Etiket: Kalbindeki

  • 4 yıldır kalbindeki iltihapla mücadele ediyor

    Samsun’da 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Mert Turan, 4 yıldır kalp zarında oluşan iltihapla mücadele ediyor.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Sekreterlik Bölümünde okuyan Mert Turan, yaklaşık 7 sene önce domuz gribi hastalığı geçirdi. Uygulanan tedavilerle domuz gribi hastalığını yenmeyi başaran genç, kısa süre sonra farklı bir hastalığa yakalandı. Şiddetli göğüs ağrısı, baş dönmesi ve bayılma şikayetiyle hastaneye giden gence iddiaya göre hastalığı hakkında bir türlü teşhis konulamadı. Bir süre kalp kontrollerine giden Mert Turan’un kalp zarında iltihaplanma oluştuğu belirlendi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan gencin kalp zarındaki iltihap kurutularak geri gönderildi. Ancak kalp zarındaki iltihaplanma sürekli devam eden ve bir türlü durdurulamayan genç şimdi hastalığına bir çözüm arıyor.

    “4 yıldır hiçbir şekilde teşhisi konulamadı”

    4 yıldır bu hastalıkla uğraştığını dile getiren Mert Turan, “Ben bu hastalığın sebebini bilmiyorum. Nereye gidersem gideyim teşhisi bir türlü konulamıyor. 7 yıl önce domuz gribi oldum. Domuz gribini atlattıktan bir süre sonra bende bir göğüs ağrısı başladı. Bu şikayetle hastaneye gittiğimde kalp zarımda iltihaplanma olduğu söylenip yoğun bakıma yatırıldım. Bir süre yoğun bakımda tedavi gördüm. Bu tedavide kalp zarımdaki iltihap kurutuldu. Ancak kurutulan iltihap 15-20 gün sonra tekrar oluşmaya başlıyor. Bu hastalıkla ilgili gitmediğim hastane ve doktor kalmadı ancak bir türlü bir sonuç alamadım. 4 kez anjiyo oldum. Bu kalp zarımda oluşan iltihabın 4 yıldır hiçbir şekilde teşhisi konulamadı. 4 yılda yaklaşık 9 kez iltihap oluştu. Bir doktor bana, eğer sorun kalp zarındaysa açık kalp ameliyatı yaparak kalp zarı alınır, dedi. Ama bu iltihabın kalp zarıyla alakalı olup olmadığı da kesin olarak bilinmiyor. Tamamen kalp zarındaysa hemen ameliyat olmaya hazırım. Ameliyat olup kalp zarım alındıktan sonra tekrar göğüs ağrılarım, baş dönmelerim ve bu iltihaplanma olacaksa neden ameliyat olayım. Ben bu konuda birilerine artık sesimi duyurmak istiyorum. Bu durum hayat şartlarımı oldukça etkiledi. Ben artık içimde bir şüphe ve bir korku olmadan yaşamak istiyorum” dedi.

    “Bugüne kadar yapılması gereken tüm ilaç tedavilerini denedik”

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Amasyalı, “Bu hastamızın kalp etrafındaki zarda ‘perikardit’ dediğimiz bir sıvı toplanması var. Bu sıvı toplanmasıyla ilgili standart tedaviler yapılmasına rağmen hastamızdaki ağrılar devam etti. Bugüne kadar yapılması gereken tüm ilaç tedavilerini denedik ancak, ağrıları devam ettiği için kalp damar cerrahlarıyla görüşerek bir konsey yapacağız. Konseyin ardından bu kalp zarının çıkarılmasını düşünüyoruz. Normalde bu tür hastalıklar tedavilere yanıt verirdi. Ancak Mert’in tedavilere yanıt vermeyen bir hastalığı var. Bu da teşhis konulmadığı anlamına gelmez. Hastalığın bir cerrahi tedavi alternatifi mevcut. Yaşı genç olduğu için biz cerrahi tedaviyi en sona bırakmıştık. Ama şuan yapacak başka bir şey yok. Bu hastalık ülkemizde sıklıkla görülebilen bir hastalıktır. Özellikle gençler üzerinde daha fazla görülebilir. Bu hastalık bir enfeksiyon sonucunda meydana çıkan bir hastalıktır. Ancak ben bu kadar dirençli olanına 20 yıl sonra ilk kez denk geldim. Hastamız daha önceleri bir domuz gribi vakası geçirmiş. Bu hastalığı da muhtemelen buna bağlı olabilir” diye konuştu.

