Etiket: KALKINMA

  • ATO’dan Kalkınma Bakanı Elvan’a Ziyaret

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye ekonomide ne kadar güçlü olursa istikrarın da o kadar güçlü olacağını belirterek, “En başta yoğunlaşmamız gereken alan ekonomidir” dedi.

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’a “hayırlı olsun” ziyaretinde bulundu. ATO heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Elvan, “Sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi. Türkiye’nin istikrarı için ekonominin güçlü olması gerektiğini söyleyen Elvan, “Biz ekonomide ne kadar güçlü olursak Türkiye’nin istikrarı o kadar güçlü olacaktır. En başta yoğunlaşmamız gereken alan ekonomidir” diye konuştu.

    Bakan Elvan, Türkiye’nin dış politikada gücünün hissedilmesi ve istikrarın sürmesi açısından ekonomideki başarıların son derece önemli olduğuna dikkati çekti. Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve iş dünyasının sıkıntılarının giderilmesine yönelik hazırladıkları yeni teşvik paketini önümüzdeki günlerde TBMM’ye sevk edeceklerini belirten Bakan Elvan, paket kapsamında Damga Vergisi’ndeki mükerrerlikleri ortadan kaldıracaklarını, şirket kuruluşu ve tasfiyesini kolaylaştıracaklarını anlattı. Türkiye’de inşaat sektörünün sürükleyici bir rol oynadığını, bu sektördeki hareketliliğin diğer sektörleri de hareketlendirdiğini ancak inşaat sektöründeki büyümeyle yetinilemeyeceğini ifade eden Elvan, “Bizim üretim boyutuyla bir atılım yapmamız lazım” dedi.

    BEZCİ: “HÜKÜMETİMİZİN ÖZEL SEKTÖRE YAKLAŞIMI OLUMLU”

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Bezci ise, hükümetin özel teşebbüs ile iç içe olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, “Hükümetimizin özel sektöre yaklaşımını son derece olumlu buluyoruz” dedi. Bezci, büyümenin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,8 olarak gerçekleşmesinin ve işsizlik oranının 10,1’e gerilemesinin çok önemli olduğunu ifade etti.

    Hükümetin açıkladığı yeni teşvik paketini çok olumlu bulduklarını vurgulayan Bezci, Ankara iş dünyasının hükümetten beklentilerini de dile getirdi. Ankara Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu üyesi olduğunu söyleyen Bezci, kalkınma ajanslarının yapılarının güçlendirilmesini istediklerini kaydetti. Bezci, devletin kalkınma ajanslarına daha fazla pay ayırması ve daha dinamik bir yapıya kavuşturması talebinde bulundu.

  • Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Kuruluyor

    İzmir’in 30 ilçesi arasında sadece Çeşme’de olmayan Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulma girişimlerine başlandı.

    Çeşme’deki üreticilerin kooperatifleşerek tarımsal kalkınmalarını ve bölge ürünlerinin yurt dışına ihracını ve yerel tohumlarla organik tarımın yeniden bölgede yaygınlaşmasını hedefleyen bir yapı oluşturulması için çalışma başlatıldı.

    Erol Ferit Ergüler’in öncülük ettiği girişim, Çeşmeli üreticiler arasında da heyecan yaratırken, kooperatif girişimi ile ilgili bilgi veren Ergüler, 1990’lı yıllardan beri gerçekleşmesini düşündüğü bir proje olduğunu belirterek, “Çok çeşitli nedenlerle bu düşüncemi gerçekleştirememiştim. Çeşme’de enginardan domatese kadar birçok ürün yetiştiren ovamızın da hızla kötüye doğru gittiğini görmekteyim. Bu kötü gidişe karşı bir önlem almanın yeri ve zamanı geldiğini düşünüyorum. Bu amaçla Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurmak için yola çıkalım dedik. İl Tarım Müdürlüğü’ne gittik. Düşüncelerimizi anlattık. Çok güzel tepkiler aldık. 30 ilçenin 29’unda kooperatifin olduğunu ve bu kooperatiflerden çok fazla insanın faydalandığını, sadece Çeşme’de olmadığını söylediler. Bu oldukça üzücü bir durumdu. Kooperatifin nasıl kurulabileceği konusunda bize fikir verdiler” dedi.

