Etiket: kahve

  • Dolarını bozdurana çorba veya kahve

    Amasya’da bir restoranda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dolar ve eurolarınızı bozdurun” çağrısı üzerine 250 dolar bozdurup dekontunu getirenlere ücretsiz çorba veya Türk kahvesi ikramı yapılmaya başlandı.

    Kampanyanın düzenlendiği restoranın yöneticilerden Mehmet Akif Ergen, “Sayın Cumhurbaşkanımız Türk lirasına değer kazandırmak, dolaşımını hızlandırmak için bir çağrıda bulundu. Biz de buna destek vermek istiyoruz. 250 dolar veya 250 euro bozdurup getirenlere Türk kahvesi veya çorba ikramımızdır” dedi.

    İşletmenin astırdığı pankartı inceleyen emekli Ali Kantaroğlu da kampanyaya destek verilmesi gerektiğini belirtti.

  • Çay ve kahve tiryakileri festivalde buluştu

    Kosova’da ilk kez düzenlenen “Çay ve Kahve Festivali”, çay ve kahve tiryakilerini bir araya getirdi.

    Kosova ilk Çay ve Kahve Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. İki günlük festival başkent Priştine’nin ana meydanında yüzlerce çay ve kahve tiryakisinin katılımıyla başladı. Çay ve kahveye yolculuğun yapıldığı festival renkli görüntülere sahne oldu. Festivalin yapıldığı meydana akın eden vatandaşlara, Kosova’da en fazla tüketilen lezzetlerden çay ve kahvenin farklı türleri sunuldu. Butik kahve dükkanlarında sunulan farklı çay ve kahve lezzetleri, tiryakileri bir araya getirdi. Sonbaharın güneşli gününde düzenlenen festival, büyük ilgi gördü.

    Çay ve kahve kültürünün gelişmiş olduğu Kosova’nın, İtalyan Macchiato’nun dünyada en güzel şeklinin hazırlandığı iddiasını sürdürmesi festivale farklı bir anlam kazandırdı. En lezzetli Macchiato kahvesinin Kosova’da yapıldığı konusunda tüm yabancıların hemfikir olduğunu belirten festival organizatörlerinden Hana Ukaj, festivalin temel amacının Kosova’da çay ve kahve kültürünü tanıtmak olduğunu söyledi. Yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını kaydeden Ukaj, “Kosovalılar çay ve kahveden asla vazgeçmezler. Festival ile bu tatların farklı türlerini sunmayı da amaçladık” ifadesini kullandı.

    Çay ve kahve festivalini ziyaret etmek için Kosova’nın başka bir şehrinden Priştine’ye gelen Adije Kastrati, siyah çayın vazgeçilmezi olduğunu belirterek, “Sabah gözlerimizi açar açmaz siyah ya da Türk çayı içeriz. Bu bizim kültürümüz. Çay içmek aslında çok sağlıklı” dedi.

    Butik çay dükkanında vatandaşlara çay ikram eden Fortesa Limani, ilginin büyük olduğu festivalde tiryakilere her çeşit çay sunduklarını belirtti. Koyu sohbetlerin olmazsa olmazı çay ve kahvenin bolca tüketildiği festivalin dostluğa da anlam kattığını belirten Rudina Tahiraj, festivalin düzenlenmesi kararının, son derece isabetli bir karar olduğunu vurgulayarak, “Festivalde sosyalleşmenin güzel örnekleri sergileniyor. Müzik eşliğinde kahve ve çayımızı içiyor, dostlarımızla bol bol sohbet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Festivalin gelenek haline gelmesi gerektiğini savunan Gresa Bujupaj ise güzel bir sonbahar gününde böyle bir festivalin düzenlenmesinin günlük yaşamlarına ayrı bir heyecan kattığını belirtti.

    İki gün sürecek olan festivalde çay ve kahvelerin ücretsiz ikram edilmesi, festivali daha da cezbedici hale getirdi.

  • Ayaküstü Kahve Açıldı

    İşadamı İlker Özkara tarafından hizmete sunulan Ayaküstü Kahve kafenin açılışı düzenlenen törenle yapıldı.

