Etiket: KALKINMA

  • Bakan Çelik: “Huzur Varsa Kalkınma Var”

    RİZE (İHA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, faaliyetlerin gerçekleşmesinin huzur ortamına bağlı olduğunu söyleyerek “Huzur arsa kalkınma var” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Rize’nin Pazar ilçesinde yapılacak olan ÇAYKUR’a ait Çay Fabrikasının temel atma törenine katıldı.

    Açılış töreninde konuşan Bakan Çelik, teröre vurgu yaparak, “Faaliyetlerin gerçekleşmesi huzur ortamına bağlıdır. Huzur ortamı yoksa bu tesislerin gerçekleşmesi mümkün değildir. Türkiye’de huzurun ve güvenli ortamın güvencesi tabiiki vatandaşlarımız. Ama özellikle Karadeniz insanının ülkenin varlığına, birliğine, dirliğine bakış açısı tüm dünya tarafından bilinmektedir. Bu bakış açınızdan ötürü hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    Huzur olmadığında yatırımların da olamayacağını vurgulayan Bakan Çelik, “Çünkü siz de çok iyi biliyorsunuz ki huzur varsa, kardeşlik varsa kalkınma var, iş var, aş var. Son dönemlerde Güneydoğu’da huzur vardı, kardeşlik vardı, dostluk vardı, ’devlet-millet el ele’ dedik çok önemli yatırımlar gerçekleşti. Nereden bakarsanız bakın ülkemizin dört bir köşesinde ne var ise aynı hizmetler o bölgelere de ulaştı. Ama huzuru hazmedemeyenler ne yazık ki tekrar memleketimizi huzursuzluk ortamına itme gayreti içerisine girdi” diye konuştu.

    Bakan Çelik, daha sonra İstanbul Milletvekili Hayati Yazıcı, Rize Milletvekilleri Hasan Karal ve Doğan Aşkın Bak, ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu ile birlikte temel atma törenini gerçekleştirdi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, aynı zamanda Rize’de yöresel mimariye uygun şekilde yapılan Çamlıhemşin Belediye Hizmet Binasının da açılışını gerçekleştirdi. Bakan Çelik burada ise, doğal yapıyı korumaya dikkat çekti.

  • Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz: “Gençler Heba Ediliyor”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, gençlerin bir taraftan kötü alışkanlıklarla, uyuşturucuyla, bir taraftan da aşırı ideolojilerle, şiddetle heba edildiğini söyledi.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Bingöl Gençlik Teşkilatı ve TÜGVA ekibiyle bir araya geldi. Programda konuşan Yılmaz, “28 Şubatı bir kez daha lanetliyoruz, kınıyoruz bir daha Türkiye’mizde böyle hadiselerin yaşanmamasını yürekten temenni ediyoruz. Artık tarihin diyelim sayfalarına bırakıyoruz öyle hadiseleri” dedi.

    Artık geleceğe bakacaklarını anlatan Yılmaz, “Ben özellikle gençlerimize şunu tavsiye etmek istiyorum. Sadece okuldaki eğitim yetmez, okuldaki eğitim gerçek eğitimin bir parçasıdır sadece. Sivil toplum faaliyetleriyle, sanatsal, siyasi faaliyetlerle gençlerimiz kendilerini çok daha fazla geliştirecekler” diye konuştu.

    Hükümet olarak ellerinden gelen tüm gayretle gençlerin yanında olacaklarını kaydeden Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Gençlerin eğitimi, gençlerin istihdamı, gençlerin kültürel, sanatsal faaliyetleri bütün bunlara ilişkin yeni yeni programlar oluşturuyoruz. Bir genç işletmeci örneğin bir işletme kurduğu zaman birkaç sene vergi almıyoruz. Düzenlemeyi Meclis’ten çıkardık, söz vermiştik yaptık. İşte KOSGEB kanalıyla 50 bin TL hibe girişimci gençlere desteği başlattık. 100 bin TL faizsiz kredi desteği veriyoruz, yine az önce söylediğim gibi gençlerimiz bir yere girdiği zaman, bir yıl boyunca, mesleğini de kazanması şartıyla maaşını veriyoruz, destek oluyoruz.”

    “GENÇDES PROGRAMIMIZI GELİŞTİRİYORUZ”

    SODES programının yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından GENÇDES programını geliştirdiğini kaydeden Bakan Yılmaz, “Orda da özellikle bu sanatsal kültürel faaliyetlere yeni yeni destekler sunacağız. Şimdiden lütfen projelerinizi hazırlayın hazırlıklarınızı yapın inşallah tiyatrosundan, kısa film çekmeye dergi çıkarmaktan başka faaliyetlere kadar, kültürel sanatsal birçok faaliyete destekler sunacağız. Biz hükümet olarak gençlerimizin yanındayız bundan hiçbir şüpheniz olmasın” ifadelerinde bulundu.

