Etiket: Kalkan’ı

  • Milletvekili Özdağ’dan ’Fırat Kalkanı Harekatı’ değerlendirmesi

    MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Fırat Kalkanı operasyonunun Musul’dan Afrin’e uzanan bir alana yayılacağını savunarak, “Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesi, Fırat Kalkanı Operasyonu açık bir şekilde ABD’ye rağmen yapılmıştır” dedi.

    MHP Milletvekili Ümit Özdağ, Gaziantep Gazeteciler Cemiyet toplantı salonunda basın açıklaması yaparak gündemdeki konuları değerlendirdi. Fırat Kalkanı Harekatı ile yanlış Suriye politikasının düzeltilmeye çalışıldığını söyleyen Özdağ, “Fırat Kalkanı operasyonunun bir zorunluluk olduğunun altını çizmiştim. AK Parti gömleği yanlış iliklemeye başladı. Şimdi bir yerden doğru ilikleyerek, yanlışı düzeltmeye çalışıyor. Bu çok zor bir iştir. Bunun yapılabilmesi için düğmenin çözülmesi, yeleğin, gömleğin tekrar iliklenmeye başlanması lazım. Bunu yapabilmek için ise Suriye ve Suriye rejimi ile olan ilişkiler, yeniden tasarlanması ve düzenlenmesi gerekir. Bu olmazsa olmaz. Sadece Fırat Kalkanı operasyonu yaparsanız. Bunun politik hedefi bellidir. Ama küçük resimdeki politik hedefi bellidir. Büyük resimdeki politik hedefini muhakkak ortaya koymak zorundasınız. ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ diyorsunuz ama kiminle. Bu ancak Beşar Esad’la sağlanabileceği gözüküyor. Çünkü bölgede en güçlü Suriye içerisindeki meşruluk temeli en fazla olan yapıdır. Arkasındaki güç yapısı da Rusya, İran, Hizbullah, Irak rejimi. En güçlü yapı o” dedi.

    “Türkiye’nin kafası karışık”

    Özdağ, Türkiye’nin Suriye politikasında kafasının halen karışık olduğunu savunarak, “Türkiye açısından öncelikli olan, Suriye’de demokrasi değil, öncelikli Suriye’nin birliği. Çünkü birlik olmazsa demokrasi olamaz. AK Parti’nin kafası bu noktada halen karışık gözüküyor. Bir taraftan alt düzeyde Suriye rejimi ile görüşmeler yaptığı ifade ediliyor. Bir taraftan da başbakan, 6 içerisinde bazı şeylerin değişeceğini söylüyor. 6 ay çok uzun bir süre. Bu işler çok daha hızlı halledilmeli. Bir de bakıyorsunuz Cumhurbaşkanı çıkıyor halen daha eski söylemde açıklamalar yapabiliyor. Bu kafa karışıklığını ne yazık ki Rus Dışişleri Bakanı Lavrov gidermeye çalışıyor. Özetle ben bu kafa karışıklığının bir an önce ortadan kaldırılması, Suriye rejimi ile sağlıklı bir ilişki sürecinin başlatılması gerektiğini ve ılımlı muhalefetle Suriye rejimi arasındaki bir ilişkinin, irtibatın kurulması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

    “Harekatın büyüme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum”

    Özdağ, Fırat Kalkanı Harekatı’nın kapsadığı coğrafi alan ve gönderilecek asker anlamında daha da büyüyeceğini ifade etti. Operasyonun uzun süre devam edeceğini de belirten Özdağ, “Ben harekatın büyüme ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Müdahalenin coğrafi kapsamının genişleme ihtimalini, yollanacak asker sayısının artma ihtimalinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Ben sadece Fırat Kalkanı Harekatı’ndan bahsetmiyorum. Bahsettiğim alan Musul’dan başlayıp, Afrin’e uzanan bir alan. Uzun bir zaman alacak. Türkiye için bu zamanın en kısa sürede olması gerekiyor. Çünkü zaman uzadıkça Türkiye’nin kaybı artacaktır. Bizim böyle bir durumu, daha küçük kayıplarla, lehimize sonuçlandırabiliriz. Ama bunun için politikamızın doğru olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Operasyon, ABD’ye rağmen yapılmıştır”

    Özdağ, “Türkiye’nin Suriye’nin müdahalesi, Fırat Kalkanı operasyonu açık bir şekilde ABD’ye rağmen yapılmıştır. 15 Temmuz’un yapılmasının nedenlerinden birisinin de Türkiye’nin Suriye’ye müdahalesinin engellenmesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Fırat Kalkanı operasyonunun 15 Temmuz’dan çok tasarlanmış ve alt yapısı oluşturulmuş bir operasyondu. Onun da durdurulması içindir 15 Temmuz darbe girişimi. ABD, 15 Temmuz konusunda Türkiye’de ABD ile ilgili oluşan intibaının da verdiği mahcubiyetle, geri adım atmak ve kabullenmek zorunda kaldı. Bu operasyon öncesinde, Türkiye’nin Rusya ve Suriye ile mutabakat sağlaması da Türkiye’nin elini güçlendirirken, ABD’nin de geri adım atmasını sağladı” dedi.

