Etiket: kalkınmasına

  • Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih: “Kriz geride kalmıştır, Türkiye kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır”

    Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih: “Kriz geride kalmıştır, Türkiye kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır”

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, son bir aydaki gelişmeler dikkate alındığında ekonomide ılıman bir iklimin oluştuğunu belirterek, “Türkiye kalkınma olarak burnunu yukarı çevirmiştir. Kriz geride kalmıştır. Dolara yapılan müdahaleler geride kalmıştır. Türkiye artık kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır” dedi.

    TTSO Temmuz ayı meclis toplantısı Meclis Başkanı M. Şadan Eren başkanlığında gerçekleştirildi. TTSO’nun Temmuz ayı faaliyetlerinin yer aldığı filmin izlenmesinin ardından kürsüye gelen Yönetim Kurulu Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’i meclis toplantısında ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dil getirirken, “Genel müdürümüzün bulunduğu görevlerde şehrimize hizmetleri unutulmaz. Yardımları için kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.

    Hacısalihoğlu, yaz sezonunda ve yoğun bir turizm döneminde olduklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

    “Turizmde müthiş bir altyapımız var. Sadece Trabzon’da yatak kapasitesi 65 bine çıktı. Amacımız daha fazla turisti ilimize, bölgeye çekmek. Ama ulaşım sorunu var. Günde 15 civarında direkt uçuşla gelen turistler var ancak özellikle İstanbul üzerinden gelen turistler sıkıntı yaşıyor. Trabzon’a özellikle Körfez ülkelerinden gelecek olan turistler çok büyük maddi yükle karşı karşıya. Bu aileler kalabalık geliyor. 6 – 7 kişilik bir ailenin İstanbul’dan Trabzon’a gelmesi uçak fiyatları olarak çok yüksek değer almaya başladı. Hadi fiyatları kabul ettik, ya da bir miktar uygun hale getirildi ama uçak yok. Dolayısıyla hedeflerimize ulaşmada çok büyük sorunumuz var. THY ilgililerinin konuyu dikkate alarak, bölgemize uçak seferlerini artırmaları ve İstanbul’a gelen Körfez coğrafyasındaki turistlerin bölgemize gelmelerini sağlamaları en büyük arzumuzdur.”

    “Bankalar fındık alımında tüccarları desteklemeli”

    Fındık taban fiyatlarının açıklandığını da hatırlatan Başkan Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fındık bölgenin ve Türkiye’nin ithal girdisi olmayan en önemli tarım ürünü. Bu yıl dikkate aldığımız zaman 2 milyar doların üzerinde ülkeye döviz girişi olacağı söylenebilir. Burada bankalara düşen bir görev var. Fındık alımı için belli güçlü firmaları değil diğer tüccarlarımızın fındık alımını da kredi verme suretiyle desteklemeleri gerekiyor. Aksi takdirde fındık alımı yavaşlayabilir, zor durumda olan üreticilerimiz açıklanan fiyatların altında fındığını satabilir, istediğimiz amaca ulaşamayız. Bankalarımızın imkanlar dahilinde tüccarlarımızı destekleyip, fındık alımı konusunda ellerini rahatlatıp, en azından fındık fiyatının açıklanan rakamlarda kalmasını desteklemeleri en büyük arzumuzdur.”

    İç piyasada konut stokunun arttığı ve mevcut şartlarla eritilmesinin 3 yıl alacağının hesaplandığını da vurgulayan Başkan Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önümüzdeki süreçte ekonomideki iyileşmeyi de dikkate alırsak bu süre 2 yıla inebilir. Türkiye gerek içeride gerek dışarıda müteahhitlik sektöründe çok güçlü bir durumda. Çok güçlü referanslarımız var. Çin’den sonra ikinci sırada gelen ülkeyiz ve bu referanslarımızı tüm dünyada kullanmamız gerekiyor. Özellikle sıkışan iç piyasada müteahhitlerin dışa açılması konusunda TOKİ’ye çok büyük görev düşüyor. TOKİ artık iç piyasada konut yapmayı bırakmalı. TOKİ iç piyasada işlevini tamamladı. İç piyasada iş varsa bunu özel sektördeki müteahhitler gerçekleştirebilir. Türkiye’ye para girecekse, Türkiye ihracatını artıracaksa, inşaat malzemesi üretimini artıracaksa, TOKİ yurtdışında, Türki Cumhuriyetlerde, Avrupa’da, Afrika’da büyük işleri alıp bunları kendi müteahhitlerimize yaptırabilir, piyasayı canlandırabilir. Özellikle tıkanan inşaat ve müteahhitlik sektörünü açabilir. Burada TOKİ’ye çok büyük görev düşüyor. Siyasetin buna ön ayak olması gerekiyor. Ülkenin dışa açılmaya ve iş yapmaya ihtiyacı var. Bunun en güzel örneğini Çin yapmaktadır. Çin devlet desteğiyle tüm dünyada iş almaktadır.”

