Etiket: Kahramanlık

  • Antep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi tanıtımı yapıldı

    Gaziantep’te yapılacak olan Savunması ve Kahramanlık Panorama Müzesi, düzenlenen toplantıyla tanıtıldı.

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan proje ile Hasansever İnşaat firması tarafından yapılacak olan Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi, düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Sezer Cihan ile Eski Mimarlar Odası Başkanı ve Hasansever İnşaat Firmasının Sahibi Sıtkı Severoğlu, tarafından düzenlenen basın açıklaması ile proje kamuoyuna tanıtıldı.

    Dünyada eşi benzeri olmayacak müzede, Milli Mücadele döneminde şehrini, milletine, bayrağına olan bağlılığın verdiği güç ve azimle işgal kuvvetlerinden kurtaran kahramanların, verdikleri mücadele ve hikayeler yer alacak. Kurtuluş savaşının meşalesini yakan Gazianteplilerin, bu kahramanlığını gelecek nesillere aktarmak amacıyla başlatılan proje, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin tarafından yakından takip ediliyor. Proje ile ilgili bilgiler veren Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Sezer Cihan, Gaziantep Kalesi yakınlarında ve yıkımı yapılan askeri lojmanların yerine kurulacak olan müze, 12 bin 539 metrekare bir alan üzerinde, 12 m yüksekliğinde ve 113 m uzunluğunda panoramik bir yağlı boya çalışması olacağını kaydetti. Genel Sekreter Yardımcısı Sezer, dünyada ilk olması hedeflenen müzede ayrıca diorama kısımları ile sosyal donatılardan oluşan bölümlerde yer alacağını belirtti.

    Proje hakkında teknik bilgiler veren Mimar Sıtkı Severoğlu, daha önce yapımı 4 bin 500 metre olarak planlanan panoramanın yeni proje ile 3 katına çıkarıldığını kaydetti. Severoğlu, 11 yıl önce yapımına başlanan ve sorunlar nedeniyle duran panorama ve müzenin yapımının daha önceki yıllarda İpek Yolunda düşünüldüğünü şimdi ise Gaziantep Kalesi çevresine yapılarak tarihi kent dokusunun içerisinde yer alacağını ifade etti.

    “Topa dokunanın eli yanacak”

    11 yıllık bir gecikme ile çok daha muhteşem bir panorama inşa ettiklerini belirten Severoğlu, yapılan panoramada 11 ayı aşkın bir sürenin de resmedildiğini kaydetti. Panoramanın en gerçekçi anlatımla ziyaretçilerini karşılayacağını vurgulayan Severoğlu, “Hepiniz dünyada çeşitli panoramalar gözlemlemişsinizdir. Bunlardan birkaçı harf anlatan, doğa anlatan, çevreyi anlatan panoramalar var. Bu panoramalar büyük bölümü özellikle harf tarihi panoramanın tamamında bir anı resmederler. Anıtkabir’deki kurtuluş savaşı panoraması bir andır. Ama Antep savunması panoraması biz özelliği var.11 ayı aşkın bir süreyi resmediyoruz. İçerisinde insanlar panoramada gezebilecek, dolaşabilecekler. Kokuyu alacaklar, sesi duyacaklar, belki bir topa dokunulduğunda ellerini yanacak dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem panorama müzesi geçmişte atalarımızın verdiği eşsiz dirençle eş değer biz müze olacak diye umut ediyoruz” diye konuştu.

  • ’Dağbaşı’nda kahramanlık destanı

    Hakkari’nin Çukurca ilçesinin Irak sınırındaki Dağbaşı Tepe’de bölücü terör örgütü mensuplarıyla göğüs göğse çarpışarak büyük bir kahramanlık destanı yazan şehitler için 2172 rakımlı tepede anıt yaptırıldı.

