Etiket: Kalitede

  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez: “Yüksek kalitede petrol keşfettik”

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez: “Yüksek kalitede petrol keşfettik”

    Siirt’in Pervari ilçesi Çukur köyünde bulunan Çetin Barajı Hidroelektrik Santralinde incelemelerini tamamlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, hava yoluyla Siirt’te geçti. Daha sonra Siirt kent merkezinde bir düğün salonunda kanaat önderleriyle bir araya gelen Dönmez, yüksek kalitede petrol keşfettiklerini söyledi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Siirt il merkezinde kanaat önderleriyle bir araya geldi. Dönmez, “Siirt’te geçen ay ’Demirkuyu-1’ sahamızda 11,2 milyon varil yerinde rezerv kapasitesine sahip yüksek kalitede petrol keşfettik. Artık ’Demirkuyu-1’ sahamızda at başları Türkiye’nin büyümesi, kalkınması, gelişmesi için dönecek. Kuyuda günlük üretimimiz bugün itibarıyla 450 varil ancak üretim artırma testlerimiz devam ederken, bu miktarı inşallah bin varile çıkaracağız. Üç sahamızdan günlük bin 560 varillik ilave günlük üretim gerçekleştireceğiz. Bugünkü piyasaya değeriyle sahalarımızdan yapacağımız üretimin değeri 220 milyon liraya denk geliyor. Siirt, projeler devam ettikçe kalkınmaya devam edecek, sadece enerji alanına yaptığımız yatırımlarla değil, maden tarafında da hamd olsun Siirt’in yer altı kaynakları açısından bakır, kömür gibi büyük bir maden potansiyeli var. bir çok alanda maden ruhsat alanları ihaleye çıkardık. Bunlarda işletmeye açıldığında şehir ekonomisinin bugüne göre kat be kat hızla büyüdüğünü sizlerde bizzat yaşayarak göreceksiniz” dedi.

    “İlk defa yerin 3 bin 500 altı çatlatılarak petrol keşfi yaptık”

    “Bu gün ilklerle dolu üç sahamızla ilgili yeni keşifleri milletimizle paylaşmanın mutluluğu içerisindeyiz” diyen Bakan Dönmez, “Diyarbakır’daki mermer bir sahamızla yerin 3 bin 500 altı çatlatılarak Türkiye Petrolleri tarihinde ilk defa bu yöntemle petrol keşfi yapıldı. Eskiden klasik olarak sondajla iniliyordu, varsa çıkarabildiğimizi çıkarıyorduk. Ama bazı yerlerde petrol ve gaz çok sıkışık olduğu için onu çıkartamıyorsunuz. Çatlatmanız gerekiyor. ilk defa Türkiye’de petrol çatlatma yöntemiyle Diyarbakır’da keşif yaptık. Bu ne demek, dünyada son yıllarda hızla yaygınlaşan yeni bir üretim tekniği olan hidrolik çatlatma yöntemiyle petrol ve doğal gaz üretimi yapan ülkeler arasında yer almış olduk. İlk kez denemiş olduğumuz bu operasyonda yüksek basınca rağmen üretimi de gerçekleştirme imkanına sahip olduk. 3 bin 700 metre derinlikte günde yaklaşık 200 varil üretecek olan bu kuyumuz bu derinlikte üretim yapacak en derin kuyumuz olmuş olacak. Sahada bulduğumuz yüksek kalite değerine sahip petrol dünyada kabul edilen standartların üzerinde bir değere sahip, inşallah sahada ki 5 milyon varillik petrolü de hızla ekonomimize kazandıracağız” şeklinde konuştu.

  • Akçakoca’daki plajların deniz suyu yüzülebilir kalitede

    Akçakoca’daki plajların deniz suyu yüzülebilir kalitede olduğu bildirildi.