    “Vakıfbank olarak geçen yıla oranla karımız yüzde 40 düştü”

    TTSO Temmuz ayı meclis toplantısında meclis üyelerine hitap eden Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Bir Trabzonlu olarak şehrime, Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin genel müdürü olarak ilk ziyaretimi yapmaktan dolayı da ayrıca mutluyum. Vakıfbank bugün aktif büyüklük olarak Türkiye’de 4. sırada bulunuyor ve 394 milyar aktif büyüklüğü yönetiyor. Türkiye ekonomisinde piyasayı yapıcı bankalardan bir tanesi. Trabzon’dan çıkan ilk banka genel müdürü olduğumu söylediler. Bundan da gurur duyuyorum” dedi.

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, TTSO’nun Temmuz ayı faaliyetlerinin anlatıldığı filmi izlerken, bir süre önce bölgeye gelen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, “En büyük sıkıntımız bankacılık sektörüydü. Bu bankalar o kadar vicdansızlar ki iyi günde hepsi peşimizden koşar, yağmur başladığı an elinden şemsiyeyi alıp hepsi ortadan kaybolur. İşte biz de bunlara karşı elimizi taşın altına koyduk, tüm kaynaklarımızı seferber ettik. Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 15’ine, 96 bin KOBİ’mize 12 milyar lira kredi imkânı çıkardık. Düşük faizli KOBİ destek paketlerini başlattık” sözlerini dinlediğini belirterek, şunları söyledi:

    “Genelleme yapmak doğru değil. Biz kamu bankaları Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank olarak her zaman Türkiye’nin yanında olduk. Olmak zaten görevimiz de Rifat başkanın söylediği tanıma uymuyoruz. Onu baştan söyleyeyim. Güneşli havalarda şemsiyeyi açıp yağmurlu havalarda şemsiyeyi kapatan bankalardan olmadık. Ben bankada 29’uncu yıla giriyorum, bir tane krediyi geri çağırdığımızı hatırlamıyorum. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu türbülansta birçok hasarlar olmuştur. Ağır veya hafif hasar alanlar olmuştur, enkaz olmuştur doğrudur. Bunları yönetmek için üç kamu bankası gecesi gündüzü, bütün sermayesiyle birlikte ticaret erbanının, sanayi erbabının yanında olmuştur. Vakıfbank olarak geçen yıla oranla karımız yüzde 40 düştü. Biz karlılığa oynamıyoruz. Biz Türkiye ekonomisine oynuyoruz. Türkiye ekonomisi iyi olduğu zaman bizim de iyi olacağımızı düşünüyoruz. Bazı bankaların bu oyunda hiç olmadığını gördük. Rifat başkan o yüzden haklıdır. Ama kamu bankaları her zaman milletimizin, devletimizin yanında olmuştur.”

    “Ekonomide olumlu gelişmeler oluyor”

    Son zamanlarda ülke ekonomisinde özellikle son bir aydır, bir haftadır çok önemli ve olumlu gelişmeler olduğunu da vurgulayan Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dünyada FED’in faizi düşürme söylemi, akabinde Avrupa Merkez Bankası’nın eksik faiz uygulaması, Türkiye’de Merkez Bankası’nın faizleri ciddi oranda düşürmesi, enflasyonun tek haneli rakamlara doğru yolculuğu, dolarizasyondaki stabilite; bunlara baktığınızda hakikaten çok olumlu gelişmeler oluyor. Bugün faiz oranlarımız mevduatta 19,5 seviyelerindeydi, kredi de zira 19,5 ama aşağı doğru seyirli olması bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Merkez Bankası yüzde 24 faiz uyguladığı dönemde b in sanayicimize, ticaret erbabımıza, 21, 22’lere kredi verdik. Piyasa 30’la fonlarken iki puan zarar ettik. Bunu bilançomuzda zarar olarak gördük. Bundan hiç gocunmuyoruz. Biz şunu düşünüyoruz; biz 25 yıldır esnafımızdan para kazanıyoruz, 1 yıl kazanmayalım. Sıkıntı yok. Ama kamu bankası olarak da öz kaynak karlılığımızı belli bir seviyede tutmalıyız. Kavga edeceksek, kavgada güçlü olmak zorundayız. Özkaynak karlılığımızı belli bir seviyede korumak gibi bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu da yerine getiriyoruz.”

    Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, piyasalarda SWAP’ların 15,5’a düştüğünü, bunun çok sevindirici bir haber olduğunu da ifade ederek şunları söyledi:

    “Diğer taraftan Avrupa’da daha önce selamımızı almayan devasa bankaların artık Türkiye’ye doğru yöneldiğini görüyoruz. Bugün dünyada dolaşan fonlar, Türkiye en yüksek faizi verdiği dönemlerde bile, siyasi nedenlerle ülkemize uğramıyordu. Meksika, Şili, Arjantin, Tayland veya Yunanistan’a giderken Türkiye 24’le en yüksek faizi vermiş olmasına rağmen gelmiyordu. Ama son bir aydır özellikle S-400 olayının ortadan kalkması, Trump’ın açıklamaları, FED’in ve Merkez Bankası’nın açıklamaları, hepsi bir araya geldiğinde ılıman bir iklim oluşmuş, Türkiye kalkınma olarak burnunu yukarı çevirmiştir. Kriz geride kalmıştır. Dolara yapılan müdahaleler geride kalmıştır. Türkiye artık kalkınmasına ve yükselmesine başlamıştır. 2020’de dengeleme sürecine gireceğimiz bugünkü rakamlarla bellidir. Eylül – Ekim gibi tek haneli rakamları göreceğiz. Ama yıl ortalamasında enflasyonda 14 – 15 bandında kalacağımız öngörülüyor.”

    “Yaşamasına imkan olan firmaları destekledik”

    Vakıfbank olarak daha önce olduğu gibi her zaman müşterilerinin yanında olmaya devam ettiklerini ifade eden Genel Müdür Üstünsalih, “Vakıfbank’ın bölge yapılanmasında Trabzon, Samsun’a bağlıydı. 3.5 ay önce ayırdık. Trabzon’u Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğü yaptık. Trabzon, Rize, Gümüşhane, Artvin, Giresun illerini bu bölgeye bağladık. O illerdeki şube müdürlerini topladım. Hepsine şunu söyledim; Ülke bir türbülanstan geçmiştir. 40 gün, 50 gün, 60 gün borcunu geciktiren esnafımız, sanayicimiz olabilir. Şöyle bakacaksınız. Yaşamasına inandığınız firma varsa, bu gecikmelere rağmen ilave kredi vermek suretiyle yaşatacaksınız. Eğer firmanın batacak seviyede olduğuna inanıyorsanız da onları bırakacaksınız. Çünkü kaynakları boşuna harcamamamız lazım. 1994 yılında yaşanan tekstil krizinde, özellikle Maraş – Antep bölgesinde batmak üzere olan firmaları fonladık, bugün en iyi müşterilerimiz oldular. Bir kamu bankası olarak bizim açımızdan baktığınızda, krizi fırsata çevirme zamanıdır. Güç durumda olan firmalarımızı mutlak suretle fonlayarak ayakta kalmalarını sağlamamız lazım. Bunların hepsi ülkemizin birer değeri. Firmalar kolay kolay yetişip büyümüyor. Büyüyen firmalarımızı, istihdam fırsatı sunan firmalarımızı yaşatmak gibi bir sorumluluğumuz var. O sorumluluğu yerine getirmemiz lazım” diye konuştu.

    Konuşmasının ardından TTSO Meclis Başkanı M. Şadan Eren ve Başkan M. Suat Hacısalihoğlu, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’e ziyaretinin anısına plaket ve tablo takdim etti. Üstünsalih de TTSO yönetimine bir hediye sundu.

  • Prof. Dr. Çomaklı: “İki üniversitenin yapacağı iş birliği şehrin kalkınmasına ivme kazandıracak”

    Prof. Dr. Çomaklı: “İki üniversitenin yapacağı iş birliği şehrin kalkınmasına ivme kazandıracak”

    Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya iade-i ziyarette bulundu.