    “TERÖR GRUPLARI GENÇLERİ HEBA EDİYOR”

    Bir takım terör gruplarının belli sloganlarla gençleri heba ettiğine de dikkat çeken Bakan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bunu görüyoruz. Maalesef bununda arkasındaki şeyi iyi anlamak lazım kökü dışarda olan, aklı dışarda olan daha doğrusu dışardan kontrol edilen birtakım yapılar, bizim en büyük gücümüzün gençlik olduğunu çok iyi biliyorlar. Dolayısıyla bir taraftan kötü alışkanlıklarla, uyuşturucuyla, bir taraftan da aşırı ideolojilerle, şiddetle gençliğimizi verimli olmaktan çıkarıp, kendisini de toplumu da tahrip eden bir yapıya dönüştürmeye çalışıyorlar. Buna karşı gerçek gençliğimiz inşallah fırsat vermeyecek. Bunlara meydanı bırakmayacak ve gerçekten bizim değerlerimizle kendi bu topraklara ait değerlerle kavramlarla ve kimliğimizle bunun karşısında duracağız.”

  • Bölgesel Kalkınma Dinamikleri Gaziantep Tanıtım Toplantısı

    Bölgesel Kalkınma Dinamikleri, İpekyolu’nun Ticaret ve Sanayi kenti tanıtım toplantısı yapıldı.

    TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, “Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu Yönetim Kurulu adına salondakileri selamlayarak konuşmasına başladı. TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, “Bereketli Hilal olarak adlandırılan Mezopotamya topraklarına yakınlığıyla bilinen, İpekyolu’nun ticaret ve sanayi şehri Gaziantep, aynı zamanda 33 ülkeden 47 şehrin içinde yer aldığı Dünya Etkin Şehirler Ağı’na Gastronomi kategorisinde dâhil edildi. Kentimiz, Türkiye’nin gastronomi alanında hak ettiği yeri alması adına önemli bir başarıya imza attı. Bu başarı, sadece yemek kültürümüz adına değil, Gaziantep’in misafirperverliği, hoşgörüsü ve ensarlığı açısından da bir milattır. Bu sosyo-kültürel zenginliğin dünyaya tanıtılmasına katkı sağlayan gazi şehrimizi tebrik ederek sözlerime başlamak istiyorum. Gaziantep, kendisine misafir olan insanları da sanayici yapması ve bu kültürü aşılamasıyla tanınır. Bunun en güzel örneklerini de Doğu ve Güneydoğulu iş insanlarını sanayici kültürü ile tanıştırmasıyla gerçekleştirmiştir. Şimdide Suriyeli misafirlerimiz, bu kültürü yaşamaktadır’’ şeklinde konuştu.

    KADOĞLU: “BÖLGESEL KALKINMA, TÜRKONFED’İN EN ÖNEMLİ MİSYONUDUR’’

    Bölgelerarası eşitsizliğin ortadan kaldırılmasının, öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirten Kadoğlu,“bu hedef doğrultusunda, bilimsel temelli raporlar hazırlıyor ve tespitlerimizin uygulanmasında ilgili kurum ve kuruluşlar ile ortak çözümler geliştiriyoruz. ‘Bölgesel Kalkınmada Yerel Dinamikler’ rapor serimize Çorum, Tunceli, Edirne, Tekirdağ ve Antalya raporlarımızda devam ettik. Bugün de,TÜRKONFED olarak, sadece bir iş dünyası örgütü değil, aynı zamanda düşünce kuruluşu misyonumuza yeni bir halka daha ekliyoruz.TÜRKONFED ve TİM işbirliği ile hazırlanan, “Bölgesel Kalkınma Dinamikleri: İhracat ve Sanayi Kenti Gaziantep” rapor tanıtımı toplantımızı, federasyonlarımızdan GÜNSİFED’in ev sahipliğinde gerçekleştiriyoruz. Gaziantep sadece kendi bölgesinde değil, ülke ekonomisinde sağladığı değer ile çok önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6. ili olan Gaziantep, Türkiye ihracatının yüzde 4,3’ünü gerçekleştirmektedir. Kentimiz, özellikle tekstil ve gıda sektöründe gösterdiği girişimcilik örneğiyle uluslararası yatırımcıların da dikkatini çekmektedir. 2014 yılında 2 milyar dolarlık yerli-yabancı sermaye yatırımı çekerek, potansiyelini ortaya koyan Gaziantep’in, küresel rekabette geldiği nokta, taşıdığı potansiyel düşünüldüğünde yeterli değildir. Sanayi ve ticaret kenti Gaziantep’in eğitimde, taşıdığı ekonomik potansiyelin gerisinde kaldığını da vurgulamak isterim. Aynı zamanda tarih, kültür ve inanç turizminin önemli merkezlerinden biri olan kentimiz, Zeugma başta olmak üzere geçmişin mirasını günümüze taşımaktadır. Gaziantep ekonomisi bölge ülkelerine yönelik ihracata dayalı olarak gelişmiştir. Bu gelişim kamu tarafından değil, özel sektör eliyle şekillenmiştir. Kentimizin ihracat performansı, coğrafi konumdan ve bölge ile tarihi-kültürel ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum Gaziantep ekonomisinin özgünlüğünü oluşturmaktadır. Sanayileşme tekstil, gıda, kimya, gibi az sayıda sektörde ve genelde düşük teknolojili alanlarda yoğunlaşmıştır.