  • Kalbindeki 4 santimlik delik ameliyatsız kapatıldı

    Denizli’de, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik şikayetleriyle hastaneye başvuran kadının kalbinde 4 santimetrelik delik tespit edildi. Genç kadının kalbindeki delik ameliyatsız anjiyo yöntemi ile kapatıldı.

    Denizli’de, uzun yıllardır nefes darlığı, halsizlik, çarpıntı gibi şikayetleriyle hastaneye giden 38 yaşındaki Şerife Yılmaz, kalbinde delik tespit edilmesinin ardından Özel Cerrahi Hastanesine başvurdu. Burada yapılan incelemelerin ardından Yılmaz’ın kalbindeki 4 santimetrelik delik ameliyatsız anjiyo yöntemiyle kapatıldı.

    Şerife Yılmaz’ın durumu hakkında açıklama yapan Doç. Dr. Yusuf Alihanoğlu “Anjiyo işlemi ile yaklaşık 4 santimetrelik bir kalp deliğini 1 saatlik bir işlem ile başarıyla kapattık. Şikayetlerinde azalma gözlenen Şerife hanımın durumunun gün geçtikçe daha iyiye gideceğine inanıyoruz. Bu büyüklükteki bir delik Denizli’de ameliyatsız olarak ilk kez kapatılıyor ve literatürde de bu tip vakaların çok az sayıda görüldüğü bilinmektedir. Kalp deliği bulunan hastaların durumlarının, deliğin ameliyatsız olarak kapatılması açısından bizler ve bizler gibi uzmanlar tarafından da değerlendirilmesi gerekmektedir” diye konuştu.

    Yaşadığı sıkıntılardan dolayı birçok hastaneye başvuran Şerife Yılmaz, “Ameliyat olmaktan korktuğum için sürekli erteledim ancak Özel Denizli Cerrahi Hastanesine başvurdum. Kalbimdeki delik ameliyatsız olarak kapatıldı. Hocama ve bütün hastane ekibine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Ameliyatsız Yöntemle Kalbindeki Delik Kapandı

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde kapalı yöntemle yapılan ameliyatla, doğuştan kalp deliği olan 10 yaşındaki Hüseyin Çelik sağlığına kavuştu.

    NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Burhan Oflaz yaptığı açıklamada, kalp deliklerinin çocuklarda en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu, bu deliklerin tedavi edilmediği takdirde çocuklarda büyüme gelişme geriliği, kalp büyümesi, ritim bozuklukları ve akciğer tansiyonu gibi problemlere yol açabildiğini belirtti. Günümüzde kalpteki birçok açıklığın ameliyata gerek kalmadan kapatılabildiğini belirten Doç. Dr. Oflaz, işlemin ortalama 1 saat sürdüğünü, herhangi bir ameliyat izi ya da yarası olmadan kasıktan yapılan kapatma işlemi sonrasında hastanın aynı gün ayağa kalktığını ve ertesi gün taburcu edilerek okuluna devam edebildiğini söyledi.

    “BİR BUÇUK YILDA 46 ÇOCUK KAPALI YÖNTEMLE SAĞLIĞINA KAVUŞTU”

    Ameliyatsız tedavinin yurt dışında ve ülkemizde birçok merkezde başarıyla uygulanabildiğini belirten Doç. Dr. Oflaz, Meram Tıp Fakültesi Çocuk Kardiyolojisi Bölümünde 1.5 yılda 46 çocuğa kasıktan kapatma işleminin başarıyla yapıldığını ifade etti. Oflaz, kalp hastalığı olan çocuklarda halsizlik, gelişme geriliği, çabuk yorulma ve üfürüm gibi belirtiler olduğunu söyledi. Ailelere, çocuklarında böylesi şikayetleri fark etmeleri durumunda hemen bir çocuk kalp hastalıkları uzmanına başvurmalarını öneren Doç. Dr. M. Burhan Oflaz, “Klinik olarak bize her türlü desteği veren Meram Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane Başhekimi hocalarımıza ve Meram Tıp Fakültesi Kardiyoloji ve Anesteziyoloji Bölümü hocalarımıza ve Bölüm başkanımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    “KONYA’DA HER YIL 300-400 ÇOCUK DOĞUMSAL KALP HASTALIĞIYLA DÜNYAYA GELİYOR”

