Etiket: Kadar

  • Çalışmalar Yılbaşına Kadar Tamamlanacak

    Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi otobüs terminalinde yaklaşık bir ay önce başlayan çalışmaların yılbaşına kadar tamamlanması planlanıyor.

    Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı, Tekirdağ genelindeki ilçe otobüs terminallerinde barkot uygulamasına geçiş çalışmalarını sürdürüyor. Uygulama ile otogarın bazı araç sürücüleri tarafından otopark olarak kullanılmasının önüne geçileceği gibi sıkışıklığın da ortadan kalkacağı belirtildi. Çerkezköy Otobüs Terminalinde yaklaşık bir ay önce başlayan çalışmaların ise yılbaşına kadar tamamlanması planlandı.

    Yeni düzenlemeye göre, otogara otobüslerin girişi TIR Parkı yönünden olacak. Çerkezköy Otogarına giriş yapan otobüsler için otogarın girişine 2 adet barkot makinesi monte edildi. Barkot makinelerinin yanlarına da kameralar yerleştirildi ve dönüş yerleri de bordürler konularak yeniden düzenleniyor. Çıkışa ise ödeme noktası için kabin kuruldu.

    Uygulamaya göre, TIR Parkı yönünden otogara giriş yapacak olan yolcu otobüsleri, perona girecek ve çıkışlarını da otogar taksi yönünden yaparak buradaki çıkış noktasında ücret ödeyecek. Düzenlemenin tamamlanmasının ardından mavi minibüsler, otogara, yolcu otobüslerinin giriş yaptıkları yerden girerek şu andaki giriş yapılan yoldan otogarın yolcu giriş yönüne gelerek yolcu almaları devam edecek.

    PARK YASAK

    Otobüs Terminallerinde yapılan yeni uygulama ile, yolcu otobüslerinin bulunduğu peronlara yakın yerlerde gün boyu park edilerek bırakılan ya da taksilerle giriş yapanların yolcu otobüslerinin giriş çıkışını engellemesi de önlenecek ve bu araçlara park yasağı konulacak.

  • Anıtkabir 10 Kasım’da Saat 20.30’a Kadar Açık

    Genelkurmay Başkanlığı, Anıtkabir’in 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü etkinlikleri kapsamında saat 20.30’a kadar ziyarete açık olacağını açıkladı.

    Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Anıtkabir’in 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü etkinlikleri kapsamında, 10 Kasım 2015 tarihinde saat 20.30’a kadar halkın ziyaretine açık bulundurulacağı belirtildi.

  • Antalyaspor’a Yıldız Sayısı Kadar Para Yağacak

    Kemer Belediyesi’nin Kasım Ayı Olağan Meclisi’nde alınan karara göre ilçede bulunan oteller yıldız başına Antalyaspor’a biner Euro destek verecek. Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül ve Antalyaspor Kulüp Başkanı Gültekin Gencer’in birlikte yürüttüğü proje Kemer Belediye Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilerek hayata geçti.

    Kemer Belediye Meclisi’nde önerge olarak gündeme sunulan ve meclis üyelerinin oy çokluğuyla kabul ettiği Kemer’de bulunan her otel bu sezon bir kereye mahsus olmak üzere yıldız başına biner Euro verecek. Otellerden gelecek parayla Antalyaspor’un Eto’o gibi bir yıldız transferi daha yapması bekleniyor. Kemer’de bulunan 500 otelinde projeye olumlu baktığı öğrenildi.

    “13 MİLYON TURİSTE RAĞMEN FUTBOL BAŞARISI OLMAYAN BİR ŞEHİRİZ”

    Meclis toplantısında söz alan Antalyaspor Kulüp Başkanı Gültekin Gencer, “Takımın başarısı konusunda şehrin markasına katkı sunmak için yapıyoruz. Onun dışında hiçbir düşüncemiz yok. Biz bir takım şeylerin nasıl olabileceğini çok iyi bilen biriyiz. Bugün Kemer’in de olduğu konum itibarıyla baktığımız her zaman söylediğimiz bir olay var. Bir İspanya’nın Sevilla’sından Barcelona’yı kıyaslamaya gerek yok. Barcelona ile Antalya’yı kıyaslayabiliriz. Sevilla’sından turizm olarak çok daha fazlamız var. En az 2 bin takımın kampa geldiği diğer taraftan 13 milyon turist gelmesine rağmen futbol olarak hiçbir başarısı olmayan bir şehirde yaşıyoruz” dedi.

