Etiket: Kalesinde

  • Ulus ve Ankara Kalesi’nde tarihe hibrit araçlarla yolculuk

    Ulus ve Ankara Kalesi’nde tarihe hibrit araçlarla yolculuk

    Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ford Otosan arasında imzalanan sözleşme kapsamında Türkiye’nin şarj edilebilir hibrit (elektrikli) ticari aracı Ford Custom PHEV, Ankaralılara hizmet vermeye başladı. Törenle teslim alınan araçlardan biri Ulus’taki tarihi yerlere ring servisi yapacak, diğeri ise Başkent 153 mobil ekipleri tarafından kullanılacak.

    Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Ford Otosan iş birliğinde Ankara Kalesi başta olmak üzere Ulus ve çevresindeki tarihi alanlara hibrit (elektrikli) araçlarla ücretsiz ring hizmeti başladı. Ford Otosan’ın Ocak ayında gerçekleşen Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongresi’nde test amaçlı olarak 2 adet aracın Ankara Büyükşehir Belediyesine hibe edileceğini duyurmasının ardından ilk adım atıldı. Türkiye’de üretilen şarj edilebilir hibrit 2 adet ticari araç Ford Custom PHEV, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla Ankara Kalesi önünde gerçekleşen törenle Büyükşehir Belediyesine teslim edildi. Araçlardan biri Ankara Kalesi ile Ulus ve çevresindeki tarihi alanlarda yerli ve yabancı turistlere ücretsiz ring hizmetinde, diğeri ise Başkent Mobil ve Başkent 153 aracılığıyla vatandaş şikayetleri ve saha ziyaretleri için farklı rotalarda kullanılacak.

    Törende konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’yı akıllı bir başkent yapmak, daha temiz, sürdürülebilir ve çevreci uygulamalarla vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için çalıştıklarını söyledi. Çevre dostu uygulamalara önem verdiklerinin altını çizen Yavaş, “Bu elektrikli araçların denenmesi için en uygun yerin Ulus olduğunu düşünmüştük. Ulus, Ankara Kalesi ve çevresi civarında ring hizmeti verilmesinin hem çevre hem tarih hem de turizmin gelişmesi açısından olumlu etkileri olacağını konuşmuştuk. Ulus Atatürk Heykeli önünden düzenli ring turları yapılacak. Buraya araçlarıyla gelmek zorunda olan ve otopark sıkıntısı yaşayan turistler için büyük bir kolaylık olacağını düşünüyorum. Araçları bu yokuşlu yollarda kullanarak firma sahiplerine de yol göstermiş olacağız. İnşallah Ankara’da elektrikli araçların sayısı artar, benzinli ve dizel araçlardan kurtuluruz. Bu bir başlangıç olur” dedi.

    Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün ise otomotiv sektörünün tüm dünyada akıllı ve temiz şehirlere yönelik çevreci ve teknolojik dönüşümden geçtiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

    “Avrupa’daki emisyon sınırlamaları, emisyonsuz şehir merkezleri gibi uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesinin ‘Temiz şehir’ uygulamaları çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz iş birliğini bu sebeple çok değerli görüyoruz. Ankara ve belediye bu araçları kullanacak. Sizlerden gelen bilgilerle araçlarımızı geliştireceğiz. AR-GE merkezimiz tarafındaki gelişimi buradan gelecek bilgilerle tamamlanacak. Sayın Mansur Yavaş’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.”

    Yavaş, İçkale bölgesindeki çalışmaları yerinde inceledi

    Başkan Yavaş, araç teslim töreninin ardından Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş ile birlikte Ankara Kalesi’nin tarihi evlerinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. İçkale bölgesinde gerçekleştirilen sokak sağlıklaştırma çalışmaları hakkında bilgi veren Ödemiş, “Tüm binaları aslına uygun ve özgün yapısını bozmadan restore ediyoruz. Bütün çalışmalarda Ankara geleneğinde ne varsa o malzemeleri kullanıyoruz. Sokak sağlıklaştırma yapılacak 3 etabımız var ve bu 3 etapta toplamda 240 ev restore edilecek” dedi.

