Etiket: KALKINMA

  • TİKA Bosna Hersek’te Kalkınma Seferberliği Başlatıyor

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından planlanarak uygulamaya konulan ve Kalkınma Bakanlığı işbirliğinde Bosna Hersek’in Tuzla ve Unsko Sanski kantonlarına yönelik Ekonomik Strateji Oluşturulması Programı’na start verildi.

    TİKA Bosna Hersek’in kalkınmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bosna Hersek’te sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ve öncelikli sektörlerin belirlenmesi amacıyla TİKA tarafından planlanarak uygulamaya konulan ve Kalkınma Bakanlığı işbirliğinde Bosna Hersek’in Tuzla ve Unsko Sanski kantonlarına yönelik `Ekonomik Strateji Oluşturulması Programı’na start verildi.

    TİKA’nın Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik oluşturacağı ekonomik kalkınma perspektifi çerçevesinde, ekonomik potansiyele sahip olan bu kadim medeniyetin bereketli toprakları cazibe merkezi haline gelecek. Büyük dramlara sahne olan bölgenin 600 yıl öncesi gibi tekrar refahın, huzurun ve barışın merkezi olduğu, farklı kültür, dil ve medeniyetin bir arada barış içinde yaşadığı, eskiden olduğu gibi hayallerin gerçeğe dönüşmesinde ve ortak ideallerin inşasında bir köprü haline geldiği yeni Türkiye’nin bölgede oluşturmaya çalıştığı barış kuşağında, kardeş ülkelerde kalıcı dostluk ve barışın tesisinde önemli adımlar atılacak. Bu kapsamda gerçekleştirilecek çalışmanın ilk aşamasında TİKA önderliğinde ve Kalkınma Bakanlığı işbirliğinde uzman heyet Bosna Hersek’e bir çalışma ziyareti düzenleyerek, bölgenin yerel aktörleri ile görüşerek, mevcut duruma dair bilgi aldı, gelecek vizyonuna dair fikir alışverişlerinde bulunuldu.

    Çalışma ziyaretinin ilk gününde Tuzla kantonu Başbakanı Bego Gutiç ve Tuzla Belediye Başkanı Jasmin İmamoviç ile görüşüldü. Görüşmelerde Tuzla’nın mevcut ekonomik potansiyeli ile sosyo-ekonomik durumu hakkında bilgi alındı. Gerçekleştirilecek çalışmanın uzun soluklu olduğu, ilerleyen günlerde çalışmalar kapsamında saha analizleri ve yerel paydaşlarla ortak çalışmalar yapılmasının önemli olduğu vurgulandı.

    TİKA ve Kalkınma Ajansı uzmanlarından oluşan heyet Tuzla’daki temasları çerçevesinde Tuzla Kantonu Ticaret Odası, Nerda-Kuzey Doğu Bosna Kalkınma Ajansı ve Tuzla Türk İşadamları Derneği ile de görüşmeler yaparak, bölgenin ticaret ve ihracat potansiyeli, işadamlarının yaşadığı sıkıntılar ile ekonominin genel durumuna dair bilgi edindi.

    Çalışma ziyaretinin ikinci gününde, Unsko Sanski kantonu Başbakanı İzudin Saraçeviç ve Bihaç Belediye Başkanı Emdzad Galijaşeviç ile makamlarında toplantı yapıldı. Unsko Sanski’de sürdürülebilir kalkınmanın tesis edilmesi ve bu kapsamda öncelikli sektörlerin belirlenmesi için ihtiyaç duyduğu bölgesel analizler konusunda yetkililerle görüşülürken, gerçekleştirilecek çalışmanın başarılı olması için bölgede öncü yerel aktörlerin katılım sağlamasının faydalı olacağı konusunda görüş birliğine varıldı.

    Ziyaretlerin devamında Unsko Sanski Kantonu Ticaret Odası ile toplantı gerçekleştirildi. Son derece faydalı geçen görüşmede bölgenin mevcut durumu, Unsko Sanski’nin yabancı yatırımcılar için sunduğu fırsatlar ve kantonun ekonomik potansiyeli hakkında konuşularak, çalışmanın geleceğine dair istişarelerde bulunuldu.

    Ekonomik Strateji Oluşturulması Programı kapsamında ilerleyen süreçte TİKA ve Kalkınma Bakanlığı uzmanlarınca öncelikli olarak Tuzla ve Unsko Sanski Kantonlarının yapısı ve sosyal dinamiklerinin belirlenmesine imkân sağlayacak ve sosyal, ekonomik ve çevresel analizler yapılacak. Bu çerçevede bölgelerin önde gelen iş adamı dernekleri, sanayi ve ticaret odaları, Sivil Toplum Kuruluşları ve akademisyenleri ile ortak çalışmalar yapılarak, yerel paydaşların projede aktif yer alması sağlanacak.

