Etiket: Kalitesi

  • Firmalara Dürüstlüğü Ve Kalitesi İle Kafa Tutuyor

    Gelişen teknoloji ve sanayide pek çok makine alet ve ekipmanın seri üretime geçmesine rağmen Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Argavlı Köyü’nde yaşayan Abdil Allı kendi el emeği ve mahareti ile koskoca firmalara kafa tutuyor. Özel yapım tesviye ve hayvan altı temizleme aparatları üreten “Dürüstlüğüm ve kaliteli üretimim sayesinde ayakta kalıp ekmek kazanıyorum” dedi.

    Globalleşen dünyada iletişim ve ulaşımın kolaylaşması ile birlikte tüm hesapların para üzerine kurulduğunu belirten Abdil Allı ustalık alanı olan demir aksamından üretilen pek çok tarım aletinin firmaların daha çok kazanma hevesi yüzünden eski tadı vermediğini söyledi. Yıllarca bir fabrikada çalıştığını ve emekli olduktan sonra eski makinelerle kendisi tesviye küreği yaptığını belirten Allı, “İlk defa bir çiftçi arkadaşımın siparişi üzerine yaptığım tesviye küreği çevrede beğenilince sipariş gelmeye başladı. Sipariş geldikçe yaptım, şimdi ikamet ettiğim köye açtığım mütevazı bir demirci dükkanında Söke, Germencik ve çevresindeki çiftçi arkadaşlara tefsiye küreği üretiyorum. Bilgisayarlı, son model büyük makinelerim ve milyonlarım yok ama dürüstlüğüm ve kalitem ile kocaman firmalara boyun eğmeden ekmeğimi kazanıyorum” dedi.

  • Meram Tıp Fakültesi’nin Kalitesi Bir Kez Daha Tescillendi

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi dört farklı kalite yönetim sistemine sahip Türkiye’deki sayılı üniversite hastanesinden biri olduğunu bir kez daha tescilledi. Ayrıca Meram Tıp Fakültesi Konya’da bu belgelere sahip tek kamu hastanesi olma özelliği taşıyor.

    Konu ile ilgili açıklama yapan Meram Tıp Fakültesi Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Tekin, “Meram Tıp Fakültesi Hastanesi; bölgemizin, Konya’nın en büyük, en köklü hastanesidir. Sadece merkeze değil çevre il ve ilçelere de ciddi hizmetler vermekteyiz. Hastanemiz Konya’da birçok ilki başarmış durumdadır. Son olarak Konya’da başka kamu hastanesinde olmayan Türkiye’de de Üniversite bağlamında sayılı hastanelerde bulunan kalite yönetim sistemleri belgelerini almaya hak kazandık” dedi.

    2007’den beri kalite yönetim sistemlerine önem verdiklerine dikkat çeken Tekin, ISO 2001 TSE Belgesi, 14001 Çevre Yönetim Sistemi, 10002 Müşteri Yönetim Sistemi ve 18001 İş Sağlığı Güvenliği Yönetim Sistemi’ne müracaat ettiklerini ve detaylı incelemenin sonunda 4 belgeyi de almaya hak kazandıklarını söyledi. Tekin bu sayede daha kaliteli hizmetler sunmaya devam edeceklerine dikkat çekti. Personel ve hastalara sıfır riskle hizmet vermeyi amaçladıklarını söyleyen Tekin, bu belgelerin bu amaçlarını başardıklarının bir göstergesi olduğunu anlattı.

    “İYİ SAĞLIK HİZMETİ SUNUMU EKİP İŞİ”

    “Hastanemizin bu hale gelmesinde bu güne kadar emeği geçen tüm yöneticilerimize, tüm çalışanlarımıza, bütün hocalarımıza, üst yöneticilerimize, rektörlüğümüze sonsuz teşekkür ederiz” diyen Prof. Dr. Tekin, hastanede sağlık hizmeti sunumunun bir ekip işi olduğunu hiç kimsenin tek başına bu başarıyı elde edemeyeceğini ifade etti.

    Bütün ekip bir araya geldiklerinde çok ciddi hizmetler sunduklarını ifade eden Prof. Dr. Tekin, Konya’nın sağlık güvencesi olarak hizmet etmeye devam edeceklerini, var güçleriyle çalıştıklarını kaydetti ve Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nin daha iyi günlere geleceğini sözlerine ekledi.