    Kale bölgesinde yapılacak restorasyonun yıllardır konuşulduğunu ifade eden Başkan Yavaş, şu açıklamalarda bulundu:

    “Burası Ankara’ya gelen turistlerin mutlaka gezmek isteyecekleri bir alan. Ankara’nın hem tarihini hem de kültürünü yansıtıyor. Biz ne kadar gecikirsek buradaki tarih ve kültür de o kadar yok oluyor. Bizim amacımız sadece turist gelsin diye bu evleri korumak değil. Her birinin ayrı bir özelliği olan bu evlerin restore edilmesi bir kültürün yaşatılması demek. Kendi kültürümüzü yaşatmak için kapsamlı bir çalışma yapmaya başladık. Amacımız görev süremizde bu evlerin tamamını bitirmek.”

  • Erzurum Kalesi’nde tarihi kazı

    Erzurum Kalesi’nde tarihi kazı

    Erzurum Kalesi’nde başlatılan kazı çalışmalarında hamam kalıntısı, banyo yapısı, çok sayıda tandır ve bununla ilişkili mutfak yapıları ortaya çıkarıldı.

    Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç’in kazı başkanlığını yürüttüğü, 2019 yılı sezonu Erzurum Kalesi Arkeolojik kazı çalışmaları yeniden başladı. Kaledeki kazı çalışmalarına 35 işçi, 8 arkeolog ve sanat tarihçisi görev alıyor.

    Erzurum Kalesi kazı çalışmalarına ilk defa 1974 yılında başlanıldığını bu tarihten sonra ara ara küçük sondajlar şeklinde devam ettiğini dile getiren Sanat Tarihçisi Nihat Sefa Komesli, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı açıklamada, “İlk fiili ve sistemli kazı çalışmaları Kültür varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün maddi destekleriyle 2005 yılında başlanılmıştır. Bu yıl ki kazı çalışmaları ise yaklaşık 9 ay olarak planlanmıştır. Kazı çalışması Erzurum ve çevresinde bir sezonda yapılan en uzun kazı çalışması olması da dikkat çekmektedir” dedi.

    Erzurum Bölgesi bulunduğu konum itibariyle tarih boyunca birçok medeniyetin uğrak noktası olduğunu dile getiren Nihat Sefa Komesli, “Bu medeniyetlerden günümüze kadar ulaşabilen çok sayıda kalıntı bulunmaktadır. Bu kalıntıların belki de en öne çıkanı mimari yapılardır. Erzurum Bölgesi tarihi bir geçiş güzergâhı olduğu için yapıların büyük bir kısmını da savunma amaçlı inşa edilen kaleler oluşturmaktadır. Ancak bu yapıların özellikle inşası uzun ve zahmetli bir çabanın sonucudur. Bu nedenle kullanılan malzeme ile örgü yöntemleri dönemsel ve bölgesel farklılıklar göstermektedir. Erzurum kalesindeki kazı çalışmalarında dikkat çeken mimari yapılar ise Osmanlı döneminden kalma mimari yapılar grubudur. Erzurum Kalesi içerinde bulunan ve arkeolojik kazılarla Gün yüzüne çıkarılan yoğun bir mimari kalıntı görülmektedir. Bu mimari yapı kalıntıları bir yerleşim planı dahilinde yapılmıştır. Bu mimari yapı bloğu içerisinde dikkat çeken ise iki adet taş zemin döşemeli kabul solonudur. Yine kazı çalışmalarında hamam kalıntısı, banyo yapısı, çok sayıda tandır ve bununla ilişkili mutfak yapıları görülmektedir. Bu yapılar sistemli ve anlamlı bir bütünlük içinde birbirine açılmaktadır. Bu kazı alanında yine iyi gelişmiş ve zamanın üst teknolojisi olarak değerlendirilebilecek künklerle döşenmiş atık ve temiz su şebekesi dikkat çekmektedir” diye konuştu.

