Etiket: Kaçırılan

  • Kocası Tarafından Kaçırılan Kadını Jandarma Kurtardı

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde kocası tarafından kaçırılan kadın, jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla kurtarıldı.

    Edinilen bilgiye göre, eşi ile bir süredir sorunlar yaşayan T.T, kocası A.T’nin zoruyla araca bindirilerek Çorlu’dan Malkara’ya kaçırılmak istendi. Haber verilmesi üzerine operasyon başlatan Malkara İlçe Jandarma ekipleri, Tekirdağ’dan Malkara istikametine gelen karı kocanın bulunduğu aracın Şarköy Kavşağında yolunu kesti. Kadın, Malkara ilçe Jandarmanın başarılı operasyonuyla kocasının elinden kurtarıldı. Olayla ilgili adli işlem yapıldı.

  • (Özel Haber) PKK Tarafından Oğlu Kaçırılan Kürt Baba Çileden Çıktı

    Erzincan’daki birliğine giderken, PKK’lı teröristler tarafından yolu kesilip kaçırılan Müslüm Altıntaş’ın babası Şevket Altıntaş çileden çıktı. Oğlu kaçırıldıktan sonraki 5 ayda psikolojik tedavi görmeye başlatığını belirten Altıntaş, saçını başını yolarak yaptığı konuşmasında, “Her şeyi vurup kırasım geliyor.Üstümü paramparça etmek istiyorum. Oğlumu verin artık” dedi.

    Acemi birliğini tamamladıktan sonra, memleketine izne dönen Asker Müslüm Altıntaş, 2 Ekim’de izinden askerlik yeri olan Erzincan’a giderken, Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yolu kesilip, kaçırılmıştı. Daha önce de oğlunun bulunması için medyadan yetkililere seslenen Şevket Altıntaş, yaklaşık 20 gün önce PKK’nın örgüte yakın medya kuruluşları tarafından oğlunun sağlıklı olduğu yönünde görüntüleri yayınladığını ifade etti.

    Oğlu ile ilgili en ufak bilginin kendisiyle paylaşılmasını isteyen baba şevket Altıntaş, kendisinin devletten habersiz bir adım atmak istemediğini kaydetti. 20 gün önce örgüte yakın medyada oğlunun görüntülerinin yayınlandığını ifade eden Baba Şevket Altıntaş, oğluna psikolojik işkence yapıldığını savundu. Görüntülerdeki oğlunun durumuna çok endişelendiklerini belirten Altıntaş, “Lütfen bana, ’bir gelişme olduğunda siz arayacağız’ cümlesini söylemeyin. Bunu yeterince duydum. Bunun dışında, olumlu şeyler duymak istiyorum. Yani hiç mi bir girişimde bulunulmadı. Yani bulunulduysa neden kimse bana bilgi vermedi. Bundan 20 gün önce, oğlumun görüntülerini bir sosyal medya sayfasında paylaşılan bir yerde gördüm. Rahat olduklarını söylemişler. Rahat olduklarını sanmıyorum. Şiddet uygulanmıyor denilmiş ama psikoloji şiddet uygulanmış. Ben çocuğumu gördüm, çocuğumu tanıyorum. Lütfen yetkililere sesleniyorum beni bu ateşin içinden kurtarın. Kim ne yapacaksa, nasıl yapacaklarsa lütfen yapsınlar. Bana bekle sabret demesinler. Şimdi vicdanınıza seslenmek istiyorum” dedi şeklinde konuştu.

    SAÇINI BAŞINI YOLDU

    Açıklamaları esnasında oğlu aklına geldikçe sinirlenen Şevket Altıntaş, kıyafetlerini parçalamamak için ise kendisini zor tuttu. Oğlu kaçırıldıktan sonraki 5 aylık süreçte psikolojik tedavi görmeye başladığını anlatan acılı baba, açıklamaları esnasında ise zaman zaman kendi saçını yoldu. Çocukları duymasın diye banyoya gidip musluğu açarak gizli gizli ağladığını belirten acılı baba Altıntaş, “2 Ekim günü Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, sabaha karşı, PKK’lılar tarafından otobüs durdurulmuş. Tam emin değilim ama bir tane asker daha varmış. O bir şekil kurtulmuş. Yalnız bunlar 3 kişilermiş biri de asker olduğunu gizlemiş. Bana söylenenlere dayanarak anlatıyorum. Benim çocuğum aşırı bir şekilde, direnmiş. Çocuğum darp gibi şeylere maruz kalabilir. Bundan da korkuyorum. Her şeyi de söylemekten korkuyorum. Lütfen beni anlayışla karşılayın. Benim gecem gündüzüm belli değil. Odama çekilip ağlıyorum. Çocuklar duymasın diye, musluğu açıp banyoda ağlıyorum. Ben bir babayım, onlar etkilenmesin. Ben ayakta durmalıyım. Bende şu an psikolojik tedavi görüyorum. Her şeyi, vurup kırasım geliyor. Farklı bir şeyler yapmak istiyorum parçalamak istiyorum kendimi. Ama işte babayım. Ben örnek olmalıyım. İnsan bir yerden sonra tıkanıyor” dedi.