    Bu çalışmalar sonucunda hazırlanacak raporlardan elde edilecek veriler çerçevesinde her iki kantonda TİKA tarafından hazırlanarak uygulanacak olan mikro projeler ile Bosna Hersek’te öncelikli hedef sektörlerde mevcut sorunların çözülmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına yönelik TİKA önderliğinde yerel kalkınma seferberliği başlatılacak.

    TİKA’nın pilot olarak Bosna Hersek’te başlatmayı düşündüğü öncelikli kalkınma alanlarında sürdürülebilir kalkınma seferberliği, önümüzdeki süreçte Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinin hepsinde uygulamaya geçirilecek.

  • Milletvekili Çalık, Tokyo’daki Nüfus Ve Kalkınma Parlamenterler Konferansında Mülteci Sorununa Dikkat Çekti

    TBMM Nüfus ve Kalkınma Grubu Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenen Nüfus ve Kalkınma Parlamenterler Konferansında mülteci sorunu hakkında yaptığı konuşmasında, “Dünya gündeminin en önemli başlığı mülteci sorunu olmalıdır” dedi.

    2016 G7 Ise-Shima Zirvesi öncesi Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenen ve 200’ün üzerinde parlamenterin katıldığı Nüfus ve Kalkınma Parlamenterler Konferansında bir konuşma yapan TBMM Nüfus ve Kalkınma Grubu Başkanı ve AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, tüm dünya ülkelerinin çalıştığı ve Eylül 2015’te tamamlanan Binyıl Kalkınma Hedeflerinin (MDG) ardından 2015 sonrası için yeni hedefler belirlediklerini kaydetti. Çalık, “New York’ta 193 ülkenin imzası ile kabul edilen bu yeni hedefler dünyamızın sürdürülebilir kalkınması için büyük önem arz etmektedir. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH), tüm ulusları ilgilendiren ve özellikle gelişmesi çağın şartlarının gerisinde kalmış ülkeler için daha yakından takip edilmesi gereken bir konudur. 2030 SKH’de biz parlamenterlerin sorumluluğu oldukça yüksektir. Bu toplantıya, dünyada gelişmişlik düzeyi farklı olan ülkelerden parlamenterlerin katılması, görüş bildirmesi ve hedeflerin gerçekleşmesi için ulusal, bölgesel ve küresel seviyede güçlü bir diyalog mekanizmasının işletilmesine dönük olarak paylaşımların ciddi katkılar sağlayacağına inancım tamdır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin geliştirilmesi konusunda vazgeçilmez unsur evrensel sağlık güvencesidir. Kalkınmanın temeli sağlıktır. Son on yılda sağlık alanında birçok az gelişmiş veya orta gelişmiş ülkede yaşanan ilerlemeler oldukça etkileyicidir. Birçok ülkede, çocuk ve anne ölümü oranlarında şimdiye kadar yaşanan en büyük düşüş kaydedilmiştir. BM kuruluşları ve Dünya Bankası Grubu tarafından yapılan açıklamaya göre, anne ölümlerinde 1990 yılından bu yana yüzde 44’lük bir azalma kaydedilmiştir. Ancak Sahraaltı Afrika ve Güney Asya’da bulunan en düşük gelire sahip ülkeler başta olmak üzere birçok ülkenin 2015 yılına kadar SKH’nin gerçekleştiremediği görülmektedir. Bizler, tüm bu sorunlara daha fazla diyalog ve etkileşim kurarak, ulusal, bölgesel ve küresel olarak almış olduğumuz kararları yakından takip etmeliyiz. Sadece kendi ülkemizin sorunlarıyla değil farklı coğrafyalarda yaşayan insanların sorunlarını yakın takip etmeli, sorunlara kulak tıkamamalıyız. Etkin bir hesap verebilirlik mekanizması ile ulusal ve küresel olarak yaşanan sorunlara çözümler üretmeliyiz” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE YARDIMLAR KONUSUNDA İMKANLARININ ÜZERİNE ÇIKTI”