    Rektör Çomaklı’yı makamında ziyaret eden Prof. Dr. Bülent Çakmak “Göreve başladığımız günlerde bizleri ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulunan Rektör Çomaklı’ya bizde iade-i ziyarette bulunmak istedik. Bu ziyaretler vesilesiyle yakın zamanda devraldığımız bu önemli görevi layıkıyla yapmak için istişarelerimizi sürdürüyoruz. Şehrimizin adını taşıyan üniversitemizi hızlı bir şekilde geliştirmek, ülkemizin iş ihtiyacına nitelikli iş gücü yetiştirmek ve gençlerin dinamik bir yapı içerisinde eğitim almasını sağlamak amacıyla çalışmalarımıza başladık. Bu kapsamda eğitim çıtamızı daha yukarı çıkarmak için Erzurum’daki tüm paydaşlarımızla beraber arayışlarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Atatürk Üniversitesinin yetiştirdiği öğrenciler ve yaptığı akademik çalışmalarla şehrin kültürel ve ekonomik-sosyal gelişimine önemli katkılar sağladığını belirten Rektör Çakmak, göreve başladıkları günden bugüne kendilerine gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı mevkidaşına teşekkür ederek, ülke bilimine katkı sağlamak adına omuz omuza vererek var güçleriyle çalışacaklarını ifade etti.

    “Doğu Anadolu Kariyer Fuarı İçin ETÜ’ye Teşekkür Ediyoruz”

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı ise, Prof. Dr. Bülent Çakmak ile uzun yıllar Atatürk Üniversitesinde birlikte çalıştıklarını ve meslek hayatına Erzurum Teknik Üniversitesine Rektörü olarak devam etmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Erzurum için büyük önem arz eden bu iki kurumun ortaklaşa olarak çalışmasının şehrin kalkınmasına ivme kazandıracağını aktaran Rektör Çomaklı, yakın zamanda ETÜ ev sahipliğinde gerçekleşen Doğu Anadolu Kariyer Fuarının oldukça verimli geçtiğini, etkinliğe dahil olan tüm katılımcıların kariyer planlamalarına büyük katkı sağladığını ifade etti.

    Her türlü çalışmanın paydaşı olmaktan memnuniyet duyacaklarını dile getiren Rektör Çomaklı, şehrin ve bölgenin gelişimine katkı sağlayacak projeler üretmek için sürekli iş birliği içinde olacaklarını ve arada kurulan iletişimi daha da güçlendireceklerini sözlerine ekleyerek nazik ziyaretlerinden dolayı Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’a teşekkür etti.

  • Vali Demirtaş: “Adanamızın kalkınmasına yönelik önemli atılımlar gerçekleştirdik”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Güney Adana Kalkınma Programı ile Adana’nın sosyo-kültürel kalkınmasına yönelik önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini söyledi.

    ‘‘Güney Adana Kalkınma Programı’’ kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülmeye başlanan projelerle ilgili sunum toplantısı Vali Demirtaş başkanlığında yapıldı.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğünce gerçekleştirilen; Şimdi Okul Zamanı, Şimdi Başarma Zamanı, Kitabım ve Okulum Benim Başarı Yolum, Yarınlar Eğitimle, Eğitim Okul Öncesi ile Geleceğin Okulunda Okulun Hep Yanında, Projem ile Varım, Bir Damla Kan ile Yaşama Şans Ver, Adana Bilim Şenliği, Çorbada Tuzum Olsun projelerine ek olarak 1 tane SODES Güdümlü Projesi, 4 tane SODES Projesi olmak üzere toplam 13 proje hakkında yetkililerden bilgiler alan Vali Demirtaş, ‘‘Bir kalkınma hareketi olarak gördüğümüz Güney Adana Kalkınma Programı ile Adana’mızın sosyo-kültürel kalkınmasına yönelik önemli atılımlar gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam ediyoruz. Projelerimizin hazırlanmasında ve uygulanmasında bizlerle beraber emek veren herkese teşekkür ediyorum. Her şey güzel Adana’mız için’’ dedi.

    Toplantının devamında projelerle ilgili bilgilendirme sunumları gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından toplantı sona erdi.

  • Bakan Turhan: “Ulaşım alanında gerçekleştirilen her yatırım Türkiye’nin ve Artvin’in ekonomik kalkınmasına katkı sağlar”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, ulaşım alanında gerçekleştirilen her yatırımın Türkiye’nin ve Artvin’in ekonomik kalkınmasına katkı sağladığını söyledi.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak için Artvin’e geldi. Ziyaretler kapsamında ilk olarak Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile 275 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin birinci, dünyanın ise 3. büyük barajı olma özelliğine sahip Yusufeli Barajı’nda incelemelerde bulundu. Barajın incelenmesinin ardından Artvin’e gelen Bakan Turhan, Artvin Valiliğini ve Artvin Belediyesini ziyaret etti. Ziyaretlerde Vali Ömer Doğanay ve Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe’den projeler hakkında bilgi alan Turhan, gerek Artvin gerekse Türkiye genelinde yürütülen çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.