    Kazılar süresinde alandan çok sayıda top ve gülle mermileri ele geçtiğini bunların bir kısmının kalenin giriş bölümünde halkın ziyaretine açıldığını ifade eden Nihat Sefa Komesli, “Yine kaleden Osmanlı döneminde kullanıldığı düşünülen binlerce pipo parçası ele geçirilmiş olup bunların son dönemdeki Osmanlı askerleri tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Bunlar dışında zamanında halkın ihtiyaçlarını gidermek için kullanmış oldukları ve pişmiş kilden yapılan çeşitli seramik parçaları bulunmuş olup bunlar yeşil sırlı tabaklar, kandiller, testiler ve güveçlerden oluşmaktadır. Yine alandan yer yer Saltuklu dönemi ve Bizans dönemine ait sikkelerde ele geçmektedir. Ele geçen bu malzemeler kazının bitimine müteakip konservasyon işlemi yapıldıktan sonra Erzurum arkeoloji müzesinde sergilenecektir. Erzurum kalesinin restorasyonu bitikten sonra bu eserler kaleye taşınarak kalede sergilenmesi planlanmaktadır” diye konuştu.

    2019 yılı kazı sezonunda Erzurum kalesi kazısının bitirilmesinin planlandığını anlatan Nihat Sefa Komesli, “Kazı sonrası yoğun bir restorasyon faaliyetine başlanılacaktır. Ülkemizde de ilk defa yapılması planlanan ’yaşayan kale projesi’ düşünülmekte olup açığa çıkarılacak olan bu mimari yapılara ilk gün kullanımında olduğu gibi işlev verilerek saray yapısının yeniden canlandırılması planlanmakta olup, bu yapının içerisi karşılama salonları, müze, sergi salonları şeklinde dizayn edilmesi planlanmaktadır. Bilindiği üzere Erzurum Kültür yolu projesinin içerisinde kalan Erzurum kalesi yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak mekanı olmuş durumdadır” diye konuştu.

  • Mardin Kalesin’de arkeolojik kazılar sürüyor

    Mardin’in turizme kapalı olan tarihi kalesinde arkeolojik kazılar sürüyor.

    Mardin Müzesinden yapılan açıklamada kazı çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Açıklamada “Mardin Kalesi, 1. jeolojik dönemde oluşmuş bin 100 ile bin 200 metre arasında değişen kalker yükseltinin üzerine kurulmuştur. Kalenin şehirle bağlantısı, kalenin güneyindeki girişten sağlanmaktadır. Bu giriş kısmı, kale niteliğini kaybetmeden önceki tek giriştir ve hemen sağında Kale Cami yer almaktadır. Yapım tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, buradan ele geçen buluntulardan Artuklu Dönemi’ne ait bir yapı olduğu ve farklı dönemlerde yıkılan duvarların onarılarak yeni duvarlar eklendiği bilgisine ulaşılmaktadır” denildi.

    Mardinlilerce “kartal yuvası” olarak anılan ve Mezopotamya ovasının kuşbakışı için en iyi izlenebildiği yerlerden biri olan kalenin 1980 yılından bu yana Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli olup içinde NATO’ya bağlı bir hava radarı bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu nedenle kale alanı, uzun yıllardır sivil girişlere kapalıdır. Kalenin kamu ziyaretine açılması ve turizme kazandırılması için çalışmalar sürmektedir. Müze Müdürlüğümüz tarafındansa 2014 yılında kalede arkeolojik kazı çalışmaları başlatılmıştır. Kale Cami içerisinde halen sürmekte olan kazılarda açığa çıkartılan mimari unsurların restorasyon ve konservasyon çalışmalarına devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

  • Harput Kalesinde bu yıl 20 bin obje gün yüzüne çıkartıldı

    Tarihi Harput Mahallesi’nde bulunan M.Ö. 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından yapılan Harput Kalesi’nde 2018 kazıları sona erdi. 2018 yılı kazı çalışmalarında 20 bin, son 5 yılda ise 120 bin objenin gün yüzün çıkartıldığı belirtildi.