    Çalık, Türkiye’nin yeni kalkınma gündemi için ana eksenleri eşitlik ve sürdürülebilirlik olan insan odaklı kalkınmayı benimsediğini aktardı. Çalık, “Yoksullukla mücadele ve herkes için insana yakışır hayat sağlamak en büyük önceliğimizdir. Türkiye’nin Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin başarısının arkasındaki ana sebep son 14 yıldaki siyasi istikrarın göstermiş olduğu sahipliliktir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin daha geniş bir konu yelpazesini içerdiği düşünülürse bu gündemin ulusal politikalara entegre edilmesi, uygulanması ve izlenmesi için siyasi istikrar daha da önemli olacaktır. Hükümetimiz, BKH tecrübeleri ışığında, SDG ile ilgili tüm paydaşları ve kamu kurumlarıyla birlikte hazırlanmayı planlamaktadır. Türkiye Sağlıkta Dönüşüm programı ile 11 yılda bebek ölüm hızını binde 6’ya düşürerek bebek ölümlerini son 20 yılda en hızlı düşüren 4. ülke konumuna gelmiştir. Türkiye’de anne ölümleri izleme programı ile anne ölüm oranı yüz binde 14’de düşmüştür. Türkiye olarak, dünyanın neresinde bir dram yaşanıyorsa, orada mazlumların yanında olmaya, onların acılarına ortak olmaya, imkanımız el verdiğince onlara destek olmaya çalışıyoruz. Hatta bu konuda imkanlarımızın üzerine çıktığımıza da tüm dünya şahittir. Türkiye olarak dünyada dış yardımlar konusunda gayri safi milli hasılaya oranla 1’inciyiz, toplamda da ABD ve İngiltere’nin ardından 3’üncüyüz. Türkiye’nin, 2014 yılındaki resmi kalkınma yardımları 3 milyar 591 milyon dolara ulaşmıştır. Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye yerleşen göçmenler için ülkemiz 10 milyar dolar para harcamıştır” ifadelerini kullandı.

    Sıkıntı çekilen ülkelere yardım için verilen taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiğine işarete eden Çalık, bugün tüm dünya, Ortadoğu’daki, Suriye’deki, Afrika’daki insanlar için mücadele etmezse verilen taahhütlerin sözde kalacağını kaydetti. Çalık, “Bugün kadınlarımız ve bebeklerimiz, birçok temel insani ihtiyaçlardan yoksun kalmakta, temel sağlık hizmetlerine erişimde zorluk çekmektedir. Bunun için tüm insanlığın ayağa kalkması gerekir. Bugün gündemimizin en önemli başlıklarından birinin de mülteci sorunu olması gerekir. 3 milyona yakın Suriyeli mülteciyi barındıran Türkiye’nin parlamenteri olarak, mülteci sorununda herkesin çözüm odaklı harekete geçmesini bekliyorum. Her doğan bebeği yaşatmak, her kadın ve kızımızı güçlendirmek, her gencin geleceğini ve her yaşlımızın sağlığı ve refahını garanti altına alabilmek için gerekli siyasi istikrarı sağlamak için çaba sarf etmek biz parlamenterlerin ve hükümetlerin sorumluluğudur ve taahhüt altına alınmalıdır. Her düzeyde, gerekli altyapı ve politikaların hazırlanması, uygulaması ve elde edilen başarıların paylaşılması, kalkınmanın önemli bir aracı olan Güney-Güneye işbirliği ve ülkeler arası teknik işbirliği uygulamaları, 2030 hedeflerinin uygulanmasında önemli yer tutmaktadır. Son olarak, ev sahipliğini Türkiye’nin üstlendiği 23-24 Mayıs 2016 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan ve bir ilk olan Dünya İnsani Yardım Zirvesi’ne sizleri davet ediyorum. Temennim odur ki, bu zirvenin başarılı bir şekilde gerçekleştirilerek, dünyada yaşadığımız sıkıntıların çözümüne vesile olmasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm insanlığa barış ve kardeşlik içinde sağlıklı bir yaşam diliyorum” diye konuştu.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz, Terörle Mücadeleyi Değerlendirdi

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması için hükümetin gerekeni yaptığını belirterek, emniyetli bir ortam olmadan sosyal hayat ve ekonominin gelişemeyeceğini söyledi.

    Muş Alparslan Üniversitesi’ni ziyaret ederek Rektör Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ve üniversitenin yönetim kadrosu ile bir araya gelen Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, yürütülen operasyonlar ve güvenlik konularında açıklamalarda bulundu. Basın mensuplarının terörle mücadele konularındaki sorularını yanıtlayan Bakan Yılmaz, “Emniyetin olmadığı yerde bırakın buraya sermaye çekmeyi buradaki yatırımcı da başka yere göç eder. Bizim güvenlik anlayışımız insan odaklı bir güvenlik anlayışıdır. Esasında bir hükümet bir devlet nasıl ki sağlık hizmeti sunuyorsa halkına, emniyet hizmeti de sunmak durumunda. Bunu ihmal ederseniz temel bir görevinizi yapmamış olursunuz” dedi.