    Terminal Caddesi üzerinde hizmete sunulan Ayaküstü Kahve kafenin açılışını Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan vekili Eyüp Tavlaşoğlu, AK Parti Erzurum İl Başkanı Fatih Yeşilyurt, ESOB Başkanı Rasim Fırat gerçekleştirdi.

    Kurban kesimi ve dualarla açılışı yapılan kafenin işletmecisi İlker Özkara, “Nezih, güzel bir mekanı Erzurum’a kazandırdık. Allah hayırlı, uğurlu etsin” dedi.

    Açılış töreninin ardından davetlilere ikramda bulunuldu.

  • Kahve, Parkinson’a Karşı Hastaları Koruyor

    Bezmialem Vakıf Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülsen Babacan Yıldız, nedeni halen tam olarak anlaşılamamış ve kesin bir tedavisi olmayan Parkinson hastalığında, kahvenin koruyucu etkiye sahip olabileceğikonusunda çok sayıda çalışmalar olduğunu belirtti.

    Babacan Yıldız, Parkinson hastalığından korunmada yapılabilecek en önemli şeylerin kişilerin düzenli spor yapmaları, sağlıklı beslenmeleri ve stresten uzak durmaları olduğunu söyledi.

    “HASTALIK 15’Lİ YAŞLARDAN İTİBAREN GÖRÜLEBİLİYOR”

    Parkinson hastalığında en önemli yakınmanın hareketlerde yavaşlama olduğunu söyleyen Babacan-Yıldız, “Parkinson hastalığı toplumumuzda sadece el titreme hastalığı olarak biliniyor. Ama daha da fazlası var.İlk araba ya da bisiklet kullanmayı öğrendiğimizde frene ve gaza bastığımızın farkındayızdır. Her şey kontrolümüz halindedir.Belli bir zaman sonra bunlar otomatikleşir.Bunun için beyinde özel bir bölge var.Bu bölgeyi motor kabul edersek onunda benzine ihtiyaç var. İşte o benzin üretilen hücrelerin ölmesine bağlı dopamin salgılanamıyor ve o motor çok yavaş çalışmaya başlıyor. Oyüzden hastanın göz kırpmasından yürümesine ellerini hareket ettirmesine kadar her türlü hareketi yavaşlıyor. Aslında her yaş grubunda görülen bir hastalık Parkinson, 15 yaşından itibaren görebiliriz ama genelde bize gelen hastalar 60 yaşın üstünde.Yaşla beraber hastalık belirgin olarak artıyor” dedi.

    “SPOR YAPIN ve KİMYASAL MADDELERDEN UZAK DURUN”

    Parkinson hastalığının altında ne yattığı kesin olarak bilinmemekle beraber genetik ve çevresel nedenler başta olmak üzere pek çok faktörün hastalığın oluşumunda rol oynadığını belirten Babacan-Yıldız, “Parkinson hastalığı Alzheimer’dan sonra en çok görülen nörodejeneratif hastalık. Bu hastalığı durdurma şansımız yok maalesef. Ama geç başlamasını ve yavaş ilerlemesini sağlayabiliriz. Hastalığın öncesinde düzenli spor yapan ve hastalık başladıktan sonra da spor yapmaya devam eden kişilerde hastalık çok daha yavaş ilerliyor. Son zamanlarda kahvenin Parkinson hastalığı oluşma riskini azalttığına dair de çok sayıda çalışma var ama bunların hepsi araştırma aşamasında. Bu noktada şunun da altını çizmek gerekir ki bu çalışmalar uzun süreli ve günde en az üç fincan kahve içmiş kişilerde yapılan çalışmalar. Gerçekten de ben de klinik pratiğimde her hastaya kahve alışkanlığı olup olmadığını soruyorum ve aslında kahvesiyle ünlü bir toplum olmamıza rağmen kahve alışkanlığımız da pek yok olmadığını görüyorum maalesef. Toplumda bilinenin aksine kahvenin içinde sadece kafein değil onun dışında da pekçok madde var bunlarında Parkinson hastalığı riskini azaltmada rol almakta olabileceği düşünülüyor.