    Düzce Valiliği Akçakoca Toplum Sağlığı Merkezi tarafından Kumpınar plajından, Martı plajından, Akevler plajından, Çınaraltı plajından, Değirmenağzı plajından, Kadınlar plajından, Ceneviz Kalesi plajından, Edilli plajından, Kalkın plajından, Karaburun plajından, Melenağzı plajından deniz suyu numunesi alınarak Düzce İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde tahlilleri her 15 günde bir yapılmakta. Yapılan tahlil sonuçları resmi internet sitesinden http://yuzme.saglik.gov.tr/ adresinde yayımlıyor. İnternet adresinde yapılan açıklamada Akçakoca’nın deniz suyu mükemmel ve iyi standartta olan sonuçlardandır. Plajlarda yüzme suyu kalitesi açısından sıkıntı görülmeği görülüyor.

  • İETT kalitede çıtayı yükseltiyor

    Bundan tam 145 yıl önce atlı tramvaylarla İstanbul’un hizmetine giren İETT’nin 1.5 asra yaklaşan yolculuğunda yeni bir dönem başlıyor. Dünya metropolü İstanbul’da her gün 4 milyon yolcuya hizmet verirken, müşteri memnuniyeti odaklı kurumsallaşma adımlarını da hızlandıran İETT, Avrupa’nın en prestijli kalite ödüllerinden birinin sahibi oldu. Avrupa’daki kuruluşların sürdürülebilir mükemmelliğini amaçlayan Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı’nın (EFQM) ‘Müşteriye Değer Katma’ kategorisindeki 2016 EFQM Mükemmellik Başarı Ödülü’ne bu yıl İETT layık görüldü. Ödülü, Milano’da düzenlenen törende İETT Genel Müdürü Arif Emecen aldı.

    Dünyanın sayılı metropollerinden İstanbul’da günde 4 milyon, yılda 1.5 milyar kişinin toplu ulaşımını sağlayan İETT kalite yolculuğunda çıtayı bir üst seviyeye taşıdı. 2014’te Türkiye Mükemmellik Ödülü’nü, 2015’te ise Türkiye Mükemmellik Büyük Ödülü’nü alan, uluslararası standartlarda 11 kalite belgesiyle İstanbullulara hizmet veren İETT bu kez EFQM’in 8 temel mükemmellik kavramından ilkini anlatan ‘Müşteriye Değer Katma’ kategorisinde 2016 EFQM Mükemmellik Başarı Ödülü’nü İstanbul’a getirdi.

    EFQM’in ‘mükemmel kuruluşlar ihtiyaçları, beklentileri ve fırsatları anlayarak, tahmin ederek ve karşılayarak müşterilerine sürekli değer katar’ anlayışıyla verdiği ödülü Milano’da düzenlenen törende İETT Genel Müdürü Arif Emecen aldı. EFQM Mükemmellik Modeli tanımında belirtildiği gibi, en iyiyi hak edenlerin ihtiyacını ve beklentisini karşılamak için yüksek bir performansla çalıştıklarını belirten Emecen, “İETT’nin kalite yolculuğunda çok değerli bir kilometre taşı olan bu ödülü her zaman İstanbullular’ın hizmetinde olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum” dedi.

    EFQM’in Mükemmellik Ödülleri’nde bu yıl dünya devi şirketlerin de aralarında bulunduğu kriterlerinin uygunluğu tescil edilen 15 aday yarıştı. Ödüller, Avrupa Mükemmellik Ödülü kriterlerindeki bir temel konuda uzmanlaşıp, mükemmel sonuçlar alan ve iş modeli olmaya hak kazananlara verildi. Seçilen organizasyon, EFQM Mükemmellik Modeli’nin birden çok kolunda mükemmelliğin öncüsü olma misyonunu üstleniyor. Avrupa’nın mükemmellerini seçen jüri bu yıl, İETT Genel Müdürlüğü’nü ‘Müşteriye Değer Katma’ kategorisinde 2016 EFQM Mükemmellik Başarı Ödülü’ne değer buldu.

