Etiket: Kadının

  • Kayıp Kadının İzini ’E-nabız’dan Buldular

    Bursa’da 10 gün önce çöp atmak için evinden çıkan ve ablası tarafından aranan 3 çocuk annesi kadının izini e-nabız sisteminden Mardin’de rastlandı. Mardin’e gidemeyen çaresiz abla devlet büyüklerinden yardım bekliyor.

    Edinilen bilgiye göre, Bursa’nın Merkez Yıldırım ilçesinde 3 çocuğu ve eşiyle yaşayan 23 yaşındaki Banu Kayın, 10 gün önce akşam saatlerinde ev kıyafetleri ve terlikleriyle çöp atmak için sokağa çıktı. Sırra kadem basan Kayın’dan bir daha haber alınamadı. Ablası Burcu Kayın, emniyete ve adliyeye başvurduktan sonra, “Kayıp aranıyor” afişi hazırlayarak, annesiz kalan 3 yeğeniyle birlikte sokak sokak gezmeye başladı. Her gittiği sokakta dükkanlara ve evlere afiş asan Kayın, aramalarından bir netice alamadı.

    BURSA’DA KAYBOLMUŞTU, MARDİNDE MUAYENE OLDU

    Kardeşinden 10 gündür haber alamayan Banu Kayın, çareyi e-nabız sistemine bakmakta buldu. Kardeşinin kimlik bilgileriyle sisteme giren Kayın, kardeşinin bugün Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde ağrı şikayeti ile muayene olduğunu öğrendi.

    Henüz hakkında başka bir bilgiye ve ize ulaşılamayan Banu Kayın’ın ablası, yaptığı açıklamada, “10 gündür sokak sokak gezip kardeşimi arıyorduk. Bugün e-nabız sisteminden kardeşimin Mardin’de olduğunu öğrendik. Kardeşimin 3 çocuğuna bakmak zorundayım, tek başıma Mardin’e gidemiyorum. Çaresiz kaldık. Devlet büyüklerimizden, polisimizden yardım bekliyoruz” dedi.

  • Kayıp Kadının 4 Gün Sonra Cansız Bedenine Ulaşıldı

    Bilecik’te 4 gün önce eşeğini yanına alarak ormana ‘Odun toplamaya gidiyorum’ diye giden kadının cansız bedenine ulaşıldı. Eşeğin cesedin başında beklemesi dikkatlerden kaçmadı.

    Alınan bilgilere göre, Bilecik’in Yenipazar İlçesine bağlı Nasuhlar Köyünde 4 gün önce eşeğe binerek ’Odun toplamaya gidiyorum’ diye evinden çıkan Hatice Şen’in (79) kaybolmuştu. Kaymakamlık, İlçe Jandarma Komutanlığı, İlçe Emniyet Amirliği, AFAD, UMKE ve Bursa Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibi ile köylü vatandaşlar olmak üzere 300 kişi ve 2 arama kurtarma köpeğinin katıldığı çalışmalar sonucu yaşlı kadının cesedi, Kumbar deresi mevkisi Yançatak içerisinde ormanlık alanda bulundu. Kösüre Köyü tarafında çok sık bir ormanlık alandaki derenin içinde bulunan cesedin yanında eşeğin beklemesi dikkat çekti. Yaşlı kadının ayakkabıları ve başına bağladığı çemberi 20-25 metrelik alanda bulundu. Şen’in cesedi cumhuriyet savcısının incelemesinin ardından İlçe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı, ardından otopsi için Bursa Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

    Olayla ilgili inceleme devam ederken, vahşi hayvanların yaşlı kadının diz altından et parçası kopardığı iddia edildi. Öte yandan Bilecik İl Jandarma Komutanı Albay Alper Sır da arama çalışmalarına eşlik etti.