    Özdağ, gazetecilerin YPG karargahlarındaki ABD bayrakları ile ilgili soru üzerine, “ABD’nin, Suriye’de Türkiye’nin yaşamsal menfaatlerini tanıdığını ve kabul ettiğini söylemek hala mümkün değil. ABD ordusu bir tarafta Türkiye’nin hayati düşmanı olan ve Türkiye’yi bölmek için çalışan PKK ve PYD ile işbirliği yapıyor. 15 Temmuz sonrasında ABD’de bir hava üstünde FETÖ’ye ait bir okul açıyorlar. Ondan sonra da diyorlar ki, bir NATO müttefikimiz. Çok güzel. Acaba Amerikalılar, Türkiye El Kaide ile Usame Bin Ladin’in çocukları ile iş birliği yapsa nasıl hissederler. Bunları gördüğümüz zaman bunun güzel bir NATO müttefikliği olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

    FETÖ, IŞİD ve PKK operasyonları

    Özdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan FETÖ, DAEŞ ve PKK operasyonlarını değerlendirdi. Özdağ, “15 Temmuz’da FETÖ tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında terör şebekesini oluşturan FETÖ-IŞİD-PKK üçgeni terörü operasyonel olarak kullanıldığı ilk bakışta anlaşılacak şekilde tırmandırdılar. Türkiye halen büyük bir istikrarsızlık sürecinden geçmeye devam ediyor. İngiliz ve Alman büyükelçilikleri çalışmalarını durdurduğunu açıkladı. Kanada büyükelçiliği “öngörülemez güvenlik durumu” nedeni ile yurttaşlarına Gaziantep ve Kilis’in de olduğu bazı şehirlerimize gitmeme uyarısında bulundu. 15 Temmuz sonrasında FETÖ’ye karşı kapsamlı operasyonlar başlamıştır. FETÖ’nün son 1000 senede Türk devletinin karşı karşıya olduğu en büyük iç düşman olduğunu 2002-2014 arasında FETÖ ile açık işbirliği yapan AKP’nin içinde anlamak istemeyenler de sonunda anlamışlar veya öyle görünmektedirler. FETÖ’ye karşı sürdürülen polisiye operasyonların ve hukuki süreçlerin devletin varlığının ve birliğinin sürdürülmesi açısından çok büyük bir önem taşıdığı ortadadır. FETÖ’ye karşı sürdürülen operasyonları sulandırmak çok açık bir şekilde sonuç itibarı ile operasyonların önce inanılırlığını ortadan kaldıracak sonra yavaşlamasına yol açacaktır. Oysa son günlerde FETÖ ile mücadelede neden ise gittikçe daha fazla hata yapılmaktadır. Bu sözde hataların bir kısmının kripto FETÖ’cüler tarafından yapıldığı bazı illerimizde ortaya çıkmaya başlamıştır” şeklinde konuştu.

  • Fırat kalkanı operasyonunda şehit düşen Adana’lı uzman çavuş Özkozanoğlu’nun baba ocağına ateş düştü

    Suriye’nin Vukuf bölgesinde terör örgütü DEAŞ militanları iki Türk tankına roketli saldırı düzenlemesi sonucu şehit düşen 3 askerden Uzman Çavuş Ziya Özkozanoğlu’nun Adana’nın Kozan ilçesindeki baba evine şehit ateşi düştü.

    Türkeli Mahallesi Şehit Murat Özkozanoğlu Caddesi Gür sokakta oturan şehidin ailesine haberi akşam saatlerinde Askeri yetkililer verdi. Evde Ambulans hazır bekletilirken şehidin baba evine Türk bayrakları asıldı. Baba Mustafa ile birlikte anne Hatice ile yakınları gözyaşları arasında şehit haberini alırken şehidin 3 yıllık uzman çavuş olduğu ve altı aylık evli ve 5 kardeşten üçüncüsü olduğu öğrenildi.

    2011 yılının Temmuz ayında Hakkâri’de şehit düşen Uzman Çavuş Murat Özkozanoğlu’nun amcasının oğlu olduğu öğrenilirken Şehidin üç senedir Uzman Çavuş olarak görev yaptığı ve Fırat Kalkanı operasyonu nedeniyle Diyarbakır’dan Suriye’ye gittikleri öğrenildi.

