Etiket: Kalite

  • Çilekte Kalite Büyükşehir İle Artıyor

    Başta dağ ilçeleri olmak üzere kırsal kesimde yaşanan göçün önlenmesi için kolları sıvayan Büyükşehir Belediyesi, Orhaneli’nin Göynükbelen Mahallesi’nde 254 bin adet çilek fidesi dağıttı. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile MÜSİAD iş birliğiyle Büyükorhan, Harmancık, Keles, Kestel, Orhaneli, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinde toplam 1,5 milyon çilek fidesi dağıtılacak.

    Henüz Büyükşehir Kanunu gündemde bile yokken Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan başta olmak üzere ilçelere her alanda hizmet götüren Büyükşehir Belediyesi, yasanın hayata geçmesiyle birlikte kırsal kesime hizmet yağdırmaya başladı. Çiftçilere koyun ve yem dağıtımı, yem bitkisi tohumu, arı kovanı, sera naylonu, çatı malzemesi, salça makinesi, malt serme makinesi, ceviz soyma makinesi gibi ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi, kaliteli üretim için de düğmeye bastı. Özellikle dağ ilçelerinin önemli geçim kaynaklarından olan çilek üretiminin giderek azalması üzerine MÜSİAD Bursa Şubesi ile işbirliği yapan Büyükşehir Belediyesi, önemli bir ihracat hacmine sahip olan bu ürünü, yeniden bölge çiftçinin umudu haline getiriyor. MÜSİAD ile yapılan protokol kapsamında Büyükorhan, Harmancık, Keles, Kestel, Orhaneli, Osmangazi ve Nilüfer ilçelerinde toplam 1,5 milyon adet çilek fidesi dağıtılması amaçlanırken, dağıtımlar Orhaneli’nin Göynükbelen Mahallesi’nden başladı. Göynükbelen’de çilek üretimi yapan 64 çiftçiye 254 bin adet çilek fidesi dağıtıldı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın en fazla göç veren dağ ilçelerinde kırsal kalkınmanın sağlanması maksadıyla çalışmalara Büyükşehir yasası gündemde bile yokken başladıklarını hatırlatarak, artık bu bölgelerin sorumluluk alanında olduğunu, yatırımların da katlanarak artacağını söyledi. Bölgede yaşan vatandaşların gelir seviyesinin artması ile göçün önlenebileceğini dile getiren Başkan Altepe, “Biz istiyoruz ki sizin gelir ve refah seviyeniz artsın. Göç dursun, hatta tersine göç başlasın. Bugün de bunun için buradayız. Daha kaliteli fidelerle çilek üretimi artsın sizin de kazancınız yükselsin. Eskiden bu bölgeler Özel İdare’nin sorumluluk alanındaydı. Özel İdare, 17 ilçe için yılda 20-25 milyon TL yatırım bütçesi ayırıyordu. Biz bunu sadece bir ilçeye yapıyoruz. Yani eskiden yapılan hizmetin en az 10 katını bu bölgelere ulaştırıyoruz. Kırsal kalkınmanın sağlanması için hangi bölgede nasıl bir tesise, nasıl bir ekipmana ihtiyaç varsa hemen gerekeni yapıyoruz. Bu çilek konusunda da MÜSİAD’la 2 yıldır çalışıyoruz. Dondurulmuş gıda sektöründe de yoğun olarak kullanılan çileğin 25 bin tona yakın ihracat payı bulunuyor. Yani Pazar hazır, yeter ki kaliteli üretim olsun. Bunun için tiago ve albion cinsi çilek fidelerinin dağıtımına başlıyoruz. Toplam 1,5 milyon fide dağıtacağız. Sadece Göynükbelen’de 254 bin fide dağıtıyoruz. Daha önce de çilek üretiminde kullanılan malt serme makineleri dağıtmıştık. Sadece çilek üretimi için yaptığımız yatırım 1 milyon TL’yi buldu. Yeter ki üreticimiz kazansın, bu desteklerimiz devam edecek” diye konuştu.

    Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu ise, Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımları sayesinde bölgede yaşam kalitesinin her geçen gün arttığını söyledi. İlçe merkezi ve kırsal kesimde yolların ve altyapının yenilendiğini hatırlatan Tatlıoğlu, Başkan Altepe’ye seslenerek, “Tabii ki elimizde sihirli bir değnek yok. Her şey bir anda olmuyor. Ancak çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyoruz. Yollarımız oluyor, altyapımız, kanalizasyonumuz yapılıyor. Sayenizde bizde şehirli gibi yaşamaya başladık. İyi ki varsınız” dedi. Göynükbelen halkının çok çalışkan olduğunu ve gününün tamamını bağında bahçesinde geçirdiğini ifade eden Tatlıoğlu, “Buraya yapılan 1 liralık yatırım 100 lira olarak döner. Burada vefasızlık asla olmaz. Köylümüze verdiğimiz destek nedeniyle teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Orhaneli Ziraat Odası Başkanı Nafiz Kaya ile Göynükbelen eski belediye başkanı Adnan Uludaş da bölge halkının ekonomik anlamda güç kazanmasını sağlayacak olan destekleri nedeniyle Başkan Altepe’ye teşekkür etti.

  • İç Mimarlık Eğitiminde Hedef Yüksek Kalite

    İstanbul Kültür Üniversitesi’nde düzenlenen ’İç Mimarlık Eğitimi 3. Ulusal Kongresi’, iç mimarlık eğitiminde kalitenin artması ve farklı yaklaşımların benimsenmesi hedefiyle başladı.

    ‘Kuram ve uygulama birlikteliği’ üst teması ile iç mimarlık platformuna katkı sağlamayı hedefleyen İç Mimarlık Eğitimi 3. Ulusal Kongresi (İÇMEK), İstanbul Kültür Üniversitesi’nin ev sahipliğiyle başladı. İç Mimarlık öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği açılış töreninde İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. S. Semahat Demir, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. G. Rengin Küçükerdoğan ve İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülay Usta’nın yanısıra iç mimarlık eğitiminde veya pratiğinde yer alan çok sayıda katılımcı hazır bulundu. İç mimarlık eğitiminin derinlemesine irdeleneceği ve 6 Kasım tarihine kadar devam edecek kongrede eğitimciler tarafından kuram ve uygulama birlikteliğinin oluşturulması ve öğrencinin iki bilgi türünü harmanlayabilmesini amaçlanıyor.

    HEDEF: KALİTE VE FARKLI YAKLAŞIMLAR

    Bu tarz kongrelerle beraber iç mimarlık eğitiminde kalitenin artması ve farklı yaklaşımların benimsenmesini hedeflediklerini belirten Çevre Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gülay Usta, “İç mimarlık eğitimi, mimarlık disiplininden türemiştir. İlk İç Mimarlık Eğitimi Kongresi 2007’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yapıldı. İkincisine ise İstanbul Kültür Üniversitesi olarak biz ev sahipliği yaptık. Bunun geleneksel hale gelmesini hedefliyoruz. Bu nedenle bu sene 3. Ulusal Kongre’yi yapıyoruz. Türkiye’de yaklaşık 60 tane iç mimarlık bölümü var. Bu bölümler, kendi misyonları ve dinamikleri gereği farklı yaklaşım ve bakış açılarına sahip. Bunları bir araya getirerek bir etkileşim oluşturmak için böyle bir kongre düzenliyoruz. Farklı bölümler ve okullar tartıştıkça eğitimin kalitesinin artacağını ve çeşitli ortaklıkların doğacağını düşünüyoruz. Bu tür ortamlarla iç mimarlık eğitiminde kalitenin ve niteliğin artacağını, farklı yaklaşımların benimseneceğini düşünüyoruz. Kongrede genellikle deneyimler ve iç mimarlık eğitimindeki kuramsal ya da deneysel yaklaşımlar anlatılacak” dedi.

