Etiket: Kadının

  • (Özel Haber) Naylon Sığınıkta Yaşayan Kadının Yürek Burkan Yaşamı

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde 15 yıldır deniz kıyısındaki poşetten yaptığı sığınakta çenesindeki ölümcül yarayla ilkel bir yaşam süren kimliği belirsiz kadın, kaymakamın girişimi sonucu hastaneye kaldırıldı. Ancak tedaviyi kabul etmeyen kadın hastaneden ayrıldı.

    İlçeye 5 kilometre mesafedeki Aktaş mevkisinde naylonla çevrilmiş küçük sığınıkta zorlu bir hayat süren 50 yaşlarındaki ismi bilinmeyen kadının yaşam mücadelesi yürek burkuyor. Mahalle sakinlerinin Güler ismini verdiği kadının tüm yardım çabalarını yanıtsız bıraktığı, 4 yıl önce insanlarla iletişim kurmayı da kestiği belirtildi. Geçmişini kimsenin bilmediği kadın, 6 ay önce çenesinde çıkan tümörün patlamasıyla sağlık sorunları yaşamaya başladı.

    35 KİLOYA DÜŞTÜ

    Bir minibüsün içinde kendisi gibi tek başına yaşam süren Hasan Durmazlar’ın (67) haftada 2 gün getirdiği su ve sütü kabul ederek hayatta kalmaya çalışan kadın, hızla kilo kaybederek 35 kiloya düştü. Çenesinde 6 ay önce çıkan sivilcenin de büyüyerek patlaması sonucu çenesi delinen kadın, ağızdan beslenemez hale geldi. Vatandaşların 112 ve jandarmaya haber vermesi ve Kaymakam Celalettin Yüksel’in devreye girmesi ile jandarma ve 112 ekipleri kadını hastaneye kaldırmak için harekete geçti.Sağlık ekiplerine su atarak direnmeye çalışan kadın, jandarmanın uzun uğraşlarından sonra ikna edilerek ambulansa alındı. İlk tedavisi ambulansta yapılan kadın Marmaris Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil serviste yüzündeki yara pansuman edilen kadın, tedaviyi kabul etmedi. Doktorların tüm çabalarına rağmen ikna edilemeyen kadın hastaneden ayrıldı.

    Marmaris Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfı yetkilileri tarafından yapılan araştırmada, kadının vefat eden babasından aylık 300 lira ölüm maaşı aldığı, ancak 4 yıldır çekmeye gitmediği için bankada 5 bin liraya yakın parasının biriktiği tespit edildi.

  • Ka-der Başkanı Nedime Köşgeroğlu: “Türkiye’de Kadının Değeri Yok”

    Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) Başkanı Nedime Köşgeroğlu, Türkiye’nin Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda 145 ülke içinde 130’uncu sıraya gerilediğini söyledi.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısı ile açıklama yapan KA-DER Başkanı Nedime Köşgeroğlu, Türkiye’de ve dünyada kadına yönelik uygulanan şiddetin boyutunu gözler önüne serdi. Açıklamasına derneğin amacını vurgulayarak başlayan Köşgeroğlu, “Amacımız, kadın olma bilinciyle, kadına yönelik her türlü (siyasal, sosyal, ekonomik, cinsiyete dayalı) ayrımcılığı ve kadına yönelik şiddeti durduracak eylemleri yaşama geçirerek, her türlü yobazlığa, ırkçılığa, ötekileştirmeye, bölücülüğe ve toplumsal kirliliğe karşı; dil, yürek, akıl birliğine inanan, siyasi çıkar ötesinde yaşamın kıyısında kalan kadınların hayata dokunmasını sağlamak” dedi.

