Etiket: KALKINMA

  • Bakan Çelik’ten Bursa’nın Kırsal Kalkınma Projelerine Destek

    Büyükorhan Belediye Başkanı Hasan Taş, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve Kırsal Kalkınma için Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPARD)projelerinin onay görüşmelerini tamamladı. Projelere Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik de tam destek verdi.

    Büyükorhan Belediye Başkanı Hasan Taş, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ve Kırsal Kalkınma için Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPARD) projeleri olan mezbaha, soğuk hava deposu ve Görecik Yaylası projelerinin onay görüşmelerini Ankara’da tamamlandı. Büyükorhan Belediye Başkanı Hasan Taş’ın uzun süredir üzerinde durduğu mezbaha ve soğuk hava deposu ile kırsal turizm projesi Görecik Yaylası olumlu sonuçlandı.

    Tarım ve Kırsal Kalkınma Destekleme Kurumu, proje kapsamında Büyükorhan’ın Görecik Yaylası’nda sosyal tesis ve bungalov evlerinin yapılma talebini inceledi. Projelerin bir an önce gerçekleşmesi yönünde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’ten destek alan Büyükorhan Belediye Başkanı Hasan Taş, Nisan ve Mayıs aylarında uygulamaya geçecek olan projelerin ilçede hareketlenme yaşatacağını ifade etti.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz: “En Büyük Teşvik, Bölgenin Huzur Ve Güven Ortamıdır”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Ülkemizin huzuru için atacağımız her adım aynı zamanda yatırımlar içinde son derece olumlu katkı sağlayacaktır. Bu nedenle en büyük teşvik, bölgenin huzur ve güven ortamıdır” dedi.

    Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Van Güç Birliği Platformu Mütevelli Heyet Toplantısı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın da katılımıyla gerçekleşti. Van Milletvekili Prof. Dr. Beşir Atalay başkanlığında gerçekleşen toplantıda konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, terör hadiselerinin kendilerini normal gündemlerinden uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Yılmaz, “Terörün iki maliyeti var. Birincisi, doğrudan verdiği zarar. Bu çok önemli; can kayıplarını, yaralanmaları hesaba vuramayız. Bir de ekonomik olarak dolaylı zararları var. Terör olduğu için yapılamayan işler de aslında terörün ekonomik olarak büyük bir maliyetidir. Terör var diye kullanılamayan meralar, yapılamayan ticaret, kamu yöneticilerin başka konular yerine güvenlik meselelerine odaklanması terörün dolaylı maliyetleri. Ülkemiz el birliği içinde hangi partiden olursa olsun ortak çabasıyla bunlardan kurtulur diye temenni etmek istiyorum” dedi.

    Güç Birliği Platformu’nun çok önemli olduğunu ve herkesi kucakladığını ifade eden Yılmaz, tüm kesimleri aynı çerçevede buluşturmanın ve aralarında bağlantılar kurmanın gelişmeye katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Van’ı sıradan bir il değil, bölgenin cazibe merkezi olarak gördüklerini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Van’da olan iyi bir şey bütün bölgeyi etkilediği gibi kötü olaylarda bölgeyi etkiler. Van’ı böyle algıladığımız için burada bakanlık olarak cazibe merkezleri programını uyguladık. Bu çerçevede önemli hizmetlere imza attık. Bütçe dışında ekstra kaynaklarla biz bu hizmetleri finanse ettik. Bu ilimizin daha ileriye gitmesi için sağlanan imkanlardır. Yatırım ortamının iyileştirilmesi çok önemli. Kalkınma denen olay yatırımlarla oluşuyor. Çevre yoluyla ilgili toplantı yaptık. İdari anlamda yapılması gereken konuları kurumlarımız araştırıyor. Yerel yönetim isterse bu sorun çözülür. Yerel yönetim bu konuda üzerine düşeni yapmıyor. Van’ın önünü açacak çevre yolu konusunda adım atması ve imar düzenlemesi yapması lazım. Keşke belediye başkanı burada olsa ona neden sorunu çözmediğini sorma imkanımız olsaydı. Diğer illerde bu sorunları belediyeler çözüyor. Belediye çözmüyorsa biz gayret edeceğiz ve başka çözüm yolları arayacağız.”

    Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nın çok önemli bir ticaret yolu olduğunu ve mutlaka geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Kapıköy Sınır Kapısı, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kapıköy sadece mal ticareti için değil, hizmet ticareti için de çok önemli. Ayrıca Van’ın ve bölgenin kalkınmasında en kritik konulardan biri de İran’la ticarettir. Biz bu anlamda tercihli ticaret anlaşması imzaladık. Ambargolar nedeniyle tam istediğimiz hedefe ulaşamadık. Ancak yaptırımların kaldırıldığı bu süreçte ticareti arttırmamız lazım. İran’la ticaretin kolaylaştırılması konusunda çalışmalar yapıyoruz. Tercihli ticaret kapsamına giren malların kapsamını genişletmek istiyoruz. İran seyahatimiz bu anlamda çok olumlu geçti” diye konuştu.

    Hükümet olarak uyguladıkları teşviklerin tarihin en cömert teşvikleri olduğunu dile getiren Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Yatırım ortamınız iyi değilse, güvenlik elverişli değilse bundan yeterince istifade edemiyorsunuz. Bu teşvik sisteminin sorunu değil, kullanabilme kapasitesiyle ilgili sorun. Özel sektör yatırımları bunlardan olumsuz etkileniyor. İnsanlar sermayelerini riskli gördükleri yerlere getirmiyorlar. Ülkemizin huzuru için atacağımız her adım aynı zamanda yatırımlar içinde son derece olumlu katkı sağlayacaktır. Bu nedenle en büyük teşvik o bölgenin huzur ve güven ortamıdır. Bunu sağlamak da hepimizin ortak görevidir. Buradaki huzur ortamını korursak, nevruz döneminde İran’dan önemli oranda turist geleceğini ve Van ekonomisine katkı sunacağına inanıyorum. İran’da yaptığımız görüşmede Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı, ’Biz Türkiye’yi güvenlik sorunu olan bir ülke olarak görmüyoruz, halkımızın Türkiye’ye gitmelerini destekliyoruz’ anlamında açıklamalarda bulundu. Bu da önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.”

    AK Parti Van Milletvekili ve Mütevelli Heyet Başkanı Beşir Atalay ise, toplantıya katılan Kalkınma Bakanı Yılmaz’ın hükümet tarafından bölgedeki kalkınma çalışmaları, yatırımlar ve sorunlu yerlerdeki kentlerin yeniden inşası konusunda görevlendirildiğini söyledi. Van’da son zamanlarda çok önemli toplantıların gerçekleştirildiğini anımsatan Atalay, “Kentteki sorunların çözümü konusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Seçim döneminde en çok karşımıza çıkan Erciş ilçesindeki kentsel dönüşüm ödemeleri konusunda sorunlar vardı. Biz uzlaşma yoluyla bu sorunu çözdük ve hak sahiplerine ödemeleri yapıldı. Çevre yolu konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Biz kentimizle ilgili sorunları belirleyerek bu sorunların çözülmesi konusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz” dedi.

    Güç Birliği Platformu Yönetim Kurulu Başkanı olan Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın konuşmalarının ardından Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ve DAKA Genel Sekreteri Emin Yaşar Demirci’nin sunum yaptığı toplantıda katılımcılar da öneri ve taleplerini dile getirdiler.

    Mütevelli heyetinde yer alan kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı toplantının ardından Bakan Yılmaz Van’dan ayrıldı.

  • Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, STK Temsilcileri İle Toplandı

    Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri ile toplantı yapmak üzere Diyarbakır’a gelen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Sur’da da şu anda operasyonlar bitmiş durumda. Ama ince arama dediğimiz, daha detaylı bir çalışma sürdürülüyor” dedi.