    KADOĞLU: “YOĞUN GÖÇ VE SURİYELİ MÜLTECİLERİN SOSYO-EKONOMİK GELİŞMEDEKİ ETKİSİ BÜYÜK’’

    “Ancak, bölgesinden aldığı yoğun göçe, son yıllarda Suriyeli mültecilerinde eklenmesi ve sosyo-ekonomik açıdan az gelişmişlik, kentin potansiyellerini kullanmasının önüne geçmektedir. Gaziantep’in hızlı sanayileşme süreci ile sosyo-ekonomik göstergeleri arasında adeta uçurum vardır. Gaziantep, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden hem nitelikli iş gücü ve sermayeyi hem de niteliksiz iş gücünü çekmiştir. 400 binin üzerinde Suriyeli mültecinin, kentin ekonomik hayatına plansız katılması, işsizlik rakamlarını artıracaktır. Aynı zamanda Gaziantep’in düşük gelir seviyesi, şehrin sosyal ortamını ve huzurunun korumasını güçleştirecektir. Şehirdeki sosyal imkânlar zayıf kalmaktadır. İyi eğitimli üst düzey profesyonel yöneticileri şehirde tutmak zorlaşmaktadır. Bu nedenle Gaziantep’in yapacağı sıçramanın bir ayağı da sosyal hayatın beyaz yakalı çalışanlar ve üst düzey yöneticilere uygun bir hale getirilmesi olmalıdır. Orta Doğu’daki karışıklık ve çatışmalar, Güneydoğu’da yaşanan siyasi gerilim ve şiddet ortamı: bölgede huzur, güven ve barışın sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Gaziantep’te ekonomik hayatı etkileyen başlıca sosyo-ekonomik dinamik vardır. Bunlar, Gaziantep’in yoğun göç alması, sosyal hayatın kısıtlı olması, barış süreci, Suriyeli mülteciler ve gelir adaletsizliğidir. 2011 yılında 5 bin 360 dolar olan kişi başına gelir, aynı yıl Türkiye’de 10 bin 446 dolar olarak alınan kişi başına gelirin yüzde 51’ine denktir. Bu durumun böyle devam etmesi halinde 2023 yılında Gaziantep’te kişi başına gelir 7 bin 744 dolara yükselecektir. Yani Gaziantep 2023 yılında da orta gelir tuzağında olacaktır. Aynı yıl Türkiye’de kişi başına gelir 16 bin 997 dolar olacaktır. Gaziantep’te gelir seviyesi Türkiye geneline oranla daha da düşecek ve yüzde 51’den yüzde 46’ye gerileyecektir. İpekyolu’nun ticaret ve sanayi kenti Gaziantep’in 2023 yılına dönük “Yol Haritası”nı ortaya çıkarttığımız rapor, bu anlamda sadece sorunlara değil, çözüm alanlarına da odaklanmaktadır’’ diye konuştu. TÜRKONFED olarak iş dünyasının ve toplumun sorunlarına çok sesli, tarafsız ve yapıcı bir bakış açısıyla sahip çıkmaya çalışıyoruz. Sorunları tespit ediyor, çözümlere odaklanarak, öneriler getiriyoruz. Bugüne kadar bölgesel kalkınmadan KOBİ’lere, mesleki eğitimden iş dünyasında kadın konusuna, istihdam ve gelir dağılımından demokratikleşme alanlarına kadar çok önemli konularda raporlar hazırladık. Sadece rapor hazırlamakla kalmadık. Tespit ve önerilerimizi karar mercilerine; en başta hükümetimiz ile kamu kurum ve kuruluşlarına da aktardık ve aktarmaya devam ediyoruz. Bugün her alanda teknolojiyi kullanan, kalite ve inovasyona önem veren firmalar, büyüklüklerine bakılmaksızın, rakiplerini geride bırakmaktadır.

