Etiket: “Kalıpçılık

  • Manisa’da ilk kez ’Kalıpçılık Zirvesi’ yapıldı

    Manisa Kalıp ve Makine İmalatçıları Derneği’nin (MAKİM) Koordinatörlüğünde Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer’in katılımlarıyla ilk kez Manisa Kalıpçılık Zirvesi düzenlendi. Zirvede bir konuşma yapan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, “Ülke olarak ve Manisa olarak ciddi bir birikimimiz var ama kalıpçılık konusunda yeterli değiliz, daha iyi olmak zorundayız. Manisa büyümeye devam edecek” dedi.

    Anemon Hotel’de gerçekleşen Kalıpçılık Zirvesi’nde Manisa kalıpçılık sektöründeki firmalar, Manisa Celal Bayar Üniversitesi akademisyenleri, Zafer Kalkınma Ajansı ve KOSGEB temsilcileri, ana ve yan sanayi yetkilileri bir araya geldi. Zirvede, Manisa’da 2018 yılı itibarıyla kalıpçılık sektörünün dinamikleri, teknolojik gelişmeler, sektöre yönelik ulusal ve uluslararası destekler ve uygulamalar, Manisa’nın coğrafi konumu gereği avantaj ve dezavantajları tartışıldı.

    Sektörel farkındalığın arttırılması ve katılımcıların da desteğiyle hazırlanacak sonuç raporu Manisa Kalıp ve Makine İmalatçıları Derneği’nin Manisa Valiliğinin de desteği ile gerçekleştirilmesi planlanan Ortak Kullanım Merkezi projesinin kapsamının belirlenmesinde büyük rol oynayacağı bildirildi.

    Rakip firmalar artık birlikte hareket ediyor

    Manisa Kalıp ve Makine İmalatçıları Derneği (MAKİM) Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Arslan, derneğin Manisa’daki kalıp sektörünün yüzde 70’ine hitap ettiğini kaydetti. Yurt içi ve yurt dışı fuarlara katıldıklarını kaydeden Arslan, ikili ilişkiler geliştirdiklerini söyledi. Arslan, pastadaki payı artırmak için rakip olan firmaların bugün yan yana yürüdüğünü belirterek, bunun faydalarını gördüklerini kaydetti.

    “MAKİM’i önemsiyorum”

    Zirvede bir konuşma yapan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer de hem Manisa için hem de ülke için aydınlık bir geleceği gördüğünü belirterek, “Gücümüzün, kabiliyetlerimizin, imkanlarımızın farkında olmak zorundayız. Bu manada gerek gelişme, gerek büyüme, gerek sanayileşme, teknolojiye ulaşma ve giderek kendi teknolojisini oluşturma mücadelesini veren Türkiye’de, özellikle sınai gelişme ve teknolojik gelişme ayağında konumuz olan makine üreticiliği ve onun parçası olan kalıpçılığın hem Türkiye için hem de Manisa için öneminin farkındayım. Bu sektöre önem veriyorum. Bu sektördeki kuruluşlarının üretim çabalarını, pazarlama çabalarını bir örgütsel hale getiren ve bunun somut adı olan MAKİM’i önemsiyorum” diye konuştu.

    Kendi teknolojisini oluşturma bakımından kalıpçılık sektörünün temel sektörlerden biri olduğunu belirten Vali Güvençer, “Ciddi bir birikimimiz var. Ülke olarak, Manisa olarak. Ama kalıpçılık konusunda yeterli değiliz, daha iyi olmak zorundayız. Manisa büyümeye devam edecek” dedi.

  • Manisa’da makine ve kalıpçılık sektöründeki gelişmeler masaya yatırıldı

    Manisa’da endüstriyel makine ve kalıp imalatı ile ilgili 2015 yılında başlatılan ve devam eden faaliyetler Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer başkanlığında yapılan toplantıda değerlendirildi.

    Toplantıda Kodla(Ma)nisa Projesi hakkında Proje Koordinatörü Aslı Yıldırımgil sunum yaptı.

