Etiket: Kalkan

  • Memur – Sen İl Temsilcisi Aydın Kalkan:

    Memur-Sen İl Temsilcisi Aydın Kalkan, Memur-Sen’in 11 ilde yaptığı anket sonuçlarına göre, 1 Mayıs’taki çatışma görüntülerinden rahatsız olanların oranının yüzde 95.2 olduğunu söyledi.

    Harikalar Diyarı’nda düzenlenen Nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşan Memur-Sen İl Temsilcisi Aydın Kalkan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün, sokakları savaş alanına çevirme aracı olmadığını ifade etti.

    Sendika olarak on bir büyükşehirde yaptıkları anket sonuçlarına göre, kutlamalardaki çatışma görüntülerinden rahatsızlık duyanların oranlarının yüzde 95.2 olduğunu kaydeden Aydın Kalkan, 1 Mayıs kutlamalarını sendika olarak Taksim’de yapmalarının nedenini toplumsal uzlaşıya katkı sunmak olarak özetledi. İl Temsilcisi Aydın Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Toplumsal uzlaşıya katkı vermek, terörle mücadeleye toplumsal destek sağlamak, barışçıl ve çatışmasız 1 Mayıs kutlaması gerçekleştirilebileceğini göstermek hedefiyle Taksim için başvuruda bulunduk. Taksim Meydanı’ndan, ‘emperyalist ve kapitalistlere sömürüye son verin’, emperyalizmin kuklası terör örgütlerine ‘silahı bırakın’, milletimize de ‘Güçlü Türkiye için hep birlikte’ çağrılarında bulunmayı hedefledik. İstanbul Valiliği’nin, Taksim Meydanında 1 Mayıs kutlamasına olumsuz bakması nedeniyle; bu yıl 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü, Kurtuluş Savaşında bağımsızlık meşalesini ilk ateşleyen, emperyalistlere ilk meydan okumayı yapan medeniyet ve fikir dünyamızın zirve şehirlerinden Kahramanmaraş’ta kutlama kararı aldık. Kahramanmaraş Meydanı’ndan ‘Güçlü Memur, Büyük Türkiye ve Adil bir Dünya için Emeğin Kahramanları Maraş’ta’ temasıyla 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde bütün halkımıza ve insanlığa sesleneceğiz.”

    “LAİKLİK İNANANLARA BASKI ARACI OLARAK KULLANILDI”

    TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik açıklamalarını da değerlendiren İl Temsilcisi Aydın Kalkan, laikliğin yıllarca inananlar için baskı aracı olarak kullanıldığını vurguladı. Kalkan, “Müslümanlarla ve islamla problemi olan insanlar, laiklik ilkesinin arkasına gizlenerek bu millete yapmadığını bırakmadı. Bizler din ve vicdan özgürlüğünden yanayız, İnanan ve inandığı gibi yaşamak isteyen insanlara her ne sebeple olursa olsun zulüm ve baskı yapılmasına karşıyız. Yeni anayasada laiklik ilkesi olsun olmasın insan hak ver özgürlüklerinin anayasanın ruhunu oluşturmasını istiyor ve bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

  • (Özel) Kadınlık Hormonu Kalp Krizine Kalkan Oluyor

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener, kadın ve erkekler arasındaki damar tıkanıklığı ve kalp krizi oranlarında ciddi farklar olduğunu belirterek, “Kadınlık hormonunun damar tıkanıklığı açısından koruyucu bir etkisi vardır. Menopozdan sonra bu hormon aşağı seviyelere düştüğü için koruyucu etkisi az oluyor ve erkeklerle kadınlar arasındaki damar tıkanıklığı oranı eşitleniyor” dedi.

    Kardiyoloji Uzmanı Dr. Murat Şener; damar tıkanıklığı, kalp krizi, yüksek tansiyon ve çarpıntı rahatsızlıkları ile ilgili bilgi verdi. Kadınlarda, erkeklere oranla daha az kalp krizi meydana geldiğini ifade eden Şener, “Menopozdan önce kadın ve erkekler arasındaki damar tıkanıklığı ve kalp krizi oranları arasında ciddi fark var. Menopozdan sonra bu fark kapanıyor. Kadınlık hormonunun damar tıkanıklığı açısından koruyucu bir etkisi vardır. Menopoza girene kadar, kadınlarda kadınlık hormonu yüksek olduğu için damar tıkanıklığı az oluyor. Menopozdan sonra bu hormon aşağı seviyeye düştüğü için koruyucu etkisi az oluyor ve erkeklerle kadınlar arasındaki damar tıkanıklığı oranı eşitleniyor” diye konuştu.