    “BU CANDIR KARPUZ KABUĞU DEĞİL”

    5 aydır oğlunun serbest bırakılmaması nedeniyle çok canı yandığını belirten Altıntaş, örgütün oğluna zarar vermesinden de korktuğunu kaydetti. Oğlunun da can taşıdığını ifade eden Altıntaş, “Ben şimdi PKK desem ayrı, gerilla desem ayrı yada terörist desem ayrı abi ben ne yapayım ya. Şimdi siz bana söyleyin şimdi ben ne yapayım. Sesimi herkes duyacak. Onun için birilerinin canı sıkılır. Yapılacaksa bile yapmazlar. Yeter artık babayım bende. Bu candır, karpuz kabuğu değildir. Bu ordunun namusudur. Bu sadece benim sorunum değildir. Ülkenin sorunudur” diye konuştu.

    “SORU SORMAYA KORKUYORUM”

    Soru sormaya dahi korkutuğunu da ifade eden acılı baba, oğlunun kurtarılması halinde kendi canını bile vermeye razı olduğunu kaydetti ve ne isteseler yapacağını söyledi. Yanlış bir adım atmak istemediğini belirten baba Altıntaş, “Soru sormaya korkuyorum. Nerede ne adım atacağımı korkuyorum. Olur ki bir yanlış adım atarım. Beni oğlumla görüştürseler, kurban olurum ben onlara. Kim beni oğlumla görüştürürse, ayaklarının altını öperim. Ben oğlumun yüzünü görsem bana yeter. Ben bu hale düştüm” ifadelerine yer verdi.

    Terör örgütünün kendisini reklam olarak kullanmak istediğini de anlatan baba Altıntaş, “Biz reklam olarak kullanılıyoruz. Biri medyaya çık derken diğeri çıkma diyor. Şimdi siz söyleyin ne yapayım ben. Medyaya çıkma diyorlar. Kamuoyu duymasın diyorlar. 20 gün boyunca bana bu denildi. çıkmadık ama sonuç alamadık. Benden canımı istesinler, beni parça parça etsinler. Ama oğlumu bana geri versinler. PKK mı gerilla mı, terörist mi. Benden ne isterseniz isteyin, ama benim oğlumu verin artık. Üstümü paramparça etmek istiyorum. Oğlumu bana verin kendimi satırla keseyim” ifadelerine yer verdi.

    “BEN KÜRT, EŞİM TÜRK, HEPİMİZ KARDEŞİZ”

    Kaçırılan asker Müslüm’ün annesi Songül Altıntaş da Kürt olduğunu belirterek, oğlunun dağlarda bu soğuk havada dayanamayacağını ifade etti. Oğlunun sağlığından şüphe ettiğini ifade ederek, oğlunu geri istediğini söyleyen anne Songül Altıntaş, “Oğlumu gördüm dünyalar benim oldu. O duyguyu anlatamam. 3,5 buçuk aydır oğlum kaçırıldı. Oğlumu gördüm ama, oğlumun sağlığından şüpheleniyorum. Oğlum dağlarda nasıl sağlıklı olsun. Tek erkek çocuğum, bana oğlumu versinler. Ben kürdüm eşim Türk, hepimiz kardeşiz. Bu soğuk havada, mağaralarda kim dayanır ki. Oğlum, mağarada dayanamaz. Kimse oğlumdan incinmediği gibi, oğlumun karıncayı bile incitmemiştir” ifadelerini kullandı.

  • Kaçırılan Uzman Çavuşun Ailesi Yeni Yıla Gözü Yaşlı Girdi

    Şırnak’ta açık öğretim sınavı için il merkezine gittikten sonra bir daha haber alınamayan 2 uzman çavuştan Sedat Vardar’ın Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde ikamet eden ailesinin gözyaşları dinmiyor.