    EFQM CEO’su Leon Tossain, “İETT Genel Müdürlüğü, İstanbul’da ulaşımı sağlarken zorluklara rağmen müşteri odaklı çözümler bulan bir kurumdur. Bu ödülde jürinin asıl etkilendiği olay, İETT’nin ‘Empati Haftası’ etkinliği oldu. Empati Haftası’nda yöneticilerin dahil olduğu tüm İETT çalışanları bir hafta boyunca toplu taşıma araçlarını kullanıp potansiyel iyileştirme ve geliştirme alanlarını müşteri gözüyle tespit ediyorlar. Bu uygulama sık sık tekrarlanıyor. Kendilerini tebrik ediyorum” dedi.

    Ödülün 7 adımı

    İETT Genel Müdürü Arif Emecen, ‘Müşteriye Değer Katma’ kategorisinde 2016 EFQM Mükemmellik Başarı Ödülü’nü getiren sürecin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’nın İETT Genel Müdürlüğü döneminde başladığını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Dr. Kadir Topbaş’ın büyük desteğiyle bu yolculuğa çıkıldığını belirten Emecen, ödülü nasıl kazandıklarını şöyle anlattı:

    “Bu ödülü kazanmamızı sağlayan çalışmalarımız 7 ana başlık altında toplanıyor. Ana hatlarıyla özetlemek gerekirse müşteri şikayet ve öneri sistemimizi çok kolay ve çok hızlı ulaşılabilir hale getirdik. Şeffaf bir sistem. Ödülü almamızda önemli rolü var. İstanbulkart ve Akıllı Bilet Sistemi, anlattığımız her uluslararası platformda olduğu gibi EFQM’de de çok ilgi gördü. İstanbul gibi bir metropolde yüzde 98.6’lık rekor kullanım oranına ulaşmış, 20 milyonun üzerinde kullanıcısı olan bir sistemden söz ediyoruz. Müşteri memnuniyeti araştırmalarımız bize yol gösteriyor. Araştırmaları doğru şekilde değerlendiriyor ve sonuca ulaştırıyoruz. Wi-Fi hizmeti olan araçlar, şarj cihazlı ve bisiklet aparatlı otobüsler bize bu araştırmaların hediyesidir. Yolcu buluşmaları, gizli müşteri araştırmaları, interaktif yolcu bilgilendirme sistemi ödül yolunda etkisi olan faaliyetlerimiz. Bir de ‘Empati Haftası’ var. Tüm İETT çalışanlarının bir hafta boyunca toplu ulaşımı kullandığı bir proje. Hepimiz gözlemlerimizi raporluyoruz ve bunu sık aralıklarla tekrarlıyoruz. ‘Empati Haftası’ uygulaması öncelikli sorunların tespitini ve kolay çözümler üretilmesini mümkün kılıyor. Kalite yolculuğumuzda her zaman yanımızda olan, ihtiyaç duyduğumuz her anda desteklerini esirgemeyen Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Mimar Dr. Kadir Topbaş’a ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterimiz Dr. Hayri Baraçlı’ya teşekkür ediyorum.”

    “İstanbul’a sorumluyuz”

    İETT Genel Müdürü Arif Emecen, uluslararası kalite belgelerini almanın zor ancak korumanın ise daha zor olduğunu söyledi. Emecen, “Aldığımız bu ödül bize yeni bir sorumluluk yükledi. Çıta şimdi bir üst seviyede. Bizim hedefimiz, daha rahat, daha konforlu, daha güvenli, daha sağlıklı ulaşım. Yolculuk konforunu artıracağız. Hedeflerimizi gerçekleştirmek, mevcut kriterlerimizi korumak ve hizmetlerimizin tescillendiği uluslararası standartları sürdürebilmek için yönetimden sahadaki personele kadar her bir İETT çalışanı birinci derecede sorumludur. Yolcu kapasitesi ve araç trafiğinin sürekli arttığı 15 milyonluk bir metropolde açık alanda çok zor bir iş yapıyoruz. İlk görevimiz elbette her gün milyonlarca insanı taşımak, ulaştırmak. Ancak İstanbul’un sürdürülebilir kentsel gelişim stratejisine katkı sağlamak, bunun yanında kent içinde birlikte yolculuk eden o milyonlarla geleceğe miras bırakacağımız bir kültür oluşturmak da temel görevlerimiz arasında. Sonuçta insana dair bir iş yapıyoruz. Kimi zaman hiç arzu etmediğimiz görüntüler yaşanabiliyor. Münferit olayları kabullenmemiz mümkün değildir. Yolcu güvenliği önceliğimizdir, asla taviz veremeyiz. İETT’nin uluslararası kuruluşlarca kabul görmüş standartlarını sahaya yansıtmak, taşıdığımız her bir yolcuya bunu hissettirmek zorundayız. Bu, hem İstanbullular’a hem de 1.5 asırlık İETT markasına borcumuzdur.”