    “DAMAR TIKANIKLIĞINA BAĞLI ÖLÜM KANSERDEN FAZLA”

    Şener, toplumumuzda her geçen gün kalp krizi riskinin arttığını belirterek “Hareket etmiyoruz, sporu sevmiyoruz. Sigara içme oranımız arttıkça risklerimiz de artıyor” dedi. Şener, bir insanda kalp krizi riskini artıran en önemli faktörün genetik olduğunu belirterek, “Kişinin ailesinde damar tıkanıklığı tespit edilmiş bir kişi varsa onun çocuklarında bu risk çok daha fazla oluyor. Bu kişilerin kendilerine daha fazla dikkat etmesi gerekiyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu sigara kullanımı ve spordur. Eğer hareketsiz olunursa, sigara içiliyorsa risk artacaktır” dedi. Şener, damar tıkanıklığına bağlı ölümlerin kansere bağlı ölümlerden daha fazla olduğunu dile getirdi.

    “KRİZ ÖNCESİ MİDE VE KASIK AĞRILARI YAŞANABİLİR”

    Damar tıkanıklığına bağlı kalp krizinde oluşan göğüs ağrısının bir alarm mekanizması olduğunu ancak çene, mide, sırt ve kasık ağrılarının da yaşanabileceğini belirten Şener, şöyle konuştu: “Damar tıkanıklığı yaşandıkça göğüs ağrısı olur. Göğüs ağrısı genelde eforla olur. Hasta ilk başta koşarken ‘göğsüm ağrıyor’ der, bir süre sonra yürürken ‘göğsüm ağrıyor’ der, bir süre sonra bir odadan diğer odaya geçerken ‘göğsüm ağrıyor’ der ve en son istirahatte ‘göğsüm ağrıyor’ demeye başlar. Bunun bir sonraki safhası yüzde 100 tıkanmış bir damar ve kalp krizidir. Her zaman damar tıkanıklığında göğüs ağrısı olmaz. Bazen kalbin alt tarafını besleyen damar tıkandığı zaman mide ağrısı olabilir. Bazen göğüs değil çene kısmına vuran ağrı olabilir. Karın sırt, hatta kasıkta ağrıyla literatüre geçmiş hastalarımız da var.”

    “BEN GELİYORUM” DEMEYEN KALP KRİZİ

    Damar tıkanıklığına bağlı göğüs ağrısı mekanizmasının herkeste çalışmayabileceğini ve bu duruma ‘gizli kalp hastalığı’ dendiğini ifade eden Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: “Damar tıkanıklığına sebep olan damarın içerisinde bir plak oluşumu vardır. Damar tıkanıklığı yüzde 30 darlık seviyesindeyken bu çıkıntının kapsül kısmı yırtılabiliyor. Kapsül yırtıldığında aniden damarda pıhtı oluşuyor ve kalp krizi meydana gelebiliyor. Bu ‘ben geliyorum’ demeyen bir kalp krizidir. Önce belirti vermez. Bazen anjiyo yaparsınız, ‘yüzde 30 darlığınız var, çok kritik değil’ denilen hasta ertesi gün kalp krizi geçirebilir. O plağın kapsülünün önceden yırtılacağını öngörmek mümkün değil ama kapsülün yırtılmasına sebep olan faktörleri biliyoruz. Bu faktörlerden en önemlisi sigara ve hareketsizliktir.”

    AĞIR STRES KALP KRİZİNE YOL AÇABİLİR

    Kişilerin, herhangi bir damar tıkanıklığı sorunu yaşamamasına rağmen çok ağır stres ve psikolojik travma nedeniyle de kalp krizi geçirebileceğine dikkat çeken Uzman Dr. Murat Şener, “Çok ağır stres ve psikolojik travma spazma neden olabilir. Damarı yüzde 100 tıkayacak kalp spazmı olabilir. Spazm demek, kalp duvarları içerisindeki kasların kasılması demektir. Duvarın içindeki kas kasılınca damarın içindeki boşluk gittikçe daralır ve damarı tamamen tıkayabilir. Bu spazm çok uzun sürerse kalp krizine sebep olabilir. Hiç tıkanıklık olmasa bile spazma bağlı kalp krizi geçirilebilir. Bu yüzden vatandaşlara her zaman stresten uzak durmalarını öneriyoruz” diye konuştu.

    “KATI YAĞLARDAN UZAK DURUN”

    Hastalarına özellikle katı yağlardan uzak durmalarını tavsiye ettiğini anlatan Şener, şu bilgiyi verdi: “Kuyruk yağı, ciddi şekilde damar tıkanıklığına sebep olan yağdır. Tereyağ konusunda olumlu yazılar çıkabiliyor ama benim düşünceme göre, bir yağ ne kadar katıysa damar tıkanıklığına sebep olma ihtimali o kadar yüksektir. Ne kadar sıvı ise damar tıkanıklığına sebep olma ihtimali o kadar düşüktür. Sebze ile beslenmenin damar tıkanıklığı açısından olumlu yönleri vardır. Et yiyeceksek, etin en yağsız, en kırmızı kısmından yemeliyiz. Tavuk göğsü ve balığı daha çok tavsiye ediyoruz.”

