız için kendi kelimelerimiz ve kavramlarımız olmadığı için başka kavramları ödünç kullanarak sanki bir medeniyetin içerisinden konuşuyormuş gibi yapıyoruz. Bizim dilimiz, şuanda kullandığımız kelimeler anlamında bir defa ulusal değil ki kalkınmamız ulusal olsun. Biz, dilimizin düşüncelerimizi nasıl değiştirdiği noktasında yeterinde bir çaba sarf etmiyoruz ki gerçek maliyelerin ne olduğunu görelim. Bir şekilde kalkınmayı eğitimle ilişkilendirip aslında neden-sonuç ilişkisinin kurulmasında hata yapıyor olabiliriz. Bunun bütünsel bir insan yetiştirmeyle ilgili olduğunu söylemek durumundayım’’ dedi.

    Eğitimin gerekliliğinden bahsetmek abeste iştigal olduğunu söyleyen Avni Botsalı,’’UNESCO, eğitimde ve kültürde kaliteli ve nitelikli bilginin ana mutfaklarından bir tanesi. Eğitim alanında dil özürlü, başkalarına tabii ve başkalarını takip eden bir ülke konumundan çıkmalı. Dünyadaki gelişmeleri görebilen ve teknoloji koştuğu hızla olmasa da ona yakın bir hızla uluslararası ve küresel sisteme entegre olabilen bir ülke olmalıyız.”İfadelerini kullandı.

    Ufuk Tarhan, ’’Sadece 30 sene içinde bilgisayar dediğimiz aracın ve onun biraz daha gelişmiş türevlerini kullanmamız ve anlamamamız halinde hiçbirşey yapmamız mümkün değil. 30 sene önce hiç olmayan bir şey, bugün vazgeçilmez. Şuanda eş zamanlı olarak dijital devrim içindeyiz. Biyoloji dahil dijitalleşiyor. Şuanda robot devrimi yaşıyoruz. Birçok işimizi robotlara devretmeye hazırlanıyoruz’’ dedi.

    Türkiye’den 17 Ağustos 1999 deprem gününde ayrıldığını belirten Doç. Dr. Mehmet Aydeniz, O günden bugüne kadar geçen süreçte Türkiye müthiş bir değişim yaşamış. Özellikle bu değişim enerjisini İstanbul’da hissediyorum. Gençler kendilerini yetiştirmek için kişisel gelişim seminerlerine katılıyorlar. Bir sinerji var. Fakat bu sinerjiyi İstanbul dışına çıktığınız zaman göremiyorsunuz’’ açıklamasında bulundu.

  • Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko:

    Türkiye’ye ve Bursa’ya yatırımların süreceğinin mesajını veren Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, milli duyguları almadan sadece eğitim alan bir kişinin de çok tehlikeli olabileceğini söyledi.

    Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı özlüce de açılacak olan 12 bin 500 metrekare alan üzerine kurulu kampüs içerisinde spor salonu, kapalı yüzme havuzu, açık basketbol sahası, dans salonu, branş dersliklerinin yanı sıra kütüphane, konferans salonu, cep sineması, laboratuarlar bulunuyor. Ayrıca buz pateni, 3d laboratuarı, satranç salonu, akıllı ekran ve tahta ile donatılmış teknolojik sınıflar mevcut.

    Anaokulundan liseye kadar 10 milyon liralık yatırımın gerçekleşeceği kampüsün sınıf sayısı daha sonra belirlenecek. Bir otelde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, vatansever bir eğitim kurumu olacaklarını dile getirerek, “Akıl ve bilim yolundan gideceğiz. Çağdaş muasır medeniyetleri hedef edinen bir nesil yetiştireceğiz. Bizim en büyük ideallerimizden öncelikli olanı yetişecek çocuklarımız vatansever olmasıdır. 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra ülkemizde bir takım öncelikler değişti. Çünkü söz konusu darbe kalkışmasını yapan kişilere baktığımız zaman bunların tamamına yakını eğitimli insanlardı. Ama içlerinde vatan sevgisi olmadığı için vatan hainliği yapmak durumunda kaldılar. Milli duyguları almadan sadece eğitim alan bir kişi çok tehlikeli olabilir. Bu örneği de maalesef ülkemizde görmüş olduk. Onun için vatansever bir nesil yetiştirmek tüm Türkiye’deki okullarımızın birinci önceliği haline geldi” diye konuştu.

    Türkiye’de geniş bir yelpazede eğitim verdiklerinin altını çizen Kalko, “Diyabakır’dan Trabzon’a, Ankara’dan Bursa’ya, Yalova’dan İstanbul’a, Balıkesir’den Tekirdağ’a Türkiye genelinde 51 kampüs, 160’a yakın okul, 30 bine yakın öğrenci, 6 bine yakın çalışanı ile çok büyük bir aileyiz. Bundan sonraki vizyonumuz 3 yıl içerisinde Türkiye’nin en büyük, dünyanın en büyük eğitim kurumu zinciri olmak istiyoruz. Bizler tüm illerimizde okulumuzun bayrağını dalgalandırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Bursa’ya yatırımların artarak devam edeceğinin mesajını veren Kalko, “Bursa’da yaptığımız bu ilk yatırımımız. Bundan sonra Bursa’ya yatırımlarımızı devam ettireceğiz. Yakın zamanda Osmangazi, Yıldırım ve Bademli’de yatırımlarımız sürecek. Bizler Bursa’ya çok güveniyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

  • Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko:

    Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra eğitimde ki önceliklerini değiştirdiklerini ifade ederek, “Vatansever bir nesil yetiştirmek boynumuzun borcu” dedi.