  • Eşini Bıçakla Öldürüp Tazminat İsteyen Kadının Yargılanmasına Başlandı

    Samsun’da bıçakladığı kocasının taburcu edildikten sonra tekrar götürüldüğü hastanede ölmesi üzerine Sağlık Bakanlığı’na toplam 285 bin lira tazminat davası açan 5 çocuk annesi kadın, “ölümü sebebiyet vermek” suçundan hakim karşısına çıktı.

    Samsun’un Canik ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde 13 Kasım 2014 tarihinde meydana gelen olayda, 5 çocuk annesi Bedriye Altun (39), 20 yıllık eşi Erdoğan Altun’u (42) kendisine şiddet uyguladığı sırada karnından bıçakla yaraladı. Hastaneye kaldırılan Erdoğan Altun, acil servisteki tedavisinin ardından aynı gün evine gönderildi. Polis tarafından gözaltına alınan Bedriye Altun ise ifadesinin ardından savcının talimatı doğrultusunda serbest bırakıldı.

    Taburcu olduktan bir gün sonra evinde rahatsızlanan Erdoğan Altun, ambulansla yine aynı hastaneye kaldırıldı ancak yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Eşinin ölmesi üzerine yeniden gözaltına alınan Bedriye Altun, ifadesinden sonra Samsun Adliyesi’ne sevk edildi ve çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Samsun Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Bedriye Altun cezaevindeyken, bıçakladığı kocasının ölümünden hastanenin kusuru olduğu iddiasıyla avukatı Ata Giritli aracılığıyla Bölge İdare Mahkemesi’ne kendisi ve 5 çocuğu için 260 bin liralık manevi, 25 bin lira da destekten yoksun kılma tazminatı olmak üzere toplam 285 bin lira tazminat dava açtı.

    Bedriye Altun hakkında da “ölüme sebebiyet verecek şekilde kasten yaralama” suçundan 8 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası istemiyle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasında kendini savunan Bedriye Altun, “Erdoğan Altun ile 20 yıllık evliydik. Bu evlilikten 5 çocuğumuz oldu. 8 yaşında engelli bir çocuğumuz var. Ben engelli çocuğuma hamile iken eşim bana vurmuştu. Bu nedenle yargılanıp ceza almıştı. 2007 yılında da Sevgi adlı bir bayanla da dost hayatı yaşamaya başladı. Bu bayanı bizim eve getirdi. Olay tarihinde alkollü olarak eve geldi. Engelli oğlumu kaldırıp indirdiği için kızım Tuğba’nın kolu şişmişti. Kızım doktora gitmek istedi. Ben de eczaneye borcumuz olduğu için kızımın doktora gitmesini istemedim. Kızım da bu durumu babasına söylemiş. Eşimle bu konuda tartışmamız oldu. Elinde sopa ile 2 kızım ve 1 oğlumu dövmeye başladı. Ben de çocukları dövdüğü için kendisine tepki gösterdim. ’Bana karışamazsın. Bunlar benim çocuklarım’ diyerek bana vurmaya başladı. Beni itekleyince mutfaktaki musluğa çarptım. Musluğun üzerinde bıçak vardı. Bıçağı rastgele ona salladım. ’Yaralandım’ deyince ambulansı aradık. Eşim ambulansla gitti ve ben de peşinden hastaneye gittim. Emniyette ifadem alındıktan sonra serbest bırakıldım. Ben gece eve geldiğimde eşim de eve gelmişti. Sabaha kadar eşim rahatsızlandı. Sürekli lavaboya gidip geliyordu. Sabah kahvaltı yaptı. Saat 12.00 gibi de lavaboya giderken düştü. Kendisini yeniden hastaneye götürdüm. Hastanede yapılan tetkikte bağırsakta yaralanma olduğunu ve ameliyat olacağını söylediler. Ameliyat oldu. Ameliyat sonrası yoğun bakımda vefat etti. Eşim haftanın 2-3 günü içki içerdi. Çocukları da sürekli dövüyordu. Bana ve çocuklarıma şiddet uyguluyordu” dedi.