    Diyarbakır Valiliği’ne gelen Bakan Yılmaz, kendisini karşılayanlarla selamlaştıktan sonra Valilik Şeref Defteri’ni imzaladı. Bir süre Vali Hüseyin Aksoy ile makamında görüşen Bakan Yılmaz, daha sonra STK temsilcilerinin bulunduğu toplantı salonuna geçti.

    Toplantı salonundaki STK temsilcileri ile tokalaşan Bakan Yılmaz, burada basın mensuplarına Sur ilçesindeki son durum ve yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bakan Yılmaz, Diyarbakır’ın Sur gibi sadece bu bölgenin değil, Türkiye’nin değil insanlığın mirası olan bir değere sahip olduğunu söyledi. Burada geçmişte çok ciddi sıkıntıların yaşandığını bildiklerini belirten Bakan Yılmaz, “Sur’da da şu anda operasyonlar bitmiş durumda. Ama ince arama dediğimiz, daha detaylı bir çalışma sürdürülüyor. Bu da yine halkımızın güvenliği için. Orada Allah korusun bir kıyıda köşede kalmış patlayıcı madde zararlı unsur halka zarar veri, insanımıza zarar verir. Çok ince elenip sık dokunarak tamamıyla güvenli ortam oluşturma yönünde çalışmalar devam ediyor” diye konuştu.

    “SURİÇİ’NDE TOKİ’NİN BİR GÖREVİ OLMAYACAK”

    Suriçi’ne ilişkin TOKİ’nin bir görevinin olmayacağının altını çizen Bakan Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Suriçi’ne dönük olarak da tarihi kültürel değerlerimizin olduğu alanlarda Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kültür Turizm Bakanlığı konumu üstlenecek. Burada 2012’de bir Koruma İmar Planı’mız var. İyi ki yapılmış o dönemde. Herkesin onayladığı elimizde yol haritası var. Bu bizim için büyük bir şans, büyük bir imkan. Tamamen buna uygun bir şekilde Suriçi’ndeki çalışmaları da sürdüreceğiz. Bu çalışmalar aynı zamanda Diyarbakır’ın gelecek perspektifi için ekonomisi için de son derece önemli diye düşünüyorum. Sur’u, farklı bir Sur haline getirdiğimiz zaman sadece kültürel değerleri korumakla kalmayacağız çok ciddi bir kültürel turizmin altyapısını oluşturmuş olacağız. Güvenliği de ihmal etmeyeceğiz. Güvenliğin olmadığı yerde hiçbir şey olmuyor. Bunun da farkındayız. Siyasi özgürlükler, demokratik haklarla terörü bir birine karıştırmayacağız. Güvenlik dışında sosyal boyutu ile ekonomik boyutu ile demokratikleşme boyutu ile birçok hususta inşallah önümüzdeki süreç atılacak adımlarla yapılacak çalışmalarla bu bölgemiz çok daha farklı bir atmosfere kavuşacak.”

    Bakan Yılmaz’ın açıklamasının ardından Vali Hüseyin Aksoy katılımcılara kentin son durumu ile ilgili brifing verdi.

    Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.

  • Gaziantep’te Tarımda Kalkınma Hamlesi

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, nohut, Antep fıstığı, mercimek, dolmalık ve kırmızı biber üretiminde verimi artırmak için Topraktan Sofraya projesini hazırladı.

    Gaziantep’in gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “Yaratıcı Şehirler Ağına” girmesinin ardından yöresel ürünlerin yetiştiği ilçelerdeki tarımsal ürünlerden verimin artırılması için harekete geçen Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, ‘Topraktan Sofraya’ temasıyla hazırladığı projeyle çiftçilere destek verecek.

