Etiket: kader

  • Uğur Karamızrak: ‘Bu seçim Türkiye’nin ve ağrı’nın kader seçimidir’

    Ağrılı İş adamı Uğur Karamızrak, temayül seçimlerinde tüm delegelerin hizmet ve vicdan hesabı yaparak oy kullanmalarını istedi.

    Ak Parti Aday Adayları için yapılacak olan Milletvekili temayül oylamalarında tüm delegelerden destek beklediğini ifade eden Uğur Karamızrak, Ağrı’da doğup, büyüyen ve burada yatırımları olan biri olarak oy istediğini ifade etti. Delege oylamasını oldukça önemsediğini dile getiren Karamızrak “Halkımızdan ve delegelerimizden gördüğümüz ilgi bizi ziyadesiyle mutlu etmiştir. Allahın izniyle temayül sürecini tamamladıktan sonra Ankara süreci başlamış olacak. Halkımızın desteği ve dualarını alarak genel merkezimize giderek ilimizin sorunlarını ve düşündüğümüz çözüm önerilerini anlatacağız. Hakkımızda hayırlısı olsun” dedi.

    Bu seçim ümmetin seçimidir

    Bu dönem Ağrılıların kendi içlerinde yaşayan Ağrılılara daha sıcak baktığını ifade eden Uğur Karamızrak “Çıktığımız bu yolda halkımız ve dostlarımız bizi hiç yalnız bırakmadılar. Sonuçta bu ilde 4 aday seçilecek. İnşallah aday adayı olan herkes, partimizin seçeceği 4 dava adamına oy verecek. İçlerinde olsakta, olmasakta onlara destek vereceğiz. Bu seçimin ülkemiz ve bölgemiz açısından önemini çok iyi biliyoruz. Ülkemizle uğraşan dış güçlere inat Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında kenetlenip içeride ki ve dışarıdaki düşmanlarımıza fırsat vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye üzerinden büyük oyunlar oynanmaya çalışıldığını vurgulayan Karamızrak “Bu seçimi tüm Müslüman camiası yakından takip ediyor. Çünkü burası ümmetin son kalesidir. Türkiye düşerse her yerin düşeceğini biliyorlar. Allah düşman ülkelere fırsat vermesin. Şahsım olarak AK parti’nin ve Cumhurbaşkanımızın yanında durarak siyasete girme kararı aldım. Böylesine önemli bir seçimde taraf olmamız gerekiyor. Bu taraf halkın ve tüm Müslüman âleminin yanında olan ve savunan Recep Tayyip Erdoğan’ın tarafıdır. O nedenle elimden geldiğince bu seçimde partimizin kazanması için tüm gayreti göstereceğim” Şeklinde konuştu.

  • ’’Fibromiyaljide ağrı kader değildir, önemli olan doğru uzman giderek doğru tanıyı almaktır’’

    Prof. Dr. Deniz Evcik, ’’ Fibromiyaljide ağrı kader değildir. Önemli olan doğru uzman giderek doğru tanıyı almaktır. Hastaların doktor doktor dolandığını görüyoruz. Doğru branşa geldiği zaman fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları olarak hastamıza bu konuda yardım etmeye hazırız’’ dedi.

    Fibromiyalji sendromu (FMS), yaygın kas ağrıları ve vücudun birçok bölgesinde aşırı hassasiyetle seyreden kronik bir ağrı sendromu. Yaygın ağrı, sabah yorgun uyanma, konsantrasyon problemleri, kendini kötü hissetme, çaresizlik gibi duygularla fibromiyalji, yaşamı birçok romatizmal hastalıktan daha fazla etkiliyor.

    Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Dünya Fibromiyalji Günü nedeni ile fibromiyalji hastalığı hakkında ülkemizde farkındalık oluşturmak, bu hastaların çaresiz olmadığını, ağrılarının kaderleri olmadığını, aktif bir hayat sürdürebileceklerini gündeme taşımak üzere basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği adına Dernek Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, Dernek İkinci Başkanı Prof. Dr. Dilşad Sindel ve Dernek Genel Sekreteri Prof. Dr. Deniz Evcik konuşmacı olarak katıldı.

    Prof. Dr. Deniz Evcik, fibromiyaljide ağrı kader olmadığını belirtti. Önemli olan doğru uzman giderek doğru tanıyı almak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Evcik, ’’Hastaların doktor doktor dolandığını görüyoruz. Doğru branşa geldiği zaman fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları olarak hastamıza bu konuda yardım etmeye hazırız’’ dedi.