    Bedriye Altun’un avukatı Ata Giritli ise, “Maktul müvekkilim ile kaldığı eve kadın getirmiştir. Onunla yaşamaya zorlamıştır. Müvekkilim 6 aylık hamileyken kendisi tarafından dövülmüş, karnına tekme atılmış, 15 gün hastanede kalan müvekkilim engelli bir çocuk doğurmuştur. Müvekkilim ve çocuklarına sürekli şiddet uygulanmıştır. Kasıtlı adam öldürme olmadığı açıktır. Meşru müdafaa kapsamında kaldığını düşünüyoruz. Kaldı ki, maktul bıçaklandıktan sonra hastaneye gitmiş, hastanede doktor tarafından usulüne uygun tedavisi yapılmadığı için onların ihmali sonucu ölmüştür. Esas b.u olayda kusurlu olanlar doktorlardır. Müvekkilimin üzerine atılı suçun vasfında değişme ihtimali vardır. Şuanda çocuklarına banacak kimse yoktur. Bu nedenle bilhakkın tahliyesine karar verilmesini, olmadığı takdirde adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    Kardeşi öldürülen Turan Altun sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.

    Altun çiftinin çocukları 12 yaşındaki C. Altun, 16 yaşındaki K. Altun, 19 yaşındaki E. Altun, 17 yayındaki T. Altun duruşmada tanık olarak ifade verdiler. C. Altun, babasının kendini ve annesini dövdüğünü ileri sürdü. K. Altun, “Sanık annem, ölen de babamdır. Babam olay günü alkollü bir şekilde ve geldi. Sinirliydi. Annemle tartıştılar. Bizi dövdü. Anneme tekme attı. Mutfakta annem ile konuşuyordu. Annem çığlık attı. Babam karnından yaralanmıştı. Babamı hastaneye götürdüler. Babam yaralandığında 112 Acil ile ben konuştum” şeklinde konuştu.

    T. Altun ise, “Olay günü kolum şiş olduğu için sağlık ocağına gitmek istedim. Ancak annem eczaneye borcumuz olduğu için beni göndermek istemedi. Aramızda tartışma çıktı. Ben kapıyı sertçe çekip dışarı çıktım. Bu sırada babam arayınca annemde tartışmamızı kendisine söylemiş. ’Akşam eve gelince görüşürüz’ demiş. Akşam eve geldiğinde babam aşırı derecede alkollüydü. Bizi sürekli dövdüğü bir fındık çubuğu vardı. Onu annemden istedi. Annem vermek istemeyince anneme vurmaya çalıştı. Bunun üzerine annem de çubuğu vermek zorunda kaldı. Kardeşlerimi dövdü. Annem araya girdi. Bunun üzerine anneme de tekme tokat vurdu. Masayı üzerindeki yemeklerle birlikte tekme atıp yere devirdi. Babam ile annem mutfakta konuşurken annemin çığlığını duydum. Daha sonra babam yaralanmıştı. Babam hastaneye gidip geldi. Ertesi gün rahatsızdı. Yere düştü. Yeniden hastaneye gitti. Babam bayağı uzun süredir bana, kardeşlerime ve anneme şiddet uyguluyordu. Bize özel yaptırdığı fındık çubuğuyla vuruyordu” ifadelerini kullandı.

    E. Altun da olayı sırasında evde olmadığını ancak babasının kendisine, kardeşlerini ve annesine şiddet uygulandığını doğruladı.