  • Türkiye’de Kök Hücre Tedavisi Amerika’dan Daha Ucuza Ve Aynı Kalitede

    Türk Hematoloji Derneği tarafından 9’uncusu düzenlenen kök hücre kongresinde Türk Hematoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Görgün Akpek, Türkiye’de kök hücre tedavisinin Amerika’dan daha ucuza ve aynı kalitede yapıldığını söyledi.

    Türk Hematoloji Derneği’nce Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Kök Hücre Tedavileri Kongresi’nin dokuzuncusu Antalya’nın Serik ilçesi Belek bölgesinde bir otelde gerçekleştirildi. Kongrede 101 oturum başkanı ve konuşmacı, 19 oturum ve 6 uydu sempozyumu yer aldı. 400’e yakın katılımcının bulunduğu kongrede katılımcılar tarafından 103 bildiri gönderildi.

    Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Güner Hayri Özsan, hematopoietik kök hücre tedavisine ilişkin Türkiye’de de dünya standartlarının yakalandığını söyledi. Türkiye’de 75 aşkın merkezin olduğuna değinen Prof. Özsan, başarılı sonuçların alındığını ifade etti. Türkiye’de önemli sorunlardan birinin akraba dışı verici bulunması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özsan, “Ülkemizdeki önemli sorunlardan biri akraba donörü olmayan allojeneik nakil adaylarına akraba dışı verici bulunmasıdır. Sağlık Bakanlığı nezdinde geliştirilen TÜRKÖK Projesi akraba dışı gönüllü donör havuzunun oluşturulmasında önemli katkılar sağlamış ve hastaların bir kısmı bu sayede donör bulabilmiştir” dedi.

    Türkiye’de Kemik İliği Bankası oluşturulması için kurulan TÜRKÖK Projesi’nin amacından söz eden Özsan, “Kemik İliği Bankası oluşturulması ve bu bankaya gönüllü olarak kemik iliği veya periferik kök hücre bağışlamak isteyen bağışçı adaylarının bulunmasıdır. Tu¨rkiye’de kemik iligˆi bankacılıgˆı, 2006 yılında Ankara U¨niversitesi Tıp Faku¨ltesi ve 1999 yılında I·stanbul U¨niversitesi I·stanbul Tıp Faku¨ltesi’ne bagˆlı olarak kurulan TRAN ve TRI·S adı altında iki banka aracılıgˆı ile yu¨ru¨tu¨lmektedir. Bu bankalar, bu¨yu¨k gayret ve c¸abalarına ragˆmen ancak 60 bin go¨nu¨llu¨ verici sayısına ulas¸abilmis¸lerdir” dedi.

    2015 yılı içerisinde yapılan kemik iliği nakilleri verilerini açıklayan Prof. Dr. Özsan, “53’ü erişkin, 24’ü pediatrik toplam 77 merkezde 3 bin 594 nakil gerçekleştirilmiştir. Bu nakillerden bin 893’ü otolog, bin 701’i allojeneiktir. Allojeneik nakillerden bin 96’sı akraba donörlerden, 391’i akraba dışı ve 214’ü de haploidentik nakildir” dedi.