    KADOĞLU: “BÜYÜK BALIĞIN KÜÇÜK BALIĞI DEĞİL, HIZLI BALIĞIN YAVAŞ BALIĞI YEDİĞİ BİR KÜRESEL SİSTEM SÖZ KONUSU’’

    Günümüz teknolojisinin imkanlar düşünüldüğünde artık iş yapma modelleri de değişmektedir. Dijital ekonomi yeni bir ekonomik sistemin, yani bilgi ekonomisinin kalp atışlarıdır. Bugün artık, büyük balığın küçük balığı değil, hızlı balığın yavaş balığı yediği bir küresel sistem söz konusudur. Evet, bilgi teknolojilerini doğru kullanan, verimlilik ve üretimde; kaliteyi, Ar-Ge ve inovasyon temeli atan, doğru pazar kanallarıyla ürün ve hizmeti etkin bir şekilde dağıtan firmalarımız ayakta kalacaktır. Türkiye ekonomisi 2015 yılında seçimlerin gölgesinde kaldı. Yaşadığımız 2 seçim nedeniyle gündem siyaset ağırlıklıydı. Türkiye ekonomisi yılın son çeyreğinde toparlanma belirtisi gösterse de, gerek dışarıda gerekse de içeride yaşanan gelişmelerle 2015 iş dünyası açısından kayıp bir yıldı. Ancak TÜRKONFED olarak 2016’dan umutluyuz. 2016 yılı itibarıyla 4 yıl boyunca seçim yaşanmayacağı bir döneme giriyoruz. Dolayısıyla bu dönemde ekonomik ve demokratik reformların hayata geçirilmesi için bir engel bulunmamaktadır. Türkiye böyle bir dönemin fırsatlarını iyi değerlendirmelidir. Bu durumda, Türkiye’nin performansının değerlendirilmesinde, reformların uygulanmasının ana unsur olacağı göz önüne alınmalıdır. Bu noktada, içeride ve dışarıda yaşanan sosyal ve toplumsal gelişmeler, ülke ekonomimizde yeni politikalar üretilmesini zorunlu kılmaktadır. Gaziantep, misafirperverliği ve hoşgörüsüyle 400 binin üzerinde Suriyeli mülteciye ensarlık yapmaktadır. Bu yeni durumun, sosyo-ekonomik yapımızda oluşturacağı etkileri incelenmeli ve şimdiden gerekli tedbirler alınmalıdır. Hükumetimiz ve bölgenin yerel aktörü olan sivil toplum örgütlerinin birlikte politikalar üretmesi gerekmektedir. 64. Hükumetimizin 2015 sonunda açıkladığı Orta Vadeli Plan’da öngörülen ve 25 madde ile mikro ekonomik reformların harekete geçileceği Eylem Planı’nı konfederasyon olarak destekliyoruz ve uygulamaların da yakın takipçisi olacağız. Özellikle KOBİ’lerimize yönelik maddelerin bir an önce hayata geçirilmesi, ekonomimizde olumlu bir etki oluşturacaktır. AB ile müzakere sürecinde ekonomiyi doğrudan ilgilendiren 17. başlık kapsamında öngörülen adımların bir an önce atılmasını bekliyoruz. Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde yakalanan olumlu gelişmelerin, aynı kararlılıkla devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Reformlarda atılım, yurt içi siyasi gündemin hafiflemesi ve AB ile müzakere sürecinde ilerlenmesi, Türkiye’nin makroekonomik göstergelerinin 2016 yılında ciddi bir şekilde iyileşmesini sağlayacaktır. Bu iyileşmede ana itici güç yine yerelden bölgeye ve ülke ekonomisine doğru uzanan zincirin tüm halkalarının güçlü olmasından geçmektedir. Gaziantep barındırdığı potansiyeli, fırsata çevirecek dinamik bir sanayi yapısına sahiptir. TÜRKONFED ve TİM işbirliği ile hazırlanan raporumuzda bu amaca hizmet etmek için hazırlanmıştır. Raporun Gaziantep’e, bölge ve ülke ekonomimize katkı sağlayacağına inanıyorum.’’ şeklinde konuştu.

    Tim Başkanı TİM Başkanı Mehmet Büyükeksi, Evliya Çelebi’nin 1641 ve 1671 yıllarında Antep’i ziyaret ettiğini hatırlatarak, Evliya Çelebi’nin “Bu şehri anlatmaya ne dil ne de kalem yeter’ dediğini ve Antep’i dünyanın gözbebeği olarak tanımladığını kaydetti. Antep’in tarihte de önemli roller üstlenerek, kendi kahramanlık hikayesini yazdığını vurgulayan Büyükekşi, “Kurtuluş savaşında, annesini Fransız askerlerden korumaya çalışırken 14 yaşında şehit düşen Şehit Mehmet Kamil’i, ’Müsterih olunuz, düşman arabaları cesedimizi çiğnemeden Antep’e giremezler’ diyen Şahin Bey gibi kahramanların fedakarlıklarıyla bu ülke bize vatan kılınmıştır. Daha niceleriyle beraber tüm şehitlerimizi huzurlarınızda rahmetle, şükranla, minnetle yad ediyorum. Mekanları cennet olsun. Antep aynı zamanda, Türkiye’nin Ortadoğu coğrafyasına açılan en önemli kapılarından birisi. Memleketimizin bize sunduğu imkanlar, hemşehrilerimizin mahareti ile birleşince başarı da beraberinde geliyor” dedi.