  • Bodrum’da “Yönetim Bilgi Sistemi” Sayesinde Hizmet Kalitesi Artacak

    Bodrum Belediyesi, şeffaf süreç yönetimi için kendi yazılımını geliştirdi. “Yönetim Bilgi Sistemi” sayesinde hizmet kalitesi artacak.

    Kalite Yönetim Sistem Koordinatörlüğü’nün 2015 yılı Haziran ayında başlattığı süreç analiz çalışmaları sonucunda, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü için geliştirilen yazılım ile birimlerin iş akışlarına uygun veri tabloları hazırlanarak, hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik süreç iyileştirmesine gidildi. Eylül 2015 itibarıyla uygulamaya alınan Yönetim Bilgi Sistemi ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’ndeki talepleri için vatandaşa, sürecin her aşamasında kısa mesaj ile bilgi verilmeye başlandı.

    Kalite Yönetim Sistem Koordinatörlüğünün yaptığı çalışmalar sonucunda, 2015 yılı Eylül ayında 12.000 kayıttan oluşan bir veri tabanı oluşturuldu. Kalite Yönetim Sistem Koordinatörlüğü ve Bilgi İşlem Müdürlüğü bünyesinde kurulan Yazılım Geliştirme Grubu, “Yönetim Bilgi Sistemi” adıyla İmar ve Şehircilik Müdürlüğü fonksiyonlarına uygun kendi yazılımını geliştirdi. Microsoft ASP.NET programlama dili ile HTML5 standartlarına uygun, WEB tabanlı olarak geliştirilen yazılım, 2015 yılı Aralık ayı başında kullanıma sunuldu.

    Vatandaş kuruma gelmeden işlemlerinin her aşamasında kısa mesaj ile bilgilendiriliyor

    Yönetim Bilgi Sistemi’nin devreye alınması ile vatandaşın İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden beklediği hizmet süreçlerinin her aşamasında, “kısa mesaj” sistemi ile bilgilendirilmeye başlandı.

    KURULAN SİSTEM YÖNETİCİLER VE KULLANICILAR İÇİN DE BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLIYOR

    İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, farklı uygulamalarla yaptığı işlemleri, “Yönetim Bilgi Sistemi” sayesinde tek ekrandan kısa sürede gerçekleştirebiliyor. Sistem Yöneticileri de süreçte akışı anlık olarak izleyebiliyor ve sistemin sıkıştığı noktaları Yönetim Bilgi Sistemi sayesinde doğru bir şekilde tespit edebiliyor. Bodrum Belediyesi’nin kendi insan kaynaklarıyla yürüttüğü bu çalışma, geliştirilmeye açık, sürdürülebilir bir sistem uygulaması olarak nitelendiriliyor. Bodrum Belediyesi Yazılım Geliştirme Grubu, 2016 yılında da Yönetim Bilgi Sistemi’ne yeni modüller kazandırarak, Bodrum Belediyesi’ne ait süreçlerin ve envanterlerin tek bir sistemde toplanması konusundaki titiz ve kapsamlı çalışmalarına devam edecek.

    “TEKNOLOJİK ALTYAPIMIZ VE BİLGİ BİRİKİMİMİZLE EN İYİ HİZMET İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, özellikle teknoloji ile birlikte değişimin büyük bir hız kazandığı günümüzde, Bodrum Belediyesi’nin de değişim ve gelişime en iyi şekilde uyum sağladığını ifade etti. Başkan Kocadon, “30 Mart 2014 seçimleri sonrası ilçemizdeki belde belediyelerinin kapanmasıyla başlayan büyükşehir sürecine ülke çapında en hızlı adım atabilmiş, teknolojik alt yapısıyla ve bilgi donanımıyla sistemini kurabilmiş ilçelerin başında geliyoruz. Bodrum Belediyesi olarak hedefimiz, vatandaşımıza verdiğimiz hizmetleri en kaliteli şekilde sunmaktır. Bu projeyi yürüten tüm çalışma arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Vatandaşımıza hem kurumlarımızda hem yarımada genelindeki tüm ortak yaşam alanlarımızda en iyi hizmeti verebilmek üzere önümüzdeki yıl da çalışmalarımızı büyük bir özenle, elimizden geldiğince en iyi şekilde sürdürmeye gayret edeceğiz.” dedi.

  • Ödemiş Kestanesinin Rekoltesi Yüksek Kalitesi Düşük

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde yetişen kestanenin fiyatı geçen yıla göre yarı yarıya düşerken, işletmeciler, rekoltenin yüksek olmasına karşın kalitenin düşük olmasından dert yakındı.