    Fibromiyalji hastalığının belirtileri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Deniz Evcik, ’’Fibromiyalji yaygın ağrı ve yorgunlukla giden, kişinin performansını düşüren, beraberinde uykusuzluğun, depresyonun, baş ağrısı gibi diğer bulguların eklendiği kronik bir ağrı hastalığıdır. Kadın olmak, ileri yaşta olmak, daha önceden enfeksiyon geçirmiş olmak, omurgaya ait bir travmanın olması, psikolojik travmaların olması, kişilik özellikleri gibi durumlar risk faktörleri içinde yer alıyor’’ açıklamalarını yaptı.

    ’’Tanı kriterleri değişti’’

    Fibromiyaljide tanı kriterlerinin değiştiğini belirten Prof. Dr. Evcik, ’’Tanı kriterleri 2016 yılı sonunda değişti. Bu tanı kriterleri öncelikli yaygın ağrıyı içeren 19 bölgenin dahil olduğu yaygın ağrı indeksi. Bununla birlikte semptom şiddet indeksi dediğimiz bir indeks daha var. Bunda da depresyonun olması, dinlendirmeyen bir uykunu varlığı, baş ağrısı, karında krampların olması gibi bir takım ek maddeler ile birlikte bazı puanlamalar yapıyoruz. Bu puanlamaların sonunda toplam 31 skorunun elde edebiliyoruz. Bu skor üzerinden 12 ve üzerinde olanlarda fibromiyalji rahatsızlığının olabildiğini düşünüyoruz. Bu hastalığın farklı tedavi yöntemleri var. Hem ilaç tedavisi hem de ilaç dışı tedaviler var. Beslenmenin de çok önemli yer tutuğunu söylemek gerekir. Ağrıyı azaltan ve arttıran beslenme tipi var. Hastanın eğitimine önem veriyoruz. Hastalık hakkında hastayı bilgilendirmek tedavi başında yapmamız gereken bir yaklaşım. İlaç tedavisi dışında egzersiz tedavileri uygulayabiliriz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Her hastaya yönelik olarak egzersiz programı düzenlenmeli’’

    Fibromiyaljide egzersizin önemine değinen Prof. Dr. Dilşad Sindel, ’’Fibromiyalji hastalarımız için egzersiz olmazsa olmazımız. Öncelikle hastalarımızı dinliyoruz ve hastalıkları hakkında bilgilendirme yapıyoruz. Muayenelerini yaptıktan sonra hangi egzersizleri yapması gereken konusunda karar veriyoruz. Egzersize başlamadan önce doğru nefes alıp vermeyi ve gevşemeyi nasıl sağlayacakları öğretilmeli. Önerilen egzersiz türleri arasında aerobik egzersizler. Bu egzersizler büyük kas gruplarını çalıştıran yürüme, yüzme, koşu ve bisiklet gibi egzersizler. Bunlardan hangisine uygunsa hastaya bunun nasıl yapılması gerektiği konusunda bilgilendirme yapıyoruz. Yürüyüş için haftada en az 3 gün, yürüyüş hızının üzerindeki bir tempoyla açık havada ya da kötü hava koşullarında koşun bandında veya kapalı AVM’lerde yürüyüş yapabileceğini söylüyoruz. Bu hastalık grubunda kas kısalmaları ortaya çıkabiliyor. Her yaş grubundan hastamız var. Kısalmış kaslar belirlendikten sonra o kaslara yönelik germe egzersizlerini veriyoruz. Mutlaka kişisel ve bireyselleştirilmiş egzersiz önerisinde bulunmamız lazım. Her hastaya yönelik olarak egzersiz programı düzenlenmeli’’ diye konuştu.

    ’’Özellikle her gün en az 2 litre su içilmesini öneriyoruz’’

    Tüm ağrılı hastalıklarda ve fibromiyaljide beslenmenin çok önemli olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Ayşegül Ketenci, ’’Yediklerimizle ağrımızı arttırabiliyoruz ya da azaltabiliyoruz. Bu nedenle yediklerimize dikkat etmek lazım. Özellikle her gün en az 2 litre su içilmesini öneriyoruz. Gazlı içeceklerden, fazla kahve içmekten kaçınmak, kızarmış gıdalardan uzak durmayı öneriyoruz. Kuruyemiş, kuru soğan, kuru fasulye, taze sebze ve meyveler ağrıyı kontrol altına almak için son derece önemli. Patlıcan, domates ve biber ilginç; bunlar ağrıyı azaltabiliyor ya da arttırabiliyor. Gıdadan çıkartıp test etmek lazım. Eğer ağrınızı arttırmıyorsa son derece sağlıklı. Beslenme tedavimizin bir parçası ama olmazsa olmazı. Tedavi bir mozaik. Beraberinde egzersizde yapılmalı. Gerekiyorsa ilaçlarda kullanılmalı’’ ifadelerini kullandı.

    Fibromiyaljinin çaresiz bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Ketenci, ’’Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu doktor doktor dolaşırken, ’Tahlillerin temiz, filmlerinde bir şey çıkmadı. Senin herhalde bir hastalığın yok ya da size koyabileceğimiz bir tanı yok’ diye cevap alıyorlar. Ama bu gerçek bir hastalık. Doğru hekime ulaşıldığında tedavi şansı olan bir hastalık’’ dedi.