    Tarihte ipek yolu tüccarlarını ağırlayan bu cömert şehir, çalışkan iş adamları ile bugün dünyanın her yerinden sanayici ve iş adamlarını misafir ettiğini belirten Büyükekşi, “Nüfusundan fazla mülteci ağırlayan, neredeyse 2 milyon kişinin sorumluluğunu alan kentimiz, Belediye Başkanımız Sayın Fatma Şahin’in de dediği gibi Nobel Barış ödülünü hak ediyor. Diğer taraftan, Unesco tarafından dünya gastronomi şehri ilan edilen ilimiz, Türkiye’nin en kalabalık 8. şehri ve bölgesinde sanayi ve gelişmişlik bakımından birinci sırada yer almakta” diye konuştu.

    BÜYÜKEKŞİ: “ANTEP’TEN 188 ÜLKEYE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

    TİM Başkanı Büyükekşi, Gaziantep’ten dünyaya yapılan ihracata dikkat çekti. Büyükekşi, “Bugün Gazi şehrimizden, 188 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor. Gaziantep, 2015’te 6,3 milyar dolarlık ihracat rakamı ile Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6. ili konumunda. 2002-2015 yılları arasında, İstanbul’un ihracatı yaklaşık üç kat artarken, Gaziantep’in ihracatı 10 katına çıktı. 2015 yılında toplam ihracatımızda Antep’in payı yüzde 4,4 makine halısı, plastik poşet ve iplik üretiminde Türkiye’de lideriz. Dokuma, iplik, un, sabun, deterjan, deri, plastik, çimento, salça, bisküvi ve yağ fabrikaları ile bölgesinin sanayi merkezi olan bir il. Ayrıca ilimiz, antep fıstığı üretim ve ihracatının yüzde 90’ı, kuru yemiş işleme ve ihracatının yüzde 85’ini, makarna işleme ve ihracatının yüzde 60’ını, pamuk ipliği imalat ve ihracatının yüzde 45’ini ve havlu imalat ve ihracatının yüzde 10’unu gerçekleştirmekte. Diğer taraftan Yatırım Teşvik Sisteminde 3. Bölgede yer alan ilimize, 2015 yılında toplam yatırım tutarı 1,6 milyar dolarlık 14’ü yabancı olmak üzere toplam 160 yatırım teşvik belgesi düzenlenmiştir. Bu belgelerde öngörülen istihdam sayısı ise 2820 kişidir. Antep’imizle, Antepli iş adamlarımızla, bu şehrin kalkınmasına emek veren herkesle ne kadar gurur duysak az” diye konuştu.

    2015 yılında, Değerlenen dolar, düşen emtia fiyatları, jeopolitik riskler dünya ticareti üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. IMF’ye göre küresel ticaret 2015 yılında yüzde 12 daralarak 16,5 trilyon dolar seviyelerinde gerçekleşecek. Türkiye’nin ise dolar bazlı ihracatı, aynı etkenlerden dolayı 2015 yılında yüzde 8,7 daraldı. Riskli bölgelerle ticareti yoğun olmasına rağmen, Gaziantep’in ihracatındaki gerileme ise yalnızca yüzde 5 seviyesinde oldu. Gaziantep, diğer bölgelere göre daha sağlam bir duruş sergileyerek Türkiye ihracatının en önemli desteklerinden biri oldu.

    2015 yılını geride bıraktık. 2016 yılı ise, yine bir takım zorlukları barındırmakla beraber, ekonomide kısmi bir toparlanmanın yaşandığı bir yıl olacak. Küresel ekonomideki bu iyileşmenin yanı sıra, biz de TİM olarak ihracatımızı artıracak aksiyonlar sergilemeye devam edeceğiz. Geçen yıl Gaziantep’le birlikte 4 ilimizde Girişim Evleri açtık. Yine bu yıl 6 ilimizde Girişim Evlerimizi açacağız.