    Proje kapsamında Yavuzeli ve Araban’da nohut, Karkamış, Nizip, Şehitkamil, Araban ve Yavuzeli ilçelerinde Antep fıstığı, Şahinbey, Oğuzeli ve Nizip’te mercimek, İslahiye’de kırmızı biber, Şahinbey ve Oğuzeli ilçelerinde ise dolmalık biber üretimi yapan çiftçiler, tohum ve fide temini aşamasında desteklenirken, üretimin her safhasında da takip edilecek.

    ÜRETİMİN HER AŞAMASI TAKİP EDİLECEK

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaptığı açıklamada, proje çerçevesinde söz konusu bölgelerde yetişecek ürünlerin tohum ve fide temini ile üretimin her safhasında yer alarak destekleneceğini belirtti. Gastronomi kenti doğasına uygun olarak geliştirilen proje ile hangi bölgede hangi ürün daha verimli yetişiyorsa onun en iyi tohumluğu ve fidesi dağıtılacağını belirten Şahin, “Üründen en yüksek verimin alınması için, üretimin her aşamasını da takip edeceğiz” dedi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı İbrahim Yılmaz da geçen yıl İslahiye’de dağıtılan biber fidelerinden üreticinin çok memnun kaldığını kaydetti. Bazı üreticilerin dekara 1.5 ton ürün alırken Büyükşehir Belediyesinin dağıttığı fideler sayesinde bu üretimin 2.5 ve 3 tona çıktığını belirten Yılmaz, “Burada amacımız, gastronomi kenti olarak topraktan sofraya üreticimizi bilinçlendirmek, yerel ürünlerimiz çeşitlendirmek olacak” diye konuştu.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz: “Cizre Ve Silopi’de Hayatı Rahatlatıcı Çalışmalarımız Var”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Habur Sınır Kapısı’nda yaptığı açıklamalarda, “Cizre ve Silopi’de hayatı rahatlatıcı çalışmalarımız var” dedi.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, TRT’nin özel röportajında soruları yanıtladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki terörün bölgedeki hayatı olumsuz etkilediğini belirten Yılmaz, “Şubat’ın 5’inde Mardin’de Sayın Başbakanımız kapsamlı bir eylem planı ilan etmişti, birlik, demokrasi ve huzur eylem planımız 10 maddeden, güvenlik sadece bunun bir boyutu, onun ötesinde demokratikleşmeden ekonomik gelişmeye, sosyal politikalardan çeşitli konulardaki düzenlemelere kadar çok kapsamlı bir eylem planı ilan etti biliyorsunuz. Bugün de bölgemizde bir terörle mücadele var, maalesef terör örgütü sivil vatandaşlar içine, şehirler içine silahlı unsurlarıyla girdi biliyorsunuz ve buradaki hayatı, iş hayatını da, sosyal hayatı da büyük oranda etkileyen bir hadise oldu bu. Ancak bununla ilgili çok kapsamlı, çok kararlı bir mücadele var ve bugün geldiğimiz noktada çok şükür önemli bir mesafe almış durumdayız. Özellikle Şırnak tabi bu konuda en fazla sorun yaşayan illerimizden biri oldu. Burada, Cizre’de, Silopi’de çalışmalar tamamlandı, tamamıyla buralar biliyorsunuz terör örgütünden, bu silahlı unsurlardan temizlendi, şimdi buralarda hayatı rahatlatıcı çalışmalarımız var. Bir taraftan zarar gören esnafımızla, vatandaşımızla ilgili çalışmalar, bir taraftan kentlerimizin, şehirlerimizin yenilenmesi, daha sağlıklı yaşam ortamlarının oluşmasına dönük çalışmalar var, özelikle ağır hasar gören konutlarla ilgili çalışmaları yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Dünya ile ticarette sınır kapılarının büyük önem taşıdığına işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Diğer taraftan tabi biraz daha orta, uzun vadeli baktığımızda da bu bölgemizin kalkınma sürecini hızlandırma gayreti içindeyiz. Burada da tabi kapılar çok çok önemli, ülkelerle, komşu ülkeler başta olmak üzere dış dünyayla ticaret çok önemli. Dünyada hiçbir bölge ticaret yapmadan kalkınamaz. Ülkemizin ve bu bölgemizin can damarından biri de Habur Kapımız, dolayısıyla ben bugün burayı da ziyaret etmek istedim, buradan sonra da Cizre’ye inşallah gideceğiz.”