    Çocuk Kardiyolojisi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Tamer Baysal, doğumsal kalp hastalıklarının çocuklarda hayli fazla olduğunu ifade etti. Bu konuda farkındalığın önemine dikkat çeken Baysal, Konya’da her yıl 300-400 çocuğun doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini ifade etti. Baysal, ailelerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini ve bu hastalığın teşhisi ve tedavisi konusunda yardımcı olacaklarını vurguladı.

    Meram Tıp Fakültesindeki operasyonla sağlığına kavuşan Hüseyin Çelik ise, şu an çok sağlıklı olduğu söyledi. Annesi Mine Çelik de, tedavi öncesinde Hüseyin’in otururken bile nefes darlığı çektiğini ancak şimdi durumunun iyi olduğunu kaydetti.

  • 750 Gram Bebeğin Kalbindeki Delik Ameliyatsız Yöntemle Kapatıldı

    Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Çocuk Kardiyologları başarılı bir operasyona imza atarak, 750 gram ağırlığındaki prematüre bebeğin kalbindeki deliği ameliyatsız olarak kasıktan girerek girişimsel yöntemle kapattı. Bugüne kadar 1 kilogramın altında 5 bebeğin girişimsel olarak kalbindeki deliği kapatan ERÜ çocuk kardiyologları, 750 gram ağırlığındaki bebeğe yaptıkları son operasyon ile dünyada en düşük ağırlıktaki bebeğe girişimsel kalp operasyonu yapma başarısı göstermiş oldu.

    Vaka ile ilgili bilgiler veren ERÜ Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Nazmi Narin, prematüre bebeklerdeki kalp deliklerinin kapatılmasında uyguladıkları girişimsel işlemlerdeki başarı ve tecrübeleri artırarak, diğer meslektaşlarına örnek teşkil etme amacında olduklarını söyledi.

    Prof. Dr. Narin, “19 Kasım 2015 tarihinde Hastanemiz Kadın Doğum Servisinde 25 haftalık prematüre olarak dünyaya gelen bebeğimiz solunum sıkıntısı nedeniyle kuvözde solunum cihazına bağlıydı. Kalbi çok yoruluyordu. Yaptığımız tetkikler sonucu bu bebeğimizin kalbindeki PDA denilen deliği girişimsel olarak kapatmaya karar verdik. Fakat bebeğin düşük doğum ağırlığına sahip olması, işlem sırasında oluşabilecek komplikasyonlar bir riskti. Fakat önceki vakalardan kazandığımız tecrübeler ile kasıktan girerek bu bebeğimizin kalbindeki PDA denilen deliği kapattık. Şuan bebeğimizin sağlık durumu gayet iyi. Solunumu, nabzı normal. Tam iyileşip kuvözden çıkması 1-2 ayı bulur” dedi.

    “DÜNYADA BU AĞIRLIKTA PREMATÜRE BEBEĞE YAPILMIŞ PDA YOK”

    Prof. Dr. Nazmi Narin, prematüre bebeklerde kalpte doğuştan oluşan fakat ileriki günlerde kapanmayan deliklerin tedavi edilmesinin iki yöntemle yapıldığı belirtirken, “Bu yöntemlerden biri cerrahi yani açık kalp ameliyatı, diğeri ise kasıktan girerek girişimsel olarak kalp deliğinin kapatılması. Girişimsel olanı zor fakat vakanın çabuk toparlanması için iyi bir yöntem. Ancak deneyimli merkezlerde yapılması gerekir. Biz Erciyes Üniversitesi Çocuk Kardiyoloji Bölümü olarak daha önce 1 kilogramın altında 5 prematüre bebeğin kalbindeki deliği kapatmıştık. Bu altıncı vakamız. Fakat bu vakanın bir özelliği 750 gram ağırlığındaki prematüre bebeğe uygulanmış olması. Türkiye’de bu ağırlıkta bebeğe yapılan PDA işlemi yok. Dünyada taradık bu ağırlıkta prematüre bebeğe yapılmış bir PDA işlemi yok. Dünyada en düşük ağırlıktaki prematüre bebeğe yapılan girişimsel operasyon diyebiliriz” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Kazım Üzüm ise dünyada bebeklerde kalp hastalığı görülme oranının yüzde 5 olduğunu, 10 prematür bebeğin 5-7’sinde ise PDA çıktığını bildirdi. Prof. Dr. Üzüm, “Prematüre bebeklerde oluşan PDA’ların zamanla kapanmayanları, ya ameliyat, ya da girişimsel işlemle kapatılıyor. Bizim işimiz zamanla kapanmayan prematür bebeklerin kalbindeki deliği tedavi etmek. Girişimsel yöntemle kapatmak. Bunda da ekip olarak oldukça başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.