    Bildiğiniz gibi 2015 sonu itibariyle Ekonomi Bakanlığımızın liderliğinde Türkiye Markasının tanıtım atağını başlattık. Marka çalışmalarımız 2016 yılında yoğun bir şekilde devam edecek. Marka çalışmalarımızla beraber, ihracatımız hızlı kalkınmamızın itici gücü olacak. Özellikle, marka gücü ile ön plana çıkan Gaziantep’in, küresel tanıtım süreçlerinde de ön plana çıkacağına inanıyorum. Kültürel ve ekonomik zenginlikleriyle şehrimiz, tüm dünyada daha bilinir hale gelecek. Bu durum, turizm gibi birçok alanda kazancı artırırken, aynı zamanda ihracatımızda da müspet etkiler oluşturacaktır. Antepliler olarak sizler, Türkiye aşkını bir hazine gibi kalbinde taşıyarak, Geçmişle geleceği, akılla duyguyu birleştiren, ülkemiz ihracatının ve kalkınmasının en güçlü dinamiklerinden birini oluşturuyorsunuz. Yakın çevrede yaşanan terör olayları, savaşlar, göçler, şehrimizin mücadele göstermesi gereken sosyal ve ekonomik zorluklar ortaya çıkarıyor. Antep’i gazi yapan o irade ve inanç hamt olsun ki hepimizde mevcut. Gaziantep Halkının her zorluğun üstesinden gelme azmine ve gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Sözlerime burada son verirken, Bu toplantıda emeği geçen herkese, TÜRKONFED’e ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum’’ ifadelerine yer verdi.

    Gaziantep’in çok önemli bir sanayi şehri olma özelliğine dikkat çeken Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Toprak, Türkiye’yi savaşa çekme niyetinde ola ülkelerin ve örgütlerin amacına ulaşamayacaklarını belirtti.

    Vali Yardımcısı Uğur Aladağ ise, konuşmasında “Gaziantep tarih boyunca çok önemli bir şehir olageldi. Hem ipek yolu üzerinde bulunması hem de önemli ticaret merkezi olması önemini daha da arttırıyor. Bölgenin ve ülkenin yıldızı olan Gaziantep bu vasfını devam ettiriyor. Bu raporu büyük bir dikkatle inceledim. Gaziantep’i diğer illerden ayrıcalıklı kılan ortak aklı iyi bir şekilde kullanmasıdır” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya, Vali Yardımcısı Uğur Aladağ ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra, İl Emniyet Müdürü Erhan Gülveren, GTO Başkanı Eyüp Bartık ve çok sayıda iş adamı katıldı.

  • Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz Van’da

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, tarım sektörünü stratejik bir sektör olarak gördüklerini söyledi.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, DAP bölgesi Havza Bazlı Hayvancılık Master Planı Projesi tanıtım toplantısı başta olmak üzere çeşitli gezi ve incelemelerde bulunmak üzere Van’a geldi. Havaalanında Van Valisi İbrahim Taşyapan, Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, AK Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ve partili üyeler tarafından karşılanan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz toplantının yapılacağı mekana geçti. Elite World Otel’de gerçekleştirilen toplantıya, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Yardımcısı Yusuf Coşkun, DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir, Van Valisi İbrahim Taşyapan, AK Parti Van Milletvekilleri Beşir Atalay, Burhan Kayatürk, AK Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, kamu kurum ve kuruluşların daire amirleri ve sivil toplum örgütlerinin oda başkanları katıldı. Toplantı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlarken, tanıtım programının açılış konuşmasını Vezir Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Prof Dr. İsmail Hakkı Eraslan ve DAP Proje Koordinatörü Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Akif Yürük’ün slayt sunumları ile devam etti. DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir ile Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın birer konuşma yaptı.

    “BİZ TARIM SEKTÖRÜNE STRATEJİK BİR SEKTÖR OLARAK GÖRÜYORUZ”