    LOKOMOTİF ÜRÜN ENGİNAR

    İl Tarım Müdürlüğü’nde, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulması için bir lokomotif ürünün olması gerektiğini söylediklerini ifade eden Ergüler, “Çeşme’deki lokomotif ürünümüzün enginar olabileceğini söyledik. Onlar da aynı görüşte olduklarını belirttiler. Ildır’dan Ovacık ovasına kadar olan bölgede enginar üretimi yapılıyor. ’Kooperatifi kurmayı başarabilirseniz, Urla’ya kadar olan bölgenin enginarını toplarsınız’ dediler. Enginarın, çanak konservesi, çayı, reçeli ve kalan bölümlerinin kompast gübre olarak değerlendirilmesiyle enginar her zerresinden faydalanmak mümkün” dedi.

    “YEREL TOHUMU YAYGINLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Yerel tohumun önemine de değinen Ergüler, “Yerel tohum ne yazık ki, Çeşme’de de yok olup gidiyor. Hibrit tohum bölgemizde de çok yaygınlaştı. Çeşme’de çok az üretici yerel tohumla üretim yapıyor. Kooperatif kanalıyla yerel tohumu yaygınlaştırmak, tohum takasını da gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Kooperatifi kurduktan sonra yerel tohumla üretim yapanların ürünlerini satın alacağız. O ürünlerden elde edeceğimiz yerel tohumları, kooperatif üyesi ortaklarımıza dağıtarak yerel tohumlarla üretim yapmalarını sağlayacağız. Yerel tohumla yapılan üretimi satın alma garantisi de vereceğiz. Kooperatif, satın aldığı bu ürünün bir kısmını pazarlayacak, bir kısmından da tohum elde edecek” diye konuştu.

    “ENGİNAR İŞLEME TESİSİ KURACAĞIZ”

    Enginar işleme tesisi de kurmak istediklerini anlatan Erol Ferit Ergüler, “Enginar, ne yazık ki günümüzde yeterince değerlendirilemiyor. Birçok tarlada binlerce enginar çiçeğe kalkmış durumda. Kooperatifin kuracağı işleme tesislerinde, üreticini enginarı çiçeğe kalkmadan tamamı toplanarak değerlendirilecek. Enginar çanaklarının çeşitli ebatlarda konservesi yapılacak. Bu konserveler, iç ve dış pazarlara sevk edilecek. Hem üreticimiz hem de ülke ekonomisi kazanacak. Bu düşüncelerimizi üreticimizle paylaştık. Heyecanla karşılandı” ifadelerini kullandı.

    “ÇEŞME’YE ÖZGÜ ÜRÜNLERİN YOK OLMASINI ÖNLEYECEĞİZ”

    Çeşme’nin kendisine özgü ürünleri olduğunu vurgulayan Ergüler, tohum ıslahının sağlanacağını belirtti. Ergüler, şunları söyledi:

    “Beyaz soğan Çeşme’ye özgü bir ürün. Çeşme’nin nergizinin rayihası diğer bölgelerden çok farklıdır. Çeşme’nin kavunu, yıllar önce Avrupa’ya ihraç ediliyordu. Aylarca dayanan bir kavundu. Şimdi kısa zamanda bozuluyor. Kooperatifimiz, Ziraat Mühendisleri yardımıyla tohum ıslahını sağlayarak, Çeşme’nin kendine özgü ürünlerinin yok olmasını önleyecek. Çeşme’de yeniden organik, ekolojik, doğal, yerel tohumlarla üretim yapılmasını sağlayacağız. Zirai ilaç kullanımıyla oluşan zararların da önüne geçeceğiz.”

    “ÜRETENLE BEYNİN HARMANLANDIĞI BİR KOOPERATİF OLACAK”

