Etiket: Kalarak

  • Pamuk yığını arasında yatan çocuk havasız kalarak boğuldu

    Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde pamuk yığınının arasında yatan 14 yaşındaki çocuk boğularak hayatını kaybetti. Yaklaşık bir ay önce de gece tarlada pamuk yığınları arasında uyudukları sırada havasız kalan 3 çocuk hayatını kaybetmişti.

    Edinilen bilgiye göre olay, dün gece saat 24.00 sıralarında Şanlıurfa’nın Harran ilçesine bağlı Küplüce kırsal Mahallesi’nde yaşandı. Tarlada pamuk topladığı sırada uykusu gelen ve üşüyen 14 yaşındaki Beşar Güneş, pamuk yığınının içine girip üzerini örttü. Çocuktan haber alamayan yakınları, pamuk yığınının altına baktıklarında çocuğun cansız bedeniyle karşılaştı. Pamuk yığınının altından çıkarılan ceset, otopsi yapılmak üzere Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çocuğun üzerine tarladan toplanan pamuk dökülünce havasız kalarak boğulduğu iddia edildi.

    Bir ay önce de 3 çocuk aynı şekilde boğulmuştu

    19 Ekim’de Eyyübiye ilçesine bağlı Ulucanlar kırsal Mahallesi’nde yaşanan olayda da pamuk yığınının arasında uykuya dalan kardeşler Harun Tekdağ (13) ve Ali Tekdağ (14) ile kuzenleri Hüseyin Tekdağ (14) havasız kalarak olay yerinde hayatını kaybetmişti.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • 2 çocuk babası traktör altında kalarak yaşamını yitirdi

    Bursa’da 2 çocuk babası bir kişi traktör altında kalarak yaşamını yitirdi

    Edinilen bilgiye göre, Bursa’nın İznik ilçesine bağlı Mahmudiye Mahallesi’nde meydana gelen traktör kazasında bir kişi hayatını kaybetti. Mahmudiye Barajı Sulama Kooperatifinde görevli olan Recep Bakır (32) akşam saatlerinde idaresindeki traktör ile Mahmudiye-Boyalıca yolu üzerinde bulunan tarlasına geldi. Yolun aşağısındaki tarlasına yamaçtan aşağı doğru ilerleyen çiftçi, traktörün hakimiyetini kaybetti. Recep Bakır, devrilen traktörün altında kalarak, olay yerinde hayatını kaybetti.

    Recep Bakır uzun süre eve dönmeyince aile fertleri kontrol etmek için tarlaya gittiğinde traktörün devrildiğini gördü. Aile traktörün altında kalan Recep Bakır’ın cansız bedeni ile karşılaştı. Evli ve 2 çocuk babası olan Bakır’ın cansız bedeni İznik Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma olayla ilgili tahkikat başlattı.

  • Göçük altında kalarak can verdiler

    Bursa’nın Mudanya ilçesinde, göçük altında kalan 2 kişi hayatını kaybetti.

    Yalıçiftlik Mahallesi’nde yapılan atık su ve kanalizasyon çalışması sırasında göçük meydana geldi. Nurdoğan Aktaş (47), göçen toprağın altında kaldı. Göçükten çıkarılan Aktaş, kaldırıldığı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hayatını kaybetti.

    Çınarlı Mahallesi’nde ise, tarlasında su kuyusu açmak isteyen Onur Turan (33), üstüne çöken toprağın altında kaldı. Çevresinde bulunanlar tarafında kuyudan çıkarılan Turan, hastaneye ulaşamadan yolda hayatını kaybetti.

  • Yol açmak isterken iş makinesinin altında kalarak can verdi

    Manisa’nın Gördes ilçesinde ormanlık alanda yol açma çalışması sırasında devrilen iş makinesinin altında kalan operatör hayatını kaybetti.

    Kaza, Gördes’e bağlı Dargıl Mahallesi’nde meydana geldi. Ormanlık alanda yol açma çalışması yapan iş makinesi operatörü 52 yaşındaki Erol Öztürk, sarp bir noktada aracının hakimiyetini kaybederek, çalıştığı bölgenin alt tarafında bulunan yola devrildi. Tonlarca ağırlığındaki iş makinesinin altında kalan talihsiz işçi Öztürk, olay yerinde hayatını kaybetti. Bölgeye gelen jandarma ekipleri kazanın olduğu alana güvenlik şeridi çekerek, kimseyi yaklaştırmadı. Gördes Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırılan operatör Erol Öztürk’ün Gördes’e bağlı Köseler Mahallesi nüfusuna kayıtlı, evli ve 3 çocuk babası olduğu öğrenildi.

    Kendisinden geriyle iş makinesiyle çektiği görüntüler kaldı

    Hayatını kaybeden Erol Öztürk’ten geriye sosyal medyaya yüklediği ve hayatını kaybetmesine sebep olan iş makinesinde çalıştığı görüntüler kaldı.

  • Kreş servisinde havasız kalarak hayatını kaybeden Alperen’in ailesi konuştu

    İzmir’in Çiğli ilçesinde, kreşe giden 3 yaşındaki Alperen Sakin, uyuya kaldığı serviste unutulunca, havasızlıktan hayatını kaybetti. Küçük Alperen’in ölümü ise Sakin ailesini yasa boğdu.