    Daha sonra kürsüye gele Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bu projenin bütün illeri ilgilendiren bir proje olduğunu belirtti. Van’ın cazibe merkezi illerden biri olmasından dolayı Van’ı seçtiklerini ifade eden Bakan Yılmaz, “14 ilimizden ilgilileri buraya davet ettik. Van önemli bir merkez ilimiz. Van’da olan iyi şeyler sadece Van’ı değil bütün bölgeyi etkiyor. Van’ın kalkınması bütün bölgeyi ilgilendirir. Geçmişte DAP diye bir planlama yapılmıştı. Bölgeye dönük çalışmalar yapılmıştı ancak bir idaremiz yoktu. DAP bölge Kalkınma İdaresi yoktu. İlk kez Doğu Anadolu’nun da bir bölge kalkınma idaresi oldu. 2011 kuruluşunu gerçekleştirdik ve o tarihten bu yana çalışmalarımız yürütüyoruz. Tüm kesimlerin desteğini alarak DAP eylem planını hazırladık. Eylem planımız 2014-2018 dönemini kapsıyor. Bu dönem içinde DAP bölgesinde 21 milyon liralık bir yatırım hacmini ifade ediyor. Eylem planımızı 5 eksene oturttuk. Doğu Anadolu’nun tabi olarak üzerinde yoğunlaşması gereken en önemli sektör tarım hayvancılık birinci eksenimizi oluşturuyor. Bu geniş kapsamlı eylem planını peyder pey hasata geçiriyoruz. Hayvan İçme Suyu göletleri programını başlattık. İllerle iş birliği içinde bölgede HİS dediğimiz göletlere destekler sağladık. Bunun yanında hayvancılıkta katma değerin kalması için çalışmalar yaptık. Yeni pazar alanları oluşturuyoruz ve bunların yanına kesimhaneler kuracağız. Hayvan borsasını bölgeye kazandırmak olacak. Böylece bölge daha fazla katma değeri bölgede tutacak. Katma değeri daha nitelikli işleri bölgede yaparak sağlayacağız. Katma değeri bölgede tutarak halkın refahını arttırmış olacağız. Hayvancılık ve tarım konusu bölgenin temel meselesi. Geçmişte kalkınma deyince tarım sektöre ikinci sektör gibi ele alınıyordu. Sadece sanayi ve diğer alanlar anlaşılıyordu. Ancak tarım kalkınmanın en önemli alanlarından biri. Kalkınmış denilen ekonomilerin sanayiden önce tarımda değişim yaptığını görüyoruz. Biz tarım sektörüne stratejik bir sektör olarak görüyoruz. Çeşitlenen ihtiyaçlar talep koşullarını dikkate alındığında tarım eskisinden de daha önemli bir duruma gelmiştir. Bizim bu sektöre gereken önemi vermemiz gerekiyor ve hükümet olarak bunu böyle görüyoruz. Bölgesel politikalarımızda da bunu dikkate alıyoruz. Amacımız daha modern tarım sektöre oluşturmak. Bunu da sizlerle birlikte yapacağız. Masa başında Ankara’da oturarak yapmayacağız. Bölgelerde sizlerle bir araya gelerek bunu sağlayacağız” dedi.

    “KAYNAK GERÇEK KISIT DEĞİLDİR”

    Üreticilerle, sektör temsilcileriyle, meslek kuruluşlarıyla bu projeyi yapmalarını isteyen Bakan Yılmaz, “Bu nedenle onları bu toplantıya davet ettik. Benim proje ekibinden ricam üreticilerle çok yakın çalışmalarıdır. Verileri oluştururken bire bir üreticilerle, oda başkanlarıyla birlikte bu fikirleri geliştirelim. Tarım ve hayvancılıkta, farklı hayvancılık modellerini oluşturmamız lazım. Bir takım ithal malzemelerle bir şeyler yaptığımızda sonuç alamıyoruz. Bu tespitlerimizi çok iyi yapmamız lazım. Bunun içinde tek tek sahayı analiz ederek bilgileri bir bankada toplamamız gerekiyor. Saha çalışmaları anketler yapılacak ve veri tabanı hazırlanacak. Proje için 1.3 milyon lira kaynak ayırdık. Araştırma ve geliştirme çalışmaları için. Tamamlandığında somut adımlar atacağız. Proje ekibinden teorik şeyler istemiyoruz. Somut uygulanabilir proje önerileri istiyoruz. Uygulanabilir fikirler ortaya koymamız lazım başarılı olmamız için. Kalkınma Bakanlığı olarak her zaman sizlerin emrindeyiz. Yeter ki uygulanabilir bir proje olsun. Kaynak bir şekilde bulunur. Kaynak gerçek kısıt değildir. Gerçek kısıt doğru, uygulanabilir kaliteli projelerdir. Bu projeler hazırlandığında kaynak bir şekilde bulunur yeter ki bize güzel fikirler ve projeler getirin” ifadelerini kullandı.

    “BOŞ İŞLERLE UĞRAŞMAMAMIZ GEREKİYOR”

