Etiket: Kahvaltıda

  • Tansu Kaya Memur-Sen İle Kahvaltıda Buluştu

    Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitim-Bir-Sen ve Sağlık Sen Aliağa Şubesi’nin düzenlediği kahvaltıda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, “Memur-Sen her zaman milli iradenin yanında olmuştur. Memur-Sen her zaman hakkın yanında ve tarafındadır” dedi.

    AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) ile Sağlık Sen Sendikası’nın birlikte düzenlediği kahvaltı buluşmasına katıldı. Eğitim-Bir-Sen ve Sağlık Sen Aliağa Şubesi’nin düzenlediği kahvaltı buluşması yaklaşık bin kişinin katılımıyla Aliağa Belediyesi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Dayanışma bilincinin pekişmesi amacıyla gerçekleştirilen kahvaltı programında kürsüye davet edilen AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, Memur-Sen üyeleriyle birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kendisini dayanışma kahvaltısına davet eden sendika temsilcilerine ayrı ayrı teşekkür eden Kaya’nın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Kaya, “Memur-Sen 850 bin üyeye varmış hatta kendisine 1 milyon üyeyi hedefleyen bir sendika haline gelmiştir. Bu anlayış ve gayretle en kısa zamanda 1 milyonuncu üyeye ulaşılabileceğine inanıyorum. Geçmişten günümüze örfümüzde, adetimizde, gelenek ve göreneklerimizde var olan sivil toplum anlayışı bize Osmanlı’dan yadigardır. Vakıf anlayışı bize o günlerden mirastır. Bugün ülkemizde kurulmuş olan on binlerce vakıf ile uğraşan insanlarımız var. Osmanlı’dan günümüze kadar uzanan bu anlayışı sürdürmeye devam ediyoruz. Bunun içerisinde Memur-Sen’in çok ayrı bir yeri var. Memur-Sen her zaman hakkın yanında ve tarafındadır. Biz bugüne kadar buna şahitlik ettik. Her zaman milli iradenin yanında olmuştur. Bu hassas davranışlarından ve kutlu davalarından dolayı Memur-Sen’e teşekkür ediyorum. Bir el ses çıkarmaz. Bir elin ses çıkarabilmesi için eller birbirine değmelidir. ‘Bir elin nesi var iki elin sesi var’ sözü de buradan türemiştir. Siyaset bu işin sadece bir kanadıdır. Sivil toplum ise işin diğer kanadıdır. Biz bir olur, beraber olur ve ellerimizi de kavuşturursak çok güzel, çok ahenkli sesler çıkarabiliriz” diye konuştu.

    “GELDİĞİMİZ YERİ UNUTMAMALIYIZ”

    Türkiye’yi vatan, devlet ve idare anlayışında diğer dünya ülkelerine göre üstün kılan özelliklere vurgu yapan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadim geçmişimize baktığımızda biz hiçbir zaman bu topraklara kılıç, kalkan, top ve tüfek ile girmedik. Biz öncelikle alperenlerle bu topraklara girip, gönülleri fethetmişiz. Böyle bir geçmişe sahip olan bir millet bugün yönünü dünyaya döndüğünde üzerine atılmak istenen bir takım suçlarla karşı karşıya kalıyor. Türkiye ne zamanki kendini hatırlayıp kendi öz değerlerine dönmeye kalktığı vakit, ismi terörle yan yana getirilmeye çalışılıyor. Ne zaman ki mazlumlara el uzatmaya çalışsa Türkiye farklı yerlerde farklı şekilde lanse edilmeye çalışılıyor. Onun içindir ki her zaman uyanık olmamız lazım. Geldiğimiz yeri hiçbir zaman unutmamız lazım. Her zaman birlik olmamız lazım ki şuan devam eden bu hayasızca akının bir şekilde durabilmesi için iman dolu göğsümüzü siper edebilecek güce sahip olabilelim. Aksi halde sadece günlük yaşam içerisinde anlık değerlendirmeler ile doğru sonuca varmamız doğru değildir.”

    “DÜNYA MİLLETLERİ UYANMA ARİFESİNDEDİR”

    Türkiye’nin yeni dünya düzeninde üstlendiği bağımsız rolün önemine değinen Kaya, Avrupa sözde medeniyetlerinin tamamen kan ve gözyaşı üzerine kurulduğunu belirterek, şunları söyledi: “Avrupa bugüne kadar dünya milletlerini sömürerek bugünlere gelmişlerdir ama artık dünya milletleri uyanma aşamasında, uyanma arifesindedir. Bu nedenle de mücadele gün geçtikçe daha çetin bir hale gelmektedir. Bunun için her geçen gün daha fazla insanın gözyaşı dökülüyor ama zahmetsiz rahmet olmaz. Bizler bununla ilgili bir rahmet ve bir bereket istiyorsak bu zahmete katlanmamız lazım. Bu mücadele Hz. Adem’den başlayan ve kıyamete kadar devam edecek olan bir mücadeledir. Bu hak ve batılın mücadelesi son insan nefesini verene kadar devam edecek olan bir mücadeledir. Bunun adı ticari, siyasi, ekonomik, sanatsal olabilir ama dünyadaki tek mücadele hak ve batıl mücadelesidir. Bize düşen, biz bu mücadelenin neresinde yer alacağız, neresinde duracağız, bunun ayrımını yapabilmektir. Bu nedenle millet olarak yaşanan olayları günlük düşünmemiz mümkün değildir. Özellikle son zamanlarda bizden günlük düşünmemizi istiyorlar. Çünkü büyük düşünmeye kalkışırsak Abdülhamit Han’a kadar gideriz. İşte o zaman doğruyu görmüş oluruz. Ondan öncesinde Kanuni’ye, Fatih Sultan Mehmet’e, Alparslan’a gideriz ama bugün bize; siz geçim derdi ile uğraşın, siyasi partilerinizle uğraşın, sendikalarınızla uğraşın, birbirinize düşman olun dedikleri için biz büyük düşünemedik, birbirimizin farkına varmadık. Biz doğusuyla batısı, kuzeyiyle güneyi birbirine tamamlayan renklerle oluşan Türkiye sınırları içinde ve dışında birlik olmadığımız ve kucaklaşmadığımız zaman bizlerin gözyaşları sel olmaya devam edecektir.”