    Üreticilere görüşlerini açıkladığında çok olumlu tepkiler aldığını ifade eden Ergüler, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yıllardır düşündükleri ama gerçekleştiremedikleri düşünceler olduğunu söylediler. ’Anlattıklarını, takdire şayan bulduk. Bunu yaparsan arkandayız. Sonuna kadar beraber çalışırız’ dediler. Telefonlarla, maillerle beni arayarak desteklerini bildirenler oldu. Bu destek, bana güç verdi. Kooperatif düşüncesinin artık hayata geçmesi gerektiğini düşündüm. Üretici belgesi olan 7 çiftçiyle kooperatif girişimine başlayacağız. Beyin olarak da arkalarında biz olacağız. Üretenle beynin harmanlandığı bir kooperatif olacak. Bu birlikteliğin sonucunun çok güzel olacağına inanıyorum. Eylül ayından itibaren ilk toplantımızı yaparak çalışmalarımızı başlatmak istiyoruz. Girişimimiz ölü doğmaktansa, sağlıklı bir doğum gerçekleştirmek için uygun zamanı beklememiz gerekiyor. Birer ay arayla üç toplantı yaparak kooperatifin kuruluşunu gerçekleştirmek amacındayız. 2016 yılı, Çeşme Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizin kuruluş yılı olur diye düşünüyoruz. Ana tüzüğümüz, bu toplantılarda şekillenecek. Kooperatif olarak hangi işlerle uğraşacaksak, tüzüğümüze yazmak zorundayız.”

  • Kalkınma Ajansları Hatay’da Toplandı

    Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından organize edilen ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen DOĞAKA Etki Analizi Sempozyumu, Antakya Ottoman Palace Otel’de başladı. Etkinliğin açılışına Kalkınma Bakanlığı İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Mustafa Işık, DOĞAKA Genel Sekreteri Onur Yıldız ile çok sayıda kalkınma ajansı yetkilisi katıldı.

    Sempozyumun açılışında konuşan DOĞAKA Genel Sekreteri Onur Yıldız, bu sempozyumla birlikte Türkiye genelindeki kalkınma ajanslarının çalışmalarını, bu çalışmalardan elde edilen başarı ve verimi, daha verimli çalışma için uygulanabilecek diğer yöntemleri görüşüp karara bağlamayı amaçladıklarını söyledi.

    AMAÇ ORTAK BİR YÖNTEM GELİŞTİRMEK

    2006 yılında kurulmaya başlayan kalkınma ajanslarının farklı bölgelerde olmalarına karşın aynı amaç için çalıştıklarını ancak bu amaca farklı yollardan ulaşmaya çalıştıklarını aktaran DOĞAKA Genel Sekreteri Onur Yıldız, “4 gün sürecek sempozyuma hoş geldiniz. Bugün burada Türkiye’nin 26 farklı bölgesini temsil eden 26 farklı ajanstan yetkilileri ağırlamanın sevincini yaşıyoruz. Bizim bu sempozyumdaki temel amacımız kalkınma ajanslarının hedefe doğru yürürken aynı yoldan ilerlemesini sağlamak. Bunun için 4 gün boyunca çeşitli görüşmeler, fikir alışverişleri yapacağız, umarım bu çalışmaları başarıyla sonlandırır ve ortak bir yolda buluşmayı başarırız” dedi.

    AJANSLAR 3,1 MİLYAR LİRA GELİRE SAHİP

    Kalkınma Bakanlığı İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanı Mustafa Işık ise yaptığı konuşmada, kalkınma ajanslarının Türkiye’nin AB yolundaki entegrasyona katkılarının önemli olduğunu söyledi.

    Kalkınma Bakanlığı destekli olarak kurulan ajansların şuan 3,1 milyar lira gelire sahip olduğunu kaydeden Işık, şöyle konuştu:

    “Ülkemizin 26 bölgesinde 26 farklı ajansımız var. Bu ajanslarımızın toplam geliri 3,1 milyar lira civarında ve bu gelirin yüzde 70’i proje için kullanılıyor. Bu kadar yüksek bir yüzdeyi proje için kullanan hiçbir kurum ve kuruluş yok. Elimizdeki bu kaynağın nelere hizmet ettiği hangi büyük projelere katkı sağladığı bu 4 günlük çalışma sonrasında ortaya çıkacak, bu toplantıdan çıkacak sonucun, Kalkınma Bakanlığı tarafından dikkate alınacağını ve bu sonuca göre ajanslara yeni ödenekler aktarılabileceğini düşünüyorum. Umarım 4 günlük çalışma başarıyla sonuçlanır. Programda emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.”

    Yapılan konuşmaların ardından 4 gün sürecek sempozyumun açılış oturumu olan ’Mevzuatta etki değerlendirme, etki analizi usul ve esasları’ konulu bölüm başladı.