    “ÇOCUKLUKTAN İTİBAREN DOĞAL BESLENMEK VE DOĞAL MADDELERE MARUZ KALMAK ÖNEMLİ”

    Kafa travmasının da Parkinson hastalığına neden olabildiğini vurgulayan Doç. Dr. Gülsen Babacan-Yıldız, “Parkinson’a neden olabilecek şeylerden bir diğeri de kafa travması.Aslında dünyaca ünlü boksör Muhammed Ali bu hastalığa yakalandıktan sonra kafa travması çok konuşulur oldu. Ancak sadece kafa travması değil ayrıca onun dışında çiftçilerin kullandığı bazı tarım ilaçları, kumaşların boyanmasında kullanılan bazı kimyasal maddeler, bazı temizlik ürünleri ileride bize hastalık olarak dönecek. Bu nedenle bebeklikten itibaren çok dikkat edilmesi gerekir. Mümkün olduğunca doğal beslenmek ve doğal maddelere maruz kalmak gerekir. Hastalığın olmazsa olmazı el titremesi değil hareketlerde yavaşlama ve katılıktır.Erken tanı çok önemli el titremesi yok diye doktora gitmeyelim demesinler geç gelince tedavi zorlaşıyor. Hastaların aktif olarak spor yapmalarının hastalığı geciktirdiğini ve çok iyi seyirli gittiğini gördüm bu beni çok etkiledi. Hastanın aile içindeki dayanışması önemli, hastanın hastalığını kabul etmesi ve ailenin de ona destek olması gerekir” dedi.

    BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA HASTALIĞINI TEDAVİ AŞAMASINDA BÜYÜK MESAFELER KAT EDİLDİ

    Bilimsel araştırmalarda Parkinson hastalığının son kapılarının açılmak üzere olduğunu söyleyen Babacan-Yıldız, “Araştırmalar sonucunda bu hastalığın aslında el titremesinden yaklaşık 10 yıl önce başladığını öğrendik. Nerede başladığını, nasıl ilerlediğini artık biliyoruz. Şu anda en önemli aşama tedavi aşaması tedavide de büyük mesafeler kaydedildi. Bu hastalık ilk tanımlandığı yıllarda hastalar 8-10 yıl yaşıyordu,ama bugün geldiğimiz noktada bir Parkinson hastası20-25 yıl yaşayabiliyor. Hastalarımız asla umudunu kaybetmesin, spora, sağlıklı beslenmeye ve depresyona dikkat etsinler. Parkinson hastaları normal popülâsyona göre daha depresif hastalar. Hayata dört elle tutunsunlar. Hasta olduklarının farkındalar el titremesi toplumda onları çok rahatsız ediyor ve bu hastaların pek çoğunda depresyon görüyoruz. Ailedeki destek önemli, evi ileri evredeki hastalar için ona göre düzenlemek gerekir” şeklinde konuştu.

  • Sakarya Teknokent, 8. Kahve Günü Etkinliğine Katıldı

    Teknopark yöneticileri, çalışanları ve teknoparklarda faaliyet gösteren firma temsilcilerinin birbirleri ile tanışabilmeleri amacıyla Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Market tarafından düzenlenen Kahve Günü Etkinliği, Bursa ULUTEK’te yapıldı.

    Etkinliğe Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Sakarya Teknopark Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, Kocaeli Teknopark Müdürü Sadık Semizoğlu, TÜBİTAK Marmara Teknokent Müdürü Dr. Orhan Çömlek, ULUTEK Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Kanık, Teknokent çalışanları ve Teknokentler bünyesinde faaliyet gösteren çok sayıda firmanın temsilcileri katıldı. Sakarya Teknokent yönetimi, Adaptto Teknoloji Transfer Ofisi, Teknokent firmaları Cava Bilişim, Kromel Ar-Ge, Adabassar, Reklamotv, İnfosis, Caz Bilişim ve Erkay Teknoloji’nin katıldığı etkinlikte, firmalar kendilerini tanıtma fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında söz alan Sakarya Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin, “Muhtemelen biz projelerimizi fazla sahipleniyoruz. Sizin projenizin çok değerli olduğu gibi yandaki bir firmanın da projesi çok değerli olabilir. Ben bu toplantıya katılan firmalardan bir şey rica etmek istiyorum. Burada kaç kişi ile tanıştığınızı bir başarı ölçütü olarak koyun ve bu tanıştıklarınızla yarın mutlaka iletişim kurun, bu yaptıklarınız da Bursa’ya gelişinize hizmet etmiş olsun” diye konuştu.