    “ÜLKE EKONOMİSİ AÇISINDAN DA ÇOK ÖNEMLİ BİR KAPI”

    Yılmaz, Habur Sınır Kapısının dış ticaret için çok önemli bir nokta olduğunu kaydederek, “Habur Sınır Kapımızdan geçmişte 12 milyar dolarlara ulaşan ihracatlar gerçekleşti. Son olarak da 8 milyar dolar civarında bir ihracatımız var. Yani ülkemiz açısından, ülke ekonomisi açısından da çok önemli bir kapı, bölgemiz için de çok önemli dediğim gibi, Irak’la ticaretimizde önemli bir unsur. Irak’la ticaretimiz miktarın ötesinde kalite anlamında da çok önemli. Birçok ülkeyle yaptığımız ticarette bu kadar katma değer söz konusu olmuyor. Irak’la yaptığımız ticarette ise katma değerimiz de çok daha yüksek, dolayısıyla buraya büyük önem veriyoruz.

    Habur Sınır Kapımız belli yatırımlarla bu noktaya gelmiş durumda, inşallah daha iyi bir noktaya da getireceğiz. Yeni çalışmalarla, bir taraftan TOBB’un biliyorsunuz yapımını gerçekleştirdiği bir kapımız fiziki anlamda, orada bazı ilerlemeler söz konusu olabilecek. Personel açısından bazı sorunlar var, bu konularla ilgileniyoruz ve burayı çok daha etkili, verimli hale getirmek istiyoruz. Genel anlamda da kapılarda bürokrasiyi azaltma, daha hızlı işlemleri gerçekleştirme, bu tek pencere dediğimiz, tek durak dediğimiz sistemleri geliştirme konusunda çalışmalarımız var. Dolayısıyla burayı rahatlatmak istiyoruz. Ticaret ne kadar artarsa o kadar zenginleşme olur, bu aynı zamanda huzura da katkıda bulunur, hem refahımıza, hem huzurumuza katkıda bulunur diye inanıyoruz. Dolayısıyla burayla ilgili çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.

    “YENİ KAPILAR AÇACAĞIZ”

    “Şırnak ilimizde yeni kapılar açma konusunda da çalışmalarımız var” diyen Yılmaz, “Diğer taraftan, özellikle Şırnak ilimizde yeni kapılar açma konusunda da çalışmalarımız var. Yine TOBB’la birlikte yaptığımız çalışmalar var, ayrıca yaptığımız çalışmalar var. Bu çalışmalar da komşu ülkemizdeki gelişmelerle birlikte daha aktif hale gelecek inşallah. Tabi bu kapılarda tek başına sizin yaptıklarınız yetmiyor, karşı tarafın da mutlaka çalışma yapması gerekiyor. Ama Irak tarafında tabi şu anda bazı sıkıntılar var, petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan bazı finansal zorluklar da var, ama bütün bunlara rağmen yine de çok ciddi bir ticaret hacmimiz var. Bu kapıya verdiğimiz önemin bir göstergesi olarak hemen yanımızda bir köprü inşaatımız da devam ediyor 3 geliş-3 gidişli, 30 milyon Türk Lirası’na mal olan çok önemli bir yatırım. Bunun bitmesini takiben bağlantı yollarıyla birlikte buradaki geçişler çok daha rahatlayacak inşallah, kamyoncularımız, halkımız çok daha rahat bir şekilde gidip-gelme imkanına kavuşacak” ifadelerini kaydetti.