    Mahkeme heyeti Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesi’ne doktorlar Y.K. ve B.T.’nin de “taksirle ölüme neden olma” suçlarından 2 yıldan 6 aya kadar hapis cezası haklarında açılan dava dosyasının mahkemelerine gönderilerek incelenmesine, Bedriye Altun’un tutukluluk halinin devamına ve Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilerek burada cezai ehliyetiyle ilgili rapor alınmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

  • (Özel Haber) Şizofreni Hastası Kadının Sır Ölümü

    Bursa’da şizofreni hastası yaşlı kadın apartman boşluğunda kabloya asılmış halde bulundu. Talihsiz kadın kimsenin fark etmemesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, Bursa’nın Merkez Nilüfer İlçesi Konak Mahallesi’nde bir apartman dairesinde ailesiyle yaşayan şizofreni hastası 59 yaşındaki Fatma Uçar, sabah saatlerinde apartman boşluğunda bir elektrik kablosuna asılmış halde bulundu. Merdiven korkuluğuna bağlanmış kablodan şüphelenen aile kabloyu takip ederek bodrum kata indi. Bodrum katta Uçar’ı kabloya asılmış halde bulan aile, yaşlı kadınının boynuna dolanmış kabloyu çıkarttı. Yaşlı kadını 1. kattaki ikametlerine çıkaran ailenin ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri yaptıkları ilk incelemede Uçar’ın yaklaşık 2 saat önce hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerine gelen polis ekipleri bölgeyi koruma altına alıp incelemelerde bulundu.

    Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.

  • Doğuştan Engelli Genç Kadının Bir Telefonla Hayatı Değişti

    Antalya’da, fiziksel engelle dünyaya gelen 26 yaşındaki Burcu Sarıkaya’nın hayatı Konyaaltı Belediyesi’nden gelen bir telefonla değişti.

    İki kolunun dirsekten devamı olmadan doğan Burcu Sarıkaya (26), İstanbul’da kazanamadığı yaşam savaşına Antalya’da galip geldi. Fiziki engelini kendisine sorun olarak görmeyen Sarıkaya, İstanbul’da uzun süre iş aramış ancak umudunu yitirince ailesiyle birlikte Antalya’ya yerleşmiş. Normal insanların yapabildiği her şeyi fiziki engeline rağmen yapabilen Sarıkaya için Antalya’da iş arayışı da uzun süre olumsuzlukla noktalanmış. Hayatındaki olumsuzluklara rağmen yaşama azmini yitirmediğini ve mücadele etmeye devam ettiğini belirten Sarıkaya, Konyaaltı Belediyesi’nden aldığı bir telefonla hayatını değiştiğini söyledi.

    Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in bizzat aradığı ve iş teklifinde bulunduğu Sarıkaya, Konyaaltı Belediyesi Sosyal Hizmet Merkezi’nde (KOSHİM) Danışman bölümünde istihdam edildi. Sarıkaya artık bilgisayar kullanıyor, randevuları alıyor ve tüm ofis işlerini başarılı bir şekilde yapabiliyor. Sarıkaya, Başkan Böcek’e bu duyarlı yaklaşımından ötürü de teşekkür ettiğini söyledi.

    “HİZMETLERİN HER ZAMAN İNSANA DOKUNUR BİR YANI OLMALI”

    Başkan Muhittin Böcek, “Parkların planlamasından, kaldırım taşlarının yapısına kadar her alanda engelli kardeşlerimizi düşünerek hareket ediyoruz. KOSHİM bünyesinde geçtiğimiz yıl açtığımız kurs ile Özürlü Memur Seçme Sınavı’na (ÖMSS) hazırlanan pek çok engelli vatandaşımız hayalini kurduğu devlet kurumlarına yerleşti. Yine KOSHİM binası yanına kurduğumuz engelli araç şarj istasyonuyla da tekerlekli sandalyeli vatandaşlarımız artık akü bitme korkusu yaşamamakta” diye konuştu.

    “Hizmetlerin her zaman insana dokunur bir yanı olmalı” diyen Başkan Böcek, hayata güler yüzle bakan Burcu Sarıkaya’nın da kendilerine bu düşüncelerinin doğruluğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. Burcu Sarıkaya’nın güler yüzü ve azmiyle çalışma arkadaşlarına güç verdiğini dile getiren Başkan Muhittin Böcek, “Karşılıklı öğrendiğimiz şeylerle hayatı daha güzel kılmaya çalışıyoruz” dedi.