  • TSK’dan, Fırat Kalkanı Harekatı’yla ilgili açıklama

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında her sabah, Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezinde; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın başkanlığında, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının da iştirakiyle Fırat Kalkanı Harekâtı ve Terörle Mücadele Harekatı ile ilgili son gelişmeler hakkında harekatı icra eden komutanlıklardan görüntülü olarak brifing alınmakta ve durum değerlendirmesi yapıldığını açıkladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğimizi artırmak ve Koalisyon Güçlerine destek vermek maksadıyla; 24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan “Fırat Kalkanı Harekâtı” ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı ile BM’nin DEAŞ’la mücadeleye yönelik almış olduğu kararlar çerçevesinde sürdürülmektedir. Buna ilave olarak yurt içinde Terörle Mücadele Harekatı da devam etmektedir” denildi.

    Bu kapsamda Fırat Kalkanı Harekâtının başladığı ilk günden itibaren başta Genelkurmay Başkanlığı Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezinde olmak üzere Kara ve Hava Kuvvetleri Harekat Merkezleri ile harekata iştirak eden tüm ilgili komutanlıkların harekat merkezlerinde 7/24 saat esasına göre çalışmalar aralıksız bir şekilde sürdürüldüğü vurgulanarak, “Her sabah, Silahlı Kuvvetler Komuta Harekat Merkezinde; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın başkanlığında, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının da iştirakiyle Fırat Kalkanı Harekâtı ve Terörle Mücadele Harekatı ile ilgili son gelişmeler hakkında harekatı icra eden komutanlıklardan görüntülü olarak brifing alınmakta ve durum değerlendirmesi yapılmaktadır. Söz konusu toplantılara Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığından temsilciler de iştirak etmektedirler” ifadesi kullanıldı.

    Ani gelişmeler olması halinde bu toplantılar zamana bağlı kalmaksızın aynı düzende icra edildiği bildirildi.

  • Darbe girişiminde kullanılan tanklar, Fırat Kalkanı harekatında kullanılacak

    15 Temmuz darbe girişiminde Çevik Kuvveti saran ve Boğaz Köprüsü’nü kapatan tanklar, Gaziantep’e getirildi. Darbe girişimi ile gündeme gelen tankların Fırat Kalkanı harekatında kullanılacağı belirtildi.

    Darbe girişiminin ardından askeri kışlaların şehir dışına taşınması kararı ile İstanbul Maltepe’de bulunan Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutalığı Nurettin Baransel Kışlası’na ait tank ve zırhlı araçların Gaziantep’in İslahiye ilçesine sevkıyatı sürüyor. Son sevkıyat ile birlikte 15 temmuz akşamında Üsküdar’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nü saran ve Boğaz Köprüsü’nün Anadolu yakasının girişini kapatan Leopard A2-4 tankları da İslahiye ilçesine getirildi. İzmit Köseköy Tren istasyonuna kadar karayolu ile getirilen tanklar, buradan ise Devlet Demir Yolları’na ait yük trenleri ile İslahiye ilçesine getirildi. Garda indirilen tanklar, 106. Topçu Alay Komutanlığı’nda ki kışlada yerini aldı. Kalkışma gecesinde kullanılan tank ve zırhlı araçların da arasında yer aldığı askeri araçların bir kısmı Suriye sınırında konuşlanırken, bazılarının da sınır ötesinde devam eden Fırat Kalkanı operasyonunda kullanılacağı belirtildi.

  • Fırat Kalkanı Operasyonu 4. gününde

    Suriye’nin Cerablus bölgesine düzenlenen Fırat Kalkanı Operasyonu’nun dördüncü gününde sınırda askeri hareketlilik devam ediyor.

    Fırat Kalkanı Operasyonu’nun 4. gününde sınır hattında TSK sınır birlikleri kuş uçurtmuyor. Sabahın erken saatlerde Soylu bölgesinde konuşlanan çok sayıda obüs, tank ve zırhlı personel taşıyıcı araçların sınırdaki Kıvırcık Mahallesi’nden Suriye topraklarına girdiği belirtildi. Terör örgütü IŞİD tarafından Cerablus bölgesinin sınır hattına döşenen mayınların temizlenmesi için ve koridor açılması için mayın temizleme aracı ve iş makinelerinin de sınırdan geçerek Suriye topraklarına girdiği öğrenildi.

    Karkamış kent merkezinde ise sessizlik sürerken, Karkamış ve Cerablus bölgesi üzerindeki hava hareketliliği devam ediyor.