    Prof. Dr. Ali Baykan da, prematür bebeklerde doğuştan kalp deliklerinin kalıtsal olmadığını, altta yatan genetik faktörlerin bu rahatsızlık için etken olabileceğini ifade ederken, “Bu tür vakalarda eğer prematüre bebeklere gerekli tedavi yapılmazsa akciğerde tansiyon yükselir, solunum sıkıntısı artar. Ve bebek için hayati tehlike oluşur. Bu yüzden bu tür vakalarda ya açık kalp ameliyatı, ya da girişimsel yöntem şart” diye konuştu.

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Güneş ise girişimsel olarak kalp deliği kapatılan prematüre bebeklerin zamanla toparlandığını ve takiplerinin zamanında ve iyi yapılması durumunda, sağlığına daha çabuk kavuştuklarını kaydetti.

    Girişimsel yöntemle kalbindeki delik kapatılan 22 günlük prematüre bebeğin annesi Kader Hoşafçı ile babası Mevlüt Hoşafçı, çocuklarını sağlığına kavuşturmasından dolayı ERÜ Çocuk Kardiyoloji ekibi doktorlarına teşekkür etti.

  • Kalbindeki Dört Santimlik Delik ’Şemsiye’ Yöntemiyle Kapatıldı

    Ankara’da, uzman çavuşluk sınavında tıkanan ve nefes darlığı yaşayan Bekir Doğan’ın kalbinin delik olduğu anlaşıldı. Memleketi Tarsus’a dönen Doğan’ın kalbindeki delik, ameliyat edilmeden kasıktan girilerek gerçekleştirilen ‘şemsiye’ yöntemiyle kapatıldı.

    Tarsus’ta ailesiyle yaşayan ve bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan Bekir Doğan (24), uzman çavuşluk sınavı için Ekim ayında Ankara’ya gitti. Sınavda diğer adaylarla birlikte koşuya çıkan Doğan, tıkanıklık ve nefes darlığı yaşadı. Koşudan sonra uzun süre kendini toparlayamayan Doğan, Eskişehir Askeri Hastanesine gitti. Burada, gencin kalbinde 4 santim delik olduğu belirlenirken, ameliyat gerektiği söylendi. Doğan, Ankara İbni Sina Hastanesinde de hekimlerden aynı bilgiyi alınca memleketi Tarsus’a döndü.

    Medical Park Tarsus Hastanesine başvuran Bekir Doğan’a, tetkik ve tahlil sonuçlarını değerlendiren Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdurrahman Tasal da kalbinde delik olduğunu ve geniş olan bu deliğin sadece şemsiye yöntemiyle kapatılmasının zor olacağını ancak özel teknik kullanılarak kapatılabileceğini söyledi. Bunun üzerine gerekli müdahalenin yapılmasını isteyen Bekir Doğan’a, Doç.Dr. Abdurrahman Tasal ve ekibi tarafından ameliyatsız ‘şemsiye’ yöntemi uygulandı. Kasıktan girilerek gerçekleştirilen yöntemde, şemsiyeye benzer bir cihaz kalpte deliğin olduğu yere yerleştirildi. Bekir Doğan, operasyondan kısa süre sonra taburcu edildi.

    Bekir Doğan, kalbinde delik olduğunu öğrendiğinde çok şaşırdığını, yapılan işlemden sonra kendisini çok iyi hissettiğini söyledi.