    30 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan ’Şehit Sağlık Üstçavuş Mekan Şahin Operasyonu’yla Irak’ın kuzeyine yaklaşık 5,5 kilometre mesafedeki Dağbaşı Tepe’de Mehmetçik destan yazdı. Terör örgütü için stratejik bir öneme sahip olan ve teröristlerin geçiş güzergahını büyük oranda kontrol altında tutabilen 2172 rakımlı Dağbaşı Tepe’yi kuşatan Mehmetçik, teröristlerle göğüs göğse çarpıştı. Kahramanlık destanının yazıldığı Dağbaşı Tepe kısa sürede bölücü terör örgütü mensuplarından temizlenirken, 8 Mehmetçik ise şehit oldu.

    Kahramanlar için anıt yapıldı

    Göğüs göğse çarpışarak vatan için canlarını feda eden kahramanların isminin tek tek yazıldığı bir anıt yaptırıldı. Son Mehmetçik’in şehit düştüğü ve çatışma izlerinin hala ilk günkü gibi tazeliğini koruduğu noktada yaptırılan anıtın başında ise bir asker sürekli nöbet tutuyor. Büyük bir kahramanlık destanı yazan şehitler için 2172 rakımlı Irak hududunda yaptırılan anıtla şehitlerin anısına sahip çıkılıyor.

    Dağbaşı Tepe şimdiye kadar 9 şehit verdi

    Mehmetçik’in kahramanlığını anlatan Dağbaşı Tepe Üs Bölgesi Komutanı, “Tepenin bölücü terör örgütü mensuplarından temizlenmesi, göğüs göğse çatışmalara sahne olmuştur. 8 kahraman silah arkadaşımız şehit düşmüştür. Şu an bulunduğumuz Bayrak Tepe’de, göğüs göğse yaşanan çatışmanın izleri kayaların üzerinde gözükmektedir. 1 Ekim 2016 tarihinde üs bölgemiz içerisine isabet eden bir havan sonucunda ise bir silah arkadaşımızı şehit verdik. Piyade Er Gökhan Ayder kardeşimizin kanı yerde kalmadı. Bu olaydan sonra başlatılan operasyon neticesinde birçok bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilirken, üs bölgemizi hedef alan bütün havanlar ise imha edildi” diye konuştu.

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: “Darbeye darbe diyemeyen kahramanlık madalyası bekleyerek aymazlık yapıyor”

    “Darbeler, Sendikalar ve 15 Temmuz” konferansında konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir konfederasyon başkanının Memur-Sen’i hedef almasına tepki göstererek, “Altında imzası bulunmayan kazanımları ‘biz kazandık’ mesajıyla kendi hanesine yazabileceğini sanarak emek hırsızlığı yapıyor. 15 Temmuz akşamı, ortalıkta gözükmeyen, darbeye darbe diyemeyen, millet FETÖ’ye ve teröristlerine haddini bildirince cılız bir sesle ‘demokrasinin yanındayız’ diyerek kahramanlık madalyası bekleyerek aymazlık yapıyor” dedi.

    Memur-Sen Kırıkkale İl Temsilciliği tarafından düzenlenen “Darbeler, Sendikalar ve 15 Temmuz” konulu konferans İl Müftülüğü Konferans Salonunda yapıldı. Kuran-ı Kerim’in okuduğu konferansta 15 Temmuz darbe girişiminin anlatıldığı kısa film sunuldu. Konferansa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Kırıkkale İl Temsilcisi Oktay Sümer, İl Müftüsü Bekir Gerek, Memur-Sen’e bağlı sendikaların şube başkanları, yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı.

    “Sendikacılığımız kaos değil, hizmet odaklı

    Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, önemli açıklamalarda bulundu. Yalçın, Memur-Sen’in varlığı ve yola çıkışının, ‘Türkiye’deki mevcut sendikal zemin içinde bir de bizim sendikamız olsun’ yaklaşımıyla olmadığını söyledi.

    Merkeze insanı, erdemi alan bir yaklaşımla, ‘insanlar devlet için değil, devletler insan için’ diyerek yola çıktıklarını anlatan Yalçın, “Sendikal zemini ahlaklı bir duruş, ahlaklıca bir hak arayışı olarak gördük. Onun için kavga zemininde yürütülen, ya oradansın ya buradansın diye tartışılan zeminde, ne oradan, ne buradan yaklaşımıyla, kavga zemininde bir rekabet değil, rekabet zemininde hizmet yaklaşımıyla yola çıktık” ifadesini kullandı.