    Sempozyum sonunda elde edilen bulgu ve sonuçlar, sonuç bildirgesiyle basın ve kamuoyuyla paylaşılacak.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz Siirt’te

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, İslam dünyasının şuan da mezhep ve etnik çatışmalarla kan kaybettiğini belirterek, mezhep çatışmalarının nükleer silahlardan daha tehlikeli olduğunu kaydetti.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Siirt Üniversitesi’nin merkez kütüphanesi ve İlahiyat Fakültesi binasının temel atma törenine katıldı. Saat 11.00 uçağıyla kente gen Yılmaz’ı, Vali Mustafa Tutulmaz, AK Parti Milletvekili Yasin Aktay, AK Parti İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu ve kurum müdürleri karşıladı. Programda konuşan Yılmaz, AK Parti hükümeti olarak büyük fedakarlıklarla yatırımları gerçekleştirdiklerini belirterek, üniversitelere çok ciddi ödenekler ayırdıklarını aktardı.

    Sadece Siirt Üniversitesi’ne 2007 yılından bu yana 173 milyon lira ödenek aktarıldığını anlatan Yılmaz, “Bu kadar üniversitelere fedakarlık yapıyoruz, üniversitelerden de 3 şey istiyoruz. Birincisi mevcut bilgiyi yeni nesillere en iyi şekilde aktarmalarını istiyoruz. İkinci beklentimiz mevcut bilgilerin üzerine yeni bilgi eklemeleridir. Buna araştırma fonksiyonları diyoruz. Üçüncü bir fonksiyonu var üniversitelerin. Ki o bölüm de bakanlığımla ilgilidir. O da kalkınma fonksiyonudur. Sadece mevcut bilgili aktarmakla kalmasın üniversite. Bilgiyi de kullanarak sorun çözsün üniversitemiz” dedi.

    “YÖRENİN KALKINMASINA DARBE VURUYORLAR”

    Emniyetin olmadığı yerde hiçbir şeyin olmayacağını belirten Yılmaz, terör eylemleri yapanlar, insanların canına malına zarar verdiklerini yörenin gelişmesine ve kalkınmasına da büyük darbe vurduğunu söyledi. Yılmaz, “Sosyal hayata darbe vuruyorlar, ekonominin gelişmesine istihdam oluşmasına darbe vuruyorlar. Özellikle de yatırımcının buraya gelip yatırım yapmasına nitelikli insanların personelin gelip bu bölgeye cezbetmesine engel oluyorlar. Ama biz her şeye rağmen terörle mücadelemizi, diğer taraftar da kalkınma mücadelemizi sürdüreceğiz. Kalkınmanın temelinde bu emniyet ve adalet var. Emniyet ve adaletin iyi işlemediği bir yerde hiçbir şey olmaz. Dolayısıyla şehirler kuracağız ki bir taraftan sosyal hayatın kalitesi artsın. Diğer taraftan da bu şehirlerimiz nitelikli insanları cezbetsin, yatırımı cezbetsin ve kalkınmamıza da vesile olsun. Bu bölgedeki maalesef yerel yönetimlerin kötü bir performans sergilediğini söylemek zorundayım. İdeolojik hareket eden özellikle belediyelerin, hizmet etmek yerine şehir ortamını daha kaliteli hale getirmek yerine, başka işlerle uğraşmaları aynı zamanda kalkınmamız açısından da bir kayıptır” diye konuştu.

    “İSLAM DÜNYASI KAN KAYBEDİYOR”