    Bölgedeki son durumla ilgili de bilgi veren Bakan Yılmaz, “Ben defalarca Şırnak’a gittim geldim bu anlamda. Değişik ilçelerimizde maalesef sıkıntılar var. Şu anda Yüksekova’da da tamamlandı biliyorsunuz operasyonlar. Ama Nusaybin ve Şırnak merkezde operasyonlar devam ediyor. Silopi’de belli geçici bir şey olmuştu orada da şimdi bitti. Bunlarda en kısa sürede biter inşallah. Bizim bunları tartışmamamız lazım. Bizim hep birlikte Türkiye’nin kalkınmasını konuşmamız lazım. Demokrasisini konuşmamız lazım ve bunu bütün toplum olarak konuşmamız lazım. Bu çerçevede şiddete, teröre başvuranlar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaklar. Bu ülkenin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini bozamayacaklar. Bölgede yaşayan halka da ben şükranlarımı sunuyorum. Halkımız hiçbir zaman teröre prim vermedi. Terörle hep mesafe koydu arasına. Geçtiğimiz aylarda herkes gördü, yapılan çeşitli çağrılara, provokasyonlara rağmen halkımız hiçbir zaman o sağ duyusundan uzaklaşmadı. Teröre prim vermedi. Devlet hak edene kudretini, hak edene de şefkatini gösterecek” ifadelerini kullandı.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, daha sonra polis evinde onuruna verilen öğle yemeğine katıldıktan sonra Bingöl’e gitmek üzere kentten ayrıldı.

  • Yaylalı, Kalkınma Bakanlığı Eylem Planları İzleme Toplantısına Katıldı

    ETÜ Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, Ankara’da gerçekleşen ve başkanlığını Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın yaptığı Eylem Planları 1. İzleme Toplantısı’na katıldı.

    Rektör Prof. Dr. Muammer Yaylalı, bölgesel idarecilerin katıldığı toplantıda üniversitenin gelişim süreci ve yatırımları hakkında detaylı bilgiler içeren bir sunum yaptı. Rektör Yaylalı, ETÜ’nün kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği yapılaşma faaliyetleri, eğitim politikaları ve bölgenin gelişimini amaçlayan çalışmalarını konu edinen sunumunda ayrıca üniversitenin bundan sonraki süreçte uygulayacağı yatırım planları hakkında da bilgiler verdi.

  • Kilis’e Alman Kalkınma Bakanlığından Eğitim Fonu

    Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Almanya Kalkınma Bakanlığı’nın sağladığı fon sayesinde Suriyeli misafirlerine; dil kursundan kuaförlük kursuna kadar çok çeşitli alanlarda eğitim vereceklerini söyledi.

    Kilis Belediyesi, Federal Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı’nın (BMZ), Kilis’te yaşayan Suriyeli mülteciler için düzenleyeceği Meslek Edindirme ve Türkçe Eğitimi Programları için Segua ile işbirliği protokolü imzaladı. Protokole Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Kilis Ticaret Odası (KİTSO) Başkanı Erdal Öndeş ve Sequa Türkiye Temsilcisi Aynur Kuytu imza attı. Yapılan işbirliği ile Alman Kalkınma Bakanlığı’nın Türkiye için sağladığı 15 milyon Avroluk fonun bir kısmı Kilis’teki Suriyeliler için kullanılacak. BMZ’nin proje uygulayıcısı Sequa tarafından yürütülecek program ile aynı zamanda Kilis’te yaşayan mültecilerin ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri ve Suriye’ye dönmeleri durumunda ülkelerinin kalkınmasında rol oynamaları hedefleniyor.

    BALIK TUTMAYI DA ÖĞRETECEĞİZ

    Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, insanların birlikte yaşama kültürünün sürdürülebilir olması için hem yerli halkın hem de gelen misafirlerin meslek edinmeleri gerektiğini söyledi. Kendilerine ayrılan fon sayesinde Suriyeli misafirlerine dil kursundan kuaförlük kursuna kadar çok çeşitli alanlarda eğitim vereceklerini belirten Başkan Kara, “Bu eğitimlerin sonunda sertifika vereceğiz. Bu insanları meslekleri konusunda belgelendireceğiz ve hayata atıldıkları zaman iş bulma imkanını sağlamış olacağız. İnsanlara balık tutmayı da öğretmemiz gerekiyor. Bu konuda özellikle Sequa’ya çok teşekkür ediyorum. Birlikte yaşama kültürünü dünyaya örnek olacak hale getirmek istiyoruz” dedi.

    SOSYAL ENTEGRASYONA KATKIDA BULUNACAĞIZ

    Sequa Türkiye Temsilcisi Aynur Kuytu ise Alman Kalkınma Bakanlığı’nın verdiği fonları yönettiklerini belirterek, “Türkiye için de şu an 15 milyon Avroluk bir fon yaratıldı ve mesleki eğitim alanında bunun kullanılmasına karar verildi. Mevcut Suriyelilerin Türkiye’deki durumunu göz önünde bulundurarak Türkçe öğrenmenin önemi görüldü. Sosyal entegrasyon konusunda destek sağlamak istiyoruz. Burada psikologlar sosyologlar devreye girecek. Mesleği olmayan kişilerin hangi mesleklere uygun olduğunu belirleyerek o mesleğin eğitimine başlayacağız” diye konuştu.