Etiket: kadına

  • Esenyurt’ta karşıdan karşıya geçen kadına otomobilin çarptığı anlar kamerada

    Esenyurt’ta karşıdan karşıya geçen kadına otomobilin çarptığı anlar kamerada

    İstanbul Esenyurt’ta karşıdan karşıya geçmeye çalışan kadına otomobil çarptı. Kazada kadın ağır yaralanırken, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Çevredeki vatandaşlar ambulans yerine itfaiyeyi aramasından dolayı itfaiye ekipleri de olay yerine geldi.

    Olay, geçtiğimiz 30 Ağustos Cuma Günü Esenyurt Hacı Bayram Veli Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde karşıdan karşıya geçmek isteyen 75 yaşındaki Necife T., yolda seyir halinde olan aracın yavaşlayacağını düşündü. Bu sırada bir anda önüne çıkan kadını gören araç sürücüsü frene bastı ancak duramadı. Aracın kendisine vurmasıyla kadın metrelerce savruldu.

    Ambulans yerine itfaiyeyi aradılar

    Kazayı gören vatandaşlar paniğe kapılarak bir anda ambulans yerine itfaiye ekiplerini aradı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye gelince çevredeki bazı vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Yanlış anlaşılmanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı kadına müdahalede bulundu. Yapılan müdahalenin ardından Necife T., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Kaza anı ise güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.

  • Kadına karşı işlenen cinayetin cezası, ölümden sonra da devam eder

    Kadına karşı işlenen cinayetin cezası, ölümden sonra da devam eder

    Atatürk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Savaş Eğilmez, Türk devletlerinde kadınlara karşı işlenen suçların cezalarının çok ağır ve oldukça caydırıcı olduğunu söyledi.

    Suç ve cezanın insanlık tarihinin kendisi kadar eski olduğunu belirten Eğilmez, “Suçun olduğu her yerde mutlaka ceza da olmuştur. Cezalar pek çok uygarlıkta uzun tecrübelerle ve zaman içerisinde ortaya çıkan yasalarla düzenlenmeye çalışılmıştır.

    Ölüm cezası, devletler tarafından uygulanabilen en sert cezadır. Tarihte, ağır suçlar ve siyasi karşıtların idam edilmesi neredeyse bütün toplumlar içerisinde sıkça görülmüştür. İdam cezası, uygulandığı çoğu yerde, önceden tasarlanmış cinayet, casusluk, vatana ihanet gibi suçların karşılığı olarak kullanılmıştır. Günümüzde birçok ülkede, uyuşturucu kaçakçılığı da kişiyi idam cezasına çarptırmaya yetecek bir suç sayılır” diye konuştu.

    Türk Devlet Geleneğinin Temel Unsurlarından Biri “Adalet” tir

    Türk tarihi boyunca kurulan bütün devletlerde, töre diye isimlendirilen hukuk sistemine sıkı bir bağlılık görüldüğünü dile getiren Savaş Eğilmez, “Töreye olan bu bağlılık mücadeleci sosyal hayatın gereklerinden doğmuştur. Halk, ülke, istiklal ile birlikte hukuk, Türk Devletinin dört temel unsurundan biridir. Türklere göre devleti kuran ve işleten mekanizme hukuk idi.

    Ceza hukuku, Türklerin hayatında önemli bir yer tutmuştur. İslamiyet’ten önceki Orta Asya Türk siyasi teşekkülleri ve topluluklarında ceza hukuku ile kanunlarına dayalı bir düzen ile kendisine özgü, yaşayan bir ceza hukuku ortaya çıkarmıştır. Bu suretle Türk toplum kültürünün bir ürünü olarak, tarihin akışı içinde gelişen bu hukuk, en geniş manasıyla “töre” denilen kanun ve sosyal normlar bütününde, kesin ifadesini bulmuştur” dedi.

    Türk töresinin, en eski Türk topluluklarından itibaren sosyal kontrolü ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayan en önemli unsurlardan biri olduğuna dikket çeken Eğilmez, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Kökeni, eskilere götürülebilecek olan “suç” sözcüğünün, eski Türkçe’de “yoldan ve yönden sapma” anlamına geldiği anlaşılmaktadır. Elimizde bulunan en eski Türkçe kaynaklardan anlaşıldığına göre, suç sözcüğünün en eski Türkçe karşılığı “yazuk” yani “yazık” dı.

    Masum birini kasten öldürmenin cezası kesinlikle “ölüm”dür

    Tarih boyunca Türk töresinin en az başvurduğu ceza ölüm cezası idi. En az uygulanan ceza olmasına rağmen, sabit suçun değişmeyen kuralı ölümdü. Türk töresinde iki suçun karşılığı kesinlikle ölüm cezası idi. Bu suçlardan biri; devlete ihanet bir diğeri de masum birini kasten öldürmekti.