    Yalçın, sendikaların Türkiye’de darbelerin yandaşı, oyundaşı, ırgatı olmak gibi berbat bir talihsizlik kaderine dönüştüğünü ve bu zeminden dolayı itibar kaybettiklerini dile getirdi.

    “Hain darbe girişimini millet önledi”

    Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve 15 Temmuz darbe girişimine değinen Yalçın, şunları kaydetti: “Pirincin içindeki beyaz taşlar en tehlikeli olanıdır. 15 Temmuz bu ülkede, bu topraklarda şimdiye kadar yaşanmış en kanlı yönetimi ele geçirme biçimlerinden birisidir. Dolayısıyla milletin cesaretiyle, siyasilerin basiretiyle bastırılmış ve ülke işgalden dönmüştür. Memur-Sen olarak ’millet iradesinin, demokratik zeminin sonuna kadar yanında, darbenin sonuna kadar karşısındayız ve buna sonuna kadar direneceğiz.’ dedik. Hala anlam yükleyen, hala hürmet besleyen, hala içinde eski muhabbetini taşıyan, söküp atamayan insanların olduğu bir zemindeyiz. Gözlerinin açılması için daha ne lazım onu bilemiyoruz. Demek ki bu iş bitmeyecek. Onun için dirayetli, cesaretli olmak, çocuklarımıza, öğrencilerimize, eşimize, dostumuza, etrafımıza ‘bu iş hikaye değil kardeşim, bir kaybedersen, ayağın bir kayarsa bir daha toparlama şansın yok.’ demek durumundayız.”

    “Türkiye’de 2000 yılından sonra 8 kez darbe girişimi yaşandı”

    “2000 yılından sonra 8 kez darbe girişimi yaşandı” diyen Yalçın şunları söyledi:

    “Son dönemde Türkiye’de bir Mısır tablosu yaşatmak istediler. Gezi’de başlayan ağaç eksenli hadise meselenin ağaç olmadığı bir noktaya kadar evrildi. Faiz lobisinin bedava kumanyalarını yiyip, bedava biralarını içip, ağaç diplerine kusmuk fırlatanlar Ankara’ya gidip Başbakanına tehdit fırlattıklarında kimin ağzıyla konuştuklarını kendileri teyit ettiler. Soros modeliyle Türkiye’de Mısır’ı yaşatmak istediler.”

    Yalçın’dan bir konfederasyon başkanına sert tepki

    Bir konfederasyonun başkanının Memur-Sen’i hedef alan açıklamalarını sert bir dille eleştiren Yalçın, “Memur-Sen karşısında her geçen gün eriyen konfederasyonun toplu sözleşme masasında boncuk boncuk terleyen genel başkanı, mevcut üyelerini kaybetmemek için tezvirat stratejisine devam ediyor. İş yeri temsilcilerinin eğitim programında konuşmuş, konuşmasıyla yine iftira, yalan, dolan bakımından zirveye oturmuş. Konuşmasının içeriğine baktığımda eğitim programının içeriğinde; ‘Kuyruklu yalan nasıl üretilir’, ‘İddia et, ispatı es geç’, ‘Akı kara, karayı ak gösterme teknikleri’, ‘Kendin söyle, kendin inan’, ‘Çamur atma teknikleri’, ‘İletişim yöntemi olarak yalan, etkileşim tekniği olarak iftira’ teknikleri ile aklınca Memur-Sen’i hedef alıyor. 15 Temmuzda ‘ya darbe gerçekleşirse’ ihtimalini önceleyip kenarda köşede beklemeyi tercih edenler, sadece sosyal medyadan ’darbe kötüdür umarım başarılı olmaz’ şeklinde bir yüzeysel açıklama yapıp, sokağa çıkmayıp, milleti sokaktan çekmeye çalıştıkları bir süreci yaşadık. FETÖ’nün millet iradesine yönelik vahşetine, darbe teşebbüsüne ilk anda tepki vermeyenler bugün kendini 15 Temmuz’un kahramanı ilan etme cüretini gösteriyor, yeni kapı ruhu üzerinden cümle kuruyor” değerlendirmesini yaptı.