    Tarihi kaynaklara göre MÖ 8. yüzyılda Urartu Krallığı tarafından kurulan ve tarihe ışık tutan Harput Kalesi’nde 2018 yılı kazı çalışmaları bugün tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik, Belediye ile Fırat Üniversitesi işbirliğinde yapılan ve 4 ay süren kazılarda, saray önü ve orta mahalle denilen toplam bin metrekarelik alanda kazı yapıldı. FÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Aytaç’ın kazı başkanlığında 45 kişilik ekibin görev aldığı kazıda 4 ay içerisinde 20 bin eser gün yüzüne çıkartıldı. Kazı çalışmalarında son 5 yıl içerisinde her döneme ait 120 bin eserin bulunduğu belirtildi.

    2018 yılında 20 bin obje tespit edildi

    5 yılda 4 bin 500 metrekarelik alanda kazı yapıldığını belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, “Bu alanların bin 500 metrekarelik kısmının restorasyon projeleri çiziliyor. Daha önce bitirmiş olduğumuz Osmanlı mahallesin Güneyindeki açık hava sunağın olduğu alanda kazıyı tamamladık. Ardından restorasyon projesine dahil ettik. Bu sene zindanın projesini çizmeye başladık. Böylece 2019 yılında kale içerisinde surların dışında uygulama projeleri de gerçekleşmiş olacak. 2018 yılı çalışmalarında 20 bin obje tespit edildi. Bunlar içerisinde cam eserler, bakır sikkeler, bilezikler, ok uçları, kemik objeler çıktı. Bunlar bizim için önemliydi. 2 bin 700 yıllık zaman dilimi içerisinde çok fazla buluntu var. Biz bunları tümlemeye çalışıyoruz”dedi.

    “UNESCO yol haritasını hızlı bir şekilde sürdürüyoruz”

    5 uluslararası yayın yaptıklarına da dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç, “Bunları 3 ciltlik kitap haline getirmeyi düşünüyoruz. Harput bu yıl UNESCO’nun yedek listesine alındı. Bu kale kazılarının, şehirdeki diğer kazı ve restorasyonların büyük etkisi oldu. Artık Harput’ta önümüzdeki sene kale dışındaki alandaki restorasyonlarla da daha fazla kültür eserini sahip olacağız. Böylece UNESCO yolunda yapılması gereken yol haritasını da hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. Amacımız bunu dünya kültür miras listesine koymak. Böylece Harput ve Elazığ’ı turizminde hak ettiği payı sağlamaktır Bu sene 45 kişilik bir ekiple çalıştık. Bunun 15’i uzman ekipti. Farklı üniversitelerden katılanlar var. Arkeolog ve sanat tarihçi arkadaşlarımız oldu. Buluntularımızı bir çok farklı arkadaşlarla paylaşarak bir pazılı tamamlamaya çalışıyoruz. Çıkan buluntulara ilgili işlemlerimiz bir kısım ekiple yıl sonun kadar sürüyor. Ekibimizin bir bölümüyle de 12 ay boyunca sürüyor. Bu süreklilik isteyen bir iş. Biz onu da başardığımızı düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Tarihi Kozan Kalesi’nde orman yangını

    Adana’nın Kozan ilçesinde tarihi Kozan Kalesi eteklerindeki zeytinlik alanda orman yangını çıktı. Yangın uzun uğraşlar sonucu kontrol altına alınabildi.

    Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde Kozan Kalesi eteğindeki zeytinlik alanda bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangını gören vatandaşlar hemen itfaiye ekiplerine haber verdi. Rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüyen yangına büyükşehir belediyesi itfaiye ekipleri müdahale ederken polis ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı. Bölgede bahçesi bulunan vatandaşlarda ellerinde çalı ve süpürgeler ile yangına müdahale etti. Uzun uğraşlar sonucu kontrol altına alınan yangının soğutma çalışması devam ediyor. Yangının 5 dönümlük zeytinlik alanı kül ettiği öğrenildi.

    Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme sürüyor.