Etiket: Kalın

  • Katar’daki Türk Okulu’nu Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın açtı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla iki yılda inşa edilen okulun açılışını Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi ziyaret gerçekleştirdiği Katar’ın başkenti Doha’da bir Türk okulunun açılışını gerçekleştirdi. 250 öğrenci kapasiteli Doha Büyükelçiliği Türk Okulu, yabancı dil ağırlıklı olarak MEB müfredatına göre eğitim-öğretim verecek.

    Açılış töreninde konuşma yapan Kalın, “Türk-Katar ilişkilerini taçlandıran bu proje, ilişkilerimizi daha da güçlendirecek ve Katar’da yaşayan vatandaşlarımızın ve diğer ülkelerin vatandaşlarının çocuklarına hizmet edecektir” ifadelerini kullandı.

    10 bin metrekare alan üzerine kurulan Türk Okulu, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine hizmet veriyor. Okulda laboratuvar, kütüphane ve spor alanları bulunuyor. Kapalı alanı 2 bin 500 metrekareye ulaşan okulda 22 kişi istihdam ediliyor.

    TAV İnşaat himayesinde inşa edilen Türk Okulu, yaklaşık 20 milyon Riyal’e (20 milyon Türk Lirası) mal oldu. 2016 yılının Ekim ayında eğitim-öğretime başlayan okul, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ve Katar Eğitim Bakanlığı standartlarına uygun olarak faaliyet gösteriyor.

  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Üsküdar’da düzenlenen söyleşi ve imza gününde okurlarıyla bir araya geldi

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Batılı devletler, DEAŞ gibi, El Kaide gibi terör örgütleriyle gerçek manada mücadele etmek yerine onlarla mücadele ediyormuş gibi görüntüsü vererek buradan bir takım avantajlar elde etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Ben, Öteki ve Ötesi kitabı düzenlene imza töreninde okurlarıyla buluştu. Üsküdar Nev Mekan’da gerçekleşen söyleyişi ve imza gününe İstanbul Valisi Vasip Şahin, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ile çok sayıda kitap sever katıldı. 15.00’da başlayan söyleşi ve imza gününde Kalın, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Tekrar bir İslam ile şiddeti terörü bir araya getirerek yeni bir algının inşa edilmeye çalışıldığını altını çizen Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Zaman zaman küresel siyasetin bu algılar üzerinden şekillendirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Özellikle zaman zaman bazı Batılı liderlerin İslam ve terör kelimelerini bir araya getirerek burada üzerinde durulması gereken bir konudur. Daha iki gün önce Alman hükümeti ülkemizdeydi. Basın toplantısında İslamist Terör gibi bir tabir kullandı. Cumhurbaşkanımız tabi anında cevabını verdi. Bu konunu ne kadar acil ve önem arz ettiğini göstermesi açısından önemli bir enstantane. Yani Avrupa’nın en önemli ülkelerinden birisi. Topraklarında 3- 4 milyondan fazla Müslümanın yaşadığı bir ülkede bile hale bu ayrımlar net bir şekilde yapılamıyorsa ortada çok başka bir sorun var demektir. Biz bugüne kadar Yahudi terörizmi diye bir şeyden bahsettik mi? Hıristiyan terörizmi diye bir tabir kullanılıyor mu? Kullanılmıyor. Ama Hıristiyan olduğunu iddia ederek terörizm yapanlar yok mu? Elbette var. Onlarca örneğini verebiliriz. Yahudi olduğunu iddia ederek terörizm yapanlar yok mu? Onlarca örneğini verebiliriz. Budist olduğunu iddia ederek terörizm yapanlar yok mu? Yine onlarca örneğini verebiliriz. Ama küresel tedavüle sokulan kelimelere, terimlere baktığımız zaman bunları anında bloke edildiğini, gündemden düşürüldüğünü ama İslam ve terör tabirlerini bir araya getirildiğini sistemli bir şekilde, ısrarlı bir şekilde sürekli gündeme getirildiğini görüyoruz. Burada bunun çok açıkça muhasebesini yapmak gerekir” dedi.

    Batılı devletlerin DEAŞ gibi, El Kaide gibi terör örgütleriyle gerçek manada mücadele etmek yerine onlarla mücadele ediyormuş gibi görüntüsü vererek buradan bir takım avantajlar elde etmeye çalıştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın, “Çünkü bu şekilde Avrupa’da yükselişe geçen aşırı sağcılığı meşrulaştırma gayesi içerisinde oluyorlar. Küreselleşme, küresel iletişim anlık iletişim çağı dediğimiz bir dönemde hale bin yıllık bir takım ön yargılar, kalıp yargılar devam ediyorsa ortada çok daha derin bazı sorunlar var demektir. Çünkü bugün terör İslam’a saldırmak ve Müslüman’ları baskı altında tutmak için kullanılan bir manivela haline gelmiş durumda. Baktığınız zaman antisemitizme gösterilen hassasiyetin onda birini İslam karşıtlığı söz konusu olduğu zaman bu tür saldırılar ırkçı tutumlar söz konusu olduğunda gösterilmediği burada çok açık bir çifte standardın olduğunu uygulandığını da maalesef gözlemliyoruz” dedi.