    Türk devletlerinde kadınlara karşı işlenen suçların cezaları, çok ağır ve oldukça caydırıcı olmuştur. Hemen hemen bütün inançlar tarafından şiddete yasaklanan bu suçlar, Türk toplumu tarafından da her dönemde kınanmış ve bu suçları işleyenlere diğer suçlara göre çok daha büyük tepki gösterilmiştir.

    Cezalandırma İşlemi Ölümden Sorunda Devam Etmiştir

    Türk devletlerinde kadınlara tecavüz etmenin ve öldürmenin cezası çoğunlukla ölümle sonuçlanmıştır. Hatta bu tür suçların idamla cezalandırılması yetersiz olarak görülmüş, suçlular genelde acı çektirilerek öldürülmüştür. Ve cezalandırma işlemi ölümden sorunda devam etmiştir. Bu tip cezalandırmalarda amaç ölünün bedenine zarar vermekten ziyade, topluma verilmeye çalışılan ibret mesajının pekiştirilmeye çalışılmasıdır. Örneğin, 1156 yılı Malatya’sında bir Ermeni papaz, daha yeni nişanlanmış olan güzel bir genç kızı kilisede yalnız kaldıkları sırada kandırmaya çalışarak ondan olmadık şeyler istemişti. Bu uygunsuz teklife genç kızın tepkisi çok sert oldu ve kiliseden hemen uzaklaşmaya çalıştı. Ancak papaz ısrarlıydı ve kızın bağırışlarına aldırmayarak zorla tecavüz etti. Papaz amacına ulaştıktan sonra yaptığının duyulmasından korkarak kurbanını elleriyle boğarak öldürmüştü. Sonuçta papaz yakalanmış ve yapılan yargılama sonucunda derisi diri diri yüzülmek suretiyle ölüme mahkûm edilmişti. Daha sonra da cesedi herkesin önünde yakılmıştır.

    Toplum tarafından büyük tepki gösterilen böyle insanların cezaları ve sonuçları, diğer insanlara ibret olması ve onları caydırması için kalabalık halk kitleleri önünde sergilenmesine özellikle dikkat edilirdi.”

    “Bütün Türk Tarihinde uygulanan ceza sistemlerinde idam vardır” diyen Eğilmez, “Türk hukuk geleneklerine göre idam cezası olmayan hukuk sistemi, kamunun vicdanını tatmin etmez ve cezalar içerisinde idamın olmaması, temel amaç olan caydırıcılıkta önemli bir zafiyet oluşturacağı fikri hakim olmuştur.

    Özetle kadim Türk tarihinde, otorite kadına ve çocuğa karşı işlenen tecavüz ve cinayet suçlarının cezasının ölümle sonuçlanmasına çok dikkat edilirdi. Yazık ki günümüzde de bu tür suçlar işleniyor. Maalesef var olan hukuk sistemiz içerisinde, Emine Bulut’a karşı işlenen suçun cezası yok. Ülkemizin içerisinde bulunduğu şartlar, suç ceza ilişkisinin, özellikle bazı suçlar için, mutlak caydırıcı bir zeminde kurulması zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır.” şeklinde konuştu.

  • Yakutiye Belediyesi hasta yaşlı kadına sahip çıktı

    Yakutiye Belediyesi hasta yaşlı kadına sahip çıktı

    Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Akdağ köyünde yaşayan hasta yaşlı kadının yardım çağrısına Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar duyarsız kalmadı.

    Yakutiye ilçesinde, tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren Şadiye Tortumluoğlu (83), evlerinin önünde yol bulunmadığı için tedavi için çocuklarının sırtında hastaneye gidip geldiğini sosyal medyadan duyurarak yardım istemişti.

    Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Şadiye teyzenin talebini kısa sürede çözerek evin önündeki 1 kilometrelik yolun yapılması için talimat verdi. Belediyeye ait ekipler Fadime teyzenin evinin önünde çalışmalara başlarken Başkan Uçar bugün aileyi ziyaret ederek taleplerini dinledi.

    Köyün 1 kilometre dışında yaşayan Şadiye teyze tedavi için tekerlekle sandalye ile gelemediği için çocuklarının sırtında yola kadar taşınmak durumunda kalıyordu. Yolun yapılmasıyla birlikte Fadime teyze artık sandalye üzerinde tedaviye gidebilecek.