    Ödemiş ve çevresinde başlayan kestane hasadı devam ederken, üreticiler hummalı bir çalışmanın içerisine girdi. Bölgede bu yıl fiyatlar yarı yarıya düştü. Geçen yıl kilosu 15 TL’den satılan Ödemiş kestanesi bu yıl 5 TL ve 7 TL arasında alıcı buldu. Öte yandan bazı işletme sahipleri ise kestanelerin rekoltelerinin bu yıl yüksek; ancak kalitelerinin düşük olduğunu belirtti. İşletme Sahibi Halil Ekici, bu durumdan dert yakınarak, “Kestanede hasat sezonu bundan bir ay önce açıldı şuanda yoğun bir şekilde sürüyor. Ancak bu yıl kestanemiz çok fazla yani rekolte yüksek; ama kalite maalesef yüksek değil” dedi.

    Avrupa ülkelerinin bu yıl Türkiye’den çok fazla kestane talep etmediğini dile getiren Ekici, şöyle konuştu: “Avrupa bu yıl Türkiye’den çok fazla kestane ürünü talep etmiyor; edenlerde kaliteli ürün dediğimiz 1. sınıf ürün talep ediyor. Bu sezon birinci sınıf üründe tonaj çok az durumda. onun için 2015-2016 sezonumuzda yurt dışında Avrupa ülkelerine ihracat yapamıyoruz. Geçen yıl Avrupa’dan çok fazla talep vardı ve talebi yetiştirmekte güçlük çektiğimiz dönem oluyordu. Bu yıl da özellikle İtalya, Portekiz ve İspanya’da üretilen kestane kendi ülkelerine yettiği için Avrupa pazarında payımız düştü. Ürünün çok fazla olmasından dolayı Türkiye iç pazarı bu çokluğu kaldıramaz tespitini yapmış durumdayız. Geçen yıllarda ürünün yüzde 65’i yurt dışı ihracatına gidiyordu. Bu yıl ise sadece Arap pazarımız var. Onunda tutarı yüzde 10 dilimlerinde seyrediyor. Ürünün çok olması kalitenin zayıf olması ve bazı Avrupa ülkelerine ihracatın olmamasından dolayı bu yıl kestanede sanayici olarak tabir ediyoruz.”

    EN BÜYÜK PROBLEM KESTANE SOYULMASINDA

    Ekici, geçen yıl köylünün kestanenin kilosunu 15 TL’den satabildiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yıl rakam 5 TL ile 7 TL arasında seyrediyor. Ürünün yüksek miktarı ise sanayi ürünü olarak değerlendiriliyor. Bugün bazı üreticilerimiz malını elde ettikten hemen sonra satıyor. Bazıları yeni yılın gelmesini fiyatların artmasını bekliyor. Bizim kanaatimiz bu koşullarda fiyatlarda bir değişiklik olmayacak. Geçen yıl çok güzel bir kış mevsimi yaşadık, ancak daha sonra bahar, yaz ve sonbahar dönemlerinde beklenen yağmurların yağmamasından dolayı kestane kurak dönem yaşadı. Kışın etkili olmasından dolayı ürün çok fazla ancak kalite düşük. Ayrıca bu yıl en büyük çektiğimiz problemimiz kestaneyi soymada yaşıyoruz. Nemli havanın yerine olan kurak dönemin getirisi ile kestane kabuğundan ayrılmıyor.”

  • “Kentlerimizin Yaşam Kalitesi Ve Adana” Paneli

    TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi’nin “Kentlerimizin Yaşam Kalitesi ve Adana” konulu panel yapıldı. Dünyada ve Türkiye’de kent yaşam kalitesinin tartışıldığı panele belediye başkanlarının katılmaması damgasını vurdu.

    Seyhan Oteli’nde gerçekleştirilen panelin açılışında konuşan Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Bekir Kamışlı, kentleri yaşanılır kılan, yaşam kalitesini yükselten, yaşayanları mutlu eden kriterler bulunduğuna dikkat çekti. Kamışlı, kentin korunan ve yaşatılan tarihi mimarisi, çağı yansıtan yapıları, insanca ve etkin ulaşım sistemi, yürüme ve bisiklet yolu ağları, yeşil alanlar, buluşma yerleri, meydanlar gibi ögeler olduğuna vurgu yaptı, kentlere bakıldığında insanın içini acıtan, gelecek için karamsar olunmasına yol açan manzaralarla karşılaşıldığını, gözlenen keşmekeşliklerin kentin sosyal hayatına olumlu ve olumsuz etkileri olduğunu dile getirdi.