    YÜKSEK TANSİYON HASTALARI İÇİN BEŞ ALTIN KURAL

    Şener, yüksek tansiyon hastaları için de 5 altın kuralını sıraladı. Yüksek tansiyon hastaları için tuzun bir nevi zehir olduğunu dile getiren Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hastalarıma önerdiğim 5 kural var. Bu kurallardan ilki ekmektir. Ekmekte ciddi oranda tuz var. Aslında en çok tuzu ekmekle alıyoruz. Ekmeği mutlaka tuzsuz tüketmemiz gerekiyor. Kepek, light, çavdar, buğday ekmeği; bunların hepsi tuzludur. Ekmeğin isminin önünde ‘tuzsuz’ olmalı. 2. kural; yemek yaparken ve yerken tuz kullanılmamalı. 3. kural; yemek yaparken salça kullanılmamalı. Hasta yemeği tuzsuz yapıyor ama bol bol salça atıyor. Salça tuzla hazırlandığı için yemeğe aslında tuz atmış oluyor. 4. kural; turşu. Turşu çok ciddi oranda tuz içerir ve turşu yemesiyle tuz yemesi neredeyse aynı şeydir. Yüksek tansiyon hastalarına ‘turşunun tadına bile bakmayın’ diyoruz. Son kural da; peynir ve zeytini tuzsuz yemeleri. Alınan tuzsuz zeytin ve peyniri de sudan geçirip tüketmelerini öneriyoruz.”

    RİTİM BOZUKLUĞU ÇARPINTIYA NEDEN OLABİLİR

    Şener, çarpıntı şikayeti olan hastaları için de şu uyarılarda bulundu: “İnsanlarda çarpıntı şikayeti olabilir ama bizim için değeri olan çarpıntı şikayeti, istirahatteyken olan çarpıntıdır. Bu bir ritim bozukluğunun göstergesi olabilir. Çarpıntı olurken baş dönmesi, göğüs ağrısı oluyorsa bu tür hastaları mutlaka görmek isteriz.”

  • 18 Yılda Yaklaşık 50 Bin Yavru Kalkan Denizle Buluştu

    Kalkan balığıyla ilgili 18 yıl önce başlatılan proje kapsamında bu güne kadar yaklaşık 50 bin yavru kalkanın denize bırakıldığı belirtildi.

    Yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. İlhan Aydın, önümüzdeki yıllarda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın başlattığı program kapsamında yıllık olarak 10 bin üzerinde yavru kalkanın doğaya bırakılacağını söyledi. Aydın, “Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü olarak Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın destekleriyle 1998 yılından itibaren Japonya Uluslararası İşbirliği (JICA) ile birlikte bir program başlatıldı. 1998-2007 yılları arasında bu proje farklı fasıllarda yürüdü ve biz kalkan balığı üretmeye başladık. Ürettiğimiz kalkan balıklarının bir kısmını özelliklerini öğrenmek amacıyla belli dönemlerde markalayarak doğaya bıraktık. Bir süre sonra da özellikle işletmelerin tecrübe kazanması amacıyla yaklaşık 125 bin adet balığı işletmelere verdik. 50 bini aşkın balığı da o günden bugüne doğaya bıraktık. Önümüzdeki yıllarda bakanlığın başlattığı bir programla artık yıllık olarak 10 bin üzerindeki kalkan balığını doğayla buluşturacağız. Kalkan balığı üretimi zordur, kültürü zor bir balıktır. Özellikle yavru alım sistemi biraz zahmetli ve bilimsel teknik gerektiriyor. Biz bu konuda oldukça birikimliyiz. Çok kıymetli bir balık, 4-5 yılda artık yumurta verip yavru üretebilecek duruma geliyor. Bu balığın doğaya bırakıldıktan sonra korunması gerekiyor” diye konuştu.