    Aileyi evinde ziyaret eden Yakutiye belediye Başkanı Mahmut Uçar, “Bizi buraya getiren neden Şadiye teyzemiz. Eşi vefat ettikten sonra İzmir’e kızının yanına göç ediyor. Babasının arazisi üzerine ev yaptırarak burada yaşamaya başlamış. Tekerlekli sandalye üzerinde yaşamak durumunda. Tedavisi nedeniyle çocukları sırtlarında taşıyarak hastaneye götürüyorlardı. Sosyal medyada konudan haberdar olunca hemen müdahale ederek yolun yapılması için fizibilite çalışması yaparak teyzemize yola kavuşturduk. Şadiye teyzemiz artık araçlarla evine kadar ulaşabilecek. Dualarını bekliyoruz. Burası köyün dışında olduğu için böyle bir mağduriyet söz konusu olmuş. Bunu en kısa zamanda gidermiş olacağız” diye konuştu.

    Fadime teyzenin oğlu Suat Tortumluoğlu, “Annemin mutlu olması için biz burayı yaptık. Belediye başkanımıza yolumuzu yaptığı için şükranlarımızı sunuyoruz. Herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.

    Kızı Filiz Eroğlu ise Başkan Uçar’a duyarlılığından dolayı teşekkür ederek, “Başkanım henüz 5-6 aylık olmasına rağmen yaptıklarıyla hepimizin gönlünü fethetti. Annem konuşamıyor ama sürekli başkanımız için dua ediyor. Artık annemizi sandalyesiyle hastaneye götürebileceğiz. Başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Bugün çok mutluyuz. Gönül belediyeciliği yaparak gönlümüzü fethettiniz” diye konuştu.

  • Köpeğini motosiklete bağlayan kadına tepki

    Köpeğini motosiklete bağlayan kadına tepki

    Muğla’nın Dalaman ilçesinde köpeğini motosikletine bağlayıp götüren kadına, çevredekiler tepki gösterdi.

    Muğla’nın Dalaman ilçesinde, babasıyla eve dönmekte olan Merve Uluyazı, bir kadının motosikletinin arkasına köpeğini bağladığını ve bu şekilde seyrettiğini gördü. Gördüğü duruma üzülen Uluyazı, kadın sürücüyü kayda aldı. Kadın sürücü ise, “Yakın mesafeye gidiyorum” diyerek kendini savundu.

  • Oltu Belediyesi personeli kadına şiddeti lanetledi

    Oltu Belediyesi personeli kadına şiddeti lanetledi

    Bursa’da yaşanan kadına şiddet olayında Oltulu genç bir kadının nişanlısı tarafından öldürülmesi Erzurum’da Oltu Belediyesi personeli tarafından kınandı.

    Oltu Belediye Başkan Vekili Mesut Altunkaynak ve Belediye personeli ile birlikte kadına şiddet olaylarına tepki göstermek için basın açıklaması yaptılar.

    Bursa’nın Emek ilçesinde ikamet eden Oltu’nun Sülünkaya Mahallesi’nden Songül Yalçın genç kadının dün nişanlısı tarafından hunharca katledildiğini dile getiren Başkan vekili Altunkaynak, “Gelinlik almak üzere nişanlısının evinde buluşan ve daha sonra aralarında çıkan takı tartışması sonucunda kardeşimizi darp ederek ölümüne sebep olan bu kişiyi öncelikle kurumumuz, belediyemiz ve Oltu Halkı adına lanetliyor ve bu olayı tamamen kınıyoruz. Bizler Oltu Belediyesi olarak kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının her zaman karşısında olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Dünkü yaşanan olayın da karşısında olduğumuzu bildiriyor, ayrıca bu olayın bizden birinin başına gelmiş olması bizleri çok daha derinden yaraladığından dolayı böyle basın açıklamasını uygun gördük.

    Buradan bizler şunu söylemek istiyoruz: Biz her zaman devletimizin ‘baba’ rolüne güvendik, güvenmeye de devam edeceğiz. Türkiye’de daha önce yaşanmış ve yaşanmakta olan kadın cinayetleri ve çocuk istismarlarının önüne geçilmesi için çok etkili ve caydırıcı kanunların çıkarılacağını, buradan devletimize güvenerek ümit ediyoruz ve bunun beklentisi içerisindeyiz. Oltu Belediyesi ve Oltu Halkı adına, Songül Yalçın kardeşimizin babası Nazir Yalçın’a ve ailesine, tüm Sülünkaya Mahallelilere ve Oltululara başsağlığı diliyor, kardeşimize Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.

    Basın açıklamasının ardından belediye personeli hep birlikte katledilen Songül Yalçın için Fatiha okudular.