    “ADANA’NIN KENTLEŞME HIZI SAĞLIKSIZ”

    Dünyaca ünlü mimar Prof. Dr. Ruşen Keleş, dünyada ve Türkiye’de kentlerdeki yaşam kalitesi ile ilgili görüşlerini paylaştı, Adana’ya her geldiğinde olumsuzlukların arttığını gözlemlediğini ve üzüldüğünü belirtti. Keleş şunları söyledi:

    “Günümüzün en önemli kentleşme sorunu olan yaşam kalitesini, yaşam niteliği olarak bilinen bu sorunu toplumun genel refahı olarak nitelendirmek doğru olur. Yaşam kalitesinin üç önemli özelliği vardır. Birincisi, ülkedeki yaşam kalitesinden daha fazla bireylerin yaşam kalitesini yükseltmektir. İkincisi, yaşam kalitesi çok boyutlu özelliğe sahiptir. Barınma koşulları, eğitim, istihdam, çalışma, yaşama ilişkileri dengesi, kamu hizmetlerine ulaşma niteliği de ön koşuldur. Üçüncü özelliği ise yaşam kalitesinin ekonomik koşullarla zaman zaman özdeşleştirilmek istenilmesiyle karşımıza çıkar.

    Adana gibi kentleşme hızının son derece sağlıksız yürüdüğü kentlerde yaşam kalitesini yükseltecek faktörlerin büyük önemi vardır. Baskılar, yaşam kalitesini en direk veya direk olarak etkiler. Kimi zaman siyasal gerginliğe dahi sebep olan bu etkiye dikkat çekmek isterim. Yeryüzü tektir ama Dünya tek değildir. Evet, sadece bir tek yeryüzü vardır. Çünkü Dünya tek değil, çok ulus var. Her ulusun menfaat çatışmalarından kaynaklanan kentsel yaşam kalitesi ile karşı karşıyayız. İklim değişikliği gibi önemli bir sözleşmeye ABD’nin taraf olmaktan kaçınması bunun bir işaretidir. Yaşam kalitesi insanların kültürlerinden ayrı düşünülemez. Birbirlerini etkileyen kavramlardır bunlar.”

    “ADANA YAŞANABİLİRLİKTE GERİYE GİDİYOR”

    Prof. Dr. Ruşen Keleş, şöyle devam etti:

    “Emeğin karşılığı ücrettir, sermayenin karşılığı faizdir. Teşebbüsün karşılığı kardır. Toprağın karşılığı kiradır, ranttır. Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki her düzeyde varsa da yoksa da rant olarak kentsel yaşam kalitesinde bakış açısı ile özdeşleştirilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Her gelişimde Adana’yı yaşanabilirlik anlamda geriye gittiğini gördüm ve bundan üzüntü duydum. Adana’yı yakından ilgilendiren sığınmacılar konusuna değinmek istiyorum. 2,5 milyonun üzerindeki sığınmacıları ‘kardeşimizdir diyerek’ bağrına basmaya Türkiye elverişli midir? Bu kentsel yaşam kalitesine olumsuz etkileri vardır. Ekonomi ve asayiş dahil olumsuzluğu yaşadığımız bir gerçektir. Bu sorunun çözümünde Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim ışığı altında halkımızın da kentsel yaşam kalitesini artırmak noktasında bilinçlendirmekle olacaktır.”

    TMMOB Mimarlar Odası Genel Sekreteri Fikret Oğuz ise kentsel ve kırsal alanlardaki yapılı çevrenin sağlıklı ve kamu yararını gözeten politikalar çerçevesinde üretilmesinin ve sürekliliğinin sağlanmasının mimarlar odasının, mimarların, kamu yönetiminin, yerel yönetimlerin, ilgili kesimlerin ve kurumların, ülke adına orak sorumluluğu olduğu inancını dile getirdi.

    “Kentlerimizin Yaşam Kalitesi ve Adana” konulu panele katılım yüksek olmasına karşın, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Seyhan İlçe Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Çukurova İlçe Belediye Başkanı Soner Çetin’in katılarak birer konuşma yapacakları bildirilmesine rağmen katılmamaları dikkat çekti.

    Panelde protokol için ayrılan sıra tamamen boş kaldı. Siyasilerden sadece İnşaat Mühendisi olan CHP Adana Milletvekili Zülfikar Tümer katıldı.