    “HALKIMIZA ŞÜKRAN DUYUYORUZ”

    Yılmaz, halkın terörü hiçbir şekilde tasvip etmediğini söyleyerek şunları kaydetti:

    “Bir defa halkımıza şükran duyuyoruz, gerçekten Şırnak halkına ben buradan teşekkürlerimi bir kez daha ifade ediyorum, Silopi halkına, Cizre’ye, Şırnak merkeze, İdil’e, bütün ilçelerimize. Halkımız terörü tasvip etmediğini, bu beladan, bu musibetten kurtulmak istediğini her fırsatta ortaya koyuyor aslında. Görüşü ne olursa olsun, hangi bakış açısına sahip olursa olsun burada yaşayan insanlarımızın ezici bir çoğunluğu terörü tasvip etmiyor ve terörün bir an önce ortadan kalkmasını, huzurun gelmesini istiyor. Terörün olduğu yerde, huzurun olmadığı yerde sosyal hayat bir defa çok ciddi anlamda etkileniyor. İnsanlar rahat bir şekilde sokağa çıkamıyorlar, seyahat edemiyorlar, sosyal hayat büyük bir darbe yiyor. Aynı şekilde ekonomik hayatta büyük darbe yiyor, bunun da en büyük acısını burada yaşayan insanımız çekiyor yine gençlerimiz başta olmak üzere. Terör aslında baktığınız zaman en büyük zararı gençlere veriyor, gençlerin gelecek umudunu öldürüyor, iş imkanlarını daraltıyor, geleceğe hazırlanmalarını, daha donanımlı, daha eğilimli bir şekilde hayata hazırlanmalarına engel oluyor maalesef gençliğimizi heba etme gayreti içinde terör. Dolayısıyla en fazla bu bölge insanımız etkilendiği için terörün ortadan kalkmasından da en büyük faydayı görecek olan yine bu bölgede yaşayan insanımız ve başta da gençlerimiz. Dolayısıyla biz bölge halkından gerçekten büyük bir destek görüyoruz, buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

    Sadece Şırnak’tan değil, Diyarbakır’da da geçtiğimiz günlerde hatırlarsanız halkı sokağa çağıran işte, halkı şiddet ortamlarına davet eden birtakım sorumsuz siyasi açıklamalar yapıldığı halde halkımız çok sorumlu, gayet doğru bir tavır içinde. Silopi’de Sayın Başbakanımız geldiğinde halkın gösterdiği ilgi bence bunun en açık kanıtı. Kendiliğinden böyle sokaklar çok ciddi kalabalıklarla doldu. Esnafa gittiğimizde, halka gittiğimizde herkesin talebi şu: Yani bu huzur, güven ortamı pekişsin ve bir daha da geriye dönmesin bu işler, bu halkımızın talebi, biz de bu konuda çok kararlıyız. Güvenlikle ilgili ne yapılması gerekiyorsa kararlı bir şekilde devam edeceğiz, hiçbir şekilde halkımızı terör örgütünün insafına bırakmayacağız. Ama bu bunun ötesinde tabi yapmamız gereken işlerde var, daha uzun vadeli anlamda dediğim gibi bu bölgemizin kalkınması, gelişmesi. Buralar aslında yoksulluk yaşayacak bölgeler değil inanın, gençlerimize birçok iş imkanı doğurabileceğimiz bölgeler. Cenabı Allah birçok nimetler vermiş, tabiatından, tarım hayvancılığından, turizminden, ticaretine kadar genç nüfusu daha iyi eğitip, daha üretken hale getirerek çeşitli dallarda üretimi arttırma imkanına varıncaya kadar birçok fırsatlar var burada. Yeter ki huzur olsun, güven olsun bütün bunları değerlendirmek mümkün.”