    Başkanlık sistemi ile ilgili sorulan soruya cevap veren Kalın, “Elbette kutuplaşmadan farklı tercihlerde bulunabiliriz. Ama herkesin, başkasının ötekinin tercihine saygı göstermesine dayanmalı bu. Dolayısıyla halk oylamasında ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ dendiği zaman herkes kendi tercihini özgür bir şekilde yapacak. Zaten bunun aksi düşünülebilinir mi? Türkiye özgür bir ülke aklı ve iradesi olan bireyler olarak gidip bir tercihte bulunacağız. Bu tercihi yaparken gerekçelerimizin neler olduğunu elbette tartışacağız. Şu anda bu tartışma devam ediyor. ‘Evet’ diyenler neden ‘Evet’ diyeceklerini anlatıyorlar. ‘Hayır’ diyenler niye ‘Hayır’ diyeceklerini anlatıyorlar. Gayet hararetli, renkli, çok boyutlu bir tartışma zaten var. Buda demokratik tartışma kültürünün doğal bir parçasıdır. Dolayısıyla bu süreci de götürürken birilerin kendini ben kutuplaşmanın hedefi oluyorum gibi algılamasından ziyade yaptığı tercihle ilgili rasyonel argümanlarını ortaya koyması esas olmalıdır” şeklinde konuştu.

    Söyleşi ve imza gününden sonra Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a hediye takdim etti.

  • İbrahim Kalın : “Türkiye hem menfaatleri hem de stratejik konumu gereği denge politikası izlemesi gereken bir ülke”

    Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye hem menfaatleri hem de stratejik konumu gereği denge politikası izlemesi gereken bir ülke olduğunu belirterek , “Şu anda da o yapılıyor. Halep meselesinde, Suriye’deki ateşkes meselesinde biz bunu Rusya ile yaptık.” dedi.

    MÜSİAD’ın düzenlediği , “Oku, Dinle ve Yaşa” etkinliği kapsamında, “Ben, Öteki ve Ötesi” isimli kitabını tanıtan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın, kitabının içeriği hakkında bilgi verdi. Tanıtım sonrası soru-cevap kısmına geçilen konferansta Kalın katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.

    Suriye’de oynanan oyunlar üzerine sorulan bir soru üzerine Kalın, “ Cumhurbaşkanımızın her zaman söylediği ve onun liderlik vasfını en iyi özetleyen şeylerden bir tanesi bizzat yaşadığım ve her gün talimatlarını aldığım için biliyorum ‘Peki bizim planımız ne?’ şimdi bizde hep bununla muhatap oluyoruz ya Suriye’de Amerikalıların planı bu, İngilizlerin planı bu, Avrupalıların planı bu, Rusya’nın planı bu anlatılıyor. Tamam ben onları anladım. Bizim planımız? Önemli olan bizim sözümüz ne, bizim planımız ne biz tabii ki biliceğiz başkaları ne oyun çevirdiğini ne yaptığını vs onun için mücadele edeceğiz. Bizim terekemiz dolumu önce ona bakmamız lazım” dedi.

    Avrupa Birliği ile ilgili soru üzerine Kalın, “AB’ye gireriz girmeyiz Avrupa’yla ilişkilerimiz devam edecek. Bizim orada 5 milyona yakın vatandaşımız ve soydaşımız var. Avrupa’nın genelinde bugün heralde 16-17 milyon belki 20 milyonu geçti Müslüman sayısı. Bizim çok köklü tarih ilişkilerimiz var. Bu tarihi bir kenara bırakamayız biz. AB’ye indirgemeden Avrupa’yla ilişkilerimizi daha bir perspektiften görmemiz lazım. Umutlu musunuz yoksa iyimser misiniz diye soracak olursanız Avrupa’da bir liderlik, vizyon sorunu var. Avrupa’da güçlü liderler dönemi sona erdi belki bunun tek istisnası Almanya ve sayın Merkel. Bir anlamda Avrupa Birliği projesini hala ayakta tutan, Avrupa ekonomisini ayakta tutan Almanya. Diğer ülkeler şu ya da bu gerekçelerle zayıf liderlerle koalisyon hükümetleriyle yönetiliyor. Bunun daha da ötesinde Avrupa’nın siyasi akliyatında çok ciddi bir gerileme var” dedi.

    D-8’in tekrar canlandırılıp canlandırılamayacağı soruldu.Kalın, “Biz D-8’in üyesiyiz, yılda bir iki defa da toplantı oluyor. Fakat itiraf etmemiz lazım, çok verimli, çok üretken bir platform değil. D-8 inşallah bir gün canlandırılır ve bakalım İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığımızda orayı canlandırabilirsek faydası olur.” diye cevapladı.