    “VERİLER ÜRKÜTÜYOR”

    25 Kasım’da bir kez daha toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, ırkçılığa ve militarizme karşı seslerini yükselttiklerini ifade eden Köşgeroğlu, dünyada kadına yönelik şiddetin ulaştığı boyutu şöyle anlattı:

    “Her yıl yaşları 5 ile 15 arasında değişen 2 milyona yakın kız çocuğunun fahişeliğe zorlandığı ve kadınların fuhuşa zorlanmasıyla ortaya çıkan ticaretin boyutunun yılda 7 milyar dolara kadar yükseldiği bir gerçektir. ABD’de bile her yıl 4 bin kadın dövülerek öldürüldüğünü, her 15 saniyede bir kadının eşi ya da sevgilisi tarafından dövüldüğü, her 90 saniyede bir kadının tecavüze uğradığı, ABD’de Bir yılda 700 bin kadına tecavüz edildiği raporlarda yer alan verilerdir. Ayrıca İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ’Kadına Yönelik Şiddet’ raporuna göre (2014) erkekler son 7 yılda 4 bin 190 kadın öldürdüğü, 2 bin 74 kadının tecavüze, 3 bin 320 kadının tacize uğradığı, 2011’in ilk 8 ayında ise 143 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, 76 kadın cana kast eden saldırı sonrasında yaralandığı, mahkemelere intikal eden 82 tecavüz vakası meydana geldiği ve yaralama olaylarının mağdurlarının yüzde 65’i, tecavüz mağdurlarının ise yüzde 82’sinin 18 yaşından küçük olduğu belirtilmektedir.”

    “TÜRKİYE’DE KADININ DEĞERİ YOK”

    Türkiye’nin Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda 145 ülke içinde 130’uncu sıraya gerilediğine dikkat çeken Köşgeroğlu, Türkiye ve Eskişehir ile ilgili verileri ise şöyle açıkladı:

    “Listenin son 20’sini 3’üncü dünya ülkeleri ile Mali gibi dünyanın en yoksul ülkeleri ile paylaştığımız gerçeği de aslında kadına verilen değerin temel göstergesidir. Türkiye’de her beş kadından 2’si fiziksel şiddet görmektedir. Cinsel şiddete maruz kalan kadınların oranı yüzde 15,3’tür. Yaşadığı şiddeti kimseye anlatamayan kadınların oranı yüzde 48,5’tir. Eskişehir’de (2009) her gün bir kadın koca dayağı nedeniyle rapor almaktadır. Kadın yoksulluğu en önemli şiddettir. Dünya yoksulların yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Böylece Yoksulluğun kadınlaşması şeklinde bir terminoloji oluşuyor. Çünkü yoksulluk ile mücadelede kadınlar karar mekanizmalarına hala katılmadığından sorun çözülmüyor. Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinde parlamentoda kadın oranı cumhuriyet tarihinde ilk kez yüzde 18’e ulaşırken, 1 kasım seçimlerinde bu oran yüzde 15’e gerilemiştir.”

  • 42 Yıldır Şiddet Gören Kadının Yardım Çığlığı

    Aksaray’da 63 yaşındaki kadın, 42 yıldır eşinden dayak yediğini ve çocuklarının öksüz kalmaması için şikayetçi olamadığını söyledi. Son yediği dayakta hastanede kameralara yansıyan Ayfer Baltacı, eşinin sürekli olarak kendisini dövdüğünü ve eziyet ettiğini iddia etti.