    “HÜCRE BULUNAMADI HABERLERİ BİZİ ÇOK ÜZERDİ”

    Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Meltem Kurt Yüksel ise, kök hücre bulunmadığı için hayatını kaybedenler adına yapılan haberlere çok üzüldüğünü belirterek, “Giderek dışa bağımlılığımız azaldı. Kök hücre bulunamadı haberleri bizi çok üzerdi. Türk kök hücre projesi bu tür haberlere son verecektir. 2015 yılında tam olarak uygulamaya geçti. Gönüllü bağışçıları bu proje altında toplamak ve Sağlık Bakanlığı’nın bünyesinde kurulan bir birimdir. Burada gönüllü vericileri başlangıçta Kızılay aracılığıyla çalışmakta. Gönüllü vericiler için 18-55 yaş arasındaki herkes verici olabilir. 5 yıl içindeki hedef 250 bin vericiye ulaşmaktır” diye konuştu.

    TÜRKİYE’DE DAHA UCUZA AMERİKA KALİTESİNDE HİZMET

    Türk Hematoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Görgün Akpek, kök hücre naklinde ameliyatın öncesinin ve sonrasının yakından takibinin önemli olduğuna değindi. Riskli bir tedavi yöntemi olduğunu da belirten Akpek, “Riski zamanla azaldı. Yüzde 50’ye yakın bir hasta 1 sene içinde ölecek hastalar yaşama şansı kazanıyor. Yeni ilaçlar geliyor ve bunların etkisi tabiî ki var. Verilen sağlık hizmetinin yüksek kalitede olması için belli basamaklarda fiyatlandırılıyor ve bunlar Amerika’da oldukça fazladır. Yüz binlerce dolardan bahsedilebiliyor. Türkiye’de bu miktarlar daha az ve yapılan işlemler de aynıdır” dedi.

    AVCI T HÜCRE

    Prof. Dr. Görgün Akpek, kök hücre tedavisinde “Avcı T Hücre” tedavisine ilişkin de bilgiler verdi. Bu tedavi yöntemiyle kök hücrenin nokta atışı tedavi yaptığını belirten Akpek, “Bu T hücreleri bazı kanser hücrelerini ortadan kaldırıyor ancak bazılarında görünüyor. Avcı T hücreleri hastanın kendi hücreleridir. Genetik bilimini ve gen naklini gerektiren özel laboratuarları gerektiren bir ortamda yapılması lazım. Bu hücreler enfekte olmamalıdır. Duyarsız bir T hücreyi alıp duyarlı hale getirip hedefe yönlendiriyorsunuz. Bazı sorunları da var tabi. Normal hücreleri de ortadan kaldırabiliyor. Avcı T hücreler henüz deney aşamasında” dedi.

    “BAŞARI ORANLARI DÜNYA BAŞARI ORANLARINA YAKLAŞTI”

    Türk Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan ise, kök hücre tedavisinde merkezlerin sayısının artmasıyla bekleme süresinin azaldığına ve iyi tedavi sonuçlarının alındığına dikkat çekti. Celkan şöyle konuştu:

    “Bu açından merkezlerimizin sayısı arttığı için iyi rakamlar elde ediyoruz ve çocukların bekleme süresi de azaldı. Başarı oranlarımız dünya başarı oranlarına yaklaşmış durumda. Uygun verici bulma olasılığı yüzde 30 oranında ancak çocuklarda bu durum daha iyi ve kordon kanı kullanıldığı için bir parça daha şanslıdırlar.”

  • Niğde’deki Mobeseler En Yüksek Kalitede Kayıt Yapıyor

    Niğde Emniyet Müdürlüğünün MOBESE kameralarını yenilemesiyle yüksek çözünürlüklü ve net görüntülerle bütün olaylar MOBESE vasıtasıyla çözülüyor. Yenilenen kameralar ve yeni eklenen kameralarla şehrin en ücra noktaları 24 saat izlenerek olası suçlara karşı önlemler alınıyor. Kameraların yüksek çözünürlükte HD kalitesi olması nedeniyle Perşembe pazarındaki bir tezgahta bulunan ürün fiyatı da net bir şekilde okunabiliyor.