    Yaşanan acı olayın ardından, Sakin ailesinin feryatları yürek burktu. İki yıl önce Almanya’dan kesin dönüş yaparak İzmir’e yerleştiği öğrenilen Serkan Sakin, oğlu Alperen’in büyük bir ihmal sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

    ’’Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin’’

    Olay günü işten çıktıktan sonra eşi ile buluşan baba Sakin, alışveriş yaptıkları sırada kreşten arandığını ifade ederek, ’’Bize telefon açtılar ’Alperen bayıldı, biz hastanedeyiz acilen gelin’ dediler. Şimdi ben hastaneye gittiğim zaman, kreş çalışanları ve kreşin sahibi, ’Biz çocuğu yatağına yatırmıştık, yemeğe kaldırmak için gittiğimiz zaman çocuğu uyandıramadık. Ondan sonra uyanmayınca da apar topar hastaneye götürdük. Öğlen yemeği için uyandırmaya çalışmıştık’ şeklinde ifade verdiler. Beni aradıkları zaman saat 17.00’a geliyordu. Şimdi öğle yemeği 17.00’de mi yenir bu bir, ikincisine gelince de hastanede Alperen’e müdahale eden doktor, ’Bir saattir çocukla ilgileniyoruz gerekli müdahaleyi yapıyoruz, maalesef yaşatamadık. Çocuk zaten buraya geldiği zaman vefat etmişti. Yolda vefat etmiş, yahut daha öncesi var bu işin’ dedi. Daha sonra kreş çalışanlarına soruyorum, yolda nefes alıyordu diyorlar. Ondan sonra bugün çelişkili ifadeler vermişler polise, bunun sonucunda çocuk sabah 07.30’da buradan alınmış, sonra kreşin orda çocuklar servisten aşağı inmişler. Alperen bu serviste uyuyor, bir şekilde bu serviste unutulmuş ve çocuk akşam 16.30’a kadar o servisin içinde havasız, insan aç susuz belki bir gün yaşar ama benim çocuğum o saate kadar İzmir’in sıcağında camları kapalı bir minibüsün içerisinde ne kadar kalabilir. Benim çocuğum zaten çoktan ruhunu teslim etmiş, ben gözüm gibi baktım yavrularıma, her anne babanın baktığı gibi. Vatanına milletine hayırlı bir evlat olsun diye didindim durdum. Biz vatanını milletini seven insanlarız, belki bugünün Başbakanı belki yarının Cumhurbaşkanı olacaktı.’’ diye konuştu.

    ’’Ben yandım başkası yanmasın’’

    Baba Serkan Sakin sözlerine şöyle devam etti, “Benim çocuğum saçma sapan bir ihmal yüzünden hayata gözlerini yumdu. Canımdan can koptu kardeşim, canım gitti yani ben yandım başkası yanmasın. Devletimizden benim ricam, biz kanunlarımıza güveniyoruz, devletimize güveniyoruz, güvenimiz sonsuz. Bu işin arkasında kendimiz de duracağız, devletimizinde bu konu üzerinde titizlikle duracağına inanıyoruz. Birde şöyle bir kanun getirilsin isterim, kreşte annelik ve serviste servis anneliği yapacak kişilerin ya belirli bir kurs yada belirli bir sınava tabi tutulsun. Bunu başaramayan yapmasın kardeşim bu işi, can taşıyor. 3 yaşındaki çocuğumun hesabını kim verecek bana, canımdan can koptu, Alperenim gitti. Başka aileler yaşamasın, çok acı. Bugün kendi ellerimle götürdüm, kendim taşıdım, kendim gömdüm toprağa, o mezarın içine kendim girdim, bir avuç zaten”

    ’’Alperen anlatılmaz ki…’’

    Öte yandan, kreş yönetimine tepki gösteren baba Sakin, servis annesi olan kişinin ne kadar tecrübesi olduğunu araştırılmasına dikkat çekerek, ’’ Nasıl bir arabanın içinde çocuk unutulabilir. Şoför de bunu kontrol etmez mi, bu nasıl bir umursamazlıktır, nasıl bir ihmalkarlıktır. Alperen’in en ufak bir rahatsızlığı yoktu, Alperen anlatılmaz ki alperen, yerinde duramayan, afacan, mutlu ve kıpır kıpır bir çocuktu.’’ dedi.

    Üç gün önce İzmir’e gelen küçük Alperen’in amcası Ahmet Sakin, yaşadıkları acının tarifi olmadığını, hala Alperen’in öldüğüne inanamadıklarını belirtti. Alperen’in hiç bir şeyi olmadığını belirten amca Sakin, ’’Alperen cana yakın, oyunu seven güçlü bir çocuktu. Ben önce Allahın adaletine sığınıyorum, bunu yapan şahıs bizi seyredecektir mutlaka, elini vicdanına koysun, 16.30’a kadar bekletsin bu İzmir sıcağında, kapıları da kapatsın otursun çocuğunu seyretsin, ancak bizim acımızı o şekilde paylaşabilir. Ordan ben çok üzgünüm, hakimin karşısına çıktığında çok pişmanım demesin. Onu yargılayan hakimden Allah rızası için, kendi çocuğuna yapılmış gibi yargılasın onu. Sayın savcıma da rica ediyorum, kendisi bizim yerimizde olsa ne yapardı, o şekilde yargılasın bu insanları.’’ şeklinde konuştu.

    ’’Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti’’

    Alperen’in ölümünün ardından sarsılan Annanesi ise, ’’O gün ben onu sevdim sevdim, ayranını verdim, sütünü verdim. Güzelce okşadım, kucakladım. Kucakladıktan sonra o da beni kucakladı, ’Annane’ dedi öyle ayrıldık. Çok neşeli bir çocuktu, uçtu gitti.’’ dedi.