    “Kimin pis nefsine esir olduğunu herkes biliyor”

    Demokratikleşme adımlarına destek olmak yerine köstek olanların Memur-Sen’in kazanımlarından medet umduğunu belirten Yalçın, “Andımızın kaldırılmasını sağlayan, başörtüsü yasağını kaldıran, Anayasada toplu sözleşme hakkının yer almasını sağlayan, masada yetkinin hakkını veren Memur-Sen’e hazımsızlık yapmak zavallılık, çapsızlık, yetersizliktir. Sağımızdaki konfederasyon başkanı terörle mücadelede yetersiz kaldığımız, toplu sözleşmede hata yaptığımızı iddia etmiş. Bu teşkilat, Diyarbakır’da hendeklerin açıldığı, çukur siyasetinin oluştuğu zeminde 600 STK ile yeter artık diyerek silah bırak çağrısı yapmıştır. Van’da bin STK ile teröre meydan okumuştur. Benim il temsilcimin, şube başkanımın evi kurşunlandığında, sen yalan sağanağı oluşturma derdindeydin, biz çukur siyasetine karşı mücadele verirken, sen yalan tepesine bayrak dikme derdindeydin. Biz, terör örgütünün yakıp, yıktığı alanlarda ‘millet terörü yenecek, kardeşliği pekiştirecek’ derken, Diyabakır’da 11 tır yardımla yara sararken, sen internet başında basın açıklaması yapmak için ağdalı cümle arayan adamsın. Biz, terör örgütü PKK’nın evinden, yurdundan ettiği insanların, okulunu yaktığı çocukların ve gençlerin mağduriyetini giderme derdinde iken sen kılını kıpırdatmadın. Senin bu anlamda bize cümle kuracak çapın yoktur, kimin pis nefsine esir olduğunu herkes net olarak biliyor” dedi.

    “Kahramanlık madalyası bekleyen aymazlar”

    Yalçın, “Genel Başkanına ayak oyunları yapan, parti genel merkezinden gelen talimatla teşkilatına baskı yapan ve genel başkanlık kapandır ‘pis nefsine esir olmuş’ kişi. Memur-Sen, toplu sözleşme masasında ter akıtıp, kamu görevlileri için ayağa kalkarken ‘onlar kalkarsa biz muhatap alınırız’ zannıyla masaya yapışıp kalandır ‘pis nefsine esir olmuş’ kişi. Altında imzası bulunmayan kazanımları ‘biz kazandık’ mesajıyla kendi hanesine yazabileceğine sanan emek hırsızıdır ‘pis nefsine esir olmuş’ kişi. 15 Temmuz akşamı, ortalıkta gözükmeyen, darbeye darbe diyemeyen, millet FETÖ’ye ve teröristlerine haddini bildirince cılız bir sesle ‘demokrasinin yanındayız’ diyerek kahramanlık madalyası bekleyen aymazlardır ‘pis nefsine esir olmuş’ kişi” ifadelerini kaydetti.

    Programda konuşan Memur-Sen Kırıkkale İl Temsilcisi Oktay Sümer ise, “Türkiye’de darbeyi yaşatmaya çalıştırlar ama olmadı, başaramadılar. Millet olarak, çok onurlu bir duruş ve direniş göstererek bu ülkede darbe parantezini kapattık. Bundan sonra darbe yapmak isteyenler bin kez düşünecek” ifadelerini kullandı.

  • Ramazan Bandosundan Kahramanlık Türküleri

    Amasya’da Ramazan aylarında 150 yılı aşkın süredir kalede konser veren Amasya Belediyesi Bandosu, bu yılki repertuvarı kahramanlık türküleri ile mehter marşından oluşturdu.

    Ramazan’ın ilk günü belediyeye ait ‘Ramazanbüs’ adı verilen üstü açık otobüs ile Harşena Kalesi’ne tırmanan bando ekibi ‘Çanakkale Türküsü’, ‘Genç Osman’ ve ‘Türkiyem’ gibi parçaları seslendirdi.