    Kaçırılan Uzman Çavuş Sedat Vardar’ın dört çocuğu ilk kez babalarından ayrı bir yılbaşı geçirirken, 2016 yılının ilk günlerinde sevinçli haber alabilmeyi umut ediyor. En küçüğü 3.5 aylık ve en büyüğü 17 yaşında olan 4 çocuk babası 36 yaşındaki Sedat Vardar’ın bir önceki görev yeri Ayvalık’ta oturan ailesinin endişeli bekleyişi sürüyor. Sürekli televizyona baktıklarını ve çalan her telefonla heyecanlandıklarını belirten gözü yaşlı eş Aygül Vardar, “Eşimin kaçırılmasından bu yana 20 gün oldu. Daha hiçbir gelişme yok. Bir ses, bir haber bekliyoruz. Eşimi kaçıranlardan rica ediyorum. En azından eşimin sesini bize bir kez olsun duyursunlar ya da bize bir video görüntüsünü göndersinler. 20 gün oldu, ama bu süre bize 20 sene gibi geldi. Uyku yok. Yeme-içme yok. Çok üzüntülüyüz” dedi.

    Vardar, “Çocuklarımla birlikte sürekli ağlıyoruz. Yeni yıldan tek beklentimiz kapımızın çalınıp eşimin çıkıp gelmesi. Çocuklarımla yeni yılda eşime kavuşmak istiyorum. İnanın geceleri sesini bile duyar gibi oluyoruz. Her çalan telefonda bir müjdeli haber gelmesi için dua ediyor ve büyük bir heyecan ve endişeyle telefonları açıyoruz. Eşimi kaçıranlar birazcık merhametli olsunlar” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’na seslenen Aygül Vardar, “Ne olur bize bu konuda yardımcı olun. Eşimin hiç olmazsa hayatta olduğuna dair bir sesini duyabilsek yetecek. Bu bekleyiş çok zor. Allah düşmanımın bile başına vermesin. Daha önce benzeri kaçırılma olaylarını televizyon ekranlarından izliyorduk, ama insanın kendi başına gelmesi çok daha zormuş. Böyle bir acı yok. Allah hiç kimseye böylesi bir acıyı vermesin” diye konuştu.

    Kaçırılan Uzman Çavuş Sedat Vardar’ın kız kardeşi Bedriye Vardar ise, 2015 yılını uğursuz bir yıl olarak nitelendirerek, “Bugün uğursuz bir yılın son günü. 2015 yılı benim için başka hiçbir şey ifade etmiyor. 20 gündür ağabeyimden hiçbir haber almadan bekliyoruz. Sabır taşı olsa çatlardı. Ama biz hala umutlarımızı diri tutuyoruz. Devlet büyüklerimizden bu konuya el atmalarını bekliyoruz. Geçirdiğimiz 20 gün dile kolay ama bizim çok zor geçti. Güçlü olmaya çalışıyor ve yeğenlerimize hissettirmemeye çalışıyoruz. Acımızı çocuklara hissettirmeden içimizde yaşamaya çalışıyoruz. Ama bu da psikolojikman bizleri daha da kötü yapıyor” dedi.

    Uzman Çavuş Sedat Vardar’ın baldızı Şengül Erçel ise eniştesinin akıbeti ile ilgili kötü bir şey düşünmek istemediklerini vurgulayarak, “Devlet büyüklerimizden bu konuya biraz daha eğilmelerini bekliyoruz. Eniştemin kaçırıldığı ilk günkü endişeyle halen daha bekliyoruz. Ses yok. Hiçbir şey yok. Umutlarımızı diri tutmaya çalışıyor ve her an haber bekliyoruz. Allah’tan ümit kesilmez. Yetkililere sesleniyoruz, birileri bizim sesimizi duysun” dedi.

    Kaçırılan Uzman Çavuş Sedat Vardar’ın 5 yaşındaki kızı Elif de, “Ben babamı çok özledim. Ne olur babamı artık geri getirsinler” diyerek gözyaşlarıyla ailenin en küçüğü olan 4,5 aylık kardeşi Eylül’e sarılarak ağladı.

  • Şırnak’ta Kaçırılan Uzman Çavuşun Eşi Devletten Destek Bekliyor

    Şırnak’ta kaçırılan iki uzman çavuştan biri olan Sedat Vardar’ın Balıkesir’in Ayvalık ilçesindeki evinde endişeli bekleyiş sürüyor.

    Şırnak’ta görev yaptıkları Yeniaslanbaşar köyü karakolundan açıköğretim sınavına gitmek için ayrıldıktan sonra haber alınamayan Uzman Çavuş Sedat Vardar’ın Ayvalık’daki evinde endişeli bekleyiş sürüyor. Ayvalık’ta 4 çocuğuyla eşini bekleyen Aygül Vardar (36), İHA muhabirine yaptığı açıklamada, eşiyle en son 4 ay önce yüz yüze görüştüğünü, telefonda ise kaçırılmadan kısa bir süre önce konuştuğunu belirtti. Eşinin, Eylül adını verdikleri 4,5 aylık kızlarını sadece 10 günlükken bir defa gördüğünü anlatan Aygül Vardar, “En son cumartesi sınavdan önce kendisiyle görüştüm. İmtihandan çıktığında, telefon açıp, ’Karakola dönüyoruz’ dedi. 10 dakika sonra telefonu kapandı. Pazar sabahı yetkililer bize kaçırıldığına dair bilgi verdiler. Nasıl kaçırıldı, ne oldu bilmiyorum. Tek isteğim bir an önce dönmesi. Büyüklerimizden cumhurbaşkanımızdan, başbakanımızdan yardım bekliyoruz. Burada beklemek ve bilgi almamak bizi üzüyor” dedi.