    KARADENİZ KALKANI ATLANTİK KALKANI’NA BENZİYOR AMA

    Balığın doğayla adaptasyonun oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Aydın, “Bu balığın doğaya adaptasyon kabiliyeti oldukça yüksek olduğunu ve çok fazla göç yapmadığını söyleyebiliriz. Bıraktığınız yerden maksimum 70-80 kilometrelik bir mesafeyi 3-4 yılda alıyor. Lokal destekli balıklandırma programı bunda etkili olabilir. Balıklandırma vesilesiyle bölgemizdeki kalkan balıklarının stoklarını arttırmak hem de balıkçıların bu noktada ekonomik ürün olarak bu üründen faydalanmalarını istiyoruz. Karadeniz Kalkanı, Atlantik Kalkanı’na benziyor. Bilim adamları aynı tür olduklarını da ifade ediyorlar. Fakat biz yaptığımız çalışmalarda bolca farklı konularda tespitlerimiz var. Bunlardan bir tanesi balığın üzerinde bulunan kemiksi yapılar, dokusu ve lezzeti farklı. Karadeniz Kalkanı, Karadeniz havzasında oldukça fazla. Avcılığı ve ekonomik değeri ülkemizde oldukça yüksektir. Diğer ülkelerde bu kadar yüksek bir ekonomiye sahip değil” ifadelerini kullandı.

  • Dev Kalkan Balığı Görenleri Şaşkına Çeviriyor

    Yalova’da balıkçılar tarafından yakalanan 11 kiloluk dev kalkan balığı görenleri şaşkına çevirirken, bin liraya alıcısını bekliyor.

    Geçtiğimiz gün denize açılan Yalovalı balıkçıların ağına 11 kilo 200 gramlık dev kalkan balığı takıldı. Altınbalık Sahil’de sergilenen dev kalkan balığı, görenleri şaşırttı. Seda ve Mehmet Erkorkmaz kardeşler tarafından işletilen Altınbalık Sahil isimli restoranda sergilenen dev balık, vatandaşların da ilgisini çekti. Sergiledikleri balığın normalinden 4-5 kat daha büyük bir balık olduğunu söyleyen Mehmet Erkorkmaz, bu büyüklükteki bir balığın 15 kişiyi doyurabileceğini belirtti. Erkorkmaz, “Balığı, bizim balıkçılarımız Esenköy açıklarında yakaladı. Aşağı yukarı 2-3 seneden beri bu büyüklükte bir balık yakalamamıştık. Bu 11 kilo 200 gram civarında. Normalde kalkanlar 2,5 kilo ile 5 kilo olarak yakalanıyor. Kalkanlar daha ufakken yakalanmasa ve yasaklara biraz daha uyulsa kalkan balıklarının boyutları bu seviyelere varacak. Bu balık uzun süre yakalanmadan denizde kalabilmiş” dedi.

    Balığı İstanbul’da bir restorana göndereceklerini söyleyen Erkorkmaz, “Bu balıktan 15-20 porsiyon yiyecek çıkar. 15 kişi rahat doyar. Kilosu 80-90 lira olarak değişiyor. Bu dev balığı ise bir bütün olarak bin liraya satacağız. Alıcısı zaten çıkacak. İstanbul’daki restoranlara göndereceğiz” diye konuştu.

    İşletmeci Seda Erkorkmaz ise kalkan balığıyla ilgili pişirme önerisinde bulundu. Balığı pişirme şeklini anlatan Seda Erkorkmaz, “Bu balık dilim dilim kesilerek tava olur veya ızgara olur. Taş fırına bir bütün olarak da atılabilir” dedi.

  • 7. Kattan Atlamaya Kalkan Genci Polis Kurtardı

    Bursa’da, bunalıma giren bir genç, apartmanın 7. katındaki havalandırma penceresinden atlamaya kalktı. Polis, intihara kalkışan genci apartmanın içine çekerek kurtardı. O sırada okuldan çıkan öğrenciler, cep telefonuyla olayı görüntülemek için adeta birbiriyle yarıştı.

    İddiaya göre, ailevi meseleleri olan 28 yaşındaki Samet A., Doğanbey TOKİ Konutları’nın 7. katındaki havalandırma penceresine çıkarak intihar edeceğini söyledi. Durumu gören vatandaşlar olayı polise bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri aşağıda hava yastığı açtı. Ayrıca gencin atlama ihtimaline karşı 112 acil servis ekipleri de hazır bulundu.

    Polisler, intihara kalkışan genci ikna etmek için apartmana girdi. Samet A., “Ben Gürsu’da oturuyorum. Ailemle sorunlarım var. Kendimi aşağı atacağım, beni ikna etmeye çalışmayın” diyerek polise direndi. Bursa Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne bağlı ekipler, genci ikna olmayınca kollarından tutarak apartmanın içine çekip kurtardı. Vatandaşlar polis ekiplerini alkışladı.

    FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN BİRBİRLERİYLE YARIŞTILAR

    Okuldan çıkan Bursa Cem Sultan Lisesi öğrencileri de intihara teşebbüsü meraklı gözlerle izledi. Bazı öğrenciler ellerindeki cep telefonuyla o anları görüntüledi.

    Samet A. olay yerindeki ambulans ile Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, olayla alakalı tahkikat sürüyor.