    Rusya ile yakınlaşmanın, ABD ve Batı’dan kopma olarak algılanıp algılanmayacağının sorulması üzerine Kalın, şöyle cevap verdi:”Türkiye hem menfaatleri hem de stratejik konumu gereği denge politikası izlemesi gereken bir ülke. Şu anda da o yapılıyor. Halep meselesinde, Suriye’deki ateşkes meselesinde biz bunu Rusya ile yaptık, Amerika denedi yapamadı. Rusya ile geliştirilen iyi ilişkiler neticesinde en azından bu neticeyi aldık, 45 bin kişiyi tahliye ettik. Suriye genelinde de dün gece Suriye genelinde de dün gece itibariyle bir ateşkes sağlandı, inşallah devam edecek bundan sonra.”dedi.

    Program sonunda MÜSİAD tarafında İbrahim Kalın’a saz hediye edildi. Kalın hediye edilen saz ile birlikte istek üzerine türkü söyledi. Daha sonra Kalın, kendi kitabını konferansa katılan katılımcılar için imzaladı.

  • Karpuz yiyin, formda kalın

    Diyetisyen Dilara Süngü Bulut, yaz aylarının vazgeçilmez lezzeti karpuzun diyet yapanların favori meyvesi olduğunu söyledi.

    Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Dilara Süngü Bulut, hayatımızın her döneminde önemli olan beslenme konusunda yaz döneminde dikkat edilmesi gereken hususları anlattı. Artan hava sıcaklığının vücutta su ile birlikte potasyum ve sodyum gibi mineral kayıplarına sebebiyet verdiğini belirten Bulut, “Vücutta fazla su kaybı gerçekleştiğinde bulantı, baş dönmesi, halsizlik, bayılma hissi gibi sağlık problemleri oluşabilmektedir. Bu kayıpları yerine koyabilmek için, kadınların ortalama 10-12 bardak, erkeklerin ise 12-14 bardak su içmeleri lazım. Su içmekte zorlananlar için birkaç teknikten söz edilebilir. Bunlardan ilki uyku dışında kalan süreyi 4 veya 5 zaman dilimine ayırarak su içmektir. Mesela günde 8 saat uyuyan bir kadın için günlük hayat saati 16 saattir. Tüketilmesi istenilen 2 litre su 4 tane 0,5 litreye eşit olduğundan, 16 saati 4’e bölerek her 4 saatte 0,5 litre su hedef verilebilir. Bu sayede gece yattığınızda 2 litre suyu tüketmiş olacaksınız. İkincisi ise suya nane, limon, tarçın, elma, salatalık, zencefil gibi hoşunuza giden ilavelerin yapılmasıdır. Böylelikle aroma katılmış suyu tüketmek daha kolay hale gelecektir” dedi.

    SADECE MEYVE TÜKETMEK YETMEZ

    Yazın özellikle sıcak günlerde öğünlerin meyve ile geçiştirildiğinin yaygın olduğunu söyleyen Bulut, meyvenin ana yemek yerine tüketileceği durumlarda yanına mutlaka protein ilave edilmesi gerektiğini belirterek şu tavsiyede bulundu:

    “Karpuz-peynir, şeftali-yoğurt, incir-süt ikililerinin haftada birkaç gün öğün yerine tercih edebilirsiniz. Tatilde ince görünmek için şok diyetlerin kurbanı olmayın. Kısa zamanda çok kilo verdiren diyetlerin kas ve su kaybına sebep olan aldatıcı programlar var. Zayıflatıcı diyet programları kişinin yaşına, kilosuna, hareket durumuna, günlük yaşantısına göre planlanmalıdır. İnternetteki, gazetedeki zayıflatıcı programlara itibar edilmemelidir” diye konuştu.

    Diyetisyen Bulut, karpuzun hem likopen, hem de vitamin, mineral açısından zengin, antioksidan kapasitesi yüksek bir yaz meyvesi olduğunu söyledi. Karpuzun ihtiva ettiği yüksek potasyum ile kalp fonksiyonlarını düzenleyici etkisi olduğunu belirten Bulut şöyle devam etti:

    “Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Yüksek lif içeriğiyle bağırsak hareketlerini arttırırken, yüksek su içeriğiyle kişide tokluk hissi sağlaması ve düşük enerji içermesi (100 gramında 26 kalori) ile diyet yapanların favori meyvesidir. Ancak bu özellikleri göz önüne alınarak karpuzun sınırsız tüketilmesi kişinin toplam enerji alımını arttırarak kilo almasına sebep olabilir” dedi.

  • Sosyal paylaşım sitesinde ‘hoşça kalın’ yazıp intihar etti

    Iğdır’da bir öğretmen, sosyal paylaşım sitesinde ‘hoşça kalın’ yazıp oturduğu binanın çatı katından atlayarak intihar etti.

    Edinilen bilgilere göre, İlhan Kızılbulak (34) isimli genç öğretmen, sosyal paylaşım hesabından, ‘hoşça kalın’ yazdıktan sonra Söğütlü Mahallesindeki ikamet ettiği 5 katlı binanın çatısından kendini beton zemine attı. Olay yerine çağrılan ambulansla Iğdır Devlet Hastanesine kaldırılan 2 çocuk babası genç öğretmen, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Olayla ilgili soruşturma devam ederken, öğretmenin sosyal paylaşım sitesindeki takipçileri; öğrencileri ve arkadaşları taziye mesajları yayınlayarak, üzüntülerini içeren paylaşımda bulundu.