    Huzur ortamının kardeşliğin pekiştirilmesi gerektiğini, hadiseleri geride bırakarak birlik beraberlik içinde bölgede yatırım ortamını iyileştirmeleri lazım olduğunu da vurgulayan Bakan Yılmaz, “Desteklerimizle, eylem planlarımızla bölgemizi, Türkiye’nin huzur ortamını yükseltmemiz lazım. Bunu sizlerle birlikte başaracağız. Görevimiz yoksulluğu, işsizliği nasıl ortadan kaldırabileceğimizi tartışmaktır. Hocalarımız bahsettiler az önce çobanlık ile ilgili. Çobanlık peygamber mesleği. Ama maalesef bu gün o mesleğe farklı bakış açısı var. Bu konudaki düşünceleri değiştirmemiz gerekiyor. Bunun iyileştirilmesi konusunda adımlar atıyoruz. Kırsal alanda yaylalarda kadınların emeğine yönelik daha sistemli tanımlamaların geliştirilmesi gerekiyor. Bu konuda çalışmalar yapacağız. Böylece insanların refahını arttıracağız. Üniversite sanayi işbirliği diye bir kavram var. Bu konuda bölgede 3 merkez il seçtik. Bu 3 ilde çiftçi eğitim merkezleri kurdurduk. Üniversitelerimizle çiftçilerimiz arasındaki bağı güçlendirmek istiyoruz. Van sınır illerimizden biri. Bu büyük bir fırsat. Yanımızda devasa bir Pazar var. İran uzun zamandır ambargo nedeniyle ekonomide sorunlar yaşadı. Bu sorun önemli oranda aşıldı. Uluslararası anlaşmalarla ambargoların kaldırıldığını görüyoruz. Bu bizim için büyük bir fırsat. Ülkemiz bölgemiz ve Van için. Bunu kalkınma sürecinde değerlendirmeliyiz. Çevre ülkelerle komşularla ticaret yapmadıkça refahı istediğimiz ölçüde sağlayamayız. Bu nedenle fırsatı değerlendirmemiz gerekiyor. Gereksiz işlerle uğraşmadan biz bu Van pazarına nasıl girebiliriz, iş dünyasıyla iş birliğimizi nasıl geliştirebiliriz konusunda emek harcamalıyız. Sürekli gidip gelmeliyiz. İş dünyamızın temsilcileriyle gidip geleceğiz ve bu fırsatı değerlendireceğiz” dedi.

    Yapılan konuşmanı ardından Bakan Yılmaz, proje ekibi ile hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra basına kapalı olan diğer bir toplantıya geçti.

  • Namibya’da ’San People Kabilesine Acil İnsani Yardım Ve Kırsal Kalkınma’ Projeleri Başlatıldı

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Namibya’nın Tsumkwe Bölgesinde yaşamlarını sürdüren San People (Bushman) kabilesine yönelik acil insani yardım ve kırsal kalkınma projeleri başlatıldı.

    TİKA, faaliyet gösterdiği coğrafyalarda gerçekleştirdiği projelerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu çerçevede TİKA tarafından Namibya’nın Tsumkwe Bölgesinde yaşamlarını sürdüren San People (Bushman) kabilesine yönelik acil insani yardım ve kırsal kalkınma projeleri başlatıldı.

    Namibya Marjinal Topluluklar Bakanlığı işbirliği ile başlatılan proje kapsamında TİKA uzmanları, Nama Pan, Onderayahurua, Dobe ve ElephantSong kamplarını ziyaret ederek kırsal kalkınma projelerine esas teşkil edecek tespitlerde bulundu.

    San People’lar, Namibya Tsumkwe Bölgesinde halen yaşamlarını kırsal kesimde kapalı bir toplumsal yapı içerisinde yaşıyor. Söz konusu kabile gıda gereksinmelerini doğadaki bitki ve köklerden, et ihtiyaçlarını ise avlanarak gideriyor. Namibya genelinde yaklaşık 65 bin San People bulunduğu, bunların yaklaşık 8 binininTsumkwe civarında yaşadığı tahmin ediliyor.Namibya’da 6 adet kabile bulunurken, ’Hai/Om’, ’Ju/Oans’, ’Kung’, ’Khwe’, ’Naro’, ’Xoo’ isimlerinden oluşan kabilelerin hepsinin ayrı dili var.

    Çalışkan, sıcakkanlı ve avcı-toplayıcı San People kabilesine, devlet yabani hayvan avlamalarını, bu kabilelerin ilçe ve şehirlere göç etmesini yasaklamış durumda. Bu çerçevede devlet tarafından her aileye aylık 12.5 kg. mısır unu yardımı yapılıyor. Yetersiz beslenmenin net şekilde görüldüğü coğrafyada ivedilikle üretime yönelik faaliyetlerin başlatılması tespit edilerek, söz konusu coğrafyanın ekolojik yapısının tarım ve hayvancılık faaliyetlerine uygun olduğu, küçük çapta tarımsal faaliyette bulundukları görülüyor.

    Bölgenin çöl iklimi olması sebebiyle gündüz 30 derece olan sıcaklık geceleri 0-5 dereceye düşüyor. Fakat yeraltı sularının yeterli olması özellikle tarım alanında bölgeye avantaj sağlıyor. Bölgenin en önemli sorunları arasında yaban fillerinin çevreye verdiği tahribat da yer alıyor.

    TİKA uzmanları tarafından gerçekleştirilen incelemeler sonunda San People kabilesine TİKA tarafından tarımsal alanda beslenmelerine katkı sağlayacak, patates, soğan,domates, havuç, kabak, mısır tohumlarının yanı sıra ve tarım aletleri desteğinde bulunulması öngörülüyor. Hayvan yetiştiriciliği alanında ise aile başına 5 keçi ve 1 teke, 5 adet tavuk ve birer adet inek desteği sağlanacak. Ayrıca, geleneksel el sanatları ile uğraşan kadınlar için malzeme desteğinde bulunulacak.