    “BİZ SİZLERDEN ÖZÜR DİLİYORUZ”

    1 Kasım seçimlerine de değinerek, geçen seçimle kıyaslandığında AK Parti’nin alması gereken dersleri aldığını sözlerine ekleyen Tansu Kaya, “13 yıl boyunca uzun süreli devlet yönetiminde adaletli hükmetme şiarında devlet önceliğini, vatandaş önceliğinden üstün tutmuş olabiliriz. Devlet kaygısı sadece AK Parti’de olan bugünkü siyasi yelpazede AK Parti tek başına iktidar olunca bazı şeyleri görmemiş, bazı şeyleri duymamış, bazı şeylere dikkat etmemiş olabilir ama 7 Haziran’dan sonraki süreçten sonra şimdi 1 Kasım’a doğru giderken, AK Parti yapmış olduklarıyla, hazırlamış olduğu seçim beyannamesiyle, ortaya koyduğu aday listeleriyle dedi ki; ‘biz sizlerden özür diliyoruz.’ Vatandaşlarımızın da 1 Kasım’da seçime giderken bunu bu şekilde değerlendireceğine inanıyorum. Akıl insana her zaman doğruyu söylemez. Akıl, insana duymak istediğini söyler. Esas olarak insana doğruyu söyleyen kalptir. Vicdanın ve kalbin sesi dinlendiğinde doğru her zaman bulunur. Bu nedenle bizler 1 Kasım’a; geçmişimizden aldığımız tüm bu değerlerle, geçmişe çevirdiğimiz yüzümüzle, sadece kendimiz için değil bizden el uzatmamızı bekleyen başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere bütün dünya milletleri için gitmeliyiz” diye konuştu.

  • Başkan Bozbey, Nilüfer İsimli 165 Kişiyle Kahvaltıda Buluştu

    Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ilçede oturan ve Nilüfer adını taşıyan 165 kişiyle kahvaltıda bir araya geldi.

    Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey eşi Seden Bozbey ile birlikte farklı bir buluşma gerçekleştirdi. Başkan Bozbey, adı Nilüfer olan ve ilçede ikamet edenlerle kahvaltıda bir araya geldi. Farklı yaş gruplarından Nilüfer adını taşıyan toplam 165 kişi Başkan Bozbey ile eşi Seden Bozbey ile keyifli bir sabah geçirdi. Nilüfer ismini taşıyanların aileleri ile birlikte katıldığı kahvaltıda Başkan Bozbey ve eşi konuklarla tek tek ilgilenerek sohbet etti. Bozbey, Nilüfer ismini taşıyanlara çeşitli armağanlar da verdi.

    Davete katılanlara teşekkür eden Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geleneksel hale getirilen bu buluşmada yer almaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Bu buluşmaların devam edeceğini söyleyen Bozbey, “Nilüferde, Nilüfer ismini taşıyan 165 kişinin yaşadığını biliyoruz. Sizler adaşsınız, hem kentimiz ile adaş hem de birbirinizle adaşsınız. Onun için bu güzel bağı beraber oluşturalım istiyoruz. Doğum günlerinizde sizleri hatırlamaya çalışıyoruz. Ulaşamadığımız Nilüferler’e de sizlerin aracılığı ile ulaşmayı hedefliyoruz. Bugün burada 55 günlük Nilüferimiz de var, 55 yaşında Nilüferimiz de var” dedi.

  • Cumhuriyet Kadınları Kahvaltıda Buluştu

    Cumhuriyet Haftası dolayısıyla Cumhuriyet Kadınları Urla Şubesi Aren Beach Club’ta kahvaltı düzenledi. Yoğun katılımın olduğu kahvaltıya CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan, sunuculuğunu tiyatrocu Utku Erişik’in gerçekleştirdiği programın açılış konuşmasını Cumhuriyet Kadınları Urla Şubesi Başkanı Münevver Saygı yaptı. Daha özgür daha güzel bir Türkiye için mücadele edeceklerini belirten Saygı; “Bilhassa Atamızın bize sağladığı Cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanan siz kadınlara düşüyor. Siz Cumhuriyetinize sahip çıkacaksınız. Mücadele edeceğiz çünkü bu dönem biterse baskılı dönem gelirse en çok ezilen en çok horlanan, eve kapatılmak istenen siz kadınlar olacaksınız. Onun için torunlarınıza, çocuklarınıza ve yakınlarınıza Cumhuriyet’in değerlerini Atatürk’ün bize bıraktığı mirası anlatın. Anlatın ki onlar da haklarına sahip çıksınlar” diye konuştu.