    Artvin’in stratejik açıdan önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Bakan Turhan, “Türkiye’de coğrafi şartlarında getirdiği zaruretten dolayı en fazla tünel Artvin’de bulunuyor. Sahil yolu, Sarp Sınır Kapısı, Hopa-Borçka Cankurtaran Tüneli, Baraj yolları, ilçe yolları olmak üzere çalışmalar yapıldı. İyileştirme çalışmaları da devam ediyor” dedi.

    Artvin’in bir enerji üstü olduğunu belirten Bakan Turhan, “Artvin madenleriyle, barajlarıyla, su ürünleriyle, hayvancılık, arıcılık, tarım ve orman ürünleri yönünden zengin. Bizler de bu zenginlikleri ekonomiye kazandırmak için ulaşım altyapısı olmak üzere gerekeni yapıyoruz. Bu bağlamda da baraj yolları haricinde Artvin’de yaptığımız yatırımların toplam tutarı yaklaşık 4 milyar TL’ye yaklaştı” diye konuştu.

    Ulaşım alanında gerçekleştirilen çalışmaların bölge turizminin gelişmesinde önemli bir yer tuttuğunu da kaydeden Turhan, yeşil yol projesi, Rize-Artvin Havaalanı ve yollardaki iyileştirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından daha da üst seviyelere çıkacağını da sözlerine ekledi.

  • TİKA’dan Gürcistan tarım sektörünün kalkınmasına destek

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Türkiye’nin tarım sektöründeki tecrübelerini Gürcistan’a aktarıyor.

    Gürcistan’da 90’lı yıllardan itibaren başlayan ekonomik kriz, tarım sektörünü de olumsuz etkileyerek bu alanın çökmesine neden oldu. Yıllarca ülke için avantajsız bir ekonomi dalı olarak tanımlanan tarım, 20 yılı aşkın süreçte gerek teknoloji, gerekse insan kaynakları açısından büyük kayıplar yaşadı. Tarım alanında yeni politika oluşturmak adına Gürcistan hükümeti, Amerika, Asya ve Avrupa ülkelerinin örnek ve tecrübelerini incelemeye başladı. Coğrafi yakınlığı, iklim benzerliği gibi etkenleri dikkate alarak Gürcistan Parlamentosu Tarım Komitesi Başkanlığı, Gürcistan Tarım Bakanlığı ile Gürcistan Teknik Üniversitesi bünyesinde kurulan Kafkaslar Eğitim ve Araştırma Enstitüsü tarım alanında Türkiye modelini örnek aldı. Gürcistan’da tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve çiftçi eğitimlerinde kullanılması amacıyla Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından telif hakkının saklı kalması şartıyla Gürcistan Teknik Üniversitesine Türkiye’de yıllardır başarıyla kullanılan zirai filmler temin edildi. Toplamda 60 DVD’den oluşan, toprağın verimliliğinin arttırılmasından tarım ürünlerinin yetiştirilmesi, tarım zararlıları ve mücadele yolları, ürünlerin ambalajlama, depolama ve pazarlamasına kadar 300 üzerinde filmi içeren set, TİKA tarafından Türkçe’den Gürcüceye çevrilerek seslendirilmesi sağlandı.

    Gürcistan Teknik Üniversitesinde Gürcistan Tarım Bakanlığı ve Tiflis Büyükelçiliği yetkilileri ile ülkede faaliyet gösteren çok sayıda STK, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dahil donör kuruluşların katıldığı törende TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Daire Başkanı Ali Özgün Öztrürk, üniversite rektörü Prof. Arçil Prangişvili’ye DVD’leri teslim etti.

    Kafkaslar Eğitim ve Araştırma Enstitüsü Tarımsal Kalkınma Eğitim ve Danışmanlık Merkezi Müdürü Prof. Noe Hozrevanidze, faaliyete katılan bilim adamları ve tarım uzmanlarına filmler hakkında detaylı bilgi sunarak, Gürcistan’ın başlıca ihraç ürünü olan fındığın yetiştirme zincirini Türk modeline göre anlattı. Sunumdan sonra soru-cevaplara geçildi.

    Türkiye’nin tarım alanındaki tecrübelerini paylaşarak Gürcistan’da tarımsal kalkınmaya katkıda bulunması ile Türk ve Gürcü tarım çevrelerinin yakınlaşmasını hedefleyen proje, Gürcü yazılı ve görsel basında büyük yankı buldu.