    Niğde Merkezde kurulan 112 Acil Çağrı merkezi binasında kurulan MOBESE merkezi hem 112 Acil Servis, 110 İtfaiye ve 156 Jandarma, 155 Polis imdat ihbarlarının düştüğü merkezde vatandaşın ihbarına göre çağrılar ayrıştırılıyor.

    Niğde’de kent merkezinde 33 Noktada 17 tanesi hareketli olmak üzere 98 sabit toplamda 115 tane HD kalitesindeki MOBESE’nin suç oranlarının azalmasına ve suçluların yakalanmasına büyük faydası olduğunu belirten Niğde Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, sistemle beraber basit ve adli olaylarda daha da az seviyeye düşmeye başladığını söyledi.

    Müdür Kurt yaptığı açıklamasında; “Niğde Emniyet müdürlüğü KGS sistemi ile 2008 yılında ilk önce başlamış. Tabi o zaman ki imkanlarla ve teknolojiyle yapılan bir sistem, zamanla teknolojiye yenik düştüğünden dolayı yenilenmesi ihtiyacı ortaya çıktı. Biz bu kapsamda geçen sene yapılan ihale sonucunda ilimizin KGS yenileme ve ilave çalışmalarını tamamlanmış durumda. Bu KGS yenileme sistemlerimiz Emniyet Genel Müdürlüğü ve Özel İdare imkanlarıyla sağlandı. Niğde halkımızın hizmetine sunulmuş bulunmaktadır. Toplam 33 Noktada 17 tanesi hareketli olmak üzere 98 sabit toplamda 115 tane kameramız vardır. Bu kamera sistemi ile bütün il genelini görüntülü sistemle almaya başlamış bulunuyoruz. Ayrıca 115 kameraların dışında 7 ayrı noktada da plaka tanıma sistemimiz bulunmaktadır. Bu sistemimiz 3 ana temelden oluşuyor. Birincisi bölge izleme dediğimiz izlemeye yapan sistemimiz var. İkincisi plaka tanıma sistemimiz var. Üçüncü olarak ta araçlarımıza bağlı entegre olarak ta araç takip sistemimizi burada görebilmekteyiz. Emniyet müdürlüğümüzün toplam 55 aracında da takip sistemi vardır. Burada ki sistemdeki arkadaşlarımızla ekiplerimizin konumlarını ve hareketliliğinin izleyebiliyoruz ve olaylar olduğunda ekip sevk edilmesine doğrudan haber merkezindeki arkadaşlarımızın da yönlendirmesiyle suç ve suçların takibi, olaylara müdahaledeki koordinasyon sağlanmaktadır’’ dedi.

    Emniyet Genel Müdürlüğünün ihtiyaç duyduğu zamanda Niğde’de ki MOBESE’leri anında izlediğinin altını çizen Müdür Kurt; “Aynı zamanda bu sistemimiz Emniyet Genel Müdürlüğünün teknik şartlarına uygun yapıldığı için bütün Emniyet Müdürlüğü birimleriyle de entegre olabilmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğümüz ihtiyaç duyduğu anda bizim buradaki görüntülerimizi anında Ankara’dan veya yetkililerle başka bir birimlerle görüntülerimizi izleyebilmektedir. Yine bu bizim yapmış olduğumuz bu sistem ileri de ihtiyaç duyduğumuz taktirde Niğde’nin diğer noktalarına da ilave yapmaya müsait. Onlara da entegre olacak şekilde programa uygun bir sistemdir. Şuan da kısa vadede Hıdırlık Mevkiindeki Eğlence merkezlerinin olduğu yere ilave kamera sistemi ile tamamen kontrol almayı düşünüyoruz. Bu kamera sistemimizle birlikte Niğde’mizin huzur ve güvenliğini iyi durumda. Asayiş yönünden halkımızı rahatsız edecek ciddi bir olayımız yok. Ancak bu sistemle mevcut, basit ve adli diyebileceğimiz olaylarda daha da az seviyeye düşmeye başladı. Olan olayların çözümünde sistemimizin çok daha faydalı olduğunu görmekteyiz. Bu sistemle Niğde’de suç ve suçluların kaçma şansı yok’’ diye konuştu.