  • İnmenin kader olmadığını dans ederek gösterdiler

    100’lükler Kulübünün katılımıyla İstinye Üniversitesi Hastanesi’nde inme hastalığının önlenmesi ve tedavisiyle ilgili farkındalık etkinliği düzenledi. İnme cerrahisi sonrası sağlığına kavuşan hastalar, profesyonel dansçılar eşliğinde, eşleri, çocukları ve torunları ile birlikte tango gösterisi sundu. İstinye Üniversite Hastanesi DAS-Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Yusuf Kalko da etkinlikte inme hakkında önemli bilgiler verdi.

    ’100’lükler Kulübü’ adıyla damar sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak için yine bir etkinliğe imza attılar. İstinye Üniversite Hastanesi’nde, 10 Mayıs İnme Önleme Günü kapsamında hastalığın önlenmesi ve tedavisiyle ilgili farkındalık etkinliği düzenlendi. İstinye Üniversite Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko’nun ev sahipliğinde birçoğu inmeyi yenerek ikinci baharını yaşayan 100’lükler Kulübü üyeleri, inmenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğu konusuna dikkat çekmek amacıyla profesyonel dansçılar eşliğinde, eşleri, çocukları ve torunlarının da yer aldığı tango gösterisi sundu. İstinye Üniversite Hastanesi DAS-Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi hekimlerinden Prof. Dr. Yusuf Kalko, etkinlikte yaptığı açıklamada gelişen teknoloji ve uygulamalar sayesinde inme cerrahisi yöntemiyle hastalarda 10’uncu güne kadar başarı sağlanabildiğini söyledi.

    “İnme kader değildir”

    İnmenin kader olmadığını ve önceden belirtileri gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Yusuf Kalko, “İnme kader değil bu önceden aslında öncü depremler gibi bazı sarsıntılar yapıyor insanlarda ben bunlara mahşerin beş atlısı diyorum. Geçici görme kaybınız varsa, geçici şuur bulanıklığınız varsa, geçici konuşma bozukluğu varsa, kolda ve bacakta güçsüzlük ve baş dönmeniz varsa aslında bunlar inmenin habercisidir. Mutlaka bir doktora başvursunlar. Ailenizde eğer inme geçirenler birileri varsa ve sizde yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara, kolesterol yüksekliği gibi ilave risk faktörleriniz varsa mutlaka senede bir defa şah damarı ultrasonu 45 yaşından sonra yaptırmakta fayda var. Burada amaç inmeyi önleyebilir miyiz? Önceden tedbirimizi alalım” dedi.

    “30 dakikada konuşa konuşa ameliyat ediyoruz”

    Lokal anesteziyle hastayla konuşa konuşa ameliyat ettiklerini belirten Kalko, “Biz orada inme cerrahisini devreye sokuyoruz. İnme cerrahisinde yeter ki hastanın beyninde canlı doku olduğunu tespit edelim. 10-15 güne kadar şah damarınız tam tıkalı bile olsa şah damarı açılabiliriz ve felce kısmen olur, tam olur, yarım yamalak olur faydamız olur. Lokal anesteziyle sadece burayı uyuşturarak 30 dakikada bu işlemi yapabiliyoruz. Konuşa konuşa ameliyat ediyoruz hastayı. Ameliyattan hemen sonra ayağı oynayan hasta da var, hafif kıpırdatan da var, yürüyen de var” diye konuştu.

    “Doktorunuzun dediği ilacı, doktor demeden asla kesmeyeceksiniz”

    Şeker hastalarının mutlaka diyet yapmaları gerektiğini aktaran Kalko, “Damar sertliğinin sebepleri şeker hastasıysanız diyet yapacaksınız. Düzenli doktor kontrolüne gideceksiniz. Sigaradan kesinlikle uzak duracaksınız. Tansiyon hastalığını basit bir baş ağrısı gibi değerlendirip kafanıza göre ilaç almayacaksınız. Doktorunuzun dediği ilacı, doktor demeden asla kesmeyeceksiniz” ifadelerini kullandı.

  • Zonguldaklı Piyade Uzman Çavuş Kader Acar’ı 5 bin kişi uğurladı

    Fırat Kalkan Operasyonu’nda şehit düşen Zonguldaklı Piyade Uzman Çavuş Kader Acar son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin nişanlısı Gülüm Uzun güçlükle ayakta durabilirken şehidin kardeşleri teröre tepki gösterdi.

    Fırat Kalkan Operasyonu’nda askerlere yönelik düzenlenen saldırıda şehit düşen 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Kader Acar, memleketi Zonguldak’ın Kdz. Ereğli ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı şehit asker için Bozhane Camii’nin avlusunda ikindi namazının cenaze namazı kılındı.