    İslam dünyasında şuan da mezhep ve etnik çatışmalar ile değişik bölgesel çatışmalar yüzünden kan kaybettiğine dikkat çeken Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Dış güçlerin de müdahalesi ile İslam dünyasının büyük açılar çektiğini görüyoruz. Diğer taraftan İslam adını kullanıp terör eylemlerine girişin örgütler var. Ve tüm bunlar uluslararası medya tarafında İslam kelimesi ile yan yana getirilerek sunulduğunu görüyoruz. .Bunun da böyle rastgele yapılmadığını hepimiz biliyoruz. Birileri istiyor ki İslam’ın gerçek özünü insanlık tanımasın. İnsanlık İslam’dan uzak olsun istiyorlar. Sürekli bir şekilde medyada İslam’la terör kelimesi yan yana getirilmeye çalışılıyor. Bunun da özünün bana göre İslam dünyasının ilme değer vermesi oluşturuyor. Emeğe daha çok değer verilmesi gerekir. Birlik ve beraberliği güçlendirmemiz gerekir. Biz bunları yapmadığımız müddetçe birileri gelip o zaafları kullanacak ve bu dünyayı karıştıracaktır. Sadece bir örnek vermek gerekirse bu mezhep çatışmaları, inanın nükleer silahlardan daha tehlikeli çatışmalardır. Biz İlahiyat Fakültemizle, ilim adamlarımızla bu mezhep çatışmaların önüne geçemezsek Müslüman alemde kardeşliği güzelleştiremezsek, ilmi güzelleştiremezsek birileri gelip bu çatışmaları körükleyecek ve İslam dünyasının kaynaklarını sömürecekler. Genç kuşaklarını ve nesillerini heba edecekler.”

    Daha sonra Merkez kütüphanesinin açılış kurdelesini Bakan Yılmaz, İlahiyat Fakültesi binasının da temel atma törenine katıldı. Toplam 17 milyon TL’ye mal olacak fakülte binası inşaatının 12 bin metrekaresi kullanım alanı olmak üzere toplam 15 bin metrekare üzerinde 30 derslik, 5 laboratuvar, 83 akademisyen odası, 6 doktora odası ve 1 konferans salonunu kapsayıp, Mart 2018’de tamamlanması bekleniyor.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz Diyarbakır’da

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 2016 yılı mali destek programları tanıtım toplantısı ve protokol imza törenine katılmak üzere Diyarbakır’a geldi.

    Bir otelde düzenlenen 2016 yılı mali destek programları tanıtım toplantısı ve protokol imza törenine Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Akar, kamu kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından bir konuşma yapan Bakan Yılmaz, kalkınma ajanslarından bugüne kadar Türkiye genelinde 6 bin proje teklifi yapıldığını söyledi. Bakan Yılmaz, “8 bin 350 projeye ajanslar kanalı ile destek vermişiz. Bu çerçevede eş finansmanla birlikte, yani bizim verdiğimiz destekler ve yararlanıcıların harekete geçirdiği eş finansman ile birlikte 4,3 milyar liralık kaynağı kalkınma amaçlı bir şekilde harekete geçirmiş durumdayız. AK Parti iktidarları döneminde GAP projesine apayrı bir önem verdik. Sadece enerji bölümü ile değil özellikle sulama boyutu, sosyal alt yapı, ekonomik alt yapı, ulaştırma gibi bir çok boyutuyla entegre bütüncül bir program olarak GAP’ı hayata geçiriyoruz” dedi.

    Diyarbakır’ı yakından ilgilendiren Silvan Barajı’nın Atatürk Barajı’ndan sonra GAP’ın en büyük sulama projesi olduğunu ifade eden Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Bu projeyi de hayata geçirdiğimizde Diyarbakır yöresinin ekonomisi çok köklü bir şekilde değişecek. Hizmet sektörleri ile birlikte bu yöremizin ekonomisini dönüştüren çok önemli bir proje Silvan projemiz. Maalesef sürekli terör saldırıları ile karşı karşıya. Bu projeye saldıranlar aslında Diyarbakır’ın geleceğine saldırıyorlar. Silvan’ı da Allah’ın izni ile hayata geçireceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, inatla ısrarla bu projemizi hayata geçireceğiz. İnşallah önümüzdeki dönem bu klasik GAP’ı büyük oranda tamamlayacağız ve sonuçlarını göreceğiz. Başarımız sizin sahiplenmenize bağlı. Ajansımız çalışmalar yapabilir, ortaya bir takım modeller koyabilir ama Diyarbakır’ın iş dünyası, çiftçisi, akademik dünyası bu projeleri sahiplenirse bunlar başarılı olur. Burada Karacadağ Kalkınma Ajansı ile İŞ-Kur arasında iş birliği programı uygulayacağız. Uygulamalı girişimcilik eğitimleri konusunda bir işbirliği programı. Bu kapsamda 300 girişimcimize eğitim verilecek. Bu bölgemiz için en temel önceliklerimizden biri istihdam.”

    Konuşmaların ardından protokol imzalandı.