    “ALINAN TARİHİ KARAR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM”

    Maçlarını ortalama bin seyirci ile oynadıklarını ifade eden başkan Gencer, “Süper Lig’e tekrar çıkışımızdan sonra şehir olarak ne katkı sunabiliriz diye bir çalışma yaptık. Bu doğrultuda bir Samuel Eto’o transferi yaparken dahi çok zorlandık ama bu transferi yaptığımız zaman Antalyaspor yönetimi olarak biz yapmadık dedik. Bu transferi yapan bizler değil sizlersiniz; çünkü bu transferi bu şehir yaptı. Kemer’inden Alanya’sına kadar bu turizm şehri olmasaydı Samuel Eto’o Antalya’ya gelmezdi. Kendi yaşadığı şehirlere eş değer olduğunu gördüğü için geldi. Bundan sonra bütünleşip daha büyük başarılara yelken açmalıyız. İstedikten sonra çok şeyler yapabiliriz. Bu pastaya katkı koyanlara çok teşekkür ediyorum. Almış olduğunuz tarihi karardan dolayı çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

    GÜL: “KARAR TÜM ANTALYA’DA ALINIRSA ANTALYASPOR’A BÜYÜK KATKI SAĞLAR”

    Bu teklifi daha önce otel yönetiminde bulunan kişilere sunduklarını belirten Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, “Bu proje daha önce otel yönetiminde bulunan arkadaşlara bir teklifimizdi. Bunun için bir adım atalım dedik. Yaşanan seçim süreçlerinden dolayı başkanımız ile bir araya gelemedik. İki gün önce başkanımız ile yaptığımız görüşmede, başkanımız gündeme almamız için bizden rica etti. Kemerde bulunan otel yöneticileriyle görüştüğümüzde bu işin kabul gördüğünü gördük. 500 civarında bir otelimiz var. Bu oteller içinde bir yıldızlı da var 5 yıldızlı oteller de var. Ama böyle bir karar bütün bölgelerde alınırsa Antalyasporumuza büyük katkı sağlanır diye düşünüyoruz. Kulübümüze başkanımıza hayırlı olsun. Kararı Kaymakamlığa sunduktan sonra bütün otellerimize tebliğ edeceğiz” diye konuştu.

  • Fiyatı Bir Dönem 5 Liraya Kadar Çıkan Patates 40 Kuruşa Düştü

    Bir dönem fiyatı 5 liraya kadar çıkan ve ithal edilmesi bile düşünülen patatesin fiyatı, ekim alanının yüzde 200 artmasıyla birlikte 40 kuruşa kadar düştü.

    Yurt genelinde patates hasadı devam ederken, ekim alanının fazlalaşması patates fiyatını düşürdü. Bu durum özellikle en çok patates yetiştirilen bölge olarak bilinen Ödemiş ilçesinde üreticiyi kara kara düşündürmeye başladı. Özelikle bir kaç ay öncesine kadar patatesin ithal edilmesi bile gündeme gelirken, fiyatların yüksekliği üreticilerin patatese olan ilgisini artırdı. Fiyatı 5 liraya kadar çıkan patatesin ekim alanı, oluşan ilgiyle yüzde 200 arttı.