    Kaleye yarısını araçla, yarısını da yürüyerek tırmandıklarını belirten şef Osman Kiraz, bu yıl Ramazan boyunca sürecek konserlerde kahramanlık türkülerini çalacaklarını söyledi.

    3 yıldır bandoda görev yapan Mustafa İnce son dönemdeki şehit haberlerinden dolayı hüzünlü olduklarını belirterek, “Geçen sene oyun havaları çalmıştık. Bu sene Çanakkale marşını çaldık” dedi.

    Ramazan boyunca kendilerini taşıyan otobüsü ‘Ramazanbüs’ olarak adlandırdıklarını anlatan İnce, “Güzel bir otobüs. İnsanlar bizi kameraya çekiyor. Videoya çekiyorlar. Farkında olmadan binlerce videomuz sosyal medyada dolaşıyor” diye konuştu.

    Bando ekibini taşıyan otobüsün şoförü Mithat Tezcan, “Ramazanlarda gündüz ve sahurda olmak üzere bando ekibiyle beraber vatandaşa hizmet etmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

    Top kalesinden yıllardır atılan Ramazan topunu bu yılda kumandayla kendisi ateşleyen Amasya Belediye Başkanı Cafer Özdemir de, Amasya’ya yakışan güzel gelenekleri sürdürmekte kararlı olduklarını söyledi. Topun hazırlanmasını yıllardır görev yapan Seyfettin Gökçe’nin yerine Ahmet Uyar üstlendi.

    Ramazan boyunca çeşitli programlar tertiplediklerini, ayrıca mahallelerde iftar sofraları kurduklarını anlatan Özdemir, tarih tutkunlarını Amasya’ya davet etti.

  • Vali Büyük: “İstiklal Marşımız, Milletimizin Yazdığı Kahramanlık Destanıdır”

    Vali Mustafa Büyük, “İstiklal Marşımız, milletimizin yazdığı kahramanlık destanıdır” dedi.

    Vali Büyük, 12 Mart 1921’de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarafından Kabul Edilen İstiklal Marşı’nın 95. Yılı ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, milletimizin, tarihte eşi ve benzeri görülmemiş şekilde çok zor şartlar ve imkânsızlıklara rağmen parlak bir zaferle taçlandırdığı İstiklal Mücadelesinin kutsiyetini İstiklal Marşı’nın muhteşem cümlelerle anlattığına dikkat çekti. İstiklal Marşının kabulünün 95. Yıldönümünü coşku ve gururla kutlamanın mutluluğunu yaşarken, yazarı Mehmet Akif Ersoy’u da rahmet ve minnetle anan Vali Büyük, şunları kaydetti:

    “Tarihten tamamen yok edilmek istenen bir milletin, özgürlük ve bağımsızlığına ne denli bağlı olduğunun somut bir ifadesi olan, Vatan Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un, ’Hayal ile yoktur alkış verişim, her ne demişsem görüp de söylemişim. O şiir bir daha yazılamaz, O’nu ben de yazamam. O’nu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değil, milletin malıdır. Benim, millete en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın” dediği İstiklal Marşı, Aziz Milletimizin yazdığı kahramanlık destanıdır. İstiklal Marşı’mız, milletimizin vatan ve yurtseverlik aşkıdır.

    Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, o dönemde milletimizin çektiği acıları, sıkıntıları bizzat yaşamış, kalbinden geçenleri bütün dünyaya haykırarak, istiklal aşkıyla yanıp tutuşan gönüllere tercüman olmuştur.

    Vatanına, bayrağına, bağımsızlığına aşkla bağlı olan İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı bu destan, Kurtuluş Savaşında istiklal ateşini alevlendirmiş, mücadele azmini güçlendirmiş, milletimizi tek yürek, tek yumruk haline getiren manevi bir güç haline dönüşmüştür.

    Tüm mazlum milletlere örnek olan, tarihsel onurumuzu, bağımsızlık aşkımızı, umudumuzu ve geleceğimizi simgeleyen kahramanlık destanımız olan İstiklal Marşımızın kabulünün 95. yıl dönümünde, başta Kurtuluş Mücadelesinin ateşini yakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, bu vatan uğruna canlarını veren şehitlerimizi şükran ve rahmetle anıyorum.”