    Olay, Küçük Bölcek Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 42 yıl önce 3’üncü eş olarak Ahmet Baltacı (50) ile evlenen Ayfer Baltacı evliliklerinin ardından geçimsizlik yaşadı. Sürekli kocasından şiddet gördüğünü ileri süren Ayfer Baltacı son yediği dayakta hastanede kameralara yansıdı. Kocasından yediği dayak sonucu polis eşliğinde hastaneye gelen Ayfer Baltacı, burada 42 yıldır yaşadığı sıkıntıları anlattı. Eşinden korktuğunu ve 3 çocuğu olduğu için yıllarca dayak yediğini ancak çocukları için şikayetçi olamadığını belirten Ayfer Baltacı, “42 senedir bana işkence yapıyor, dövüyor. Neden dövdüğünü bilmiyorum. 3’üncü eş olarak aldı beni dövüyor işte. Öyle dayak yiyorum, korkuma yiyorum, çocuklarım var. Korkuyorum, şikayetçi olamadım. Dövüp eziyet ediyor. Çocuklarımı atmayım, öksüz kalmasınlar diye yapmıyorum işte. 3 tane çocuğum var. Seni istemiyorum diye dövüyor beni. Her şeyi bahane ediyor. 42 senedir döver, 42 senedir çekiyorum” dedi.

    Ayfer Baltacı alınan doktor raporunun ardından Aksaray Polis Merkezi’ne götürüldü.

  • O Kadının Avukatı Konuştu

    Çanakkale’de, Devlet Hastanesi Bahattin ve Huriye Demircioğlu Ek Binası’ndaki Kadın Doğum Servisi’nden perşembe günü Fatma ile Orhan Bozkurt çiftinin dünyaya gelen ikiz bebeklerinden erkek olanını kaçırdığı iddiasıyla adliyeye sevk edilen A.Ç., akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için adli tıbba sevk edilirken, olayla ilgileri olmadığı belirlenen diğer iki kadın serbest bırakıldı.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan A.Ç.’nin avukatı Gültekin Yıldız, “Kamuoyunun da malumu olduğu üzere, Çanakkale’deki bebek kaçırma davası müvekkilimle ilgili olan yanlış algılara sebebiyet verdi. Özellikle basında yerli yersiz, olayla ilgisi olan olmayan birçok açıklama yer aldı. Bu anlamda biz de açıklamada bulunma gereği duyduk. Dışarıdan baktığınız zaman müvekkilim daha bir yargılama olmadan mahkum edildi. Aslında ceza yargılaması anlamında bizim temel ilkemizdir. Suçluluğu ispat edilene kadar herkes masumdur. Bu davaya da bu şekilde bakmak lazım. Müvekkilim olayın içine girdikten sonra, gördüğüm kadarıyla ve iddialar çerçevesinde suç işleme kaydı olmaksızın, tamamen içerisinde bulunduğu psikolojik durumun etkisiyle böyle bir eylemde bulunmuştur. Bu eylem neticesinde hakkında Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış olup, soruşturma kapsamında adli tıbba sevk edilmiştir. Orada alınacak ruh sağlığına ilişkin ve cezai ehliyeti olup, olmadığı yönündeki rapora göre soruşturmanın gidişatı neticelenecek. Olay Türk yargısı tarafından açıklığa kavuşturulacaktır. Biz müvekkilimin iddiaları ve beyanları doğrultusunda kendisinin suçsuz olduğuna inanıyoruz. Kendisinin suç işleme kastı olmaksızın böyle bir eylemi gerçekleştirdiğini düşünüyoruz. Tabi bunu yargı açıklığa kavuşturacaktır. Müvekkilim hiçbir şekilde o kadınların davayla ilgisi olmadığını, çocuk kaçırma eyleminin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini söyledi” dedi.

  • 82 Yaşındaki Kadının Oy Kullanma Sevinci

    Antalya’da 82yaşındaki Ünzüle Gencer torunun yardımı ile oyunu kullandı.

    Antalya seçim heyecanı sabah erken saatlerinde başladı. Muratpaşa İlçesinde yaşayan 82 yaşındaki Ünzüle Gencer torunun yardımı ile oyunu kullandı. Ayakta durmakta güçlük çeken Ünzüle Gencer Muratpaşa Belediyesi Evde Bakım Hizmetleri ekipleri tarafından tahsis edilen araç ile oyunu kullanmaya geldi. Faruk Tuğayoğlu İlkokulu’na gelen Gencer, oyunu 1190 numaralı sandıkta kullandı.