    Düğün hazırlığı yapıyordu

    Babasını 1997 yılında annesini de 2006 yılında kaybeden şehidin acı haberi verildiği Yasemin Kiremitçi kardeşinin tabutu başında uzun süre gözyaşı döktü. 7 kardeşi bulunan şehit Piyade Uzman Çavuş Kader Acar’ın 2 ay önce nişanlandığı Gülüm Uzun ise cenaze namazında güçlükle ayakta durabildi. 2,5 ay önce izne gelen ve Gülüm Uzun ile nişanlanan Kader Acar’ın önümüzdeki yıl düğün yapacağı öğrenildi. Düğün hazırlığı yaptığı öğrenilen şehidin baba evini yaptırmak istediği öğrenildi.

    Helallik alınmasının ardından cenaze namazını Diyanet İşleri Başkanlığı Cami ve Din Hizmetleri Daire Başkanı Selahattin Çelebi kıldırdı. AK Parti Zonguldak Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar, CHP Zonguldak Milletvekilleri Şerafettin Turpçu ve Ünal Demirtaş’ın yanı sıra Zonguldak Valisi Ali Kaban, İl Jandarma Komutanı Albay Haluk Selvi, Karadeniz Bölge Komutanı Albay Aykut Manioğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer de cenaze törenine katıldı.

    Kılınan cenaze namazının ardından şehit asker Kader Acar’ın naaşı omuzlara alındı. Yapılan duaların ardından şehit Piyade Uzman Çavuş Kader Acar’ın naaşı sloganlar ve Türk Bayrağı eşliğinde defnedilmek üzere Cemaller köyüne gönderildi.

  • Kader, kalem tutmak istiyor

    Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde Kalaycı ailesinin 11 yaşındaki kızları Kader, kalem tutabilmek için yardımseverlerden gelecek haberi bekliyor.

    Alaplı Aydınyayla köyünde yaşayan Hüseyin Kalaycı gazetecilere yaptığı açıklamada, doğuştan iki eli olmayan kızı için yardım istedi. Maddi durumları iyi olmadığı için kızının tedavilerini yaptıramadığını söyleyen Hüseyin Kalaycı, hayırseverlere çağrıda bulundu.

    Anne Leyla Kalaycı, Kader’in diğer öğrenciler gibi kalem tutabilmeyi ve okulda arkadaşları gibi koşup oynamak istediğini söyledi. Çaresiz kaldığını anlatan anne Kalaycı, “Kızımın doğuştan iki eli yok. Sol ayağı sağ ayından kısa olduğu için 1 yaşından itibaren protezle yürümeye başladı. Son 1 yıldır kızım yürümekte çok zorluk çekiyor. Sabah okula gittiğinde gün boyu protez ayağını yara yapıyor. Akşam eve geldiğinde ağrıları olduğu için uyumakta çok zorluk çekiyor. Babası akşamları protezini çıkartırken ona yardımcı oluyor. İki kardeşi de evde derslerinde ona yardımcı oluyor” dedi.

    “Yaşıtlarıyla oynamak istiyor”

    Leyla Kalaycı, Kader’in dışında 2 kardeşi daha olduğunu ancak diğer kardeşlerin engeli olmadığını söyledi. Tek isteğinin kızı Kader’in arkadaşları gibi kalem tutabilmesi olduğunu anlatan Kalaycı, şunları söyledi:

    “Kızımın çok büyük hayalleri var. Hayallerini gerçekleştirmesi için uzanacak yardım elini bekliyoruz. Kalem tutarken çok zorlandığı için dinlene dinlene yazabiliyor. Kaşık tutmakta çok zorlandığı için yemeğini ben ya da babası yediriyor. En büyük hayali bisiklete binmek, arkadaşları bisiklete binerken onun izlemesi beni kahrediyor. Akşamları odasında ağlamaya başlıyor. Bugüne kadar birçok hastaneye gittik. Ancak bizden hep büyük paralar istendi. Eşim işsiz olduğu için hiçbir şeye gücümüz yetmiyor. Kader’in elinin kalem tutup bisiklete binmesi en büyük hayalim. Hayırseverlerden ve devlet büyüklerimizden Kader için yardım eli bekliyoruz.”

    Kader Kalaycı ise öğretmen olmayı hayal ettiğini söyleyerek, “Sınıftaki arkadaşlarım gibi yazı yazarak evde kendi ellerimle kimseden destek almadan yemek istiyorum. Arkadaşlarım gibi koşup oynamak istiyorum. Bisiklete binmeyi çok istiyorum. Arkadaşlarım sokakta bisiklete binerken ben binemeyince çok üzülüyorum. En büyük hayalim öğretmen olmak, hayalimi gerçekleştirmek için yardım bekliyorum” diye konuştu.