    ÜRETİCİLER PATATESLERİ DEPOYA KALDIRIYOR

    Ziraat Mühendisi Özkan Akgün, Türkiye’nin patateste üretim politikasının olmaması nedeniyle her hasat döneminde üreticinin sıkıntı yaşadığını ifade etti. Ödemiş’te yayla patatesinin fiyatının 40 ila 50 kuruş arasında değiştiğini kaydeden Akgün, “2015 yılı ilkbaharında patatesin pazardaki kilo fiyatının neredeyse 5 liraya varması nedeniyle patatese olan ilgi arttı. Bugün Gümüşhane’ye, Kars’a dek birçok bölgede patates ekimi yapılmaya başladı. Ekim alanlarındaki artış yüzde 200’le ifade ediliyor. Andığımız bölgelerde de tıpkı Ödemiş’in yayla patatesinde olduğu gibi ekim Mayıs-Haziran aylarında hasat da Eylül-Ekim aylarında gerçekleşiyor. Arzın bu denli yüksek oluşu nedeniyle Ödemiş’in yayla patatesinin fiyatı da üreticinin beklentisinin çok çok altında kaldı. Baharda yaşanan fiyat dalgalanmasında tüketimin çok üstünde bir üretim gerçekleşeceğini ifade etmiştik. 2012 yılındaki büyük kriz sonrası üretici 2014’te temkinli hareket etse de 2015 yılında borçlanma pahasına ekim yaptı. 1 kilogram patates maliyetinin 70-80 kuruşa çıktığı bir dönemde ürün arzının yüksek oluşu fiyatları aşağıya çekerek üreticiye sıkıntı olarak yansıyor. Üreticilerimiz yayla patatesini ovadaki ürüne göre dayanıklı oluşu nedeniyle depolarına kaldırmaya başladılar” dedi.

    “PATATESTE UZUN VADELİ PROJELER GELİŞTİRİLMELİ”

    Patatesteki fiyat istikrarsızlığına karşı küçük ve orta ölçekli patates üreticisinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade eden Akgün şöyle devam etti:

    “Patates insan beslenmesini vazgeçilmezi ve stratejik bir tarım ürünü olduğunu, Küçük Menderes gibi alüvyon dolgu topraklı, özel mikroklimada bilakis desteklenmesi gerektiği görülmelidir. Durumumuza uygun evrensel ölçekli, uzun vadeli makro bilimsel projeler geliştirilmelidir öncelikle. Yoksa daha uzun yıllar patates üretimi bir kumar, tüketimi de lüks ile fakirin ekmeği arasında gidip gelecektir. Aile işletmelerinin sürdürülebilir üretim yapmasını amaçlayan, patates üretici birlikleri yaratılmalı ve korunmalıdır. Kısa vadeli, günü kurtaran destekler, planlamalar günümüze kadar patates fiyatlarını olumsuz etkilemiş, fiyatlar istikrara oturmamıştır. Asıl sorun üretimin kendi içindeki çeşitliği, sayıyı artırıp, bunun devamlılığını sağlayacak mekanizmayı kurabilmektir. Devletin öncelikle büyük ve endüstriyel tarımı desteklemek yerine küçük ve orta ölçekli patates üreticilerine yönelik fiyat istikrarı ile sürdürülebilir patates üretimini sağlaması gerekiyor.”

  • (Özel Haber) Muş’un 2100 Yılına Kadar Yağış Trendi Belirlendi

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından desteklenen ‘Kalkınma Yolunda Doğal Afetler’ adlı proje kapsamında Muş’un 2100 yılına kadar olan yağış trendi belirlendi.

    Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. İskender Dölek, DAKA destekli ‘Kalkınma Yolunda Doğal Afetler’ projesinin tamamlandığını ve il için doğal tehlike kaynağı oluşturacak deprem, sel, kütle hareketleri ve kuraklık bakımından önemli verilere ulaştıklarını söyledi. Proje ile Muş’un 2100 yılına kadar yağış trendini belirlediklerini ifadeden Dölek, bu proje ile sosyoekonomik anlamda Türkiye’nin en geri kalmış illerinden biri olan Muş ili için veri alt yapısı anlamında önemli bir başlangıç yaptıklarının altını çizdi.

    Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hasan Tatlı, İstanbul Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Tolga Görüm, Bitlis Eren Üniversitesi’nden Alper Demirci, Yrd. Doç. Dr. Yunus Levent Ekinci, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Harun Aydın’ın araştırmacı olarak yer aldığı proje sayesinde Muş iline ait önemli veriler elde edildiğini anlatan Dölek, “Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından desteklenen Kalkınma Yolunda Doğal Afetler adlı projemiz tamamlandı. Bu projenin çıktıları olarak çalıştığımız konularla ilgili elde edilen bilgileri kamuoyu ile paylaşmak amacıyla bugün buradayız. Bu proje içerisinde depremler, sel, taşkın, heyelanlar, metroloji ve hidrolojik kuraklık kaynakları çalışıldı. Özellikle metrolojik ve hidrolojik kuraklıklar konusunda elde edilen sonuçlar, uzun soluklu Muş’un geleceğini ilgilendiren bazı verilere ulaşmamızı sağladı” dedi.

    Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hasan Tatlı’nın çalıştığı Muş iline ait Kuraklık Analizi ile 2100 yılına kadar olan yağış trendinin belirlendiği ve Muş ilinde toplam yağış miktarında yüzde 4 ile 5’lik bir artışın söz konusu olacağını vurgulayan Dölek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Metrolojik kuraklık konusunda özellikle yardım aldığımız ve bu alanda çalışmalar yürüten Çanakkale 18 Mart Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hasan Tatlı’nın yapmış olduğu çalışmalarla birlikte Muş’ta metrolojik kuraklık bağlamında bazı önemli veri ve değerlere ulaşmış olduk. 1940 yılından başlayıp 2100 yılına kadar uzanan standart yağışın neks değerleri hesaplandığı zaman Muş’la alakalı iyimser bazı sonuçlar ve senaryolara da ulaşmak mümkün oldu. 2100 yılına kadar uzanan sentetik yağışın neks değerleri Muş’ta 80 yıllık periyodik içerisinde toplam yağış miktarını bize minimum yüzde 3’lük bir artış görecek.”

    “TARIMSAL ALANDA ÜRÜN ÇEŞİDİ ARTACAK”

    Muş’ta artan yağış miktarıyla birlikte özellikle tarımsal anlamda ürün çeşidinin artırabileceği sonucunu da özellikle düşündürdüğünü belirten Dölek, “Yalnız burada şöyle bir değer var, yağış miktarları artarken küresel ısınmayla birlikte sıcaklık değerlerinde de bir artış trendi var. Sıcaklık değerlerindeki artış trendi özellikle Muş il kapsamında düşen yağış miktarı ve türü üzerinde de etkili olacak. En azında bu trendle birlikte beklediğimiz şeylerden bir tanesi Muş’taki kar yağış miktarının azalması ve karın yerde kalma süresinin azalacağını düşündürüyor bize. Bu elde edilen sonuçlarla birlikte ortaya şöyle bir özellik çıkıyor, Muş’ta ne kadar yağış miktarı artsa da düşecek kar miktarının azalma eğilimi il genelinde düşen yağış ve yağmur sularının kullanılabileceği mühendislik yapılarının, yani barajların sayısının arttırılmasını da beraberinde getiriyor. En azından bu suyun karla birlikte depo edilen suyun yağmura dönmesiyle birlikte ilkbahara kadar ya da yaz başlarına kadar depo edilme şansı kalmayacak” ifadelerini kullandı.

    “BARAJ VE GÖLETLERİN YAPIMI BİR KAZANIM OLACAK”

    Düşen yağışlarla birlikte belirli alanlarda barajlar, kanallar ve göletler yapılmasının kazanım olacağını vurgulayan Dölek, “Bunlarda toplanıp oradan tarımda kullanılması gerekecek ve bunlar değerlendirilerek. Bu elde edilen verilerle bağlantılı olarak ilde farklı ve değişik tarım ürünlerinin neler olabileceği içinde ayriyeten çalışma yapılması gerekir. En azından Muş küresel ısınmadan bu şekliyle baktığımız zaman çokta olumsuz etkilenmeyecek. Eğer gerekli tedbirler veya önlemler alındığı takdirde bunların başında da en azından suyu il genelinde tutabilecek, depo edebilecek, uzun süre kullanımını veya yüzeyde kalmasını sağlayacak. Su kanalları, barajlar veya yapılacak göletlerle Muş için gelecek önemli bir kazanıma çevrilebilir” şeklinde konuştu.