    Mektebim Okulları, Çukurova Bilfen ve 100. Yıl kampüslerinde TEOG ile YGS sınavlarında ve spor faaliyetlerinde 2016-2017 eğitim öğretim yılında dereceye giren öğrencilere düzenledikleri törenle kupa, plaket ve madalya verdi.

    “Yurt dışında bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz”

    Bilfen Kampüsü’nde İstiklal Marşı ve saygı duruşu ile başlayan programın açılışında konuşan Başkan Ümit Kalko, Mektebim okullarının kısa zaman içerisinde yurt dışında da faaliyet göstereceğini kaydetti. Kalko, “Bu başarıların devamının sağlanması için bizler var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye genelinde 51 kampüsümüzde 30 bin öğrencimize 6 bin çalışanımızla hizmet vermekteyiz. İnşallah bundan sonraki süreçlerde Mektebim’in vizyonu çok açık. Mektebim kısa vadede açacağı kampüsleri ile Türkiye’nin en büyük eğitim zinciri olma yönünde ilerleyen bir kurum. Yine İstanbul’da çalışmalarına başlamış olduğumuz Mektebim Üniversitesi ile çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Yurt dışında bir Türk eğitim markasının bayrağını dalgalandırmak adına da şuanda Türkiye Maarif Vakfı ile görüşmelere başladık” dedi.

    “Yaşamda da birinci olma iddianız olsun”

    Öğrencilerin sadece sınavlarda değil yaşamlarında da hep birinci olması gerektiğini ve bunun için çalışma yapmalarının önemli olduğunu kaydeden Kalko, daha sonra şunları söyledi:

    “Sadece sınavlarda başarılı olan nesiller yaşamlarında başarılı olmayabilir. Yaşamı kaçırmadan sınavının önemini bilmemiz gerekmekte. Çok yakın bir zamanda elime geçen çalışmada uzun yıllar evvel okul zamanlarında sınavlarda hep birinci gelen öğrencilerin yıllar sonra yaşam başarısı düşük olmuş. Ben inanıyorum bütün kampüslerimiz ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bütün okullarda ki birincilerimiz yaşamda da birinci olmak iddiasında olsunlar.”

    “Vatansever bir nesil olmanızı istiyoruz”

    15 Temmuz darbe girişiminden sonra eğitimde ki önceliklerini değiştirdiklerini anlatan Mektebim Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kalko, “Vatansever bir nesil yetiştirmek boynumuzun borcu. Vatansever bir nesil olmadan hiçbir şey hiçbirşeyi tamamlayamıyor. Söz konusu vatan hainliği yapanların tamamına yakını eğitimli insanlardı. Ama vatanseverlik olmadan eğitimli olmak çok tehlikelidir bunu gördük. Bizler, siz öğrencilerden vatansever bir nesil olmanızı istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eğitim aile zoruyla olmaz”

    Daha sonra konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek ise eğitimin her şeyin başında geldiğini belirtti. Akyürek, “Eğitim her şeydir. Eğitimin önemi önce kendinizle barışık, sonra ailenizle, sonra toplumla barışık olmanızı, sonra da al bayrağa sevdalı olmanızı temin eder. Güzel gören güzel düşünür. Olayları iyi analiz eden iyi fiiliyatlarda bulunur. Onun içindir ki eğitim sadece velilerin zorlaması ile yapılan bir icraat değildir” diye konuştu.

    “Bizler bu grur tablosundan gurur duyuyoruz”

    Mektebim Çukurova Bilfen Okulları’nın gurur tablosunun Adana’ya yakıştığını ifade eden Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “Çukurova ilçemiz birçok ölçüt baz alınarak yapılan bütün araştırmalarda Türkiye’nin en gelişmiş ikinci ilçesi konumunda. Başta Mektebim Çukurova Bilfen okulları olmak üzere ilçemizde çok değerli eğitim kurumlarımız var. Gurur tablosu Adanamıza yakışan bir sonuç. Bizler bu gurur tablosundan gurur duyuyoruz. İnanıyorum ki bu eğitim kurumumuz daha çok uzun yıllar Türkiye’ye hizmet edecek ve ülke yönetiminde söz sahibi olarak yetişecek gençlerimizin eğitime katkı sunmaya devam edecek” dedi.

    Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar da bu derecelerin Adana için çok önemli olduğunu söyledi.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve öğretmenler tarafından dereceye giren öğrencilere kupa, plaket ve madalya takdim edildi. Tören, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.