Etiket: Kaçmayın”

  • “Cildinizi Temizlerken Aşırıya Kaçmayın”

    Doğa Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Ötkür Ötgen, el, kol, gövde gibi yağ bezlerinin az olduğu vücut bölgelerinin aşırıya kaçılarak temizlik amacıyla sık yıkanmasının cilde zararlı olduğunu vurguladı.

    Türk toplumunun İslam dini ve Türk geleneklerinin gereği temizliği seven bir toplum olduğunu belirten Özel Doğa Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Ötkür Ötgen “Cildimizin temizliği doğru ve ölçülü yapılmadığı taktirde bir çok cilt problemine sebep olabilir. Cilt temizliği konusunu vücut yağ bezi dağılımına göre 2 başlık altında konuşmakta fayda görüyorum. El, kol, gövde gibi yağ bezlerinin az olduğu vücut bölgelerinin aşırıya kaçılarak temizlik amacıyla sık yıkanması cildin en üst tabakası olan stratum korneumun zayıflamasına sebep olur. Zayıflayan bu tabakada transdermal su kaybı meydana gelir, cildin bariyer fonksiyonu azalır ve mikro çatlaklar oluşur. Böylece cilt hasarlanır, nemini kaybeder kuru ve çatlak bir görünüm kazanır. Kaşıntı, yanma, batma şikayetleri ortaya çıkar. Başlangıçta sadece kuruluğa sebep olan bu durumun devam etmesi ciltte kızarıklığa ve soyulmaya sebep olabilir. Hasarlanmış deride kullandığımız temizlik ürünleri, nemlendiriciler, bakım ürünleri, topikal ilaçlar, bağışıklık sistemini uyararak allerjik veya irritan tipte ekzamaların ortaya çıkmasına yol açabilir. Ayrıca bu mikro çatlaklar mikroorganizmalar için bir giriş kapısı oluşturur ve çeşitli bakteriyal cilt enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve viral cilt hastalıklarına (siğil, molluskum kontagiosum vs.) yol açabilir. Bu sebeple gereğinden fazla cildimizi temizlememeliyiz. Cilt temizliği içinde detarjan içeriği yoğun olan ürünler yerine detarjan içeriği az olan cildi nemlendirme ve onarma özelliği fazla olan ürünler tercih etmeliyiz. Ayrıca her cilt temizliğinden sonra uygun nemlendirici ürünlerin kullanılması kaybedilen nemin ve bozulan bariyer fonksiyonunun geri kazanılmasına fayda sağlayacaktır” dedi.

    “YÜZ VE SAÇLI DERİ GEREĞİNDEN FAZLA TEMİZLENİRSE SİVİLCELENME YAPAR”

    Ötgen, hava kirliliği, çevresel faktörler, terleme, yağ bezlerinden fazla ve yoğun içerikli salgılanan bazı maddelerin cildin kirli, donuk, mat ve cansız görünmesine sebep olduğunu vurgulayarak “Özellikle yüz ve saçlı deri gibi yağ bezlerinin yoğun olduğu ve görünür bölgelerde biriken bu kirlerin ciltten uzaklaştırılması için doğru ürünler kullanmak gerekmektedir. Yüz ve saçlı deri gereğinden fazla temizlenir veya uygun ürünler kullanılmaz ise sivilcelenme veya sivilcelerde artış, ekzema, cilt enfeksiyonları, kuruluk veya yağlanmada artış (rebound olarak sebum salgısı artabilir) gibi durumlar ortaya çıkabilir veya mevcut durumlar şiddetlenebilir. İdeal olan yüzümüzü yağlı görünse dahi günde ikiden fazla, saçlı deriyi 2 günden erken yıkamamaktır. Bu bölgelere ve cilt tipimize uygun ürünler ile cilt temizliği yapıldıktan sonra uygun nemlendirici ve bakım ürünleri ile cilt temizliğimiz tamamlanabilir” şeklinde konuştu.

  • Uzm. Psikiyatrist Yurdakul: “Sevgililer Gününü Kutlayın Ama Abartıya Kaçmayın”

    Uzm. Psikiyatrist Sabri Yurdakul, “Sevgilinizin sevgililer gününü kutlayın ama bunu yaparken abartıya kaçmayın. Daha pahalı hediye daha büyük sevgi değildir” dedi.

    Yurdakul, yaptığı açıklamada, ’sevdiğiniz insana olan sevginizi daha kişisel bir hediye ile kutlayın’ tavsiyesinde bulunarak, “Bu onu düşündüğünüzü, ona zaman ve emek harcadığınızı gösteren bir hediye olmalıdır. Bu hediyeyi arttırdığınızda daha aşağı inemezsiniz. O zaman sevgililer günü daha büyük hediyeyi alma yarışına döner ki bunun da ekonomik olarak yorucu olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    Günümüz koşullarında artık sevgiyi göstermenin yolunun giderek artan değerde hediye almaya yöneldiği için hediyenin değeri arttıkça içinin boşaldığını ifade eden Yurdakul, şunları söyledi:

    “İnsanlar kendilerine verilen hediyeyi alıp bir kenara koyuyor ve çok da mutlu olmuyor. Hatta çıta o kadar büyük seviyelere çıkıyor ki aşağı inmesi mümkün olmuyor. Bu da hem onu alanı hem de alınanı zor duruma düşürüyor. O yüzden hediye alırken uzun sürede düşünülmüş, mümkünse emek harcanmış, özenilmiş bir hediye olmasına dikkat etmeliyiz. Buna ayıracak zamanımız yoksa o zaman değerli bir hediye eksiği tamamlar diye düşünüyorsanız bu doğru değil. Çünkü bazı şeylerin zamanı geçtikçe içi boşalmaya başlıyor. Sevgililer günü de bunun gibi olma yolunda.”

    Her yerde sevgililer gününde alınacak hediyeler olduğunu ama bu hediyelerin başka bir zamanda da alınabilecek hediyeler olduğunu belirten Yurdakul, şöyle devam etti:

    “Halbuki sevgililer gününde alınacak hediye gerçekten sevgiyi yansıtmalı, gönülden gelmeli ve başka birisinin para verip alamayacağı bir hediye olmalı. Son gün telaş içinde alınan değil, günler öncesinden özenle hazırlanıp kenara konmuş ve sevdiğinin aklına gelmeyecek bir hediye olmalıdır. Özellikle bayanların buna çok özen gösterdiğini biz erkekler unutmamalıyız. Nasıl olsa hanımların böyle bir dertleri çok fazla yok. Zaten sevgililer günü daha çok erkeklerin sevgilerini gösterdikleri bir zaman olma yolunda olduğu için erkeklerin biraz daha çalışması gerek diye düşünüyorum. Benden uyarması.”