    Eşinin 2 yıldır Şırnak’ta görev yaptığını ve yakın zamanda tayin istemeyi planladığını belirten Aygül Vardar, “Şu anki duygularımı anlatabilmem mümkün değil. Eşimin ne durumda olduğunu bilmediğimiz için çok büyük bir endişe içerisindeyim. Bir haber gelmesini bekliyoruz. Her an televizyon ekranlarından olumlu ya da olumsuz eşimden bir haber alabilmek için gergin bir şekilde bekliyoruz. Biz devletimize güveniyoruz. Bir haber gelsin istiyoruz. 4 çocuğumuz var. En küçüğü 4,5 aylık Eylül. Babası onu en son 10 günlükken görmüştü. Eşimin sağ salim evimize dönmesi için dua ediyorum. Devlet büyüklerimizden de bunu bekliyoruz. Eşimin bulunması için yapılan çalışmaların hızlandırılmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kendisinin de doğulu bir ailenin çocuğu olduğunu vurgulayan Aygül Vardar, “Ben de aslen doğuluyum. Bingöl’lüyüm. Zazayım. Kaçıranlara da sesleniyorum; eşimi sağ salim devletimize teslim etsinler. Çocuklarımla birlikte bu şekilde bekliyoruz” diye konuştu.

    Sedat Vardar’ın kızı 5 yaşındaki kızı Elif ise, “Ben babamı çok özledim. O bana dönecek. Geldiğinde onunla oyun oynamak istiyorum” dedi.

  • Bebek Kaçırılan Hastanenin Güvenlik Kamerası İhalesi 5 Ay Önce Yapılmış

    Çanakkale’de bebek kaçırma olayıyla gündeme gelen hastaneye güvenlik kameralarının 5 ay önce takıldığı bildirildi.

    Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. Tezcan Sezgin ve yöneticiler bugün basın mensuplarıyla biraraya geldi. Deniz Polis Evi’ndeki toplantıda kamu hastaneleri ve yatırımlar hakkında bilgiler aktaran Sezgin, geçen ay meydana gelen bebek kaçırma olayıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çanakkale’de 19 Kasım 2015 tarihinde Devlet Hastanesi Bahattin ve Huriye Demircioğlu ek binasında meydana gelen bebek kaçırma olayıyla ilgili soruşturmanın devam ettiğini belirten Sezgin, güvenlik kamerası olmadığı iddialarının yanlış olduğunu, güvenlik kameralarının 5 ay önce takıldığını söyledi.

    Çanakkale Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. Tezcan Sezgin, “Bahattin ve Huriye Demircioğlu Hastanesi 25 yıllık bir hastane. Bu hastanede 6 tane kamera vardı. Bunun eksiğini biz belirledik. Haziran ayı itibariyle alım işlemlerine başladık ve 22 tane kamera aldık. Arzu eden herkese bu belgeleri verebiliriz. Toplam takılı 6 tane kamera varken, eksiği görüp yeni kameraları taktırdık. Kurulum ve montaj aşamasında bu olay başımıza geldi. Olayın eksiğini tespit eden ve gidermeye çalışan zaten bizim genel sekreterliğimiz. Geçirdiğimiz 3 saati sizlere tarif edemem. Kahrolduk. Ne olduğunu bilemedik, kendimizi suçlu hissettik. Suç var mı? Çocuk hastanesine gelmiş ve kucağında bebeğiyle çıkan bir kadından kimse şüphelenmez. Oraya bin güvenlik görevlisi dikseniz, o olayın önüne geçme şansınız yoktu. Orada tek sıkıntı kamera sayısının azlığıdır. Bununla ilgili çalışmayı da yapan kurum zaten biziz. Üstelik 6 ay sonra boşaltılacağını bildiğiniz bir hastaneye yatırım yaptık. Bu hiç önemli değil. 6 ay değil, 6 dakikada hizmet verilse doğru olanı yapmaya çalışıyoruz. Kurulum ve montaj aşamasında başımıza geldi. Biz de çok üzüldük. Gerekli tedbiri aldık ve iç soruşturmamız devam ediyor. Ama biz zaten bu süreçte eksiklerimizi tamamlamaya çalıştık. Soruşturma şu anda sonuçlanma aşamasında” diye konuştu.