    “GELİŞEN BİR DİSİPİLİN”

    İç mimarlığın çok gelişen bir disiplin olduğunu söyleyen Gülay Usta, “İç mimarlık çok gelişen bir disiplin. Yakın zamana kadar tüm projelendirme mimar tarafından yapılırken artık sorunların derinleşmesiyle iç mimara gereksinim duyuldu ve böylece bu disiplin ortaya çıktı. İç mimar disiplini, iç mekanın örgütlenmesi ve organizasyonuyla ilgili işler yapıyor. ‘İç mimarlık eğitimi daha nasıl iyi olabilir?’ sorusunu tartışıyoruz. Çünkü iç mimarlık insan odaklı bir disiplin. İnsanın doğrudan mekan ve mobilya ile ilişkisini kurgulayan ve ‘Bunu nasıl daha nitelikli yaparız?’ı sorgulayan bir disiplin. Teknolojinin getirdikleri dinamik bir süreci barındırıyor. Yeni buluşlar, yeni mekanları gerektiriyor” diye konuştu.

    “İÇ MİMARLIK ALGISI DEĞİŞTİ”

    İç mimarlık disiplinine dair toplumun genelinde olan algının özellikle son dönemde çok değiştiğini vurgulayan Gülay Usta, “Türkiye’de iç mimarlık algısı çok değişti. Bunun sonucu olarak sürekli iç mimarlık bölümü açılıyor. Talep olmasaydı, bu bölümler açılmazdı. Doluluk oranlarında mimarlıkla yarışır bir noktaya geldi” dedi.

  • Kalite Uzmanı Bıyıklı: “Kalitenin Temelinde Sevgi Vardır”

    Kalite uzmanı Tevfik Bıyıklı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Strateji Geliştirme Daire Başkanlığınca düzenlenen “Kalitede Farkındalık ve Eğitimde Kalite” seminerine eğitimci olarak katıldı. TSE İzmir Bölge Müdürlüğünden Başdenetçi, eğitmen ve toplam kalite uzmanı Tevfik Bıyıklı, seminerde kalite hakkında önemli bilgiler aktardı.

    Rektör Prof. Dr. Galip Akhan’ın da takip ettiği seminere, Rektör yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Kocabaş, Prof. Dr. Turan Gökçe ile Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Karadede, Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Körükçü, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, Daire başkanları, Şube müdürleri, çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.

    “ÇAĞIMIZ KALİTE STANDARTLARININ UYGULANMASI ÇAĞI”

    Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Galip Akhan, profesyonelleşme ve daha nitelikli olabilme adına kalite yönetiminin olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Üniversite olarak kuruluştan bu yana kalite yönetim anlayışını benimsediklerini belirten Rektör Prof. Dr. Akhan, “Bugün iyi bir duruma geldiysek bu sebeptendir. Ölçmezseniz yönetemezsiniz. Kalite yönetimi ölçmeyi sağlıyor. Bu sayede yönetimde nerede olduğunuzun fotoğrafını çekiyorsunuz. Kurumumuza doğru şekilde yön verebiliyoruz. Bu bakımdan bu eğitimlere oldukça önem veriyorum” diye konuştu.

    “KALİTE İNSANLA BAŞLAR”

    Kalitenin verilen sözün tutulması olduğunu belirten TSE Eğitim Uzmanı Bıyıklı, “Kalite müşteri memnuniyetidir. Hizmet verdiğiniz kesim neresi olursa olsun zamanında memnuniyetin sağlanmasıdır. Kalitede zamanında ve doğru hizmeti sunmak çok önemlidir. Kaliteye bakış açısı kişiden kişiye değişebilir. Kalite, insanın farklı bakışıyla başlar. Kalite insanla başlar” dedi.

    “KALİTE, HERKESİN AYNI YÖNE BERABER BAKABİLMESİDİR”

    “Stratejiniz, hata kaynaklarını ortadan kaldırmak suretiyle daha verimli, daha kaliteli eğitim ve öğretim olmalıdır” diyen Bıyıklı, kaliteyi sağlama işinin sadece kalite yönetim temsilcisinin işi olmadığını vurguladı. Kalite çalışmalarında en alt kademeden üst kademeye herkesin dahil olmasının şart olduğunu kaydeden Bıyıklı, “Kalite hep birlikte herkesin aynı yöne beraber bakabilmesidir. Kalitede asıl, en iyi insanların bir arada olması değil, aynı düşünceye sahip insanların bir arada olmasıdır. Hiç kuşkusuz herkesin kendine göre yetenekleri vardır. Önemli olan bu yetenekleri aynı amaç için kullanabilmektir. Kalitenin temelinde sevgi vardır” şeklinde konuştu.