    “ORTADOĞU’DA SINIRLAR ANLAMINI YİTİRSİN”

    Terörün bölgeyi içine kapattığını ve ticarete darbe vurduğunu söyleyen Yılmaz, “Biz istiyoruz ki, Ortadoğu’da bu sınırlar anlamını yitirsin. Ekonomik olarak, ticari olarak, insani olarak insanlar rahatça gitsinler, gelsinler, ticaret yapsınlar, birbirlerinden daha farklı şeyler öğrensinler, iş birlikleri doğsun, karşılıklı yatırımlar artsın bizim gündemimiz bu olmalı. Bakın dünyaya baktığınız zaman, Avrupa’ya baktığınız zaman nerede huzur varsa, nerede daha çok ticaret varsa, ilişki varsa oraların geliştiğini görüyoruz, halbuki terör bizi içe kapatmaya çalışıyor, ilişkilerimizi bozmaya çalışıyor, ticaretimize darbe vurmaya çalışıyor aslında bütün bunlarla Türkiye’de yaşayan herkese bir düşmanlık yapılıyor. Burada hangi etnik yapıdan olursanız olun, hangi inançtan, hangi siyasi partiden olursanız olun hepimize zarar veriyor terör, hepimizi etkiliyor dolayısıyla, hep birlikte ortak bir tavır sergilememiz çok önemli” şeklinde konuştu.

    Yılmaz terörle mücadelenin yanı sıra kalkınma mücadelesine de devam edeceklerini belirttiği konuşmasını şu şekilde sonlandırdı:

    “İnşallah şu terörün verdiği zararları en kısa sürede gidereceğiz, eskisinden de daha iyi bir ortam olacak inşallah. Ama bir taraftan da dediğim gibi terörle mücadelenin yanı sıra, kalkınma mücadelemizi de devam edeceğiz. Demokratik bir ortamda temel hak ve hürriyetlerimizin çok daha üst standartlara yükseldiği bir ortamda, herkesin fikrini özgürce ifade ettiği, özgürce siyaset yaptığı bir ortamda kalkınmamızı, gelişmemizi, refahımızı arttıracağız, daha güzel şehirler oluşturacağız, daha bakımlı şehirler, daha fazla ticaret yapacağız, gençlerimiz daha fazla istihdam imkanlarına kavuşmuş olacaklar bütün bu çalışmaları yürütüyoruz. Bu çerçevede özel idaremizle belli çalışmalar yapıyoruz, kara yollarıyla altyapıyla ilgili kuruluşlarımız çalışıyorlar, kalkınma ajansımız GAP bölge kalkınma irademiz, bütün bu kurumlarımız bu bölgede kalkınmaya destek oluyorlar. Dün akşam daha üniversite rektörümüzle, çeşitli meslek kuruluşlarıyla yemekte sohbet ettik. Buralarda bir örnek sadece işte balcılık bakın, bundan 3-5 sene öncesine kadar gelişmemişti, ama yapılan bazı projelerle, desteklerle bugün 750 aile balcılık yaparak geçinir hale geldi. Paketlendi bu şeylerimiz, giderek markalaşacak inşallah çok daha katma değeri yüksek bir hale gelecek bir örnek olarak söyledim. Buna benzer birçok alanda yeni birtakım çalışmalarla burada istihdam imkanlarını özellikle geliştireceğiz. Dolayısıyla iki temel meselemiz var bir, daha güzel şehirler, daha güzel, yaşanabilir bir ortam sosyal açıdan. Eğitim, sağlık hizmetiyle, şehirleşmesiyle, konutlarıyla, çevre düzenlemeleriyle, sosyal donatılarıyla, gençlik aile merkezleriyle daha iyi bir yaşam ortamı birinci önceliğimiz bu. İkincisi de, daha fazla istihdam, özellikle gençlerimiz için daha geniş iş olanakları, hem mesleki eğitimde kendilerini geliştirmeleri, hem de yeni yatırımlarla, yeni üretim ve ticaret alanlarıyla gençlerimizin daha fazla istihdamı. Bu konularda daha yoğun çalışmalar yapacağız önümüzdeki dönemde.”