    Toplantıda konuşan Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Doç. Dr. Erbil Kalmış kalıpçılık sektörünün Manisa için önemi, değerinin bilinmesi ve yol haritasının oluşturulması konusunda sunum yaptı. Kalmış, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü olarak il genelinde doğal olarak oluşmuş sektörleri takip etmekteyiz. Ekosistem içinde gereklilik sonucu ortaya çıkan ve sayısal olarak belli bir miktara ulaşan sektör, ilin dinamikleri için önem arz eder. Örneğin; Demirci ilçemizde bulunan Yün Halıcılar, Turgutlu ilçemizde bulunan tarım makineleri imalatçıları veya Akhisar ilçemizde bulunan zeytin ürününü kullanan imalatçılar gibi. İl merkezinde yoğun bir kalıpçı firmanın varlığı belirlenmiştir. Kalıpçılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar ilimizde bulunan ana sanayi konumundaki kuruluşlara tedarikçi konumundadır. Oldukça verimli ve ihtiyaç sonucu oluşan bu ekosistem ilimizin bir kazanımıdır. Sektörde faaliyet gösteren firmaların otomotiv ve savunma sanayisine de iş yaptıkları düşünülürse önemi bir kademe daha artmaktadır” dedi.

    Manisa Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Aktaş, Manisa Teknokenti tanıtarak, üniversite son sınıf öğrencilerinin işletmelerde 15 haftalık uzun süreli uygulamalı eğitim ile daha nitelikli yetişmelerine imkan sağlanacağını belirtti.

    Manisa Kalıp ve Makina İmalatçıları Derneği (MAKİM) Genel Sekreteri Kemal Denizaslanı bugüne kadar yapılan faaliyetleri slayt eşliğinde aktardı. Denizaslanı, Manisa’da irili ufaklı kalıp ve makine sektöründe faaliyet gösteren 200’e yakın firma bulunduğunu, bu firmaların 50’sinin Manisa’daki toplam üretimin yüzde 80’ini karşıladığını, diğer 150 firmanın geriye kalan yüzde 20’lik dilimin içerisinde yer aldığını, Manisa’da kalıpçılık ve makine sektörünün ağırlıklı olarak beyaz eşya ana sanayi üzerine uzmanlaştığını, ayrıca otomotiv ve savunma sanayi konusunda ana sanayiye tedarik sağlayan firmalar bulunduğunu söyledi. Manisa’da birkaç kalıp ve makine üreticisinin bir araya gelmesiyle 1 Ocak 2014’te kurulan MAKİM derneğinin özellikle Manisa Valiliği’nin destekleriyle hızlı ve kısa süre içerisinde ciddi bir büyüme gösterdiğini belirten Denizaslanı, 600’ün üzerinde tezgah parkuruna sahip olan ve 45 aktif üyesi bulunan MAKİM’in 2 binden fazla kişiye iş imkanı sağladığını bildirdi.

    Sanayi-Üniversite-Kamu işbirliğiyle hazırlanarak Zafer Kalkınma Ajansından proje desteği alan SOBEP Projesi hakkında bilgi veren Denizaslanı, “Manisa Celal Bayar Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi içerisinde AR-GE ve Endüstriyel Kalıpçılık Merkezi oluşturulmasını kapsamaktadır. 1 milyon 520 bin 642 TL toplam bütçesi yüzde 60 ajans desteği yüzde 40 eş finansman toplam değeri 2 milyon 400 bin TL’dir. Proje kapsamında merkeze 5 eksen CNC tezgah, 3D printer, sac kalıp analiz programı, CAD/CAM yazılımları, 4 adet workstation satın alınmıştır. Merkezde hedeflenen ana konu üniversite öğrencilerinin uygulamalı eğitim kapsamında daha nitelikli olarak mezun edilmesine katkıda bulunmaktır. Hedeflenen bir diğer konu savunma, havacılık ve uzay sanayi firmalarının dikkatini çekerek Manisa’yı bir kalıpçılık üssü haline getirmektedir” dedi.

    Yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Denizaslanı, eleman yetiştirmeye yönelik kısa ve uzun vadeli taleplerini ve alt yapı sorunlarını dile getirdi.

    Toplantının ardından değerlendirme yapan Manisa Valisi Mustafa Hakan Güvençer, MAKİM’in aynı pazara hitap eden rekabet içerisindeki kurumların, işletmelerin bir araya gelebildikleri ve verimli olabildikleri çok değerli bir organizasyon olduğunu ifade ederek, “Başta MAKİM üyeleri olmak üzere Manisa’nın, proje ortaklarının MAKİM’in kıymetini bilmesi gerekiyor. Manisa için elimizde çok güzel bir ortam var. Meslek hayatımda pek çok üniversiteyle, üniversite yönetimiyle çalıştım her birine şükran borçluyum, minnetle teşekkürle anıyorum ama bütün samimiyetimle söylüyorum, çalıştığım vilayetlerin içerisinde Manisa her alanda birinci sırada değil, ama üniversite, şehir kaynaşması, üniversitenin bu tip sorunların altına eline koyması manasında Manisa Celal Bayar Üniversitesi gerçekten istisnai bir yer taşıyor. Her kademedeki yönetici hocalarımızın, akademisyenlerimizin payı var. Teknokent yakın zamanda kurulmuş olmasına rağmen aldığı mesafe ile Manisa Celal Bayar Üniversitemiz bütünü içerisinde çok özel bir ilgiyi, teşekkürü, takdiri hak ediyor. Bu kadar değerli insan bir araya gelmişken bu değeri, bu kıymeti sonuca dönüştürebilmek çok çok önemli. Sonuç odaklı projeler yönelimi çerçevesinde ve güdümlü projeler konusunda Manisa Kalkınma Ajansı’nın şu anda en ciddi finansal desteğini alacak pozisyonda. Bu manada da Manisa Celal Bayar Üniversitemiz ve Teknokent yönetimimizin çok özel bir gayreti, sürükleyiciliği oldu. Dün projeler ve bütçe taslağı üzerinde kalkınma ajansı olarak özel bir çalışma yürüttük. Önümüzdeki görünür 3 yıl içerisinde, başta savunma sanayi olmak üzere, endüstriyel gelişimde Manisa, kalkınma ajansının birincil derecede sonuç odaklı projeler üreteceği, destek çağrılarına çıkacağı, çok ciddi mali destek aktaracağı bir merkez olacak. Bu da bir avantaj. Bu kadar avantajı bir araya getirdiğimizde bugüne kadar aldığımız mesafeden daha iyi mesafe alırız” dedi.

    Manisa’da görev yaptığı dönemde makine ve kalıp imalatı sektöründeki çalışmaları nedeniyle Manisa eski Valisi Erdoğan Bektaş’ı da yad eden Vali Güvençer, sektörün gelişmesine katkıda bulunan herkese teşekkür etti.

    Vali Güvençer ve beraberindekiler toplantının ardından proje kapsamında AR-GE ve üretim süreçlerinde kullanmak üzere Japonya’dan özel olarak getirilen Manisa’da ve bölgede ilk kez olarak tam otomatik 5 Eksen CNC tezgahının test üretimini yerinde inceledi.

    Manisa Kalıp ve Makina İmalatçıları Derneği (MAKİM) AR-GE Merkezi Eğitim Salonunda yapılan toplantıya Vali Güvençer’in yanı sıra Manisa’da Sanayi Kalıpçılığı Kümelenme ve Geliştirme Projesinden sorumlu Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Doç. Dr. Erbil Kalmış, İl Milli Eğitim Müdürü Recep Dernekbaş, SGK İl Müdürü Yavuz Kurt, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Sinan Aktaş, Vergi Dairesi Başkanı Ramazan Yaşar, Manisa Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Aktaş, AB Projeler ve Dış İlişkiler Koordinatörü Ural Sevener, Zafer Kalkınma Ajansı Manisa Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Buket Kaner Çelikel, (MAKİM) Başkanı Hüseyin Eski ve sektör yetkilileri katıldı.

  • Özoğul: “Kalıpçılık Sektörü Kendini Yenilemeli”

    Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Başkanı Şamil Özoğul, Türk kalıpçılık sektörünün dünyayla rekabet edebilmesi için mutlaka yeni adımlar atması gerektiğini söyledi.

    Özoğul, kalıp üretim sürecinde katma değeri etkileyen aşamalarda uygulanacak doğru yöntemlerin kalıp üretim süresini, dolayısıyla maliyeti azaltacağını vurguladı. Özoğul, kalıpçılık sektöründe teknolojik yenilikler ve kalifiyeli insan gücü kullanılmasının yanı sıra yapılacak çalışmalarla rekabet gücünün yükseltilebileceğini savundu. UKUB olarak yaptıkları faaliyetlerle sektörün gelişimi için çaba harcadıklarını, yaptıkları analizlerle de sektörün küresel ekonomi içindeki yerini ortaya koyduklarını kaydeden Özoğul, sanayicilerin pes etmek yerine zorluklara göğüs gererek Türk kalıpçılık sektörünü daha ileri taşıması gerektiğini belirtti.

    Teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, aynı insan kaynağı ile daha çok ve kaliteli iş yapmalarının mümkün olduğunu kaydeden Özoğul, “Evvela mevcut işletme kaynaklarının sil baştan elden geçirilmesi gerekir. Verimsiz makina, ekipman ve yazılımların yok pahasına da olsa elden çıkarılması, amaca uygun, teknolojik yeni yatırımların yapılması gerekir. İnsan kaynaklarını yeni sisteme göre eğitmeliyiz. Bunları yaparken, mevcut ekibin senelerdir alışmış olduğu düzenin değişmesine karşı mukavemet göstermesi, işlerini kaybetme korkusuyla eskiyi koruma, yeniyi kabullenmeme içgüdüsü ile zorluk çıkarması olasılık dâhilindedir. Ayrıca, mevcut ekibin yüksek teknolojiye hızlı ayak uyduramaması nedeniyle dönüşüm döneminde ortaya çıkacak zaman ve kalite maliyetleri ile rekabet gücünün düşmesi de mümkün. Ancak sektörde varlığımızı sürdürmek istiyorsak tüm zorluklara rağmen bu dönüşümü başlatmamız kaçınılmazdır” dedi.

    Özoğul, kalıp üretim süresi ve maliyetlerin düşürülmesine yönelik yapılması gerekenlere de işaret etti. Tasarım ve tasarım doğrulama olarak adlandırılan analiz aşamasının kalıp üretim sürecindeki katma değeri etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Özoğul, bunun için kullanılan yazılımların kalıpçılığın faaliyet gösterilen ihtisas alanına uygun olan modüllerle donatılmasının önemini vurguladı. Özoğul, doğru seçilmiş yazılımların, özellikle analiz yazılımlarının doğru kullanılmasının kalıp üretim sürecinin kısalmasına ve kalite maliyetlerinin düşmesine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

    KALIP ÜRETİM SÜRESİ

    Amerika’da yapılan bir araştırmada kalıp üretim süresinin sadece yüzde 7’lik kısmının gerçek operasyon süresi olduğunun ortaya konulduğunu, geriye kalan sürenin ise yüzde 2’sinin ölçme-doğrulama, yüzde 2’sinin taşıma, yüzde 89’unun da operasyonlar arası bekleme süresi olduğunun tespit edildiğini anlatan Özoğul, şunları kaydetti:

    “Bu yüzden doğrulanmış tasarım üzerinden imalata geçmeden önce mutlaka her bir parça için metot çalışması yapılmalı, hazırlanan üretim planları üzerinden tüm kalıp bileşenleri MRP ve proje yönetim yazılımları kullanılarak etkin şekilde takip edilmelidir. Kâğıtsız, resimsiz imalat sistemlerini kullanarak, birçok kalite maliyetinin önüne geçmemiz de mümkün. Tüm kalıp üretim süreci boyunca 2 boyutlu teknik resimlerin yerine, imalat ile ilgili tüm ölçü ve toleransları içeren renklerle kodlanmış 3 boyutlu katı modelleri kullanmamız durumunda, yüzde 100 insan kaynaklı zaman kayıpları ve kalite maliyetleri büyük oranda düşürülebilmektedir. Talaş kaldırma aşamasında artık sonlu eleman analiz mantığı ile çalışan, gelişmiş CAM yazılımları kullanılmaktadır. Daha ötesi, artık birçok kalıp parçası malzeme eksilterek değil, LASER teknolojisi ile malzeme ekleyerek imal edilebilmektedir. Bu yöntem daha bugünden gelişmiş ülkelerde kalıpçılığın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Türkiye’de maalesef kalıpçılarımızın birçoğu halen CNC tezgâhlarda otomatik takım değiştirme, takım ön hazırlama, hızlı bağlama gibi sistemleri dahi kullanmıyor. Ancak bu sistemler, doğru seçilmiş bir tezgâhta, doğru takımlarla, doğru yapılmış CAM programları ile birlikte kullanıldığında tezgâh veriminin yüzde 50’ye varan oranlarda yükselmesi söz konusudur. Tüm bunları yapabildiğimizde kalıp deneme süreci olabildiğince kısalacak, basit revizyonların yapılacağı, kalıp performansının test edileceği ve çalışma parametrelerinin ayarlanacağı standart bir süreç haline gelecektir.”